www.anayasam.net

 

ANAYASA TASARISI

ÖNSÖZ İNDEKS KISALTMALAR ZİYARETÇİ  DEFT.  İletişim

 

 


ANAYASA    TASARISI  

GENEL ESASLAR

1.MADDE – DEVLETİN ADI VE ŞEKLİ:

Türk Devletinin , Hükümet  Şekli ve Yönetim Biçimi; Tam Bağımsız, Bağlantısız, Laik , Demokratik , Erdemli bir Ulusal Hukuk Cumhuriyetidir.

2.MADDE-TÜRK ULUSU VE TÜRK DEVLETİNİN; YURDU, SINIRLARI , BAŞKENTİ, BAYRAĞI, ULUSAL MARŞI , RESMİ DİLİ, ALFABESİ VE ULUSAL PARASI:

A-YURDU:Turan halkının binlerce yıldır yaşamını sürdürdüğü Ata Toprakları, Türkün vatanıdır.

B-SINIRLARI: Misak-ı Milli-Ulusal Anıtla belirlenip, İstiklal mücadelesinde şehitlerin kutlu kanlarıyla çizdiği; silinmez ve geçilmez hattır. Vatan bir bütündür.

C-BAŞKENTİ:Atakent

D-BAYRAĞI: Türk devletinin bağımsızlık, Türk Halkının Özgürlük, Egemenlik ve Ulusal Birliğinin sembolü; Ak, boz, ayyıldızlı, turkuaz renkli Gökbayrak.

E-ULUSAL MARŞI:İstiklal Marşı.

F-RESMİ DİLİ:Türk Devletinin , resmi yazışma, konuşma, haberleşme, iletişim, yargılama ve devlete ait temel eğitim okulları ile devlet üniversitelerinin eğitim-öğretim dili Türkçedir.

G-ALFABESİ:Kelebek, damga harfleri kökenli, Orhun-Yenisey Türk Alfabesi.

H-ULUSAL PARASI: TC devletinin resmi parası; TL ve kuruştur. Ulusal sınırlar içinde TL kullanılır. Kamu kurumları tüm ödemelerini TL ile yapar. Devlet vatandaşlarından alacağını TL ile alır. Dış ticaret; karşılık, güven  saygı ve eşitlik ilkelerine göre , yine karşılıklı ülke ulusal paralarıyla ve banka değişim işlemiyle yürütülür. Üçüncü bir ülke parası, değişim ve alışveriş aracı olarak kabul edilemez.

3.MADDE-CUMHURİYETİN NİTELİKLERİ:

A-TEMEL FELSEFESİ:

1-Türk Cumhuriyeti; Türkistan topraklarında yaşayan, Türkün, mantık, misyon ve idealinin , kurucu iradesi ile Türk devletinin egemenliğini tanıyan, Türk vatandaşlığını , En Üst Kimlik olarak benimseyen Yurttaşları; hukuken Eşit, Özgür ve Saygın vatandaş kabul eder.

2-İnsan haklarına, etnik durum, ırk, renk, anadil, cinsiyet, din-inanç, mezhep, felsefi düşünce, siyasi görüş ve kültürleri ile insani farklılıklarına saygılıdır. Vatandaşlığın, belirleyici siyasi irade ve üst kimlik ögeleri; Türk Cumhuriyeti kuruluş felsefesi , Türk dili, Türk kültürü ve Türk töresidir. Cumhuriyetin  varlığı Türk devletini oluşturan; birey, aile, halk, kurumlar ile DKÖ ve hür basının eşitliğine ve birbirini , 7 gün 24 saat karşılıklı gözetleyip denetlemesine dayanır. Yenilik, değişim ve ilerlemeye açıktır. Sistemi; rekabetçi, eşitçi, kurallı, dengeli, kontrollü, denetimli ulusal tasarım, yerli malı üretim ekonomisi, belirleyip düzenler. TC; ulus egemenliği, ulusal haklar, hukukun üstünlüğü, yerel yönetim, yerindelik, yetki genişliği , kamu yararı ve bireysel girişim ilkelerine bağlıdır. Kamuoyuna duyarlı, kuvvetler ayrılığına dayalı , serbest seçim, darbölge, genel oy , iki partili, parlamenter başkanlık rejimini esas alır. Özgürlükçü, tam bağımsız , bağlantısız,  yerel katılımcı , açık, şeffaf, laik-seküler, demokratik,  akıl ve bilime bağlı , sosyal adaletçi, tek  hukuk ve tek dereceli yargı organlı, tek meclisli bir hukuk devletidir.

B-TC KURULUŞ İRADE,İLKE VE TÜRK DEVRİMLERİ:

1.Kurucu İrade: Türk halkının idaresi ile Türk devlet yönetiminde; Türk devrimi esas ve temel alınır. Devlet, idari işlemlerini kolaylaştırır, şartları iyileştirir, yönetimi demokratlaştırıp, yaşamı güzelleştirir. Amaç; TC devletinin , tam bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü ve ulusal haklar ile Türk halkının; özgürlük, laiklik, birlik ve beraberlik içinde,  dirlik ve düzeninin sağlanıp korunabilmesidir.  

2.Sosyal Devlet İlkeleri: Cumhuriyetçilik, Hukukun Üstünlüğü, Akla ve Bilime Dayalı , yeniliğe açık reformlar, ulusal egemenlik, demokrasi, laiklik-sekülerlik, tam bağımsızlık , bireysel özgürlük, bağlantısızlık.

3.Türk Devrimi ve Reformları: Korunup, yaşatılacak , yönetimde belirleyici olacak, Halkı yönlendirmede esas alınacak kalıcı Türk reformları; Türk vatandaşlarının, resmi dil Türkçesiyle konuşması. Türk tarihinin okutulması. Türk damga yazısı ve Orhun-Yenisey Kelebek harfli, doğa kökenli Türk alfabesinin; eğitim öğretim ile resmi iletişim ve yazışmada kullanılması. Eğitim öğretim birliği. Karma eğitim. Bilim özgürlüğü. Yargı birliği. Ekonomik, kültürel ve siyasi bağımsızlık. Temeli Türk kültürü ve Türk töresi olan erdemli Cumhuriyet. Demokrasi, laiklik, ulusal egemenlik, kadın ve erkek eşitliği , soyadı alınıp kullanılması, tek eşlilik.

 

C-RESMİ DEVLET POLİTİKASI: T.C.devletinin bağımsız ve güçlü,Türk ulusunun özgür ve mutlu olmasını sağlayacak olan,T.C.devleti ilkelerini, temel esaslarını, ulusal hedeflerini, ortak bilinci, ulusal güvenlik siyaseti ile ulusal hakları, tam bağımsızlığı, borçsuz olmayı, Türk dünyasının kırmızı çizgilerini ve resmi devlet politikasını, T.C ulusu adına, TSK; Türk vatandaşının tarih ve coğrafyası ile bölgeyi, komşularını ve dünyadaki gelişmeleri dikkate alarak;50-100 yıllık, ulusal hedef, amaç ve idealler belirler. Uygulamaları izler, değişiklik, gelişme ve yenilikleri her beş yılda bir düzenleyip, Bakanlar Kuruluna iletip önerir. Hükümet bu teklifi; tasarıya dönüştürüp TCUM genel kuruluna sunar. Ulusal meclisin benimseyip, kabul edip aldığı Genel Kurul kararı; T.C. Resmi politikası olup; yasama, yürütme, yargı, yerel yönetim, TSK,polis,STÖ,ile kamu kurumları, devlet memurları ve özel kuruluşları bağlar. Türk halkı adına, Basın ve STÖ uygulamayı izleyip, gözetip denetler. Hükümet programı, bütçe ve yapılan sözleşmeler,TCR.D.politikasına aykırı olamaz.

 

D- DEMOKRASİ:

 a-Demokrasi ilkeleri

1-Görülen,duyulan ve yapılanın tartışıldığı, sorgulanıp  eleştirildiği, bireylerin gerçekleri söylemekten korkmadığı, yalakalık yapmadığı, bir halk yönetim sistemidir. Söz ve davranışlarda; şiddet,baskı, silah, ölüm, yakım, yıkım olmamasıdır.

2-Siyasetin,hukuka uygun olarak yürütüldüğü, halkın, yöneticilerini;  bir dönem için özgürce, serbestçe seçtiği, beğenmediğinde genel, eşit ve gizli oyla değiştirebildiği rejimdir.

3-Bireylerin,temel insan haklarını;  çevreye, başkalarına zarar vermeden ve yasalara uygun olarak kullanmasıdır. Demokrasi,  en az yasağı, kuralı olan sistemdir.

4-Kamu oyunun görüş ve isteklerine önem ve değer verilmesi.

5-Görevinde başarısız olan ve halkın istemediği yöneticilerin; onurlu davranıp kendiliğinden istifa etmesi.

6-Basın ve DKÖ’ lerce alınan karar ve yapılan işlerin ulusal haklara, kamu yararına, hukukun üstünlüğüne  ve yasalara uygunluğunun 7 gün 24 saat gözetilip denetlene- bilmesidir.

7-Kurumların, hizmet verirken din, inanç, dil, kültür, ırk, milliyet ve cinsiyet ayrımcılığı yapmadığı sistemdir.Farklı kişilerin insanlık şemsiyesi altında, birlikte ve barış içinde yaşamasıdır.

8-Yargı,asker ve polis;  iktidarın, bir siyasi partinin,  bir etnik veya inanç grubunun; yandaşı, ortağı, dayanağı, yardımcısı ve arka bahçesi olamaz.

9-Çoğunluktan farklı olan azınlığa ve dini gruplara, muhalefete;  varlığını koruyup devam ettirme, çoğunluk gibi yurttaşlık haklarından, eşit şekilde yararlanma hakkı tanır ve kullandırılır. Devlet, çoğunluk baskı ve dışlamasına karşı, azınlığı, aykırı, farklı düşünceyi korur, güvenli ve huzurlu bir ortam sağlar. Demokrasi; ayrımsız, eşit şekilde, tüm vatandaşların, kendini ifade edip, haklarını yasal ve meşru yollardan arayıp, kullanıp savunabilmesidir.

10-Devletin, farklılıklara saygılı davranması, anlayış göstermesi , değişik görüşlere, yenilik, değişim ve ilerlemeye açık olması gerekir. Bireyleri; yücelterek toplum, halk, ulus, millet ve devlet yapan; kutsal manevi değerler ile ulusal amaçtır.

11-Türk devletinin siyasal, kültürel, bilim, teknik ve ekonomik olarak diğer devletlerle, küresel, emperyal ve tekelci kuruluşlardan bağımsız, bağlantısız, egemen olması. Türk hükümetinin de Türk halkına güvenerek, özgür davranması, ulusu savunması gerekir.

12-Demokrasi tüm unsur ve öğeleriyle bir bütün olarak çalışan yönetim sistemidir.

13-Ne zaman, nerede, ne söyleyip, ne yapacağına kişilerin özgürce kendisinin karar vermesidir.

  b-Demokrasinin Ülkede Varlığı ve Devamını Sağlayan Şartlar

1-Demokrasinin olmazsa olmazları: Hukuksal eşitlik, yargı birliği, hukukun üstünlüğü, hukuk devleti, mahkemede adaletin sağlanacağı inancı, yargıya güven, suç işleyenin, adaletle yargılanıp hak ettiği cezayı görmesi, yargı bağımsızlığı, yargıç tarafsızlığı.

2-Basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, öğrenme, bilgilenme, haber alma, özgürlük hakkı ile en temel hak olan yaşam hakkı ve tüketici hakları. Temel hak ve hürriyetlerin eşit kullanımının sağlanması; Türk kamuoyundan, basın ve DKÖ’lerden, devletin hiçbir karar, harcama ve eyleminin gizlenmemesi.

3-Kuvvetler ayrılığı;yasama,yargı,yürütme,yerel yönetim,güvenlik güçleri(Polis ve TSK) ve basın birbirinden bağımsızdır.Genel ve yerel yönetim, askeriye ve yargıdan bağımsızdır.TCUK ve Basının, Türk ulusu adına, Kamu kurumlarının işleyişini gözetip denetlemesi, vesayet değil,ulusal görevdir.

4-Yönetimin,halkın,manevi,ulusal ve kültürel değerlerine,istek,beklenti ve uyarılarına duyarlı ve saygılı olması.Halkın, can, namus ve mal güvenliğinin sağlanması.Geleceğin net şekilde öngörülüp, korkulmaması. Bürokrasi de idari işlemlerin güven ve beyan esasına dayanması.Yönetimde açıklık, şeffaflık. Vatandaşın kamu kurumlarına sahip çıkması, kurumlarında vatandaşı devletin temel öğesi, varlık sebebi görmesi.

5-Laiklik-sekürellik

6-İki partili siyasi sistem;muhalefet partisinin de seçimlerde seçenek ve iktidar partisi kadar güçlü olup hükümeti gözetip denetleyebilmesi ,halkı bilgilendirip uyarabilmesi,yanlış yapılmasına engel olup iktidara dur deyip sorunlara alternatif çözümler üretebilmesi.

7-Demokrasi;düzenli bir işi, yeterli geliri olan, karnı tok, birikimli, bilinçli, özgür düşünen, vicdanı sorumluluk, fedakarlık, yurt severlik duygularına sahip, özgüvenli, ümitli bireylerin kurup yönettiği bir sistemdir.Bunu sağlamak için 12 yıllık temel eğitim zorunlu tutulur.Gençlere yetenek,beceri ve isteklerine uygum dalda eğitim,öğretim görerek yasal, meşru ve topluma yararlı bir iş,sanat, meslek edinme fırsat ve imkanı tanınır.T.C’ de duğuma, yere  bağlı asalet, soyluluk yoktur.Büyüklük, efendilik , demokrasilerde; halka hizmet etmek, yararlı olmak,mal üretmek vergi vermek, yasalara uygun ve saygılı davranışla  kazanılır.

E-SOSYAL,ADALETÇİ,HALKÇI  HUKUK DEVLETİ:

1-Devlet;Halkın daha güvenli,huzurlu,mutlu ve umutlu yaşayabilmek için kurduğu ve hukuka uygun,adaletli,eşit hizmet beklediği örgüttür.

2-Devletçilik;Memurların halka, zamanında,gereğince,yeterli,düzenli,hukuka uygun ve eşit şekilde,sosyal adalet dengelerini gözeterek hizmet vermesidir.

3-Üniter Devletçilik;TCUM’ un çıkardığı kanunların, ülkenin her bölge,il,ilçe ve beldesinde geçerli olması,tüm kişileri ayrımsız bağlamasıdır.

4-Devleti;diğer örgüt ve tüzel kişiliklerden ayıran en önemli fark,özellik;Ulus Egemenliğine dayanması,milli parasını basması,saldırı karşısında egemenlik hakkın kullanıp bağımsızlığını,özgürlüğünü korumak-savunmak için savaşması ve ülkede güvenlik ve adaleti sağlayabilmek için suç işleyenleri yargılayarak cezalandırmasıdır.

5-Demokratik Devlet;Halkını baskı,dayatma,korku ve cezayla değil, demokratik kurallar çerçevesinde sorunlara kalıcı çözüm üreterek, Cumhuriyeti, demokrasiyi sevdirip, bağımsızlık, özgürlük ve halk egemenliğini sahiplendirip, açıklık, şeffaflık, katılımcı, paylaşımcı ve gönüllü birliktelik esasına göre yönetir. Sistemin en önemli ve temel unsuru , özgür bireydir.T.C Devletinde her şey vatandaş içindir ve kurallar vatandaşın istediğine göre düzenlenir.

6-Ekonomide Devlet;Planlı , buyurucu ekonomi ile liberal, rekabetçi,yarışmacı, serbest piyasa ekonomisi arası,uluslar arası tekellere kapalı,ikili,karşılıklı güven,saygı ve eşitliğe dayalı,dış ticarete açık,emperyalizme Pazar veya hammadde kaynağı olmayan,kendi kendine yeterli,ulusa ve ulusal kaynaklara dayalı,  bir ekonomi politikası izlenir.

7-Devlet,ekonomik faaliyetleri gözetip izler.Gerektiğinde işlere ileri  görüşle müdahale edip,etkileyici politikalarla ekonomiyi yönlendirir.Krizin,  maliyet ve talep enflasyonunu yükseltmesini önler.Sosyal patlamalara, durgunluğa, işsizliğe, iflaslara,belirsizliğe izin vermez.Açık,şeffaf,kalıcı,etkili politikalar uygulayarak,insanların geleceği net öngörmesini sağlayarak girişimcilerin önünü açar.Mal ithalatını azaltıp,ülkeyi dışa bağımlılıktan korur.Döviz,faiz üst sınırını birer yıllık dönemler içim belirleyip sabit,  gözetimli kur sistemi uygular.Gerektiğinde menkul kıymetler borsasında işlemleri durdurup,endeksin aşırı düşüş ve yükselişini önler.Anonim şirket hisselerinin en az %45 oranında borsada satış ile küçük tasarrufların,sermayeye katılımı ve tabana yayılımını sağlar.

8-Sosyal Devlet İlkesi Gereği;Halkın çoğunluğunun,insanca yaşayabileceği bir ortam oluşturulur.İsteyenlere bir meslek,sanat,iş,aş,konut edinme imkanı sunulur.Devlet,halkı gözetici,eşitlikçi,sosyal,adaletçi politikalar yürütür.

9-Devlet;Ticaret yapmaz,mal,hizmet üretip satmaz.Görevi;Ulusal ekonominin, kaliteli, verimli, sağlıklı işlemesini sağlamaktır.Ekonomik faaliyet, yerel,bölgesel ve ulusal düzeydeki özel sektör eliyle yürütülür.Devlet , mal ve alt yapı hizmetlerini , halkı için, özel sektörden satın alır.

10-Hukuk Devleti; Devlet memurlarının kamu görev ve hizmetlerini,hukuka uygun olarak,zamanında ve gereğince vermesidir.Devlet,halk grupları arasında ayrımcılık ve kayırma yapamaz.

11-T.C Devleti,  egemen,bağımsız ve bağlantısızdır. Üzerinde yerli yada yabancı hiçbir otorite olamaz ve yabancı devletlerle kuruluşların mandası,kapitülasyon ve imtiyazı kabul edilemez.

12-Ulusal iradeyi TCUM  temsil eder .Ulus adına egemenlik yetkisini  ise hukuka uygun olarak hükümet,yargı,polis ve TSK kullanır.Yerel yönetimler,  7 gün 24 saat halka hizmet veren temel kamusal birimlerdir.

13-Devlet; halkın , açıklanan kuruluş amacına,  gösterilen hedeflere inanıp,yöneticilere güvenerek,benimseyip,sahip çıkıp,savunmasıyla ayakta durur.Devletin devamını sağlayan;Ordu,polis,yargı,vergi, değil devlete ilişkin halkın akıl ve vicdanında oluşan duygu ve düşünce birliğidir.Halkın,umut,güven,saygı ve desteğini kaybeden, adaletsiz ve hukuksuz devletler,ordularına rağmen tarihte hep parçalanıp yıkılmıştır.Haklının, haklı olacağına inanması,haksızlık yapanın ise mutlaka cezalandırılacağının herkesçe bilinmesi, toplumda adaleti yaşatır.Devlet, kimsesizlerin kimsesi,çaresizlerin çaresidir.Ulusal devlet, halkını; zorla, baskı ve dayatmayla değil, kuralla, akılcı yönlendirme, gönüllülük, katılım, paylaşım ve uzlaşıyla yönetir.

14- Devlet örgütünün kurucu öğesi, ulusal ordu,devletin ruhu,öz bilinci,kimliği ise ulusal kültürdür.Devlet ve ordu yabancılaşıp halkından koparsa; Halk, inanıp güvenmediği, kendinden görmediği kurumu benimseyip, sahiplenemez.Bu nedenle devlet ve ordunun, hiçbir kararı, işi, anlaşması ,harcaması Türk halkından gizli tutulamaz.Devlet ve ordunun;halkından gizlediği sırrı olamaz.Devlet;koyduğu yasalarla vardır ve kurallarına uyduğu sürece varlığını sürdürür.Halk güvenli ve umutluysa,devlet güçlü ve etkindir.

15-Türk Cumhuriyetinde esas unsur amaç,hedef ve tek belirleyici;Türk halkıdır.En önemli kamu kurumu ise; TCUM’ dur. Devlet;ordu, belediye ve diğer kamu kurumları halka hizmet için vardır.Halkın kutsal, can, namus ve malının güvenliğini, huzur ve mutluluğunu sağlamakla görevlidir. TCUM, tüm kamu kurumları ile özel kuruluşların, görev ve çalışma esaslarını belirler.Basın meslek odası ve DKÖ’lerin aracılığıyla 7 gün 24 saat faaliyetlerini gözetip denetler.

16-Halkçı Devlet,Demokratik yönetim;Kafası bilgi,cüzdanı para ve karnı sevdiği yiyeceklerle dolu,birikimli, bilinçli, özgüvenli, kendiyle barışık,işi,aşı,hedefi olan asil insanların sahiplenip, yaşattığı sistemdir. Eğitimsiz, hasta, yoksul, işsiz, umutsuz , güvensiz insanlar için;devletin adı, bayrağın rengi, siyasi sistemin şekli gibi sanal sözcüklerin,  bir anlam ve önemi yoktur.

17-Sosyal Devlet;Acı duyuyor,yoksulu giydirir,işsizi iş,aş,evsizi konut sahibi yapar.Gençleri eğitip hayatını güzelleştirecek yararlı bilgi verir.Yetenek ve becerilerine uygun meslek edindirir.Vatandaşlarına , genel sağlık sigortasıyla eşit,düzenli ve yeterli bir sağlık ve emeklilik sosyal güvencesi sağlar.

18-Sosyal Adaletçi Devlet; Herkese aynı , ayrımsız, hukuksal hakları ve fırsat eşitliğini tanır. Ulusal geliri, yerel kaynakları, adaletli dağıtıp paylaştırır. Orta sınıfı çoğaltıp, yoksulları azaltır.

19-Devlet,sanal,cansız bir varlıktır.Devletin sahibi tüm vatandaşlarıdır.Devlet suç işleyemez.Görevini ihmal ederek,kötülüğe kullanarak,yanlış yapan ve suç işleyenler,kamu görevlisi kötü memurlardır.Suçlu , yargılanıp cezasını çeker.Bu nedenle devlet aleyhine dava açılamaz.Devlet suçlu  gösterilemez ve tazminat ödeyemez.

4.MADDE -DEVLETİ OLUŞTURAN KURUMLAR

 A-Genel ilkeler

1-Devlet en az kurum,birm,bina,mevzuat ve memurlarla halka hizmet verir.Halkın güven ve huzur içinde yaşayabilmesi ;devletin küçük,ancak hızlı,hareketli,etkin ve egemen olmasını gerektirir.

2-Kamu hizmeti yürüten devlet kurumları, karşılıklı olarak birbirlerinin karar ve çalışmaların gözetip, eleştirip denetleyerek görevlerini gereğince yapmasını sağlar. Biri diğerini kapatamaz ve çalışmasını engelleyemez.

3-Devletin esas sahibi halktır. Üstün ve önemli olan insandır, bireydir. Kurumların görevi; devletin devamını sağlayarak, halka hizmet vermektir.

4-Ülke yönetiminde ve siyasetin üzerinde, Askeri veya yargısal vesayet kabul edilemez. Yasama organı gözetimi ve basının denetimi, demokrasinin bir gereğidir.

5-T.C Devleti kuvvetler ayrılığı sistemini kabul etmiştir. Yasama, yürütme, yerel yönetim, yargı, polis ve TSK birbirinin işleyişine karışamaz ve çalışmalarını engelleyemez.

6-Basının, özel sektör ve kamu kurumlarının;karar, iş, işlem, eylem, harcama ve verdiği hizmete yönelik eleştiri ve öneri ,göreve müdahale ve hakaret sayılmaz.Yürüttüğü kamusal hizmet nedeniyle özgür basın;demokrasinin ve toplumsal hayatın vazgeçilmez bir unsurudur.TV, radyo, internet siteleri, gazete, dergi, matbaa kapatılamaz, film çekimi ve gösterimi yasaklanamaz.CD, kitap toplatılamaz.Hatayı birey işler.

B-Türk Cumhuriyeti Temel Organları

1-Yasama: TCUM ve Ulusal temsilciler.

2-Yürütme: Hükümet ve Bakanlıklar.

3-Yerel Yönetim: Bölge meclisi, Belediye meclisi, Belediye başkanı, Muhtarlar ve İhtiyar heyeti-Aksakallar ve Hatunlar meclisi üyeleri.

4-Yargı: Bölge adalet kurulu, İl ve ilçe yargı başkanlığı ile hukuk ve ceza mahkemeleri üyesi hakim, savcı ve temyiz yargıçları.

5-İç ve Dış Güvenlik Kuvvetleri: Polis ve TSK, T.C Devleti ve ülkesinin tek güvenlik gücüdür. Birlik, özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik  ile halkın can, namus ve mal güvenliği, resmi güvenlik gücü olan polis ve TSK’ce sağlanır.Polis ve TSK teşkilatı dışında, kamu güvenliğini sağlayacak başka bir güvenlik örgütü kurulamaz.Devlet kurumlarında asker ve polisten başka silahlı kamu güvenlik personeli çalıştırılamaz.Bu iki kamu kurumu dışında ayrı bir istihbarat, muhafaza gibi kamusal yetki ve güç kullanacak örgüt ile bekçi, korucu, zabıta vb. unvanlı, kamu güvenlik personel birimi oluşturulamaz.Özel güvenlik;Kişi ve binaları korur, bölgesel, ulusal ve toplumsal görev yapmaz.

C-Kamu Hizmeti Veren Kurum ve Örgütler

a-Demokratik Kuruluşların Amacı ve Görevleri: Demokratik bir sistemle idare edilen ülkemiz halkı; basın, baskı grupları, toplumsal güçler, meslek odaları, DKÖ ve STK aracılığıyla bir araya gelip, bilgilenip bilinçlenerek, kamu oyu oluşturarak yönetime katılır. İdarenin karar, harcama, hizmet, eylem ve işlevlerini 7 gün 24 saat hukuka bağlı olarak, bilimin önderliğinde, yenilik ve değişime açık olması için basının yardımıyla her aşamada, gözetip, yönlendirir. Denetleyip etkileyerek, görev, yetki ve sorumluluk bilinci içinde, hak ve ödevlerini;  açık, katılımcı, çoğulcu ve özgür olarak kullanabileceği, laik, demokratik, erdemli bir yönetim düzeninin kurulmasını sağlar. Kamu yararını, ulusal hakları, toplum çıkarını, verimliliği, bireysel refahı, açıklık ve şeffaflık içinde sağlamak için çalışır. Bu kuruluşlar, demokrasinin varlığının olmazsa olmazıdır.

 

b-Demokratik Kuruluşlar:

1-Yazılı, sözlü ve görsel basın-medya

2-Meslek kuruluşları:Baro, birlik, borsa, kooperatif, oda, sendika, federasyon, konfederasyon.

3-DKÖ ve STK: Dernek, kulüp, vakıf, dini grup ve topluluklar.

4-Siyasi partiler: İki partili siyasi sistemin unsuru; Hilal partisi ve Ulusal Sosyalist parti.

5-Temel eğitim okulları; Üniversite, Enstitü, Akademik, Bilimsel, Teknik kurum ve kurullar

D-Devletin Kuruluş Amacı ve Faaliyet Esasları

a-Devletin Amaç ve görevleri

1-Ulusal, siyasi, ekonomik ve kültürel bağımsızlığın korunması, T.C’ ye yönelik  iç tehdit ve dış saldırıların önlenmesi, toplumsal güvenlik, sosyal refah ve adaletin sağlanması, Türk halkının dışarıda saygınlığının, içeride birlik beraberlik, dirlik ve düzeni ile ulusal egemenliğin, siyasi ve ekonomik istikrarının temini.

2-Kişilerin can, namus, mal güvenliği ile toplumun huzur, umut ve mutluluğunun sağlanması.

3-Kişi temel hak ve hürriyetlerinin, eşit ve saygın kullanımının, yasal güvenceye kavuşturulması.

4-Eğitim, sağlık, sosyal, ekonomik ve alt yapı sorunlarına çözüm bulunması.Devlet ,ait yapı hizmetlerini; KİYİB yönetimi ve kamusal yetki işletim hakkı sözleşmesiyle özel sektöre gördürür.

5-Devlet TCUM genel kurul kararıyla; ikili veya uluslar arası ,karşılıklı hakların korunması amacıyla, güven ve saygıya dayalı, eşitlikçi anlaşmalar yapabilir ve ülkeler arası ekonomik, kültürel ve siyasi birliklere gözlemci üye statüsüyle katılabilir.Ancak Türk Ulusu ve Türk devletinin, özgürlük, bağımsızlık, eşitlik, saygınlık ve egemenlik hakkı , özenle gözetilip korunur.

   b-İzleyeceği ilkeler:

1-Devlet işleri ve  kamu hizmetleri; yerinden yönetim, yetki genişliği, yerindelik, kamu yararı, verimlilik, şeffaflık, hukuka uygunluk, kamuoyu istemine duyarlılık ve demokratik katılım ilkelerine uygun olarak yürütülür.

2-T.C Devleti, kuvvetler ayrılığı ilkelerini esas alır.Bu ilke gereği, devleti oluşturan kamu kurumları;birbirinin karar, iş, işlem, eylem, atama, harcama ve yürüttüğü hizmete karışamaz.

3-Yargı;idari ve mali işlere bakamaz.İdarenin kararlarını yargılayıp uygulanmasını durdurup bozamaz.İdarede ;yargıya, karar verme süresince karışamaz.TCUM’un, tüm kamu kurumlarını, özel kurumları; ulusal hakların, kamu yararının, toplumsal çıkarların gözetip korunması ve hukuka uygunluk açısından, Türk ulusu adına denetimi , bu ilkeye aykırılık taşımaz.

4-Bireysel özgürlük ile ulusal bağımsızlık durumu farklıdır.Bir ulusun varlığını ve birliğini sürdürmesi;  inancını, anadili ve kültürünü yaşatması, ancak o ulusun güçlü bir devlet ile eğitimli, disiplinli, düzenli, Türk tasarımlı, Türk malı, yerli üretimli araç, cihaz ve silahla donatılmış ulusal bir orduya sahip olmakla sağlanır.Bağımsızlık ve egemenliğin korunması kişilerin can, namus ve malı gibi kutlu bilip savunmasıyla mümkündür.Bu sebepten Türk devleti ve Türk ordusu Türkün ulus, vatan, tam bağımsızlık özgürlük ve amacı kadar önemli bir değerdir.Atalarımız, vatan ve devleti Ebet-müddet, tüyü bitmemiş öksüz hakkı, uğruna şehit olunacak kutlu dava, ordu –millet, kurultay-meclis olarak görüşme ve Türklük ilkelerinden,Türk töresinden biri kabul etmiştir.Devlet, özgürlük, ordu ve meclis, anadil ve kültür gibi ulusun varlık ve yaşam unsurlarından, birlik ve dirliğin Türk kimliğinin temel öğelerindendir.

5-Devlet insan içindir ve kutsal olan, Tanrının yarattığı insandır.Ancak, Türk insanı ve Türk devletinin; 7  milyarlık insan ve 202 devlet içinde, jenosit ve asimilasyona uğramadan, canı, namusu ve malı ile bağımsızlığını koruması, güçlü inanç, ulusal ruh ve kimlik bilincine sahip olmaya bağlıdır.Halkı tarafından sahip çıkılmayan devlet; kendini, ilkelerini koruyamaz, geriler, parçalanır, yıkılır gider.Ulusal ordusuz devlet, anadil ve ulusal kültürsüz millet olamaz, ayakta kalamaz.

c-Türk Devlet Politikasının Temel Esasları ve Türk Devletinin Nitelikleri:

1-Cumhuriyet, demokrasi, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü.Halkın birlik, güvenlik, barış ve refahı için katılımcı demokratik yönetim.

2-Laiklik-sekülerlik-inanç ve vicdan özgürlüğü

3-Kuvvetler ayrılığı

4-Yargı birliği ve bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, adaletli, hızlı, etkin ve eşit yargı.

5-Basın özgürlüğü;Devletin halktan hiçbir sırrı olmaması.Devlet yönetiminin; açıklık, şeffaflık, güven ve beyan esaslarına dayanması.

6-Tek meclisli, yüz üyeli, dar bölgeli, tek dereceli  seçim ve çoğunluk oya dayalı, iki siyasi partili, devlet başkanlığı sistemi.

7-Düşünce ve ifade özgürlüğü

8- 12 yıl süreli, zorunlu, ulusalcı temel eğitim.İlgi yetenek, beceri, istek, eğilim ve karaktere uygun bölüm ve programda, sınavsız girilen lise ve yüksek öğrenim.Eğitim hak ve fırsatı.

9-Türk devletinin resmi yazışma, konuşma, iletişim ile eğitim,öğretim dilinin Türkçe olması

10-Genel, zorunlu, kamusal, bireysel sosyal güvenlik sigortacılığı. Aylık ücret ve emekli maaşının, öğrenim durumu ve sigortalı hizmet süresine göre belirlenmesi.En yüksek ücret ve maaşın, en düşük ücret veya maaşın 4katını geçememesi.

11-Kadın erkek eşitliği ve tek eşlilik.

12-Tam bağımsız, bağlantısız, egemen devlet ve ulusal ordu T.C’ de siyaseti ve ulusal hedefi belirleme görevi ile ülkeyi yönetme hak ve yetkisinin , Cumhuriyeti kuran ulusal iradeye ait olması.

13Karşılık, eşitlik, güven ve saygı esaslarına dayalı ikili ve uluslar arası ilişkiler.

14Ulusal hakların, kamu vicdanı, kamu yararı, hukukun üstünlüğü ve kamu oyunun, dinlenip gözetilip, korunup, savunması ile saygı gösterilmesi.

15-TAE, zorunlu bir kamusal hizmet, onursal, ulusal bir yurttaşlık görevi ve kutlu bir vatan borcudur.Ulusal ordu;Türk tasarımı ve yerli üretimi silah, araç ve teknik cihaz kullanılır.Askerlikte; halkın çoğunluğunun manevi inancı ve kültürü ile bilim, teknik ve eğitim esas alınır. TSK, askeri pakt, organizasyon  ve siyasi birliklere katılamaz, üye olamaz.

d-TC’ de Uygulanacak Ekonomik Sistemin Sınırları ve Özelliği

1-Yarışmacı,  rekabete açık, ulusal hakları, kamu yararını gözetici, ulusal üretim ekonomisi. Özel sektöre, bireysel girişimciliğe dayalı, ulusal değerlere bağlı ekonomik kalkınma. Gözetimli, denetimli, kontrollü, Türk tasarımlı, ulusal üretim ve özgür bireysel tüketim ekonomisi.

2-Öz kaynaklara, gönüllü bireysel tasarrufa , Türk malı yerli üretime dayalı, ulusal ekonomik gelişme

3-Devlet;Kamu kurumları ve belediye, yurtiçi ve dışarıdan borçlanamaz. Dış ticarette denge, denk bütçe asıldır. Hiçbir devlet geliri ve gideri bütçe dışı bırakılamaz ve örtülü ödenek oluşturulamaz.

4-Devletin, geliri kadar gider,harcama yapması.Hükümetin en çok bir önceki yıl ulusal geliri kadar milli para basması.

5-TL değeri ve satın alma gücü sabit tutulup korunur. Enflasyonun yıllık % 5 oranını geçmesine izin verilmez.Ulusal parayı, Ekonomi Bakanlığı yönetip gözetir.Yabancı paraların değişim değeriyle ilgili olarak, sabit döviz kuru sistemi uygulanır.Döviz satış fiyatları, altı aylık dönemler için belirlenir.Halk parasal birikimini bankada tutar.Kredi, borç, kira, mal, hizmet bedeli, vb ödemeler, bankacılık sistemi kullanılarak yapılır.

5.MADDE-EGEMENLİK

1-T.C Devleti ve Türk Ülkesinde Egemenlik;Sınırsız, şartsız, bağlantısız, kayıtsız, himayesiz Türk devletinin kurucu ve asli unsuru, özgür iradesi Türk ulusunundur. Türk halkı geleceğini, kendi özgür iradesiyle kendisi belirler.Türk halkı yine, Türk halkı tarafından yönetilir.

2-T.C Devletinin Egemenlik ve Tam bağımsızlığının Göstergesi, Sembolü, ongunu simgesi; Türk bayrağı, ulusal marşı, Türk lirası basım ve kullanımı, TCUM, TSK-Türk ordusu, Türk polisi, bağımsız Türk yargısı, ceza kanunlarının adaletle ve hızlı yargılamayla uygulanması, T.C anayasasının tek belirleyici ve yönlendirici olması ile vatan topraklarında yabancı bir silahlı gücün bulundurulmamasıdır.

3-T.C vatandaşları egemenlik hak ve yetkisini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, ulusun tek ve gerçek temsilcisi TCUM ve diğer yönetim organları eliyle kullanır.

4-Egemenlik yetkisi, hiçbir surette, hiçbir kişi, gurup veya sınıfa bırakılamaz.Hiçbir kimse veya organ , kaynağını Anayasadan almayan, devlet yetkilisi kullanamaz.Egemenliğin kaynağı özgür halk iradesidir.

5-T.C Devleti adına , T.C hükümeti;  ikili ve uluslar arası, birlik, örgüt ve topluluklara, TCUM genel kurul kararıyla ve gözlemci olarak katılabilir.Karşılık esasına güven ve saygıya dayanmayan, eşit kabul edilmediğimiz anlaşma ve katılımlar, egemenlik ilkesine aykırıdır.T.C devleti, kurucusu yada eşit söz hakkı olmadığı veya yönetiminde eşit statüde yer almadığı, birlik, fon, pakt ve örgütlere üye olamaz

6-Ulusal irade , Türk halkının en az % 70’inin özgür kararıdır.Bir siyasi parti, bakanlar kurulu yada bir kamu kurumu veya ulusal meclisin üçte iki oy çokluğuyla almadığı karar, ulusal iradeyi ve ulusal egemenliği temsil edemez.

7-Yasama, yürütme, yerel yönetim, yargı, polis ve TSK’ nin dayanağı, egemenliğin kaynağı; Türk ulusunun, Türk Cumhuriyetini kurup yaşatırken gösterdiği; özgür, cesur ve bağımsız ulusal iradesidir.Yönetim gücünü, genel seçimlerde halkın oyunu özgürce kullanarak açıkladığı siyasi idaresinden alır.Devlet memurlarına; yasama, adaletle yargılama, ulusu vatanı savunma, can, namus ve mal güvenliğini koruma, sağlama yetkisi ile siyasi yürütme gücünü veren, halkın özgür iradesidir.

8-Siyasi irade, Türk ulusunun kendini özgür ve bağımsız olarak yönetmesi ve geleceğini; ulusal haklar ve Türk devlet töresine göre cesurca ve özgür seçimle belirlemesidir.

9-Bağımsızlık,  egemenlik ve özgürlüğün yaşam kaynağı;  ana dil ve ulusal kültürdür.

10-Hükümet-bakanlık-yürütme-genel yönetim ile yerel yönetimler, devletin bir organıdır.Ancak devleti temsil edemez ve egemenlik hakkını kullanamaz.T.C Devletinde ulusal egemenlik hakkını, anayasaya uygun olarak yasama ve yargı organı kullanılır.Türk ulusu adına;basın, STÖ ve TSK , ulusal hakları,  kamu yararı ve kamu oyunu dikkate alarak egemenliğin kullanımının  yasamalara uygunluğunu 7 gün 24 saat gözetip denetler.

11-Egemenliğin sahibi, Türk halkıdır.Egemenliğin Türk ulusu adına koruyucusu, kollayıp gözeticisi, güvencesi; cesur Türk vatandaşlarından oluşan Türk ordusu-Türk askeri ve özgür ulusal basındır.

12-Egemenlik hakkı ile bağımsızlık ve özgürlük;hiçbir devlet, kuruluş, kurum yada kişiye devredilemez, bağlanamaz, kullandırılamaz ve kısıtlanıp durdurulamaz.

13-Egemenlik;bayrak, vatan,bağımsızlık ve özgürlük gibi kutlu bir değerdir.Devlet olmanın ön ve temel şartıdır.Egemenlik, bağımsız, bağlantısız devlet olmanın göstergesidir. Devletin, ulusal gelire göre para basıp alış verişte değişim aracı olarak milli parayı kullandırmasıdır.Devletin suç işleyenleri, yasalara göre adaletle cezalandıra bilmesidir.

14-Baskı, şiddeti arttıracağından hükümet hukuktan ayrılamaz.Yasallık ve meşruluğu; hukuk, adalet ve eşitlik sağlar.Ulusal iradeyi,  egemenliği TCUM  temsil eder.

6.MADDE- YASAMA YETKİSİ

Yasama yetkisi, T.C vatandaşları adına TCUM’ ca kullanılır.Bu yetki devredilemez ve hükümete kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi verilemez.Kanunları TCUM çıkarır.Gerektiğinde değiştirir veya yürürlükten kaldırır.Hiç bir kimse, kurul veya kurum,TCUM’un çıkardığı kanunun uygulanmasını durduramaz, erteleyemez ve iptal edemez.Bireyler geleceğini , TCUM’ un çıkardığı yasalara uygun olarak özgürce belirler.

7.MADDE-YÜRÜTME YETKİSİ VE GÖREVİ

1-Genel nitelikte ve üst düzeyde devleti ve ülkeyi yönetme;hak, görev, yetki, imkan ve sorumluluğu; hükümet adına, devlet başkanı ve beş kişilik bakanlar kurulu tarafından, Türk devlet politikasına, kamu yararına, ulusal haklara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

2-Yerel yönetimlerin idaresinde; görev, yetki, imkan ve sorumluluk ise belediye başkanı ve belediye meclislerine aittir.Yetkilerini; Türk devlet politikasını, ulusal hakları, kamu yararını, tasarruf, yerindelik ilkelerini gözeterek ve hukuka uygun şekilde kullanırlar.Belediyeler, Türk elinin ülkesi ve halkıyla bölünmez bir bütün olduğu ilkesine aykırı davranamaz.

3-Bakanlık, belediye ve diğer kurum ve  kuruluşların aldığı karar, yaptığı iş ve yürüttüğü hizmet biçimi; ulusal haklara, evrensel ahlaka, toplumun genel yararına, ulusal hukuk ve yasalara, görev, yetki, sorumluluk şekil ve amaç yönlerinden uygun olmak zorundadır.

8.MADDE-YARGI YETKİSİ

Türk halkı adına, özerk, bağımsız, hukuk ve ceza mahkemelerince;  bu T.C anayasası ve T.C kanunlarına uygun olarak, evrensel ahlaki değerler ve halkın vicdanının sesini gözeterek, genel hukuk ve toplumsal kurallar doğrultusunda;ulusal haklar, ulusal birlik, kamu yararı ve toplumun genel çıkarını koruma, doğruluk, egemenlik, laiklik, eşitlik, adalet ve hukukun üstünlüğünü sağlamak için dürüst, cesur ve özgürce kullanılır.Yargı, iyi niyetli davranan ve yasaya saygılı olan haklıya; hakkını zamanında ve gereğince vererek, adaleti, eşitliği kamu düzenini, can, namus ve mal güvenliğini sağlar

9.MADDE-KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK

Adalet, devletin temeli, barış ve huzurun özü, toplumsal birliğin en önemli unsurudur. İnsanlar, milliyet, ırk, etnik grup, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, gelir düzeyi, meslek, iş, felsefi inanç, din, mezhep vb. sebeplerle ayrım gözetilmeksizin, kanun önünde, hukuken eşittir.Hiç bir devlet, kurum, kişi, aile, grup veya sınıfa; ayrıcalık, imtiyaz, manda, himaye, kapitülasyon, tahkim, farklı hak,statü ve üstünlük tanınamaz.

10.MADDE-ANAYASANIN  BAĞLAYICILIĞI VE ÜSTÜNLÜGÜ

1-Anayasa Hükümleri;Yasama, yürütme, yerel yönetim, yargı, T.C iç ve dış güvenlik kuvvetleri, temel eğitim okulları, üniversiteler,  basın ile diğer gerçek kişi ve tüzel kuruluşları,  Türk elinde bulunan yabancıları bağlayan,  temel hukuk kurallarıdır.

2-Kanunlar; ulusal hak ve değerlere, toplumsal kurallara,  hukukun temel prensiplerine,  adalet ve eşitlik ilkesine,  kamu yararına, evrensel ahlaka,  halkın vicdanına ve anayasaya aykırı olamaz.

3-Yabancı mahkeme ve kuruluşların aldığı kararlar, yabancı meclislerin çıkardığı yasalar; T.C anayasası ve kanunlarının üstünde değildir ve asla olamaz.Türk elinde TCUM en yüce kurum Anayasa ise en üst,  temel kurucu, belirleyici yönlendirici ulusal töre, toplumsal kural, ulusal ant , birlik,dirlik sözleşmesi ve ana metindir.

                                BİREYSEL HAK VE ÖDEVLER

11.MADDE-TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN NİTELİĞİ

1-Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, bireysel temel hak ve özgürlüklere sahiptir.Bu kavram, kişinin ailesine ve topluma karşı ödev ve sorumluluklarını da ifade eder.

2-Tüm canlılar, ayrımsız, denk ve eşit şekilde kendi doğal ortamında özgürce yaşama ve saygı görme hakkına sahiptir.

3-Kişiler bireysel olarak, inanç, kültür, yetenek, beceri ve eğilimine göre, kendi geleceğini özgürce belirleme, yönlendirme , oluşturma, hak ve yetkisine sahiptir.Ailesi yada yakın olduğu toplumsal grup; kişilik, inanç, kimlik gelişimine karışamaz ve baskı, dayatma yapamaz.Self determinasyon, hak ve yetkisi; Türk hukukunda yalnızca bireylere tanınmıştır;bireylerce kişisel geleceğin belirlenmesi amacıyla ve yasalara uygun olarak kullanılır.Etnik, ırki yada bir inanç grubunun self determinasyon hak ve yetkisi yoktur.Kişilik hakları kapsamına giren bireysel seçimler; inanç, siyasi, felsefi görüş, düşünce, hobi, sosyal, sportif,kültürel etkinliklere katılmak, eğitim dalı, iş, meslek, sanat ile eş seçimi ve yerleşim yerinin belirlenmesi gibi ana konuları kapsar.Gruplaşma, bölgecilik, ayrımcılık, silahlı eylemler, demokratik haklar kapsamında görülemez.

4-Duygu, düşünce ve görüş, eyleme dönüştürülüp çevreye zarar vermeye başlayınca, suç özelliği kazanır.Yazılı, sözlü,görsel basın ve internette yer alan görüşler, suç, unsuru sayılamaz.Ancak gerçeği yansıtmayan söz ve açıklamalara karşı, cevap hakkı doğar.Görevli kişilerin sözü, hatası, yanlış davranışı, suç bireysel olduğundan ilgili kurum ve kuruluşu bağlamaz.Kamu görevlisi de olsa, kişilerin yaptıkları yanlışlardan, bireysel sorumlulukları vardır.Bu nedenle kurum aleyhine dava açılamaz.

5-Ana ve babanın çocuğu, eşin eşini, kardeşin kardeşi, savcının, polisin şüpheliyi,  öğretmenin öğrenciyi, subayın astı askeri, komşunun  komşuyu, güçlünün zayıfı, devlet memurunun astları ve iş sahiplerini dövme, onlara işkence , eziyet ve hakaret etme,  hak ve yetkileri yoktur.Yargı kararı olmadan ve güvenlik güçleri dışında hiç kimse, başkalarını cezalandıramaz , yaptırım uygulayamaz.Bu durumlar açıkça kanunda sayılır.

6-Devlet; Cumhuriyet savcıları, hakimler, yargıçlar ve güvenlik güçleri eliyle yurttaşların; kutsal canı,  namusu ile ulusal servet olan yurdu,  ulusal hakları, malları, ormanı, hayvanları, suları, doğayı 7 gün 24 saat korumakla görevlidir. Devlet memurları,  T.C yasalarını zamanında , yerinde ve gereğince uygulamak,  iş ve işlemleri gözetmek,  yanlış yapanlara, suç işleyenlere,  hukuka uygun şekilde engel olmak,  suçluları yakalayıp;  adaleti,  hukukun üstünlüğünü gerçekleştirerek,  Halkın, devletini sevip, benimseyip, sahip çıkmasını sağlamakla yükümüdür. Devlet, kimsesizlerin kimsesi, sessizlerin sesi, zayıfların, çaresizlerin, sığınağı ve umududur. Memurlar, Halkın; “devlet, bu sorunu öğrenirse hemen çözer,haksızlığı haber alınca düzeltir.Suç işleyenleri yakalayıp, yargılayıp,cezalandırarak adaleti sağlar.İnanç,güven ve umudunu yıkamaz”.

7-Türk halkının bağımsızlık mücadelesi vererek kendi gücüyle kurup özgür iradesiyle seçip benimsediği Cumhuriyet rejimi;bireysel özgürlükçü ve çoğulcu demokrasidir.Temel insan hakları ,ayrımsız, T.C vatandaşlarının hepsine ve yurdumuzda yaşayan yabancılara, karşılık güven, saygı ilkelerince, eşit şekilde tanınır.Bireysel hak ve özgürlükler, yasal şekilde ve başkalarına zarar verilmeden,  yasaksız , kısıntısız serbestçe kullanılır.

8-Toplumsal ilkeler; bir devleti ayakta tutan, birlik ve dirliği sağlayan, ulusal, manevi ve hukuksal değerlerdir.Kişiler, birey ve yurttaş olarak istediklerini, yasaklanmamış davranışları, kimseye ve çevreye zarar vermeden, yasal biçimde ve meşru ortamda yapabilir.Bireysel yurttaşlık hakları; toplumu ayrıştırıcı, birliği bozucu,  başkalarının haklarına zarar verici şekil ve biçimde kullanılamaz.Zararlı ve yasaya aykırı davranışlar, özgürlükçü , çoğulcu demokrasi kapsamında görülemez.

12.MADDE-HAK VE HÜRRİYETLERİN SINIRLANMASI

1-Temel hak ve hürriyetler; doğal afet, sıkı yönetim, seferberlik ve savaş hallerinde kamu düzen ve toplum güvenliğinin sağlanması için anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla ve BKK ile sınırlana bilir.Ancak alınacak karar ve uygulanacak önlemler , demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve ön görülen amaç dışında kullanılamaz.

2-Doğal afet, sıkı yönetim,seferberlik ve savaş halinde yurttaşlar,  ücret ödemeksizin yurt severliğin bir gereği olarak kamun hizmetlerinde görevlendirilip çalıştırılır.TAE hizmetini yapmış olanlardan gerektiği kadar vatandaş,ikinci kez askere alınır ve ordu birliklerinde görevlendirilir.Üretim tesisleri ve binalar ile taşıt aracı, alet, cihaz , gıda  maddesi ve malların üçte birine;  bedeli sonra ödenmek üzere, TSK kararı ve üç kişilik komisyonca, belge düzenlenip verilerek,  el konulur

13.MADDE-HAK VE HÜRRİYETLERİN KULLANILMASI

a-Temel haklar

1-Anayasanın hiçbir hükmü,  anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.

2-Hak ve özgürlükler sonsuz ve sınırsız değildir.

3-Bir bireysel hak ve özgürlük;ulusal haklara, kamu yararına, yasaya ve kişilerin hak ve özgürlüğüne zarar verecek şekilde kullanılamaz.

4-Herkes başkalarının hak ve özgürlüklerini tanımak ve saygı göstermek zorundadır.

5-Bir kişinin hak ve özgürlüğü,  başka bir kişinin hak ve özgürlük alanına girince biter.

6-Devlet, toplumun din, inanç ve ulusal değerlerini, siyasi amaçları ve çıkarları için kullanmak isteyenlere izin veremez.

b-Bireysel Hak ve Özgürlükler

1-Anadil, kültür, inanç ve dinini öğrenme, yaşatma, siyasi düşüncesini açıklamaya ilişkin tanınan bireysel haklar;  yasal dernek ve vakıfların demokratik ortamında özgürce kullanılır.

2-Bireysel hakların yasal olmayan şekilde yada yollarla veya yasadışı örgüt ve gruplarla kitlesel ortak kullanımı, yahut yabancı güçlerle iş birliğine gidilmesi sonucu toplumsal barış, halkın huzur ve birliği bozulur. Eylem ve tepkiler, terör faaliyetlerine dönüşürse güvenlik güçleri bu yasa dışı grup ve örgütlerin eylemine izin vermez,müdahale eder.Halka zarar veren bu tür yıkıcı, bölücü şiddet olayları, demokratik haklar kapsamında sayılamaz,görülemez ve kabul edilemez.

3-Kanunlara aykırı ve sorumsuzca davranan yada toplumsal ödevini zamanında ve gereğince yapmayarak devlete ve halka saygısızlık edenler;temel bireysel hak ve hürriyetlerini kötüye kullandığından vatandaşlık ve yurttaşlık hakkının tanıdığı; eşitlik, güvenlik ve saygınlığı yitirir.Medeni haklarını yargı kararı sonucu tam kullanmasına izin verilmez ve sabıkalanıp tolumdan dışlanır.

4-Dini inanç,  etnik ve kültürel kimlik;bir topluluğa ait olma duygusu ve gönül bağıdır.Birlik, bilinç  duygusu; özünü bilmek,  karakterine nitelik kazandırmak ve vicdani sorumluluktur.

5-Demokrasi;toplumsal ve hukuk açısından bireysel eşitliği, saygıyı, anlayışı ve düşünce özgürlüğünü gerektirir.Zorlama, baskı, dayatma, sansür veya gizlilik,  demokrasiye aykırılık taşır.Toplumdaki gruplaşma ve sosyal patlamalar;sömürü, adaletsizlik, eğitimsizlik, yoksulluk ve dayatmanın sonucudur.

6-Diğer haklar ve kısıtlamalar:

1-Üst kimlik, tüm BM üyesi devletlerde olduğu gibi T.C vatandaşlığıdır, etnik değil siyasi Türklüktür.

2-T.C devletinin resmi iletişim ve devlet okullarında eğitim ve öğretim dili Türkçedir.İlk öğretim okulu programlarına yabancı bir dil dersi konamaz.Yalnızca isteyen öğrenciler, anadilini seçip ders olarak okur.

3-Laiklik;İnanç ve ibadet sistemini özgürleştiren, serbestçe yapılmasını belirleyip düzenleyen temel ilkedir.

4-Bireyler, kendi geleceğini özgürce belirleme ve geliştirme hakkına sahiptir.Kişi veya kurumlar ancak yardımcı ve destek olabilirler.

5-Özgürlük sınırlıdır, başka bireyin özgürlük alanına girince  biter.

6-Kimse başkasının görüşünü kabul etmek zorunda değildir.Ancak herkes  birbirinin kültürüne, inancına, fikrine saygı göstermekle yükümlüdür.Ulusal ve dince kutsal değerlere,  saygısızlık yapılamaz, küçük görülemez.

7-Ulusal bağımsızlığını, egemenliğini onurla koruyamayan bir hükümet, iktidar olma hak ve yetkisini kaybetmiş demektir.Yabancılarla işbirliği içindeki bağımlı bir hükümet;ulusal hakları,kutsal değerleri,ulusal kültürü,milli parayı,resmi dili ve halkın birliğini savunup koruyamaz.Bağımsızlığı olmayan bir halk ise;özgür,huzurlu ve şerefli yaşayamaz.Bireysel ve temel insani haklarını ;özgüvenli,dürüst,cesur ve özgürce dile getirip kullanamaz.Türk ulusu ya tam bağımsız,bağlantısız,özgür yaşar yada özgürlüğünü kazanıncaya kadar haklarını kısıtlayıp saygısızlık edenlere karşı, sivil itaatsizlik de dahil meşru müdafaa yolarını kullanarak onur mücadelesini sürdürür. Teslimiyeti ve köleliği asla kabul edemez.

8-Barış,huzur,umut,birlik ve refah, yasalara uygun davranmak, halka saygı göstermek, dürüstlük ve vicdanı sorumluluk taşıyarak işini zamanında ve gereğince yapmaktan doğar.Hak ile görev, yetki ve sorumluluk birbirinden ayrılamaz.Asıl olan toplumsal düzenin sağlıklı işlemesi, insanların güvenli ve huzurlu yaşamasıdır.Bir hak, yetki, keyfice, sorumsuzca kullanılamaz.Bir hak alanı başka bir kişinin hak alanıyla sınırlıdır.Haklar başkalarına zarar vermeden kullanılır.Yasalar;iyi niyetli,masum ve zarar görenlerin yanındadır.Mazlumun hakkını arar,zalime karşı korur,suçluyu yargılayıp cezalandırarak adaleti sağlar.Zalim ile mazlum,suçlu ile masum eşit ve aynı derecede saygıdeğer değildir.

9-Sorumluluk ve suç bireyseldir.Yanlış,hatalı,zararlı,söz ve davranışların sonucundan yalnızca bunu yapan kişi sorumlu tutulur.Kimse ailesinin,yakınının işlediği bir suçtan sorumlu tutulamaz.Tüzel kişilik suç işleyemez.

10-Bir zarar gerçekleşmemiş ve maddi bir kayıp olmamışsa sözel saygısızlık ve hakaret nedeniyle tazminat davası açılamaz.Türk hukukunda manevi tazminat kavramı yoktur.Kamu yada özel,gerçek ve tüzel kişilerin söz,karar,davranış,iş,işlem,eylem,harcama ve yürütülen hizmete ilişkin eleştiriler, hareket saygısızlık sayılmaz ve suç unsuru kabul edilemez.Hakaret;bireyin kişiliğine,ailesine,kurum,kuruluş,tüzel kişiliğine,ulusal kültüre ve dince kutsal değerlere doğrudan yapılan saldırı ve saygısızlıktır.

11-Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılar,  T.C kamu kurumlarının aldığı karar,yaptığı iş,işlem,atama,eylem ve hizmet aleyhine; yetki,şekil,sebep,konu,amaç,maksat,vb. bakımlardan yürütmenin durdurulması yada iptali istemiyle yargıda dava açamaz.Yargı kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği idareye karışamaz.İdarenin birey ve kuruluşlara verdiği,gerçekleşmiş kayıp ve maddi zararları için kişiler,idare ve suçlu memur aleyhine yargıda hukuk ve tazminat davası açamaz.Ancak uğradığı gerçekleşmiş maddi zararın nedeninin, idare olduğunu belgeleyerek karşılanmasını idareden ister.İdarenin verdiği cevaba karşı belediye meclisi, bölge meclisi ve TCUM’a başvurur.

12-Devlet memurlarının aldığı karar,yaptığı iş,işlem,harcama ve yürüttüğü görev ve hizmetten memnun olmayan veya zarar görenler ile işlemin eksik ve geç yapılması yada hiç yapılmamasından dolayı bir üst amirine yazılı ve gerekçeli şekilde itiraz edilir.Sorun çözülmezse belediye ve bölge meclisine ve en son olarak ta TCUM’a başvurulur.TCUM’ un kararı kesindir.Kişilerin istek,itiraz ve başvuru dilekçeleri en geç on gün içinde incelenip karara varılıp cevaplandırılır.Üst amir yada meclisler kendilerine gelen bir idari karar ve işlemi; doğru bulup onaylar, değiştirir , hatalı görüp bozar yada yeniden görüşülmek araştırılmak ve gereği yapılmak üzere,  ilgili idareye geri gönderir.

                              KİŞİ  HAKLARI VE ÖDEVLERİ

14.MADDE-KİŞİ DOKUNULMAZLIĞI, MADDİ VE MANEVİ VARLIĞI

1-Herkes insanlık şerefini koruyarak sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşama,maddi ve manevi varlığını iyileştirip geliştirme hakkına sahiptir.Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz.Ölülerden organ nakli ancak vasiyet veya ailesinin izni ile yapılabilir.Kimseye eziyet,işkence ve kötü muamele yapılamaz. Savcılar ve mahkemelerce verilen; göz altı, arama ,tutuklama ve ceza kararlarının yerine getirilmesi meşru müdafaa hali ile güvenlik kuvvetlerinin silah kullanmasına  izin verildiği zorunlu durumlarda meydana gelen yaralama ve öldürme fiilleri bu hükmün dışındadır.

2-Sabıkasız T.C vatandaşları can,namus ve mal güvenliğini saldırgana karşı koruya bilmek için konut,işyeri,araçta bulundurma ve üzerinde silah taşıma hak ve yetkisine sahiptir.Bu konu yasa ile düzenlenir.

3-Kişilerin  kendi istemi ve kabulü dışında ailesi  ve başkalarının  bekaret kontrolü ve kürtaj yapılmasını isteme ve hak yetkisi yoktur.

15.MADDE - KAMU HİZMETLERİNE KATILMA VE KAMUSAL İŞLERDE ÇALIŞTIRILMAK

1-Vatandaşlar,  muhtarların öncülüğü veya DKO’lerin aracılığıyla kamu hizmetlerine gönüllü katılabilir ve sosyal çalışma yapabilir.

2-Şirketler,  bir önceki yıl net gelirinin % 5’i veya ödedikleri vergi tutarında mal ve parasını; eğitim, sağlık, çevre, ağaçlandırma, alt yapı gibi kamu hizmetlerinin daha iyi ve çabuk verilmesi için harcaya bilir. Vergi hesaplanmasında resmi belge karşılığı yapılan bu tür bağışlar ve harcama , yılı için gider kabul edilir.

3-Bina,arazi,bitki ve orman yangını ile sel deprem gibi doğal afetlerde veya trafik kazası gibi acil ve zorunlu müdahale gereken hallerde vicdani sorumluluğun ve yurttaşlık ödevinin bir gereği olarak vatandaşlar; arama, kurtarma, yangın söndürme ve ilk yardım çalışmalarına katılırlar

4-T.C vatandaşları, doğal afetlerde; ilk yardım, arama,kurtarma ve yangın söndürme hizmetlerine katılarak TAE’yi yapmış sayılır.Bu husus kanunla düzenlenir.

5-Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere tutuklu ve hükümlüler, ceza evlerindeki konaklama, yeme, içme, giyim, ısınma, sağlık,vb. giderler ile aldıkları ve ödeyemedikleri ceza karşılığı olarak ayrıca bir ücret verilmeden, merkezi ve yerel kamu hizmetlerinde, ağaçlandırma, yol yapımı vb. işlerde çalıştırılabilir.

6-T.C vatandaşlarının devlete sahip çıkıp bilinçli, ilkeli, cesur, dürüst, vicdani sorumluluk sahibi bir yurttaş olarak kamu görevini ihmal eden yada kötüye kullanan, görevini zamanında ve gereğince yapmayan memurları şikayet etmek, orman yangınını su,elektrik arızasını idareye bildirmek,  halk düşmanı suçluları polise haber vermek, çalışanların alın teri devlet parasının yanlış yerde ve yanlış şekilde kullanımına itiraz etmek, yolsuzluk,yoksulluk ve bilgisiz bırakılmaya karşı çıkmak, kamu hizmetleriyle ilgili istek ve eleştiride bulunmak , basın ve DKÖ’ler aracılığıyla kamu kurumlarının faaliyetlerini, devlet parasının kullanımını, gözetip, denetlemek; bir vatandaşlık hakkı, yurt severlik görevi ve gazilik gibi onurlu bir vatan savunmasıdır.

16.MADDE-HABERLEŞME VE BİLGİ EDİNME HÜRRİYETİ

1-Vatandaşlar, kesintisiz haberleşme, iletişim,kargo gönderme , bilgiye ulaşma, bilgi edinme hak ve özgürlüğüne sahiptir.Haberleşmenin gizliliği esastır.

2-Telefon,uydu,internet gibi iletişim hizmetleri, KİYİB yönetimi ve kamusal yetki sözleşmesiyle özel sektöre;rekabete açık kurallı ve  ulusal ekonomi şartlarına uygun olarak gördürülür.

3-Yürütülmekte olan adlı bir inceleme, soruşturma ve kovuşturma dışında veya savcılığın her inceleme olayı veya gerçek ve tüzel kişilik için ayrı yazılı izni bulunmadıkça haberleşme,güvenlik kuvvetlerince engellenemez,cihazları dinlenemez,bilgisayar , internet kayıtları ve evrak dosya belgeleri okunamaz ve haberleşmenin gizliliğine dokunulamaz.

4-Ülkemizde posta ve kargo hizmetlerini, özel sektör; basın,belediye ve meslek odası gözetimli olarak,rekabete dayalı sisteme geri yürütür.

5-TSK ve polis haberleşmesini;en az üç ayrı ülkeden ve üç farklı uydudan hat kiralayarak yürütür.Uydu satın alamaz,  kurdurup işletemez.

17.MADDE-YERLEŞME VE SEYAHAT HÜRRİYETİ

1-Vatandaşlar yerleşme,seyahat ve iş arama özgürlüğüne sahiptir.

2-Yerleşme hürriyeti,  iç göç, göçmenlik,iş arama, yurt içi ve yurt dışı yolculuklar; güvenlik, sosyal denge, gelişme ile siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamak veya sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirebilmek için BKK ile sınırlanabilir.

3-T.C vatandaşlarına yurt dışına çıkış yasağı , C.savcıları kararıyla konur. Savcılık emriyle pasaport verilmez veya pasaport geri alınır, iptal edilir.

4-Az nüfuslu il,ilçe ve belde belediyeleri,yörelerine yerleşimi özendirici tedbirler alıp konut,yatırım ve iş projeleri uygulayabilir.

5-Yurt içi yolculuk ile yerleşme ve çalışma hürriyeti,belediye meclisi kararıyla kısıtlanabilir veya BKK ile sınırlanabilir.

6-Kanun kaçağı ve eski T.C vatandaşları geri döndüklerinde ülkemize kabul edilir.

18.MADDE-İNANÇ, DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİ

1-T.C vatandaşları, vicdan,din,inanç ve ibadet hürriyetine,  dini bilgi edinme,dini ayin ve törenleri , konutunda inanç evi ve dince kutsal yerlerde kuralına göre serbestçe yapma ve inanca ilişkin görüşünü açıklama, hak ve özgürlüğüne sahiptir.

2-Din eğitimi isteğe bağlıdır.Temel eğitim okullarına din dersi konulamaz. Dini eğitim, öğretim ancak üniversitelerde ve akademik seviyede yapılır.

3-Kimse ibadet yapmaya, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatini açıklamaya veya değiştirmeye zorlanamaz. Devlet; bireylerin inançlarına eşit yaklaşır ve yansızdır.Hiç bir birey,farklı dini inanç ve görüşlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.Din,  kişi ile inandığı Tanrısı arasındaki duygusal,  kutsal, manevi bağdır. Kişiler inanç ve ibadet konusunda özgürdür.Dinde zorlama yoktur.

4-Dinde ruhbanlık olamayacağından, dini otorite ve din adamlığı sınıf ve kururumu oluşturulamaz. Hiç kimse veya kurum , dini kural koyamaz, din adına hareket edemez.

5-Laiklik-sekürellik;İnanca saygı,  din,inanç,ibadet ve vicdan özgürlüğüdür.İnanca ilişkin düşünce ve ifade hürriyetidir.Egemenliğin ulusa ait olması,demokrasinin,hukukun üstünlüğünün ve sosyal adaletin temelidir.

6-Devlet işleri;akıl,bilim ve hukuk kurallarına ,siyasi,ekonomik ve teknolojik gelişmelere durum ve şartlara göre değiştirilip yürütülür.Yenilik,değişim,gelişme,ilerleme,reform ve devrime açıktır.Devlet işlerinde bidat ve hurafe kavramı yoktur

7-Devlet; dine, inanca, ibadete, dini kurtuluşlara yönetime, farklı inançtaki kişi ve gruplara karışamaz. Din ile dünya ve devlet işleri,  halkın işbirliği ve dayanışması için birbirinden ayrıdır.

8-Laiklik-sekürellik;asla ateizm yani dinsizlik,  dine karşı olmak, çıkmak, düşmanlık, ibadetleri engellemek değildir, olamaz.

9-İnançlı olmak; bilinçli, duyarlı, anlayışlı, dürüst, cesur ve saygılı davranmayı vicdani sorumluluğu gerektirir.

10-Devletin ve kurumların; dini,  ırkı olamaz.Devlet ve kurumlar,  cansız, sanal varlık, tüzel bir kişiliktir. Din ise insanlar için bireysel, duygusal, vicdani bir konudur. İnanç ve ibadet;bireylerin özgür,içten seçimi ve bağımsız davranışlarıyla belirlenip şekilcilikten uzak, gönülden, iyi niyetle yürütülür. Kamu kurumları,  grup ve kişiler,kendi kendine;  tanrısal bir güç verip,ilahi bir görev üslenip bireylerin inanç ve ibadetine karışamaz,onları yönlendiremez.Bireyler dilerse bir kişiyi aydınlatıcı,anlayışlı,olgun,söz,eser ve davranışlarını yararlı,çevresine örnek,iyilikte önder görür,saygı gösterir.Bu davranış tamamen onun özgür,bireysel ve duygusal seçimine bağlıdır.

11-İbadet konusunda zorlama,baskı,dayatma yapılamaz.Dinsel kurallar, devlete veya kişilere, topluma egemen kılınamaz. Dünya ile ahret, din ile siyaset, ibadet  ile para birbirinden ayrı ve farklıdır. Halk ve kurumlar, idari ve adli işlemler, dini kurallara göre biçimlendirilip yönetilemez.

12-Devlet,bir gerçek yada tüzel kişiliği,bir dinin , inancın,mezhebin yada tarikatın temsilcisi olarak kabul edip tanıyamaz.Devlet, bireylerin vicdani inançlarına saygılıdır, inançlar arasında ayrım , kayırma yapamaz.Tanrıyı hiçbir kişi veya kurum temsil edemez ve Tanrı adına karar verip hareket edemez. Tanrı ile bireyin vicdanı, gönlü arasına kimse giremez ve aracılık yapamaz.Din , inanç ve kutsal değerler;siyasi ve bireysel çıkar ile propaganda amaçlı kullanılamaz.

13-Dini vakıf ve dernekler, belediyeden; yapım, kullanım ve açılış izni alarak,inanç merkezi ve ibadethane kurarlar.İnanç evlerinde dini hizmetler; üye ve taraftarlardan alınacak, üyelik aidatı,bağış ve yardımlarla yürütülür.

14-İbadethanelerde,T.C vatandaşı ve üniversite mezunu olmayan din görevlisi çalıştırılamaz.

15-Din görevlilerinin, radyo,TV,internet,gazete ve dergi ile inanç merkezi içinde,öğüt,bilgi vermesi, dini konuşma ve açıklama yapması serbesttir.

16-Din, kurumların değil insanların inancıdır. Demokratik toplumda ,düşünce, bilim, din, inanç ve ibadet özgürlüğü esastır.Din, bilim, siyaset, yargı ve yönetim, bir birinden bağımsızdır.

17-Kamu kurumları ibadethanelere para vermez,yardım yapmaz. Kamu kurumlarında dini hizmet,  unvan ve göreviyle; memur,işçi veya sözleşmeli personel çalıştırılamaz.

18-Yargı organı ve üyeleri;düşünce ve kararlarında laik ve sekülerdir; hukuka, yere, zamana ve  olaya göre karar verir. Bireyleri, inançlarına, ırklarına, kültürlerine, renklerine, ana dillerine, cinsiyetine göre ayıramaz ve dini,  siyasi görüşlere , uyruklarına göre farklı yargılayamaz.Yargıda söz konusu olan,bireyin kişiliği,inancı,tabiiyeti,akli durumu,yaşı, ana dili ,  etnik kökeni değil,suçun işleniş biçimi,verilen zarar yani suç olayıdır. Suçlunun, milliyeti, dini, inancı ,ırkı, cinsiyeti, yaşı,olmaz,suçlu suçludur.Bir suçu işleyen cezasını da çeker.Yargı organı kararlarını,  asla bir dini inanca dayandıramaz.Yargılamanın amacı,suç işleyeni cezalandırarak adaletin sağlanmasıdır.T.C devletinde yargı birliği esastır.

19-Bireyler,inanç,renk,cinsiyet,ırk,anadil,kültür ve siyasi görüşlerine göre ayrılıp gruplandırılamaz.Din , vicdan ve inançlara bırakılmaksızın kadın,erkek,  bütün insanlar hukuk önünde; bir,  eşit ve aynı derecede saygındır. Doğuma , yere ve dine dayalı asalet, soyluluk kabul edilemez.

20-Laiklik,bireyin aklının bağımsızlığı,özgürlüğü,duygularına karşı iradenin egemenliğidir. Bireyin geleceğini,yaşamını; özgür aklı, bilgisi,cesareti ve vicdanıyla belirlemesidir. Dini inancın, kutsal değerlerin, çıkar için sömürülmesine,insanları aldatmada araç olarak kullanıp yozlaştırmaya yani “kulun, kula, kulluk etmesine ” olur verilmeyiştir.Din,insan ile inandığı Tanrı arasındaki duygusal bağ , içten iletişimdir.

21-Laiklik;asla dini inancı,ibadeti yasaklamak,sınırlamak, kısıtlamak, değiştirip yeniden düzenlemek veya dinsizliği savunmak değildir.Din;can ve namus gibi kutsal ve tanrısaldır.Dinde zorlama yoktur ve kişinin dini,  aklı kadardır.Dinsiz ilim topal,ilimsiz din ise kördür.İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.İnsanlar iki yüzlü değil olduğu gibi görünmeli ve inançların gerektirdiği biçimde dürüst ve cesurca yaşamalıdır. “İnançlı insan,  emperyalizme boyun eğmez, kölelik ve cariyeliği kabullenmez”

22-Bireyler davranışlarını,  beklenti ve gereksinmelerine göre belirler ve toplumsal kurallara uygun olarak yürütür.Bidat ve hurafe kavramlarıyla sınırlanamaz ve yeniliklere akıl ve görüşünü kapatmaz.Şartlar ve zaman gerektirdiğinde buna uygun değişiklikler yapar.

23-Huzur ve mutluluk için dünya ile ahret işlerinin,madde ile mananın,ten ile canın birbiriyle çatıştırılıp zıtlaştırılmadan ,bir noktada kesişmesi,denge ve uyum içinde birlikteliklerin sağlanması, aklın dünyaya ,gönlün ahrete tahsis edilmesidir.Aklın ve gönlün,  bir kişi,  güç yada görüş emrine, kiraya verilmeyip bağımsızlığının, korunması, kula kul olmaktan uzak durmaktır.

24-Dinin ve inananların; hizip ,fırka, tarikat, mezhep, grup ve cemaatlere parçalanması; fitne, fesat ve iç çatışmalara neden olur. Dinin siyasallaştırılması,  bidat ve hurafe bakış açısı , fetva ile aklın , sorgulamanın , dışlanması, içtihada son veren bağnazlık ve yobazlık;  toplumda saygı ve barış,değişik ve farklı görüşü,bilim ve teknikle ilerlemeyi engeller.

25-Laikliğin bir gereği olarak ;vatandaşlar,dindar ve dinsiz gibi bir ayrıma tabi tutulamaz.Devlet nüfus kayıtları ve kimlik belgelerinde; kişilerin dini inancını gösteren inanç,din,mezhep,tarikat gibi bilgi ve ayrımlara yer verilmez.

26-Kamu görevlileri,kamu kurumlarında veya görev sırasında dini inancını,siyasi görüşünü gösteren,vurgulayan,inanç ayrımcılığını belirten dinsel veya siyasi sembol;rozet,takı takamaz, taşıyamaz, giyemez.Devlet memurları inanca göre farklı davranamaz,hiçbir inancın yanında veya karşısında olamaz. Tüm inançlara karşı saygılı olmak zorundadır. Çevreye zarar verici bir eyleme, teröre dönüşmeyen bir inanca ilişkin davranış ve ibadetler kısıtlanamaz, engellenemez, durdurulamaz.

27-İnanç ve ibadet gönül işidir ve kişiler inanç konusunda sadece tanrıya sorumludur.Vatandaşlar bir dine inanmakta yada ibadet yapmakta özgürdür.Baskı dayatma yapılamaz.Şekilciliğe  ve belirli bir tarzda giyinmeye zorlanamazlar.

28-Dini grup,  vakıf ve dernekler;  taşınmaz mal elde edemez, ticaret yapamaz. Etkinliklerini,  kiralık binaları ile yazılı, sözlü ve görsel basın  aracılığıyla yürütür.

29-Dini faaliyetlere ve dini kuruluşlara , belediye ve özel şirketler;  para aktaramaz ve mal bağışı yapamaz.Ayrıca yabancı gerçek ve tüzel kişiliklerdende  bağış  kabul edemezler.

30-Dini inancın; ulusal kültür,  alfabe, anadil,ırk ve etnik kimliklerle  ilgisi ve bağı yoktur.

31-Öğrenciler,  ara ve yaz tatilinde, yaş  sınırı olmaksızın, yetişkinler ise akşamları ve hafta sonları; ibadethane, inanç merkezi ve kurs binalarında verilen dini kurslara serbestçe katılabilir. Ancak yatılı dini kurs açılamaz. Ayrıca kişiler,  dini inancına ilişkin bilgileri; kitap, dergi, gazete, CD, internet radyo ve TV’ den özgürce öğrenebilir.

32-T.C vatandaşları,belediye nüfus idaresinde yaptıracakları,resmi evlilik işlemi ve nikahı sözleşmesinden sonra,  isterlerse ev,inanç  merkezi ve ibadethanelerde, dini tören düzenleyebilir.

19.MADDE-DÜŞÜNCE VE İFADE HÜRRİYETİ

1-Vatandaşlar;görme,bilgi edinme,haber ve fikir alma ve verme serbestisine ,düşünce ve görüşünü açıklama özgürlüğüne sahiptir.

2-Kişiler duygu,hobi,yetenek ve beceri ile yaşama sevinç ve öz benliklerini özgürce ifade hakkına sahiptir.

3-Kimse kanaat ve fikrini açıklamaya zorlanamaz.Açıkladığı aykırı,farklı düşünce ve görüşü sebebiyle kınanıp suçlanamaz.Türk hukukunda düşünce suçu yoktur.Suç,fiziksel zarar,maddi kayıp veren , yasaya aykırı davranış ve eylemdir.

4-Vatandaşlar,düşünce ve görüşlerini;  söz ve  yazı,resim gibi görsel,internet veya başka yollarla kanuna ve toplumsal kurallara uygun şekilde tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.İyi niyetli ve yasal düşünceler meşrudur,saygı gösterilmesi gerekir.

5-Vatandaşlar sözlü ve yazılı olarak yasama,yürütme,yerel yönetim,yargı,iç ve dış güvenlik kuvvetleri ile diğer kamu kurumlarında görev yapan seçilmiş,  istisnai ve atanmış tüm devlet memurlarının; aldığı karar , verdiği demeç,yaptığı harcama ve işler ile kamu kurumunun teşkilat yapısı,  işleyişi ve verdiği hizmeti;çağın gelişmeleri doğrultusunda eleştirilebilir.Bu onun en doğal vatandaşlık görevi,düşünce ve ifade özgürlüğünün bir sonucudur.Alınan karar ve yapılan işlemlerle ilgili eleştiriler, demokrasinin bir gereği olduğundan yargı konusu yapılamaz.Ancak doğrudan kişilik haklarına yönelik, asılsız, saygısız, iftira ve hakaret niteliğindeki söz ve yazılar, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında görülemeyeceğinden,  cevap hakkı doğurur ve yargıda dava konusu yapılabilir.

6-Kişiler yaptığı konuşma ve yazdığı yazı,internet sitesi ve yayınlanan kitabı nedeniyle yargılanamaz ve cezalandırılamaz.Gazete,dergi,kitap,CD vb. yazılı, sesli,görüntülü basın malzemeleri,fikir ürünleri; suç unsuru  ve delil olarak toplatılamaz,imha edilemez,internet sayfası kapatılamaz.

                                        

                                         KÜLTÜREL HAKLAR

20.MADDE-BİLİM VE SANAT HÜRRİYETİ

1-Vatandaşlar bilim ve sanatı serbestçe öğrenme, öğretme, açıklama, yayma, bilimsel, mesleki ve teknik araştırma yapma ve ortak bir konuyla ilgili gerçek ve tüzel kişiler bir araya gelerek örgütlenme hak ve hürriyetine sahiptir.

2-Dernek,vakıf ve özel sektör yetenekleri açığa çıkarıp becerileri geliştirici, İSMEK ve Güzel  Sanatlar lisesi açıp sanatsal faaliyetleri serbestçe yürütebilir.

3-Bilim ve sanat faaliyetlerini yürüten demokratik örgütler,  uluslar arası yasal mesleki kuruluşlara üye olabilir,iş birliğine gidip ortak etkinliklere katılırak değişim programları uygulaya bilir.

21.MADDE-SANAT VE SANAT ESERLERİ

1-Devlet,  yazılı,sözlü ve görsel sanat faaliyetlerine katılamaz,karışamaz ve kısıtlama getiremez. Sanatçı eserini, özgür olarak ortaya kor ve halkın beğenisine sunar. Değerlendirmeyi halk serbestçe yapar. Bakanlık ve Belediyeler,  müzik şenliği, şölen, yarışma, spor karşılaşması, film, tiyatro, festival ve sosyal etkinlikler düzenleyemez. Heykel,  anıt yaptıramaz,resim,heykel satın alamaz.

2-Kamu kurumları,kitap,dergi yayınlayamaz,gazete çıkaramaz ve TV istasyonu, radyo  ajansı kurup işletemez.                      

  BASIN VE YAYIMLA İLGİLİ HÜKÜMLER

22.MADDE-BASIN HÜRRİYETİ

1-Vatandaşı doğru ve hızlı bilgilendirerek bilinçli bir kamu oyu oluşturma görevini yürüten basın- medya hürdür,kısıtlanamaz,engellenemez ve sansür edilemez.

2-Basın ve ifade özgürlüğü , ulusal ve manevi değerlere, kişiliğe, saygısızlık, hakaret,hak ve serbestisi tanımaz.Eleştirinin;konuşulan söze,alınan karara,yapılan aksak,eksik,yanlış işe uygunsuz davranışa yönelik olması gerekir.

3-Haber ve düşünceleri yaymaya,insanları doğru bilgilendirmeye,kamu oyu oluşturmaya yönelik;  film, sinema, müzik, tiyatro, halk dansları, gazete, dergi, kitap,CD,internet,basım evi ve radyo,  televizyon, yayım evi gibi basın- medya kuruluşlarının açılması,işletilmesi ve basın,yayın,sanat odasınca denetimine ilişkin hususlar kanunla düzenlenir.

4-Yazılı,sözlü ve görsel basın kuruluşlarının;  kuruluş,işleyiş,gözetim ve denetimiyle ilgili işlemleri basın odası yürütür.

5-Vatandaşların haber alma hakkı ve basının halkı bilgilendirme görevi; engellenemez,kısıtlanamaz ve yasak getirilemez.

6-Yazılı,sözlü ve görsel basının yayımı;geçici veya sürekli olarak durdurulamaz.Basılı eserler,toplatılamaz,yok edilemez ve yakılamaz.Basın kuruluşları kapatılamaz.

7-Kitap,dergi,internet,TV,radyo ve gazetede açıklanıp ileri sürülen düşünce ve görüşler suç unsuru sayılamaz.Yazarlar,  bu yazı ve sözü nedeniyle;  suçlanamaz ,gözaltına alınamaz , tutuklanamaz, yargılanamaz ve cezalandırılamaz.

8-Bir yazar yada konuşmacının;  gazete,dergi,internet yada TV de görüşünü açıklaması nedeniyle bu görüş suç niteliği de taşısa o yayın organı yönetici ve yayın sorumlusu bu yayından dolayı,  suçlanamaz, tutuklanamaz, yargılanamaz,cezalandırılamaz ve yayınevi kapatılamaz.Suçların kişiselliği nedeniyle bütün sorumluluk yazar ve konuşmacıya aittir.

9-Basın organları ve basın mensupları , çalışmalarını;  basın-ahlak ilkelerine uygun olarak yürütür.Bu ilkelerin uygulanmasını basın odası gözetip izler.

10-Basın-ahlak ilkeleri gereği, söz ve davranışları yanlış veya zararlı görülenler eleştirilebilir.Kimse başkasının görüşüne katılıp onaylamak zorunda değildir.Ancak kişilik haklarına ve insanlık şerefine saygı göstermekle yükümlüdür.Kimsenin küfür ve hakaret etme hakkı yoktur.

11-Basın özgürlüğü,demokrasi ve laikliğin bir ülkede varlığını sürdüre bilmesi; cehalet,yoksulluk ve terörün, akıl ve bilimle yenilmesi,siyasi istikrar ve ekonomik bağımsızlığın, ulusal egemenliğin,adalet ve güvenliğin sağlanması ve ulusal hakların korunmasına,  doğrudan ve çok sıkı şekilde bağlıdır.Huzur ve barışın teminat ve dayanağı ise hür basın,DKÖ,bağımsız yargı ve bağlantısız ulusal ordudur.

 

23.MADDE-SÜRELİ VE SÜRESİZ YAYIN HAKKI

1-Süreli ve süresiz yayın şartları ile basın-medya mesleği ile ilgili esaslar, kanunla düzenlenir.Haber , düşünce ve görüşlerin serbestçe yayınlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı mali,idari,teknik vb. şart koşulamaz.Basın halkın vicdanının özgür sesidir.

2-Yazılı,sözlü,görsel basın kuruluşu;  açılış,  yönetim ve işletimi veya süreli ve süresiz yayın,  özel kuruluşlarca önceden basın odasına yazılı bilgi verilip izinle birlikte bir ile dört BAÜ arası mali harç yatırılarak basın odasının hazırlayacağı yönetmelik hükümlerine göre yapılır.Telif haklarını basın odası gözetir.Anlaşmazlıkları yargı organı çözümler.

3-Yazılı,sözlü,görsel ve basılı;kitap,dergi,gazete, kağıt ile plak, tiyatro, film, CD, disket, müzik klipi,bellek,internet,ses ve görüntü kasetleri,vd. anlatım araç ve gereçlerinin suç unsuru görülüp ve suç eşyası sayılarak yayımı,basımı,dağıtımı,satışı veya gösterimi durdurulamaz.Radyo,TV yayını kesilemez.İnternet siteleri kapatılamaz.

4-Gazeteler,dergi büyüklüğü ve şeklinde olmak üzere haftada bir gün, dergiler ise kitap boyutunda ve ayda bir yayınlanır.Gazete dergi ve kitaplar, sansürsüz olarak yayınlanır.Basım öncesi denetlenemez.Basın organının tek gözeticisi ve denetleyicisi kamu oyu  ,  halktır.

5-Yabancı gerçek ve tüzel kişiler,karşılık,eşitlik,güven ve saygı esasına göre,T.C kanunlarına uygun olarak T.C sınırları içinde bakanlık ve basın odasından izin alarak,basın faaliyetlerinde bulunabilir.

24.MADDE-İLETİŞİM,UYDU,TELEFON,RADYO,TV,İNTERNET,HABER AJANS VE İSTASYONLARI İLE İLGİLİ HUSUSLAR

1-İletişim,uydu,telefon,radyo,TV,internet ve medya ile film,tiyatro,müzik,vb. sanat ajansının kurulması,iletilmesi ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.Radyo ve televizyon ajanslarına,kanal,frekans tahsisi,uydu alıcı ve vericileriyle yayınların bölgelere yansıtılmasına ilişkin idari ve hukuki görev;  basın odasına, teknik hizmet ve görev yetkisi ise Türk Telekom idaresine aittir.

2-Yerel,bölgesel veya ülke düzeyinde,haber ajanslarının kurulma ve çalışma izinlerinin verilmesi ve programlarının basın ve yayıncılık ilkelerine göre gözetim ve denetim görevi;  basın odası,DKÖ’ler ve doğrudan halkın beğeni ve tercihlerine görev  yürütür.Hiç kimse halk adına ,halkın iyiliği için ve kamu yararı gerekçesiyle de olsa yayın tercihinde bulunamaz ve yasaklama kararı veremez.

3-Haber ajansının özerkliği ve siyasi tarafsızlığı esastır.

4-Bakanlık ve belediyeler ile kamu kurumları ve bağlı,  ilgili kuruluşlar kitap,dergi,gazete çıkaramaz.Radyo,TV istasyonu kuramaz ve işletemez.

5-Gerçek ve tüzel kişiler ile özel şirketler,  bir kısıtlama olmaksızın;  kitap, gazete,dergi çıkarabilir,radyo,TV ajansı kurabilir.Gazete,dergi ve kitaplar;  internet üzerinden, dijital olarak,elektronik ortamda yayınlanabilir

6-TV ajansları ülke sorunlarının çözümüne ilişkin olarak halkın aydınlatılıp bilgilendirilmesi ve demokrasinin yaşatıla bilmesi için haftada bir parti temsilcileri ve ayda bir gün parti liderleriyle açık oturum programı düzenler.

7-Kamu kurumları yazılı,sözlü ve görsel basına reklam,ilan veremez.Basına ancak bilgi verir,basın açıklaması yapar.Hizmet ve işle ilgili duyuruda bulunur.Alım ve yapım işi , ihale haberini; ilgili kuruluşlara yazı yazarak,kurum duyuru panosuna belge asarak veya elektronik,internet ortamında iletir.Devlet olabilecek tüm iş,işlem ve hizmetlerini e-devlet sistemiyle yürütür.

25.MADDE-BASIN ARAÇLARININ KORUNMASI

Kanuna uygun şekilde kurulan ve işletilen,yazılı,sözlü ve görsel basın kuruluşlarına  idari emir veya yargı kararıyla el konulamaz ve işletilmesi engellenemez.Sadece yasaya aykırı eyleme yönelik davranışta bulunan ilgililer hakında yasal işlem yapılır.

26.MADDE-BASININ,KAMU KURUM PERSONELİ VE ÖZEL SEKTÖRDEN BİLGİ EDİNMESİ

1-Basın , kamu personelinin karar,iş,işlem,eylem,harcama ve verdiği hizmeti 7 gün 24 saat gözetip denetler ve halkı doğru şekilde ve zamanında bilgilendirir.Bilgilendirme ve kamu- oyu oluşturma basının asli görevidir.

2-Basının kamu tüzel kişiliklerinde çalışan devlet memurlarıyla görüşmesi, resmi belge ve bilgilere ulaşıp gerçek haber yapması ve halkın; kamu hizmetlerine ilişkin düşünce ve görüşlerinin doğrudan paylaşımı ile kamu oyunun serbestçe oluşması engellenemez.

3-Kamu kurumları , basının bilgi ve belge isteğini en geç on gün içinde karşılar yada yazılı cevap verir.

4-Kamu personeli,  kurumu ve yaptığı kamu görevi ile ilgili olarak amirinden izin almaksızın basına bilgi,belge fotokopisi,CD kopyası ve demeç verebilir.

5-Özel sektör ve şirketler,  basının bilgi, belge fotokopisi ve CD kopyası isteğini en çok on gün içinde karşılar yada yazılı cevap verir. Basın,  halka ve şirket ortaklarına açık yönetim kurulu toplantılarını izleyebilir .

27.MADDE-DÜZELTME VE CEVAP HAKKI

Yazılı, sözlü ve görsel basında bir olaya ilişkin olarak verilen yazı,resim veya sesli,görüntülü haberle, kamu oyunun doğru bilgilendirme amaç ve eleştiri sınırının aşılarak,doğrudan,gerçek ve tüzel, yerli ve yabancı kişilere saygısızlık,hakaret,iftira edilmesi ve şereflerine dokunulması veya gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.Basın odası düzeltme ve cevap hakkının kullanımını takip eder,yasa hükümlerine aykırı davrananlar hakkında uyarıda bulunur ve para cezası uygular.

 

 

                    

28.MADDE-DKÖ KURMA HÜRRİYETİ

1-Vatandaşlar, mesleki, kültürel, ekonomik, toplumsal, sosyal, vb. konularda, dostluk,birlik,dayanışma ve iş birliği sağlamak, ortak sorunlarına çözüm aramak,  birikimlerini paylaşmak,etkili bir kamu oyu oluşturmak ,kültürel ve toplumsal etkinliklerde bulunmak üzere, dernek,  vakıf,  kulüp,  kooperatif, birlik,meslek odası kurma hakkına sahiptir.

2-DKÖ kurabilmek için avukata düzenlettirilmiş noter onaylı tüzük ile kanunun istediği diğer bilgi ve belgelerin yasada belirtilen kuruma verilmesi yeterlidir.DKÖ kurulması üyelik ve faaliyetleriyle ilgili şekil, şart ve usuller yasada gösterilir.

3-Her temel eğitim okulu müdürlüğü ve üniversite rektörlüğünde,bir öğrenci derneği kurulur.TEO ve üniversite öğrencilerinin doğal üyesi bulundukları bu öğrenci dernekleri ile ilgili hususlar yasayla düzenlenir.

4-Spor kulüpleri,TEO ve üniversitelere bağlı olarak kurulup faaliyet gösterir.

5-Hiç kimse bir dernek veya vakfa üye olmaya,üyelikte kalmaya veya çıkmaya zorlanamaz.Üye kendi isteği dışında ancak sabıka almışsa çıkarılır.

6-Yıllık üyelik ödentisini yatırmayanlar;  toplantılara katılamaz, yönetime aday olamaz ve oy kullanamazlar.

7-DKÖ’ler,  idare veya yargı organınca kapatılamaz.

8-DKÖ’ler , yurtdışında büro,  temsilcilik açamaz ve personel görevlendiremez.

9-Yabancılar,  bakanlıktan izin alarak , ülkelerinde kurulu yasal bir DKÖ’nün,TC’de şubesini açabilirler.Bu DKÖ ülkemizde karşılık,eşitlik,güven,saygı ilkeleri ve T.C yasalarına uygun olarak faaliyet yürütür.

10-Bakanlık ,  belediye, kamu kurumları ve özel şirketler,  DKÖ’lere para aktaramaz, bağış ve mal yardımı yapamaz.

11-Amacı dışında faaliyet gösteren veya suç teşkil eden eylemlerde bulunan DKÖ yönetici ve üyeleri hakkında,  genel hükümlere görev işlem yapılır.

12-Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden,  yasanın öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen veya beş yılda bir olağan kongresini yapmayan DKÖ’ler;  C.savcılığının adreslerine yapacağı yazılı bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra,  kendiliğinden dağılmış ve kapanmış sayılır.

13-DKÖ’ler mal edinemez,kullandığı bina arsa ve araziler belediye malıdır. Belediyeler DKÖ’lere bu taşınmaz malları ücretsiz olarak tahsis eder. Taşınmazların, yapım,bakım,onarım ve kullanım giderlerini DKÖ’ler kendileri karşılar.

14-Devlet memurları,  DKÖ’lere;  kurumundan izin almaksızın doğrudan üye olabilir ve yönetiminde görev alabilir.

15-Bir il,ilçe,belde,köy veya kurum ve kuruluşta aynı ad,konu veya amaçta yalnızca bir DKÖ kurula bilir.Bir yerleşim biriminde tek kooperatif kurulur,bulunur ve çok amaçlı olarak faaliyet gösterir.

29.MADDE-KAPALI YER TOPLANTISI,AÇIKHAVA GÖSTERİSİ DÜZENLEME VE BİLDİRİ DAĞITMA HAKKI

1-Kapalı yer toplantısı yapma,açık hava gösterisi düzenleme,döviz,pankart asma,bildiri dağıtma hak ve hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil,şart ve usuller kanunda gösterilir.Toplantı yapmak,gösteri düzenlemek veya bildiri dağıtmak isteyen grup 5 kişilik bir komite kurarak en geç 24 saat önceden,isteğini yazılı şekilde savcılığa bildirir ve önceden komisyonca belirlenip ilan edilmiş yerlerde,  sosyal, kültürel, siyasal etkinliğini gerçekleştirir.

2-TCUM,bölge ve belediye meclisi ile sendika,siyasi parti,meslek odası,dernek,vakıf,kulüp ve anonim şirketlerin genel kültür toplantılarını ,  basına açık olarak yapması zorunludur.

3-Bireysel olarak vatandaşların ve örgütlü şekilde DKÖ’lerin; hükümet,belediye,kamu kurumu ve özel kuruluşların,  aldığı karar,  yürüttüğü  hizmeti eleştirme ve protesto hak ve yetkisi vardır.Eleştiri ve karşı çıkma hakkı,  engellenemez,sınırlanamaz ve yasaklanamaz.

 

SOSYAL HAK VE ÖDEVLER

AİLE VE GENÇLİK

30.MADDE-AİLENİN KORUNMASI

1-Devlet, ailenin huzur,mutluluk ve güvenliğini sağlamak için gerekli hukuki düzlemleri yapar.

2-Aile, kadın ve erkeğin eşitliğine, insanların , karşılıklı beğeni,istek,saygı ve anlaşmasına dayalı olarak , özgür eş seçimi ve evlilik kararıyla kurulan,  en temel ve kutsal toplumsal kurumdur.

3-T.C ülkesinde evlenme yaşı 18’dir.18 yaşından önce evlenmek,mehir ve başlık parası almak , kişiyi istemediği biriyle evlenmeye zorlamak, suçtur.

4-Nişan ve evlilik töreni, kız ve erkek ailesi arasında yapılır.Ülke ekonomisine ve aileye olumsuz etkisi nedeniyle düğün yapmak; sosyal barışı bozucu olarak görülür ve ulusalcı , inançlı ve yurt sever kişilerin , sorumlu , bilinçli davranıp savurganlıktan kaçanağı umulur.

5-T.C devletinde evlilik işlemi ve nikah sözleşmesi; belediye-nüfus-nikah memuru önünde,  iki tanıkla ve özgür iradeyle yapılıp gerçekleştirilir.

6-Resmi nikah dışı birliktelikler, Türk hukukunda yasal kabul edilmez,Evlilik ve aile olarak tanınmaz. Miras sadece resmi nikahlı eşe ve kişinin yasal çocuğuna kalır.Ancak yasak ilişkiden doğan çocuk nüfusa,  ana ve babasının birlikte bildirimi yada yargı kararıyla ana adı soyadı ve baba adı soyadıyla yazılır.

7-T.C vatandaşlarının, yasal, resmi , erdemli bir birliktelik sürdürmeleri esastır.Ancak eşlerin birbirini aldatıp resmi nikahsız cinsel ilişkide bulunması veya çocuk sahibi olması , kutsal evlilik sözleşmesinin ihlali olup,boşanma nedenidir.Aldatılan eşin boşanma hakkı doğar.

8-Veliler, 18 yaşına kadar çocuklarını;  birlikte ve  sevgiyle büyütmek, okutup, eğitmek, kötülükten korumak, iyi, doğru ve güzele, merhamet,  anlayış ve sabırla yönlendirmekle yükümlü ve görevlidir,

9-Boşanan eş,kız ve erkek çocuğuna bakmak veya 18 yaşını dolduruncaya kadar nafaka ödemek zorundadır.Çocukların velayetinin, boşanan eşlerden hangisine verileceğine, çocukların istemleri ile ana ve babanın durumları göz önünde bulundurularak yargı organınca kararlaştırılır.Boşanan eşler ve akrabalarından,  çocukları kabul eden çıkmazsa; çocuklar savcı  kararıyla çocuk yuva ve yetiştirme yurtlarına teslim  edilir.

10-Boşanma halinde çocukların velisi , diğer eşten yargı kararıyla çocuk için nafaka isteyip alabilir.Ancak eşler birbirinden,  toplu veya aylık olarak nafaka,  tazminat isteyemez ve bağlanamaz.Boşanma ile evlilik işlemi,  kurulan hukuki bağ, yakınlık,  tümüyle sona erer.Boşananlar birbirlerine karışamaz.

11-Kadın ve erkeğin ailedeki görev, yetki  ve sorumluluğu eşittir. Aile birliği birlikte kurulur ve çocuklar birlikte yetiştirilir. Aile demokratik kurallarla yönetilir. Ailede şeffaflık,sadakat,dürüstlük,güven,vefa,sorumluluk,fedakarlık,sabır ve sevgi ilişkilere egemen kılınır. Aile bireyleri, eşler birbirine hakaret edemez ,inat ve ısrarda bulunamaz, dövemez,z orlama,dayatma,baskı,işkence ve şiddet uygulayamaz. Ana ve babanın çocuğunu,ağabey ve ablanın kardeşini,  terbiye amacıyla da olsa dövme,hak ve yetkisi yoktur.

12-T.C vatandaşlarının,  bakıp,ilgilenip,sevip,eğitip,yetenek ve becerisine uygun dalda bir meslek,sanat iş sahibi yapıp topluma yararlı,vicdan sahibi bir kişi olarak yetiştire bileceği sayıda çocuk yapması,  bir insanlık,inanç,vatandaşlık,vicdan,sorumluluk ve toplumsal görevdir.

13-Eş ve çocuklar;  gelenek,kültür,inanç,moda,mevsim ve zevkine göre özgürce giyinir.Kişiler dilerse başını örter,dilerse açar.Aile bireyleri birbirlerini farklı biçimde giyinmeye zorlayamaz.

14-Karı ve koca ancak kendi davranışlarından ve yaptıklarından sorumludur.Ailede eşler birey olarak bağımsız ve özgürdür.Kararlar;anlaşma,taviz ve uzlaşmayla ortak alınır.Bir eşin, hata ve yanlışından,  diğer eş birlikte sorumlu tutulamaz.Eşler arası ilişkiler; karşılık,güven,saygı ve eşitlik ilkelerine göre yürütülür.

15-T.C vatandaşlarının bir adı ve birde aile ismi-soyadı olur.Evlenince eşlerin soyadı değişmez.Kadınlar ve erkekler,  analarının aile isimlerini, evlendikten sonra soyadı olarak taşımayı sürdürür.Çocuklar yalnızca analarının soyadını alıp taşırlar.

16-Ailede mal ayrılığı esastır. Ancak eşlerin evlilik birliği kurduktan sonra elde ettikleri parasal değerler ve malları,  boşanma halinde eşit olarak paylaşılır.Aile hayatı ve evlilik bağı,  kadın ve erkek arasındaki iletişimin,  özgürce ve eşit şartlarda uyum ve denge ilkesine göre sürdürülmesine dayanır.

31.MADDE-GENÇLİĞİN BİLİNÇLİ YETİŞTİRİLMESİ

1-Devlet; Cumhuriyetin emanet ettiği gençlerin, bilim ve teknik,inanç ve ibadet özgürlüğü,vicdani sorumluluk,idealistlik ve ulusalcılık doğrultusunda,güzel ahlaklı, dürüst demokrat,kendiyle barışık,kendine güvenen,cesur,bilgili,kültürlü,topluma yararlı,yasal bir meslek-sanat sahibi,bilinçli,ilkeli,erdemli,onurlu,amaçlı,umutlu birer insan olarak yetiştirilmesini ve kendilerini sürekli olarak yenileyip,bedensel,zihinsel ve ruhsal olarak geliştirmelerini sağlayacak hukuka ve altyapıya ilişkin tedbirleri alır ve ortamı hazırlar.

2-Belediye ve okullar,  gençlerin; sigara, uyuşturucu,alkol,kumar ve fuhuş gibi kötü alışkanlık edinmeleri ve zararlı bağımlılıklardan bilgilendirip, bilinçlendirerek korunmaları için gerekli tedbirleri alır.Bu konuda sağlık,polis,TSK,DKÖ,basın,oda,baro ve üniversitelerle işbirliği yapar.

3-T.C’ de ulusal birliğin sağlanması, gençliğin idealizme ve yurtseverliğe yönlendirilmesi için bir adet ulusal bayram kutlanır.Türk halkının ulusal günü:19 Mayıs bağımsızlık, barış, bahar, Cumhuriyet, demokrasi, ulusal egemenlik, özgürlük, saygı,yerli malı,tutumluluk ve çocuk bayramıdır.

                                           TÜRK VATANDAŞLIĞI

32.MADDE-TÜRKELİ CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI

1-Vatandaşlık en temel ve belirleyici bireysel insan haklarındandır. Doğup büyüdüğü, üzerinde yaşadığı,ata emaneti bu toprakları vatan bilen,bu yurtta beraber çalışıp,üzüntüsünü,mutluluğunu paylaştığı insanların hak ve kişiliğine saygı gösteren,T.C devleti kanunları ile Türklük ilke ve devrimlerine sadakatle bağlı olan,görev ve haklarına,  sorumluluk bilinci içinde sahip çıkan, dürüst, cesur, ilkeli, erdemli bireyler; ırk, anadil, renk, cinsiyet ve inancına bakınmaksızın asli,eşit,saygın ve özgür bir T.C vatandaşıdır.

2-T.C devletine yurttaşlık bağıyla bağlı bulunan T.C’ yi üst kimlik olarak kabul eden, tam bağımsızlığı, özgürlüğü, ulus egemenliğini, ulusal hakları, Cumhuriyet ve demokrasiyi savunan vatandaşlar , hukuken ayrımsız Türk’ tür.

3-Ana ve babası T.C vatandaşı olan Türk vatandaşıdır.T.C vatandaşı bir ana veya babanın,  yabancı eşle evliliğinden olan çocuğun vatandaşlığı başvuruyla belirlenir.T.C vatandaşlığına ve göçmenliğe kabul iznini bakan verir.Evlilik veya başvuru yoluyla T.C vatandaşlığına kabul edilmenin şartları kanunla düzenlenir.

4-Hiç kimse kendi isteği dışında vatandaşlıktan çıkarılamaz.

5-Türkelinde yaşayan Türkler,çifte vatandaşlık hakları gereği,T.C vatandaşlığını kaybetmeden; yabancı ülke vatandaşlığına geçebilir.Yine aynı şekilde Türk soylu insanlar,  eski ülke vatandaşlıklarını koruyarak ve çıkmadan,bakanlık oluru ile T.C vatandaşlığına kabul edilir.

 

33.MADDE-VATANDAŞLIK ÖDEV VE GÖREVLERİ

1-T.C sınırları içinde yaşayan insanlar ya biyolojik,etnik olarak yada sosyolojik ve siyasi kimlik bakımından hukuken Türk tür.Aidiyet,bir doğal,siyasi ve hukuki gerçekliktir.

2-12 yıllık temel eğitime devam ederek bilgili, kültürlü, bilinçli, görgülü, erdemli,  çalışkan,başarılı,umutlu bir birey olarak T.C devletini en iyi şekilde temsil etmek.

3-Üniversite yada İSMEK’ e giderek yasal,meşru,topluma yararlı,yetenek ve becerisine uygun meslek-sanat edinip,işini,görevini zamanında ve gereğince yapmak.

4-Başkalarına muhtaç, asalak, ailesi ve topluma yük olmamak için aklı,vicdanı ve var gücüyle ilkeli,planlı çalışıp değer üretmek.Yeterli ve düzenli bir gelir elde ederek,yaşam kalitesini yükseltmek. Topluma yararlı,bilimsel ve teknik çalışma, araştırma, tasarım ve buluşlar yapmak.Türk ulusunun onuru, gururu ve Türk gençlerine örnek,önder olmak.Milletin kültürel mücadelesinde ulusal hakları koruyup,geliştirip,yaşatmak.

5-Dengeli, düzenli, yeterli beslenip bireysel spor yaparak,  sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmek.

6-Zararlı alışkanlık edinmemek ve kötü bağımlılıktan kaçınıp korunmak.

7-Hak, imkan,görev ve sorumluluklarını bilmek.Adaleti gözetmek,değerlerine sahip çıkıp,yasal yollarla savunmak.Ne ezmek nede ezilmek,kendini kullandırmamak, Duyduğunu,okuduğunu,akıl ve bilgisiyle sorgulamak.Aklını ve gönlünü,bir kişi,güç yada görüşe kiralamamak.Yasalara,kurallara,uygun davranmak, başkalarının haklarına saygı göstermek, çevreye zarar vermemek.Onurlu borçsuz bir yaşam sürerek,bu gök kubbede hoş seda olarak anılmak.

8-Çalışıp, emek verip,ürettiği,aklı ve alın teriyle kazandığı gelirinden,devlete vergi vermek.

9-Vatan savunması için askere gitmek veya bir kamusal hizmet yürütmek yada parasal bedel ödemek.

10-Devlete, topluma,çevreye karşı suç işlendiğini gördüğü,duyduğu,öğrendiği an hemen basına,savcılığa,güvenlik kuvvetlerine bildirmek,gerektiğinde yargıda şikayetçi olmak,tanıklık yapmak,cesur,onurlu bir yurtseverlik görev ve ödevidir.

11-Bakanlık,belediye ve kamu kurumlarının görevi halka hizmet,kullandıkları para ise,halkın alın teri ulusal gelirdir.T.C vatandaşları,bir yurttaşlık görevi olarak kamu kurumlarını,memurların aldığı karar,yaptığı harcama,iş ve hizmeti 7 gün 24 saat gözetip,izleyip,denetler,eleştirir. Ulusal gelirin; yanlış yerlerde ve şekilde kullanılmasına engel olur.

12-Dini inanç grubu ve etnik azınlıkların; özerk bölge,ayrı bir yönetim,eyalet kurma hakları yoktur.T.C yasaları ile yargı ve hükümet kararları,tüm yurtta,eşit şekilde ayrımsız uygulanır.Kültürel özgürlük ve ifade hürriyeti bireyseldir.Ana dili öğrenip,serbestçe konuşmayı ve geleneksel kültürü yaşatmayı içerir.

13-T.C vatandaşlığı,  özgür iradeyle ve bilinçli tercihle kazanılır.T.C devleti,Türk halkının verdiği bağımsızlık savaşının eseridir.Türk devleti; “Ne Mutlu Türküm Diyebilen”,TC’nin Türklerce,tam bağımsız ve egemen yönetilmesi için sorumluluk üstlenen,  fedakarlıktan kaçınmayan,cesur,ulusalcı,çalışkan,yurt sever,bilinçli,ilkeli kişilerle yükselir.

14-Özgür ve onurlu yaşamak ancak ulusal bağımsızlıkla mümkün olduğundan,T.C vatandaşlarının,devletin bağımsızlığını; öz canı , namusu ve alın teri malı bilip,sahiplenip koruması gerekir.

34.MADDE-T.C VATANDAŞLIK HAKLARI

1-T.C vatandaşları , cinsiyet,  kültür,anadil,sınıf,eğitim,görev,meslek,din,inanç,mezhep veya ikamet yeri gözetilmeksizin yasa önünde hukuken eşittir.Bir kişi yada gruba üstünlük,ayrıcalık,dokunulmazlık,farklılık,imtiyaz,tanınamaz,kabul edilemez.

2-Ekonomik,politik,sosyal ve kültürel yaşamın her alanında T.C vatandaşları;  eşit,hukuksal haklara ve güvencelere sahiptir.Can,namus ve malları,  aynı derecede önemli ve saygıdeğerdir.

3-Ülkemiz unsurlarından,bir etnik yada inanç grubuna veya bunların kurup yönettiği kuruluşa,  yabancı devlet ve kuruluşların himayesi, mandası, kayırma, denetim, tahkim, müdahale ve yardımı kabul edilemez.

4-T.C devletinde Türk ulusu, tıpkı Alman, Çin,İngiliz,İran ve Rusya da olduğu gibi kurucu,belirleyici asli unsurudur.Etnik gruplar ise erdemli Cumhuriyetin bütünleyici, birleştirici, yaşatıcı vazgeçilmez eşit öğeleridir.

5-T.C vatandaşları eşit,temel hak,ödev ve yükümlülüklere sahiptir.

6-Seçme,seçilme,çalışma,vatani görev,kamu hizmeti, evlenme,miras,öğrenim ve sosyal güvenlik hakları yönünden kadın ve erkek eşittir.

7-T.C vatandaşları düşünce, konuşma,basın yayın,toplantı,inanç ve ibadet özgürlüğüne sahiptir.Bilgi özgürce açıklanıp savunulur.Zarar verici eyleme dönüşmeyen, yazılı, sözlü ve görsel düşüncenin yayını serbesttir.

8-TC’nin egemenlik ve kurucu iradesini tanıyan, ancak kendisini soyca ve sopca, Türk olarak görmeyen T.C vatandaşlarının  farklı bir etnik gruba aidiyeti ve azınlık olduğu hukuken kabul edilir.Azınlıklara da diğer çoğunluk TC vatandaşlarının bireysel hakları,  tam ve eşit şekilde tanınıp kullandırılır. Hiç bir etnik ve dini grup ile azınlığa; ayrıcalık,üstünlük tanımaz ve bir azınlık,etnik veya dini grup için yabancı bir devletin,kuruluşun koruma ve desteği kabul edilemez.Ancak aynı haklara sahip olmasını isteye bilirler.

9-T.C vatandaşları evlenince,vatandaşlık nüfus kimlik kartının medeni hali bölümüne;  eşinin adı ve soyadı yazılır , diğer durumlarda boş bırakılır.

10-Vatandaşlık kimlik kartı ve T.C pasaportları,banka kredi kartı büyüklüğü ve özelliğinde çipli olarak düzenlenir.Fotoğraf 16 yaşına girince kartlara konulur.16 yaşından önce,  doğum ve kayıp nedeniyle eski tip karton kimlik kartı verilir.

11-T.C ülkesinde doğuma bağlı saygınlık,üstünlük yoktur.Kişiler yaptığı başarılı işi,sorun çözmedeki becerisi ve ülkeye,halka hizmetiyle erdem kazanır.Üstlendiği sorumluluk, gösterdiği cesaret, ileri görüş ve fedakarlığıyla büyük insan olur.

12-T.C vatandaşları, öğrenim dalını,geçimini sağlayacağı mesleğini,yaşamını paylaşacağı eşini,yerleşim birimini,  kendini  temsil edip savunacak avukatını ve hastalığını tedavi edecek hekimini,  özgürce seçme,hak,irade ve yetkisine sahiptir.

13-T.C vatandaşlığından çıkmak veya yabancı bir ülke vatandaşlığına geçmek için T.C vatandaşlarının izin almasına gerek yoktur.Kişiler,T.C vatandaşlığından çıkma yada yabancı bir devlet vatandaşlığına geçiş iradelerini belirten dilekçesini; T.C bakanlığına verdikten sonra,  bu irade beyanına bağlı olarak istekleri, on gün içinde doğrudan kabul edilmiş sayılır.

14-Ulusalcılık ilkesi gereği, dünyanın hangi ülkesinde yaşayıp bulunsa,  soy ve sopça kendini Türk ulusunun bir bireyi gören,Türk kültürü ve Türklüğü,  üst kimlik olarak,bilinçli bir şekilde kabullenip savunan her kişi,  Türk ulusunun saygın,eşit ve değerli bir parçasıdır.Bu kişiler T.C devletinin doğal ve eşit vatandaşlarıdır.Diğer T.C vatandaşlarıyla aynı haklara sahiptir.Başvuruları halinde kendilerine T.C devleti kimliği ve pasaportu verilir.İsterse eski ülkesinde yaşamını devam ettirir veya T.C ülkesine göç edip yerleşe bilir.Verilecek T.C kimlik ve pasaportu,  bu göçmen Türklere;  çifte vatandaşlık haklarının bir gereği olarak T.C sınırları içerisinde serbest dolaşım,oturma ve çalışma hakkı tanır-sağlar.Türkeli,dış Türkler içinde ikinci bir kutsal vatandır.T.C hükümetleri,  haksızlığa,zulme,jenoside uğrayan Türk soylu insanların insani Haklarınının  kullandırılmasını ,kültürel hakları,karşılık,eşitlik,saygı ve güven ilkelerine göre yasal yollardan arar,korur.T.C dış temsilcilerinin bir görevi de; o ülkeyle ikili ticari,kültürel,siyasi ilişkileri geliştirmek,barışı sağlamak dışında,T.C devletinin  ulusal haklarını,  T.C vatandaşlarının bireysel haklarını aramak,yasal çıkarını korumak,kollamak ve kullandırmaktır.T.C dünyadaki bütün Türklerin kimsesi,gür ve cesur sesidir.Dilde, fikirde, kültürde, töre ve işde Türk birliğinin savunucusudur.

15-T.C vatandaşları için Türklük; Arap,Bulgar,Fransız,Gürcü,Japon ve Yunanlılarda olduğu gibi bir üst kimlik,vatandaşlığın resmi,siyasi göstergesi ve tanımlayıcısıdır.Bu resmi kimlik,halkların,etnik köken,anadil,din,inanç ve kültürüne dayalı öz kimliklerini yok saymaz.T.C devleti vatandaşlarının,ana dilini,ırk,etnik kökenini,dini ve kültürel kimliklerini tanır ve saygı gösterir.Ancak T.C vatandaşlarının kendilerini,  resmi,siyasi bir vatandaşlık üst kimliği olan Türklükle tanımlamaları zorunludur.

16-T.C devleti tüm vatandaşlarını, ayrımsız  eşit görür ve aynı hakları tanıyıp kullandırır.T.C vatandaşları , birey ve halk olarak;  ırki,etnik ve sınıfsal durumlarına,dini inançlarına,anadil ve kültürlerine göre ayrıştırılıp, bölünüp, belirlenip, gruplaştırılarak ,tanımlanamaz.T.C vatandaşları bireyler ve bunların oluşturduğu halklar, hukuken, ayrımsız, eşit ve aynı derecede saygındır.Temel hak ve özgürlükler,ödev ve sorumlulukları da içerir.Haklar bireyseldir.Grup olarak ve TC’yi bölüp yıkma amaçlı kullanılamaz.Vatandaşlar,bireysel haklarını yasal yollarla birey olarak özgürce ifade edip kullanır. Ancak hiç kimse Türk halkını ırk,köken,etnik yapı,anadili,kültürü yada dini inancına göre ayrıştırıp,farklaştırıp,T.C merkezi yönetiminden,özerkleşmesini bağımsızlığını isteyemez.

17-Bölünme amaçlı DKÖ ve siyasi,askeri,polisiye vb. örgüt kurulamaz. Yıkıcı, bölücü, ayrılıkçı ve ayrımcı faaliyette bulunamaz.T.C devleti askeri,polisi ve yargısıyla;  halkı ayrıştırma, bölme, devleti zayıflatıp yıkma ve bağımsızlık amaçlı siyasi faaliyeti, terörü,  darbeyi,zorla para toplamayı veya başkaldırıyı kabul edemez. Halkı yıldırma, umutsuzluğa itme, devleti küçük ve aciz düşürmeye, egemenlik ve güvenliğe yönelik mafya , çete ve terör eylemlerine, hiçbir gerekçeyle ve asla izin vermez.Ayaklanma ve darbe girişimleri , derhal ve silah kullanılarak bastırılır.Türk halkını ayrıştırıp, gruplaştırıp, bölmeye, yurdu parçalamaya,  T.C devletini yıkmaya yönelik örgütlü,planlı,silahlı terör eylemleri, demokrasi ve insan hakları kapsamında görülemez ve teröristler hiçbir nedenle ve biçimde affedilemez.

35.MADDE-YABANCI ÜLKELERDEKİ TÜRKLER

1-Devlet, yabancı ülkelerde oturan,çalışan T.C vatandaşları ile Türk asıllı o ülke vatandaşı Türklerin temel insan haklarına sahip olmaları anadil ve kültürlerini koruyup geliştirmeleri,T.C ile bağlarının devamı ve çifte vatandaşlık statüsünden yararlanmaları hususunda; uluslar arası kuruluşlar ve ilgili hükümetle işbirliği yapar.Bu görev,o ülkelerin içişlerine karışma sayılamaz.

2-T.C dışında yaşayan ve kendini Türk kökenli,  soylu gören kişilerden isteyenler,  T.C vatandaşlığına kabul edilir.Tanınan bu çifte vatandaşlık hakkı gereği, dileyen bulunduğu ülkede yaşamını yine sürdürür yada Türk eline gelip yerleşir.

3-T.C hükümeti ve T.C kamu kurumları,  Türk devletleri ve soydaş Türk halklarıyla eğitim, kültür,bilim,teknik,sanayi,tarım,hayvancılık,ticaret ve uluslar arası politikada gönül ve iş birliği yapar.Turan birliği üyesi devletler arasında ticaret; gümrüksüz, kotasız, sınırsız, vizesiz,karşılıklı ülke ulusal paralarıyla güven,  eşitlik ve saygı ilkelerine göre yürütülür.

4-Türkeli, bütün dünya Türklerinin ikinci vatanıdır.Türk olmak,  dünya Türklüğünün,  sevinç ve tasasında işbirliği ve  uğraş gerektirir.T.C devleti , dışlanan,  hor görülen,  baskıya,zorunlu göçe,asimileye,jenoside tabi tutulan,  özgürlükten,eğitimden ve insanca bir yaşamdan gereğince,eşit olarak yararlandırılmayan tüm Türklere,yasal yol ve kurumlarıyla sahip çıkar.Bu bağ ve iletişim,  insani,tarihi bir görev ve vicdani sorumluluktur.

36.MADDE-AZINLIKLARIN DURUMU

1-BM üyesi 202 devletten bazılarının adı nasıl Arnavutluk, Ermenistan, Gürcistan, Hindistan,İtalya ise bizim yaşadığımız bu topraklarda kurulu ülkenin adı Türkistan, devletin adı da Türk Cumhuriyetidir.

2-Türk elinde, kendini soy ve sopça Türk gören,  Türk farklı etnik topluluktan gören ise azınlık bir halktan T.C vatandaşıdır.T.C ülkesi nüfusunun;  3’te 2’si Türk soylu ve 48 Türk boyuna mensup bireylerdir.3’te 1’lik kesim ise 27 ayrı ırk,etnik köken,  farklı anadil ve kültüre sahip halktır.Türkler ve diğer halklar,  İÖ en az üç bin yıldır bu toprakları, vatan bilerek birlikte yaşamaktadır.Tüm bu T.C vatandaşları, farklı kültürel,ulusal ve manevi değerlere sahip olsalar da,kader onları; tercih, bilinç, irade ve yetkisi dışında, tabiat kanunları gereğince bu coğrafya ve bu ülkede bir araya getirdiğinden,dünya tarihi ve hayatın gerçekleri göz önüne alınarak,  barış içinde,huzurlu ve güvenli bir yaşam sürdürebilmenin yolu;  birlik, beraberlik,dirlik ve demokratik bir düzenden geçtiğinden,  ırki kökeni,anadili, kültürü  ve inanç durumuna bakılmaksızın, hukuk önünde,Türkistan’ın özgür,eşit ve aynı derecede saygın bireyleridir.Tek şart;  T.C anayasası ve Türk kanunlarına saygılı ve bağlı olmak, vatandaşlık görevini zamanında ve gereğince yerine getirmektir.

3-Bağımsız ve bağlantısız T.C ülkesinde yaşayan,  özgür insanlar için Türklük; vatandaşlığın siyasal göstergesi, uluslar arası düzeyde ise belirleyici,tanımlayıcı sembol,saygınlık kazandırıcı bir üst kimliktir.Uluslar, askeri savaş dışında birbirleriyle  spor, ekonomik,kültürel,bilim ve teknik alanında da yarışıp,üstünlük mücadelesi yapmaktadır.Uluslar,medeniyetler savaşını kaybedip; emperyalizme , manda,köle,sömürge olmamak için Türk vatandaşları;  bilinçli,ilkeli,cesur,tutarlı,kararlı,özgür iradeli,özgüvenli,öz saygılı,gelecekten umutlu,akıl edip düşünen,emek verip üretip başaran,  olmak zorundadır.

4-Doğusu,batısı,kuzey ve güneyiyle Türk vatandaşlarının üzerinde yaşadığı bu yurt kutsal vatan toprağıdır.Tam bağımsız T.C devleti;  Türk halkının özgürlük garantisi,ulusal egemenliğinin temsilcisi TCUK;  bağımsızlığının bekçisi Türk ordusu;  Türkelinde yaşayan tüm bireylerin canı, namusu, anası, babası, eşi,çocuğu,mesleği,işi,alın teri malı gibi kutsal bir varlığıdır.Bu nedenle vatan,devlet, bayrak,meclis ve ordu;  tüm T.C vatandaşlarının ortak ulusal değeridir.Bu nedenle bütün vatandaşlar, devletle ilgilenip,karışıp,hesap sorma ve gözetip denetleme , hak, yetki  ve ödevlerine sahiptir.

5-Türk halkının birliğini sağlayıp koruyacak olan,  ortak toplumsal değerler; adalet, bağımsızlık,Cumhuriyet,demokrasi,eşitlik,hukukun üstünlüğü,laiklik,özgürlük ve sosyal güvenliktir. Türk halkının ulusal haklarına,manevi değerlerine,namusu olan oyuna sahip çıkıp,özenle korursa, tarih yine tekrarlanır; bölgesel ve uluslar arası bir güç olur.Kimse yurduna saldıramaz,azınlıkları kışkırtıp,ayrımcılık,terör,iç savaş başlatamaz,ülkeyi işgal edip,askeri üs kurup,Türk askerinin başına çuval geçirip,Türk halkının şerefini zedeleyemez,Halk işbirlikçilerle  sömürülüp yoksullaştırılamaz. Türk ulusu ve devletine karşı savaş açanlar,Türkün düşmanıdır.Devlet,Türklere düşmanlık edenlere karşı,aynı yöntem ve şekilde cesurca karşılık verir.Düşmanlık eden devletle derhal,siyasi ve ekonomik ilişkilerini dondurup keser.Gerekirse ulusal onurunu, bağımsızlığını, ulusal haklarını korumak için düşmanıyla savaşır.Savaş can, inanç , vatan ve namus savunması dışında cinayettir.

6-Birey olarak kendini, Türk halkının çoğunluğundan farklı, değişik bir etnik grup ve azınlık olarak görenler,  T.C. Anayasası ve kanunlarına saygılı olarak ve yasal yolları kullanarak;

1)Kültürlerini öğrenip yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak için kendi gibi düşünen, aynı  değerleri paylaşan kişilerle birlikte, DKÖ kurup, soysal, kültürel faaliyette bulunabilir.

2)Her derecede özel okullarda, Anadilini ek ders olarak seçip okuyabilir.Dil kurslarında Anadilini serbestçe öğrenip öğretebilir.Anadilini evinde, işyerinde, dışarıda konuşabilir.

3)Anadilinde kitap, dergi, gazete çıkarabilir.

4)Anadilinde internet,TV, radyo yayını yapabilir.Yasak ve suç olan;  ülkenin birlik ve dirliğini bozucu, halkı ayrıştırmaya, ayaklanmaya yöneltici , birbirine düşürücü yayınlardır.

7-Azınlıkların eğitim ve kültürel konulardaki çalışmaları,  hukuka dayandığı ve yasalara uygun şekilde yürütüldüğü sürece,  demokrasinin bir gereği ve insan hakkı olarak görülür.Ulusal haklara, değerlere ve başkalarının hakkına zarar verilmediği sürece,engellenip yasaklanamaz.

8-T.C vatandaşı azınlıklar,  devlet okullarında,kamu kurumlarında ve yargıda,  tüm bağımsız devletlerde olduğu gibi resmi devlet dili olan Türkçeyi öğrenmek ve resmi iletişimde kullanmak zorundadır.Bir T.C vatandaşının,  “Türkçe bilmiyorum, tercüman isterim veya kendi ana dilimle baş vuracağım,savunma yapacağım” mazeret ve gerekçesi olamaz ve kabul edilemez.

9-T.C vatandaşları eğitim,yönetim ve yargıda; yazışma,konuşma,iş ve işlemlerini, resmi dili olan Türkçeyle yürütür.Başka dilde yapılan başvurular, dilekçe ve belgeler kabul edilemez,işleme konulmaz. Türkçe bilmeyen yabancılar, kendilerini avukat ve tercüman aracılığıyla temsil ettirir.

10-T.C sınırları içindeki alım,satım,ödeme,ihale,yapım,kiralama ve sözleşme işlemleri Türk devletinin resmi dili Türkçe ve T.C devleti resmi parası TL ile yapılır.Ancak T.C vatandaşları tasarruflarını, Türkelindeki bankalarda vadeli ve vadesiz mevduat hesaplarında TL yada döviz olarak tutulabilir.TL ve yabancı paraların, bankacılık sistemi içinde,banka hesaplarında mevduat olarak tutulup taksit,kira,borç,kredi ve bir BAÜ’yü geçen mal alım bedeli ödemelerinin, banka hesapları üzerinden yapılması zorunludur.Sigortalar,  kişi üzeri ve araçta,evde ve işyerinde kasada bulundurulan,  TL ve yabancı paraları sigorta edemez ve bu tür yerlerden çalışan,kaybolan paralar için tazminat ödenemez.

37.MADDE-YABANCILARLA İLGİLİ HUSUSLAR

A-Yabancıların Durumu

1-Bir TC Vatandaşıyla evlenmek,yabancılara;  doğrudan T.C vatandaşlığı ile Türkelinde oturma ve çalışma hakkı kazandırmaz.T.C vatandaşlığına evlenme yada başvuruyla geçiş, yasayla düzenlenir.Yabancılar, evlilik tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe T.C vatandaşlığına kabul edilemezler.Ancak bu süre için durumları uygun görülenlere, oturma ,eğitim ve çalışma izni verilir.

2-Yabancı uyruklu olup T.C ülkesinde yaşamak isteyen kişilerden, durumu uygun görülenler,  T.C vatandaşlığına kabul edilir.

3-Yabancıların T.C vatandaşlığına kabul ve çıkış olurlarını,  güvenlik bakanı verir.

4-T.C devleti, yabancı bir mahkeme veya mecliste yargılanamaz.Yabancı mahkeme ve meclislerin T.C’ ye ilişkin aldığı kararlar,  asla kabul edilemez.

5-T.C kamu kurum temsilcileri, bir yabancı devletle yada yabancı kuruluşla yaptığı görüşmelere, en az üç T.C vatandaşı memurla katılır.Konuşmalar, yazılı,sözlü veya  görsel olarak kayıt altına alınır.Görüşmelerin,anlaşmaların yazılı şekilde olması zorunludur.Gizli,sözlü veya üçten az memurun katılımıyla yabancılarla görüşme ve anlaşma yapılamaz. Yabancılarla yapılan anlaşmalar, en geç 10 gün içinde TUCUM’a sunulur ve Basına açıklanır.

6-Türk devletinin kuruluşundan önce,  başka devletler,yabancı meclis,yargı organı ve yabancı kuruluşlarca düzenlenen; resmi belgeler,karar ve taşınmaz tapularını, T.C devleti kabul edemez,bunları uygulayamaz,bir geçerliliği yoktur.Başka devletlerin karar ve belgelerine dayanılarak, T.C mahkemelerinde dava açılamaz,tazminat istenemez.Bu tür eski uygulama,sigorta poliçesi, karar ve belgelerle yabancı ülke meclisi ve yargısına yapılan başvuru üzerine;  T.C vatandaşları,T.C toprakları ve binalarıyla ilgili verilen karar, T.C kamu kuruluşlarını bağlamaz.T.C devleti hiçbir nedenle,  bu tür karar ve belgeleri kabul edemez,tazminat ödeyemez.Türk devleti,  bu topraklar üzerinde, kendisinin kuruluş tarihinden önce egemen olmuş,varlığını sürdürmüş ve yıkılıp gitmiş devletlerin hiç birinin, devamı ve mirasçısı değildir.T.C’nin  kuruluşundan önce,  bu topraklarda egemen olup , daha sonrası tarihe karışan devletlerin karar ve yaptıklarından TC sorumlu tutulamaz. Bu durum ve mirasçılık kabul edilemez.

7-T.C devleti,  ölen vatandaşlarının,  hele başka bir devletin vatandaşının,  geçmişte yaptıkları için bu şayet hata ve yanlışta olsa,  bugün hiç kimseden asla özür dileyemez.Düşmanlık,kin ve kan davası sürdürülmesine hukuken izin vermez ve kabullenmez.Suç ve sorumluluk bireyseldir.Suç işleyen yargılanıp hukuka uygun cezalandırılır.Hiç bir suçlu kanun önünde korunmaz,yargılanmaktan ve hak ettiği cezayı görmekten alı konulamaz.

8-Türk halkı ve T.C devleti,  tarihte hiçbir zaman saldırgan ve jenositçi olmadığından, asla savaş tazminatı ödemez.Savaşta kaybettiği toprakları,binaları ve insanları için hiçbir zaman tazminat alamadığından,kendiside savaşla geri aldığı, Türk milletinin eskiden yaşadığı bu topraklar için hiçbir kişi ve devlete tazminat ödemez.

9-T.C devleti sınırlarından,  kaçak olarak yurda giren,oturma,çalışma izni dolup tekrar oturma izni verilmeyen, vize süresini aşan,T.C’ ye çalışmak,okumak için göçmen yada mülteci olarak gelen ancak bu istekleri uygun görülmeyen yada suç işleyip bir yıl ve daha az süreli hapis cezası olan yabancılar,C.savcılığı kararı üzerine ve polisçe,  sınır dışı edilerek ülkelerine gönderilir.T.C’ de, sınır dışı edilecek kişilerin elçiliği varsa, karar evrakıyla birlikte elçiliği bilgilendirilir.Ülkemizde elçilik teşkilatı yoksa,  yol ücreti polisçe karşılanarak bu yabancılar ülkelerine gönderilir.Bir yıldan daha uzun süreli hapis cezası alan yabancıların durumu; karşılık,eşitlik,güven,saygı ilkeleri ile suç işleyenlerin karşılıklı iade anlaşması hükümlerine göre çözümlenir.Sınır dışı edilen yabancılar bir daha ülkemize kabul edilmez.

10-Hükümet,belediye,TSK,polis ve diğer kamu kurumları, tam bağımsızlık,ulusal onur ve egemenlik ilkesi gereği, yabancı devlet ve yabancı kuruluşlardan;  borç, kredi, bağış, hibe,hediye alamaz,yardım kabul edemez.T.C devleti, yabancılarla ortak çalışma,yatırım yapamaz,iş, birlik,şirket kuramaz.Yabancı ülke ve kuruluşlarla birlikte hareket edemez, yabancılarla ortaklık kuramaz ve bilgi paylaşımı yapamaz.

11-T.C hükümeti, yol haritasını,plan ve programını;  Cumhuriyeti kuran iradeyi,ulusal hakları gözeterek,dikkate alarak TCUM ile birlikte belirler ve Türk ulusunun sorunlarını,Türk devletinin gücü,bilgi ve imkanlarını kullanarak çözümler.Yabancılarla arasına, sınır koyup bağımsız,egemen,ulusal bir politika izler.Hükümet,Türk Cumhuriyetinin hükümetidir ve yalnızca egemen Türk ulusuna karşı sorumludur.Hükümetin,  görevini ağır şekilde ihmal ederek  veya kötüye kullanarak  hava alanını ve  limanlarını,  yabancı ülkelerin savaş uçak ve savaş gemilerine açması,Türk ülkesinde yabancılara askeri üs kurma ve yabancı silahlı askerlerin, Türk vatanında konuşlanıp,yönetime baskı ve tehdit unsuru olarak kullanılmasına izin vermek, Türk ulusunun şerefine saygısızlık ve vatana ihanet suçunu oluşturur.

12-T.C hükümeti, yabancı devlet ve kuruluşlarla karşılıklı olmak şartıyla eşitlik,güven ve saygı ilkesi ile devletler hukuku genel prensiplerine göre ticaret,ikamet,konsolosluk ve suçların iadesi anlaşmaları yapar.Ancak bu anlaşmalar, TCUM’ un uygun bulup onaylamasıyla yürürlüğe girer.Onaylanmayan anlaşmalar TC devleti kurum ve kuruluşlarını bağlamaz.

13-T.C devleti kamu kurum ve özel kuruluşlarının,  karar, evrak, patent, marka, TSEK, standart, tescil, izin ve belgelerini kabul etmeyen,  devlet ve yabancı kuruluşların, karar ve belgelerini,T.C devletinin kamu kurum ve özel kuruluşları da tam bağımsızlık ve karşılık ilkesi gereği tanımaz ve kabullenmez.

14-T.C hükümeti;BKK ile vatandaşlarına vize uygulayan,Türk mallarına kota-sınırlama koyan devlet vatandaşlarına, karşılık ilkesi gereği vize alma zorunluluğu getirir,sınırlama koyar veya bu yabancı ülke mallarının ülkeye girişini yasaklar.

15-T.C devletine eşit,adaletli, dürüst,ulusal hak ve değerlerine saygılı davranmayan ,yabancı devlet ve kuruluşlarıyla;  T.C devleti tüm ilişkisini keser,bu tür bir kuruluşa üyeyse derhal ayrılır.Haksız,adaletsiz ve yanlış alınan,  yabancı meclis ve kuruluşların kararlarını , tanımaz ve uymaz.

16-Yabancılar,  karşılık,eşitlik ilkelerine göre ve 40 yıllık bir süre için Türkelinde taşınmaz mal kullanım ve işletim hakkı elde edebilir.Yabancı devlet ve kuruluşlar,  Türkelinde taşınmaz mülkiyeti elde edemez.T.C’de, taşınmaz üzerinde özel mülkiyet yoktur.Taşınmazlar devlet malıdır.

17-T.C vatandaşları ve yabancılar, öldüklerinde; bulundukları il,ilçe,belde veya köyün mezarlığına tıp doktoru raporu ile köylerde ise iki imzalı tutanağın,muhtar tarafından onaylanmasıyla konulur.Cenaze, başka bir şehir yada ülkeye götürülmek isteniyorsa, bir tıp doktoru raporuyla sevk edilip taşınır.Ölü,belediye mezarlığı dışında bir yere gömülmek isteniyorsa,  o yer belediye başkanının oluru ve iznini gerektirir.

18-Türkelinde oturan,kalan,okuyan,turist olarak bulunan,çalışan yabancıların; T.C anayasası ve kanunlarına uyması, T.C devleti ve Türk ulusuna saygılı davranması zorunludur.Türkelinde suç işleyen,davalı, davacı,şikayetçi,sanık,şüpheli olan yabancılar; T.C kanunların göre,T.C vatandaşlarıyla eşit statüde yargılanır.Yargı yeri suçun işlendiği,anlaşmazlığın çıktığı,davalı,davacı yada sorunlu işyerinin bulunduğu yer T.C mahkemesidir.Yabancılar, hiçbir nedenle, T.C mahkemelerinde yargılanmaktan muaf tutulamaz.Yargıda, suç işleyen, suçu nedeniyle yargılanır ve suçlu bulunan cezalandırılır.Kişinin uyruğu,ırkı,dili,kültürü,inancı,dini,cinsiyeti değil, işlediği suç esas alınır.Tek belirleyici unsur,  suç ve suçun işlendiği yerleşim birimidir.Yargılandıktan sonra suçluların karşılıklı iadesi konusu,  uluslar arası hukuk ve ikili anlaşmalara göre yürütülür.

B-Yabancıların Ekonomik Faaliyetleri

1-Yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılara ait şirketler,işyerleri,tesisler,vergiden muaf tutulamaz.Yabancılar,  %10  oranında gelir ve kurumlar vergisi öderler.Zararda beyan etseler taban vergi  yine  alınır.

2-Yabancılar,  T.C vatandaşlarının ve yerli Türk şirketlerinin yaptığı bir işi yapamaz.Kurulu,  işleyen bir tesisi,  işi,hizmeti devralıp işletemez.Üretilmekte olan bir mal yada verilmekte olan bir hizmetle aynı konuda,  tesis kuramaz,işyeri açamaz.Yabancılara, ancak ,ithal edilen mal, hammadde veya yarı mamul olarak dışa satılan bir mala ilişkin üretim tesisi kurma izni verilir.Çıkarılmayan, işletilmeyen altın uranyum, gaz,petrol gibi madenlerin arama,çıkarma, otoyol,tünel,tüp geçit,köprü, nükleer elektrik tesisi gibi altyapı hizmetleri KİYİB yöntemiyle ihale edilir.Yabancılar bu tesisleri,kuruluş karşılığı 40 yıl süreyle işletirler.

3-Türkelinde yabancılar , karşılık , saygı,eşitlik ve güven ilkelerine göre ancak kendi ülkelerinde faaliyet gösteren bir banka,finans veya sigorta şirketinin şubesini açabilir.T.C’ de banka,finans veya sigorta şirketi satın alamaz ve kuramaz.Yabancılar Türkelinde bankacılık,finans ve sigortacılık hizmet ve faaliyetini, karşılık ve tam eşitlik esaslarına uygun olarak TC  yasalarına göre yürütür.

4-Bir ülkede bir Türk banka,finans yada sigorta şirketi şubesi yoksa o ülke vatandaşlarında Türkelinde banka,finans veya sigorta şirketi şubesi açamaz ve faaliyet yürütemez.Bu tür denklik,eşitlik ve karşılık esası, her alanda aratılıp gözetilir.

5-Türkeli ilköğretim,lise ve üniversite diplomalarını tanımayan devletlerin , okul diplomalarını da T.C kabul etmez.

6-Ülkelerinde Türk okulu bulunmayan devletlerin ,  Türkelinde okul açmasına ve eğitim faaliyeti yürütümüne,  karşılık ve eşitlik ilkesi gereği izin verilemez.

7-Türkelinde eğitim,kültür,sağlık,vb. sosyal faaliyet göstermek isteyenler , genel izni bakanlıktan alırlar. Ancak işyeri açılış ve o yerdeki faaliyet, çalışma izinlerini ilgili il,ilçe veya belde belediyesi verir.

8-Yabancıların faaliyet ve çalışmalarını , yasalara uygunluk açısından;  belediye,yargı,polis ile basın,  meslek odası ve DKÖ’ ler 7 gün 24 saat gözetip denetler.T.C kanunlarına aykırı davranan yabancı kuruluş,işletme ile banka,finans ve sigorta şirketleri iki defa yazılı olarak uyarılır.Yine yasalara aykırı davranışı sürdürürse,   işyeri açış ve faaliyet izinleri iptal edilip çalışmaları durdurulur.Yabancı kuruluşlara bu nedenle hiçbir tazminat ödenmez.

9-Yabancılar ile Türk özel,gerçek ve tüzel kişileri veya kamu kurumları arasında adli bir sorun çıktığında o yer hukuk ve ceza mahkemeleri görevli ve yetkilidir. İdari anlaşmazlıkları ise ilgili kurum amiri ve meclisler çözer.

10-Türkelinde ekonomik faaliyet gösteren,yürüten yabancılara,  hiç bir nedenle maddi ve manevi kayıp için tazminat ödenemez.Yabancılarla anlaşmazlığın çözüm yeri,sorun çıkan o yer T.C mahkemesidir.Tahkim veya başka bir yabancı devlet mahkeme , meclis ve örgüt kararı kabul edilemez.T.C devleti,en az bir ay önceden yazılı bildirimde bulunarak yabancılarla olan sözleşmeleri değiştire bilir yada iptal edebilir.Sözleşmenin değiştirilmesi yada kaldırılması nedeniyle T.C devleti tazminat ödeyemez.Ödemeler yalnızca mal ve hizmet alımı karşılığı yapılır.

11-Yabancılar , ürettiği, sattığı malın fiyatı ve verdiği hizmetin bedeli olarak Türkelindeki tüketicilerden;  bu mal ve hizmetlerin Almanya,Çin,Gürcistan,İran ve Rusya da ki satış fiyatı ortalamasını isteyebilir.

12-Yabancılar,  T.C deki mal ve hizmet satış bedellerini TL olarak belirler.Alım,satım ve ödemeler TL ile yapılır.Yabancılara alacakları, bankacılık sistemi kullanılarak TL ile verilir.Banka,  TL ile yapılan ödemeyi , döviz işlemine çevirip yabancı ülkedeki banka hesabına, o  ülkenin ulusal para birimi ile havale eder.3.bir ülke parası işlemde kullanılamaz.

13-Yabancı şirketler, vergi sonu net gelirinin,karının,kazancının çok % 50 sini ülkesine,ortaklarına transfer edebilir.Gelirinin en az % 30’ unu AR-GE,yenileme,büyüme çalışmalarına harcar.Kalan % 20’ yi ise kar payı olarak işletme, şirket çalışanlarına eşit şekilde bölüştürüp dağıtır.

14-Yabancı şirketler ve T.C özel şirket ve işletmeleri , ülkemizde çıkardıkları bir madeni,  hammadde olarak doğrudan yurtdışına ihraç edip satamaz.Çıkarılan bir maddenin,  yurdumuzda işlenerek en az yarı mamul hale getirilmesi ihraç için zorunludur.

15-T.C devleti ve CMB , enflasyon farkı ödeyemez,döviz kuru ve banka mevduatına,devlet;  hazinesi  garantisi tanıyamaz.

16-Yabancılara adli,mali,askeri,vb. ayrıcalık, imtiyaz, kapitülasyon ,tahkim, üstün hak, yetki, farklılık,kayırma tanınamaz.Yabancı uçak,gemi ve taşıt araçlarına yakıt ile yabancılara gıda maddesi ve mallar,  T.C vatandaşlarına uygulanan fiyatlarla aynı ve eşit şekilde verilir.

17-Yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile  turistlere, vergi iadesi yapılamaz,kredi,teşvik,destek verilemez.

18-Yabancılar Türkelinde,  bir şirket şubesi, işyeri,şirket ve tesis açmak için ya bir T.C vatandaşını;  işe,şirkete ortak eder veya yetkili,sorumlu müdürü olarak görevlendirir yada muhasebe müdürlüğüne getirir.

19-Yabancılar;sosyal güvenlik sigortasız TC vatandaşı işçi çalıştıramaz.Yabancılara ait işyerinde çalışan, yabancı uyruklu personelin S.G sigortası;  vatandaşı oldukları ülkelerin sosyal güvenlik kurumuyla ilgilendirilip yürütülür.Yabancılar ülkemizde yalnızca özel sigorta şirketlerinin sağlık sigorta hizmetlerinden yararlana bilir.

20-Yabancılara ait işyerinde ve tesiste çalıştırılacak;  vasıflı,idari ve teknik personel ile vasıfsız işçilerin en az yarısının T.C vatandaşı olması zorunludur.

21-Bakanlıkça yabancılara ilkönce,  Türkelinde çalışma,faaliyet,iş,hizmet,üretim genel izni verilir.Daha sonra ilgili belediyelerden,KİYİB yöntem ve  sözleşmesi  veya idari olurla; maden,petrol arama,çıkarma,işletme veya üretim tesisi izni alınır.İzin alan yabancıların,  en geç üç ay içinde arama veya tesis kurma çalışmalarına başlaması ve yine en geç bir ile üç yıl içinde yapım,tesis kurulum çalışmalarını tamamlayıp üretime,hizmet vermeye geçmesi zorunludur.Ne sebepten olursa olsun ilk üç ay içinde çalışmalara başlamayan veya ilk bir ile üç yıl içinde üretime geçmeyen yada faaliyetlerine bir yılı aşkın süreyle ara veren yabancı gerçek ve tüzel kişilerin;  arama,üretim,işletme izin ve yetki sözleşmeleri, bakanlık veya belediyelerce tek taraflı olarak iptal edilir.Bu kişilere bir daha o bölge için yeni bir çalışma izin ve yetki belgesi verilmez.Yabancılar bu iptal kararına karşı yargıya gidemez.Bu idari karara karşı,  bakanlık ve belediyeye gerekçeli şekilde itiraz hakkı vardır.Bakanlık ve belediyelerin bu  konudaki kararları kesin ve bağlayıcıdır.

22-Türkelindeki gerçek ve tüzel,yerli ve yabancı özel kişiler , T.C vatandaşı olmayan yabancılara ve yabancı şirketlere;  taşınmaz mal,işyeri,tesis,kuruluş,fabrika ve maden ile limitet  şirketlerini,  o yer belediyesine yazılı bilgi vermeden;  devredemez,ortak  yapamaz  ve satamaz.

23-T.C’de kurulu anonim şirketlerinin hisseleri; yabancı kişi, şirket ve yabancı bankalara,İMKB’ ye yazılı bilgi verilmeden; devredilemez, ortak yapılamaz ve satılamaz.Devir işlemlerinden çıkan sorun ve anlaşmazlıklarda iş yeri,tesis ve şirketin bulunduğu yer,  T.C mahkemeleri görevli ve yetkilidir.

24-Türkelinde arkeolojik araştırma,inceleme  yada bilimsel çalışma yapacak yabancılara, bakanlık genel izin verir.Araştırma,kazı ve çalışma yapacağı yer belediyesi ise yabancıların çalışma faaliyetlerini;  basın,DKÖ ve polis aracılığı ile 7 gün 24 saat gözetip denetler.Yabancıları uyarır,gerekirse faaliyetini yasaklar.

                     SİYASİ HAK VE ÖDEVLER,SİYASİ PARTİLER

38.MADDE-SEÇİMLER,SEÇME,SEÇİLME VE SİYASİ FAALİYETTE BULUNMA HAKKI

1-T.C vatandaşları, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme,seçilme,bağımsız veya bir siyasi parti içinde  ,  siyasi faaliyette bulunma hakkına sahiptir.

2-İhtiyar heyeti-aksakallar ve hatunlar meclisi üyeliği, fahri-onursal bir kamu hizmet görevi ve kamusal denetçiliktir.Bu üyelere aylık ücret ödenmez ve SGK sigortası yapılmaz.

3-Seçimler, serbest,eşit,gizli,genel oy,tek dereceli,dar bölge,oy çokluğu,açık sayım ve döküm esaslarına göre beş yılda bir,  yargı yönetimi ile basının gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilir.

4-Milletvekili ve yerel yönetim seçimleri, birlikte ve genel seçimler adıyla yapılır.Ara milletvekili seçimi ve kısmi yerel seçim düzenlenemez.

5-Ay ve gün hesaba katılmaksızın yıl olarak 16 yaşına giren her T.C vatandaşı,  bir siyasi partiye üye olma ve seçme hakkına,22 yaşına girip 50 yaşını doldurmayan ve  en az ön lisans seviyesinde yüksek öğrenim yapmış , sabıkasız vatandaşlar ise seçilme hakkına sahiptir.Bu hakların kullanılması hususu kanunla düzenlenir.

6-Seçmenler oylarını,  internet veya faksla kullanır.

7-Rey-oy;vatandaşın namusu,şerefi,siyasi iradesi ve gelecek umududur.Oyunu; araştırıp, iyi bildiği,güvendiği,cesur,dürüst kişiye emanet eder.

8-Silah altında bulunan er ve erbaşlar,askeri okul öğrencileri,polis okulu öğrencileri,tutuklu ve hükümlüler ile seçim günü Türkelinde bulunmayan T.C vatandaşları, oy kullanamazlar.

9-Eşitlik ilkesi gereği, milletvekili ve belediye başkan adaylarının en az yarısının, siyasi partilerce kadın vatandaşlardan gösterilmesi zorunludur.

39.MADDE-SİYASİ PARTİLER VE SİYASİ PARTİ ÜYELİĞİ

1-T.C devleti iki partili,yarışmacı siyasi sistemi benimseyip kabul etmiştir.Demokrasinin varlığı ve devamı,iktidar kadar muhalefet partisinin de güçlü olmasına bağlıdır.Tek veya çok partili ülkeler ya dikta yönetimi veya zayıf partilerin kurduğu güçsüz,etkisiz,kısa ömürlü,başarısız,koalisyon hükümetleri ile yönetilmekte ve bir çok değerli insanın muhalefet partilerine dağılması nedeniyle siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa sürüklenmekte, sahipsizlikten bu rejimlerin halkı ise güvensizlik,baskı,sömürü,terör,dışa bağımlılık, emperyalizm, cehalet, yolsuzluk ve yoksulluk altında ezilmektedir.

2-Demokrasi 5 yılda bir oy kullanmak değildir.Seçmenin, parti programını,gösterilen adayları, çok iyi incelemesi,seçimden sonrada verilen sözlerin tutulmasını gözetip denetlemesi.Yalan söyleyen,yandaşları kollayıp devlet imkanlarıyla zenginleştiren, sorunları çözmeyip hatta arttıran iktidarı, sandıkta cezalandırıp,değiştirmesi gerekir .Demokrasinin dikta yönetiminden  farkı budur. Demokrasilerde adayın kişiliği ile hükümetin, belediyenin halka verdiği hizmetin kalitesi  partiden daha önemlidir.

3-Ulusal hakları belirleme,Cumhuriyete, bağımsızlığa, özgürlüğe sahip çıkıp savunma görevi, Türk halkına aittir.Halk siyasi iradesini, genel seçimlerde oy kullanma ve demokratik eylemler ve kamu oyu baskısı şeklinde gösterilir.

4-Siyaset, toplumsal sorunlara çözüm üretme sanatıdır.Ülkemizde siyaset,siyasi partiler eliyle yapılır.

5-Siyasi partiler, toplumun genel ve temel,tarihsel,sosyal,siyasi görüş ve ana eğilimini temsil esasına göre kurulmuştur.İki siyasi partiden biri olan Hilal partisi milliyetçi,muhafazakar,dindar,sağcı,liberal gibi ılımlıdan aşırıya tüm sağ siyasi görüşleri,Ulusal Sosyalist parti ise devrimci, sosyal demokrat, demokratik sol, ulusalcı, yurtsever, ilerici,özgürlükçü,tam bağımsızlık taraftarları,komünist gibi aşırıdan ılımlıya tüm sol siyasi görüşleri bünyesinde toplar ve temsil eder.Parti içindeki gruplar, çalışmaları oranında taraftar ve oyları sayısınca parti politikası ve yönetiminde söz sahibi ve etkili olabilirler.Parti içinde demokrasi hakimdir.Her türlü görüş,söz hakkına sahip olup kararlar gizli,yazılı ve oy çokluğuyla alınır.

6-Hilal partisi ve Ulusal Sosyalist parti dışında üçüncü bir siyasi parti kurulamaz ve seçimlere katılamaz.

7-Yıl olarak 16 yaşına giren vatandaşlar, düşünce yapısına, dünya görüşüne,fikir ve çalışmalarını beğenip taktir ettiği insanların içinde yer almasına göre, uygun bulduğu siyasi partiye üye olma veya ayrılma hakkına sahiptir.Bir siyasi parti üyesi, aynı zamanda parti delegesidir.Hiç kimse, bir siyasi partiye girmeye,kalmaya veya çıkmaya zorlanamaz.Bir kişi, adli bir suçtan ceza almadıkça, üyesi olduğu siyasi partiden; parti disiplinine,kararına aykırı söz ve davranışı dolayısıyla çıkarılamaz.

8-Siyasi parti bölge ve genel merkez,başkanlık ve yönetim kurulu üyelik seçimine, tüm parti üyeleri , özgür iradeleriyle verecekleri dilekçeyle katıla bilir,engel konulamaz.

9-Siyasi partiler,demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.İşçiler ve unvanına bakılmaksızın,atanmış istisnai ve seçilmiş devlet memurları, bir siyasi parti üyesi olabilir. İstisnai memuriyette görevlendirilen veya bir kamu görevine seçilen tüm atanmış devlet memurları, esas görevlerinden maaşsız izinli sayılır,isterlerse süre bitiminde tekrar eski görevlerine dönerler.

10-Siyasi partiler , seçimlerde ve toplumsal konularda; sendika,meslek odası,dernek ve vakıflarla işbirliği,dayanışma ve birlikte eylem yapabilir.Kamu oyu oluşturmada ortak çalışma yürütebilir.

40.MADDE-SİYASİ PARTİLERİN UYMALARI GEREKEN ESASLAR

A-Parti faaliyetleri:Siyasi partilerin faaliyetleri,parti içi düzenlemeleri, kurulların oluşturulması ve çalışmaları,parti organlarının seçimi , demokrasi ilkelerine uygun olur.Bu ilkelerin uygulama şekli kanunla düzenlenir.Siyasi partiler,anayasa ve kanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler.Hilal ve Ulusal sosyalist partinin Başkentte  genel merkezi ve idari bölge merkezlerinde ise birer şubeleri bulunur.Ayrıca diğer il,ilçe,belde ve köylerde şube kuramaz, açamaz.

B-Genel Esaslar

1-Bölgeye bağlı yerleşim birimindeki T.C vatandaşları,  bölgedeki siyasi parti şubesine başvurarak,  parti üyesi ve delege olur.Her parti üyesi aynı zamanda parti delegesidir.Parti bölge teşkilatının tüm üyeleri bir araya gelerek 5 yıllık bir dönem için 5 kişilik parti bölge yönetim kurulunu seçer.Tüm bölge teşkilatlarının 5 kişilik yönetim kurulu üyeleri, başkentte 5 yılda bir toplanarak parti genel merkez yönetim kurulu üyelerini seçeler.Ayı kişi, ikinci defa bölge veya genel merkez yönetim kurulu başkanlığına,  aday olmaz ve seçilemez.

2-Siyasi parti , genel merkez ve bölge şubelerinde; 5 kişilik yönetim kurulu dışında üç ve beş üyeli , çalışma grupları,kollar ve ihtisas komisyonları oluşturabilir.Partilerin, kurul,kol üyeliklerine seçile bilmek için adaylık dilekçelerini doğrudan kendilerinin vermesi zorunludur.Başkası tarafından aday gösterilemez.

3-Siyasi partiler , seçimlerden bir ay önce,  geçici olarak diledikleri il,ilçe ve beldelerde seçim propaganda ve çalışma büroları açabilir.Bürolar seçim sonrası kapatılır.

4-Milletvekili ve yerel yönetim seçimleri , 5 yıllık bir dönem için Eylül ayının ilk haftasında genel seçimler adı altında ve birlikte yapılır.Milletvekili ara ve kısmi yerel yönetim seçimi yapılamaz.

5-T.C vatandaşları genel seçimlerde Hilal partisi ile Ulusal sosyalist partiden milletvekilliği için aday gösterilebilir.Veya bağımsız aday olarak belediye başkanlığı ve muhtarlık için adaylık koyabilir yada parti gösterebilir.

6-Milletvekili ve belediye başkanı seçimlerinde kullanılacak oy pusulaları , seçmenler için iki tercihlidir.Oy pusulasına adı yazılacak iki adaydan birini;  parti genel merkezi,diğerini ise parti bölge şubesi belirler.

7-Tüm bağımsız adaylar,  tekli,ortak oy pusulasında birlikte yer alır,gösterilir.

8-Aday belirlemede ön seçim yapılmaz.Adaylık başvuruları ya genel merkeze yada bölgeye yapılır.Yönetim kurulları adayların başvurularını; parti felsefesine uyum ve geçmişteki çalışmalarına göre değerlendirerek göstereceği adayları belirler.

9-Parti üyelik ödentileri , yıllık olarak ve bir defada alınır.Üyelik borcu bulunanlar; parti toplantılarına katılamaz,oy kullanamaz ve aday olamazlar.

10-Siyasi partiler, yurtdışında; büro,şube ve temsilcilik açamaz.Yurtdışına üye,  temsilci gönderemez.Yabancı,gerçek ve tüzel kişilikler ve örgütlerle işbirliği yapamaz.Yabancıların kurduğu örgütlere üye olamaz.Yabancılardan emir,para,yardım alamaz,bağış kabul edemez.

C-Siyasi Parti Gelir ve Giderleri

1-Siyasi parti gelirleri;  üye aidatları ile T.C vatandaşı gerçek kişilerin yapacağı bağışlardır.Siyasi partilere giriş,kayıt,yıllık üyelik ödentisi ve bağışlar bir BAÜ’ nün %1’i ile tamamı kadardır.İstenecek miktarı bu sınırlar içinde parti yönetim kurulu belirler.

2-Devlet,  siyasi partilere mali yardım yapamaz,ödenek aktaramaz.

3-S.partiler gelir getirici faaliyette bulunamaz,mal üretimi ve ticaret yapamaz.

4-Partiler, genel merkez ve bölge hizmet binası olarak kullanmak üzere,  taşınmaz,satın alamaz,yaptıramaz.Bina kiralayarak parti çalışmalarını yürütür.

5-Gelirlerini, T.C bankalarında TL cinsinden mevduat hesaplarında tutar,vadeli mevduat faiz getirisini alıp kullanır.

6-Harcamalarını,yönetim kurulu kararları doğrultusunda ve denetçi üye denetiminde yapar.

7-S.partiler, anonim ve limitet şirketler ile DKÖ’ ler ve yabancı kuruluşla bunların yurtiçi temsilciliklerinden, yabancı uyruklu gerçek kişilerden, maddi yardım kabul edemez,yabancılarla işbirliği yapamaz ve ortak hareket edemez.Yabancı devlet ve s-partilerle anlaşma sözleşme imzalayamaz,birliklere katılamaz.

DS.Parti Tanıtım Faaliyetleri

1-S.P liderleri veya temsilcileri,  haftada en az bir gün, TV’lerin düzenleyecekleri açık oturumda; ülke sorunlarına, partilerinin getirdiği çözümü sunarlar.Böylelikle halk bilgilendirilmiş ve duyarlılık kazandırılmış olur.

2-Din,inanç,yargı,temel eğitim ve ordu gibi toplumsal değer ve ulusal kurumlar, günlük siyasetin üstündedir ve tüm Türk halkının ortak değeridir.Kişi ve gruplar, dini ve ulusal değerleri, siyasete araç edemez.Kurumlar kutsal ve asıl öğe değildir.Kişiler kurumu temsil edemez ve kurumlar suç işleyemez.Kurumlar,devletin devamını sağlamak ve halka hizmet etmek için bir araçtır.Halka hizmet amacı olmayan sorun çözme görevi bulunmayan kurum,birim kurulamaz ve yararsız şeyler için harcama yapılamaz.

3-S.partileri halk,basın ve DKÖ vasıtasıyla 7 gün  24 saat gözetip denetler.S.parti aleyhine dava açılamaz, soruşturma ancak suç işleyen üyesi hakkında yapılır.Hilal ve Ulusal sosyalist partiden biri kapatılamaz ve siyasi faaliyetleri kısıtlanamaz.S-P.faaliyetleri ve seçimler kanunla düzenlenir.

4-S-partiler etnik ve dini inanç ayrımcılığı yapamaz.Devletin ve ülkenin adı; Türk Cumhuriyeti olduğundan, Türklük; üst kimlik,birleştirici ve belirleyici ana unsurdur.Türk kültürünü,  ulusal hakları, değerleri savunmak ayrımcılık değildir,bir yurt severlik görevidir.

41.MADDE-SEÇİMLER VE SİYASİ FAALİYET

1-Cumhuriyet meclisi seçimleri ve yerel yönetim seçimleri,genel seçimler adı altında ve birlikte yapılır.Seçim başlangıcı ve propaganda dönemi süresi, seçim gününden önceki bir aydır.Başkentte genel merkezi ve bölge merkezlerinde birer şubesi bulunan iktidar ve muhalefet partisi, seçimlere bir ay kala, geçici olarak il,ilçe ve beldelerde seçim bürosu açarak seçim çalışmalarında buluna bilir.Türkeli çapında veya yerel, bölgesel düzeyde yayın yapan TV’ler, seçim süresince adaylara,eşit şartlarda ücretsiz tartışma,tanıtım,fırsat ve olanağı tanırlar.Halkın, adayları,partileri,hedef ve programlarını tanımasına  yönelik bu tür siyasi faaliyetler, adayların ve basın mensuplarının katılacağı , açık oturum şeklinde düzenlenip,yürütülebilir.

2-Seçim dönemi süresince, devlet başkanı ve bakanlar, il,ilçe ve beldeleri dolaşarak seçim propaganda faaliyetinde bulunamaz.Görev nedeniyle gelişlerinde karşılama töreni yapılamaz, yemek verilemez.Seçim dönemi süresince, siyasi parti mensupları ve kamu görevlilerinin katıldığı,temel atma ve açılış töreni düzenlenemez.

3-TCUM,hükümet ve belediyeler, hiçbir konuda halk oylaması,referandum düzenleyemez ve yaptıramaz.Halkın istekleri ile ulusal haklar, kamu yararı göz önünde bulundurularak; vicdani sorumluluğu üstlenip, TCUM yasa çıkararak veya GKK ile hükümet yayınlayacağı BKK ile belediyeler ise yerel meclis kararı ile bağlayıcı ve uygulanacak olan kesin,icrai kararı alır.Özel kuruluşlar, üniversiteler,DKÖ’ ler,basın,kamu oyu araştırması, anket ve eğilim yoklaması yaptırabilir.

42.MADDE-TCUM SEÇİMLERİNİN YENİLENMESİ

Hükümetin istifası,devlet başkanının yargıya sevki, bakanlar kurulunun güvensizlik oyuyla düşürülmesi,hükümet buhranı,genel bütçenin TCUM genel kurulunda kabul edilmemesi,genel siyasi ve ekonomik istikrarsızlık veya TCUM üye sayısının yarı yarıya boşalması hallerinde TCUM başkanı; grup başkanları ve meclis başkanlık divanı üyeleriyle görüşerek, genel seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.Yenilenme kararının açıklanmasından sonra en geç bir ay içinde genel seçimlere gidilir.

43.MADDE-SEÇİMLERİN GENEL YÖNETİM VE DENETİMİ

1-Seçimler,yargı organının genel yönetimi ile basının gözetim ve denetimi altında yapılır.

2-Seçimlerin başlamasından bitimine kadar düzen içinde yönetimi,kurallara uygun şekilde işlemlerin yaptırılması,seçim süresince ve seçimden sonra seçimle ilgili şikayet ve itirazların incelenip karara bağlanması, seçilenlere seçim belgelerinin verilmesi görevi,il ve ilçe hukuk mahkemesi savcılarının başkanı olduğu seçim kurallarına aittir.Seçim kurulunun diğer dört üyesi hilal partisi temsilcisi,ulusal sosyalist parti temsilcisi,basın odası temsilcisi ve adli işler müdüründen oluşur.

3-Seçim kurulu kararı kesindir.

4-Bölge Adalet Kurulu, ciddi bir suç ihbarı ve kesin kanıt üzerine, oylama ile ilgili belge ve tutanakları,  yeniden inceletebilir.

5-Bölge Adalet kurulu ile il ve ilçe seçim kurullarının seçimle ilgili görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.

6-Belde ve köylerin seçim işlerini, bağlı oldukları il ve ilçe adliyesiyle seçim kurulları,  bakıp yürütür.Genel seçimler , her türlü teknik,alet ve cihaz kullanılarak yapılır.

                            CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI

YASAMA ORGANI:TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ ULUSAL MECLİSİ

44.MADDE-KURULUŞU VE SEÇİM BÖLGELERİ

1-TCUM,tek dereceli ve tek organlıdır,ayrıca birde senato,konsey oluşturup kurulamaz.TCUM,  halkın özgür iradesiyle ve genel oyla seçilen yüz milletvekilinden , ulusal temsilciden kurulur.Türkeli nüfus durumuna göre;  il,ilçe ve beldeler ölçeğinde,  bir ile üç milyon nüfuslu,  95 seçim bölgesine ayrılır ve her dar bölgeden bir ve dış Türklerden beş milletvekili seçilir.

2-TCUM,Türk ulusunun kurucu,özgür iradesi,tam bağımsızlık,egemenlik,saygınlık,şeref ve yaşam umudunun simgesi,dilde,fikirde,törede,kültürde,iş de birliğini sağlayacak cesur ve dürüst temsilcisi,halkın vicdanının gür ve özgür sesidir.Ulusal temsilcileri, hiç kimse ve kurum susturamaz,kısıtlayamaz.

45.MADDE-ULUSAL TEMSİLCİ SEÇİLME YETERLİLİĞİ

1-Yıl olarak 22 yaşına giren ve 50 yaşını geçmeyen,en az ön lisans seviyesinde bir yüksek öğrenim kurumundan diploma alan,sabıkasız her T.C vatandaşı, bir siyasi partiden milletvekili seçilebilir veya dış Türkler temsilcisi olarak ulusal mecliste yer alabilir.

2-Ancak 12 aydan daha fazla süreli hapis cezasına hüküm giymiş olanlar,yıl olarak 50 yaşını dolduranlar ve önceden milletvekilliği yapanlar ikinci defa ve dönem için milletvekilliğine aday gösterilemez ve milletvekili seçilemez.

3-Milletvekili seçilebilmek için bağımsız adaylık konulamaz.Milletvekili adaylarını siyasi partiler gösterir,Halk özgür iradesiyle seçer.Beş,dış Türkler ulusal temsilcisini ise Türklerin yurtdışında en çok bulunduğu ülkedeki en çok üyeli üç STÖ’ nun gösterdiği; üçerden dokuz aday içinden beşini , TCUM başkanı seçer.

4-Unvanlarına bakılmaksızın tüm atanmış kamu görevlileri, bir siyasi partiden millet vekilliğine aday olabilir.Adaylık için kamu kurumundan izin alınmaz ve görevden ayrılınmaz.Millet vekili seçilenler , kamu kurumundaki memuriyet görevinden maaşsız izinli sayılır.İsterse süre bitiminde eski görevine döner.

5-Eşitlik ilkesi gereği,  partilerin milletvekili adaylarının en az yarısının, kadın vatandaşlardan göstermesi zorunludur.

46.MADDE-TCUM’ UN SEÇİM DÖNEMİ VE SEÇİMLER

1-TCUM seçimleri,  beş yılda bir,  eylül ayının ilk haftasında yerel yönetim seçimiyle birlikte ve genel seçimler adı altında yapılır.

2-Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebilir.Anayasada belirtilen şartlar altında TCUM başkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir.Meclisin yeni bir seçimle başlayan çalışma süresi, beş yıllık bir dönemi kapsar.Yenilenmesine karar verilen meclisin yetkileri, yeni meclisin üyelerinin seçilmesine kadar sürer.

3-Boşalan meclis üyelikleri için milletvekili ara ve kısmi yerel yönetim seçimi yapılamaz.Ancak boşalan üyelerin sayısı, üye tam sayısının yarısına ulaşırsa, TCUM başkanınca genel seçimler yenilenir.

ÜYELERLE İLGİLİ HÜKÜMLER

47.MADDE-TEMSİL YETKİSİ

1-TCUM üyeleri , seçildikleri bölgeyi , seçim çevresini ve bölge insanlarını temsil ederler.

2-Milletvekilliği ve politika,  bir meslek değildir. Millete hizmetin bir aracıdır.Fedakarlık, feragat, idealist, ilkeli,dürüst,cesur,ileri görüşlü, yurtsever ve vicdanlı davranış gerektiren, ailesine övünç veren,  onursal bir kamu görevidir.Devletin sahibi ve halkın vicdanının mert sesi olmaktır.

48.MADDE-ÜYELİK ANDI

1-TCUM üyeliğine seçilenler, bu yemin metni yazılı belgeyi imzalayarak göreve başlarlar.  2-“T.C anayasasına sadakatle bağlı kalacağıma, Türk Cumhuriyetinin uluslar arası ilişkilerde eşit, tam bağımsız, egemen, bağlantısız, haklının ve mazlumun yanında, güçlü, etkin ve saygın bir yere sahip olması, vatandaşlara güvenli Cumhuriyet sistemi içinde, demokratik , laik, onurlu, adaletli, huzurlu ve insanca bir hayat sağlaması, halkın DKÖ’ler vasıtasıyla yönetime katılması, devletini benimseyip sahiplenmesi için; hukuk kurallarına uygun , insanlara, T.C kuruluş iradesine saygılı, olumlu, dürüst, kamu oyu isteklerine duyarlı ve anlayışlı davranacağıma, kamu yararını, toplum çıkarlarını, ulusal hakları ve hukukun üstünlüğünü, kişisel menfaatlerin üzerinde tutacağıma, devlete borç, kredi, hibe aldırmayacağıma, görev ve vicdani sorumluluk bilinci içinde fedakarlık, dürüstlük, ileri görüş ve içtenlikle çalışacağıma, Cumhuriyeti gözetip koruyacağıma, Türk halkının özgürlüğüne ve T.C devletinin tam bağımsızlığına sahip çıkıp,yurdumu ve ulusal hakları , cesurca savunacağıma, inancım,namusum ve şerefim üzerine söz veririm.”

49.MADDE-ULUSAL TEMSİLCİLERİN YAPABİLDİĞİ İŞLER İLE ALAMAYACAĞI İKİNCİ İŞ VE GÖREVLER

A-Milletvekili Unvanlarını Taşırken Yapabileceği İş ve Görevler

1-TCUM başkanı,başkan vekili ve meclis idare amiri seçilebilir.

2-Meclis siyasi partiler grup başkanı ve başkan vekili olabilir.

3-Devlet başkanı seçilebilir.

4-Siyasi parti teşkilatında yine çalışıp,parti içi çeşitli kurul ve komisyonlarda görev alabilir.

5-Avukatlık stajını yapabilir.

6-Akademik kariyerini devam ettirebilir,derslere girebilir.

7-Dernek,vakıf,meslek odası gibi DKÖ ve STK’ ların yönetim kurulunda görev alabilir.

8-Ulusal temsilcilik görevini aksatmamak şartıyla özel işinde veya özel sektörde çalışmasını yine sürdürebilir.

9-Özel şirket yönetim kurullarında görev alabilir.

10-Yazılı,sözlü ve görsel basın ile spor kulüplerinde;  yazarlık,sanatçılık ve spor yapabilir.

B-Milletvekilliğiyle Bağdaşmayan Görev ve Hizmetler.

1-Asli görevlerinden biride hükümeti,yürütmeyi,idareyi,yönetimi gözetip denetlemek olduğundan bakanlar kurulunda görev alamaz,bakanlık yapamaz.

2-Devlet başkanlığı genel sekreteri,devlet başkan vekili,hükümet sözcüsü olamaz.

3-Atanmış(şef ve her çeşit unvanlı memur),istisnai görevli(daire başkanı,büyük elçi, müdür, uzman)  veya seçilmiş(belediye başkanı ve muhtar gibi)başka bir devlet memuriyetini bu göreviyle birlikte yürütemez.

4-Yabancı bir ülke vatandaşlığına geçemez.Yabancı bir ülkenin,şirketin temsilciliğini veya elçilik,müdürlük gibi bir görevi kabul edip yapamaz,sözcülüğünü üstlenip yürütemez,Yabancı ülke vatandaşlığına geçen bir milletvekili yada başkanın üyeliği,görevinden ayrılmış sayılıp kendiliğinden düşer.

5-Kamu kurumlarında,  yargıda,idari ve teknik kurullarda görev alamaz.

50.MADDE-YASAMA DOKUNULMAZLIĞI

1-TCUM üyeleri, meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden,mecliste açıklayıp ileri sürdükleri düşüncelerden veya bu konuları,  meclis dışında tekrar edip konuşmaktan dolayı suçlanamaz,yargılanamaz,tutulup sorguya çekilemez ve cezalandırılamaz.Ayrıca idari,hukuki,mali ve siyasi olarak ta sorumlu tutulamaz.

2-Milletvekilleri, yasama görevlerinden dolayı,  sadece kendi vicdanlarına karşı sorumludur,ancak halk vicdanında yargılanabilir.

3-Yasama dokunulmazlığı , TCK’ da sayılan adli suçları kapsamaz.Milletvekilleri, adli suçlara ilişkin yargılamada diğer devlet memurlarıyla aynı şart ,durum ve haklara sahiptir.

51.MADDE-ÜYELİĞİN DÜŞMESİ

1-Seçimden önce veya sonra, adli bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili , seçilmiş bir kamu görevlisi olduğundan, diğer devlet memurları gibi genel hükümlere göre, tutuksuz olarak yargılanır.Yargılama için savcılar ve hakimler izin almazlar.Ancak milletvekilleri, polise,adliyeye çağrılamaz,götürülemez,tutulamaz,ifadesi alınamaz ve sorguya çekilemez.Suçlamalara ilişkin yazılı savunma vermesi istenir.Suçlama,suç,iddia savcılıkça ciddi,savunma ise yetersiz görülüp mahkemede dava açılırsa ve milletvekilleri isterse, avukat aracılığıyla kendisini temsil ettirip savunur.Yargılama sonucu verilen ve kesinleşen cezalar ,hemen uygulanır.12 ay ve daha az verilen hapis cezaları,  paraya çevrilir.Hakkında oniki aydan fazla süreli hapis cezası verilen  ve cezası kesinleşerek sabıkalı olan milletvekilinin durumu,  TCUM başkanlığına bildirilir.Kesinleşen ceza hükmünün TCUM başkanlığına ulaşmasıyla birlikte, milletvekili seçilme yeterliliğini kaybettiğinden , milletvekilinin TCUM üyelik sıfatı ve yasama dokunulmazlığı,kesinleşmiş mahkeme kararı ve yasa gereği , doğrudan ve kendiliğinden düşüp,sona erer.Ayrıca meclisin dokunulmazlığı kaldırma,yargılanmasına karar ve üyeliğin düşmesine izin vermesine gerek yoktur.Meclis başkanlığı , yazılı olarak ilgiliye ve partisine , TCUM üyelik sıfatının sona erdiğini bildirir.

2-Ayrıca ulusal temsilcilik görevinden istifa eden,T.C vatandaşlığından çıkan,yabancı bir ülke vatandaşlığına geçen,işlediği bir suç nedeniyle yurtdışına kaçan veya yurtiçinde saklanarak on toplantı ve işgünü meclise gelmeyen,siyasi parti üyeliğini değiştirip,seçildiği partiden ayrılarak diğer partiye geçen,milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya bir hizmeti sürdüren, meclis çalışmalarına on iş günü katılmayan milletvekillerinin  üyeliği,bu durumlarının TCUM başkanlığına iletilmesi veya rapor ve tutanakla belgelenmesiyle  kendiliğinden sona erer.Partisinden istifa eden milletvekili , meclis üyeliğini bağımsız olarak sürdürür.

3-Yasama dokunulmazlığı ve milletvekilliği düşen kişi, yazılı bildirim tarihinden itibaren on gün içinde, TCUM başkanlığına bir dilekçe ile başvurarak , üyeliğin sona erdirilmesi konusunun yeniden incelenmesini isteyebilir.İtiraz üzerine, TCUM başkanlığının verdiği karar kesindir.Yargıya başvurulamaz.

4-T.C devleti aleyhine faaliyet gösteren veya suç işleyip yurtdışına kaçanların,yargı yoluyla malvarlıklarına,banka hesaplarına,Hazinece el konulur ve varsa emekli maaşları; yargı kararı üzerine,idari işlemle kesilir.

52.MADDE-ULUSAL TEMSİLCİLERE ÖDENECEK ÜCRET VE YOLLUKLAR

1-TCUM üyeleri, seçilmiş devlet memurları olduğundan;  öğrenim durumu ve varsa sigortalı hizmet süresine göre, maaş cetveline intibakı yapılır.Aylık maaş ve tazminatlar , ödeme cetveline göre verilir.Ödenecek aylık maaş,  bir BAÜ’ nün dört katını geçemez.

2-Milletvekillerine ayrıca her ay , bir BAÜ tutarında yurtiçi,gözerim,denetim ve geçici görev yolluğu ödenir.

3-TCUM üyeliğine seçilmeden önce , emekliliği hak ederek emekli aylığı bağlananlara , yapılan bu ödeme kesilmez.

4-Görevli gitme , izin ve özrü dışında,TCUM toplantı ve çalışmalarına katılmayanların, gelmedikleri günler için tazminatları ve yollukları kesilir.

5-Milletvekillerine maaş,tazminat,yolluk ödemesi ile sosyal güvenlik hakkı,tedavi hizmeti verilmesi ve emekli maaşı konularında diğer memurlara göre ayrıcalık,farklılık,üstünlük tanınamaz.                   

 

CUMHURİYET MECLİSİNİN SORUMLULUKLARI

53.MADDE-TCUM’ UN GÖREV VE YETKİLERİ

   Bu konularda izin vermeye,karar almaya,ulusal meclis yetkilidir.

1-Kanun koymak,değiştirmek ve kaldırmak.

2-Kanun konusu olmayan hususları,meclis komisyonu yada genel kurul kararı olarak düzenlemek.

3-Beş yıl süreli genel bütçe tasarısını ve yıllık uygulama programlarını, görüşüp kabul etmek.

4-Hükümetin, bir önceki yıl ulusal gelirinin %30’ unu aşan oranda para basılması isteğini, uygun bulmak.

5-İkili veya uluslar arası antlaşma ve sözleşmeleri,tam bağımsızlığı ve ulusal hakları gözeterek uygun bulmak.

6-Bakanlar kurulunun,  sıkı yönetim ilan kararını ve süre uzatım önerilerini onaylamak.

7-Ulusun birliği,ülkenin bütünlüğü,ulusal bağımsızlık,siyasi,askeri bağlantısızlık,ekonomik yeterlilik,ulusal egemenlik,laiklik ve ulusal hakların gözetip korunması.T.C devletini,ulusal bağımsızlığın sembolünü,ulusun özgür ve cesur iradesinin,azim ve kararının temsilcisi TCUM ile Türk gençlerinden oluşan ulusal orduyu, geleceğe taşımak.Ulusal güvenlik,siyaset belgesini uygun görmek,güncelleştirmek.

8-Hükümetçe yayınlanan BKK’ları, on millet vekilinin itirazı üzerine; anayasaya,ulusal haklara ve kamu yararına aykırılık yönünden incelemek ve gerekirse yürürlükten kaldırmak.

9-Yabancı bir ülkeye Türk askeri güç ve silahlarının gönderilmesine veya T.C’ ye düşmanlık yapan bir ülkeye karşı savaş ilanına karar vermek.

10-Hükümetin karar ve bakanlıkların çalışmalarını gözetip denetlemek.

11-Yasada belirtilen şartlara göre; il,ilçe ve belde belediyesi ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin kurulması,değişiklik yapılması veya kaldırılmasına karar vermek,idari ve coğrafi bölgeleri düzenlemek.

12-TCUM,bakanlık,belediye,üniversitede ve temel eğitim okulları için bakanlıkların dağıtımını yaptığı atanmış,istisnai ve seçilmiş devlet memurları ile subay,sözleşmeli asker ve TAE gören er,erbaş,askeri okul ve polis okulu öğrenci kadrolarının çıkarılmasını veya kaldırılmasını kabul etmek.

13-Hükümet,bakanlık,yerel yönetim,yargı,iç-dış güvenlik kuvvetleri,üniversite,temel eğitim kurumları ile özel sektör kuruluşları,sendika ,siyasi parti,DKÖ ve STK’ ların hukuka,yasaya,ulusal haklara,kamu yararına aykırı toplum düzenini sarsıcı karar,hizmet,eylem,harcama ve faaliyetlerini; doğrudan veya ihbar ve şikayet üzerine, suç anında,işlem sırasında gözetip denetlemek ve suçluları yargıya sevk etmek.

14-Devlet,vakıf veya yabancılar tarafından , eğitim bakanlığından izin alarak kurulan üniversitelerin; eğitim,öğretim,araştırma ve akademik faaliyetini; anayasa,kanun,kamu yararı ve ulusal haklara uygunluk açısından gözetip denetlemek.

15-Dilekçe hakkına dayanılarak yapılan başvuruları; meclis komisyonları olarak inceleyip,ulusal haklar , adalet ve kamu yararı ilkesi gözetilerek karara bağlamak.

16-Anayasa ve diğer yasaların ilgili maddelerinde ön görülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek.

54.MADDE-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ, KANUNLARIN  TEKLİF EDİLMESİ VE GÖRÜŞÜLMESİ

1-Kanun tasarı,madde değişikliği,antlaşma ve kararları teklif etmeye yetkili olanlar:

a-TCUM başkanı

b-En az on kişilik bir milletvekili veya siyasi parti grubu

c-Hükümet adına bakanlar kurulu

d-Bakanlıklar;

sadece kendi görev alanına ilişkin konularda kanun tasarı ve madde değişikliği teklifi yapabilir.

2-Görüşme süresi;  kanun tasarı ve değişiklik tekliflerinin, meclis başkanlığına sunulmasıyla birlikte gündeme alınarak en geç on gün içinde komisyon ve yine on gün içinde de genel kurulda görüşülmesi zorunludur.

3-Oylamalar; gizli,yazılı veya elektronik cihazla dijital-sayısal olarak yapılır.Hatalı ve kullanılmayan oylar dikkate alınmaz.

4-TCUM komisyon ve genel kurul çalışma,görüşme,usul ve esasları , iç tüzükle düzenlenir.

5-Kanun tasarı ve değişiklik teklifleri , genel kurulda; bir bütün olarak görüşülüp oylanır.Bölüm,madde ve fıkralar ayrı ayrı okunup oylanmaz.

6-Kanun tasarı ve değişiklik teklifi,  katılan üyelerle görüşülür.Katılanların oy çokluğu yani yarıdan bir fazlasının oyuyla kabul edilir.

7-Anayasanın değiştirilmesi;  kanunlardan ayrı olarak anayasa değişikliği;  en az TCUM üye tam sayısının üçte ikisi tarafından teklif edilir.Değiştirme teklifi de yine  genel kurulda meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla kabul edilir.

55.MADDE -KANUNLARIN TCUM BAŞKANLIĞINCA YAYINLANMASI

1-Meclis başkanı , TCUM tarafından kabul edilen kanunları, on gün içinde yayımlar veya yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde TCUM’ a geri gönderir.TCUM geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse kanun meclis başkanlığınca yayınlanır.Meclis geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa meclis başkanı değiştirilen kanunu, tekrar geri gönderebilir.

2-Anayasa değişiklikleri,meclis genel kurul kararları ve genel bütçenin yayımlanması da bu hükme tabidir.

3-Yeni çıkarılan bir kanun, yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.Geriye,öncesine işletilemez.Uygulaması da ertelenemez.Ayrıca geçici nitelikte kanun çıkarılamaz.

56.MADDE-İKİLİ VE ULUSLARARASI ANTLAŞMA VE SÖZLEŞMELERİ UYGUN BULMAK

1-T.C adına, yabancı devletlerle ve  uluslararası kuruluşlarla yapılan antlaşma ve sözleşmelerin uygulanması ancak TCUM’ un bunları,genel kurul kararıyla uygun bulmasına bağlıdır.Hiç bir kişi , kurum,uluslar arası kuruluş ve yabancı bir meclisin kararı, TCUM’un  iradesinin üzerinde olamaz.

2-Mali bakımdan bir yüklenme getirmeyen, kişi hallerine ve yurtdışındaki Türklerin haklarına dokunmayan,  devlet güvenliğini ilgilendirmeyen, askeri,siyasi ve idari mahiyette olmayan,ekonomik,teknik ve kültürel işbirliğiyle değişim ve ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan sözleşmeler, BKK ile yürürlüğe konabilir.Ancak bu sözleşmelerde yayımlarından başlayarak on gün içinde TCUM’ un bilgisine sunulur.Meclis her zaman, ulusal haklara, egemenlik ve bağımsızlığa aykırı gördüğü; anlaşma,protokol ve sözleşmeleri reddeder,kaldırır,yok sayar.

3-İkili ve uluslar arası bir antlaşmaya dayanan, ek uygulama programı antlaşmaları ile bunların verdiği açık yetkiye göre hükümetin , BKK ile yaptığı, ek siyasi, ekonomik, teknik, idari veya kültürel protokol ve sözleşmelerinde en çok on gün içinde , TCUM’ un bilgisine sunulması zorunludur.

4-TCUM’un , GKK ile uygun bulup onaylamadığı hiçbir karar,ek anlaşma, sözleşme, protokol,belge,beyan bağlayıcı değildir,uygulanamaz.

5-T.C kanunlarında değişiklik yapılmasını gerektiren veya kişi haklarına ilişlin her türlü antlaşmaların yapılmasında,  birinci fıkra hükmü uygulanır.

6-T.C devleti kurumları ve T.C vatandaşlarıyla ilgili yabancı meclis, mahkeme ve kuruluşların aldığı kararlar, TCUM’ ca uygun bulunup GKK ile onaylanmadıkça; T.C kamu kurum ve özel kuruluşlarını bağlamaz,uygulanmaz.Birleşmiş milletler teşkilatı,  uluslar arası adalet divanı,AB,GB,NATO,AİHM ile yabancı meclis, kurul tahkimi  ve  mahkeme kararları da bu madde hükmüne tabidir.

57.MADDE-KANUNLARIN VE BKK’ NIN İPTAL İSTEMİ

Kanun, antlaşma,sözleşme,GKK ve BKK’ ların; esas, yetki,şekil,sebep ve maksat yönünden;  insan haklarına, eşitliğe, hukukun genel prensiplerine,ulusal haklara,kamu yararına veya anayasaya aykırılığı iddiasıyla TCUM’ a başvurma ve yeniden görüşülerek tamamının veya bazı maddelerinin iptalini isteme,hak,yetki ve görevi, kanun teklif etmeye yetkili olan meclis başkanı,milletvekilleri,siyasi parti meclis grubu,bakanlar kurulu ve bakanlara aittir.Bazı kanun ve kararların iptalini isteyen mahkeme,DKÖ, basın,sendika ve meslek odaları , bu isteklerini; yazılı ve gerekçeli olarak kanun teklif etmeye yetkili kamu görevlilerine veya ilgili bakanlara iletirler.Bu istemlerini her zaman basına açıklayabilirler.

58.MADDE-BAKANLAR KURULUNA YETKİ DEVRİ

TCUM yetkilerini,  kısmen veya tamamen ,kişi veya kurumlara devredemez.Hükümete yada olağan üstü durumlarda TSK’ ya,  kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilemez.Hükümet ancak kanunların uygulanmasına  ve ekonomik düzenlemelere ilişkin BKK yayınlayabilir.

59.MADDE- VE ULUSAL DEVLET POLİTİKASININ BELİRLENMESİ

1-Ülkenin silahlı saldırıya uğraması veya savaş tehlikesi durumunda; TSK’ nın –Türk ordusunun kullanılması ve savaş hali ilanı ile TSK’ nın yabancı ülkelere gönderilmesine  ve Türk ordusunun savaşa katılmasına izin verme yetkisi TCUM’ a aittir.

2-Yabancı silahlı kuvvetlerin,yabancı askerlerin, silahlı veya silahsızda olsa; Türk ülkesine girmesine,bulunmasına,yurdumuzda askeri üs, tesis, askeri havaalanı veya liman kurmasına asla izin verilemez.Savaş tehlikesi durumunda TCUM tatilde ise derhal toplanarak bakanlar kurulunun istemini görüşüp karara bağlar.

3-T.C ülkesinin, ulusal,resmi devlet politikası ve milli ğüvenlik siyaseti ilkelerini; T.C nin özgür,tam bağımsız,bağlantısız,egemen,demokratik,laik bir hukuk devleti olma niteliğini koruyarak TSK’ nın önerisi üzerine, TCUM belirler.

4-Vatan; inanç,can ve namus gibi kutsal ve Türkün şerefidir,yabancılara çiğnetilemez.Vatan kahramanca savunulup,son alperen,son Mehmetçik,son Tomris hatun hakka yürüyüp,şehit olup,toprağa düşmeden teslim edilemez.

                                            

 

                                          TCUM FAALİYETLERİ

60.MADDE-TOPLANTI VE TATİL

1-TCUM, eylül ayının ilk Salı günü, kendiliğinden toplanır.Meclis bir yasama yılında kış,yarıyıl(1-31 Ocak) ve yaz tatili(1 Temmuz-1 Eylül) olmak üzere toplam üç ay tatil yapar.

2-TCUM, haftada üç gün,ayrıca bir çağrıya bağlı olmadan düzenli şekilde toplanır.Milletvekilleri ara verilen Cuma,cumartesi,Pazar ve pazartesi günlerini seçim bölgelerinde geçirebilir.

3-Meclis,hafta sonu,resmi bayram ve tatil sırasında on milletvekili veya  bakanlar kurulunun istemi üzerine ve meclis başkanınca toplantıya çağrılır ve TCUM çalışmalarını,bu toplantıyı gerektiren konu görüşülünceye kadar,devam ettirir.

61.MADDE-MECLİS BAŞKANLIK DİVANI SEÇİMİ

1-Meclis, genel seçim sonuçlarının kesin olarak açıklanmasından bir tam gün sonra açılır.Meclise başkan seçilinceye kadar , en yaşlı üye başkanlık eder.Yeni dönem yasama gününde,  yeni seçilen ulusal temsilciler,  yemin eder.

2-TCUM başkanlık divanı; meclis üyeleri arasından seçilen bir meclis başkanı,üç başkan vekili ve bir meclis idare amirinden oluşur.Yemin töreni bitiminin ertesi günü, meclis başkanı,başkan vekilleri ve meclis idari amiri seçimi yapılır.Siyasi parti gruplarının göstereceği, ikişer aday arasından; gizli oyla, bir meclis başkanı,üç başkan vekili ve bir meclis idari amiri seçilir.Başkan vekilinin birinin iktidar,diğerinin muhalefet partisinden,üçüncü kişininde bağımsızlardan olması zorunludur.Bağımsızlar, dillekçe vererek kendileri aday olurlar.Başkan,başkan vekili ve idare amiri, tüm toplantılara katılıp oy kullanabilir.

3-Seçimler tek turlu olup,en çok oy alan aday seçilmiş olur,süreleri 5 yıldır.

4-Siyasi parti genel başkanları aynı zamanda siyasi parti meclis grup başkanıdır.Her siyasi parti meclis grubu, kendi içinden; iki grup başkan vekili ve iki siyasi parti grup sözcüsü seçip,görevlendirir.

62.MADDE-TCUM BAŞKANININ GÖREV VE YETKİLERİ

A-Cumhuriyet Meclisi Başkanı:Yasama organının,ulusal kurultayın,Türk devletinin,halk egemenliğinin,ana meclisin temsilcileri ve başıdır.Bu sıfatla Türk Cumhuriyetini,Türk halkını ve T.C vatandaşlarının birliğini temsil eder.Anayasanın uygulanmasını,ulusal hakların korunmasını,Cumhuriyetin,tam bağımsızlığın,bağlantısızlığın savunulması,devlet organlarının genel olarak düzenli ve uyumlu çalışmasını,vatan kadar kutsal olan halkın can,namus,özgürlük ve mal güvenliğinin sağlanmasını gözetir.

B-Meclis Başkanının Yapacağı Görev ve Kullanacağı Yetki

a)Yasama İle İlgili Olanlar

1-Yasama yılının ilk günü ulusal mecliste açılış konuşması yapmak.

2-TCUM’ u toplantıya çağırmak.

3-Kanunları yayımlamak.Yasa koruyucu olarak, çıkarılan yasaların; ülkenin bütünlüğünü,halkın birliğini,barış ve uzlaşıyı sağlamasını gözetmek.

4-TCUM genel kurul kararlarını yayımlamak.

5-Komisyon kararlarını onaylayıp yayımlamak.

6-Kanun ve kararları tekrar görüşülmek üzere,gerekçeli olarak meclise,komisyona geri göndermek.

7-Dış Türklerce önerilen 9 aday içerisinden, dış Türkler temsilcisi 5 bağımsız milletvekilini, seçip belirlemek.Bu 5 üye Asya,Avrupa,Afrika,Amerika ve Okyanusya adalarında yaşayan Türkleri temsil ederler.

8-Meclise kanun,anlaşma ve karar tasarısı ile değişiklik teklifi sunmak.

9-Komisyonlara görev vermek ve meclis gündemini belirlemek.

10-Bakanlar kurulunun güvensizlik oyuyla düşürülmesi,TCUM üye sayısının yarı yarıya boşalması,Hükümetin istifası,devlet başkanının yargıya sevki,genel bütçenin TCUM genel kurulunda kabul edilmemesi,hükümet buhranı,genel,siyasi ve ekonomik istikrarsızlık hallerinde; TCUM ile birlikte yerel yönetim seçimlerinin de yenilenmesine karar vermek.TCUM genel kurulu, her zaman erken seçim kararı alarak,genel seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.Bu hakkı saklıdır.

11-TCUM iç tüzüğünü düzenlemek,yenilemek ve uygulamak

12-TCUM’ un uygun bulduğu ikili ve uluslar arası anlaşma ve sözleşmeleri yayımlamak.

b)Yürütme Alanına İlişkin Olanlar

1-TCUM adına TSK başkomutanlığını temsil etmek.

2-T.C ülkesinin ulusal,resmi devlet politikası,5-10-50 ve 100 yıllık ulusal hedefleri; tam bağımsızlık,bağlantısızlık ve Cumhuriyete yönelik dış ve dış destekli iç tehditleri,  uluslar arası gelişme ve ulusal şartlara göre , TSK’ nın önerisi ve hükümetin BKK ile yapacağı teklif üzerine , yeniden belirlenmesini sağlamak ve uygulanmasını gözetmek.

3-Ticaret,sanayi,tarım ve vatan savunmasında T.C devletini; dışa bağımlılıktan, uydu ve mandalıktan, kapitülasyon ve tahkimden kurtarıp,ülkenin ve halkın;  tam bağımsızlığını ,bağlantısızlığını, özgürlüğünü sağlamak.

4-T.C devleti temsilcilerini, yabancı devletlere göndermek ve Türkeline gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek.

5-Siyasi  ekonomik istikrarsızlık  ve kriz sonucu; egemenlik ile iç ve dış güvenliğin tehlikeye girdiği buhran durumlarında, TCUM’ da genel görüşme yaptırmak. Meclis üyelerinin, TSK,Polis veya bakanlıklarca bilgilendirilmesini sağlamak. Gerektiğinde hükümeti uyarmak, istifasını istemek.

6-Genel seçimlerde, en çok TCUM üyesi,milletvekilliği kazanan siyasi parti genel başkanını;  hükümeti kurmak üzere görevlendirmek.Bakanlar kurulu listesinin onayına sunulması üzerine;  en çok beş gün içinde,  devlet başkanlığını onaylamak ve gerektiğinde istifasını kabul etmek.

7-Devlet başkanının teklifi üzerine,  bakanları onamak veya gerektiğinde görevden almak ve istifasını kabul etmek.

c)Yargı İle İlgili Olanlar

1-Sürekli hastalık,engellilik,çocuk suçlu ve yaşlılık gibi sebeplerle T.C vatandaşlarının veya ülkemizde suç işleyip yargılanan yabancıların kesinleşmiş cezalarını hafifletmek veya tümüyle kaldırmak.

2-Hukukun üstünlüğü,yargının bağımsızlığı,siyasi tarafsızlık,adaletin sağlanması,kamu yararı,ulusal hakların korunup savunulması ve adaletin kutsallığı ilkelerine aykırı duyumlar aldığında,  bölge adalet kurulu ve ilgili yargı başkanlarına durumu bildirmek ve konunun incelenmesini istemek.

63.MADDE-İÇTÜZÜK,SİYASİ PARTİ GRUPLARI VE KOLLUK İŞLERİ

1-TCUM çalışmalarını , kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür.

2-Parti grupları,meclisin komisyon ,inceleme,araştırma,soruşturma kurulu ve diğer çalışma faaliyetlerine;  üç iktidar ve iki muhalefet partili üyeyle katılır.Meclis komisyonları beş üyelidir.

3-Bir siyasi parti grubu,  en az on üyeyle kurulur.

4-TCUM’ un bina,tesis,eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri , meclis başkanı adına,meclis idare amiri tarafından düzenlenip,yürütülür.Güvenlik ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar polis veya özel güvenlik şirketi,personeli,meclis başkanlığı emrine verilir.TSK,Cumhuriyet meclisi ve devlet başkanlığının güvenlik hizmetlerinde görev almaz,bireyleri koruma hizmeti vermez.

64.MADDE-TCUM ÇALIŞMA TAKVİMİ,MECLİS TOPLANTI VE KARARLARI

1-TCUM normal olarak haftanın Salı,Çarşamba ve Perşembe günleri,13.30-17.30 saatleri arasında katılan üyelerle toplanır.

2-Gerek görülürse, karar alınarak hafta sonları ve saat 17.30’dan sonrada toplantı ve görüşme yapılabilir.

3-Bir sonraki haftanın meclis gündemi,TCUM başkanlığınca belirlenerek her Perşembe günü üyelere dağıtılır.Ayrıca komisyondan geçmiş kanun tasarı ve değişiklik teklifleri ile diğer görüşme konuları bastırılarak,  önceden üyelere bilgi için verilir.Gündem ve görüşme konuları meclis,internet,web sayfasında da yayınlanır.

4-Meclis , genel ve normal çalışma gün ve saatinde,  katılan üyelere toplanır ve belirlenmiş olan gündemi , katılan üyelerle görüşür.Mecliste üyelerin konuşmalarını , resmi devlet dili Türkçe ile yapması zorunludur.

5-Gündem dışı görüşme,konuşma,cevap verme veya genel kurul kararı ile kanun tasarı ve değişiklik teklifleri , en az on kişilik milletvekili grubunun yazılı , imzalı gerekçeli önergesiyle yapılabilir.Tekliflerin gündeme alınması , gizli dijital oylama ile kararlaştırılır.

6-Mecliste, GKK alınması,  kanun konulması,kaldırılması veya değiştirilmesi işlemleri,yazılı ve gizli oylamayla yapılır.

7-Oylar; evet-kabul veya hayır-ret şeklinde olmak üzere iki çeşit kullanılır.Meclise gelmeyen,oylamaya katılmayan yada oy vermeyen millet vekilleri,  hesaplamada dikkate alınmaz.

8-Meclisin her çalışma günü ve her gündem konusunda, siyasi parti genel başkanı , grup başkan vekili veya grup sözcüsü ile her siyasi partiden iki milletvekili olmak üzere toplam üç millet vekili parti adına görüş açıklar.Ayrıca her siyasi partiden ikişer millet vekiline ve varsa bağımsızlardan iki millet vekiline bireysel konuşma hakkı verilir. Ayrıca kanun tasarısı ve değişiklik teklifini yapan guruptan bir vekilede söz verilir.

9-Konuşma süresi , genel başkan ile grup başkan vekili ve grup sözcüleri 20’şer dakika,  diğer millet vekilleri için 10’ar dakikadır.Meclis başkanı, oturum, görüşme başlamadan önce , konuşma programını kararlaştırıp,  konuşmacıları belirleyip açıklar.

10-Komisyonda ve genel kurulda önerge ve teklifler; ya parti adına  grup başkan vekili veya grup sözcüsü yada en az on kişilik bir milletvekili grubunca ortaklaşa verilir.Önergelerin gündeme alınıp görüşülmesi,gizli ve dijital oylamayla yapılır.Görüşmelere başlanıldıktan sonra, önerge ve teklif verilemez,gündem dışı konuşulamaz ve soru sorulamaz.Görüşme sırasında milletvekillerinin çoğunluğu salonu terk ederse,  başkan görüşmelere ara verir.

11-TCUM komisyonları ve genel kurulda;  toplantı,görüşme ve karar yeter sayısı diye bir oran yoktur.Meclis komisyon ve meclis genel kurulu;  toplantı salon,gün ve saatinde katılan üyelerle toplanır,gündemini görüşür ve toplantıya katılanların oy çokluğuyla karar alır.Görüşmeler açık,oylamalar ise gizli şekilde yapılar.

 

65.MADDE-GÖRÜŞMELERİN AÇIKLIĞI VE YAYIMLANMASI

TCUM  genel kurulu ve meclis komisyonlarındaki görüşmeler,  halka, basına açıktır.Mecliste ve komisyonlarda yapılan görüşmelerin, gazete,dergi,radyo ve TV’den canlı ve sonradan yayımı serbesttir.TCUM ve hükümetin, hiçbir görüşmesi, oturumu , toplantı ve kararı, Türk halkından gizli yapılamaz,alınamaz,olamaz,tutulamaz ve gizlenemez.

 

 

66.MADDE-TCUM’ UN BİLGİ EDİNME VE DENETİM YOLLARI

TCUM; soru,meclis araştırması,genel görüşme,gen soru,meclis soruşturması ve dilekçe hakkı yollarıyla asli görevlerinden olan yürütmeyi, merkezi ve yerel yönetimi denetleme yetkisini kullanır.

A-Soru:En az on milletvekilinin, bakanlar kurulu adına sözlü ve yazılı olarak cevaplandırılmak üzere , devlet başkanı veya başkanlardan bilgi istemesi; en geç on gün içinde cevaplandırılması zorunludur.

B-Meclis Araştırması:En az on milletvekilinin, belli bir konuda bilgi edinmek için inceleme yapılmasını istemesi,en geç on gün içinde inceleme komisyonu kurulur ve komisyon en çok bir ay içinde araştırmayı tamamlayıp raporunu hazırlar.

C-Genel Görüşme:1-En az on milletvekilinin,toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konunun,TCUM genel kurulunda görüşülmesini istemesi;  beş gün içinde onaylanır ve en geç on gün içinde konu görüşülür.

2-Önergenin verilme şekli,içeriği ve kapsamı ile ilgili cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri,  meclis iç tüzüğüyle düzenlenir.

D-Gensoru Önergesi:1-Bir siyasi parti grubu adına veya 50 milletvekilinin imzasıyla verilir.

2-Gensoru önergesi,verilişinden sonraki beş gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır.Dağıtımdan itibaren beş gün içinde gündeme alınması görüşülür.Bu görüşmede önerge sahiplerinden biri ile iktidar ve muhalefet parti grupları adına birer milletvekili ve bakanlar kurulu adına devlet başkanı konuşur.Gündeme alma kararlarıyla birlikte gensorunun görüşme günüde belli edilir.Ancak gen sorunun görüşülmesi,gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak beş günden daha sonraya bırakılamaz.Gensoru görüşülmesi bitiminde üyelerin ve grupların verdikleri gerekçeli güvensizlik önergesi,yazılı ve gizli olarak oylanır.Bakanlar kurulunun düşürülmesi, katılan üyelerin oyca çokluğuyla olur.

3-Hükümetin göreve başlamasının üzerinden en az altı ay geçmedikçe, meclis üyeleri veya parti grupları ,bakanlar kurulu hakkında gensoru önergesi vererek, güven oylaması yapılmasını isteyemez.

4-Gen soru ile ilgili tüm hususlar tüzükle belirlenir.

E-Meclis Soruşturması:1-Devlet başkanı veya bir bakan hakkında,bir siyasi parti grubu adına veya 50 milletvekilince verilecek bir önerge ile soruşturma açılması istenebilir.Meclis bu istemi en geç 5 gün içinde görüşüp karara bağlar.

2-Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, iktidar partisinin göstereceği üç,muhalefet partisinden iki üye olmak üzere, beş kişilik soruşturma komisyonu kurulur.Komisyon soruşturma sonucunu belirten raporunu en geç on gün içinde meclise sunar.

3-Komisyon,tüm devlet kuruluşları ve özel kuruluşlardan; her türlü bilgi ve belge fotokopisini,CD kopyasını  isteme ve almaya yetkilidir.Devlet memurları ve kişiler, istenen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır.Gerektiğinde güvenlik kuvvetleri, soruşturma işine yardımcı olur.

4-Meclis,komisyon raporunu, en çok on gün içinde görüşür,oy çokluğu ile ilgilinin dosyasını yargılanmak üzere mahkemeye sevk kararı alırsa, devlet başkanı veya ilgili bakan görevinden istifa etmiş sayılır.

F-Dilekçe Hakkı:Kamu kurumlarıyla anlaşmazlığa düşen,yasal işini zamanında ve gereğince yaptıramayan yada devlet memurlarının eyleminden, fiziksel ve maddi zarar gören ve bu sorununu; ilgili kurum amirleri ile yerel yönetim meclislerinde çözemeyen herkes, TCUM komisyonlarına başvurup,sorununun adaletle çözülmesini isteme hak ve yetkisine sahiptir.Meclis komisyonları,  en çok on gün içinde dilekçeyi işleme kor ve incelemeyi başlatır.Gerekli bilgileri toplayarak kararını bir ay içinde ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre verir.Bu konu içtüzükle düzenlenir.

HUKUK VE HAKLARIN KORUNMASI

67.MADDE-HAK ARAMA HÜRRİYETİ

1-Herkes yasaya uygun yol ve yöntemlerden yararlanmak suretiyle kamu kurumları veya yargı organları önünde; dilekçi,şikayetçi,davacı,davalı,sanık veya şüpheli olarak başvuru,iddia ve savunma ile adaletli yargılanma hakkına sahiptir.

2-Suçlular suç işledikleri yerin  belediye mülki sınırları içinde kurulu olan  yetkili mahkemede yargılanır. Yargılamada yer esası, ilkesi geçerli ve belirleyicidir.

3-Özel yetkili mahkeme kurulamaz.

4-Hiçbir mahkeme,savcı yada hakim, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

5-Kişiler, tutuklu ve hükümlü olarak tutuk evi ve cezaevlerinde; can,namus ve ruh güvenliğinin sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.Baskı,işkence,tehdit,şantaj,taciz ve kötü muameleden koruna bilmeleri için tutuklu ve hükümlüler,  tek kişilik odalarda kalırlar.

68.MADDE-KANUNİ HAKİM GÜVENCESİ

1-Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir yerde yargılanamaz.

2-Bir suç olayı ve hukuki anlaşmazlık,hangi il,ilçe veya belde mülki sınırı içinde meydana gelmişse, taraflar ve suçlusu da o yer mahkemesine başvurup yargılanır.Yargılama ve adaletin aranması,  yer esasına bağlıdır,dayanır,göredir.

3-Hakim ve savcıların görev yerleri, kendileri istemedikçe, geçici veya sürekli olarak değiştirilemez.

4-Kişiler, adaletin, hukuksal eşitliğin,yargıda objektifliğin,toplumsal birliğin,güven ve saygı ortamının sağlana bilmesi için yargılamayı ve yargı kararını eleştirebilir.Yasama , yürütme ve yargı kararlarını eleştirmek,demokratik bir hak ve yurtseverlik görevidir. Eleştiri,hakaret, saygısızlık ve iftira sayılamaz. Göreve müdahale , karışma ve yönlendirme kabul edilemez.

69.MADDE-KİŞİ HÜRRİYET VE GÜVENLİĞİ

1-Herkes kişilik hürriyeti ile can,namus ve mal güvenliğinin sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

2-Devlet;  yerel yönetim, temel eğitim, polis, TSK ve yargı gibi organları vasıtasıyla, masum, kimsesiz, engelli ve güçsüz vatandaşların öncelik; eğitimi ve DKÖ’ler aracılığıyla örgütlenip bilinçlenmesini sağlayarak onları yoksulluk, yalnızlık, cehalet, istismar, korku, terör, saldırı ve şiddetten korumakla yükümlüdür. Huzurlu ve güvenli bir ortam ile sağlıklı işleyen bir toplum düzeni kurmak devletin asli görevidir.

3-İl ve ilçe yargı organı üyelerince verilmiş; arama, yakalama, sorgulama, yargılama, gözaltı, tutuklama gibi hürriyeti kısıtlayıcı bir yargı,savcılık ve mahkeme kararı veya güvenlik önlemlerinin ve ceza kararlarının yerine getirilmesine ilişkin infaz,icra kararı yada çevresi için tehlike teşkil eden akıl hastası,uyuşturucu ve alkol bağımlısının tedavisi için kanunla belirtilen esaslara uygun olarak tıp doktoru raporuyla alınacak , yapılacak tıbbi sağlık işlemleri dışında,  kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

4-Suçüstü halinde yakalama,inceleme ve sorgulama için göz altına alınıp, savcılığa zorla götürülmenin,  kovuşturma ve yargılamanın şekil ve şartları , kanunla düzenlenir.

5-Suçlu ve şüphelilerin konulacağı cezaevi ve tutukevi odaları,tek kişilik olarak 2x5-10m2 ölçüsünde yapılıp düzenlenir.Her odada bir hükümlü yada tutuklu kalır,her odada wc,duş ve yatak bulunur.Yemek servisi günde iki kez odalara yapılır.Ceza ve tutukevi işletimi özelleştirilebilir. Tutuklu ve hükümlüler , sigara , uyuşturucu ve alkollü içki kullanamaz.

6-Yasada sayılan hallerde polis,gözaltına alacağı kişi veya şüpheliye; kendini tanıtıp,görevini açıklayıp kimlik sorar.Üzerini,araç,konut ve işyerini arar.Suç delili olabilecek eşyaları ayırıp tutanak tutar.Gerekirse bilgisayardan çıktı alır.Kaçma,suç delilini yok etme veya yeniden suç işleme ihtimali varsa bu kişiyi savcılığa götürünceye kadar göz altına alır.Polisin, şüphelileri;  savcılığa teslim edinceye kadar göz altında tutma süresi en çok üç gündür.Savcıların, inceleme,soruşturma ve kavuşturma sırasında sanık ve şüphelileri göz altında tutma süresi, en çok on gündür.Hakimin , kavuşturma ve yargılama aşamasında şüpheli ve sanığı tutuklu yargılama süresi en çok üç aydır.Bireysel suçlarda polisin yetkisindeki gözaltı süresi üç gün,iki ve daha çok kişinin birlikte işlediği suçlar ile örgütlü olay ve terör saldırılarına katılanlarda ise en çok beş gündür.

7-Suç ve cezalar,  maddi ve objektiftir.Bir suçu işleyebilen cezasını da çekmek zorundadır.Güven ve beyan asıldır. Kötüye kullananlar, gizleyip,eksik veya yanlış bilgi verenler , yeni bir suç işlemiştir. Cezalar,  işlenen suçun durumu ve sonucuna göre verilir.Suç işleyen kişilerin;  yaşı, akli durumu, alkollü yada hasta olması , sosyal ve ekonomik konumu,  dini inancı, mezhebi, cinsiyeti ve uyruğu dikkate alınmaz. Cezadan amaç;  adaletin,  güvenlik, huzur ve toplumsal düzenin sağlanmasıdır.

8-Bir yıl  ve daha az süreli hapis cezası olan sabıkasız kişiler isterse,  hapis cezaları paraya çevrilir.Para ödemesi yapamayanların bu cezaları , evde gözaltına dönüştürülür veya ceza karşılığı ücretsiz kamusal hizmetlerde çalıştırılır.

9-Davacı veya şikayetçi,  takibi şikayete bağlı suçlarda dilekçesini geri alır yada soruşturma için ifade vermeye gelmezse , açılan dava düşer ancak kamusal davalar devam eder.Şikayetçi ve tanık , kimliğinin gizli tutulmasını isteme hakkına sahiptir.Kendileri isterse ifade verip tanıklık yaparlar.İhbar formu ile ifade tutanak ve olay dosyalarına şikayetçi ve tanıkların kimlik ve adres bilgileri istemezlerse yazılmaz.Can güvenliği ciddi tehlikede olan sabıkasız tanık ve şikayetçilere,  istemeleri halinde silah taşıma izni verilir.

10-Yakalanan , gözaltına alınan veya tutuklanan kişiye,varsa avukatına,okuluna,işyerine ve ailesine; yakalama,gözaltı ve tutuklama sebebiyle hakkındaki  iddia; polisçe işlem anında derhal sözlü ve en geç dava açılıp yargılama işlemine başlanıncaya kadarda savcılıkça, on gün içinde yazılı olarak bildirilir.

11-Adli suçlarla ilgili inceleme, araç, konut ve işyerini arama, şüpheli telefonları dinleme,soruşturma,gözaltına alma, ifade alma, sorgulama ve konuşturma gibi adli işlemleri savcılar yapar.Polisler, savcı adına ve savcının yazılı emriyle soruşturmaya ilişkin suç delillerini araştırıp toplar ve el koyarak sorgulamada savcıya yardımcı olur.Yakalanan ve savcılık kararıyla gözaltına alınan kişinin , işlediği suça ilişkin sorgusu; savcılarca en geç 24 saat içinde başlatılıp, en çok on gün içinde tamamlanır.Sanığın,şüphelinin suçsuz olduğunun anlaşılması veya tutuklanıp hakkında dava açılmasını gerektirecek yeterli delil elde edilmemesi halinde savcılık,takipsizlik kararı vererek sanığı serbest bırakır ve varsa yazılı olarak dava açılması istemine ilişkin gönderilen şikayet dilekçesini reddeder.

12-Yargı başkanlığına bağlı olarak çalışan C-savcıları suç işleyeni öğrenilemeyen yada bilinip de yakalanamayan adli olaylarda dahil tüm inceleme soruşturma ve konuşturmaları, en geç on gün içinde tamamlayarak mahkemede dava açarlar.Sanığın suçlu olduğunu gösteren,  tutuklu veya tutuksuz olarak yargılanmasını gerektiren yeterli delil elde edilmişse,  tutuklu veya tutuksuz olarak yargılanması gereği belirtilerek;  tamamlanan sorgu dosyası mahkemeye gönderilir.Hakim, sorgu dosyasındaki delilleri yeterli görüyorsa, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, tek duruşmada sanığın suçsuzluğuna veya cezalandırılmasına karar vererek açılan davayı sonuçlandırır.Veya tarafların  savcılığa yeni deliller sunması için olayın durumuna göre, sanığın tutuklu veya tutuksuz yargılanması istemini dikkate alarak, dava duruşma gününü bir aylık süreyi geçmeyecek şekilde,  ileri bir tarihe erteler.Bir dava duruşması en çok iki defa ertelenebilir.

13-Mahkemeye açılan bir davanın, en geç üç ay içinde, duruşmasının tamamlanıp karara bağlanması zorunludur.Bir şüpheli ve sanığın, bir davadan yargılama nedeniyle tutukluluk hali, en çok üç ay sürebilir.Hakiminin , bu üç aylık süre içinde yargılamayı bitirip kararını vermesi gerekir.Üç aylık süre içinde karar verilmemişse dava düşer ve tutuklu olarak yargılanmakta olan sanık serbest bırakılır.

14-Hürriyeti kısıtlanan kişi , bir yakını (eş,çocuk,ana,baba yada kardeşi)veya varsa avukatı adli olay hakkında kısa sürede karar verilmesini veya kanuna aykırılık halinde hemen serbest bırakılmayı isteme hakkı vardır.

15-Kişiler, yargıya doğrudan başvurup kendini savuna bilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da temsil ettirebilir.Avukat tutmak zorunlu değildir. Avukatı varsa, kişilerin adliyeye gitmelerine gerek yoktur.

16-Yasaların ön gördüğü esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin , uğradıkları gerçek fiziksel ve maddi zarar,  kanuna göre devletçe karşılanır. Ancak görevi ihmal veya görevi kötüye kullanma nedeniyle bu zarara sebebiyet veren ilgiliden,  ödenen bu tazminat geri alınır ve ayrıca hakkında ceza işlemi uygulanır.

17-Türk hukukunda hakaret,manevi tazminat ve manevi zarar konusu  ve suçu yoktur.Sözlü, yazılı suç olmaz.Suçun, eylem şeklinde, fiziki ve maddi zarar vermeye yönelik olması gerekir.

70.MADDE-ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİN KORUNMASI VE KONUT DOKUNULMAZLIĞI

1-Yasaya uygun,özel hayat,konut ve aile yaşamının gizliliğine dokunulamaz.Herkes resmi nikahlı,yasal eşiyle olan evlilik ve kanunlara aykırı davranış içermeyen işyeri ve konutu içinde geçen meşru aile hayatına saygı gösterilmesini  isteme hakkına sahiptir.

2-Yasaya aykırı yada şüpheli davranışta bulunanlar hakkında, suç delili elde edebilmek için başlatılan inceleme,araştırma,soruşturma veya kovuşturma sırasında; olayın araştırılması ve suç delillerinin toplanabilmesi, şüpheli veya suçlunun yakalanabilmesi içinde olsa,  savcılık kararı veya yasanın açıkça saydığı,tanıdığı görev , yetki hükmü ve yasal izin bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez,evi,işyeri,aracı,çantası,üstü,özel evrak ve eşyaları,web sayfası ve bilgisayar belleği,güvenlik kuvvetlerince aranamaz ve bunlara , delil toplama amacıyla da olsa el konulamaz,kopyalanamaz. Bir belgenin aslına el konulamaz, fotokopisi yada CD kopyası alınır.

3-Kanunlara açıkça aykırı davranışta bulunarak sanık,aranılan,şüpheli,kanun kaçağı durumuna düşen,gerçek ve tüzel kişiler,özel hayatın gizliliği,kişi,işyeri ve konut dokunulmazlığı kuralından yararlanma hakkını kaybeder.

4-Şüpheli kişiler, savcılık izniyle ve polisçe takip edilip telefonu dinlene bilir, üst, konut, işyeri,araç ve eşyaları aranabilir.

5-Dava tarafları veya avukatları,  istek ve iddiaya ilişkin yada suçlamaya karşı savunma yapabilmek için gerekli yazılı,sözlü,görsel delil ve belgeleri toplayabilir.Kamu kurumları ve özel kuruluşlar,  istek halinde ilgili kişilere,  en geç on gün içinde onaylı belge fotokopisi yada CD kopyasını  vermek ile yükümlüdür.Bu toplanan belge ve bilgiler,yargılamada tanık ve parmak izi gibi birinci derecede delil olarak kabul edilir.Olayla ilişkin yazılı,sözlü ve görsel belgeleri toplayıp istek, suçlama yada iddianameyi veya savunmayı hazırlamak,  esas olarak varsa avukatın yoksa savcının görevidir.Polis,suçluların yakalanması ve delil toplamada savcıya yardım eder.

6-Bir suç olayının araştırılması,  suçlunun yakalanması veya suç işlenmesinin önlenebilmesi için şüphe duyulan kişinin üzeri,evi,işyeri,aracı veya bir cadde ve sokak ile bölgenin araştırılması veya şüpheli kişilerin telefonlarının dinlenmesi,gözaltına alınıp sorgulana bilmesi için C-savcısının; kişi,yer,zaman ve tarihiyle bir suç olayını belirten; inceleme,dinleme,soruşturma,arama ve gözaltı emri vermesi gerekir.

7-Kavga,toplumsal olay veya silah,patlayıcı kullanılan,şiddet yada terör olaylarında,polis ve asker, anayasal görev olarak,savcılık izni aranmadan , derhal suç olayına müdahale eder.Üst,konut,işyeri ve aracı arar,suç delillerine el koyar,şüphelileri gözaltına alır,kelepçe takar,  gerekirse silah kullanır.Bu haller ve husus yasayla düzenlenir.

71.MADDE-TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN KULLANIMI VE KORUNMASI

1-Devlet kişilere , anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri , güvenle kullanabileceği hukuki ve maddi ortam ile imkanı sağlar.Haklarını kullanamayanlar,  bunların geri alınması,korunması veya kullanıma sunulmasını isteme hakkına sahiptir.

2-Kişilerin,devlet memurlarının,hata,kusur,kasıtlı davranış veya karar ve işlemlerinden dolayı uğradığı gerçekleşmiş maddi kayıp,fiziksel zarar; yasaya göre devletçe karşılanır.Manevi zarar ve manevi tazminat, Türk hukukunda yoktur.Olası zarar karşılanmaz.Ancak tazminat ödenmesine neden olan memur, soruşturma sonucu hatalı,suçlu görülürse , devlet ödediği tazminat tutarını , bu memurdan geri alır.

3-Gerçek bireyler ile özel-tüzel kişilikler ve şirketler arası anlaşmazlık ve tazminat davalarına,  yargı organı bakar.

4-Kamu kurumları birbiri aleyhine yargıya baş vuramaz.

5-Kamu kurumunun kişilerle olan anlaşmazlığını , kurum amiri çözer.

6-Kamu kurumlarının,  il,ilçe ve beldelerdeki birbiriyle olan anlaşmazlığını belediye başkanları,  bölge düzeyinde,bölge meclisi ve bakanlar,ulusal düzeyde ise ulusal meclis ve devlet başkanı kesin olarak çözüp sonuçlandırır. Birlik,  eşgüdüm ve uyumu sağlar.

7-T.C devleti kamu kurumları,yabancı bir mahkemede,mecliste yargılanıp suçlanamaz, yabancı yargı ve meclis kararları asla kabul edilemez.

8-Giyim, bir tercih,zevk ve temel hak ve özgürlüklerdendir.T.C vatandaşı sivil kişiler, iklim şartlarına , içinde yaşadığı toplumun kültürüne,inancına,geleneklere veya modaya uygun olarak kendilerine yakıştırdıkları biçimde , serbestçe giyinme,başını örtme veya açma hak ve özgürlüğüne sahiptir.İnsanlar belirli bir kıyafeti giymeye zorlanamaz veya farklı tercih ve kıyafetleri nedeniyle kınanıp,suçlanıp,cezalandırılamaz.

9-Devlet, kamu kurumlarında çalışıp aylık ücret alan memurlar için giyim,kılık,kıyafet ve davranışlarını düzenleyen yasa yayınlar.Özel sektör , çalıştırdığı işçiler için işe ve işyerinin durumuna uygun , kıyafet ve çalışma şartlarını , sendika ile birlikte belirler.

10-Birey,DKÖ,  kuruluş ve şirketlerin;  devlet ve kamu kurumlarıyla olan anlaşmazlığına, yargı organı karışamaz,bakamaz.Gerçek ve tüzel kişilerin,  devletle çıkan sorununu;  ilgili kamu kurum ve biriminin en üst amiri çözer.Amirin kararına karşı yerel,bölgesel ve ulusal meclise itiraz edilebilir.

72.MADDE-HUKUKSAL VE KÜLTÜREL HAKLAR

1-T.C vatandaşları , etnik kökeni, kültürü, anadili, inancı ve cinsiyetine bakılmaksızın eşit yurttaşlık hakkına sahiptir.

2-T.C devleti sınırları içinde insanlar,  analarından; özgür,eşit ve saygın bireyler olarak doğarlar. Özgürlüğü savunup korumak en kutsal insan hak ve görevidir.T.C’de doğuma, ırka, inanç ve yere  dayalı üstünlük, asalet  yoktur,kabul edilemez.

3-T.C vatandaşlarının,  huzur, güven ve umut dolu duygularla,  bu coğrafyada yaşamını sürdürebilmesinin teminatı; fedakar, cesur,ulusalcı,vicdanlı,inançlı,yurtsever bir ordu ile adaleti sağlayacak, vicdanlı,erdemli,ilkeli,bilge , cesur  ve dürüst yargıdır.

4-İMZA;T.C vatandaşlarının kendini özel kılıp,tanımlamasını sağlayan bir simge,ongun damga,  semboldür.İmza; ad ve soyadın veya yalnızca soyadın, Türk alfabe harfleriyle yazılarak atılır.Çizgi ve şekil biçiminde imza olmaz.

5-Kamu kurumlarında; Türk alfabesi ve resmi devlet dili Türkçeyle işlemler ve iletişim yürütülür.T.C vatandaşları, başka bir alfabe ve dil kullanamaz ve tercüman isteyemez.Ancak etnik gruplar anadilini aile içinde, basın,yayında,sosyal ve kültürel iletişimde kullanma hak ve özgürlüğüne sahiptir.Suça şiddete,teröre,ayrımcılık ve bölücülüğe yönlendirmeyen,kültürel faaliyet ve anadilde yazılı, sözlü ve görsel yayın yapılması serbesttir.

6-Kimsesiz yaşlılar ve çocuklar ile yaşamlarını sürdüre bilmek için yardıma muhtaç engelliler,  belediye ve DKÖ işbirliği ile özenle korunur.

7-Kadın ve erkekler eşit olup,öğrenim görerek,çalışarak ailesine ve topluma katkıda bulunma hakkına sahiptir.

8-Çalışanlar arasında kadın ve erkek ayrımı yapılamaz.Aynı tür işte çalışanlara,  öğrenim düzeyi,sigortalı hizmet süresi ve işin durumuna göre eşit miktarda ücret ödenir.

9-T.C vatandaşlarından , sabıkalı olanlar ile en az lise düzeyinde bir okul bitirmeyenler; meslek odasına üye olamaz,kendi adına işyeri açamaz,şirket kurucu üyesi ve ortağı olamaz,sürücü belgesi,pasaport ve silah ruhsatı alamaz.

10-Sendika,meslek odası,kooperatif,üretici birliği,vakıf,kulüp,dernek gibi DKÖ ve STK’lar; avukata hazırlatılacak tüzüğe göre ve noter huzurunda imzaların atılmasıyla kurulur.Dört nüsha düzenlenecek onaylı tüzüğün bir sureti polis birimine gönderilir,biride ilgili kuruma verilir.Bu konu yasayla düzenlenir.

11-Türk hukukunda evlat edinme vardır.Evlat edinmek isteyenler , bir uzman tıp doktoru raporu alıp avukata evlat edinme sözleşmesi hazırlatır.Bu sözleşme noter huzurunda sözleşmenin taraflarınca imzalanarak evlat edinme işlemi gerçekleştirilmiş olur.Bu sözleşmeyi noter huzurunda ayrıca bir aileden evlatlık alınıyorsa çocuğun anne ve babası yoksa o zaman çocuk yuvası temsilcisi imzalar.Dört nüsha imzalanacak bu evlat edinme belgesinin bir sureti, evlat edinenin kayıtlı olduğu nüfus idaresine gönderilir.Evlat edinmek için yargı kararı gerekmez.Evlat edinilen çocuk hukuken , yeni ailesinin miras haklarından özler gibi eşit şekilde yararlanır.

12-Türk hukukunda vasiyet vardır.Türk vatandaşları,eşi veya çocuğu varsa, hak ve malının en çok %20’sini ,yoksa hak ve malının tamamını, bir gerçek kişi yada dernek,vakıf gibi DKÖ ve STK’ ya veya eğitim,sağlık gibi bir hizmet yürüten kamu kurumuna , vasiyet yoluyla bağışlayıp bırakabilir.Vasiyet şartlı ve ölüme bağlı olarak ta yapılır.Vasiyet sözleşmesini avukat düzenler.Vasiyete vasinin akli dengesinin yerinde olduğuna dair bir uzman tıp doktoru raporu eklenir ve vasiyet sözleşmesi noterce onaylanır.Vasiyet sözleşmesine karşı vasinin eş,çocuk veya diğer yakınları, iptali için yargıya başvuramaz. Vasinin özgür iradesi, tasarruf yetki ve hakkı , dava konusu yapılamaz.

13-Evlenme işlemini başlatan eşler , boşanma yada ölüm halinde, Türk miras hukuku hükümlerinden farklı bir uygulama istiyorsa, avukata giderek evlilik sözleşmesi hazırlatıp notere onaylatılır. Mirasa ilişkin olarak bu evlilik sözleşmesi uygulanır.

14-Avukata yada işini onun adına yürütecek kişilere verilecek vekaletname, noterlerce düzenlenip onaylanır.

15-Gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılacak sözleşmeleri,  avukatlar düzenler ve noterler onaylar.

16-Motorlu taşıt araçlarının bayi satış ve kişiler arası devir işlemlerini, noterler ile KUT odası yürütür.

17-Yargıda Yemin-And İçmek:

a-Yargılamaya katılan yargı organı üyeleri ile tüm dava tarafları, zorunlu olarak bu yemin metni yazılı belgeyi okuyup imzalar ve dosyasına konur.

b-Adli Yemin Metni:

“Cezadan kaçmak, düşmanlık , yakınımı korumak, tehdit ve şantaja boyun eğerek veya çıkar sağlamak için bile olsa; asla yalan söylemem ve Tanrı şahit bildiğimi gizlemem. Eğer doğruyu söylemezsem; açıkça suç ve günah işlemiş , ahretimi karartmış olurum. Andolsunki anlattıklarım doğrudur. Yemininim gereği olarak hakkın ve gerçeğin dışına çıkmadım. Haksızlık ve iftira ederek Adaleti öldürmem. Kendi vicdanıma ve suçsuz insanlara zulmedip; güvenirlilik, saygınlık ve şerefimi çiğnemem.”

73.MADDE-DİLEKÇE HAKKI

1-T.C vatandaşları ile ülkemizde bulunan yabancıların, kamu kurumlarına yaptıkları başvurular , bekletilmeksizin işleme konur ve ulusal haklar ile eşitlik,hukuka uygunluk ve kamu yararı gözetilerek, hemen kanuni gereği yapılır.İşlemin yerine getirilmesi imkansız ve yasaya aykırı görülürse, en geç on gün içinde verilecek ret kararı,  gerekçeli olarak ilgili kişiye yazılır.

2-Kamu kurumları,belediye birimleri,meslek oda ve kuruluşları ile il,ilçe ve belde ekonomik işler kurulu kararına karşı belediye meclisi ve bölge meclisine itiraz edilir.İdari konularda yargıya başvurulamaz ve idari dava açılamaz.

3-Vatandaş ve yabancılar , kendileri veya kamu ile ilgili konularda,  yetkili kurum ve kuruluşlara ilettikleri ve olumlu sonuç alamadıkları dilek ve şikayetleriyle ilgili olarak;  TCUM başkanlığına yazı ile başvurma hakkına sahiptir.İnternet ve faksla başvuru yapılabilir.

4-Başvurular en çok on gün içinde işleme konur,inceleme ve görüşme en geç bir ay içinde tamamlanarak dilekçe sahipleri  yazılı olarak bilgilendirilir.

5-Başvuruları meclis komisyonları,  en çok bir ay içinde dosya üzerinde inceleyip karara bağlar.Meclis başkanı,  uygun gördüğü başvuruyu, meclis genel kuruluna götürüp konuya ilişkin GKK alabilir.Meclis komisyon kararı ve GKK’ ya karşı, yargıya gidilemez.Alınan kararlara karşı yine meclise,  gerekçeli şekilde itiraz edilebilir. Anayasa ve ulusal haklara açıkça aykırı olmayan meclis kararları , kesin olup yasa gibidir.İlgilileri bağlar,uygulanması zorunludur.

74.MADDE-KANUNSUZ EMİR

1-Devlet yönetiminde yazılılık esastır.Devlet işleri; ulusal haklar ve kamu yararı gözetilerek,  yasa hükümleri ve yazılı emirlere göre yürütülür. Sözlü emir olmaz.

2-Devlet memurları için görev bölümü ve plan yapılır ve iş yürütüm talimatı hazırlanır.

3-Bakanlık,belediye,yargı,polis,TSK ve devlete ait diğer kamu kurum ve kamu hizmetlerinde çalışmakta olan bir kimse, üstünden,amirinden aldığı emri; akıl edip düşünerek sorgular.Hukuka,ulusal haklara ve kamu yararına açıkça aykırı görürse,  yerine getirmez ve bu aykırılığı,  o emri verene bildirir.Ancak üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse veya konu,takdir,tercih,inisiyatif kullanımını gerektiren bir kamu hizmeti ise emir yerine getirilir.Ancak bu durumda emri yerine getiren sorumlu tutulamaz.Tüm idari,mali,cezai ve hukuki sorumluluk , kamusal yetkide üst görevli,yazılı emri veren , egemen irade sahibine ait olur.

4-Türk halkını ve vatanın bütünlüğünü ilgilendiren ulusal konularda; görev,yetki ve vicdani sorumluluk , tümüyle TCUM’ dadır.

5-Bakanlıklarda siyasi ve idari sorumluluk ilgili bakanın, diğer kamu kurumlarında ise bağlayıcı son söz hakkı, kurum üst amirinindir.İl,ilçe ve beldelerde kamu düzeninin sağlanması ve kamusal hizmetlerin yürütümüyle ilgili olarak çıkan anlaşmazlık ve sorunları, o yer belediye meclisleri kesin olarak çözer.Bu durumda da tüm idari,hukuki,cezai,mali sorumluluk,siyasi kararları alan,tercihi ve işlemleri yapan veya emri veren yada uygulayan meclis ve kamu görevlisinde olur.Belediye yada belediyeyle ilgili olarak yerleşim biriminde çıkan sorunların çözümünde son söz hakkı, belediye başkanına aittir.Anlaşmazlık ve uyuşmazlık halinde, belediye başkanının yazılı emri,kararı uygulanır,geçerlidir.

                                                       YARGI

75.MADDE-MAHKEMELERİN BAĞIMSIZLIĞI

1-Yargı organı,atama,görev,yetki,sorumluluk,izin,soruşturma ve karar bakımından; yasama,hükümet ve belediyeden özerk, bağımsız, kararlarında; kişiler arasında ve siyasi bakımdan tarafsızdır.Hiçbir kimse ve kurum, yargı yetkisinin kullanılması hususunda mahkemelere emir ve talimat veremez,genelge gönderemez.

2-Hakim ve C-savcıları; anayasa,kanun ve hukuka uygun olarak, Türk töresi, örf, adet, anane, gelenek,görenek ve kültür gibi binlerce yıllık toplumsal değer ve evrensel ahlak kurallarına aykırı düşmemek üzere, kamu yararı, ulusal haklar ve ulus egemenliğini gözeterek, adaleti sağlamak için cesur,dürüst ve vicdani sorumluluk duygusuyla karar verir.Verilen kararların; suçluyu cezalandırmaya,oluşan maddi ve fiziksel zararı karşılatmaya, eşitliği, adaleti sağlamaya,  hukukun üstünlüğünü korumaya,kamu yararını gözetmeye,toplumda birlik,güven ve barışın devamına,kamu oyu vicdanını rahatlatmaya yönelik olması gerekir.Açıkça taraflı,ulusal birlik ve yurt bütünlüğünü bozucu, Cumhuriyet ve laiklik ilkelerini zedeleyici , hukuka , yasaya ve gerçeğe aykırı, hatalı ve yanlış karar vermek veya adaleti geciktirmek, disiplin cezası ve hukuki sorumluluk gerektirir. Yanlış, hukuka aykırı davranış ve kararlar yargıç güvencesi ve yargı bağımsızlığı kapsamı dışındadır ve suçtur. Hukukun üstünlüğünü zedeleyicidir.

3-Bir adli olayın inceleme,soruşturma,koğuşturma ve yargılama sırasında veya davaya ilişkin verilen kararın;  yazılı,sözlü ve görsel basında veya TCUM’ da görüşülüp tartışılması kamu oyunun bilgilendirilmesi,gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanmasına yönelik olduğundan,  yargı bağımsızlığına,  hukukun üstünlüğüne ve yargı yetkisinin kullanılmasına müdahale ve aykırı bir davranış oluşturmaz.Bu tür değerlendirmeler,  suç olayını görenin,öğrenenin durumu basına,polise,savcılığa bildirmesi gibi kutsal ve temel bir hak,  vatandaşlık ödev ve görevi,  devlete ve vergiye sahi çıkmaktır.Çünkü adalet; devletin varlığının , halkın birlik,dirlik ve toplumsal düzeninin sağlanmasının,  barış,huzur,refah ve güvenliğinin temelidir.

4-Yargı organı, bir adli olayla ilgili yayın yasağı getiremez.Yargı bağımsız,basın hürdür.Soruşturma,yargılama ve yargı kararını eleştiri,demokratik bir hak ve yurttaşlık görevidir.Amaç adaletin,  gecikmeden tam ve doğru olarak sağlanmasıdır.

5-Demokrasi; yönetime katılmak, sınır ve sorumluluklarını bilmek,çok seslilik, şeffaflık, hukukun üstünlüğü,eşitlik,saygı,açıklık ve serbestlik rejimi olduğundan, TCUM,Yargı,Polis ve TSK dahil tüm kamu kurum ve kamusal hizmetlerin;  halkın bilgi, gözetim, denetim,eleştiri ve görüşüne 7 gün 24 saat açık olması gerekir.Yargı ve diğer kamu kurumlarının , halktan gizli hiçbir kararı,işi,eylem ve harcaması olamaz.

6-Kesinleşmiş mahkeme kararlarına uyulması zorunludur.Mahkeme kararları , TCUM,GKK, BKK ve Yasa gibi tüm kamu kurumlarını,özel kuruluş,gerçek ve tüzel kişiler ile ülkemizdeki yabancıları bağlar.Yargı kararları , idarece değiştirilemez,uygulanması ertelenemez ve geciktirilemez.En geç on gün içinde uygulanıp gereği yerine getirilir.Hapis,para cezası,el koyma, zararı karşılatma gibi yargı kararlarını adliye uygular.Gerekirse C. savcılığına,yargı kararlarının zorla uygulanmasında polis ve asker yardımcı olur.Görevli memurların güvenliğini ve kararın uygulanmasını sağlayıcı önlemler alır.

76.MADDE-SAVCI VE HAKİMLERİN GÖREV VE SORUMLULUĞU

1-Savcı,  suç olayını araştırıp,inceleyip,suçluyu sorgular,davayı soruşturup kovuştururken yada hakim yargılarken, eşitlik ilkesini gözetir. Davaya ilişkin delilleri toplayarak, gerçeği,doğruyu ortaya çıkarıp, adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlar. Haklıya,  hakkını vererek, suçluları hak ettiği şekilde cezalandırır. Hem caydırıcı etki yapması hem de toplum vicdanını rahatlatmak için T.C anayasası ve T.C kanunlarına aykırı olmayan,halkın vicdanının sesi,toplumsal yapı ve kültür ile DKÖ’ yü,kamu oyunu,toplumun evrensel ve ortak ahlak kurallarını,  hür toplumun,cesur sesi olan yazılı,sözlü ve görsel basının verdiği bilgi,uyarı,istek,tepki ve eleştirilerini dikkate alır. Dava konusu olayı;  ülke hukuk kurallarına,  akıl, bilgi, vicdani sorumluluk ve tecrübesine göre karara bağlar.

2-Açıkça yanlış,yanlı,kasıtlı,çıkarcı,taraflı,eksik,adaletsiz kararlardan ve bu nedenle sebebiyet verilen zarardan,  ilgili hakim ve savcı sorumludur.

3-Savcılar,şikayet,ihbar yada basın yoluyla veya bizzat öğrendikleri suçlara hiçbir yerden izin ve emir almaksızın,  derhal el koyarak inceleme başlatır.Adli inceleme,  soruşturma ve kavuşturma sonucu,  suçun işlendiği , suç unsurlarının oluştuğu anlaşılırsa,  adli dosya hazırlanarak yargılama için mahkemede dava açılır.

4-Ancak sanık,şüpheli,kamu görevlisi ise tutanak tutulup,suç olayına ilişkin deliller toplanır.Suçlama , iddianame hazırlanıp,  iddiaya karşı savunma vermesi istenir.Memur tutuksuz olarak yargılanır.Tanınan on günlük süre içinde savunma yapmayanlar, ileri sürülen suçlamayı kabul etmiş sayılır.Devlet memurları yargılama sonuçlanıp iddia,suçlama ispat edilip yargı kararı kesinleşinceye kadar,  masumdur,gözaltına alınamaz ve tutuklu yargılanamaz.

77.MADDE-YARGIÇ   GÜVENCESİ

Cumhuriyet savcısı,hakim ve temyiz yargıçları,  kendileri istemedikçe başka bir göreve veya yere atanamaz.C-savcısı,hakim ve temyiz yargıçları;  en çok 55 yaşını veya 30 sigortalı,sosyal güvenlikli hizmet yılını dolduruncaya kadar görev yaparlar.Temyiz yargıçlığı görev için en az beş yıl savcılık veya hakimlik yapmak zorunludur.Bir mahkeme veya kadronun kaldırılması halinde yargıç,  durumuna uyan başka bir mahkeme kadrosuna atanır. Görevini, ruhsal ve bedensel sağlığının bozulması nedeniyle yerine getiremeyen veya işlerini zamanında ve gereğince yapamayan yada 12  aydan daha fazla süreli hapis cezası alarak,  sabıkalı duruma düşenler hakkında uygulanacak kanuni hükümler , yargıç güvencesine aykırılık teşkil etmez.

78.MADDE-SAVCILIK VE HAKİMLİK MESLEĞİ

1-C-savcıları,hakim ve yargıçlar, meslek odası baroya üye olur.Hukuk ve ceza mahkemeleri ile temyizde görev yaparlar.Yargı görevi ile adli hizmetler;  avukat,hakim,noter,savcı ve temyiz yargıçları eliyle yürütülür.Yargılama bir bütün olup sav(iddianame-savcı) savunma (avukat)  ve karar(yargıç) aşamalarını kapsar.

2-Cumhuriyet savcıları,hakim ve temyiz yargıçları, atanmış devlet memurudur.Aylık ücret,özlük hakları, sağlık  ve disiplin yönünden , diğer kamu personeliyle aynı haklara sahiptir.

3-İl ve ilçe hukuk ve ceza mahkemeleri hakim ve savcılarını göreve,  bölge adalet kurulları alır.B.adalet kurulu kendine bağlı mahkemeler de boşalan; savcı, hakim,temyiz yargıcı kadrolarına; hukuk öğrenimini tamamlamış olanlardan, sözlü sınav-mülakatla personel atar.Mastır,bilim doktorası veya araştırma yapıp internette yayınlatan, kitap olarak bastırılan, hukuk dergilerinde makaleleri çıkanlar ile o yerde doğanlar,o yer okullarını bitirenler ve o bölge nüfusuna kayıtlı olanlar tercih edilir.Savcı,hakim ve yargıçların 3-6 ay süreli meslek içi eğitimleri; B-adalet kurulunca hukuk fakülteleri ve yargı organlarında yaptırılır. Hakim, savcı ve yargıçlar, yurtdışına eğitim ve kurs için gönderilemez.

4-Savcı,hakim ve yargıçlar,T.C kuruluş ilke ve devrimleri,ulusal haklar,halkın birliği,vatanın bütünlüğü,ulus egemenliği gibi T.C devletinin varlık ve yaşam değerleri ile iyi niyetli ve yasalara saygılı insanların haklarını korumak ve suç işleyenleri cezalandırarak toplumsal düzeni,devlete güveni,saygıyı,adaleti,eşitliği,kamu yararı ve hukukun üstünlüğünü sağlamak  için;  inanç,etnik köken ve siyasi görüşte tarafsızlık,evrensel ahlak kuralları,ortak kültürel değerler, yargı bağımsızlığı ve yargı güvencesi esaslarına göre,  basın ve DKÖ’ nün gözetim ve denetiminde, vicdani sorumluluk taşıyarak,  cesur, özgür, dürüst, fedakarca görev yaparlar.

5-Yargı organı üyeleri,  adli görevini yürütürken , akademik kariyer yapabilir, avukatlık stajını tamamlayabilir,okullarda ücretli derse girebilir.Ancak kamu kurumları ve özel kuruluşlarda aktif görev alamaz.Yazar,sporcu,sanatçı,şirket ortağı olabilir.Görevlerinden ayrılmadan dernek,vakıf,meslek odası ve bir siyasi parti üyesi olabilir ve seçimlerde izin almaksızın,seçimlik bir kamu görev, için adaylık koyabilir veya gösterilebilir. Seçilmesi halinde,seçimlik görev süresince asli memuriyetinden yasa gereği ücretsiz izinli sayılır ve süre bitiminde eski görevine döner.

6-Savcı ve hakim,  bir adli olaya, davaya bakmaktan kaçınamaz. Dava tarafları da yargıçların , soruşturma ve davadan çekilmesini isteyemez.

7-Savcı ve polis,  inceleme ve soruşturmayı suç olayından başlatır,suç delillerine ulaşır ve bundan şüpheliye, suçluya yönelir.

79.MADDE-SUÇ VE CEZALARA İLİŞKİN ESASLAR

1-Kamuya ve kişilere zarar veren,birey olarak yada birlikte işlenen hiçbir suç , yargısız ve cezasız kalamaz.Zaman aşımı veya başka bir nedenle, suçluların gereğince yargılanamayıp cezasız kalmasına sebebiyet verenler,  görevi ihmal veya kötüye kullanmaktan yargılanır.

2-Şüpheli, davalı  veya sanıkların;  susma, konuşmama  hakkı yoktur. İfade vermeyen, kendini savunmayan iddia ve suçlamayı kabul etmemiş sayılır.

3-Davalı , şüpheli veya sanık , suçlamayı kabul etmezse;  davacı,şikayetçi veya iddia makamı , sanığa, şüpheliye  yükledikleri-isnat ettikleri suçun, delillerini bulmak ve suçluluğunu,iddialarını kanıtlamak zorundadır.

4-Yargıda;  davacı,davalı,şikayetçi, şüpheli, sanık,tanık,bilirkişi gibi tüm dava ile ilgili kişilerin ifadeleri yeminli olarak alınır.Belge,ifade tutanağı ve raporlar , yeminli olarak düzenlenir.

5-Ceza sorumluluğu bireyseldir.Hiç kimse aile bireylerinin yasa dışı davranışı ve işledikleri suç nedeniyle yargılanamaz.

6-Türk hukukunda sözlü suç,  hakaret davası  ve manevi tazminat yoktur. Suçun oluşumu için,gerçekleşip düşüncenin eyleme dönüşmesi,karşı tarafa fiziksel veya maddi zarar verilmesi gerekir.Görüş açıklama ve olumsuz bir düşüncenin ifade edilmesi suç sayılmaz ve yargıda konusu yapılamaz.

7-Kişi hürriyeti ancak doğal afet,sıkı yönetim , seferberlik ve savaş halinde,  bakanlar kurulu veya ordu komutanlığınca,adli suçlarda ise yargı organı kararıyla  kısıtlanabilir.

8-Tehdit veya şantajla  , zorla imzalatılan çek, senet ve sözleşmeler , yargı önünde geçersizdir.

9-T.C vatandaşları,  işledikleri bir suç nedeniylede olsa,  yargılanmak üzere yabancı bir ülkeye verilemez.Yabancı ülke yargı kararları, TC’yi  bağlayıcı değildir.Türk yargı kararı üzerinde olamaz ve kabul edilemez.

10-Meşru müdafaa-yasal savunma hakkı;  kendinin yada yakınının canı,namusu veya malını;konut,işyeri,araç yada dışarıda;terörist,mafya,eşkıya,gaspçı,hırsız,kapkaççı yada saldırgana karşı korurken;  silah, bıçak,sopa,taş ile saldırganı durdurmak,zarar vermesini önlemek isterken,  neden olunan yaralama ve öldürmeden dolayı,  meşru savunma durumu; tanık veya delille belgelenirse veya saldırgan silahlı yada sabıkalı ise kişiye ceza verilemez.

11-Türk halkı adına basın; suç olayını, adli inceleme,gözaltı,soruşturma,tutuklama ve kavuşturma ile C-savcılığı iddianamesi ve mahkeme kararını 7 gün 24 saat gözetip denetler.Amaç; adli olay ve davayı; görev,yetki,şekil,sebep,konu,maksat yönlerinden  inceleyerek haksızlığın,yanlışlığın önlenmesi,adaletin,hukukun üstünlüğünün tam,eşit,hızlı ve etkin şekilde sağlanmasıdır.

12-Yargı;  açık,hızlı ve şeffaf işlemek zorundadır.Dava tarafları , suç olayını ve yargılanmayı , her aşamasında yazılı,sözlü ve görsel basına iletebilir.Yargının işlem ve kararlarının,adli olayın basına açıklanıp tartışılması, yargı bağımsızlığına aykırılık teşkil etmez.Hatta yanlışı,adli hatayı,adaletsizliği önler.Bir adli dava,olay,soruşturma ve yargılamayla ilgili olarak basına,  yayın yasağı konamaz , sansür uygulanamaz.

13-Türk hukukunda adli suç; maddi, fiziki, objektif özellikte olmalı.Suçun oluşabilmesi için karşı tarafta fiziki,maddi bir zararın veya ekonomik kaybın meydana gelmesi gerekir.Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılarda, fiziksel zarar, maddi kayıp ve ekonomik azalmaya neden olmayan söz,yazı,eylem ve davranışlar , Türk hukukunda suç sayılmaz.Bir eylem ve davranışın, suç olarak yargıda dava konusu yapabilmesi için gerçekleşmiş,ölçülüp,belirlenebilen bir maddi zararın,kaybın meydana gelmesi gerekir.Olası suç ve muhtemel zararlar , yargıda dava konusu yapılamaz.

14-Türk hukukunda psikolojik suç, manevi zarar ve  manevi tazminat davaları yoktur.Suç unsuru fiziksel ve maddi olmalıdır.Teşebbüs halinde ve yarım kalmış,işlenmesi önlenmiş,  dolayısıyla suç eylemi ve zarar geçekleşmemişse, sanıklara duruma göre hafif ceza verilir.Suçun işlenmesini önleyen , zararı engelleyen nedene bakılır.Bu husus, karar verirken dikkate alınır.

 

80.MADDE-ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

1-Gerçeğe aykırı belge düzenleyerek Türk halkına saygısızlık eden,yasaya aykırı davranışla,devleti,gerçek ve tüzel kişileri zarara sokan; sağlık kuruluşları, yüklenici-müteahhit ve diğer işyerlerinden varsa sözleşme tek taraflı iptal edilir ve bir daha, asla mal ve hizmet satın alamaz,iş yaptırılmaz. Ayrıca kurumlar,bu gerçek ve tüzel kişiler hakkında C.savcılığına suç duyurusunda bulunur.Yargı kararı ve icra yoluyla kuruma verilen maddi zarar,suçlu bulunan gerçek kişi  ve özel kuruluştan,  hazine lehine geri alınır.

2-Hile,yalan,yanlış,eksik beyan veya sahte belgeyle elde edilen bir kazanım, gelir,hak(sürücü belgesi,okul diploması,sınav,emeklilik,tedavi hizmeti vb.),iyi niyete dayanmadığı,yasal olmadığı için asla korunmaz.Öğrenildiği an, ilgili idarece veya yargı organınca, derhal iptal edilir.İdari işlemse, kişi hakkında yargıya suç duyurusunda bulunulur.Elde edilen haksız kazanç,  iki katı parasal ceza olarak yargı ve icra yoluyla suçlu kişiden hazine lehine alınır.Kazanım,  mal bedeli veya zarar, düşükte olsa;  alınacak ceza ve tazminat miktarı, iki BAÜ’ den az olamaz.

3-T.C devleti,Türk halkı,ulusal halar ve Türk ekonomisine zarar veren,aleyhine çalışan,eşkıyalık,kaçakçılık yapan,mafya,çete, örgüt kuran,yönetime el koymak için darbe ortamı hazırlayan,terör eylemi yaparak gerekçe oluşturan,inancı çıkarına alet eden,etnik ayrımcılık yapan,vatandaşlar arasındaki barış,huzur ve birliği bozan,Türk ulusunun düşmanlarıyla işbirliği yapanların suçu sabit görülüp cezası kesinleştirildiğinde; yargı kararı üzerine,  idarece:

a)Bu halk düşmanlarının varsa devlet memurluğuna son verilir.

b)Varsa emekli aylıkları, suçun ağırlığına göre ve yurt içinde yaşıyorsa, yarı oranına kadar azaltılır.Sanık yurtdışına kaçmış ise emekli aylığı tümüyle kesilir ve bir daha bağlanmaz.

c)Yargı kararı üzerine ve icra yoluyla,suçlu kişilerden para cezası,zarar bedeli,tazminat alınırken,malı icra yoluyla satılır.Aylık ücret yada emekli maaş geliri varsa, borcunu ödeyinceye kadar ,  her ay için aylık ücret yada emekli maaşının yarısı,aylık tazminatının ise tamamı ödeme yapan kurum ve kuruluşça kesilip, ilgili kurum ve birimin banka hesabına aktarılır.

4-Gerçek ve tüzel kişilerin, yasa dışı elde ettikleri haksız kazançlar ve ödemedikleri vergi alacağı için idarenin başvurusu üzerine , yargı kararı ve icra yoluyla;  gelirlerine, bankadaki parasına,işyerindeki malları ile şirket hisselerine ve sahip oldukları diğer mallarına el konularak,satılıp hazine lehine geri alınır.Bu kişilerin, ailesi yada üçüncü kişilere, anlaşmalı aktardığı,kaçırdığı mal ve paralara , bu durum belgelenip yargı kararıyla el konulur.

5-Kurumlar, tüzel kişiler değil, bireyler suç işler.Bu nedenle kurum,DKÖ veya şirket değil yasalara uymayıp,aykırı davranarak suç işleyen personel, yargılanıp cezalandırılır.Suç eylem ve işlemini yapan personel belli değil, ancak suçun işlendiği, suçlunun  çalıştığı kurum veya özel kuruluş; suçun işleniş biçimi, suçun niteliği veya verilen  zararın sonuçlarından belirlenip biliniyorsa; suç işleyenin çalıştığı işyerinin amiri cezalandırılır.Ancak çevrenin kirletilmesi gibi böyle bir durumda, tüzel kişiliğinin amirine hapis cezası değil,oluşan  maddi zarar  karşılatılıp,giderilmesine uygun para cezası verilir.

6-T.C sınırları içinde Türk vatandaşı kadın ve erkeklerin, evlilik akdi-sözleşmesi, işlemleri; belediyelere bağlı nüfus idarelerince yürütülüp yerine getirilir.Başka bir kurum,kuruluş ve kişiler, T.C ülkesinde evlendirme işlemi-nikah muamelesi yapamaz.T.C vatandaşları isterse, resmi nikahtan sonra,konutunda, salonlarda veya ibadethanede inancına uygun dini tören düzenleyip nikah duası yaptırabilir.

7-Kadın ve erkeğin,  geçimsizlik üzerine birbirinden ayrılma ve boşanma işlemlerine,  hukuk mahkemeleri bakıp karar verir.Boşanma davalarının,  en çok üç ay içinde sonuçlandırılması zorunludur.Çocuğun velayetini alan kişi, çocuk için karşı taraftan toplu tazminat ve nafaka isteyebilir.Buna ve miktarına, mahkeme karar verir.Velayetin anaya veya babaya verilmesinde çocukların seçimi ile ana,babanın isteği ve durumları birlikte dikkate alınır.

8-T.C ülkesinde mal ayrılığı esastır.Ancak boşanma halinde,evlilik işlemlerinden sonra elde edilen taşıt,hisse senedi,para ve mallar, mahkemede kadın ve erkeğe, eşit şekilde bölüştürülür.Evlilik bağını sonlandıran kadın ve erkek, ayrıca birbirlerine karşı toplu tazminat ve aylık nafaka davası açamaz.Boşanma ile kutsal evlilik bağı kopar,kadın ve erkeğin birbirine karşı yükümlülük,sorumluluk ve bakma görevi sona erer.

9-Yaş küçüklüğü,akıl hastalığı ve engelli olmak, yargılama ve cezadan muaflık getirmez ve kişilikle ilgili bu tür bireysel özellikler, ceza indirim sebebi sayılamaz.Bir suçu,aklı ve bedensel gücüyle işleyebilen,  bunun yasal cezasını da çekmeyi hak eder.

10-Yasalara ve kurallara uymayan, görevini ihmal eden, kötüye kullanan  yada aykırı davrananlara,  para cezalarını;  yargı,belediye,polis,güvenlik görevlisi,meslek odaları ve bu konuda yetki verilen personel yazar.Para cezaları bankadaki ilgili kurum hesabına yatırılır.Cezanın, veriliş yada öğrenilme tarihinden itibaren, bir ay içinde ödenmesi gerekir.Vergi,ceza  ve diğer kamu alacaklarında gecikme cezası oranı;  aylık %5’ tir.Yargı kararına karşı yargı organına,idari para cezalarında ise ilgili idarenin amirine , on gün içinde gerekçeli olarak itiraz edilir.İtiraz makamı, cezayı onaylar,azaltır veya tümüyle kaldırabilir.

11-Kamu mallarına, haciz ve icra işlemi uygulanamaz.T.C devleti, tüzel kişiliklere ve yabancı kişi ve  kuruluşlara asla tazminat ödeyemez.

12-Kamu kurumları, aldığı mal ve hizmet bedelini, en çok bir ay içinde öder.Bütçe,plan ve program dışı harcama yapılamaz.

13-Devlete,doğaya,ailesine yada üçüncü bir kişiye karşı suç işleyenleri;  telefonla giderek yada yazılı dilekçeyle güvenlik güçleri veya yargıya bildiren, duyarlı,ilkeli ve vicdani sorumluluk sahibi, cesur ve fedakar kişilerin, can güvenliklerinin sağlanabilmesi için kimlikleri gizli tutulup açıklanmaz.Suç bildirim formu ile dilekçe ve ifade tutanaklarına adı,soyadı,vatandaşlık no ile adresi yazılmaz ve imza attırılmaz.Bu konuda açılan davalarda şikayetçi , tanık veya davacı olarak kamu hukuku gösterilir.

14-Ülkemizde güvenlik,özgürlük,barış ile birlik ve kalkınmanın sağlanabilmesi; hukukun eşit,adaletli,hızlı ve etkin şekilde uygulanmasına bağlıdır.Hukukun olmadığı yerde; kargaşa,düzensizlik,terör,iç savaş,cehalet,yolsuzluk ve yoksulluk vardır.

15-Güvenlik gücü,asker ve polisin, bireysel suçlarda, şüpheli ve sanıkları gözaltında tutma süresi, en çok üç gündür.Toplu,örgütlü ve terör suçlarında ise en çok beş gündür.C-savcılarının inceleme,soruşturma ve kovuşturma için göz altı süresi en çok on gündür.Hakimin tutuklu yargılama süresi ise en çok üç aydır.C-savcılığı gerekli görürse tutuklu ve hükümlülerin kovuşturmalarını tamamlamak için tekrar ifadelerini alabilir veya hükümlülerin, elde edilen yeni bilgi,belge ve gelişmeler doğrultusunda yeniden yargılanmasını isteyebilir.

16-Hukuk; bireyin, devlet ve kişilerle olan ilişkilerini düzenler.Toplumsal barışı,adaleti,eşitliği,saygı,güven ve huzur ortamını sağlamayı amaçlar.Temel hak,özgürlük ve vatandaşlık ödevleri, siyasi sistemi belirleyici,vazgeçilemez kural ve metinlerdir.Türk hukuku, tek ve bir bütündür. Bireylerin,etnik kökenine,ana diline,kültürüne,cinsiyet,din,inanç ve uyruğuna bakılmaksızın tüm vatandaşlara ve yabancılara ayrımsız ve eşit olarak uygulanır.

17-Kişiler,savcılık;inceleme,soruşturma ve kovuşturma ile mahkemede ve temyizde karar kesinleşinceye kadar kendilerini doğrudan yada avukatları aracılığıyla savunma,hakkını arama ve adaletli,eşit,hızlı yargılanma hakkına sahiptir.Avukatların,T.C vatandaşı ve T.C barosuna kayıtlı olmaları zorunlu ve şarttır.

18-Davacı,şikayetçi veya iddia makamı ,davasını, isteğini,şikayet ve ileri sürdüğü iddiasını; tanık,yazılı,sözlü ve görsel delilerle ispat etmekle yükümlüdür.Davalı,sanık,şüpheli veya suçlanan kişide, kendini savunma;hak,görev ve  yükümlülüğüne sahiptir.Kişiler dilerse, doğrudan kendisi yargıda; hakkını arar,savunur yada en çok iki avukatla, kendini temsil ettirir.

19-C-savcılığından izinsiz,güvenlik güçlerinin bilgisi dışında ve yasal olmayan yollarla elde edilen; yazılı,sözlü ve görsel belgeler ile bilgi ve deliller , gerçek ve davayı aydınlatıcı nitelikte ise yargıda birinci derecede kanıt olarak kabul edilir,dikkate alınır ve kullanılır.

20-Türk hukukunda şantaj yapmak,rüşvet,haraç istemek,almak ve vermek suçtur.Ancak şantaj yapılan, rüşvet,haraç istenen,polise yada savcılığa; bilinçli bir vatandaş sorumluluğuyla baş vurarak, suçüstü yapılmasını sağlarsa,suç işlenmesini önlemiş , kendini ve hukuk düzenini korumuş olur.

21-Davacı,davalı,şikayetçi,sanık,şüpheli veya tanık olarak C-savcılığına gelen,başvuran veya polis yoluyla getirilen bir ceza veya hukuk davası tarafının, dava için gerekli görülürse, polislerce; bakanlığın hazırladığı matbu,standart formlara göre kimlikleri belirlenir ve kimlik fotokopilerine bir fotoğrafı eklenir.Daimi adresleri,mal ve gelir beyanları,olay ve davaya ilişkin ifadeleri ve parmak izleri alınır.Yapılan işlemler, CD’ye aktarılıp açılan dava dosyasına konulur.Gerekirse, savcı ve polis, toplanan bilgilerin doğruluğunu araştırıp, sanık,mağdur veya tanıklara olay yeri keşfi yaptırılır.

22-Davaya ilişkin tüm delil,kanıt,bilgi ve belgeler, olay yeri keşif filmi,fotoğraflar,bilir kişi raporu,vb. evraklar; davacı avukatı veya savcılıkça CD’ye alınarak işlemli dava dosyasına konulur.Dava dosyası ve dava CD’sinin bir kopyası, davalı veya sanık ile varsa avukatına verilir.İşlemli dava dosyası,dava kesinlik kazanınca, 5 ile 10 yıl süre ile  adli arşivde saklanır.Bekleme süresi dolan dosyalar, bilimsel,akademik araştırmalarda kullanılmak üzere devlet arşivine veya kağıt fabrikasına gönderilir.İmha edilemez ve yakılamaz.

23-Yazılı,sözlü ve görsel basın;T.C devleti,Türk halkı,ulusal haklar ile kamu oyunun gözü,kulağı,özgür,bağımsız ve cesur sesidir.Basın;devlet memurları,kamu kurumları ve özel sektörün çalışmasını, kısıntısız,sınırsız,Türk halkı adına gözetip denetler.İnsanların can,namus ve malı ile Cumhuriyete,doğaya,çevreye ilişkin saldırı,kötülük ve zararların önlenmesi,giderilmesi,adaletin sağlanıp,halkın bilgilendirilmesi konusunda çaba gösterir.Yargıdaki davaları,  konunun uzmanlarıyla tartışarak adaletin zamanında ve tam olarak gerçekleşmesine yardımcı olur.Basın, bir suç olayına ilişkin elde ettiği bilgi ve belgeleri, hiçbir yerden izin almaksızın halka açıklar.İstenmesi üzerine bir kopyasını savcılığa verir.Basına araştırma ve yayın yasağı getirilemez.Basına bilgi kaynağı sorulamaz ve açıklaması istenemez.Savcılık, yalnızca bu iddiaların gerçek olmasını araştırır ve suçlu görülenleri sorgular.T.C devleti ve Türk yargısının, Türk halkı ve Türk basınından gizli ,hiçbir bilgi işlemi,  anlaşma ve faaliyeti olamaz.

81.MADDE-YARGIYA İLİŞKİN HUSUSLAR

1-Oniki aydan daha uzun süreli ceza alarak,sabıkalı duruma düşenlerin cezaları ertelenemez,bir süre sonra adli sicilden silinemez ve affedilemez.Ancak kişinin durumu,olayın oluş,işleniş biçimi ve suçlunun kaçmayıp,pişmanlık duyarak teslim olması,tutumu,suçu kabul edip,suç olayını ayrıntılı olarak anlatması,suç ortağı varsa onları bildirmesi,verdiği zararı gidermesi gibi olumlu davranışına göre; verilen ceza paraya çevrilir,kişi hapis cezasını evinde çeker yada cezaya karşılık ücret almadan devlete ait hastane,okul,yol temizliği,park-bahçe bakımı gibi bir kamu hizmetini üstlenip ceza süresince yürütür.Ceza karşılığı kamu hizmeti yapılırken,  haftada en az üç gün ve günde de en az üç saat çalışmak gerekir.Verilen bu kamu görevini ihmal eden yada güveni kötüye kullanarak işini yerinde,zamanında ve gereğince yapmayanın bu hakkı iptal edilir ve bir daha adli kolaylıktan yaralandırılmaz.

2-Bilerek,isteyerek,tasarlayarak insan öldürenler ile terör,hırsızlık,kapkaç,gasp,uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile fuhuş yaptıran,kumar oynatan ve ırza tecavüz gibi toplumsal suç işleyenlerin bu cezaları ,ertelenemez,paraya çevrilemez ve affedilemez.Yargısal hak ve adli kolaylıktan yaralandırılamaz.Bu sayılan suçlardan ceza alanlar, cezalarının üçte birini çekmedikçe yakınlarıyla görüştürülmez.

3-Demokratik,laik,sosyal hukuk devleti olan Türkeli Cumhuriyetinin; etnik ve dini inanç gruplarını, birbirinden ayrıştırıp, iç savaşa yönlendiren, terör,şiddet olaylarını planlayıp çıkartan,darbeye ve diktaya ortam hazırlayan, Türk devletinin varlığını,Türk halkının barış,huzur ve birlikteliğini,Türk yurdunun bütünlüğünü bozan, Türk halkının can,namus ve malına zarar veren, ulusal hakların kullanılamaması ve Türk ekonomisinin krize sürüklenmesi  için yabancılarla işbirliği,gizli anlaşma yapan, vatan hainidir.Devlete,ülkeye,halka,kamu kurumlarına,Türkelinin doğal yapısına;  etkili,kalıcı zarar veren , yıkıcı,bölücü davranış ve şiddet eylemleri;  T.C yasalarına aykırı olduğundan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında görülemez.Ancak kitap,dergi,gazete yazıları, internet, film, CD,radyo ve TV yayını,  suç unsuru sayılamaz.

4-Vatan hainliği suçu işleyip saklanan veya yurt dışına kaçanlara; T.C devleti ve özel sektörden de olsa, aylık ücret veya emekli maaşı ödenmez.Vatan hainliği suçu işleyenler , kaçtıklarında tutuklanamasa da gıyaplarında yargılanır.Bunlardan maaş alanlar varsa ödemeler, yargı kararıyla dava sonuçlanıncaya kadar durdurulur.Suçlu bulunanların emekli aylıkları , SGK’ ca doğrudan kesilip ödenmez.

5-Yargı organı;gerçek ve tüzel kişilerin,özel kuruluşların hukuksal anlaşmazlık ve uyuşmazlıkları ile yasaya aykırı davranıştan doğan suçların ,yargılanması ve gerçekleşmiş maddi zararların karşılattırılmasına ilişkin tazminat davalarına bakıp çözer.Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği yargı; kamu kurumlarının birbiriyle ve devletin vatandaş,özel kuruluşlar,şirketler ve yabancılarla olan anlaşmazlıklarına karışamaz.Yürütme merkezi idare ile yerel yönetim ve diğer kamu kurumları;  gerçek ve tüzel kişiler ve yabancılarla olan siyasi,hukuki,idari,teknik,mali ve ekonomik anlaşmazlıklarını, ilgili kanun ve yönetmeliklere göre kendisi çözümler.Basın bu konuyu gözetip denetler.Yargı;idarenin karar,iş,işlem,eylem,atama,harcama ve verdiği hizmetlere karışamaz,bakamaz.

6-Tüzel kişilik olan kamu kurumları , suç işleyemez.TCK’ ya göre suç işleyen tüm devlet memurları , diğer T.C vatandaşları gibi genel hükümlere göre ayrımsız,eşit şekilde izne,idari bir soruşturmaya bağlı olmadan,doğrudan yargılanıp,cezalandırılırlar.Hiçbir devlet memurunun, TCK ile düzenlenen idli suçlara karşı dokunulmazlığı, ayrıcalığı, muafiyeti, korunması yoktur.

7-Yargı; yasama,merkezi idare ve yerel yönetim ile siyasetten, mutlak olarak bağımsızdır.Ancak yargı;  adaleti gerçekleştirebilmek için haklının,doğrunun,zarar görenin tarafında,Türk devleti,Türk halkı ve ulusal hakların yanında olmak , cesur ve dürüst davranmak zorundadır.Tarafsızlık ve yansızlık , bir kişi yada grubun sözcüsü olmamak, çıkarını gözetmemek,objektif davranıp etkisinde kalmamak, baskı , tehdit ve şantaja boyun eğmemek,tutarlı,kararlı,ilkeli,onurlu , erdemli olmak,cesaret,dürüstlük ve fedakarlıkla görevini yapıp,haksızlığı gidererek adaleti gerçekleştirmektir.

8-a)Yurtdışında,denizde yada havada; T.C devleti,ulusal haklar,Türk özel sektör kuruluşları veya T.C vatandaşları aleyhine suç işleyen,fiziksel,maddi ve ekonomik zarar veren,  T.C vatandaşlarıyla yabancılar ve yabancı kuruluş yöneticileri hakkında; suç duyumunun alınmasından itibaren, en çok bir ay içinde, elde edilen ve basında çıkan bilgi,belge ve kanıtlara dayanılarak, başkent C-savcılığınca,adli inceleme,soruşturma ve kovuşturma başlatılır.Bu konu yetkili,görevli yargı organı başkent mahkemesidir.

b)Sanıkların yurtdışında bulunması, yargılanmaya engel değildir.Ancak sanıklar isterse T.C vatandaşı ve T.C barosuna kayıtlı en çok iki avukat ve iki tanıkla sorgulama ve yargılama sürecinde kendilerini temsil ettirip savunabilir.Yargılanma sonucu verilen karar özeti, yargının internet ve web sitesinde yargılanır.Ayrıca sanık suçlu bulunup ceza alırsa mahkeme kararının bir sureti,varsa avukatına veya ilgili ülke büyük elçiliğine verilir yada suçun işlendiği yer ülke adli makamlarına gönderilir.Suçlular , T.C ülkesine geldiklerinde; verilen yargı kararı uygulanır.Bu konuda zaman aşımı işlemez.

9-Kişiler, adli olaylarda isterse tanıklık yapar.Bireyler tanıklık yapmaya zorlanamaz.Tanıkların adı, soyadı, vatandaşlık no su ve adresleri gizlenir. Belgelere yazılmaz. Bir davayla ilgili olarak, olayı en iyi bilen olmak üzere, ençok iki tanık gösterilebilir.

10-Yargının iş yükü görevi en aza indirilir. Mahkemelerin bakacağı dava çeşitleri azaltılır.İdari sorunları,vergiye,taşınmazlara,kiralamaya ve yönetime ilişkin anlaşmazlıkları merkezi ve yerel idare çözümler.Yasama,yürütme ve yerel yönetimlerin karar ve eylemi ; yargıya götürülemez, dava konusu yapılamaz, durdurulamaz ve iptal edilemez.Yargı organı , yasamanın kararlarına karışamaz ve idari anlaşmazlıklara bakamaz.

11-Şüpheli,sanık ve davalılar, kanuna aykırı davranışta bulundukları,suç işledikleri, haklarında arama, tutuklama kararı çıkartılıp yakalandıklarında; yasalara saygılı,iyi niyetli kişilere tanınan dokunulmazlık haklarını yitirir.Gözaltı ve tutuklamayı kabul etmemek,ifade vermemek,fotoğraf,film çektirmeyi,parmak izi aldırmayı reddetmek, gerektiğinde kıl, kan,idrar,meni tahlili yaptırmamak; hak,yetki ve özgürlüğü yoktur.Savcılık, karşı gelenlere bu işlemleri , polis zoruyla yaptırır.

12-Gözaltına alınan,tutuklanan,şüpheli ,davalı ve sanıklardan;  kimlik,adres,mal beyanı ve dava konusu olay hakkında; eksik,yanlış bilgi verdiği,gerçeği gizlediği,yalan söylediği,yargıyı aldatmaya çalıştığı anlaşılanlar; adli kolaylık ve ceza indiriminden yararlandırılmaz. Kesinleşen cezası; paraya, evde göz altı ve kamusal hizmetlerde ücretsiz çalışmaya çevrilmez ve verilen cezanın üçte birini çekmedikçe, yakınlarını görmesine izin verilmez.

13-18 yaşından küçüklere, zorla,aldatarak,tehdit yada şantajla tecavüz suçu işleyen veya cinsel ilişkide bulunanların yargı kararı ve tıbbi yöntemle, cinsel organları işlevsiz hale getirilip kısırlaştırılır.

14-Kamu kurumlarından bilgi,belge istendiğinde;  ilgili evrak, film ,harita, defter yada bilgisayardaki işlem belleği ve CD’sinin aslı verilmez. Bilgi istemine resmi yazıyla cevap verilir.Belge isteniyorsa ya belgenin fotokopisi çekilip birim amirince onaylanır yada günlük işlem belleğinin onaylı bir kopya CD’si, en çok on gün içinde, belge isteyen yargı organı,basın yada kurum veya özel kuruluşa,akademik çalışma için ise ilgili üniversiteye gönderilir.

15-Adli tıp ile güvenlik kurumlarına ait kriminoloji,fizik ve kimya laboratuarları, bölge merkezindeki devlet üniversitesine enstitü olarak bağlanır.Yargı organına,güvenlik kuvvetlerine,delil incelemede,teknik hizmeti bu enstitü verir.

16-Adli tıp,bilir kişiler,vb. kurum ve kuruluşlar, yargıca istenen belge,fotokopi,CD,bilgi ve raporu(Rapor;hem CD’ye alınmış hem de yazılı olacak),en çok on gün içinde hazırlayarak yargıya teslim etmekle yükümlüdür.

17-Tutuksuz ve Tutuklu Yargılanacaklar:

a)Tutuksuz yargılanacaklar: Suç işledikten sonra savcılığa,polise teslim olanlar. Örgütlü suçlarla ilgili olarak örgütün saklanma yerini, eylemlerini ve örgüt militanlarının adlarını doğru söyleyerek yakalanmasını sağlayanlar. Yasalara aykırı davranan,bir adli suç işleyen devlet memurları,ilköğretim,lise ve üniversite öğrencileri,sendikalı,sigortalı işçiler,meslek odası,vergi dairesi ve belediyeye kayıtlı işverenler,esnaflar,işyeri sahipleri,engelliler,hastalar,15 yaşından küçükler ile 55 yaşından büyükler , kural olarak tutuksuz yargılanır.

b)Tutuklu yargılanacaklar:Burada sayılanlar haklarında yürütülen savcılık,adli inceleme,soruşturma ve kovuşturma sırasında, polis ve savcılıkça göz altında tutulur,gerekirse hakim kararıyla tutuklanıp cezaevine,tutuk evine gönderilir ve yargılanması tutuklu olarak sürdürülür.Güvenlik kuvveti,özel güvenlik yada halk tarafından suçüstü yakalanan,elde edilen delillere göre suçu sabit görülen şüpheli ve sanıklar ile yeniden suç işleyen sabıkalılar, kaçarak suç delillerini yok edeceği veya başka bir suç işleyeceği anlaşılanlar, polisçe zor kullanılarak yada uzun süreli bir araştırma ve takip sonucu yakalananlar,ağır yaralı,ölümlü suç işleyenler,terör olayı suçu şüphelileri,insan kaçıran,orman yakan,hırsız,kap kaççı,gasp ve şantaj yapan,çocuk ve yaşlıları dilendiren,  organ ticareti yapanlar,tecavüz suçu işleyenler,uyuşturucu ve silah kaçakçıları, mafya, çete, eşkıya vb suç örgütü elemanları,uyuşturucu satanlar, üretenler, yasadışı kumar oynatanlar, fuhuş yaptıranlar.

82.MADDE-CUMHURİYET SAVCISI

a-1-Demokratik,laik Türk Cumhuriyetinin,kamu yararının,ulusal hakların, gözetici, savunucu, koruyucu ,kamunun sözcüsü, Türk devletinin temsilcisi, Türk halkının yargıdaki cesur, dürüst ve özgür sesidir.

2-Cumhuriyet savcısı, adaletin sağlanabilmesi için haklının,dürüstün,zarar görenin,iyi niyetlinin,masumun , T.C yasalarına uygun hareket edenin yanında,ulusal hakların,kamu yararının tarafındadır. Toplumsal,ulusal olaylara karşı, yansız, tarafsız, çekimser ,kararsız, tutarsız, ilgisiz davranamaz. Görevini yerinde, zamanında, dürüst, ileri görüş, vicdani sorumluluk ve cesaretle, gereğince yapar.Hukukun üstünlüğünü,hukuk önünde eşitliği sağlayabilmek için kişilere,inançlara,siyasi düşüncelere,etnik duruma,bireysel çıkarlara karşı,yansız,tarafsız  ve objektif davranır.

3-C.savcısı, gerçekleri ortaya çıkartmak,hukukun üstünlüğünü esas alıp toplumsal barış ile can,namus ve mal güvenliğini sağlamak,huzur ortamını oluşturmak yasalara,ulusal,manevi ve toplumsal değerlere,bireysel hak ve özgürlüklere saygısızlık edip suç işleyenlerin, hızlı şekilde yargılanıp etkin biçimde cezalandırılması ve zarar görenlerin, gerçek maddi kaybının karşılattırılması için suç olayını araştırır,gerekli delilleri toplar.

4-Savcı ve polis,suçlu ile suçsuzu,terörist ile öğrenci, işçi ve memuru, hırsız,katil,yalancı ile mağduru,zarar veren ile zarar göreni ayırır.Sanık ile şikayetçi ve tanığı bir tutamaz ve eşit davranamaz.Suç işleyen,sabıka alan,T.C yasalarına karşı gelmiş,Türk halkına saygısızlık etmiş,vatandaşlığın kazandırdığı saygınlığı,onuru,çirkin davranışıyla yitirmiştir. Bilinçsiz, ilkesiz kişiler, düşüncesizlikleri, sabırsızlıkları nedeniyle birinci sınıf vatandaşlık ve eşitlik hakkını kötüye kullanıp kendini toplumdan dışlamış ve halk düşmanlığıyla damgalamış, toplumsal huzur ve barışın temeli olan, güveni,saygıyı zedelemiştir.Bu nedenle savcılar, toplumsal kurallara uyan,iyi niyetli insanların yanında, insana , yasaya saygısızlık eden,  halk düşmanlarının ise karşısındadır.Savcı ve polisler, devletine bağlı,yasalara saygılı vatandaşların hakkını aramak,onlara saygılı davranmak,iş ve işlemleri zamanında ve gereğince yapmakla yükümlüdür.T.C devletinin gerçek sahibi; yasalara saygılı,işini zamanında ve gereğince yapan,çalışıp üreten,vergi veren halktır.Türk devletinin düşmanları ise yasalara aykırı davranan,vergi kaçıran,suç işleyen,savunmasız insanlara zarar veren kötü kişilerdir.Savcı ve polisler , kötülerle 7 gün 24 saat eylemli ve düşünsel olarak mücadele eder,onların suç işlemesini önleyici tedbir alır,suç işleyip kaçanları ise anında yakalayıp cezalandırılmalarını sağlamak için en kısa sürede suç delillerini toplayarak mahkemeye gönderir.

b-C.savcısı ve Güvenlik Güçlerinin Görevi

1-Mahalle,semt,cadde,sokak ve köylerde , suç işlenmesini; nokta yada gezici devriye hizmeti vererek ve  önceden alacağı tedbirlerle önlemek.

2-Halkın can,namus ve mal güvenliğini korumak,bölgede huzuru sağlamak.

3-Suç işleyip kaçanları takip edip yakalamak.

4-Suç olayını araştırıp,inceleyip,soruşturup,kavuşturmak,suçluyu sorgulayıp suç delillerini toplayarak,olay yeri keşfi yaparak,mahkemede dava açmak.

5-Yargıya yapılan başvuruları , ihbar,şikayet ile hukuk ve ceza mahkemelerine açılan dava dilekçelerini kabul etmek.

6-Dava taraflarının ifadelerini almak,hazırlık soruşturmasını tamamlamak.

7-Cumhuriyeti,ulusal hakları savunmak.Adaletin geçekleştirilmesini sağlayarak, Türk halkına; Türk devletini sevdirip benimsetip sahiplendirmek.Yurttaşlara;  “savcı ve güvenlik güçleri,  gerekli önlemleri almıştır.Ben umutla çalışıp huzurla uyuyabilirim” dedirtebilmelidir.

8-T.C vatandaşı ve yabancılar, yargıda davalarını bizzat kendileri takip edip,adli işlemleri yürütebilecekleri, kurum ve kuruluşlardan davaya ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri isteyip alacakları gibi avukat aracılığıyla da temsil ettire bilirler.Avukat tutulması zorunlu değildir.Devlet kişilere ücretsiz avukat görevlendirmez.Avukat bireysel tercih konusudur.Yine şüpheli ,sanık,tutuklu ve hükümlüler , soruşturma ve yargılama nedeniyle ve sırasında,  kendileri yazılı olarak istemedikçe; savcılık,  tıp doktoruna sevk edemez ve muayenelerini yaptıramaz.Avukata, noterden vekalet verenler; sorgulama ve yargılama faaliyetine hiç katılmazlar,adliyede bulunmaları gerekmez ve ifade vermeleri istenemez.İfadelerini avukatı alır,suçlamalara karşı savunmayı yine avukatları yapar.Gözaltına alınma ile tutuklu yargılanma durumu,  bundan ayrı ve farklıdır.

9-Çek,senet,kredi,taksitli satış,borç,alacak ile tahsilat iş ve işlemlerini , savcılar,mahkeme ve icra bakıp yürütür.

10-Suçlayan,iddia eden,suçun işlenmesini delillendirerek ,iddiasını ispatla yükümlüdür.Suçlananında kendini savunma hak, yetki ve görevi vardır.Susmak,savunma yapmak sayılmaz.Susma,savunma yapmama,konuşmama,ifade vermeme gibi davalı, sanık veya şüphelinin bir hak ve yetkisi olamaz.Savunma yapmamak,suçlamayı kabul etmektir. Şüpheli , sanık, davalı, suçlamayı kabul etmezse, davacı ve savcı, iddianameyi, suçu; delilleriyle ispatla yükümlüdür.

 

83.MADDE-DAVA AÇILMASI,DURUŞMA VE KARARLAR

A-Davalar

1-Gerçek ve tüzel kişilerin, adliye ve mahkemelere suç ihbarı ve şikayet başvurusu ile hukuk ve ceza mahkemelerine açılacak adli dava dilekçelerini,  Cumhuriyet savcıları kabul eder.

2-Savcılar, on gün içinde adli inceleme,soruşturma veya kovuşturmayı tamamlayarak ya takipsizlik kararı verip başvuruyu reddeder yada iddianame hazırlayıp hukuk veya ceza mahkemesinde dava açar.Soruşturma veya kovuşturmanın en çok on gün içinde bitirilmesi zorunludur.Hukuk veya ceza mahkemesine açılan davalar; ya bireysel başvuruya,takibi,şikayete bağlı yada kamu davalarıdır.

3-Davacı,şikayetçi,davalı,şüpheli ve sanık ifadesi ile bunların göstereceği ikişer tanığın ifadesini yeminli olarak savcılar alır.Avukat tutan dava taraflarının,  dava ile ilgili tüm belge ve kanıtlarını avukatları toplar ve yine ifadelerini yeminli olarak avukatları alır.Bu ifadeler mahkemede geçerlidir,sonradan değiştirilemez ve inkar edilemez.Savcı gerekirse yeniden yada ek ifade alabilir.

4-Polis ve güvenlik güçleri, savcının yardımcısıdır.Kanuni yetkilerini kullanarak yada savcılık emrini uygulayarak suç işlenmesini önler ,suç işleyenleri yakalar.Savcılık adına suç delillerini toplar.Polis doğrudan ifade alamaz.İfade alma,olay yeri keşfi,üst,araç,iş yeri yada konut aramada; ya savcılık adına görev yapar yada  yalnızca savcıya yardımcı olur.

5-Davacı ve davalılar veya şikayetçi ile şüpheli ve sanıklar,konuyu en iyi bilenlerden olmak üzere , savcılık soruşturma veya kovuşturmasında en çok ikişer tanık gösterebilir.

6-Dava,  standart form,dilekçe ve CD’sinde;  dava konusu ve taraflarıyla ilgili tüm hususların,  belge,kanıt,kimlik,adres bilgileri ve tanık ifadelerinin bulunması zorunludur.

7-Dava dilekçeleri ile mahkeme başvuruları,savcılık ve mahkeme kararları; standart, form belgelere göre yapılır,verilir,düzenlenir.

8-Olay yeri keşfine giden savcı , adli soruşturma yada kovuşturmasını,keşiften sonra en çok on gün içinde sonuçlandırıp karara bağlamak zorundadır.Polisler , adli keşif ve olay yeri uygulaması için savcıya teknik yardımcı olurlar.Hakimler keşfe gitmez.

9-Savcılık ve poliste;  başvuru ile ifadelerin alınması ve adli kovuşturmanın sağlıklı olarak yapılabilmesi için davacı,davalı,şikayetçi, sanık ve şüpheliler,  sorgulama ve yargılama sürecine , en çok ikişer avukatla katılıp temsil edilir.

10-Davacı,davalı,şikayetçi,sanık,şüpheli,avukat,bilir kişi ve tanıkların ifadeleri;  farklı zaman,  ayrı yer ve şekilde , yeminli ve yalnız olarak alınır.

11-Toplu,birlikte ve örgütlü olayda olsa suçların kişiselliği ilkesi nedeniyle şüpheli ve sanıkların her biri için birlikte veya aynı kişi tarafından işlenmiş olsa dahi,  farklı zaman ve ayrı yerde işlenmiş her suç olayı için ayrı dava dosyası düzenlenir ve dava duruşmaları da ayrı olarak yapılır.Adli dava dosyaları , kişi veya olayla ilgilendirilerek asla birleştirilemez,  her biri dava ayrı görülür.

B-Duruşma ve Yargılama Süreci

1-Mahkemelerde hakim duruşmayı,  CD’ye alınmış dosya üzerinde yapar.Kararını, savcı veya avukatların aldığı ifadelere,dosya içindeki bilgi,belge ve kanıtlara göre verir.

2-İl ve ilçe adliyelerinde sadece hukuk ve ceza mahkemesi kurulur.Türkeli Cumhuriyeti sınırları içinde başka bir mahkeme kurulamaz ve yargısal görev yürütemez.Açılan davalara,konusuna göre,hukuk veya ceza mahkemesi hakim ve savcıları bakar.Adli inceleme,soruşturma ve kovuşturma ile dava ve temyiz duruşmaları,  haftanın dört günü ve günde 6 saat süreyle yapılır.Bir hukuk ve ceza davasına tek hakim bakar,karar verir.İki ve daha çok hakim birlikte aynı davayı görüşüp bakamaz.Her il ve ilçe adliyesinde; iş durumuna uygun yeter sayıda, hukuk ve ceza mahkemesi kararlarını temyizen bakıp yargılayan, temyiz yargıcı bulunur.Temyiz yargıçları görevini, davanın karara bağlandığı il ve ilçe adliyesinde yürütür.

3-Savcıların, dava dosyasını mahkemeye göndermesi üzerine , hakimler; bu dava dosyasına; en çok on günlük bir süre içinde duruşma gün ve saati verirler.Dava duruşmalarını,  en çok iki defa erteleyebilir ve duruşma gününü , en geç bir ay sonrasına bırakabilir.

4-Hakimler, davaları; açıldığı günden itibaren en çok üç ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.

5-Adli olay belli,yeterli delil elde edilmiş,sanık biliniyor ancak yakalanamamışsa , dava sanığın yokluğunda görüşülüp,karara bağlanır.

6-Adli olayda asıl unsur; suç eylemi,işleniş biçimi,verilen gerçeklermiş maddi zararın miktarı,boyutu,etkisi,sonucudur.Suçlunun kişilik,etnik kimlik,uyruk,cinsiyet,yaş ve inancının,  yargılama ve ceza açısından önemi yoktur.

7-Hakimler,  mahkemedeki dava duruşmalarında; dava taraflarını ve olayın tanıklarını görmez,dinlemez ve ayrıca yeniden ifadelerini almaz.Hakim, kesin ve bağlayıcı kural olarak , davaları;  dosya üzerinde inceleyip karara bağlar.İfadeler arasında çelişki,eksiklik görülürse veya ek bilgiye ihtiyaç duyarsa,  savcıdan; dava tarafları veya avukatlarının ek ifadelerinin alınmasını ister.

8-Mahkemeden yazılı belge,evrak,fotoğraf kartı,video filmi,ses bandı,CD gibi yazılı,sözlü,görüntülü ve ses kayıt edilmiş tüm materyaller; parmak izi,saç,doku,kan örneği,tanık ve suç aleti gibi birinci derecede delil , kanıt olarak kabul edilir.

C-Kararlar

1-Hukuk ve ceza mahkemelerinde hakimler , tek karar verici olarak görev yaparlar.İki veya daha çok sayıda hakim,  bir davaya komisyon veya kurul şeklinde ve birlikte bakamaz ve karar veremez.

2-Mahkemeler; savcı,hakim ve temyiz yargıçları, her türlü kararlarını;  gerekçeli olarak ve karar tarihinden itibaren,  en geç on gün içinde yazarlar.

3-Tüm adli olay sanıkları, suç işledikleri yerin ceza mahkemesinde yargılanır.Bir hukuk davası tarafları ancak dava konusu hukuksal sorunun çıktığı,olayların meydana geldiği yer hukuk mahkemesinde,  hukuk davası açabilirler.

84.MADDE-SAVCILIK VE MAHKEME KARARLARINA İTİRAZ

1-Savcılar,  yargı başkanınca kendilerine verilen hukuk ve ceza davarlıyla ilgili bir adli olayın inceleme,soruşturma veya kovuşturmasını , en çok on gün içinde tamamlar.

2-Takipsizlik kararı:Savcı,hukuk yada ceza mahkemesine dava açılmasında kişi yada kamu açısından bir yarar görmez ise ret , takipsizlik kararı verir.Takipsizlik kararı üzerine; şikayetçi yada davacı , bu ret kararına karşı, en çok on gün içinde ilgili mahkemeye gerekçeli olarak itiraz edebilir.

3-Dava açılması:Savcı,  kovuşturduğu adli olayda;  hukuka aykırılık yada hata,suç unsuru görürse,  iddianame hazırlayıp ilgili mahkemede dava açar.Savcının bu kararına karşı itiraz edilemez.Davanın tarafları , varsa bilgi,belge,istek ve itirazlarını, mahkemeye verecekleri itiraz dilekçesinde dile  getirip ileri sürerler. Davalarını mahkemede yürütürler.

4-Hakim,savcının kendisine gönderdiği davayı;  dava dosyasındaki bilgi,belge ve kanıtlara göre en çok üç ay içinde ve dosya üzerinde, yalnızca kendisinin katıldığı duruşmalarda görüşüp karara bağlar.Kararını, gerekçeli şekilde yazıp adli işler müdürlüğüne teslim eder.Bu birim,  mahkeme kararını, dava taraflarına tebliğ eder.Mahkemenin verdiği gerekçeli karar karşı,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde; yazıyla,savcı ile davacı,davalı,şikayetçi veya sanık gibi dava tarafları yada varsa avukatları; hakimin verdiği karara karşı , o yer temyiz yargıcına gerekçeli olarak itiraz edebilir.İtiraz edilmeyen kararlar , on gün sonunda kesinleşir.

5-Hakimin kararına karşı,yapılan itiraz üzerine,  temyiz yargıcı; mahkeme kararını, en çok on gün içinde inceler ve temyiz kararını verir.Ya mahkeme kararını onaylar yada tekrar görüşülmek üzere gerekçeli olarak geri çevirir.İlgili hakimin ikinci kez vereceği karar kesindir.Bu karara itiraz edilemez.

6-C-savcısı ile adli davanın tarafları, mahkemenin verdiği yargı kararına karşı,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde,  aynı yer adli yargı başkanlığına gerekçeli olarak itiraz edebilirler.İl ve ilçe adli dosya sayısı ve hakim kadro durumuna göre, itiraz edilen kararı, ikinci derecede temyizen;  varsa o yer Temyiz yargıcı veya hukuk mahkemesi kararıysa başka bir hukuk hakimi veya bir ceza hakimi on gün içinde temyiz yargıcı sıfatıyla inceler. Temyiz yargıcı, verilen kararı ya onaylar yada gerekçe göstererek kararın tekrar görüşülmesini ister.Temyiz yargıcı; mahkeme hakiminin kararını bozamaz,değiştiremez ve onun yerine geçip mahkeme hakimi gibi davaya bakamaz ve karar veremez.Davaya bakan esas hakim, temyizden geri gönderilen kararını, temyiz yargıcının geri çevirme gerekçesi doğrultusunda ve en geç on gün içinde, yeniden inceler.İlk kararını değiştirmez veya ilk kararını değiştirip farklı şekilde yeni bir karar verebilir.Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.

7-Kesinleşmiş yargı kararına karşı , hiçbir yere başvurulamaz.Karara bağlanan  bir davayla ilgili,yeni ve çok önemli , dava sonucunu değiştirecek bir delil,  tanık bulunmadıkça aynı konuda tekrar mahkemeye başvurulamaz ve kesinleşmiş mahkeme kararına karşı,yeniden bir dava daha açılamaz.

8-Gerekçesiz olarak yargı kararlarına itiraz edilemez.

85.MADDE-DAVALARDA ZAMAN AŞIMI

1-Türk halkını ve ulusal hakları ilgilendiren kamusal davalarda zaman aşımı yoktur.

2-Genel zaman aşımı süresi;  hukuk davalarında 5 yıl,ceza davalarında ise 10 yıldır.Bir adli olay meydana geldikten sonra üzerinden bu kadar süre geçmiş ve olay dava konusu yapılmamışsa dava açma hakkı düşer ve yargılama yetkisi , kamu açısından zaman aşımına  uğrar.

3-Tazminat davaları ve kamu davası kapsamı dışındaki bir adli olay; öğrenilmesinden itibaren bir ay veya olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra,  dava konusu yapılamaz.

4-Takibi şikayete bağlı suçlarda taraflar,  davayı;  olayın meydana gelmesinden itibaren en çok bir yıl ve öğrenme tarihinden itibaren bir ay içinde açmak zorundadır.Aksi halde dava zaman aşımına uğrar ve dava açmak hakkı düşer.

86.MADDE-BÖLGE ADALET KURULU VE MAHKEMELER

1-Yargı; kadro,mevzuat ve idari düzenleme bakımından,  güvenlik bakanlığına bağlıdır.Adalet ve iç güvenlik işleri başkanlığı;  savcı,hakim ve temyiz yargıcı ile adli memur ve polis kadrolarını , bölge adalet kurulu başkanlığı emrine gönderir.Adalet kurulu, bu kadroları;  nüfus ile suç ve açılan adli dava,dosya durumuna göre,  bölgeye  dahil il ve ilçe adliyelerine dağıtır.Her belde belediyesi ile polis birimine,  bir ile dört C-savcısı görevlendirilir.Beldeler ve köyler, adli yönden, en yakın oldukları il veya ilçe yargı organına bağlıdır.Beldelerde mahkeme kurulmaz.Her il ve ilçe adliyesine , yeter sayıda temyiz yargıcı kadrosu tahsis edilir.Temyiz yargıçlığı kadrosuna, tecrübeli,kıdemli,hakim ve savcılar atanır.

2-Her idari bölge merkezinde bir bölge adalet kurulu  oluşturulur.Beş üyeli adalet kurulları; bölgeye bağlı il ve ilçe adliyelerinde görev yapan hakim, savcı ve temyiz yargıçlarının, kendi içlerinden gizli ve yazılı oylamayla seçeceği; bir hakim ve bir savcı ile bölge baro başkanlığınca, bölge merkezinde görev yapan üyeleri içinden seçilecek , bir avukat ve bir noter ve ayrıca o ildeki devlet üniversite rektörünce görevlendirilecek profesör unvanlı bir hukukçu öğretim üyesinden oluşur.Kurul başkanlığı görevini , seçimlerde en çok oy alan hakim veya savcı yürütür.Kişiler kurul üyeliğine dilekçeyle aday olur.

3-Hakim ve savcıların;  mesleğe kabul edilmesi , hizmet içi eğitimleri, bölgeye bağlı il ve ilçe adliyelerine atanması, beldelere görevlendirilmesi, mesleki denetimi ile devlet memurluğundan çıkarılma cezası verilmesi,  bölge adalet kurulunun görevidir.

4-Kurul,  üç ayda bir ve iki gün süreyle katılan üyelerle toplanıp gündemini görüşür.Kararlarını,  oy çokluğuyla alır.Oylamalar , gizli ve yazılı yapılır.Adalet kurulunun görev ve çalışma yeri; il adliyesindeki bir odadır.Sekreterya işlerini adli işler müdürlüğü yürütür.

5-Kurul  üyelerinin görev süresi 5 yıldır.Aynı kişi ikinci defa veya dönem kurul üyesi olamaz.

6-Kurul, bölgeye dahil il,ilçe ve beldelerdeki  tüm adli hizmet sorunlarını çözer.

7-Bölgesel ve ulusal düzeyde görev yapacak özel yetkili mahkeme kurulamaz.Hakim ve savcılara özel yetki verilemez.

87.MADDE-HAKİM VE SAVCILARIN DENETİMİ

1-İl ve ilçe adliyelerindeki hakim,savcı ve temyiz yargıçlarının , görevlerini; yasa hükümlerine uygun olarak yapmaları hususunun, gözetilip,denetlenmesi,görevleri sırasındaki davranışlarının, meslek icaplarına aykırılığı veya suç oluşturması durumunda;  haklarında inceleme ve soruşturma yaptırma, görev ve yetkisi, yargı başkanına aittir.İnceleme ve soruşturma işlemleri , aynı yerde görevli diğer bir hakim veya savcı tarafından yürütülür.İşlenen bir suç üzerine alınan savunma veya yaptırılacak soruşturmaya göre, aylıktan kesme cezaları yargı başkanı tarafından,devlet memurluğundan çıkarma cezaları ise B-adalet kurulunca verilir.

2-Yargı başkanlarıyla ilgili sicil ve disiplin işlemlerini , B.adalet kurulu başkanlığı yürütür.

3-Bakanlık,hakim ve savcıların atama,görev,yargı kararları ile sicil , soruşturma ve disiplin işlerine karışamaz.

4-Yargı başkanları,hakim,savcı ve temyiz yargıçlarının,  çalışma ve disiplin durumlarına ilişkin sicil raporlarını doldururken; yaptığı işlemlere,  temyizde onanan veya yeniden görüşülmek üzere geri çevrilen karar sayısına, hukuki işlemler için konan süre sınırlamasına ve meslek icaplarına uyum durumuna bakar.Görevini ihmal eden,  zamanında ve gereğince yürütemeyenler ile kötüye kullananlar hakkında DMK disiplin hükümlerini uygular.

88.MADDE-BARO BAŞKANLIĞI

1-Bölge merkezlerinde, bir adalet mensuplarının meslek odası olan baro başkanlığı kurulur.Bölge baro yönetim kurulu; üyelerin,gizli ve yazılı oylamayla beş yıllık bir dönem için seçeceği, birer adet avukat,hakim,noter,savcı ve temyiz yargıcından oluşur.Baro, başkanını;  kendi içlerinden , gizli ve yazılı oylamayla seçer.En çok oy alan seçilmiş olur.

2-Bölge baro yönetim kurulları,başkentteki beş kişilik barolar birliği yönetim kurulunu, 5 yıllık bir dönem için seçer.On baro üyesi bulunan il ve ilçelerde,  baro şubesi açılabilir.Baroya kayıt yaptırmadan,  avukatlık,hakimlik,noterlik,savcılık ve temyiz yargıçlığı meslek ve görevi yapılamaz,yürütülemez.

3-Bölgeye bağlı il ve ilçelerde görev yapacak; avukat ve noterlerin,  mesleğe kabul edilmesi,hizmetçi eğitim stajları ve üyelerin mesleki denetim görevini yürütür.Boşalan noterliklere görevlendirme yapar.

4-Avukatlık,hakimlik,noterlik,savcılık ve temyiz yargıçlığı, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanması için kamusal ,adalet hizmeti veren, eşdeğer hukuksal görevlerdir.Bu meslekleri yürüten kişilerin, birbirlerine üstünlükleri,aralarında amir ve memur ve astlık,üstlük durumları yoktur.

89.MADDE-ADLİYE VE ADLİ YARGI BAŞKANLIĞI

1-Bölgeye bağlı Tüm il ve ilçelerde adliye teşkilatı kurulur.Beldeler , adli görev yönünden ulaşımı en kolay il veya ilçe adliyesine bağlanır.

2-Adliyenin, en üst sicil,disiplin ve yönetim amiri,  yargı başkanıdır.Yargı başkanıyla ilgili sicil,disiplin ve soruşturma işlemini,  bölge adalet kurulu yürütür.

3-İl ve ilçe adliyesinde görev yapan; hakim,savcı ve temyiz yargıçları, kendi içlerinden birini; beş yıllık bir dönem için gizli ve yazılı oylamayla yargı başkanı olarak seçerler.Aynı kişi ikinci defa tekrar aday olamaz ve seçilemez.

4-Adli yargı başkanlığına bağlı birimler; hukuk mahkemesi,ceza mahkemesi,temyiz yargıçlığı,iç güvenlik(polis)müdürlüğü ve adli işler müdürlüğünden meydana gelir.Ceza ve tutuk evi şefliği ile icra işleri şefliği,adli işler Md. bağlı olarak hizmet verir.Ceza evi güvenliğini , özel güvenlik şirketi personeli sağlar.

5-İl ve ilçede, hukuk ve ceza mahkemeleri dışında , egemenlik ve yargı birliği ilkesi gereği ayrıca,başka bir mahkeme kurulamaz.T.C devleti ülkesi sınırları içinde, tüm yargılama faaliyetlerini , adliye yürütür ve adli davalara bu iki mahkeme bakar.

6-Askeri personelin , askeri görevi ile ilgili sicil,disiplin,askeri suç ve cezalarına; disiplin ve sicil amirleriyle disiplin kurulları bakar.Askeri mahkeme ve askeri ceza evi kurulamaz.

7-Adli teşkilat ile hukuk ve ceza mahkemelerinin kuruluş,görev ve yetkileri,işleyiş ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.Bölge adalet kurulları ile il ve ilçe adli yargı başkanlıkları yargı konusunda hazırlayacağı kanun tasarı ve değişiklik tekliflerini , güvenlik bakanlığına gönderir.

8-Bir il ve ilçedeki hukuk ve ceza mahkemeleri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlığını; yargı başkanı,bölgeye bağlı il ve ilçe mahkemeleri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlığını  ise B-adalet kurulu kesin olarak çözümler.Bölgeler arası adli anlaşmazlık ve sorunları ise ilgili bakanlık çözer.

90.MADDE-YARGI HARCI

1-Adli işlemlerin yürütülmesi veya hukuk ve ceza mahkemelerine başvuru sırasında alınacak işlem ve davalara ilişkin yargı harçları ile noter işlem harcı miktarı; beş yıllık bir dönem için BAÜ’ nün %2’si ile 20 katı arasında olmak üzere BKK ile belirlenir.Avukatlık ve noterlik hizmetleri,vekalet ve işlem ücretlerinin üst sınırını ise barolar birliği belirler.Üyeler, alacağı ücreti, bu üst sınırı aşmamak üzere kendisi kararlaştırır.Gerektiği zaman hükümet BKK ile  değişiklik yapabilir.

2-Harçlar,  yargının banka hesabına yatırılır.Yargı, topladığı bu harçların yarısını, adli hizmet giderlerine harcar,diğer kısmını ise belediyelere verir.

                                   YÜRÜTME ORGANI HÜKÜMET

91.MADDE-DEVLET BAŞKANLARININ NİTELİKLERİ VE GÖREVE GETİRİLMESİ

A-Nitelikleri

   D-Başkanlığı için  22 yaşına girmiş ve 50 yaşından gün almamış,sabıkasız,üniversite mezunu,milletvekili seçilme yeterliğine sahip bir T.C vatandaşı olmak ve bir T.C siyasi partinin genel başkanlığına seçilmek şarttır.Ancak TCUM üyesi olması zorunlu değildir.Türk töresi,Türk devlet , boy ve aile geleneğinde; devlet ve boydaki yönetici ile aile  de atanın, tek kişi olduğu görülür.Bu nedenle Türk halkının, yönetimdeki temsilcisi,önderi,lideri,yürütmenin,idarenin başı tekdir ve bu devlet başkanıdır.

B-Göreve Getirilmesi

1-Genel seçimlerde, en çok TCUM üyesi millet vekilliği kazanarak, ulusal mecliste çoğunluğu elde eden siyasi parti genel başkanı; TCUM başkanınca,  hükümeti kurmakla görevlendirilir ve bakanlar kurulu listesini sunması üzerine de D.Başkanlığı görevine getirilir.

2-D.başkanlığı görevi her hangi bir nedenle boşalırsa,iktidar partisi genel başkanlığı görevine seçilen kişi , Cumhuriyet meclisi başkanınca ve en çok on gün içinde , doğrudan D.başkanlığı görevine getirilir.

3-D.başkanının görev süresi , genel seçim dönemi ile sınırlı ve en çok beş yıldır.Bir kimse ikinci defa ve dönem , yeniden D.başkanı olamaz.

92.MADDE-D.BAŞKANI VE BAKANLARIN ANT İÇMESİ

D. başkanı,genel sekreter ve bakanlar, göreve başlarken TCUM genel kurulunda,48.madde de yazılı şekilde yemin ederler.

93.MADDE-D.BAŞKANININ GÖREV VE YETKİLERİ

A-Genel Hususlar

1-Devlet başkanı,T.C devletinin temsilcisi,idarenin ve yürütmenin başıdır.İktidar partisi ile hükümet ve bakanlar kurulunun başkanıdır.Ülkede birlik,dirlik,güven,barış ortamı kurmak için yasaların tam olarak uygulanmasını sağlar.Kamu kurumları ile özel sektörün,esnaf ve sanatkarlarla,tarım emekçilerinin, düzenli ve hükümet programı ile uyumlu çalışması,ulusal sanayinin gelişmesi ve sosyal refah için gerekli tedbirleri öngörüyle alır ve genel bütçeyi uygular.Kamu oyuna duyarlı davranıp halkın isteklerini dinler.Uygulamayı,hizmetlerin zamanında  ve gereğince verilmesini,genel iş yürütümünü ve görevlileri denetler.Ülke yönetiminde TCUM’ a karşı,iktidar partisi ve bakanlar kurulu adına; görev,yetki, imkan  ve sorumluluk , tamamen D.başkanına aittir.

2-D.başkanı ve B.Kurulu  üyelerine,  görevi ihmalden ceza verilemez.Ancak görevi kötüye ve çıkarına kullanmak ile devletin bütünlüğüne,devletin tam bağımsızlık ve bağlantısızlığına ,ulusun özgürlük ve egemenliğine ihanetten yargılanıp,cezalandırılır.TCK’ ya ilişkin suçlar bakımından , genel hükümlere tabidir.

B-Yapacağı Görev ve Kullanacağı Yetkiler

1-Bakanlar kuruluna başkanlık etmek.

2-B.Kurulu olarak kanun,tasarı ve değişiklik teklifleri ile ikili ve uluslar arası anlaşma ve sözleşmeleri, TCUM başkanlığına  sunmak.

3-Beş yıl süreli genel bütçe tasarısını ve yıllık uygulama,plan ve raporları hazırlayıp TCUM başkanlığına sunmak ve bütçe denkliğini sağlamak.

4-Kanunların yetkili kıldığı; vergi,ceza,harç vb,ekonomik konularda, beş yıllık bir dönem veya her yıl için alınacak,istenecek,  parasal miktarı belirlemek.

5-T.C devletinin bağımsızlık,egemenlik ve ulusal gücünün gösterge ve gereği olarak,BKK ve TCUM onayıyla;  milli gelir tutarı kadar ulusal para TL’nin,  her yıl için basımıyla,dolaşımını sağlamak.

6-Enflasyonu tek rakamda tutmak,TL’nin değerini,satın alma gücünü korumak.

7-İthalatta azalma ve ihracatta artış sağlayarak dış ticaret dengesini kurmak.

8-Kamu harcamalarını,savunma ve askeri giderleri azaltmak ve devlet gelirlerini artırarak cari açık vermemek.

9-Özel sektörü ithal edilen malların üretimine yönlendirilerek ve yurdumuzda çıkarılıp hammadde olarak dışarıya satılan madenlerin, ülkemizde işlenmesini sağlayarak,yeni iş alanları kurdurmak ve işsizliği azaltmak.

10-Ülkeyi,tarım,sanayi,enerji gibi tüm sektörlerde dışa bağımlılıktan kurtarıp, kendi öz sermayesi,imkanı,aklı gücü,tasarımı ve buluşlarıyla kalkındırarak kendi kendine yeterli duruma getirmek. Borç, kredi, hibe almamak, yabancılara manda, kapitülasyon, imtiyaz, tahkim,ayrıcalık,üstünlük tanımamak,üs ve vergisiz serbest bölge tahsis etmemek. Devletin egemenlik, tam bağımsızlık ve bağlantısızlığını korumak.

11-Bakanlılar ve kamu kurumları arasında iletişim,işbirliği,uyum ve eşgüdüm ile devletin hızlı ,etkin ve verimli çalışmasını sağlamak.İdari,hukuki ve mali sorunları çözmek.

12-Kurallara uyulmasını gözetip denetlemek.Devleti tanımayanlara karşı yerinde, zamanında ve gereğince mücadele yaparak; halka silah çeken insanlık düşmanlarını cezalandırmak.

13-Uygulayacağı siyasi,idari ve sosyal reform programıyla Türk Cumhuriyetini tam bağımsız,egemen,güvenli ve güçlü bir devlet yapmak.

14-Ev ve işyerlerine; çok ucuz fiyatlı elektrik enerjisini vermek ve klimayla ısıtılmasını sağlamak.

15-Hükümet programında açıklanan kamu hizmetlerini gerçekleştirmek.

16-Hukukun üstünlüğü, kanun hakimiyeti,kamu yararı,barış,huzur ile sosyal adaleti,can,namus ve mal güvenliğini sağlamak.

17-Alt yapı hizmetlerini geliştirip yaygınlaştırmak,doğayı sahiplenip korumak,teknolojik gelişme ve sanayileşmeye kurban etmemek.

18-Hüküm programıyla belirlenen genel siyasetin yürütülmesini gözeterek sosyal barış, sınıflar arası gelir dağılımı adaleti ile siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamak.

19-Komşu ülkelerle, ikili, sağlıklı dostluk, saldırmazlık ve işbirliği yaparak silahlanma yarışına , savaş durumuna son vermek. Silah ve askeri araç alınacak milli geliri; eğitim, sağlık, kalkınma ve refah için kullanmak. İki komşu halk arasında vizesiz, gümrüksüz , kotasız iletişim sağlamak. Sorunları barışçı, karşılıklı uzlaşı , taviz ve diplomatik yollarla çözmek. Karşılıklı ; saygı, güven , eşitlik ve iki ülkeninde çıkarının gözetilmesine dayalı olarak Türk ulusunun egemenliğini, ulusal hakları, birlik , bütünlük ve onurunu koruyarak , güvenlik ve geleceğini garanti altına almak.

20-TSK’ya ; Devletin tam bağımsızlığı , bağlantısızlığı, ulusun  egemenliği, terörle mücadele, yurdun bütünlüğü, Halkın birliğini ve özgürlüğünü  sağlama ve devam ettirme; hedef , amaç , ideal ve görevini vermek. Çağdaş gereksinimlere uygun, modern TAE ile Türk tasarımlı , yerli üretim, Türk malı , araç, cihaz ve silahlarla donatıp , yurt savunmasına hazırlamak. Vatanımıza saldıran, işgale kalkan düşmanla , inanç ve cesaretle savaşarak , ülke ve ulus güvenliğini gereğince sağlamak. Hükümetler, kesinlikle yabancı devletlerden, TSK ve Polis için silah, askeri cihaz ve araç satın alamaz, hibe, bağış ve hediyede olsa yabancılardan askeri malzeme kabul edemez ve kullanamaz. Türk askeri; öz canını, halkının can, namus ve malı ile kutsal vatanını , Türk malı silah, araç ve cihazlarla savunup korur.  Düşmanın Türk yurduna girmesine asla izin vermez. Saldırgan düşmanla savaşmayı; Alplik, gazilik bilir. Kutsal inancını, namus ve vatanını savunurken şehit olmayı ise dünyada elde edilebilecek en büyük makam, mevki ve şeref olarak görür.

21-TC’nin , uluslararası düzeyde , bağımsız, bağlantısız, egemen bir devlet olma vasfını korumak , sürdürmek. Yurtta barış ve huzuru sağlamak , ulusal hedef belirleyip , halkı inandırıp yönlendirmek ve umut vermek.

22-Yargının hızlı işlemesi,etkili olması ve adaletli karar verebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak.

23-Her ilde en az bir devlet üniversitesi kurmak. Özel vakıf üniversitelerine arazi tahsis etmek, yeni üniversite kurulmasına yardımcı olmak. Her ilde tıp fakültesi açıp, sağlık hizmetlerini geliştirip yaygınlaştırarak; düzenli, yeterli, ayakta ve yataklı tedavi hizmeti verilmesini sağlamak.

24-Devlet okullarında Türk dili ile eğitim, öğretim yapılmasını sağlamak. Öğrencilere yetenek ve becerilerine uygun dal ve programda sınavsız üniversiteye giriş ve öğrenim hakkı tanımak.

25-Türk gençlerini, yetenek,eğilim,beceri,karakter ve yapısına uygun dalda eğiterek; iş,sanat,meslek edindirip kendiyle barışık, özgüvenli ,idealist, ileri görüşlü,ekonomik bağımsızlığa kavuşmuş, özgür düşünceli, ilkeli, bilinçli, birikimli, inançlı insanlar yetiştirerek, cehaleti, yolsuzluk ve yoksulluğu yenmek.

26-Halkı,Cumhuriyet,laiklik ve demokrasiyle kazanarak; devleti benimseyip,güvenip,saygı duyup,sahip çıkmasını,ulusal hakları korunmasını sağlamak.Türk devletini kurup , bağımsız,egemen,ulusu özgür yapan Türk halkını; ,aklı yararlı bilgi,cüzdanı para dolu,karnı tok,başı dik,kültürlü,bilinçli,ilkeli,inançlı,erdemli,vicdanlı,idealist,öz saygılı,onurlu ve başarılı olmasını,akıl ve bilimle sorunlarını çözüp,huzur,güven ve umut dolu bir yönetimi kurmayı amaçlayan;  cesur,dürüst,vicdani sorumluluk taşıyan,ahlaklı gençler yetiştirip T.C devletini bu onurlu gençliğe emanet etmek.

27-T.C devletinin tekelci,emperyalist,küresel sermayeye,manda,açık Pazar,madenlerin peşkeş,kadın ve erkeklerin askeri ücretle cariye,köle olmasını önlemek.Alın tersiz,emeksiz, paraya,para kazandıran sömürüye,  yandaş ve iş birlikçileri,  devlet imkanlarıyla zengin eden hırsızlık düzenine son vermek.Bireysel tüketim ekonomisinin yönlendirdiği, ulusal tasarım ve yerli üretimle gerçekleştirilen Türk malı silah,araç,cihaz kullanan, gönüllülük esasına dayalı, dışa bağımlı olmayan, cesur,dürüst,akıl edip düşünen,ileri görüşlü,inançlı,aklını ve gönlünü bir kişi,yabancı güç ve düşünceye kiralamayan,yurt sever,ulusalcı Türk gençlerinden kurulu ulusal orduyu yaşatmak.

28-Hükümetin;halka, istediklerini gerçekleştirebileceği, sağlıklı,krizsiz,hak ve ödevlerini özgürce kullanabileceği bir ortam hazırlaması gerekir.Hükümeti ayakta tutan, katılımcı demokrasi ile adaletin ve güvenliğin sağlanması,dışa bağlı olmadan,ekmek,su,elektrik ve benzin gibi temel gıda ve kamusal hizmetlerin, zamanında ve yeterince tüketime sunulması.Gelecek umudu taşıyan kişilerin,  kendisi,ailesi ve devleti için vicdani sorumluluk duyarak,akıl edip düşünüp,emek verip değer üretmesi,çalışıp başarıya ulaşan kişilerin, huzur ve mutluluğudur.Ancak huzurlu insanlar, ulusal iradesini iktidardan,yönetimden yana kullanır.Yönetime güvenip,saygı duyup,sahip çıkıp,destek olur.Engellenen, inancına, giyimine dil,el uzatılan,karışılan, baskı gören,eğitim görmesi engellenen, cehalet ve yoksulluk batağına itilen,sistemden dışlanan kişi, yolsuzlukların hesabının sorulmadığını ,teröre göz yumulduğunu, hırsızın, uğursuzun affedildiğini, politikacıların kendini hep oyalayıp,aldattığını görürse bu sistemi benimseyip sahiplenmez, böyle bir devletin vatandaşı olmak ona üzüntü verir.

29-Ayrıca anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri tek başına ve bakanlar kurulu olarak birlikte yerine getirir ve yetkilerini, vicdani sorumluluk bilinci  içinde, cesur ve dürüstçe kullanır.

C-İstisnai Devlet Memuru Kadrolarına Görevlendirme Yetkisi

1-İktidar partisi yönetim kurulunun önerisi üzerine, bir T.C vatandaşını devlet başkanlığı genel sekreteri olarak görevlendirmek.Genel sekreter;D-başkanı vekilliği ve hükümet sözcülüğü görevini yürütür.B.K üyesi değildir.

2-İktidar partisi yönetim kurulunca bakan olması ön görülen;konusunun uzmanı,işinin ehli, bürokrat, teknik eleman yada serbest çalışan T.C vatandaşı kişilerin görevlendirilmesini,  TCUM başkanına teklif etmek.

3-İlgili bakanın teklifli üzerine, bakanlık  daire başkanlarını görevlendirmek.

4-Genel sekreterin teklifi üzerine, D-başkanlığı uzman ve şube müdürlerini görevlendirmek.

5-İlgili bakanın teklifi üzerine, C.M. bankası başkanı,bankalar birliği başkanı ile kamusal kurul başkanlarını görevlendirmek.

6-İlgili bakanın teklifi üzerine, büyük elçi,konsolos ve dış temsilcileri görevlendirmek.

7-Yüksek öğrenim yapmış T.C vatandaşı,sabıkasız kişiler , 5 yıllık bir dönem için istisnai memuriyette görevlendirilir ve gerektiğinde, atama şekline uygun olarak görevden alınır.İstisnai memuriyet siyasi bir görev olduğundan,  görevden alma kararına karşı yargıya başvurulamaz, tazminat istenemez ve meclise itiraz edilemez.İstisnai memurların görev süreleri , hükümetin,bakan veya başbakanın görev süreleriyle sınırlıdır.

D-TSK Başkanlığına Görevlendirme Yetkisi

1-D-başkanı,ilgili bakanın teklifi üzerine bir ordu komutanını, TSK başkanı olarak görevlendirir.Ancak beş yıllık dönem dolmadan, D-başkanı,TSK başkanını görevden alamaz ve değiştiremez.

2-TSK başkanı, askeri görevle ilgili konuda hükümete bağlı değildir.TSK’ dan ulusal meclise karşı sorumludur.TSK,yasama ve yargı organı gibi hükümet ve bakanlıktan bağımsızdır.Türk ulusu ve Türk devletinin,özgürlük ve bağımsızlığını temsil eder.TSK ile ilgili konularda devlet adına, yasalara uygun olarak karar verip,hareket eder.Görev ve yetkisini , anayasa ve kanunlardan alır.

3-TSK;T.C devletinin temel kurumlarından biridir.Türk Cumhuriyetini kuran ulusal iradedir. Ulusal meclissiz, Cumhuriyet ve demokrasi ile yönetilen bir halk ve ulusal ordusuz, bağımsız, bağlantısız ve egemen bir devlet olamaz.Türk silahlı kuvvetleri,erden,generale dek tek yürek olarak,Türk halkının,güven,saygı,benimseme,sahiplenme ve desteğini kaybetmemek için Türk Cumhuriyetinin varlığı ve kutsal vatanın bütünlüğünün, Türk dilinin,Türk kültürünün ve Türk ulusunun özgürlük,tam bağımsızlık,bağlantısızlık,egemenlik ile varlık ve devamının güvencesi,ulusalcı,inançlı,idealist,dürüst,ileri görüşlü ve yılmaz savunucusu olmak cesur davranmak zorundadır.Bir Türk askeri,  gazi,şehit olur ancak asla başına çuval geçirilmesini kabul etmez.Mehmetçik,şerefi ile yaşar ve özgür ölür.

94.MADDE-DEVLET BAŞKANININ SORUMLULUĞU

1-Anayasa ve kanunlarda tek başına yapabileceği belirtilen hususlarda görev,yetki ve sorumluluk tümüyle D-başkanına aittir.Bakanlar kurulu olarak alınan kararlarda,sorumluluk ortaklaşadır.İkili karar ve işlemlerden,D-başkanı ve ilgili bakan birlikte sorumludur.Hükümet ve B.K adına , TCUM’ a karşı , D.başkanı sorumludur.

2-Hükümetin imzaladığı emir ve aldığı kararlar aleyhine yargı kurumlarına itiraz edilemez, iptali ve durdurulması istenemez. BKK’ yi ancak yine B.K değiştirebilir. Vatandaşlar yürütmenin aldığı karar ve verdiği emirlerin değiştirilip düzeltilmesi için yine yürütmeye baş vurur veya TCUM’ dan iptalini ister.

3-Vatandaşlar ve yabancılar , devlet memurlarının yaptığı işlemlerden dolayı gerçekleşmiş bir maddi zarara, ekonomik kayba uğramışsa, her zaman dairesi amirine başvurarak maddi kaybının karşılanmasını isteyebilir.İdarenin kesin kararına karşı ise yerel meclise ve ulusal meclise başvurur. İdari karar ve işlemin iptali veya tazminat için yargıya başvurulamaz. TCUM, inisiyatif ve takdir gerektirmeyen yada açıkça yasalara aykırı olan BKK ile bakanlık genelge ve emirlerini doğrudan görüşüp iptal edebilir.

95.MADDE-DEVLET BAŞKANINA VEKİLLİK

1-D-başkanının hastalık veya yurtdışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde görevine dönünceye kadar , ölüm,çekilme veya başka bir nedenle D-başkanlığı makamının boşalması hallerinde yenisi seçilinceye kadar , D-başkanlığı genel sekreteri,D-başkanlığına vekillik eder ve D-başkanına ait yetkileri kullanır.D.B genel sekreteri,milletvekili,bakanlar kurulu  üyesi değildir.

96.MADDE-BAKANLAR KURULU

A-Kuruluş

1-Bakanlar kurulu , D-başkanı ve beş bakandan oluşur.

2-TCUM başkanı, genel seçimlerde en çok ulusal meclis üyesi, millet vekilliği kazanan,siyasi parti genel başkanını devlet başkanı olarak görevlendirir.

3-Bakanlık istisnai bir devlet memurluğudur. Bakanlar TCUM üyesi dışından,22 yaşına girmiş ve yüksek öğrenim yapmış, devlet memuru olabilme yeterliliğine sahip,sabıkasız, T.C vatandaşları arasından, D-başkanının teklifi ve ulusal meclis başkanının onayıyla görevlendirilir.

4-Gerektiğinde bakanların , D.başkanının önerisi üzerine,ulusal meclis başkanınca görevlerine son verilir.Bakanlık istisnai ve siyasi nitelikte bir kamu görevi olduğundan,  görevden alınma kararlarına karşı yargıya başvurulamaz,kazanılmış bir hak doğurmadığından tazminat davası da açılamaz.

5-Bir kimse , ikinci defa veya dönem bakanlık yapamaz.Bakan olarak atanan millet vekili ise TCUM üyeliğinden istifa etmiş sayılır ve milletvekilliği kendiliğinden sona erer.Çünkü milletvekillerinin bir görevi de bakanların çalışmasını gözetip denetlemek,meclis soruşturması yöntemiyle gerekirse bakanlıktan düşürüp yargıya sevk etmektir.Bakanlık görevi,yasama değil yürütmedir.Bakanların dokunulmazlık hakları yoktur.

B-Göreve başlama

Bakanlar kurulu listesinin ulusal meclis başkanınca onaylanması üzerine bakanlar kurulu üyeleri , TCUM genel kurulunda Türk halkının siyasi iradesinin temsilcisi milletvekilleri önünde ant içerek göreve başlar.En geç 5 gün içerisinde BK’ nın hazırlayacağı hükümet programı, D-başkanı tarafından TCUM genel kurulunda okunur.Bakanlar kurulunun göreve başlaması üzerinden en az altı ay geçmedikçe güvensizlik önergesi verilerek hükümet için güven oyuna başvurulamaz.

 

C-Bakanlar Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu

1-Ülke yönetiminde görev,yetki,imkan ve sorumluluk tamamen hükümete aittir.

2-B-kurulu, hükümet programıyla belirlenen siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.

3-Hükümet olmak, yasama organından kanun çıkarmak, Türkçe eğitim, öğretim yaptırmak, vergi almak, para bastırmak ve ülkede TL kullandırmak,suç işleyenleri yargı kararıyla cezalandırmak, ülkesini bölüp, parçalamak, işgal etmek isteyen düşmanlarakarşı  yasama organının verdiği yetkiyle savaşmak gibi; tam bağımsızlık, bağlantısızlık, özgürlük ve egemenlik göstergelerinin, siyasi irade ile iktidar gücünün,  ulus yararına kullanılmasıdır.

4-Her bakan,D-başkanına karşı; anayasaya bağlılık ve ulusal hakları korumada,kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem,karar,harcama ile yürütüp verdikleri hizmetten sorumludur.Bakanlar, bakanlıkça yürütülen kamu görevlerinin, anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.Bakanlar , bakanlığına bağlı birimler arasındaki eş güdümü,uyumu,işbirliğini sağlar,idari,hukuki anlaşmazlık ve mali sorunları çözer.

5-Bakanların görevi yürütmedir.Yasama organından bağımsız olarak istisnai devlet memuru statünde görev yaparlar.

6-Bakanlıkların karar ve işlemleri, 7 gün 24 saat,  basın aracılığıyla ulusal meclisin gözetim ve denetimindedir.

7-D-başkanı ve bakanlar, aylık ücret, tazminat, emeklilik, sağlık hizmeti ve yargılanma bakımından diğer devlet memurları ile aynı hükümlere tabidir. Bakanların, milletvekillerinin sahip olduğu yasama görevinden doğan dokunulmazlık hakları yoktur.

8-C-savcıları,TCK’ ya göre suç işleyen bakanlar hakkında hiçbir yerden izin ve emir almaksızın doğrudan adli inceleme, soruşturma yada kovuşturma başlatır.

97.MADDE-BAKANLIKLAR

A-Bakanlık Sayısı

1-Eğitim,ekonomi,güvenlik,sağlık,yerel yönetim ve kamu hizmetleri olmak üzere bakanlık sayısı beş adetle sınırlıdır.Bakanlıkların adı,görevi,sayısı değiştirilemez.

2-Bakanlıkların teşkilat,görev,yetki,sorumluluk ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.

B-Bakanlara İlişkin Genel Hususlar

1-Ayrıca yeni bir bakanlık veya devlet bakanlığı kurulamaz.Tüm kamu kurumları bu beş bakanlığa bağlanır.Kamu hizmetleri ilgisine göre bu bakanlıklarca yürütülür.TCUM  ve     D-başkanlığına bir kamu kurumu bağlanamaz.

2-İl, ilçe ve beldelerdeki kamu kurumları, bakanlıklara bağlı değildir, yönetim bakımından özerk olarak, kamu hizmeti yürütür.

3-Bakanlıklar ve diğer kamu kurumları, birbirini; idari, hukuki veya mali anlaşmazlık nedeniyle mahkameye veremez; yargıya başvuramaz.

4-Bakanlıkların sadece başkentte , üst düzeyde ve genel nitelikte bir merkezi yönetim teşkilatı bulunur.

5-Yazışmalarda kamu kurumları, birbirine ve vatandaşa arz eder.

6-Bakanlıklar il, ilçe ve beldelerde taşra teşkilat birimi açamaz ve buralardaki kamu kurumlarıyla yazışma yapamaz. Emir, olur, izin veremez.

7-Sağlık merkezi, tarım, orman, elektrik, su, yol, köy işleri, tapu, kadastro-taşınmaz tahsis ve kiralama işleri şefliği ile nüfus ve evlilik işlemleri idaresi vb kamu kurumları; belediylere bağlı olarak kamu hizmeti verir.

8-İl , ilçe ve beldelerde bir kamusal hizmet alanında tek kurum ve kuruluş yetkilidir. Görev, yetki, imkan ve sorumluluk tek birimde toplanır. İki ayrı kurum ve kuruluş birlikte veya ortaklaşa bir kamu hizmet görevini yürütemez.

9-Taşradaki kamu kurumlarına; memur ataması ile mal ve hizmet alımlarını , ihaleleri, ilgili taşra müdürlüklerinin kendisi yapar.

10-Açık olan bakanlıklarla, izinli olan bir bakana; diğer bakan geçici olarak vekillik eder. Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç 5 gün içinde görevlendirme yapılır.

11-TC ulusal meclisi kararı ile suçlu görülerek yargılanmak üzere yargıya sevk edilen bir bakan , bakanlıktan düşer. D.Başkanının yargıya sevki halinde ise hükümet, istifa etmiş sayılır.

12-Hükümet gerektiğinde, bağımsızlık ve egemenlik ile iktidar, güç ve hakkını kullanarak; BKK ve TUCUM GKK ile ulusal para bastırır.

98.MADDE-BAKANLAR KURULU KARARI ve DİĞER HUKUKİ DÜZENLEMELER:

1-Bakanlar kurulu kanunların uygulanmasını sağlamak ve kanunun açıkça yetki verdiği işleri yürütmek üzere , Kararname çıkarır.

2-BKK yayımıyla birlikte yürürlüğe girer ve tüm kamu kurumları ile özel sektör  kuruluşlarını ve kişileri bağlar, uyulması zorunludur.

3-BKK’yı yine B.Kurulu değiştirir yada iptal eder. BKK’ya karşı yargıya itiraz edilemez. TUCUM’a , BKK’nın iptali için başvuru hakkına , milletvekilleri sahiptir.

4-Bakanlıklar  Genel , Belediye ile üniversiteler ise kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların açıklanması ve uygulamasını sağlamak üzere , özel nitelikte yönetmelik ve tebliğ çıkarır. Yönetmelik, kanuna aykırı olamaz. Yönetmelikte yapılan hata, yanlışlık; itiraz üzerine ; kurum amiri, kurul veya meclis tarafından değiştirilip düzeltilir.

5-Kurum ve birim amiri, görevlileri uyarmak, çalışmaları düzenlemek, işlemleri hızlandırmak için kendi personeline yönelik , genelge yayımlayabilir. İş ayrımı, bölümü yapıp , görev ve yetki talimatı hazırlatır.

6-TC’de kamu kurum ve birim amirleri için makam odası ve makam aracı uygulaması yoktur. Devlet memurları , odalarda tek başına değil , salon tipi çalışma ofislerinde birlikte oturur. Amirler, bir odada oturmazlar. Hergün ayrı bir hizmet biriminde bulunarak ; hizmetin halka verilmesini gözetip denetler, işlemleri hızlandırıp iyileştirir. Çıkan sorunları anında çözer.

7-TUCUM , görevlerini belirlemek ve çalışmalarını düzenlemek için içtüzük çıkarır.

İDARENİN ESASLARI

99.MADDE-KAMU TÜZEL KİŞİLİKLERİNİN KURULMASI VE MERKEZİ İDARE:

1- Merkezi ve yerel yönetimin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.

2-Devlet idaresi; merkezden genel nitelikte yürütüm ve hukuki  düzenleme ile yetki genişliği çerçevesinde , yerindelik, hukuka uygunluk , kamu yararı ve yerinden yönetim ilkelerine dayanır.

3-Elçilik, konsolosluk ve dış temsilcilik; TC devletinin, dış ticaretinde ulusal ihracatında en az %10 pay sahibi olan devletler ile en az 200 bin TC vatandaşı veya Türk soy ve soplu halkın yaşadığı ülke ve şehirlerde açılıp faaliyet gösterir. Elçilik personelinin, o ülke dilini en az (c) düzeyinde bilmesi şarttır.

4-Bakanlıklar, il ilçe ve beldelerde; valilik, kaymakamlık, bucak müdürlüğü , özel idare, il genel meclisi, büyükşehir belediyesi, kalkınma ajansı gibi kamu kurum ve birimi kuramaz, oluşturamaz, açamaz. Taşradaki devlet; hizmet, iş ve işlemlerini; TC yasalarına göre belediyeler ile belediye ve basının, gözetim ve  denetiminde özerk kamu kuruluşları yapar, yerine getirir, yürütür.

5-Kamu hizmeti yürüten kurul ve komisyonlar, merkezi ve yerel yönetimden özerktir. Ancak aldığı kararlar, hükümeti ve belediyeleri bağlamaz. Öneri , tavsiye niteliğinde karar alırlar. Alınan kararları; hükümet, belediye ve ilgili kamu kurumları , aynı veya farklı şekilde , vereceği yeni bir kararla uygular. Kararların uygulanmasından doğacak sorumluluk, tümüyle karar verici ve uygulayıcı kamu kurumuna aittir.

6-Kamu tüzel kişiliklerinin kurulması ve memur kadrolarının çıkarılması , TUCUM GKK ile yapılır.

7-Bakanlık ve belediyeler; br sosyal sınıf, halk gurubu, bölge, şehir yada köy halkına tek yanlı , eşitliğe aykırı , güven sarsıcı karşılıksız yardım ve kayırmacılık yapamaz, ayrıcalık, farklılık , üstünlük tanıyamaz.

8-Devlet , suç işleyen bireyi , örgüt üyelerini yargılayıp cezalandırır. Ancak bir mahalle, semt, köy, şehir, bölge halkını , suçlu ilan edip , o yöreye kamu hizmeti verilmesini durduramaz. Seçimlerde partisine oy çıkmadığı gerekçesiyle , hizmeti kısıp , kesemez.

9-TC yasaları , ülkenin her yerinde ve tüm vatandaşlara ayrımsız ve eşit uygulanır. Adaletle iş görülür ve ülkede , adalet egemen kılınır. Hizmet; hak ile külfet, nimet dengesi gözetilerek , objektif kurallara göre dağıtılır

10-Kamu kurumlarının, aldığı karar, yaptığı iş, işlem ve verdiği hizmet ile özel sektörün üretim  faaliyetini; yasalara uygunluk , ulusal haklar ve kamu yararı bakımından , Türk  halkı adına;hizmet alan kesim ile birlike , Basın ve DKÖ’ler 7 gün 24 saat gözetip denetler. Halkın efendisi ve devletin gerçek sahibi ; işini , görevini zamanında ve gereğince yapan , dürüst, cesur ve ileri görüşlü  davranan, halka hizmet eden, mal ve ekonomik değer üreten ve vergi veren halktır.

11-Kırtasiyeciliği, bürokratik işleri çoğalttığı , devletin işleyişini yavaşlatıp , halkın sorunlarının çözümünü geciktirip yavaşlattığı , harcamaları gereksiz yere arttırdığı , yeteneksiz, asalak , halka faydalı bi işi, görevi olmayan kişilere; halkın ödediği vergiler; maaş adı altında boşyere ödendiğinden ;Türkelinde bakanlık ve belediyelere bağlı genel müdürlük ve bölge müdürlükleri kurulamaz.

12-Türk kamu yönetim sistemi ve idarenin işleyişi ; açıklık, şeffaflık , güven ve beyan esasına dayanır. Devlet halkına, halk ise devlet memuruna güvenir ve devletine sahip çıkar. Devletin gerçek sahibi, ordu , polis, yargı , meclis değil; birlik , beraberlik içindeki , bilinçli, inançlı, örgütlü , üretici, yurtsever Halktır.

13-Kuvvetler ayrılığı, kamusal özerklik, yönetsel bağımsızlık; başına buyrukluk, sorumsuzluk, yasadışılık, dokunulmazlık, keyfilik, görevi ihmal yada görevi kötüye kullanma özgürlüğü değildir , olamaz. Kamu kurumları, devlet memurları ve özel sektör; görevini, işini, işlem ve harcamalarını, çalışmalarını, üretim faaliyetlerini; hukuka uygun olarak , yerinde , zamanında ve gereğince yapmakla yükümlüdür.

100.MADDE-KAMU HİZMETİ:

1-En az önlisans sevisinde , üniversite eğitimi görerek bir yüksek öğretim kurumundan diploma alan , sabıkasız TC vatandaşları ; 22-50 yaşları arası , kamu kurum kadrolarına girerek , atanmış, istisnai veya seçilmiş devlet memuru olarak , halka , kamu hizmeti verme hakkına sahiptir. Kamu kurumuna alımında memuriyet görevinin gerektirdiği, objektif niteliklerden başka , hiçbir ayrım gözetilemez.

2-TC Vatandaşları; nüfusa kayıtlı olduğu , doğup büyüdüğü, ilköğretim , lise ve üniversite öğretimini yaptığı , iklimine, kültürüne alışık olduğu kendi memleketinde , devlet memurluğuna girer ve özhemşehrilerine kamu hizmeti verir. Memurlar görevli bulunduğu  il,ilçe, belde,  mahalle, semt  veya  köyde oturur. 

3-TC vatandaşları için; gördüğü, duyduğu bir suçu, yasaya aykırı durumu, yolsuzluğu; basına, savcıya, polise bildirmek, haber vermek, bilinçli bir yurttaşlık görevi, vatandaşlık hak ve ödevi , dürüstlük, cesaret ve vicdani sorumluluk gerektiren kutlu bir kamusal hizmet,  alınteri vergiye , devlete ve yetim hakkına sahip çıkmaktır.

101.MADDE-İDARENİN DENETİMİ

1-İdarenin her türlü karar, iş, işlem, harcama , eylem ve verdiği hizmet ; 7 gün 24 saat, halkın bilgisi ile basın ve DKÖ’nün gözetim ve denetimine açıktır. İdari eylem ve işlemlerin; hukuka, verimlilik ilkesine, ulusal haklara, resmi devlet politikasına, kamuoyu istek ve yararına uygun olarak yapılması zorunludur. Siyasi takdir yetkisi, bu kurula aykırı olarak kullanılamaz.

2-Denetim yol ve şekilleri:

1-    İdarenin, karar, eylem, atama, iş ve işlemlerine karşı , yargıya başvurulamaz, dava konusu yapılamaz, durdurulamaz ve iptal edilemez. Yargı, idari anlaşmazlıklara bakamaz.

2-    Çevre sağlığının, hayvan haklarının ve kamu yararının korunması için yurttaşlar kamu kurumlarına başvurabilir.

3-    Belediye yada altyapı hizmet kuruluşları personelinin, hukuka aykırı bir eylem veya işlerinden veya kamu hizmetlerinin; yerinde , zamanında yada gereğince , verilmemesinden dolayı zarar gören vatandaşlar; on gün içinde , belediye başkanlığına başvurarak , uğradığı haksızlığın veya maddi kaybın giderilmesini ister.

4-    Başvurudan sonraki 10 gün içinde , sorun çözülmemiş veya kendisine yazılı bir açıklama gönderilmemiş ise kişi belediye meclisine başvurur.

5-    Belediye meclisi veya meclis komisyonlarının , 10 gün içinde vereceği karar veya cevaba göre , bölge meclisine, sorun yine çözülmezse TUCUM başkanlığına başvurarak sorunun çözümünü arar.

6-    Kamu kurumlarının karar ve işlemlerinden zarar gören vatandaşlar, olayın her aşamasında meslek odası ve DKÖ ile yazılı, sözlü, görsel basına başvurarak hakkını aramada yardım isteyebilir.

3-Belediyeler beşer yıllık dönemler halinde ve 40 yıl süreyle altyapı ve diğer kamu hizmetlerinin yürütülmesini; kamusal yetki, işletme hakkı sözleşmesi ve KİYİB yönetimi ile özel sektöre verip gördürür.

1-    Bu hizmetlerin hiç , geç veya gereğince verilememesinden dolayı , zarar gören vatandaşlar, bu kuruluşları meslek odalarına , tüketici derneklerine , belediye başkanlığına şikayet eder. Basına da bilgi verilir.

2-    Meslek odası ve belediyeler; hizmet kuruluşuna ; vatandaşın maddi zararını karşılattığı gibi ayrıca kısa ve uzun süreli meslekten men ve para cezası da verebilir.

4-Bakanlıkların , karar ve işlemlerinden zarar görenler ise , bakanlığa başvurur. Sorunu çözülmezse , D.Başkanlığına, yine çözümlenmezse TUCUM Başkanlığına başvurur. Olay her aşamasında kamuoyu desteği, baskısı sağlayabilmek için basına iletilebilir.

5-İdarenin , devlet memurlarıyla ilgili karar ve işlemleri, yargı konusu yapılamaz. Haksızlığa uğrayan memur, haksız işlem yapanın bir üstüne başvurarak sorununu çözmeye çalışır. Konuyu belediye başkanı, belediye meclisi, bölge meclisi veya Bakan, D.Başkanı ve TUCUM başkanlığına götürebilir. Olayın her aşaması basına iletilebilir.

6-Kamu hizmeti veren; idari kurul, heyet, komisyon ve meclislerin kararları, yargı konusu yapılamaz. Üç ile beş ve daha çok kişinin tartışarak, gizli, yazılı ve oy çokluğu ile aldığı bir karar, bir kişinin görüş ve düşüncesine göre, yorumlanıp, yargılanarak bozulamaz. Muhtarlık kurulu kararlarına karşı beklediye meclisine , B.Meclisinin verdiği karara karşı tekrar görüşülmesi istenerek yine meclise başvurulur.  B.Meclisinin red kararına karşı Bölge meclisine, Bölge meclis kararlarına ise ikinci defa yeniden kararın gözden geçirilmesi için yine Bölge Meclisine , itirazın reddi halinde ise TUCUM Başkanlığına başvurulur.

7-Belediye mülki sınırları içinde; Belediye meclisinin , bölge düzeyinde bölge meclisinin Türkeli genelinde ise TUCUM un vereceği , alacağı karar kesindir. Tüm kurum ve kuruluşları bağlar. Verilen karar; Anayasa, hukuk, ulusal haklar ve kanuna açıkça aykırı değilse , uyulması zorunludur. Hukuka ve ulusal haklara aykırı; karar ve işlemlere karşı çıkmak, durdurulup düzeltilmesi için demokratik yollarla etkinlik düzenlemek , bir yurtseverlik, görev , hak ve ödevidir.

8-Bakanlık, yargı, belediye , askeriye , polis vs. ayrımı yapılmaksızın, idare; kamu görevlilerinin , yetkilerini kullanırken; görevi  ihmal ve kötüye kullanma ile yapılan kusura dayalı eylem ve hukuka aykırı işlemden dolayı, vatandaşa verdiği maddi zararı, ödemekle yükümlüdür.

KAMU HİZMETİ VEREN MEMURLARLA İLGİ HÜKÜMLER

102.MADDE-GENEL İLKELER:

1-TUCUM ; Bakanlık, belediye, yargı, polis, TSK, Üniversite, Temel eğitim okulları ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin genel ve yerel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları , asli , sürekli veya süreli kamu hizmetleri; TC vatandaşı  atanmış, istisnai ve seçilmiş devlet memurları eliyle görülür. Kamu kurumlarında işçi statüsünde personel çalıştırılamaz.

2-Devlet memurlarının , nitelikleri, atanma , görevlendirilme ve seçilme esasları, görev, yetki ve sorumlulukları , hak ve yükümlülükleri , aylık ücretleri , sosyal güvenlik işleri , kanunla düzenlenir.

3-Atanmış memurlar kamu kurumlarına , diploma başarı derecesine göre kabul edilir. Yazılı sınav yapılamaz. Boş kadronun en az 3 katı aday çağrılır. Mülakat veya işyerinde uygulamalı seçme sınavı düzenlenir.

 

DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMADA VE MEMURLUK SIRASINDA ARANACAK GENEL YETERLİLİK ŞARTLARI

103.MADDE-ORTAK ÖZELLİKLER:

1-TC Vatandaşı olmak.

2-Atanmış memurlar; 22 yaşından küçük ve 30 yaşından büyük olmamak. Atanmış memurların en çok çalışma yaşı 55, süresi ise 30 yıldır.

3-İstisnai nitelikte görevlendirme veya seçim yöntemiyle memuriyete alınacaklarında , 22 yaşına girmeleri ve 50 yaşından büyük olmamaları gerekir. Bunlar içinde hizmet yürütümümün üst yaş sınırı 55 tir.

4-En az önlisans seviyesinde yüksek öğrenimini yapmış olmak.

5-Devlet memurluğundan çıkarılmış veya kamu haklarından mahrum edilmemiş olmak.

6-Oniki aydan daha fazla süreli, hapis cezasıyla hükümlü bulunmamak, sabıkasız olmak.

7-Görevini, zamanında , devamlı ve gereğince yapmasını önleyen , vücut veya akıl hastalığı veya bedensel engeli bulunmamak.

104. MADDE –MEMURLARIN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUĞU , DİSİPLİN İŞLERİ VE YARGILANMALARI:

1-Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş devlet memurları , kendilerine verilen kamusal hizmet görevini; Anayasa, kanunlar , ulusal haklar, vicdani sorumluluk ve kamu yararına uygun olarak yapmakla yükümlüdür.

2-Devlet memurları, TC devletini temsilen, yabancılarla tek başına görüşemez ve TC devleti adına anlaşma yapamaz ve imzalayamaz.

3-Göreviyle ilgili idari suçlardan dolayı, devlet memurlarına; savunmaları istenerek, 1-15 gün arası Aylıktan kesme veya haklarında idari soruşturma açılarak devlet memurluğundan çıkarılma disiplin cezası verilir. Bu cezalara karşı , bir üst disiplin ve sicil amirine ve meclislere itiraz edilir.

4-Memurlar çalıştıkları kamu kurumu ve yürüttükleri görev ve hizmete ilişkin , basın ve DKÖ’ye amirinden izin almaksızın , bilgi, belge fotokopisi ve demeç verebilir. Devlet yönetiminde açıklık ve şeffaflık esastır. Devletin halktan gizli hiçbir işi olamaz.

5-Disiplin cezalarına karşı, yargıya başvurulamaz. İdare, seçimle göreve getirilen memurlara , devlet memurluğundan çıkarılma türü disiplin cezası veremez.

6-D.Başkanlığı , memurlar için DMK’ya dayanarak, Disiplin, Kılık Kıyafet Yönetmeliği yayınlar.

7-Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş tüm devlet memurları hakkında işledikleri iddia edilen TCK ile ilgili, genel adli suçlardan dolayı , ceza kovuşturması , izne tabi değildir. Savcılar, memurların adli bir suç işlediğini öğrendiğinde yada bir suç ihbar ve şikayetinin Adliyeye ulaşması üzerine , doğrudan adli inceleme , soruşturma veya kovuşturmayı başlatır. Ancak suçlanan kişinin memur olduğu anlaşılıp belirlenince , tutanak tutulur. Memurlar; polis zoruyla adliyeye, emniyete götürülüp , göz altına alınamaz, tutuklanamaz ve ifadesi alınamaz. TSK’nın güvenlik hizmetiyle görevli personeli de , memurları göz altına alıp tutuklayamaz, sorgulayamaz ve ifadelerini alamaz. Tutanak tutup durumu C.Savcılığına bildirir. C.Savcıları, memurlar hakkındaki iddia ve suçlamayı belgelendirip , kendilerinden yazılı savunma vermelerini ister.

8-Memurların adli inceleme, soruşturma , kovuşturma ve yargılanma işlemleri , göz altısız ve tutuksuz olarak yürütülür. Memurlar isterlerse kendilerini, soruşturma ve yargılamada , avukatla temsil ettirip savunabilir. Memurlar dava sonuçlanıp mahkeme kararı kesinleşinceye kadar , göz altına alınamaz ve tutuklanamaz. Memurlara verilen 12 ay ve daha az süreli hapis cezaları paraya çevrilir.

9-Devlet memurları , doğrunun , çalışıp üretenin , yasalara uygun davrananın , iyi niyetlinin, haklının , mazlumun taraf ve yanındadır. Toplumsal hakları koruyup kamu yararını gözeterek; halkın devlete güvenerek , saygı duyup , sistemi benimseyip sahiplenmesini sağlar. Toplumsal değerlere saygılı davranır. Kamuoyu isteklerini dikkate alır. İnsanlar arasında; ırk, cinsiyet, dini inanç ve siyasi düşünce ayrımı yapmaz. Hukuksal olarak insanlara eşit davranır. Ancak suçlu ile suçsuzu , kötülük yapanla yapılanı, terörist ile protestocuyu, eylemciyi , öğrenciyi ve işçiyi ayırır.

EĞİTİM ÖĞRETİM

105.MADDE –EĞİTİMİN AMACI, ÖĞRENİM HAKKI VE ÖDEVİ:

A-EĞİTİM-ÖĞRETİMİN AMACI:

1-Temel İlköğretim okulu , lise ve üniversitelerde verilecek , ulusalcı eğitim öğretim ile; öğrencilere bu özellikler, erdemler, değerler kazandırılır: Özgür, bağımsız, başıdik, öz güvenli, öz saygılı, kendiyle barışık, okuyup yazan, sorup araştıran, akledip düşünen, okuduğunu, duyduğunu sorgulayıp yargılayan. İleri görüşlü, ileriye dönük, uzun vadeli , derinlemesine düşünüp öngörülü, tedbirli davranan.Birikimli, bilinçli, ilkeli , inanca, dine saygılı. Ahlaki ve insani değerleri özümsemiş, vicdanen duyarlı , şerefli. Tarihini, atalarını bilen , aşağılık duygusu taşımayan. Yetenek ve becerisine göre bir iş, sanat, meslek edinmiş. Amaç ve başarı ile teslimiyet ve yenilgi arasında; doğru tercih , seçim yapan. Planlı, öngörülü çalışıp üreten , görev  sorumluluğu taşıyan , işini , görevini, adaletli, dürüst, tam , zamanında, yerinde ve gereğince yapan.İşleri kolaylaştıran, şartları iyileştiren, yaşamı güzelleştiren , tutumlu davranıp tasarruf eden; israf ve cimrilikten kaçınan. Yolsuzluk ve yoksulluğa karşı çıkan, dini , inancı, vatanı, ulusu , canı, namusu ve alınteri malı için gerektiğinde savaşıp; gazi, şehit olacak kadar; inançlı, cesur, fedakar , güzel ahlaklı, evrensel ahlak ve ulusal değerlere bağlı; Türk Cumhuriyeti vatandaşlığını üst kimlik olarak benimseyen ; idealist, ulusalcı, devletine sahip çıkan, ulusuna saygılı , bilim ve tekniği öğrenip, birikimini günlük yaşamda halkının; iyilik, güven, huzur ve mutluluğu için kullanan. Yenilik, değişim, ilerleme ve gelişmeye açık.  Sınırlarını ve vicdani sorumluluğunu bilen , dengeli, kararlı, tutarlı gerçekçi, umutlu, yasal ve meşru, topluma yararlı, severek , isteyerek yaptığı bir işi dışında; spor, müzik, resim, yazarlık , doğa gibi zararsız bir hobisi , uğraşı , etkinliği bulunan. Prensipli hareket edip , kötü alışkanlık ve zararlı bağımlılık edinmeyen , dengeli, düzenli beslenip , mutlu , umutlu , sağlıklı yaşayan.  Hizmet ve kalıcı , yararlı eserleriyle unutulmayıp bu gök kubbede , bir hoş seda olarak hatırlanan, kahraman yurtseverler yetiştirmek.

2-Diğer Halkları , karşılıklı güven ilkesince eşit, değerli ve saygıdeğer görmek ,  ancak geçmişi iyi öğrenip aynı yanlışları yine yapmamak . geçmişten ders, ibret, öğüt almayanlar için tarihin tekrarlandığını unutmamak. Tarihte uzun süreli barış, demokrasi, güvenlik ve özgürlük hiç sağlanamamıştır. Birinci ve ikinci dünya savaşı yıkımını, 50 milyon insanın; iki manyağın hırsı, sapkınlığı, kaprisi ve bir hiç uğruna ölüşü ile dünyada 202 devlet , 7 milyar insan ; bunların inanç ve din olarak ; Yahudi 20 milyon, Müslüman 1,5 milyar, Hristiyan 2 milyar ve Budist-Hindu-Tao-Mani-Şintoist vb. inançların 3.5 milyar nüfusa sahip olduğu gerçeğini unutmamalıyız. İlkçağlardan beri din, ideoloji nedenli medeniyetler , kültürler , uluslar ve devletler arası mücadele, savaş hep varola gelmiştir.

3-Akledip düşünerek , hiçbir emperyalist güç, kültür ve düşünceye üstünlük , ayrıcalık tanımamak . doğuma ve toprağa dayalı , büyüklük, erdem kabul etmemek . ulusunu, devletini , ailesini, kendini; başka ulus, devlet ve kişilerden aşağı veya suçlu görmemek. “Türkleri barbar, jenositçi diye suçlayanlar , kendilerine baksın! Binlerce yıldır Türk egemenliğinde yaşayan halklar; inancını, ırkını , etnik kimliğini, anadilini , kültürünü yitirmemiş, hala koruyor ve yaşatıyor! Bu toleransı,  anlayışı, serbestliği tanıyıp gösteren başka bir devlet, halk yoktur! Türkün icat ettiği ; insana, doğaya zarar veren , ne atom bombası, füze, roket, top, tank, tüfek, tabanca, makinalı tüfek , zehirli gaz, nede fenni gübre, tarım ilacı, cep telefonu, otomobil, uçak, helikopter, gemi gibi bir araç, silah , mal yoktur. Türklerin insanlığa hizmeti;  yoğurt, keş, dolaz, tulum peyniri , at koşum , biniş takımı , halı, kilim, pantolon  gibi birkaç akıl, gönül ve emek ürünüdür. Birinci ve ikinci dünya savaşını çıkarıp dünyayı kan ve gözyaşı cehennemine çeviren asla Türkler değildir. PKK’yı kurup; Türk, Kürt iç savaşı çıkarmaya, TC Devletini parçalayıp yıkmaya çalışanlar Türkün düşmanlarıdır. İngilizlerin 1200’lerde kurduğu devlet halen ayakta. Türklerin kurduğu 100 civarındaki devlet ise tarih olmuş. Gerçek Türk tarihini okuyup; Türk devletlerinin niçin zayıflatılıp , nasıl yıkıldığını öğrenmezsek , atalarımızın çektiği acıları yine çeker, düşmanlarımıza , kul ,köle   , cariye oluruz. Namusumuzu, özgürlüğümüzü, şerefimizi yine yitiririz. “

4-Bağımsızlık , özgürlük, Türk  Ulusu, vatanı, devleti, kültürü, anadili, tarih bilinci, şuuru , ulusal kimliği ve haklarına sahip çıkıp, savunmak, korumak. Para yönetimini ve tasarrufu öğretmek. Asla, eski Türk düşmanı yabancıların , iki yüzlülüğüne, tatlı sözlerine kanıp; manda, kapitülasyon, AB, GB üyeliği, Nato yardımı, IMF gözetimi gibi koruma vaatli tuzaklarını kabul etmemek. Borç almamak, borç alanların önce şereflerini , sonra huzurlarını , nihayetinde ise herşeylerini kaybettiklerini unutmamak. Emperyalizmin sömürü aracı, küresel , tekelci, sermayenin paravan örgütlerine girmemek.

5-Atasözleri ve Nenelerin öğütlerinin, bir gereği olarak; Türk Devleti ile cesur, inançlı, dürüst, ileri görüşlü, idealist, ilkeli, halkın özgürlüğünü, devletin tam bağımsızlığı ve bağlantısızlığını savunan , ulusalcı Türk ordusuna sahip çıkılmazsa; sığınacak bağımsız devlet, savunacak onurlu ulus, üzerinde , inançlı ve özgür yaşanacak kutlu bir vatan kalmayacağını; tarihteki zafer, yenilgi ve esirlik dönemlerini , okullarda nedenleriyle ders olarak okutarak, tartışmalı, karşılaştırmalı eğitimle, ulusal tarih bilinci kazandırmak.

6-TEO’da; Orhun, Yenisey abidelerindeki uyarıları, Korkut Ata, Mahmut Kaşgarlı, Ali Sir Nevai’lerin öğütlerini, Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesini , TC Anayasası ve TCK’yı ders olarak okutup, Türk gençlerini; bilgilendirip, bilinçli davranmaya yönlendirmek. Orhun-Yenisey , damga kökenli Türk alfabesini benimsetip kullandırmak, okuyup yazmayı , Türk dilini , Türk lehçelerini  anlayıp özümsemeyi, Türk kültürünü, töresini; sorgulayıp yorumlayarak, günümüze taşıma ve yaşatma sorumluluk , fedakarlık ve bilincini vermek. Türk Gençlerini; zalime  boyun eğip yalakalık yapmayan, haksızlığa karşı çıkan , hakkını arayan, ne ezilen  ne ezen , aldatılıp kullandırmaya izin vermeyen, aklı ve emeğiyle üretip geçinmeyi, onurlu bir yaşamı seçen. Bir gün ölüp, mezara konup, büyük sınavdan, ilahi sorgulanmaya katılmak üzere, ahirete göç edilecek bu yalancı, geçici dünyada; asla kula kulluk , kölelik ve cariyeliği kabul etmeyen, Ulu Tanrı’nın onu; “Yaratan Tanrısını bilsin, bir işi diğer insanlardan daha iyi yaparak , Halka hizmet etsin…”  diye yarattığına inanan , bilinçli, ilkeli, erdemli insanlar yetiştirmek. İnancını, ulusunu, devletini, vatanını, laiklik, cumhuriyet ve demokrasiyi benimsetip sahiplendirmek.

7-Tarih; insanlar akledip düşünmediği için tekrar yaptığı hata ve düştüğü yanlışlar sonucu, çektiği, katlandığı sıkıntı, bela ve zulümleri gözler önüne seren, doğru yolu görmesi için öğüt, ibret, ders veren bir bilimdir. Anadil, kültür ve töre; ulusal ağacın; kökü ve dallarıdır. İnanç, din ise; ağacın büyümesini sağlayan, ışık ve su’dur. Halk ise; ağacın yaprak ve meyveleridir. Tarihini iyi bilmeyen, anadili, kültürü ve töresini yitiren, ulusluktan halka dönüşen , itilip kakılmaya, aldatılıp kullanılmaya başlayan insanların; güvenli, huzurlu bir yaşamı ve iyi bir gelecekleri de yoktur. Onların umutları; yarınlık, hafta sonluk yada yaz tatiline kadardır. Yiyip içip, gülüp geçen, eğlenmekten , markalı giyinip, sıkıntı ve sorumlulukları o an için unutabilmekten ibarettir. Ancak devleti ayakta tutan, bağımsız , güçlü, egemen yapan; halkının devlete olan; güveni, saygısı, bağlılığı, sahip çıkması. Ulusu bir, diri, özgür yapan; anadili, kültürü, ulusal hedefleri ve bağımsızlık tutkusu. İnsanı, bireyi; huzurlu, mutlu ve umutlu yapan ise; dini inancı, iyi davranışı, vicdani onay ve doyumu. Araştırmaya, öngörülü, planlı çalışmaya, işini; kurala uygun, zamanında ve gereğince yapmaya dayanan, başarıya ulaşmak. Seçilen amaç, hedef , sorun çözmedeki becerisi, ne yaptığını ve niçin öyle olması gerektiğini bilmek , geleceği net olarak görebilmek.

8-İlgisiz, sevgisiz büyüyen, sağa, sola itilip dışlanan, özünden koparılan gençler; ya tembelliğe, sigara , uyuşturucu veya alkole yada hırsızlık, kapkaç, dolandırıcılık, eşkıyalık, kaçakçılık, mafya, çete veya teröre yönelir veya rüşvet, darbe, dikta, yolsuzluk, mal para biriktirme  ve TC devletini parçalamak için emperyalizmle işbirliği yapma hastalığına yakalanır. Ulusu karanlığa, devleti parçalayıp yıkıma sürükleyenler; bu üç gurup gençlikten yetişen Halk Düşmanlarıdır.

9-Okullarımızın DKÖ ve Belediyelerle akıl ve gönül işbirliği yaparak; gençlerimizin yetenek ve becerisini; ilköğretimde açığa çıkarıp , geliştirmek, sınavsız lise ve sınavsız girilen üniversitelerin , dal ve programlarına, öğrencileri; yeteneklerine uygun şekilde yönlendirerek, zevkle okuyacağı bir bölümde , severek, isteyerek yapıp; başarılı, mutlu olacağı , bir meslek, sanat, iş edinmesini sağlamak.

10-Öğrencilere; öz aklı , bilgisi, yetenek ve becerisiyle, yardım almaksızın yapacağı; ev ödevi, tez, proje, rapor hazırlatmak. Kendilerini ifade edebilecekleri, görüş ve amaçlarını söyleyebilecekleri ortamı oluşturmak. Tasarımcı, buluşçu olmalarında rol üstlenmelerine destek vermek. Yasal, meşru, topluma yararlı bir meslek edinmeye,  özgüvenli, girişimci davranmaya, üretici olmaya , anlayış,  azim ve sabır ile ulusal hedeflere yönlendirmek. Okullarda öğretimden daha çok, eğitime ağırlık, önem verilir.

11-Okullarda yerli malı, tutumluluk haftası etkinlikleri düzenlenip, öğrenciler;  Türk malı kullanmaya  yönlendirilir. Yerli malı kullanmanın; bilinçli, ilkeli, onurlu bir görev, vicdani sorumluluk , bir vatandaşlık hak ve ödevi olduğu anlatılır. Para yönetimi ve tasarruf erdemi kazandırılır. Evrensel, ahlaki ve toplumsal değerlere, inançlara saygılı olmak, sınırlarını ve sorumluluğunu bilmek ve kurallara uygun davranmanın , önem ve gereği, örneklerle tartışılarak açıklanıp gösterilir.

B-EĞİTİM HAK VE ÖDEVİ:

1-TC vatandaşlarının , 4 yaşını doldurup 5 yaşına girdikleri yılın  Eylül ayında , ilköğretim okuluna başlayıp, 12 yıllık zorunlu temel eğitime devam ederek , lise diplomasını almaları; bir temel hak, yurttaşlık görevi, vatan borcu, ulusal ödev ve kamusal sorumluluktur.

2-TC vatandaşı öğrenciler; kişilik, karakter, istek, ilgi, eğilim, yatkınlık, akıl, zeka, bedensel ve ruhsal yapısına uygun alanda; eğitim görme,  yetenek ve becerisine göre de öğrenim dal ve programını seçme hak ve özgürlüğüne sahiptir.

3-İlköğretim okulu, lise ve üniversite öğrencileri; önlük, forma, resmi kıyafet, takım elbise, şapka giymeye, kravat takmaya zorlanamaz. Öğrenciler;  evde, sokakta, işyeri, kamu kurumu, kamusal alan, parkbahçe, kapalıyer ve açık alanlarda , her derece düzey ve seviyedeki okullarda, mevsime uygun yada inancına, geleneklerine , modaya , zevkine göre, dilediği gibi serbestçe giyinme , hak ve özgürlüğüne sahiptir. Hiçbir meclis, kamu kurumu, kişi, yargı organı, okul idaresi veya öğretmenler, öğretim üyeleri;  öğrencinin giyimine karışamaz. Belirlenmiş şekilde ve farklı biçimde giyinmeye zorlayamaz. Giyiminden dolayı dışlayıp, kınayamaz, engelleyemez, cezalandırmaz ve sınıftan dışarı çıkaramaz. Öğrenciler, kendi istek ve seçimiyle, okulda, sınıfta, derste, isterse başını örter, isterse açar. Öğretmen, öğretim üyeleri ve okul idaresi; öğrencinin derste başını örtmesine karışamaz, zorla başını örttüremez ve açtıramaz. Öğrenciler, okula, sınıfa, derse; kot veya kısa pantolon, eşortman, spor ayakkabı, tişört, kazak, mont giyerek gelebilir. Saçını uzatıp, kısaltıp , boyatabilir. Takı takabilir. Giyim özgürlüğü temel insan haklarındandır.  Öğrenciler, kız ve erkek olarak ayrılamaz ve farklı giyinmeleri istenemez.

4-Her seviyedeki devlet okullarında; eğitim ve öğretim dili, Türkçedir. TC vatandaşlarına, devlet ilköğretim okulu, lise ve üniversitelerinde, yabancı bir devletin dili okutulamaz. Yabancı bir dille eğitim, öğretim yapılamaz. Ülkemizde, vakıfların , azınlıkların ve yabancıların açtıkları , özel lise ve üniversitelerde; yabancı bir dil, hazırlık sınıfından itibaren seçmeli ders olarak okutulabilir.   Ancak TC vatandaşları için yabancı dil dersi görmek, zorunlu hale getirilemez. Hazırlık sınıflarına günde 4 saat ders konur. Bir saati Türkçe , 3 saati yabancı dil dersidir. TC vatandaşı azınlıklar ile etnik guruplardan isteyenler; Anadilini, özel ilköğretim, lise ve üniversitelerde , seçmeli ders olarak okuyabilir.

5-Devlet, öğrencilerin en az %70’inin , sınavsız olarak bir yüksek öğrenim programına girmesini, fakülte mezunlarının ise öğrenimlerine uygun dalda, sınavsız lisansüstü , akademik eğitim görmelerini, özendirici ve sağlayıcı, hukuki düzenlemeleri yapar ve gerekli ortamı hazırlar.

6-Yerleşim biriminde, okul bulunmayan öğrenciler, öğrenimlerini; 12 yıllık Açık Öğretimde sürdürüp tamamlar. Açık öğretim dersleri; radyo, TV ve internetten yayınlanır. Öğrencilere derslerle ilgili CD verilir.

106.MADDE- EĞİTİM-ÖĞRETİM  İŞLERİ

A-GENEL EĞİTİM:

1-Devlet ve Özel, 12 yıllık Temel Eğitim Okulları ile Yüksek Öğretim Kurumlarının , eğitim ve öğretim faaliyetlerini; kanunlara uygun şekilde ve genel düzeyde planlamak. Okul açılış, izin ve oluru vermek. Eğitim-öğretim mevzuatını; bağımsızlık, ulusal haklar , akıl , bilim ve teknoloji gerekleri, ilerleme, sanayileşme ve ülke ihtiyaçlarına göre yenileyip, düzenlemek. Eğitim kurumlarının kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda çalışıp, iyileşip gelişmesi ve kaynaklarını , etkili, verimli şekilde kullanmasını sağlamak. Eğitim öğretim ve bilimsel araştırmaları yönlendirmek , Basın ve DKÖ’ler aracılığıyla eğitim kuru-mlarını gözetip denetlemek , görev ve yetkisi , Eğitim Bakanlığına aittir.

2-Eğitim Bakanlığından;  saygı, güven, karşılık ve eşitlik ilkesine göre olacakları izinle; Türk Eğitim mevzuatına bağlı ve uygun olarak , Yabancılar;  Türkelinde okul açıp öğretim faaliyetlerinde bulunabilir. Ancak derslerin en az dörtte birinin; Türk dili ve Türk alfabesiyle Türkçe olarak okutulması zorunludur.

3-İlköğretim okullarının ilk dört yılında sınav  yapılmaz, öğrencilere not ve karne verilmez. Öğrencilere; okumak, yazmak, imza atmak, dört işlem. Bilinçli tüketicilik, para yönetimi ve tutumluluk. Hesap makinası, cep telefonu,  bilgisayar ve internet  kullanımı ile neyi nereden, nasıl bulacağı öğretilir. Kitap okuma, hatırat-anı yazma alışkanlığı kazandırılır. Okumak, yazmak sevdirilip , yeme, içme , uyumak gibi , bir doğal ihtiyaca dönüşümü için çaba gösterilir.

4-Eğitimden amaç; öğrencileri tektip, aynı biçim ve şekilde , bonzai, robot gibi, eşit bilgiler ezberletilmiş, benzer davranış gösteren, akledip düşünemeyen, kendi kararını iradesiyle veremeyen, komutla yönetilecek varlıklar haline getirmek,  değildir.  Ezberci, sorgusuz eğitim, tektip giyim; hem Gençliğe hemde ülkenin geleceğine kötülüktür. Öğrenciler, spor, dağcılık, balık avcılığı,  müzik, halkoyunu , yazarlık gibi bir hobi edinmeye, boş zamanlarını;  zararsız yararlı bir etkinlikle değerlendirmeye yönlendirilir. Özgüven, öz saygı, umut , huzur tutum ve duygusu  kazandırılır.

5- Her il ve gereken ilçelerin, ilköğretim okulu ve lise müdürlüklerinde, birer Engelliler sınıfı oluşturulur. Bulunduğu yerde, Engelliler sınıfı açılamayan, durumu uymayan yada okula gidip gelmesi sorun olan, Engelli öğrenciler, öğretimlerini; Açık öğretimde yapar, sürdürür.

6-Bir ders: 60 dakikadır.45 dakikası; sınıf, atölye veya Laboratuarda,15 dakikası ise serbest zaman olup ara dinlenmede geçer.Teneffüste ders yapılmaz.

7-Devlete ait liseler ve üniversite öğrencilerinden, her öğretim yılında  ve  5 yıllık bir dönem için BKK ile  belirlenecek oranlarda, eğitim, öğretim harcı alınır. Ancak, Devlet ilköğretim okulu,12 yıllık Açık lise ve açık Öğretim MYO Öğrencilerinden, harç alınmaz . Ayrıca özel ve devlete ait her dereceli okul idaresi; maddi durumu yetersiz , dar gelirli ve başarılı öğrencilerine , öğrenimlerini sürdürebilmeleri için; devlet en az % 30, özel okullar ise % 10  oranından az olmamak üzere ,kredi ve burs gibi para yardımı dışında; öğrenim harcı ve gideri almayarak , ücretsiz sağlayacağı; kitap, CD,  yemek ,yurt, ulaşım, partime  okulda çalıştırma gibi başka yollarla , gerekli yardımı, desteği yapar. Öğrencilere  parasal bursu; Anonim ve Limited şirketler ile DKÖ’ler veya  hayırseverler verir. Bakanlık ve Belediyeler, öğrencilere burs, kredi veremez. Yüksek öğrenim yurtları üniversitelere bağlanır ve Rektörlük yönetiminde öğrencilere hizmet verir

8-Eğitim Bakanlığı, eğitim, öğretim mevzuatını, çağın gereksinmelerine göre düzenler ve eğitim kurumlarının personel kadrolarını, Belediyelere dağıtır. Belediyeler, eğitim kurumlarının;  arsa, bina ve diğer ihtiyaçlarını karşılar. Okula, öğretmen, araştırma görevlisi alımı, bölüm, dal seçimi, ders programı ve kitapların belirlenmesi ile diğer eğitimle ilgili tüm işlemler; Temel Eğitim okulları ve üniversite  Yönetim Kurallarınca yapılır, yürütülür. Okullar, mevzuata uygun olarak, eğitim ve öğretimle ilgili Yönetmelik yayınlar, genelge çıkartır. Devlet İlköğretim Okulu ve Lise Yönetim kuralları: Başkanı ,Okul müdürü, Üyeler; okulun bulunduğu yer Muhalle Muhtarı, Okul Yaptırma, Hizmet Dernek veya Vakfı Başkanı, Okul Aile Birliği Başkanı ile Okul Öğrenci Derneği başkanından  oluşur.

9-Eğitim, öğretim kurumlarında; genel ve akademik eğitim, meslekler ve teknik öğretim, bilimsel teknik ve akademik araştırma ile mal ve hizmet üreten, özel sektör kuruluşlarıyla iş birliğine gidilerek, uygulamaya yönelik çalışmalar ve hizmet içi eğitim yapılır.

10-Öğrencilerin, yeterli ve sağlıklı şekilde; ev ödevi, tez, rapor, proje hazırlayıp, derse çalışabilmeleri, oyun oynayıp, spor yapabilmeleri için temel eğitim okulları ve üniversitelerde, haftada 4 gün ve günde de 4 saat ders yapılır. Bir öğretim döneminde, her yarıyıl için 4 ayrı ders olmak üzere, toplam 8 çeşit ders okutulur.

11-Mesleki ve Teknik okul öğrencilerine, ikinci sınıftan itibaren, okulların ders dönemi süresince, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri, işyerinde uygulama stajı yaptırılır. Sağlık ve Turizm gibi program öğrencilerine, sektörün özelliğine göre, farklı uygulama stajı planlanabilir.

12-İlköğretim Okulu, lise ve üniversitelerde; eğitimci, derslik, araç ve  gereçten, en yüksek düzeyde yararlanmak, daha çok öğrenciye eğitim hizmet ve imkanı sunabilmek için okullarda; sabah, öğlen ve akşam dönemleri olmak üzere ikili, üçlü öğretim yapılır. İsteyen üniversiteler, akşam dönemi yerine; Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri olmak üzere, haftada üç gün, paralı eğitim programı uygulayabilir. Yaz okulu açılamaz ve yaz tatiline ders konup okutulamaz.

13-Dini inançlara ilişkin, eğitim öğretim hizmetleri; üniversite düzeyinde ve akademik seviyede yürütülür. Kurs, ilköğretim ve lise düzeyinde; dini eğitim veren, okul açılamaz ve dini öğretim yapılamaz. Halk dini konularda bilgi gereksinimini; kitap, dergi, internet radyo, TV ve CD yoluyla sağlar. İbadet hane içinde, din görevlilerinin, dini konularda açıklamada bulunması serbesttir. Tüm Din görevlilerinin; TC vatandaşı  ve üniversite mezunu olmaları zorunludur. Devlet teşkilatında, dini nitelikli kamu kurumu oluşturulamaz ve kamuda, Din görevlisi unvanlı memur çalıştırılamaz ve ücret ödenemez.

B-ÖĞRETİM İŞLERİ:

1-Okula kabulde, bölüm seçimi ve giyimde; inanç, kültür, anadil, etnik köken, cinsiyet-kız ve erkek öğrenci, ayrımı yapılamaz. Kız ve erkekler, hukuken, vatandaş ve birey olarak eşittir ve aynı derece saygı değerdir. Hiç bir etnik azınlık ve inanç gurubuna, ayrıcalık tanımaz veya dışlanamaz. Kız ve Erkek öğrenciler, aynı okul ve sınıfta, tek kişilik sıra ve sandalyelerde, karma sınıflarda eğitim, öğretim görürler. Kadın Erkek Okulu, programı, ayrımına gidilemez. Bireyler, okuyacağı okulu, programı, çalışacağı; mesleği, Kurumu, yapacağı işi; yetenek, beceri, ilgi, eğitim, karakter, amaç ve isteğine uygun olarak, özgür iradesiyle kendisi seçer.

2-Okullara, bireysel bir konu ve vicdani, duygusal seçim olan bir Din ve inançla ilgili ders konulamaz. Ahlak Bilgisi dersinde ise, evrensel ve toplumsal, görgü ve erdem kurallar okutulur.

3-Devlet,12 yıllık temel eğitim okulu öğrencileri için; yatılı ilköğretim bölge okulu, yatılı lise ve yurt açamaz. Öğrencilerin, özellikle 5-18 yaş arası, Ailelerinin yanında öğrenin görmesi esas alınır. Öğrenciler, aile sıcaklığı, ilgi ve sevgisi ortamından uzak tutulamaz. Aile en temel ve birincil eğitim kurumudur. Yine, taşımalı sisteme dayalı öğretim yapılamaz, öğrencilere eziyet ve zulmedilemez. En iyi okul, eve en yakın olandır.

4-OKUL  TATİLİ: İlköğretim okulu, Lise ve üniversite öğrencileri; 1 Ocak -1 Şubat tarihleri arası  kış yarıyıl ve 1 Temmuz-1 Eylül tarihleri arası ise yaz tatili yaparlar. Tatil günlerine; öğretim, ders, sınav ve staj konulmaz. Üniversitelerin, bekleme, bütünleme ve final sınavları: yarıyıl;15-30 Aralık, Yılsonu ise15-30 Haziran tarihleri arası yapılır. Açık öğretim sınavlarıda yılda iki defa;  aralık ve haziran aylarında yapılır.

5-İlköğretim okulu ve liselerde, sınıfta veya beklemeye kalmak yoktur. Öğrenciler,5 yaşında okula başlar ve 12 yılsonunda, temel eğitimden mezun olup, Lise diploması alır. Ancak, en az C-orta dereceyle liseyi bitirmeyenler, fakülteye alınmaz. Bu öğrenciler isterse, sınavsız olarak MYO’lara devam edebilir. Üniversitelerde, sınıfta , derste beklemeye  kalmak vardır.

6-Devlet Liseleri  üç gruptur: Açık Temel Öğretim Lisesi, Fen Lisesi ve Meslek Lisesi.

7-İlköğretim Okulu, lise ve üniversitelerde: 5’li not sistemi uygulanır; A-Pekiyi-5,B-İyi-4,C-Orta-3, D-Yetersiz-2,E-Zayıf-Boş-1.

8-İlköğretim okulunun,  5 ile 8’inci sınıflarında, lise ve üniversitelerde; her ayın son okul, eğitim günü, bütün sınıflarda, tüm derslerden ve o ay görülen ders konularından, 40 sorulu (her dersten on soru) ,test tipi sınav yapılır. Bir yarıyılda, en az üç sınav yapılması zorunlu olur. Sınavlara ve notlara ders öğretmeleri karışmaz. Bu test sınavlarını, okul idaresi veya DSM yapıp, yürütür. Ders öğretmeleri, klasik, ezbere dayalı, yazılı ve sözlü sınav yapamaz. Üniversitelerde, dönem içi, aylık test sınav notu ortalaması en az( C ) olan öğrenciler, derslerini doğrudan geçtiğinden, dönem sonu final, bekleme, bütünleme, sınavlarına katılmazlar. Üniversite öğrencileri en çok iki dersten, bir üst sınıfa borçlu geçebilir. Zayıf alıp beklemeye kaldıkları dersi, ertesi dönem değiştirip, yeni bir ders seçerek okuyabilir.

9-Liseyi bitiren öğrenciler; İlköğretim Başarı Puanı ve Lise Diploma Derecesine göre; memleketlerindeki Fakülte veya MYO’ların, yetenek, beceri ve isteklerine uygun programlarına başvurur. Öğrenciler üniversiteye, sınavsız kabul edilir. Fakülte ve MYO’ların,% 70’lik kontenjanı; o bölge nüfusuna kayıtlı olanlarla, o yerde doğan, o yerdeki ilköğretim okulu ve lise den mezun olanlara ayrılır. Yüzde 30’luk bölüme ise bölge dışı ve yabancı ülkelerden gelen öğrenciler alınır. Ülkemizde okuyan öğrenciler; barış, dostluk ve kültür elçileridir. İki ülke Halkları arasında siyası, kültürel , ekonomik iş birliğini sağlar, öğrencilik dönemindeki harcamalarıyla ayrıca yöre ekonomisine katkıda bulunur.

10-İlköğretim 5-8 ve Lise öğrencilerine; tüm derslerden, haftalık Ev ödevi verilir. Üniversite öğrencileri ise her yarıyıl için istediği bir dersten; Tez , Rapor veya proje hazırlar. Ev ödevi, tez, rapor ve projeden , derste, sınıfta  kalmak yoktur. Karne ve Diplomada; Derslerin not ortalaması, Derse devamsızlık sayısı, işyeri, uygulama stajı, Atölye ve laboratuvar, Ev ödevi, tez, Rapor ve projeye ilişkin olarak öğretmelerin verdiği; başarı değerlendirme, ölçme, izleme notu; Başarı, görev ve sorumluluk göstergesi, bilgi ve tercih içindir. Öğrencilere; uygulamaya katılım ve devam durumuyla ilgili yanlış, yalan bilgi veya çalışma ve  başarılarının çok üzerinde, hak etmedikleri  derecede yüksek notlar veren, öğretmen ve okul idarecileri hakkında, soruşturma açılıp, disiplin cezası verilir.

11- Liselere giriş sınavsızdır. Öğrenciler, semtlerindeki Liseye; ilköğretim başarı puanı derecesine göre kabul edilir. Öğrenci, yetenek, beceri, ilgi ve başarısına uygun alan, bölümü seçip, yerleşir. Fen liseleri ile Matematik ve Fenle ilgili fakültelerin, bölüm ve programlarına; ilköğretim başarı puanı ile Lise diploma derecesi ve karne notlarındaki Fen ve Matematik ders notu ortalaması; A ve B olan öğrenciler kabul edilir.

12-İlköğretim okulları, sabahçı ve öğlenciler olmak üzere ikili öğretim yapar. Okulda öğrencilere, yemek verilmez ve kantinde yiyecek satılmaz, öğrenciler, okula; kitap, defter, çanta, yiyecek gibi hiçbir şey götürmez. Okulda işlenen dersi dinler, laboratuvar deneyini gözlemler, CD’den gösterilen; belgesel  ve anlatımlı dersi izler. Dört saatlik ders bitimi eve dönünce; Belediyenin, her mahalle, semt, cadde ve okul bahçelerinde kuracağı; park, bahçe, oyun alanı ve spor sahasında; oyun oynar, spor yapar. Akşamları; o gün işlenen dersi tekrar eder, verilen Ev ödevini yapar ve yarın göreceği ders konularını, önceden okuyup derse hazırlanır. Ders tekrarı ve konu okumayı, ödevleri; bilgisayardan CD internet üzerinden yapıp, izleyebilir.

13- Bakanlık ve okul yönetimleri, ilköğretim, lise ve üniversite öğrencileri için ders kitabı yazdırmaz. Ders kitabı olarak okutulacak  eseri,  işlenecek  konuyu, okul yönetimi; yöre şartlarını,  öğrenci beklentilerini  göz önünde bulundurarak seçip belirler. Seçilen bir kitap ise , az 10 yıl süreyle  kullanılmak üzere, okul kitaplığına  demir baş olarak alınır. Bu kitap veya  CD’si ,öğrencilere kiraya verilir. Öğrencilere, dersle ilgili kitap, yardımcı kitap yada dergi aldırılmaz. Okul dersleri, radyo,  TV ve internetten yayınlanır. Açık öğretim dersleri için öğrencilere, ders konularını anlatan, açıklayan, gösteren CD’ler verilir. Ders kitabı yayınlanamaz ve satılamaz.

14-Devlete ait ilköğretim okulu, Lise ve üniversitelere; öğretmen ve öğretim üyelerini; okul yönetim kurulları , sözlü, uygulamalı sınavla; o yer nüfusuna kayıtlı, o yerde doğan, o yerdeki okulları bitirenler arasından  seçip alır. Boş kadronun en az üç katı aday  çağrılır. Araştırma yapıp eser yazarak bastıran yada internetten yayınlayanlar ile buluş, mastır, bilim doktorası yapanlar, tercih edilir. Öğretmen ve Öğretim üyeleri, iklim ve kültürüne alışık olduğu kendi memleketinde, hemşerilerinin  gözetim ve denetiminde, görev yapıp, yöre Halkına hizmet verir. Başka bölge, il ve okullara, naklen ataması yapılamaz. Bakanlık ve Belediyeler, öğretmen ve öğretim üyesi alımı ile eğitim programına, ders konusu seçimine karışamaz. Eğitim politikasını belirler, güncelleştirilir, okul bina ve ders araçlarını sağlar.

15- Okullarda, Ant söylemi ve Bayrak töreni; okulun ilk açılış günü ve yarıyıl başlangıcı ile yarıyıl ve yaz tatiline girişte yapılır. Diğer günlerde, öğretmen ve öğrenciler, doğrudan  sınıfına girip derse başlar.

16-Okullara; anıt, heykel yapılmaz, büstü, mask konulmaz. Sınıflara, devlet adamlarının resimleri asılmaz.

17.Ulusal Bayram, anma ve kutlama gün ve bayrak törenlerine, yalnızca ilköğretim okulu:1-4-ncü sınıf öğrencilerinden, isteyenler katılır. Çelenk töreni yapılmaz. İlköğretim   5-8.ci Sınıflar ile Lise ve üniversite öğrencilerine; bayram, tören, kutlama, anma ile sosyal ve kültürel etkinlikler  de görev verilmez.

18-İL, bölge ve ulusal düzeyde, okullar arası sportif karşılaşma ve yarışmalar düzenlenerek; Gençler, Dünya ve olimpiyat oyunlarına hazırlanır. Spor yapmak ve yarışmalara katılmak, öğrencinin, özgür, bireysel tercihidir.

19- Öğrencilerin, amatör ruhla kuruduğu, Halk dansları ve müzik toplulukları arası, yarışmalar düzenlenir. Öğrenciler, bilgi yarışması, münazara gibi edebi, sosyal ve kültürel etkinliklere katılıma yönlendirilir  ancak  zorlanamaz.

20-Afacanlar Sınıfı:

1.Her devlet okulu müdürlüğünde bir Afacanlar sınıfı açılır. Kaçıncı  sınıfta olduğuna bakılmaksızın, ODKK ile burada sayılan; suç, hata, kusur, yanlış ve kabahatleri işleyen veya görevini; zamanında, yerinde ve gereğince yapmayan öğrenciler, bu sınıfa gönderilir. Afacan öğrencilerde, her ay sonu yapılan, aylık test sınavlarından sorumludur; Kendi asıl sınıflarının sınavlarına katılırlar. Sorumlu öğretmenleri; ikişer  aylık dönemler halinde öğrencinin durumunu, ODKK ‘ya Rapor eder. Durumunu düzelten öğrenci, ODKK ile eski sınıfına döner. Ancak AS’da da olumsuz durumu sürdüren öğrenci, ODKK ile 12 yıllık AÖL’ye naklen gönderilir. Üniversitede disiplin suçu işleyen öğrenciler ise ÜDK ile AÖF veya AÖMYO‘ya naklen gönderilir. ODK ile ÜDK kararlarına karşı yargı organına itiraz edilemez. Kurul kararlarına karşı, kararın yeniden gözden geçirilip düzeltilmesi için yine kurula on gün içinde, gerekçeli  olarak itiraz edilebilir. Haksızlık yapıldığına veya bir yanlış anlama olduğuna inanan öğrenci velisi ve yada öğrenciler, kurarların kesin kararına karşı, Meclislere başvurabilirler.

2.Afacanlar sınıfı ile Açık ilköğretim, AÖL veya AÖF ve AÖMYO’ya gönderilmeyi gerektiren disiplin suçları; Öğrencinin adli bir suç işleyerek,12  aydan daha uzun süreli hapis cezası alması. Her ay sonu yapılan test sınavlarından, bir yarıyıl dönemi içindeki derslerden aldığı, yetersiz ve zayıf not (C’den aşağı) sayısı; yediye ulaşan örgenci. Öğretmeni yada öğrencilerle kavga eden. Okula , ders araç ve cihazlarına zarar veren. Sınavda kopya çekerken, ikinci kez yakalanan veya çektiği belirlenen. Öğretmenin, öğretim üyesinin, ders işlemesi ve öğrencilerin; eğitim hakkına, ders dinlemesine, görmesine, yapmasına engel olan. Sınıfta, atölyede, laboratuar yada uygulama stajında; huzuru bozan, engelleyen, sorun çıkaran. Bir yarıyılda derse; izin veya raporu olmaksızın, devamsızlığı 70 ders saatini geçenler veya okulun, işyerinin kurallarına aykırı davranan yada uymayanlar.

 

107-MADDE- ÖZEL ÖĞRETİM VE ÜNİVERSİTELER:

A – ÜNİVERSİTELER:

1-Ulusal değerler, çağdaş bilim, akıl ve teknoloji gereklerine ve modern bir eğitim, öğretim sistemine dayalı, gençlerin; istek, eğilim, karakter, yetenek, beceri ve ülkenin ihtiyaç duyduğu meslek dallarına uygun, insan gücü yetiştirmek amacı ile 12 yıllık zorunlu temel eğitime dayalı, çeşitli düzey, program ve dallarda, sınavsız mesleki ve teknik öğretim, bilimsel araştırma ve yayın, devlete ve özel sektöre danışmalık ve iş dünyasıyla iş birliği yaparak; devlete, ulusa, ülkeye, halka ve insanlığa hizmet vermek, sorunlara çözüm üretmek üzere; tüzel kişiliğe, bilimsel, yönetsel ve bütçe özelliğine sahip üniversiteler; Devlet ile Özel statüde Vakıflar tarafından, Eğitim Bakanlığının vereceği izin ve olurla kurulur.

2-Türkelinde, Fakülteler 4 ve MYO 2 yıl sürelidir.

3-Üniversite öğretim üyeleri; düşünce ve bilim özgürlüğü serbestîsi içinde, her türlü akademik, mesleki ve teknik dalda, bilimsel araştırma ve yayında bulunma hakkına sahiptir. Araştırmayla ilgili olarak, devletin arşiv belge ve bilgilerine ulaşmalarına izin verilir ve kolaylık gösterilir. Öğretmen ve öğretim üyelerinin; yaptıkları  araştırma, yayınladıkları eser ve açıkladıkları görüş dolayısıyla haklarında, idari ve adli soruşturma açılamaz, yargılanamaz, internet siteleri kapatılamaz, yayınladıkları eser toplatılamaz ve görüşleri nedeniyle araştırmacılara ceza verilemez.

4-Üniversite ve bunlara bağlı birimlerin güvenlik hizmetleri; Rektörlük ve Yargı başkanlarının yapacakları protokole göre, polislerce yada özel güvenlik şirketlerince sağlanır

5-Her ilde, en az bir devlet üniversitesi kurulur. Her üniversitede ve nüfusu yüz bini geçen ilçelerde, tıp ve hukuk fakültelerinin açılması zorunludur.

6-Türkelinde eğitim fakülteleri, yalnızca devlet üniversitelerinde açılır. Özel ve yabancı üniversiteler, öğretmenlik bölümü ve programı açamaz. Türk devlet üniversitelerine bağlı eğitim fakültelerinden mezun olmayanlar, TC devlet okullarında öğretmenlik yapamaz. Eğitim fakülteleri, sadece bu üç dalda, öğretmenlik sertifika ve pedagojik formasyon programı yürütür. Başka öğretmenlik dalı açılamaz:

a)Türkçe ve sosyal bilgiler öğretmenliği

b) Matematik ve fen bilgisi öğretmenliği

c) Okul öncesi, ana sınıfı ve engelliler öğretmenliği

7-Üniversiteleri, kanun ve yönetmeliklere göre ve genel  düzeyde, beş kişilik Üniversite Yönetim Kurulu yönetir. ÜYK: Rektör, Belediye Başkanlığı temsilcisi , sanayi odası, üniversite öğrenim Dermeği veya vakıf başkanlığı ile Üniversite öğrenci derneği başkanından  oluşur.

 

 

8-Üniversitede  seçim:

a)  MYO öğretim üyeleri; kendi içlerinden, gizli ve yazılı oylamayla ve oy çokluğuyla, beş yıllık bir dönem için MYO Başkanını seçer. Fakülte öğretim yerleri ise  Fakülte Dekanını seçer.MYO Başkanları ile Fakülte te Dekanları ise üniversite  Rektörünü  seçer.

b) MYO ve Fakültedeki Öğrenciler, kendi sınıf başkanlarını,  sınıf başkanları İse MYO ve Fakülte Öğrenci Temsilcisini, MYO ve Fakülte Temsilcileri ise Üniversite  Öğrenci Derneği Başkanını her yıl için seçer. Bir kişi aynı göreve ikinci kez veya dönem, tekrar aday olamaz ve seçilemez. Kişiler adaylığını, özgür iradeleriyle verecekleri dilekçeyle açıklar.

9- Üniversite Bütçeleri: Bütçeler, beş yıllık bir dönemi kapsar ve ÜYK’ ce onaylanır. Bütçeler; karar, işlem ve harcama aşamalarında, Türk Halkı adına, Basın tarafından, her zaman gözetilip denetlenir. Belediyeler, bütçe gelirlerinin % 10’unu yüksek öğrenime katkı payı olarak , bölgelerindeki devlet üniversitelerine , öğrenci sayısına göre verir.

10-Devlet Üniversitelerinde okuyan öğrenciler, her öğretim döneminde, okullarına, Eğitim, Öğretim harcı öderler. Haçlar, iki eşit taksitle, birinci ve  ikinci yarıyıl başında alınır. Hükümet, harç miktarını, bu oranlar arasında olmak üzere her öğretim döneminde  ve 5 yıllık bir süre için belirlenir. Fen, teknik, sosyal ve mesleki okul ve bölümlerine  göre farklı belirlenerek   harç miktarı; bir BAU nün % 2 ile 20 katı arasıdır.

11- Üniversite yönetimine, Bakanlık ve Belediyeler, doğrudan karışamaz. Üniversitelerin; kuruluş, işleyiş, görev, yetki ve sorumlukları ile eğitim ve öğretim faaliyetleri ve disipline ilişkin usul ve esaslar, kanunla düzenlenir. Üniversiteler, eğitim,  öğretim ve idari konularda, iç yönetmelik yayınlar.

12 -Üniversiteler, yöre şartları  ve çağın gereksinimleri  dikkate alınarak, açılacak bölüm, dal ve programlar ile öğrenci kontenjanlarını,  kendileri Yönetim kurulu kararıyla belirler.

13-Devlet üniversitesi öğretim üyeleri: atama, yükselme, aylı ücret, sağlık, emeklilik ve yargılama gibi hususlarda atanmış devlet memuru olduklarından, diğer kamu görevlileriyle aynı hak ve hükümlere tabi ve sahiptir.

14- Devlet üniversiteleri ile Açık Öğretim ve Özel Vakıf üniversite diplomaları, hukuken eşdeğerdir. Yabancı ülke üniversite diplomaları: karşılık, eşitlik, güven ve saygı ilkelerine göre denkliği tanınıp, eşdeğerliği Bakanlıkça kabul edilir.

B-ÖZEL OKULLAR VE ÖZEL ÜNİVERSİTELER:

1-Güvenlik Bakanlığına  bağlı, subay ve polis yetiştiren yüksek öğretim kurumları: Türk Genel Eğitim mevzuatına ve kendi özel kanunlarının hükümlerine birlikte tabidir.

2-İlköğretim ve Lise düzeyinde Polis ve Subay yetiştiren, eğitim veren okul açılamaz.

3-Dini eğitim, öğretim üniversitede akademik seviyede verilir. İlköğretim ve Lise Düzeyinde, dini eğitim ve öğretim yapılamaz. İbadet  ve inanç evleri  dışındaki yerlerde ve yatılı, dini nitelikli, kurs açılamaz. Radyo, TV istasyonu, ibadet ve inanç evlerinde; bilgilendirici, aydınlatıcı konuşma, açıklama yapılması ve gazete, dergi, kitap, CD, internet gibi araçlarla Dini yayın serbesttir.

4- Askeri okullar ile polis okuluna: lise alan türü ayrımı yapılmaksızın, tüm lise mezunları kabul edilir. Tek ölçü öğrencinin istekli olması, polis ve subaylığa: fiziksel konum ve psikolojik durumunun uygunluğudur. Açık öğretim, Fen,  Meslek Ve Özel Lise diplomaları, Hukuken eşdeğerdir.

5-Yabancı üniversitelerin, Türkelinde, şube Fakülte ve MYO açmalarına: karşılık, eşitlik, saygı ve güven ilkelerine göre izin verilir Yabancı üniversitelerin Ülkemizde açtıkları şube Fakülte ve  MYO’lar ile vakıflara kurulan özel üniversiteler: özel üniversitelerin kuruluş ve çalışmalarını düzenleyen TC kanun hükümetlerine ve Türk Genel Eğitim mevzuatına birlikte tabidir. TC yasalarına uymayan veya aykırı davranan, üniversite ve okullar, önce yazılı olarak uyarılır. Sonra ise süresiz kapatılır.

6- Özel okullar ve İSMEK Dershaneleri: İlköğretim, lise ve üniversite derslerine yeterlilik ve sınavlara hazırlık kursları açamaz. İlköğretim, Özel Lise ve Özel Vakıf Üniversitesi kurup işletebilir. Ayrıca gençlerin yeteneklerini açığa çıkarıp, becerilerini geliştirici 2-8 ay süreli kurslar açıp İSMEK Belge ve Sertifikası vererek iş,sanat, meslek edinmelerine yardımcı olur. Türkelinde  Türk Devletinden başka bir kuruluş: Açık İlköğretim, Açık Lise ve Açık Öğretim Fakülte ve Açık MYO kurup işletemez. Okul ve İSMEK Dershanesi, açılış izin ve olurlarını: Bakanlık, Belediye ve ilgili Meslek odası birlikte verir. Bakanlık Türkelinde, Özel kuruluş yada Vakfın, eğitim öğretim faaliyetinde bulunması, üniversite kurması veya temel eğitim okulu açmasına ilişkin genel izin verir. Diğer yerel nitelikteki iş yapım , açılış, işletme ve faaliyet izinleri ise okulun kurulacağı yer belediye si ve ilgili Meslek odasından alınır. Eğitim öğretim, kuruluşlarının, faaliyetlerinin gözetim ve denetimini, Türk Devleti ve Türk halkı adına Basın yapar.

EKONOMİK HÜKÜMLER

108- MADDE-BÜTÇE HAZIRLANMASI VE UYGULANMASI

A-BÜTÇE ESASLARI:

1-Devleti, Merkezi Yönetimi oluşturan; Yasama, Yürütme ile Eğitim, Ekonomi, sağlık, Güvenlik: Yargı, polis, TSK ve diğer genel idare ve Hükümet teşkilatının harcamaları: 5 yıllık bir dönemi kapsayan Genel Bütçeyle yapılır.

2-Yerel yönetimler, üniversiteler, Temel eğitim okulları: 5 yıllık bir dönemi kapsayan  Bütçelerini ve yıllık uygulama programlarını, kendileri hazırlar. Belediye Meclisi veya kamu kurumunun yönetim kuralları, Bütçelerini onaylar ve  genel esaslara göre uygulamasını gözetir.

3-Bütçe başlangıç tarihi, Genel seçimlerden sonraki ocak ayıdır. Bütçe, mali yılbaşı olan 1 Ocak’tan itibaren 5 yıllık bir dönemi kapsar. Açık bütçe yapılamaz, gelir, gider denk olmalıdır.

4-Hükümet, Bakanlık, Belediye ve diğer kamu kurumları: yurt içi veya yurt dışından borçlanamaz. Bütçede: borçlanma, bağış ve ceza , gelir olarak gösterilemez. Kredi,  hibe alınamaz,  tahvil,  bono çıkartılamaz.

5-TSK’nin, yönetim, personel, bina yapımı ve kullanım, araç, cihaz, silah alımı  ve askeri giderleri ile  savunma harcamaları: genel Bütçenin % 10’unu geçemez

 6- Yerel Yönetim Bütçelerinde: personel ve yönetim giderleri oranı;  bütçenin % 30’unu geçemez.

7- Devletin,  Merkezi ve Yerel Yönetimlerin, hiçbir gelir, gider ve harcaması, bütçe dışında bırakılamaz.

8- Hükümet, bir önceki yıl ulusal gelirinin, yerli üretimin,% 30’unu aşan oranda parayı: TUCUM Genel Kurulu kararıyla basabilir. Yüzde otuzu geçmeyen orandaki parayı  ise BKK ile gerektiğinde bastırır.  TL, Türkelinde basılır. Para basmak: Devlet olmanın bir gereği, tam bağımsızlık ve Egemenlik göstergesidir.

9-Köy ve Mahalle Muhtarlıklarının, tüzel kişiliği yoktur, Bütçe hazırlamazlar. Muhtarlar: Bucak Mülki İdari Amiri ve Belediye Meclisi üyesidirler.

10-Bütçe, bilanço devlet hesapları ile vergi, harç ve cezalarda, parasal miktar olarak yalnızca Lira esas alınır. Kuruş bölümü: kullanılmaz, dikkate alınmaz, gösterilmez.

11- hiçbir devlet gelir ve gideri, Basının gözetim ve denetimi dışında bırakılamaz. Örtülü ödenek oluşturulamaz. Bütçe ve Yasa dışı, harcama yapılamaz.

B-GENEL BÜTÇENİN GÖRÜŞÜLMESİ:

1. Bakanlar Kurulu, 5 yıllık bir harcama dönemini kapsayan Genel Bütçe Tasarısı ile Yıllık Uygulama Programı ve Bütçe Gelir tahminlerini gösteren raporu aralık ayı başında, TUCUM Başkanlığına verir.

2. Genel Bütçeye dahil kamu kurumları, yıllık uygulama programlarını kendisi hazırlayıp yönetir.

3. Görüşülmesi: 1) Bütçe Tasarısı ve Rapor; beş üyeden kurulu, Bütçe Komisyonunda incelenir. Komisyonda iktidar partisi üç, muhalefet partisi ise iki üye ile temsil edilir.

2) Bütçe komisyonunun on gün içinde inceleyip gerekirse değiştirip kabul edeceği metin, TUCUM Genel Kurulunda beş günde görüşülüp karara bağlanır.

3) TUCUM üyeleri, Genel Kurulda: Hükümet politikası, uygulamalar, ülke sorunları ve bütçe hakkındaki düşüncelerini genel olarak açıklar. Genel kurulda bütçe tasarısının görüşülmesi sırasında, madde ve bölümler okunmaz, değişiklik önergesi verilemez ve görüşülemez. Bütçenin tümü oya konur. Bütçe, katılan üyelerin vereceği gizli oyla oylanır ve oy çokluğuyla kabul edilir.

4) BAÜ, Bütçede yer alır. BAÜ, beş yıllık bir dönem için yada birer yıllık sürelerle farklı miktarlar öngörülerek belirlenip kararlaştırılabilir.

 

 

109.MADDE- KURUM VE KURULUŞLARIN, İŞLEM VE HARCAMALRININ DENETİMİ:

1-TUCUM, gerekli gördüğü kamu kurumlarının, yabancı ve özel kuruluşların faaliyetlerinin; hukuka, ulusal haklara ve kamu yararına uygunluğunu denetletip suçlu görülenler hakkında yargıya suç duyurusunda bulunulabilir.

2-Yargı,  Basın,  DKÖ ve Meslek Odaları; kamu kurumları ve özel kuruluşların, yabancıların, karar, işlem, eylem ve harcama ile verdiği hizmeti, işlem anı, harcama ve hizmet sırasında, 7 gün 24 saat gözetip denetler. Denetim, sorgulama ve yargılama sonuçlarını,  kamuoyu ile paylaşır.

110.MADDE- EKONOMİYE İLİŞKİN GENEL HUSUSLAR:

1. Devlet, üretim tesisi( İDT, KİT, BİT, Şirket, Banka vb.) kuramazlar, kar, kazanç, zarar amaçlı üretim ile ekonomik ve ticarete yönelik faaliyette bulunamaz. Şirket satın ve devir  alamaz, fabrikaya ortak olamaz, borcu veya iflası nedeniyle el koyup, sahiplenip kendisi çalıştıramaz.

2. Taban fiyatı açıklayamaz, destekleme alımı yapamaz, çiftçiye doğrudan destek programı uygulayamaz, kredi, borç veremez. Halkın bir kesimine yada ülkenin bazı bölgelerine; destek , yardım , hibe gibi teşvik politikası uygulayamaz. Ayrıca patent, sertifika, kota gibi ürün ekiminde sınırlama, zorlama, dayatma yapamaz. Halk, özgür irade ve serbest seçimiyle; çiftçilik, meyvecilik, seracılık, sebzecilik ve hayvancılığı yöre şartları ve ekonomik duruma göre, kendisi belirleyip, kararlaştırıp uygular. Devlet, planlayıcı, buyurucu, zorlaştırıcı düzenlemeler yapamaz. Devletin görevi; demokrasi çerçevesinde bilgilendirme ve yönlendirmedir.

3. Vergi iadesi yapılamaz. Kur farkı ödenemez. Tesis kurulum, işletim ve mal üretimine para verilemez. İhracat, turizm, tarım ve sanayileşme adıyla özel sektör  desteklenemez. Devlet memuru, parasal görev yürütemez.

4. Döviz, faiz, banka mevduatı, özel sektörün aldığı kredi, borç yada ihaleye , tesis ve şirkete, hükümet ve belediye; Devlet Garantisi tanıyamaz. Özel sektör borçlarını, taahhütlerini üstlenip devlet tazminat ödeyemez. Banka riskli işlemlerini sigorta ettirir.

5. a)Sel, deprem, yer kayması, fırtına gibi doğal afetler ile yangın, hırsızlık ve diğer maddi kayıplara yol açan olaylara karşı, bunların zararından korunmak ve kaybını karşılatmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler; konut, işyeri, araç, mal ile canlı hayvan, tarım,  işletme, tarla, bitki ve ürünlerini;  özel sigorta şirketlerine, sigorta ettirtip, bireysel prim yatırır.

b)Felaket sonrası, maddi kayıplar için Devlet, tazminat ödemez ve parasal yardım yapmaz. Ayrıca ev, işyeri, araç ve kişi üzerindeki; TL, döviz, altın ve mücevherler için sigorta yapılamaz ve tazminat ödenemez.

c)Ancak, devletin birincil ve asli görevi; halkın can, namus ve mal güvenliğini sağlamak, ülkede huzur ve güven ortamını kurarak özel sektörün önünü görmesini, bireylerin umutla geleceğe bakmasını sağlamak olduğundan; Hükümet, bakanlık, terör olaylarından zarar görenlerin, maddi kayıplarını karşılamakla yükümlüdür. Hükümet ya terörü bitirir, teröristlerin olay çıkarmasına, halka zarar vermesine izin vermez ya da terör zararlarını öder. Terör zararlarının karşılanması için yargıya başvurulamaz. Terörün zarar verdiği gerçek ve tüzel kişiler, gerçekleşmiş maddi zararlarının karşılanması için bakanlığa başvurur. Terör olayına ilişkin, inceleme, soruşturma ve rapor düzenleme görevini polis yürütür.

6. Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz rezerve edemez. Hiçbir yabancı devletin parası, merkez ve diğer bankaların kasasında; karşılık, ihtiyat, yükümlülük, varlık vb. nedenlerle saklanıp tutulamaz, ayrılıp bulundurulamaz. Para ekonomik hayatta aktif dolaşımda tutulur. Bankalara, döviz bulundurma yükümlülüğü getirilemez.

7. CMB, Ekonomi Bakanlığına bağlılık ve işbirliği içinde, Hükümet programına uyumlu ve uygun olarak, Milli gelirin en az % 40 ‘ ı oranında ulusal parayı, bankacılık sistemi içinde ve dolaşımda tutmak zorundadır. Çağımız şartlarında üretici-üretim kadar, tüketim-tüketicide önemlidir. Tüketicinin gelir düzeyi düşük yani gerekli tüketim, yeterli dolaşım yoksa; üretim düşer, işsizlik başlar ve ekonomi krize girer. Ekonomik dengeleri, yalnızca talep fazlalığı değil girdi ve maliyet artışları, gelirlerde düşüş ve buna bağlı talep azalmasıda etkiler, bozar.

8.  TL veya yabancı para, banka hesaplarında tutulur. Ev ve işyerlerinde Bir BAÜ’ yü aşan oranda para bulundurulup dolaşıp dışında tutulması, Ulusal ekonomiye zarar verir. Bankaların kiralık kasalarına,  TL ve yabancı para konamaz.  Yastık altında, bankacılık sistemi dışında, TL ve yabancı para tutmak, ekonomiye; savaş,  terör, tusunami kadar zarar verir.

9. Borsadaki  hisse senetleri ile Banka tasarruf mevduatı  faiz gelirlerinden, yurt dışında  iş yapan özel sektör şirketleri ile gurbetçi işçilerin, ülkemize getirdiği, havale ettiği dövizden, vergi alınmaz. 

10. Borç Senedi,  kredi, aylık ücret, taksit, vergi, harç, ceza, aidat, pirim ve kira ödemeleri ile miktarı Bir BAÜ’ yü geçen mal ve hizmet alım bedeli ödemesi; Türk Bankacılık sistemi kullanılarak; bankadan ve  kredi kartı  - post  cihazları  aracılığıyla yapılır.

 11. Türk Lirası, parası;

a) Türk elinde, Türklerce tasarlanır ve Türk Yurdunda bastırılır.  T.C. paraları üzerine; insan resmi konulmaz. Paralara;  çiçek, hayvan ve doğal güzelliklerin resimleri konur.

b) Kağıt ve metalden yapılacak paraların, maddi, rakamsal değeri azaldıkça, fiziksel ölçüleri;  eni, boyu, ağırlığı ve kalınlığı da  küçülür.  Hiçbir nedenle çeşit ve rakamsal değeri arttırılamaz. Para, dayanıklı kâğıt ve hafif madeni metallerden yapılır.

c )  Dolaşıma Sürülecek Kâğıt ve Madeni Para Çeşitleri:

1) Kağıt para çeşitleri: 10 TL, 20TL,50,100 TL ve 200 TL

2) Madeni para çeşitleri: 25 KR, 50 KR, 100 KR,250 KR ve 500 KR

12-a) Ulaşım Ücretleri ile Küçük Tüketim Maddeleri; Ağırlık, Miktar, Büyüklük ve Fiyatları, Bu Madeni Para Ölçülerine Göre Ayarlanır.

b)Mal ve hizmetlerin müşteriyi bilgilendirmeye yönelik, satış fiyatı etiketi ya üzerine konur yada müşterinin kolayca görebileceği şekilde bir fiyat listesi düzenlenip asılır.

c)Devlet, Türkeli içindeki alım, satım, ihale ve ödemelerde, TL kullanır. TL; üretimin ve ulusal gelirin karşılığıdır

13.Ekonomik durum belirleme ve parasal tanımlamada, birim ve ölçü olarak; BAÜ ile Cumhuriyet altını esas alınır. Yabancı paralar, Türk Ekonomisini tanımlamada, ölçü, gösterge, sembol olarak alınamaz ve kullanılamaz.

14.Döviz, faiz, borsa-hisse senetleri, enflasyon oranı ve TÜFE hesaplamaları ile mal, hizmet alım satımları fiyatları ve muhasebe işlemlerinde; lira bölümü bitiş noktasından sonra, kuruş kısmında en çok iki rakam, hane kullanılır. Liradan sonraki kuruş hanesi, tüm fiyat ve hesaplamalarda iki rakamlıdır. Devlet kurumu hesapları ile bütçe, bilanço, vergi, harç  ve cezalarda, kuruş rakamı kullanılmaz ve gösterilmez.

15.Kira ve vergi alacakları; yıllık olarak bir defada yada iki eşit taksitte alınır. Devlet alacakları, ödeme döneminde tanınan bir aylık süre içinde ödenir. Zamanında yapılmayan borç ödemeleri için  aylık gecikme cezası%5’tir.

16.CMB, döviz satış fiyatı üst sınırını;6 aylık ve bir yıllık dönemler için belirler. Yine vadeli mevduatta uygulanacak en üst faiz oranlarını tespit edip açıklar. Mevduat vadeleri;6 ay, bir yıl,2 yıl,3 ve 5 yıldır. Ülkemizde, gecelik faiz, repo uygulaması yoktur. Türk elinde bankalar; TL vadeli mevduata yıllık en çok %7 faiz ve vadeli döviz mevduatına ise yıllık en çok %5 faiz verebilir. Vadesiz mevduata faiz ödenmez. CMB, finans sektörünü, hükümet politikası ve Ekonomi Bakanlığı tebliğlerine uygun olarak, yönlendirir. Döviz alım satımında sabit kur sistemi uygular.

17.TC ülkesinde, en çok 5 banka,5 sigorta şirketi ve 5 finans, menkul kıymetler şirketi  kurulup  faaliyet gösterebilir. Kamu kurumları bankacılık yapamaz.

18.Anonim şirketlerin, sermayenin tabana yayılması, küçük birikimlerin ekonomiye kazandırılması ve tasarruf sahiplerinin milli gelirden daha çok pay alarak sosyal adaletin sağlanabilmesi için; hisselerinin, en az %45’ini,Borsada  satışa sunmaları zorunludur. Şirketler, vergi sonu  net gelirlerinin %50’sini,ortaklarına,hisseleri oranında eşit olarak dağıtır. Kurucu hisse, A,B tertibi gibi ayrıma gidilemez. Ayrıca %20’sini;kar payı olarak, idari, teknik personel ve işçilere eşit olarak her yıl verir.Net gelirin %30’u ise AR-GE,yeni yatırım, yenileme ve genişletme çalışmalarına kullanılır.Bu oranlar,YKK ile değiştirilemez,ödemeler ertelenemez ve durdurulamaz.

19.devlet, bakanlık, belediye ve diğer kamu kurumları ile Türk özel sektörü; tahvil, bono çıkararak içeriden yada dışarıdan borçlanamaz. Yabancı kuruluş yada bankalardan, borç para, kredi alamaz. Türk özel sektörü, para gereksinimini; sermaye artırımına giderek, hisse senedi çıkarıp, Borsada satışa sunup halka açılarak karşılar veya TC bankalarından yatırım ve işletme kredisi alır. Devlet kurumları ve belediyeler,hiçbir yatırım  için borçlanamaz ve kredi alamaz,kullanamaz. Kamu yatırımları , öz kaynaklarla yapılır.

20.Bir şirket yada üretim tesisi, satılıp el değiştirince veya iflas edip kapanınca; satıştan elde edilen gelirden; öncelikle o işyerinde çalışan işçilerin alacakları ödenir. İkinci olarak SGK pirimi ve vergi borcu alınır. Kalan mal ve para ise diğer alacaklara ve ortaklara dağıtılır.

21.İşyeri, meslek odalarına dilekçe ile bilgi vererek, kapanma, iş değişikliği veya mevsim ve seri sonu vb nedenlerle indirimli satış yapabilir. iş yerleri; çekiliş, piyango, yarışma düzenleyemez, ikramiye, ödül, hediye veremez.

22.Gerektiğinde Hükümet, CMB karar ve tebliğleriyle banka ve döviz büfelerinde, döviz alım ve satımı ile Borsada  hisse senedi işlemlerini geçici olarak durdurur, faiz oranlarını dondurur. Parada spekülasyon ve finans krizine izin vermez.

23.Hükümet, alacağı önlemlerle ekonomiyi; devalüasyon, enflasyon, deflasyon, kriz, bunalım durgunluk ve istikrarsızlıktan korur.

24.Dış ticaret, karşılık, eşitlik, saygı ve güven  ilkeleri gereği, iki ülke ulusal paralarıyla yapılır.3. bir ülke parası kullanılamaz. Dış ticarette mal bedeli; aracı bankaca, alacaklı ülke ulusal parasına, bilgisayar, internet ortamında, banka hesapları üzerinden, matematiksel işleme çevrilerek, karşı alıcı hesaba transfer, havale edilir.

25.TC Devlet Gelirleri:

1.Bir önceki yıl Ulusal Geliri kadar basılacak Türk Lirası(TL)basım hakkı ve Ulusal para kullanımı; Egemenlik, Tam Bağımsızlık, Bağlantısızlık, Hükümet ve iktidar olmanın, en önemli göstergesidir.

2.Harç ve Cezalar

3.İhracat Gelirleri

4.Sanayi, Ticaret, Turizm, Altyapı ve Hizmet Sektörlerine dayalı, Gelir ve Kurumlar vergisi.

5.Tarımsal Üretim; Çiftçilik, Hayvancılık

6.Yeraltı Kaynakları; Madenler

26.Hükümet, BKK ile vergi alınmayacak; iş, mal, hizmet ve meslekler ile bunların sayısal sınır ve büyüklüklerini belirleyip, listesini yayınlar.

27.Ülkemizde, geni değiştirilmiş tohum ve hormonla; sebze, meyve , gıda maddeleri üretimi yapılamaz. Butür katkı maddeleri, tohum ve fideler ile sebze, meyve ve tarla bitkilerine atılmak üzere, zehirli tarım ilacı ve suni gübre; ithal edilemez ve yurdumuzda da üretilemez. Ülkemizde, yerli ırk tohum ve hayvansal gübre kullanılarak, organik tarım ve üretim yapılır.

28.Ekmek israfının önlenebilmesi amacıyla ekmekler;50 gr,100 gr ve 250 gr ağırlıklarında 3 tip olarak üretilir. Ekmeklerin içine bayatlamasını engelleyici, zararsız madde konabilir. Ekmeklik buğday unu, kepekli  üretilir, kepek undan ayrılmaz.     

 

 

29.Pazarlama Yöntemleri:

1)Tıbbi, Veteriner ve Zirai ilaçların; firma tanıtım, satış, temsilci ve elemanlarınca, doktor, hastane, klinik, bayi ve ecza depoları gezilerek, tanıtım ve pazarlaması yapılamaz. Ücretsiz ilaç ve hediye dağıtılamaz. İlaçların ancak TV, gazete ve dergilerde, ilan, reklam ve tanıtımı yapılabilir.

2)Konut ve işyerleri gezilerek, kapıdan tanıtım, pazarlama ve ürün satışı yapılamaz.  Mal ve ürün satışları; işyeri, toptancı hali, semt pazarları ya da internet üzerinden, kargo sistemiyle yürütülür.

3)Üretici malını; tarladan, bahçe, sera, otlak, üretim yerleri ve evden; alıcıya, tüccara, aracısız, doğrudan satabilir. Üretilen malın, borsaya, toptancı haline götürülerek satılma zorunluluğu yoktur.

4)Arpa, buğday, pancar, mısır veya sebze ve meyve gibi hiçbir tarım ürünü fiyatı; 1 TL altında belirlenemez, alınıp satılamaz. Meslek odaları, fiyatları; 1TL üzerinde düzenleyip oluşturur.

30. Son Kullanma Tarihi:

1) İlaç, süt, et ile unlu, şekerli vb. son kullanma tarihli gıda maddeleri, ulusal servet, el emeği, göz nurudur.

Kullanım süreleri; iki, üç veya dörde bölünerek, farklı fiyatlandırılır. Bu yöntem gereği; tüketim maddelerinin son kullanma tarihleri yaklaşımca; önce satış fiyatının üçte biri, sonrası yüzde elli ve yüzde yetmiş oranında indirim yapılarak, dar gelirli Halkın kullanımına sunulup, bu gıda ürünleri ve  ilaçların  imha edilip çöpe atılması önlenir. Bu husus muhasebe işlemlerinde dikkate alınır.

2) Etli, sütlü, unlu gıda maddeleri, son kullanma tarihine bir gün kala, Belediye ve Meslek Odalarınca toplatılıp; Hayvanat Bahçeleriyle Belediyelerin sahipsiz hayvan barınaklarındaki hayvanların beslenmesinde kullanılır. Ayrıca denetim sırasında ele geçen, gıda yönetmeliğine aykırı, ya da kaçak üretilen gıda maddeleri de, yakılıp imha edilmez hayvanlara verilir.

3)İndirim süresinde satılamayan ilaçlar, son kullanma tarihine beş gün kala; Eczacılar Odası Birliği, Ecza Depoları ve Belediye temsilcisi gözetiminde toplanır. İlaç üretim firmalarının temsilcisinin de katılımıyla son kullanma tarihi geçmiş bu ilaçlar imha edilir. Gıda üretici ve satıcıları ile ilaç üretici firma ve iş yerleri; bu durumu belgeleyip, yılı içerisinde, bu tutarları, Bilançoya gider, zarar yazarlar.

111.MADDE-POLİTİKA BELİRLENMESİ:

1. Hükümet, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı sağlamak için;

1) Sanayi ve tarımın dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi, ülke kaynaklarının, doğal çevreye zarar verilmeden, verimli şekilde kullanılması ve bütçede gelir gider dengesinin sağlanması hususunda; genel düzeyde politikalar belirler, mevzuatı güncelleştirir, komşu ve dost ülkelerle işbirliği yapar.

2) Tasarrufu, üretimi, bireysel tüketimi ve ihracatı arttırıcı, ithalatı azaltıcı, siyasi ve ekonomik istikrarı, dış ticaret dengesini sağlayıcı, yatırımı, istihdamı geliştirici, mevzuata yönelik gerekli tedbirler alır.

2. Alt yapı hizmetleri ve kamusal yatırımların; ulusal haklar, toplum yararı ile ekonomik ve sosyal gerekler gözetilerek; il, ilçe ve beldeler ölçeğinde, araştırma, planlama ve eşgüdüm, uyum sağlama görev ve yetkisi, Belediyelere aittir. Hükümet, ülke için önemli, ulusal ve bölgesel ölçekli, alt yapı yatırımları ile doğal afetlerde, belediyelere yardımcı ve destek olur, büyük projelere katkı sağlar.

3. Belediyeler , il, ilçe veya belde mülki sınırları düzeyinde, imar planlarını ve buna uygun olarak, tarım, otlak, yayla, sanayi, işyerleri, turizm, konut, okul, eğlence, spor, sit alanı, milli park, yeşil alan, orman, mezarlık, içme suyu havzaları gibi kullanım, koruma ve uygulama bölgelerini belirler. İmar Planlarını Belediye Meclisleri onaylar. Ayrıca yıllık uygulama plan ve programları hazırlanır.

4. Harç ve cezalar, bir BAÜ’nün %2 ile 20 katı arasıdır. Hükümet, BKK ile para cezası ve harçları; yüzde bir oranına kadar azaltabileceği gibi kanunda yazılı bu oranları, iki katına kadarda arttırabilir.

5. TC vatandaşları, yalnızca bir bankadan kredi kartı alabilir. Kredi kartı limiti, gelir durumuna göre belirlenir ve üst sınırı dört BAÜ’yü geçemez. Kredi ve bankamatik kartları süresizdir. Gerektiğinde, K.K.Merkezi, kartı iptal eder.

6. Hizmet ücretleri:

a)Mal satış fiyatı ile yürütülen işlem ve verilen hizmet ücretlerinin, üst sınırını meslek odaları belirler. Bu karara karşı, yerel, bölgesel  ve ulusal ölçekli olmasına göre; Belediye ve Bölge Meclisi ile ilgili Bakanlığa itiraz edilir.

b)Otoyol, köprü, elektrik, su, doğal gaz ve petrol gibi mal ve alt yapı hizmetleri için Tüketiciden; bu mal ve hizmetlerin; Almanya, Çin, Gürcistan, İran ve Rusya’daki satış fiyatlarının  ortalaması, istenip alınır.

7. Konut yapımı ile işyeri, fabrika, maden, turizm, sanayi, ticaret ve tarım tesislerinin; yapım, arama, açılış, kullanım, işletme ve üretim izinlerini Belediyeler verir, gerekli iş ve işlerleri yürütür.

8. Cadde ve sokaklar ile kamu kurum binaları. Güneş ve Rüzgar enerjisinden elde edilen elektrikle aydınlatılır.  Bina ısıtma ve serinliği ise merkezi sistem klimayla sağlanır. Köye bağlı kom, mezra, oba, yayla ve çiftlik gibi küçük yerleşim birimleri ile kırsal kesimde kurulu üretim tesislerinin kullanacağı elektrik;  güneş ve rüzgar enerjisinden üretilir.

112.MADDE-VERGİ ÖDEVİ:

1. Gerçek ve tüzel kişiler, kamu giderlerinin karşılanabilmesi için, ülkemizde kurulu, ekonomik büyüklükteki gelir getirici, kazanç, kar sağlayıcı iş ve işletme ile üretime yönelik faaliyetleri için vergi ödemekle yükümlüdür. İşyerleri, şirketler, zararda etse vergi yine alınır.

2. Vergi, harç, ceza ve diğer yükümlülükler, kanunla konulup kaldırılır. Bunlarda, istisna, indirim ve oranlara ilişkin parasal düzenleme yapmaya, bütçe, seçim dönemi veya her yıl için alınacak, ödenecek miktarları belirlemeye, B.Kurulu yetkilidir.

3. Gelir ve Kurumlar Vergisi oranı; %5’tir. Hükümet, BKK ile gerektiğinde, bu vergi oranını, iki katına kadar artırabilir yada yüzde bir oranına kadar azaltabilir.

4. Kazanç, kar oranı; %5 ile %25 arasıdır. Satış fiyatı üzerine ayrıca %5; sabit maliyet ile masraflar eklenebilir.

5. Gerçek ve tüzel, ticari ve sınai kişilikler, nerede üretim veya ticaret, satış yapıyorsa, gelirlerinin vergisini, işyerinin bulunduğu, o yer il, ilçe veya belde Belediyesine öderler. Vergi açısından, şube, ana merkez ayrımı yoktur.

6. TC sınırları içinde, devlet, hazine adına; vergi, harç ve cezaları, toplamaya yetkili, görevli kurum; Belediyelerdir. Belediyeler, topladığı devlet gelirlerinin %30’ unu,  Merkezi Hükümete, Genel Bütçe Payı olarak gönderir.

7.Devlet,  ulusal birliği, sosyal adaleti ve hukuksal eşitliği sağlayıcı Ekonomik düzenlemeler yapar. Rekabetçi, yarışmacı bir ortam oluşturup, tekelleşmeyi önleyerek, orta ve dar gelirli sınıfı koruyup gözetir. Tasarrufların, Borsa aracılığıyla üretime yönelmesini, sermayenin tabana yayılmasını sağlayıcı ve Halkın gelir düzeyini yükseltici, para dolaşımını, iç tüketimi, ihracatı artırıcı ve ithalatı azaltan  politikalar üretip uygular.

8. Gerçek ve tüzel, üretici ve ticari kişilikler; tanıtım, reklam ve sponsorluk amaçlı olarak, en çok, bir yıl önce ödediği, gelir veya kurumlar vergisi kadar; bilimsel ve teknik araştırmaları, ulusal tasarımı  ve yerli üretimi  geliştirici  çalışmaları, eğitimi, doğanın korunması,  spor, film ve kültürel etkinlikleri destekleyici, harcama yapabilir. Bu ve benzeri belgeli harcama, yılı içinde gider olarak kabul edilir.

9. TC vatandaşlarının, verdikleri verginin, kendilerine; Yol, Su, Eğitim, Elektrik, Sağlık, Güvenlik, Huzur ve Refah  olarak dönebilmesi için; Vatandaşların, görev ve ödev bilerek, vergilerine sahip çıkmaları; Hükümet ve Belediyelerin, vergiyi nerelere ve nasıl harcadığını, kamu hizmetlerinin yürütümünü  gözetip denetleyerek; savurganlık ve yolsuzlukları önlemeleri gerekir.

113-MADDE – İÇ VE DIŞ TİCARETİN DÜZENLENMESİ:

1-Hükümet rekabete yarışmaya dayalı, kurallı, kontrollü, ulusal üretim ekonomisinin, sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlayıcı ve geliştirici; para, döviz, borsa, faiz, kredi, sermaye, mal ve hizmet üretimi, tüketim piyasası ile vergilendirme konularında, gerekli yasal  tedbirleri alır. İthalat ve ihracatı düzenler.

Bakamlar Kurulu, Ekonomi Bakanlığı ve CMB ile ekonomik gelişmeyi sağlayıcı, krizi önleyici, her türlü düzenlemeyi yapar. Ekonomin genel yönetimi ile istikrarın ve güvenli bir ortamın sağlanmasından, Hükümet; birinci derecede görevli, yetkili ve sorumludur. CMB, Hükümete bağlı olarak Hükümet politikasına uygun hizmet yürütür.

2-Dış ticaret genel olarak serbesttir. Dış ticaret şirketleri, izne ve sınırlamaya tabi olmadan, yasa, BKK ve Tebliğlere uygun şekilde ve ilgili Meslek Birliği  yönetiminde her türlü ticari malı; ihracat, ithalat veya sınır ticareti yoluyla dış ülkelere ve komşu devletlere satabilir yada yurda getirebilir.

3.Tç ticaret ulusal parayla yapılır. Dış ticaret  ise ulusal  para yada karşılıklı ülke milli paralarıyla yürütür. Dış ticarette üçüncü bir ülke parası kullanılamaz.

4-Yurt dışına satılan mallar için vergi iadesi veya teşvik pirimi verilmez. Yurt dışından getirilen mallar için ise Bakanlıktan izin, gümrük vergisi, fon veya bedel alınmaz.

5-B.kurulu; ulusal hakları korumak, ülke ekonomisinde istikrar ve dengeyi sağlamak, ulusal üretimi desteklemek, yerli sanayi ve geleneksel  tarım sektörünü koruyup gözeterek; komşu ve diğer ülkelerle, karşılıklı saygı, güven ve eşitliğe dayalı ticari ilişkileri, ikili anlaşmalara göre ve onurlu şekilde yürütmek üzere;

1)           Bazı ülkelerle;  mal alım veya satım işlemi  yapılmasını yasaklayabilir.

2)           Bazı malların, yurt dışına çıkarılmasına veya bazı ülkelere satımına veya bazı cins ve özellikteki malların, yurda girdirilmesine sınırlama getirebilir ya da tamamen yasaklayabilir.

6.TC ülkesinde İç ve Dış ticaretle ilgili hukuki düzenleme yapmaya ve her türlü kararı almaya; Bakanlar Kurulu, Ekonomi Bakanlığı ve CMB yetkilidir. Dış Ticaret Meslek Odası, alınan kararları uygular ve  dış ticaret işlemlerini düzenler. BKK ile Bakanlık ve CMB Tebliğlerine karşı, durdurulması ya da iptali için Yargıya başvurulamaz.

7. Yurt dışına çıkan veya yurda giren kişilerin üzeri, eşyaları veya uçak, gemi  ve taşıt araçlarıyla taşınan ticari mallar, ihbar ve ciddi şüphe olmadıkça aranamaz. Güvenlik güçleri ve kamu personeli, kurala aykırı davranış ve suç işlenmesi durumunda ancak olaya müdahale eder.

8. TC Devletinden mal almayan ülkelerden,  TC gerçek ve tüzel kişileri de mal alamaz. Ülkelerle yapılan ticarette, karşılık ilkesi gereği, ihracat-ithalat dengesi, eşitlik, denklik ve uyum gözetilir.

9.Türk elinde üretilen bir mal ya da çıkarılan bir maden; hammadde olarak yurt dışına satılamaz. İhraç için en az yarı mamul hale getirilmesi zorunludur.

10. Türk elinde üretilen bir malın, aynısı veya eş değeri yurtdışından ithal edilemez.

11.İç tüketime yeterli miktarda üretilen bir mal için yeni yatırım, tesis ve üretim artış izni verilemez. Yeni yatırım izinleri; yalnızca ithal edilen, Yurdumuzda üretilmeyen mallara ilişkin olarak verilir.

114.MADDE-SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARIN SINIRI:

1.Devlet, sosyal ve ekonomik alanda, Anayasa ile belirlenen tüm görevlerini; siyasi ve ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, yıllık Maliyet veya Talep Enflasyonunun %5’ler seviyesinde tutulmasına ve kamuda tasarrufa önem vererek, gelişmiş ülkelerdeki bilimsel uygulamalar ölçüsünde, yerine getirir.

2.Ekonomi Bakanlığı, gerektiğinde piyasaya müdahale edip, ücret ve fiyatları dondurur. Türk Parasının değerini ve alım gücünü korur.

3.Alt yapı hizmeti veren kurum, kuruluş ile üretici ve hizmet yürütenler; mal ve hizmetlerin tüketiciye satış fiyatlarını; Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere, bir yılda en çok iki defa, belirleyip değiştirebilir. Diğer zamanlarda fiyat ayarlaması ve zam yapılamaz.

4.Elektrik, su, doğal gaz, telefon gibi alt yapı ve tüketim hizmet bedelleri, üçer aylık dönemler halinde fatura edilir ve bankaya ödenir. Yeni yapılan binalara, kartlı, kontörlü sayaç takılır. Kart sistemine  geçilir.

5.Türkelinde Tarım, Sanayi ve Ticareti; meslek odalarının yönetimi, özel sektörün örgütlenmesi ve Ekonomi Bakanlığının yönlendirmesiyle; gerçek ve tüzel kişiler; TC yasalarına bağlı ve uygun, rekabete açık olarak, Basın denetimli, ulusal tasarım, özgür, bireysel girişim ve yerli üretim sistemi içinde yürütür. Devlet ve kamu, özel sektörün yürütebileceği tarım, sanayi üretimi ve ticari faaliyette bulunamaz.

6.Devletin en temel görevi; kişi güvenliğinin sağlanması ile ülkenin tam bağımsızlığının, bağlantısızlık, egemenlik ve adaletin korunup savunulmasıdır. Adalet; bireylere eşit fırsat tanınması, suçluya, suçuna uygun cezanın verilmesi, hukuka göre iş ve işlemlerin yürütülerek, hukukun üstünlüğünün, güven, saygı, huzur ve umut ortamının gerçekleştirilmesidir.

7.Türk Devlet Sisteminde; Emekle Sermaye, Üreticiyle Tüketici, eş değer ve aynı derecede saygındır. Biri diğerinin karşıtı değil, birleşik kaplar gibi bir bütünün tamamlayıcısıdır. Üretimi ihtiyaç ve tüketici tercihi belirler. Devlet, Halkın çoğunluğunun, ekonomik tüketim gücünü, yeterli düzeye çıkaramazsa, kriz doğar ve o ülke borca batar. Tekelci, küresel emperyalizme Pazar olur. Yerli, ulusal üretim durur.  İşçi, iş yerini; kendi evi, malı,ekmek teknesi bilip, sahiplenip, korumazsa. Asker, Polis, Yargıç ve Öğretmen; görevini; yerinde, zamanında ve düşünsel olarak, vicdani sorumluluk bilinci içinde, gereğince yaparak, aldığı maaşın hakkını vermez, nankörlük ederse; Türk Halkı, açlık, yoksulluk, yolsuzluk, cehalet, hırsızlık, kapkaç, mafya ve terör bataklığına sürüklenir.

115.MADDE- EKONOMİK FAALİYETLER VE DEVLET:

1.Mal üretimi, iç ve dış ticaret, bankacılık, tarım ve hayvancılık gibi devletin asli görev alanına girmeyen ve doğrudan devlet tarafından verilmeyi gerektirecek bir kamu hizmeti niteliği de taşımayan işler; eşit, kurallı, kontrollü, denetimli, ulusal tasarım, yerli üretim ve özgür tüketim ekonomisi kurallarına tabi, rekabete dayalı, kar amaçlı özel sektör kuruluşlarınca yürütülür.

2. İktisadi nitelikteki kuruluşlar, devlet memurlarınca; ekonominim gereklerine ve kamu yararına uygun olarak yönetilemeyeceğinden; borcu nedeniyle el konup kamulaştırılamaz, ortak olunamaz ve satın alma suretiyle devletleştirilemez.

3. Devlete ait ekonomik nitelikte kuruluşlar varsa, Borsada hisseleri tümüyle satılıp özelleştirilir veya kiraya verilir. Devletin ekonomik faaliyetlerde bulunmasında  kamu yararı yoktur. Devlet; Bakanlık ve Belediyeler, TC vatandaşlarının, Türk özel sektörünün yaptığı işleri, üstlenip yürütemez. Devlet, üretim ve satış gibi ekonomik faaliyetlerde bulunamaz.

4. İçme suyu, sulama veya enerji üretimine yönelik baraj, bent, sulama sistemi yapımı, deniz, su, güneş, rüzgar, termal vb.  enerjilerden elektrik üretim santrali ile dağıtımı, telefon, doğal gaz,  çöp ve atık, arıtma, demiryolu, metro, liman, deniz ulaşımı, havaalanı, havayolu, otoyol, köprü, tünel gibi temel alt yapı hizmetlerinin, yapım ve işletme görev ve yetkisi; Belediye ve Bakanlıkça; bölgesel veya iş yeri, işletme düzeyinde, beşer yıllık dönemler halinde ve 40 yıl süreli olarak, kamusal yetki sözleşmesi ve KİYİB yöntemiyle Türk şirketlerine ihale suretiyle verilir.

5. Kamusal yetki ve kiralama sözleşmesiyle, devlet taşınmazının, kullanım ve işletme hakkını alan özel şirketlerin;  Halka verdiği hizmeti; Belediye, Basın ve Meslek Odaları gözetip denetler.

6. Kamu kurumları, satın aldığı mal ve hizmetin ücretini, en geç bir ay içinde öder.

7.Kamu kurum malları haciz edilemez.

8.Kamu kurumları her türlü vergi ve harçtan muaftır.

9. Belediye Başkanları, 5 yıllık dönem içinde, alınamayan ve miktarı dört BAÜ’ye kadar olan kamu alacakları üzerindeki takibi kaldırır, bu amme alacaklarını siler.

10.Kamu kurum binaları, okul, hastane ile cadde, sokak, tünel, içme su ve  yeraltı, tarımsal kuyu suyunun, pompa motorları, tren, metro, atık arıtma tesisleri ve meydan, park gibi toplumun ortak malı, kamusal alanlarda  kullanılan; elektrik, su, doğal gaz gibi enerji hizmetlerinin tüketim miktarını ölçmek için bu yerlere  sayaç takılmaz ve atık su, atık, çöp vb. ortak kamusal tüketim için  hiçbir ücret ödenmez, alınamaz.

116.MADDE- ÇALIŞMA HAYATI, HAKLAR VE ÖDEVLER:

A-ÇALIŞMA HÜRRİYETİ:

1.Herkes, öğrenim gördüğü, iş, sanat, meslek edindiği, meslek oda ve kuruluşuna üye olmak ve belediyeden izin alıp, kendi adına iş yeri açarak yada bir iş yerine girerek, çalışma veya yetkili, mesul müdür sorumluluğunda  şirket kurarak, dilediği alanda faaliyet gösterme hak ve hürriyetine sahiptir.

2. Devletin Ekonomiye İlişkin Görevi: Ulusal hedef ve toplumsal çıkarları gözeterek, özel teşebbüslerin, dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelere, ulusal ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun olarak, güvenlik,  kararlılık, siyasi ve ekonomik istikrar içinde çalışmalarını sağlayıcı,  hukuka ve alt yapıya ilişkin düzenlemeleri yapmak ve ön görülü şekilde yönlendirici tedbirleri almaktır.

B- ÇALIŞMA HAKKI VE ÖDEVİ:

1.Çalışmak, tüm TC vatandaşları için bir hak ve ödevdir.  Devlet, Türk çalışma hayatının düzenlenmesi, işsizliğin önlenmesi, güven ve umut ortamı, siyasi istikrar ve çalışma barışının sağlanması ile çalışanların korunması için gerekli hukuki tedbirleri alır.

2. Devletin Görevi: Vatandaşların: başarılı ve mutlu olabilmesi için yetenek ve becerisine uygun, yasal, meşru ve topluma yararlı bir iş, sanat ,  meslek seçip, iklimine, kültürüne alışık olduğu, anavatan, ana yurt bildiği, öz memleketinde çalışıp, akıl, bilgi ve emeğini, planlı, verimli kullanarak, işini; zamanında, gereğince, vicdani sorumluluk bilinci  içinde, dürüst, cesur, ileri görüş ve fedakarca yaparak, bir değer üreterek hemşerilerine hizmet etmesini sağlamaktır.

3.Sosyal Devlet İlkesi gereği TC Hükümeti;  tüm vatandaşlarına ayrımsız;  temel eğitim vermek, düzenli bir iş, sosyal güvence, yeterli gelir ve sağlıklı, alt yapı hizmetli bir konut imkânı sunmakla yükümlüdür. Halk, kendisi, milleti ve devleti, Hükümet ise Halkın güvenlik ve huzuru ile iyi bir gelecek için çalışacaktır.

117.MADDE- ÇALIŞMA ŞARTLARI VE DİNLENME HAKKI:

1.Kimse, 15-18 yaş arası; okul uygulama stajı ve iş, sanat, meslek edindirme kursları hariç, 18 yaşından önce veya bedensel, zihinsel gücü ve psikolojik durumuna uygun olmayan bir iş ve iş yerinde çalıştırılamaz.

2.Fiziksel ve zihinsel engelliler grubuna giren kişilerin, sanat, meslek edindirme eğitimi, işe alınmaları ve çalışma şartları, kanunla düzenlenir.

3.Doğal afet, olağanüstü hal, sıkı yönetim ve savaş durumu hariç insanlar, hiçbir şekilde, haftada 4 gün ve fazla mesai dahil bir günde’de  8 saatten fazla çalıştırılamaz.

4. Dinlenmek, spor yapmak,  bir hobiyle uğraşmak, kültürel etkinliklere katılmak, boş zamanını; ailesiyle birlikte geçirerek değerlendirmek, paylaşmak, çocukların eğitimiyle ilgilenmek, çalışanların en doğal hakkıdır. Ücretli, hapta sonu, bayram ve yıllık izin hakları  ve şartları, kanunla düzenlenir.

5.En az lise düzeyinde eğitim, öğretim görmeyen, ilgili yüksek öğretime veya ismek ‘eğitmeyenler ile Meslek odasına üye olmayanlar ve sabıkalılar; kendi adına iş yeri açamaz ve bir iş yerinde mesleki faaliyette bulunamaz.

ÇALIŞANLARIN VE İŞVERENİN ÖRGÜTLENMESİ

118. MADDE-İŞVERENİN ÖRGÜTLENMESİ:

1.Devlet; işçi, işveren ve memur ilişkilerinde çalışma barışının ve ekonomik dengenin sağlanmasını  kolaylaştırıcı ve koruyucu hukuki tedbirleri  alır.

2.İşverenler; çalışanlar ve devletle olan ilişkilerini düzenlemek, iş mevzuat ve çalışma şartlarını iyileştirmek, çalışma barışını sağlamak, işyeri kar ve verimliliğini artırmak için bölge merkezlerinde işkolu düzeyinde meslek odası ve yerleşim birimi ölçeğinde ise tek vakıf veya dernek kurma hakkına sahiptir. Bölge düzeyinde örgütlenen meslek oda ve kuruluşları, başkentte üst birlik oluşturup kurarlar.

3. İşveren ile istisnai görevli ve seçilmiş memurlar, sözleşmeli asker, subay ve polisler; sendika kuramaz ve sendikaya üye olamazlar.

 

 

119. MADDE-ÇALIŞANLARIN SENDİKA KURMA HAKKI:

A-SENDİKA KURULMASI:

1.İşçi ve Atanmış memurlar, çalışma şartlarını iyileştirmek, ekonomik ve sosyal, hak ve çıkarlarını, koruyup geliştirebilmek için işyeri düzeyinde işyeri sendikası ve bir yerleşim birimi ölçeğinde, aynı konuda tek vakıf veya mesleki dernek kurmak, ayrıca bölge ve başkentteki üst kuruluşlarına, katılma hakkına sahiptir.

2. En az on işçi çalıştıran özel işyerlerinde bir adet işyeri sendikası kurulur.

3. Öğretmen, öğretim üyesi ve devlet memurları için il, ilçe ve beldeler birer işyeridir.

4. İşyeri sendikaları, bölgelerde işkolu düzeyinde faaliyet gösteren bir üst kuruluş Federasyon ile başkentteki ikili sistem sendika en üst kuruluşu DESK veya GÜVENİŞ Konfederasyonlarından birine genel kurul kararıyla katılır.

5. TC ülkesinde yalnızca iki adet, işçi ve memur çalışanlar konfederasyonu kurulup faaliyet gösterebilir.

B- SENDİKA FAALİYETLERİ:

1. Bir işyerinde çalışan işçi veya memurların tamamı, o işyeri sendikasının doğal ve zorunlu üyesidir.

2. Çalışanlar, iki ayrı sendikaya birden üye olamaz ve bir işyerinde ikinci bir sendika kurulamaz. Çalışan, işten ayrılmadıkça veya adli bir suç işlemesi ya da idari karar ve disiplin cezası nedeniyle işten çıkarılmadıkça, sendikadan da çıkarılamaz. Bir işyerinde çalışan işçilerin, o işyeri sendikasına üye olmaları veya üyelikten çıkarılmaları söz konusu değildir.

3. İşyeri sendikası üyeleri; beş kişilik, işyeri  Sendika Yönetim Kurulunu, İşyeri Sendika Başkanları; Bölge Federasyon Yönetim Kurulunu, Federasyon Başkanları ise başkentte bulunan ulusal nitelikteki Genel Merkez, Konfederasyon Yönetim Kurulu üyelerini seçerler.

4. Sendika ile üst kuruluşu olan Federasyon ve Konfederasyon başkanları; aynı göreve ikinci bir beş yıllık dönem için tekrar aday olamaz ve seçilemez. Sendika başkanı, işyerinde çalışmasını sürdürür. Federasyon başkanı ile Konfederasyonun beş kişilik yönetim kurulu üyeleri ise bu görevleri süresince işyerlerinden izinli sayılır. Aylık ücretlerini; bölgeden ve genel merkezden alırlar. Aylık ücretleri, hiçbir şekilde 4 BAÜ’ yü geçemez.

5. İdarece veya Yargı kararıyla sendikalar kapatılamaz ve çalışmaları engellenemez. Sendika ve üst kuruluşlarının, kuruluş, yönetim ve işleyişiyle ilgili hususlar, kanunla düzenlenir.

6. Sendikalar, uluslar arası yasal çalışma örgütleri ve diğer ülke sendikalarıyla sosyal ve kültürel ilişkilerde  bulunabilir.

7. Sendikalar, gelirlerini; TC bankalarında vadeli mevduat olarak tutar ve amaçlarına uygun  kullanır. Lokal, misafirhane, eğitim ve dinlenme tesisi açamaz. Bina yaptıramaz, taşıt aracı alamaz ve ticari faaliyette bulunamaz. Üyelerine yönelik mesleki ve sendikal hizmet içi eğitim çalışmalarını, üniversitelerle iş birliği yaparak, özel sektör kuruluş ve otellerinde yürütüp gerçekleştirir.

8. Sendikalar bir DKÖ dür. Sendika üyelik ödentileri, genel merkez yönetim kurulunca yıllık olarak belirlenip alınır. İşyerleri yılın ilk 3 ayı içinde 3 taksitte ücretlerden, sendika aidatını keserek, sendikanın banka hesabına yatırır. Yıllık sendika üyelik ödenti miktarı; bir BAÜ nün %2 si ile tamamı kadardır. Ayrıca toplu sözleşmeyle aylık ücretlere yapılan artışların ilk aylık fark tutarı sendikaya ödenir.

9. İşçi ve memur örgütleri, yurtdışında büro açamaz ve temsilci gönderemez, görevlendiremez.

C-TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ

1. İşçi ve memurlar, işyeri düzeyinde kurulan sendikanın temsilciliğinde, işverenle hukuken eşit ve karşılıklı görüşüp ekonomik ve sosyal durumlarını, çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla ve genel hükümlere uygun olarak; giriş ve intibak derece toplusu, aylık prim ve ücret ödeme cetveli ve tazminat cetveline göre;5 yıllık bir dönem için toplu sözleşme yapma ve tazminat gösterge puan derecesini belirleme hak ve yetkisine sahiptir.                                                             2. Grev ve lokavt; Türk hukuku ve çalışma hayatında yoktur ve yasaktır.  İşyeri, iş kolu,  sektör,  bölge veya ulusal düzeyde yada genel nitelikte grev ve lokavt yapılamaz.

 3. Aynı iş yerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz, Bir işyerinde çalışmaların tamamı için yalnızca bir sendika, tek toplu sözleşme yapabilir. Toplu iş sözleşmesine ilişkin hususlar, kanunla düzenlenir.

 4. Toplu iş sözleşmesi , uyuşmazlık sonucu yapılamazsa sendika , çalışanlar veya iş veren; EİK ve Belediye Meclisine başvurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılması ve yeni sözleşmenin doğrudan EİK’ce yapılması veya Meclisçe belirlenme usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir. EİK ve Meclis kararına karşı, yargıya başvurulamaz.

120. MADDE-  ÜCRETTE ADALET SAĞLANMASI:

1- Ücret bilinçli ve eylemli olarak üretim faaliyetine katılan insan emeğinin karşılığıdır. Devlet, çalışanların; öğrenim durumu ve  sigortalı hizmet süresine göre , aylık ücret, maaş ve yaptıkları işin önem ve zorluğuna uygun olarakta adaletli tazminat almaları ve diğer sosyal hak ve hizmetlerden de yeterince yararlanmaları hususunda gerekli hukuksal tedbirleri alır.

2- Beş yıllık genel bütçe dönemi yada her yıl için Ocak ayında, ücret, maaş, emekli aylığı, emeklilik ve sağlık sigortası , Sosyal Güvenlik pirim kesenekleri ile ceza gösterge planlarının, hesaplanmasında kullanılacak asgari ücret kat sayısı; çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak, yüksek ekonomik kurulun önerisi üzerine BKK ile insanca yaşamayı sağlayarak miktar ve düzeyde belirlenir. Bakanlar Kurulu kararına karşı yargıya itiraz edilemez.

3-BAÜ’yü her yıl veya 5 yıllık bütçe dönemi için Hükümet BKK ile belirler.  Bir BAÜ ile: 3 ile 7  Cumhuriyet altını parasal tutarından (25 gr altından)  daha az veya çok miktar ve oranda kararlaştırılıp belirlenemez.

4- En yüksek, işveren, yönetici,  işçi veya memur aylık ücreti, maaşı;  tazminatlar hariç BAÜ’nün 4 katını geçemez. Kamu veya Özel sektörde çalışan bir işçi, yönetici veya memur grup ve sınıfına;  ücret ve tazminat ödenmesinde ayrıcalık tanınmaz. İşçilik ve memurluk,  bir meslek,  gelir elde etmek, geçim sağlamaktan öte, onursal bir halka hizmet şekli, yöntemidir. Fedakârlık,  cesaret ,vicdani sorumluluk, dürüstlük ve ileri görüşlülük gerektirir. Çok para kazanmak, zengin olmak, kuralsız, kendi aklına göre özgür davranmak isteyenlerin,  memurluk ve işçiliğe girmemesi gerekir. Kanunda sayılanlar dışında ayrıca, ek, farklı veya fazla bir ödeme yapılamaz. Fazla ve yasaya aykırı ödemeler , gider olarak kabul edilemez.

121.MADDE-SOSYAL GÜVENLİK HAKKI VE SGK:

 1.Yıl itibari ile 18 yaşına giren TC vatandaşlarının bir hak ve  ödev bilerek, SGK ya başvurup; sosyal güvenlik ve sağlık sigortası yaptırmaları ve bireysel emeklilik ile bireysel sağlık sigortası primlerini her ay ödemesi zorunludur.

2.Sigortasız işçi ve memur çalıştırılamaz ve bir mesleki faaliyet yürütülemez.

3.Türkelinde, SGK dan başka bir banka, sigorta kuruluşu, sandık ve vakıflar, bireysel emeklilik ve yaşlılık sigortacılığı yapamaz. Sosyal güvelik sigortacılığına ilişkin iş ve işlemleri yürütme, prim toplama ve emeklilik aylığı ödeme; görev, ödev, yetki ve sorumluluğu SGK ya aittir.

4.sigortalılar ile emekliler arasında, sağlık hizmeti verilmesinde ayrıcalık ve farklı uygulama yapılamaz.

5.Emeklilik aylığı ve sağlık hizmeti; işçi, işveren, memur ve serbest olarak çalışırken, SGK ya bireysel emeklilik ve sağlık sigortası, primi yatırana verilir.

6.Bir TC vatandaşı kadın; bir erkekle evlenip aile kurunca, sosyal devlet ilkesi gereği, nikah sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte,  doğrudan genel sağlık sigortası kapsamına alınır ve SGK sigortalısı olur. Kadın; işçi, işveren, memur veya bir serbest mesleğe ilişkin bir iş yapıp, çalışıyorsa yada ev kadını ve ailesinin  durumu iyiyse; Bireysel emeklilik ve sağlık sigortası primini her ay kendisi yatırıp sosyal güvencesini sürdürür. Aylık sigorta primlerini yatıracak maddi gücü bulunmuyorsa, bu durumda; evli yada çocuklu, çalışmayan ev kadınlarının, bireysel emeklilik ve sağlık sigortası prim borçlarını; verecekleri dilekçe üzerine doğrudan SGK karşılar ve sosyal güvencelerini korumuş , sağlamış olur.

7.TC vatandaşları 18 yaşından önce SGK ya kayıt edilip, emeklilik sigortası primi yatırılamaz ve alınamaz. 18 yaşından önce iş yeri uygulama stajı yaptırılan öğrencilerle sanat, meslek öğretilen çocuklar , reklamlarda rol  alan ve filmlerde oynatılan çocuklar; emekli sigortasına kaydedilemez. Ancak bu öğrenci,  çırak ve çocuklar için bireysel sağlık sigortası yaptırılması zorunludur.

 

8.Ücret ve Tazminat:

1-İşçi ve memurlar, öğrenim durumu ve sigorta primi yatırılan çalışma yıl sayısına göre, intibakı yapılan dereceden, aylık ücret alırlar

2-Sigortalılar, prim yatırılan her yıl için doğrudan bir derece ilerlemesi yaparlar.

3-Tazminatlar, yapılan işin önem ve zorluğuna göre, çalışanlara farklı ödenir. Her çalışan için ödenecek, tazminat çeşit ve gösterge puanlarını;  işveren ve sendika birlikte belirler.

4-İşçi ve memurlara tazminatlar; çalışıldıktan sonra, ertesi ayın 15’inde eylemli hizmet karşılığı ödenir. Tazminatlardan, %5 oranında gelir vergisi kesintisi yapılır. Tazminatlardan SGK primi kesilmez.

5-İşçi ve memurlara aylık ücretleri; çalışmadan, her ayın birinde 30 tam gün üzerinden peşin ödenir. SGK sigorta primleride 30  tam gün üzerinden hesaplanıp ayın birinde aylık ücretten kesilip , bir ay içerisinde , SGK’nın banka hesabına yatırılır. SGK pirimi hiçbir nedenle 30 günden az süreli hesaplanıp , kesilip yatırılamaz. 

9.Emekli aylıkları, öğrenim durumu esas alınarak başlatılan ve hizmet cetvelindeki, sigorta primi ödenen yıl sayısının, gösterge puanlarına göre belirlenir.

10.SGK SİGORTA PRİM KESİNTİLERİ:

1-İşçi, işveren memur ve serbest meslek sigortalılarından; SGK ya ilk başvurularında; bir BAÜ nün %40 ı oranında SGK ya; giriş işlem ve kayıt payı ödentisi alınır. Devam eden aylarda ise öğrenim durumu ve sigortalı hizmet süresine göre bireysel emeklilik ve zorunlu sağlık sigortası primi öderler.

2-İşçi ve memurların brüt aylık ücretlerinden %35 oranında her ay kesinti yapılır:

a) %10: Bireysel emeklilik sigortası primi. Öğrenim durumu ve sigortalılık süresi esas alınarak belirlenir.

b) %10: İşveren SGK  katkı payı; toplanan bu parayı , her sigortalı hizmet yılı için bir maaş tutarında olmak üzere SGK; emekli olan işçi ve memurlara , kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesi olarak öder.

c) Bir BAÜ nün %10 u oranında: Tüm sigortalılardan eşit oranda, bireysel sağlık sigortası primi, kamusal zorunluluk olarak alınır, bu prim karşılı bireylere hem sigortalı, hemde emeklilikte  sağlık hizmeti verilir.

d) %5:  gelir vergisi

11.EMEKLİLİK:

  1-İşçi, işveren, memur ve serbest sigortalılar, yükümlülük ve hak açısından eşit ve  eşdeğerdirler. Hepsi aynı yasa hükümlerine göre eşit prim öder. Sağlık ve emeklilik, hizmet ve haklarından eşit yararlanır.

  2-Sigortalıların SGK ya intibakı, öğrenim durumlarına göre yapılır.

3- SGK; bireysel emeklilik sigortasına kaydolabilmek için yıl olarak 18 yaşına girmek şarttır.

4- En çok sigortalı çalışma süresi 30 yıl ve çalışma yaşı ise 55’tir.

5- 25 yıllık sigortalı hizmete, aylık bağlanma oranı; %55’tir. Fazla her sigortalı hizmet yılı için bu oran;  (1) puan artırılır. Eksik her yıl için(1)puan azaltılır. Buna göre 20 yıllık sigortalı hizmeti olanlara aylık bağlanma oranı % 50,30 yılda ise% 60’tır. 30 yılda fazla çalışmalar dikkate alınmaz.

6-Emekli olabilmek için; en az 25 yıl sigortalı hizmet, bu sürede 280 ay sigorta primi ödemek ve yaş olarakta 50’sine ulaşmak gerekir. İdari ve sağlık nedeniyle erken emeklilik içinde, en az; 20 yıl sigortalı hizmet, bu sürede en az 220 ay prim ödemek ve 45 yaşına girmek gerekir. Bu kişiler  isterse ve boşluk varsa; 18 yaşında dan itibaren,  borçlanma baş vuru tarihi primini üzerinden;borçlanma yapabilir.Memur ve işçiler ,borçlanma yaparken, alınacak ek prim;  emeklilikte verilecek  kıdem tazminatı ve emeklilik ikramiyesi tutarından düşülerek hesaplanır.

 

122-MADDE-KAMUKURUMU NİTELİGİNDEKİ MESLEK ODA, KURUL VE KURULUŞLAR İLE BUNLARIN ÜST BİRLİKLERİ:

 

1.Belli bir mesleğe mensup olanların faaliyetlerine izin vermek .Mesleği,kamu yararına uygun olarak iyileştirip geliştirmek.Ulusal ve bireysel hak ve çıkarlarını korumak. Meslek mensuplarının,birbiriyle,Halk ve Devletle olan ilişkilerinde,ileri bir görüşle sorunlara çözüm aramak,dürüstlük,işbirliği eşgüdüm ,eşitlik,dayanışma,güven ve saygıyı sağlamak.  Üyelerin mesleki faaliyetlerini, yasaya uygunluk açısından gözetip denetlemek ve disiplin işlemi uygulamak üzere; iş kolu düzeyinde ve bölge merkezlerinde, meslek oda ve kuruluşları,kurmak.

2. Beş yıllık bir dönem için gizli oyla, 5 kişilik bölge  yönetim  kurulları seçilir. Bölge meslek odaları ve bölgesel kuruluşların yönetim kurulları bir araya gelerek, başkentteki üst kuruluşları olan, Konfederasyon ve Meslek Birliğinin üst  yönetim kurullarını seçip oluşturur. Bu beş kişilik üst yönetim kurulu 5 yıllık bir dönem için  seçilir. Aynı kişi, ikinci defa , bölge , merkez veya birlik başkanı olamaz.Meslek  oda ve kuruluşları,on üyesi bulunulan il,ilçe ve beldelerde şube açabilir. Ayrıca üyeler ,mesleki amaçlı dernek ,vakıf kurabilirler.

3.MESLEK ODALARI:

1)Meslek oda ve birliklerinin çalışmalarını; üyeleri, Halk , DKÖ ve Basın;7 gün 24 saat gözetip denetler.

2)İdari suç işleyen meslek mensuplarına,  meslek oda ve kuruluş  disiplin kuralları ceza verir. Adli suç işleyen meslek mensupları ise genel hükümlere göre,  Adliyede  yargılanır.

3)Meslek oda ve meslek kuruluşları  yönetimi, özerktir. Bakanlık ve belediyeler, doğrudan karışamaz. Yargı organı; kısa ve uzun süreli olarak faaliyetlerini durduramaz ve  meslek örgütlerini kapatamaz. Meslek kuruluşu tüzel kişilik olduğundan suç işleyemez. Yargı yalnızca, suç işleyen üye hakkında ceza kovuşturması yapar.

4) Her ocak ayı başında, üyelerinin ürettiği mal ile verdiği, yürüttüğü hizmetin; satış ve tüketim bedeli üst sınırını belirleyip açıklar. Üyeler tüketiciden bu fiyatların altında bir ücret isteyebilir. Belirlenen fiyatlara kaşı Meclislere ve Bakanlığa itiraz edilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Yargıya başvurulamaz.

5)İşyeri açacak, bir iş, sanat ve mesleği yürütecek, ihalelere katılıp, yapım işi ve ve hizmet verilmesini üstlenecek yüklenicilere; yetki, yeterlilik ve görev belgelerini, Meslek odaları verir. Fakülte mezunlarına: A sınıfı, MYO mezunlarına: B sınıfı, Lise mezunlarına: C ve iş, sanat, meslek edindirme kurslarına katılıp Meslek sertifikası, alanlara: K gurubu düzeyinde, yüklenici , iş yapım, mesleki yeterlilik ve yetki belgesi verilir,

6) Serbest veya özel sektörde çalışanlar ile devlet memurlarının, Meslek odalarına üye olmaları zorunludur. İşçi ve memurlar, hiçbir yerden izin almaksızın, siyasi parti, dernek ve vakıflara üye olup, faaliyetlere katılabilir Meslek odası  ve  işçi memur sendika üyeliği; o kurum, kuruluş yada işyerinde, kişinin işe başlamasıyla birlikte zorunlu olarak ve kendiliğinden başlar.

4.Kurul ve Komisyonlar:

1)İdari Kurumlar; her ekonomik sektör ile idari, sosyal ve toplumsal konularda, kamusal görev yürütmek üzere, ulusal düzeyde Başkentte ve bölge, il, ilçe ve beldelerde, İdari Kurullar oluşturulur. Kurul başlarını; Hükümet, ilgili bakanlık görevlendirir. Diğer üyeler ise yasada açıklandığı şekilde seçilip belirlenir.

2)Meslek odaları ile idari, teknik ve ekonomik kurullar, öneri ve tavsiye niteliğinde karar alırlar. Aldıkları, kararlar; Hükümeti, Bakanlık ve Belediye ile diğer kamu kurumlarını bağlamaz. Kurul kararının, kamu kurumlarınca uygulanmasından doğan tüm Sorumluluk, uygulayıcı kuruma aittir.

3) Kamu hizmeti veren idari kurullar, Meslek odası, siyasi parti, Sendika, kooperatif, Dernek ve Vakıflar ile  özel şirket  Yönetim Kuralları;5 üyeden oluşur. Komisyonlar ise 3 veya 5 üyelidir. DKÖ’ler ayrıca yönetim kurulu dışında, komisyon, disiplin kurulu, kol ve çalışma gurubu kurabilir.

4)Yönetim Kurulu Üyelerinin, unvan ve görevleri;

a)Başkan: kuruluş tüzel kişiliğini temsil eder.

b)Başkan Vekili: Sözcü, Divan başkanı.

c)İdari Sekreter: Yazman, Raportör.

d)Mali Sekreter: Sayman,  Muhasip, harcama yapan.

e)Denetçi: üyeler adına, tüzel kişiliğin; faaliyet, harcama ve kararlarını, 7 gün 24 saat gözetip denetler.

5) Beş yıllık dönem içinde, kurul üyelerinden istifa, ölüm gibi nedenlerle boşalmada, yeni üyeyi adaylar arasından kurul üyeleri seçer. Yeni seçilen üye, eski üyenin kalan süresini tamamlar.

6) Yönetim Kurulu Üyeleri; 5 yılda bir yapılan Genel Kurul toplantısı ya da Genel Kurultayda seçilir. Üyeler, her görev için kendileri dilekçe vererek ayrı aday olur. Oylamalar gizli ve yazılı şekilde yapılır. Adaylar, 10 ile 20 dakika arası tanıtım konuşması yaparlar. Üyelik ödenti borcu bulunanlar; toplantıya katılamaz, seçimde aday olamaz, konuşma yapamaz ve oy kullanamazlar.

7) Yönetim Kurulu Toplantıları: Toplantılar, Kurul odasında önceden bildirilen gün ve saatte yapılır. Gündemi görüşür. Üyeler, 10-20 dakika arası gündeme ilişkin konuşup görüşünü açıklar. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır. Toplantı, katılan üyelerle yapılır. Kararlar, katılan üyelerin kullandığı  geçerli oy çokluğu ile alınır. Oylar, Evet ve Hayır olmak üzere iki çeşittir.

8) Kurulların yazışmalarını; bakanlık, belediye ve ilgili kurum ve kuruluş yürütür. Kurullar; bina kiralayamaz, personel çalıştıramaz ve araç alamaz. Kurulların, tüzel kişiliği, bütçesi ve personel kadrosu yoktur.

5. DKÖ, Meslek Oda, Aidat, Üye Ödenek ve Gelirleri:

1) Meslek Oda, Sendika, Dernek gibi DKÖ’ ler, üyelerinden yıllık üyelik aidatı alırlar. Giriş kayıt ücreti ile yıllık üyelik ödentisi;  bir BAÜ’ nün % ikisi  ile tamamı kadardır. İstenecek miktarı, Yönetim Kurulu belirler. DKÖ üyeleri, ödentilerini, yıllık olarak ve yılın ilk üç ayı içinde, DKÖ’ nün banka hesabına kendileri yatırır.

2) Üyeler, her yıl için en çok on BAÜ bağış yapabilir. Bağışlar bireysel, gönüllü ve insanidir. Üyeler bağış yapmaya zorlanamaz. DKÖ’lerin; üyelik giriş, yıllık ödenti ve bağış gelirlerinden vergi alınmaz.

3) Kurul üyelerine aylık maaş verilmez. İl, ilçe ve beldelerdeki kurul üyelerine; toplantı ve ulaşım ödeneği olarak ayda en çok bir BAÜ ücret ödenebilir. Bölgesel düzeyde görev yürüten federasyon, oda ve kurul üyelerine; ayda en çok 2 BAÜ, Başkentteki Kamusal Kurul üyeleri ile konfederasyon, oda, birlik gibi üst kurul üyelerine en çok 3 BAÜ, anonim şirket yönetimin kurulu üyelerine  ise en çok 4 BAÜ ücret ödenebilir.

6. Meslek Oda, Birlik, Sendika, Kooperatif, Dernek ve Vakıflar ile siyasi partiler aynı idari, mali ve hukuki mevzuata tabidir. Meslek Oda, kurul ve DKÖ’ lerin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve çalışma esasları, kanunla düzenlenir.

7. Bir Meslek ve Sanatı Yapabilme Şartları:

  1) Bir mesleği, işi, kamu, özel sektör ya da kendi adına yapabilmek için ilgili meslek oda veya kuruluşuna üyelik ile adli yönden sabıkasız olmak zorunludur.

  2) En az meslek lisesi veya lise mezunu olup İSMEK’ e katılarak ustalık belgesi alan ya da önlisans ve lisans düzeyinde mesleki yüksek öğrenim görenler; Belediyeden işyeri açma izni alarak mesleki faaliyette bulunabilir.

 3) Lise veya üniversite düzeyinde mesleki eğitim görmeyen ya da İSMEK belgesi olmayan işyeri açıp bir meslek ve işi yürütemez. Yasanın öngördüğü şartları taşımayan küçük işyeri sahipleri ile limited ve anonim şirketler; işkolu ve faaliyetle ilgili dalda yüksek öğrenim görmüş, bir sorumlu, yetkili müdürle sözleşme yapmak zorundadır.

 

 

 

 İÇ VE DIŞ GÜVENLİK

123. MADDE- YURTSEVERLİK VE TOPLUMSAL  HİZMET ÖDEVİ:

1. Toplumsal Hizmet; 18-30 yaş arası, sağlıklı her T.C. vatandaşı için bir ulusal hak ve yurttaşlık ödevidir. Bu sosyal ve kamusal hizmetin, TSK veya diğer T.C. kamu kurumlarında ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı bu Anayasa ve kanunla düzenlenir.

2. Vatandaşlık, Yurtseverlik Bilinci; Öğretmenler, Öğrencilerin gönlünde; Vatan sevgisi, idealistlik, ulusalcılık, bağımsızlık, özgürlük, demokrasi, yerli malı kullanımı, tutumluluk, tarih ve vatandaşlık bilince ile   Ailesine , cumhuriyete, laiklik ve ulusal haklara sahiplik sağlar. Cesaret, dürüstlük, vicdani sorumluluk ve fedakarlık duygularını uyandırır. Asker ve polisler; Türk Cumhuriyetinin varlığı ve bağımsızlığı, yurdun bütünlüğü, ulusun özgürlüğü, Türk halkının can, namus ve mal güvenliğini, Türke düşmanlık edenlere karşı korur. Yargıçlar; T.C. yasalarını, zamanında, yerinde, gereğince dürüst ve cesurca uygulayarak, TC Kanunlarını çiğneyenleri cezalandırıp, adalet ve barışı sağlar. Yasal, meşru ve topluma yararlı her meslek ve kuralına uygun olarak yapılan her iş; kutlu bir vatan hizmetidir.

3. Devletin varlığını koruyup bütünlüğünü sürdürebilmesi; halk çoğunluğunun devlete güvenip yaptıklarını benimseyip, saygı duyup sahiplenmesine, dilini, inancını ve kültürü ile birlik ve beraberliğini koruyup adalet, refah ve demokrasiyi sağlamasına bağlıdır. Ayrıca, devletin üniter vasfının devamı için ana, temel  sektörler ile önemli mesleklerin; devletin kurucu, asli öğesi çoğunluk halkın elinde olması gerekir. Eğer, ekonomi ve ülke yönetimi, asker ve polis ile yargının biçimlendirilip yönlendirilmesi; yabancılara, azınlıklara ve diğer etnik ve dini gruplara bırakılırsa ülkede; sivil itaatsizlik, fitne, kaos, mafya, terör olur, iç savaş çıkar; devlet gücünü kaybedip geriler, bağımlı ve borçlu hale getirilip, çözülür ve ülke; Selçuklu, Osmanlı gibi parçalanır, devlet yıkılıp tarih olur. Osmanlının, birinci dünya savaşında yok oluş nedenlerini görmeliyiz! Afganistan, Gürcistan, Irak, Libya, Pakistan, Somali, Sudan ve Yugoslavya’ nın başına gelen felaketleri yaşamamak için bilinçli davranmamız gerekir!                                                                             

 4. TSK, Türk halkına ve Türk Devletine hizmet etmek için kurulmuştur, vardır. Hükümete karşı, yabancı emperyalist devletlerin yönlendirmesiyle askeri darbe yapmak, Türk gençlerine, çağdaş, mantıklı ve yararlı bir TAE yerine, söverek, döverek, hakaret ve eziyet ederek; Türk ordusu ve Türk Devletinden soğutmak, güven, sevgi ve saygısını zedelemek, devlete yük olmak, batının geri teknoloji döküntü silahlarını alıp soyguna, zulme, komploya ortak olmak. Dışa bağımlılığı artırmak. Terörle mücadele ediyor görünüp Türk gençlerini boş yere öldürterek; Türk devletini güçsüz, Türk halkını mutsuz etmek. Ordu evlerinde içki içip zaman öldürmek. Rüşvetçi, işkenceci, alkolik, emperyalizm işbirlikçisi, silik personeli görevde tutarken;  inançlı, dindar, tesettürlü kişileri ordudan atmak asla değildir, olamaz. Askerin görevi; Devletin tam bağımsızlığını, bağlantısızlığını, terörle gerçekten mücadele ederek, halkın güvenlik ve özgürlüğünü sağlamak, yönetimin yanlışlarına cesurca karşı çıkarak TC Devletini sahiplenmektir. TSK; TAE için zorla askere alınan Türk gençlerine; insanca, vicdani duygularla davranıp, çok iyi planlamış bir TAE ile birlikte; özgüven, özsaygı, vatandaşlık ve yurtseverlik bilinci kazandırmalı. TAE gören gençler geleceğe; başı dik, cesaret, huzur ve ümitle bakabilmelidir. Şerefli bir subay,  aldığı maaşın, oturduğu lojmanın,  vicdani sorumluluğunu taşıyarak kendi silahını tasarlar, Türk malı olarak ürettirir, el şeyiyle, askere eğitim yaptırtmaz ve savaşa göndermeye kalkmaz. Bir Türk subayı asla başına çuval geçirtmez. Ulusuyla, devletiyle alay ettirmez! Şerefi ve ulusuna hizmet için yaşar. Türke düşmanlık edenle 7 gün 24 saat zihinsel ve eylemli olarak savaşır. Ya zafere ulaşır ya da cesurca, onuruyla GAZİ veya ŞEHİT olur. Askerlik; inanç, idealistlik, yurtseverlik, erdemli, bilinçli, cesur, ilkeli, fedakar davranış ve vicdani sorumluluk gerektiren kutlu bir görevdir.    İnançlı, ulusalcı, cesur, dürüst ve ileri görüşlü olmayan subaylar ancak orduya, ulusa ve devlete zarar verir, felakete ve yıkılmasına neden olur. Savaşı kazanan silah değil, akıl, cesaret , moral ve ulusal bilinçtir. İnsanı büyük yapan ahlaki ve ulusal  değerlere sahipliktir.

5- TAE’ nin Önemi ve Nedenleri:

1) Gençlere, ailesinin yardımı ve desteği olmadan günlük yaşamını; ilke, kural ve plana göre düzenleme ve erdemli, tutarlı, kararlı ve topluma yararlı bir kişilikle sürdürme beceresi, özgüven ve özsaygı kazandırmak.

2) İlkyardım konusunda eğitmek. Temel koruyucu, önleyici sağlık bilgilerini vermek.

3) Kendi aklı ve becerisiyle yapabileceği görevler vererek; başarıyı yakalayarak kendiyle ve yaşamla barışık olmalarını sağlamak. TAE gören askerlere; garsonluk, hizmetçilik ve emir erlik yaptırılamaz.

4) Birlikte yaşama, paylaşma, sabır, anlayış, inançlara, kültür farklılığı ve kimliğe saygı, dayanışma ve işbirliği gibi toplumsal değerleri kazandırmak.

5) Temel spor bilgilerini vererek sporu sevdirmek ve düzenli spor yapma alışkanlığı kazandırmak. Askerler arası spor karşılaşmaları, yarışma düzenlemek.

6) Vatan sevgisi, yurt savunması, devlete bağlılık, emperyalizmin amacını ve çıkardığı savaşları; yitirilen can, akan kan ve yok olan emekleri, özgürlük, tam bağımsızlık, bağlantısızlık, dürüstlük, fedakarlık, vicdani sorumluluk, cesaret, ileri görüşlülük, çalışkanlık, ideal, kahramanlık, şeref, gazilik, şehitlik gibi ulusal ve manevi erdemlerin önemini anlatmak.

7) Bir dünya gerçeği savaşlardan, büyük ve etkili olanlarla ilgili belgeseller göstererek genel bilgiler vermek. Gençlere ‘Biz birlikte ve güçlüysek, barışı koruruz’ mesajını iletmek. Nöbetçi subaylarla askerler; aynı koğuşta kalır ve  aynı karavanadan , aynı masada birlikte yemek yerler.

8) Açık arazide, çadırda konaklamak, gece eğitimi yapmak. Haftada iki gün, silah atışı eğitimi yaptırmak. Türk askeri , komutanına güvenir, inanır, sever, saygı duyarsa onun emrinde savaşıp şehit olmayı onur, görev bilir. Bundan dolayı komutanlar değiştirilemez.

9) Silahlarla ilgili teknik bilgiler vermek, silah kullanmasını öğretmek. Zorunlu TAE gören er ve erbaşlara terör örgütleriyle mücadelede görev verilemez. Terörist takip ve arazi aramasına gönderilemez. Terörist, eşkıya, kaçakçı, çete, mafyayla mücadeleyi; subaylar ile sözleşmeli askerlerden oluşturulan, özel eğitimli, örgütlü suçlarla mücadele, profesyonel timleri yürütür. Terörle mücadelede, kara birlikleriyle birlikte, uçak ve helikopterlerinde kullanılması zorunludur. Helikopter korumasız, asker ve araç konvoyu gönderilemez, sevkiyat yapılamaz.

124.MADDE – TEMEL ASKERLİK EĞİTİMİ:

1. Görev ve Eğitim Yeri: Subaylar ile Sözleşmeli Askerler  nüfusuna kayıtlı oldukları bölgenin ordu komutanlığında, askerlik görevini yürütür. Başka bir bölgeye atanamaz. Er ve Erbaşlar, TAE’ yi; nüfusuna kayıtlı oldukları bölge ordu eğitim birliklerinde görüp  yapar.

2. TSK’ nın Mehmetçik Kadrosu; Askerler üç sınıftır:

    a- Zorunlu TAE gören Erbaş ve Er: 70 bin kadro

    b- Profesyonel sözleşmeli asker: 30 bin kadro. En az lise mezunu olmaları zorunludur.

    c- Subay: 33 bin kadro:

  1) Komuta, Eğitim, Yönetim Subayı: 5 bin kadro. Harp okulu.

  2) Teknik Subay: 10 bin kadro. Fakülte mezunu.

  3) Sağlık Subayı: 3 bin kadro. Fakülte ve MYO.

  4) Meslek Subayı: 15 bin kadro. MYO.

  5) Askeri Yüksekokul Öğrencileri: 9285 öğrenci kadrosu.

3. Askerlik Şekil ve Süreleri:

1) Bedensel, zihinsel, fiziksel ve psikolojik yönden sağlıklı, durumu askerliğe uygun TC vatandaşları, 18-30 yaş arası; bir kutlu vatandaşlık ödevi, yurttaşlık görevi ve kamu hizmeti olan askerliği yapmakla yükümlüdür. Ancak, boy-kilo orantısı bulunmayan, bazı kalıcı hastalıklara yakalanan , bedensel, zihinsel ve psikolojik rahatsızlığı olan veya riskli ameliyat geçirenler; bu durumlarını uzman tabip raporuyla belgelemeleri üzerine, askerlikten muaf tutulur.

2) Askerlik görevini ne şekilde yapacağına, özgür iradeleriyle vatandaşlar kendileri karar verir. TAE’ ye ilişkin hususlar kanunla düzenlenir.

3) Yurt dışındaki Vatandaşların Askerliği:

a- Yurt dışında en az beş yıldır yaşayan, çalışan TC vatandaşları; dilerse BKK ile belirlenen oranda, ulusal güvenliğe katkı payı olarak yurt dışı bedel ödeyip askerlik hizmetini yapmış sayılır.

b- Çifte vatandaşlık hakkına sahip bulunanların, askerlik yükümlülüğü yoktur. Amaç, işlerinin aksamaması, yurtdışında Türk ulusunu temsil edip, ülkemiz adına lobi çalışması yürütmeleri. Bu durumlarını belgelemeleri halinde askerlik hizmetinden muaf sayılırlar.

4) Yurtiçi Askerlik Tür ve Şekilleri: TC vatandaşları, bu yöntemlerden birini seçerek askerlik hizmetini eylemsiz yapmış sayılır.

a- Yurtiçi ulusal güvenlik katkı payı ödeyenler. Amaç, bir meslek, sanat ve işi yürütenlerin işlerinin aksamaması, ekonomik düzenin korunması.

b- Lisansüstü eğitim görüp, mastır, bilim doktorası veya TUS’ u tamamlayanlar. Yaşlarının ilerlemesi ve mesleklerini yaparak, ülkelerine daha yararlı olacaklarından.

c- Yılda on gün eğitim görüp, beş yıl süreyle  bölgelerinde meydana gelecek, deprem, sel, su taşkını, yer kayması, çığ, yangın gibi afetlerde görev alıp; arama kurtarma, söndürme ve  ilk yardım ekibinde hizmet yürütenler.

d- Devlet Çocuk Yuvası, Yetiştirme Yurdu, Huzurevi, Hastane ile bir devlet okulunda; bir yıl içinde; ücret almadan, en az; 9 günde 3 saat, haftada   3 gün, ayda 12 gün ve toplam olarak: 150 gün veya 500 saat gönüllü sosyal çalışma yapan,  kamusal hizmet yürütenler.

e- Anası, babası, kardeşi, veya eşi , Türk ulusu ve  vatanı için şehit düşen TC vatandaşları.

5) Eylemli Temel Askerlik Eğitimi: Bedensel ve psikolojik durumu askerliğe uygun, sağlıklı Türk vatandaşlarının; topluma vefa borcu, vicdani sorumluluk, kutlu bir kamusal hizmet bilip, yerine getirmekten onur duyacağı, eylemli yurttaşlık hizmeti TAE süreleri; objektif ölçü, eğitim düzeyine göre belirlenir. TC vatandaşlarının; askerlik tür ve şekillerinin birini tercih etme, seçme hakkı serbestisi var ise de, askere gitmeye red hakkı yoktur. 30 yaşına kadar askerliğe başvurmayan TC vatandaşları hakkında, C.savcıları yargıda dava açar ve vatandaşlık görevini yerine getirmeyen bu kişilere mahkemece, 6 ay süreli hapis cezası verilir.

6) Eylemli TAE, Süre ve Dönemleri: Askerlik çağına giren vatandaşların, TAE için çağrı ve duyuruları; TV’ den, işlemleri ise internet üzerinden yapılır, yürütülür.

a) Üniversite mezunları: 1 ay: 1-27 Ağustos dönemi. TAE’ yi çavuş rütbesiyle yaparlar.

b) Lise Mezunları: 2 ay: 2 Eylül- 27 Ekim dönemi. TAE’ yi, onbaşı rütbesiyle yaparlar.

c) Lise Mezunu Olmayanlar: 3 ay: 3 Nisan- 27 Haziran dönemi.

4. TAE gören, yapan TC vatandaşları, 18-30 yaş arası, Hazır ve yedek askerdir. Savaş halinde, seferberlik kararıyla yeniden askere çağrılır. Ancak TAE görenler; barış döneminde, eğitim vs. nedenlerle kısa dönem içinde olsa ikinci kez askere çağrılamaz, ek eğitim verilemez, silahaltına yeniden alınamaz. Ayrıca vatandaşlardan, TAE gördükten sonra; askeriyeye adres değişikliklerini bildirmesi, her yıl yoklama ve erteleme yaptırması, aracını belgelemesi istenip vatandaşa eziyet edilemez.

5. Bölge Ordu Merkezlerinde, TAE ile ilgili işlemleri yürüten birer Askerlik Bürosu kurulur. Vatandaşlarla ilgili nüfus bilgilerini, belediye nüfus idaresinden alır. Diğer il, ilçe ve beldelerde, askerlik şubesi açılamaz. Vatandaşlar askerlik iş ve işlemlerini; internet, faks ve kargo aracılığıyla bu askerlik bürolarından yürütür. TSK, sivil halktan avcı birlikleri oluşturamaz. Sivil savunma çalışma, eğitim ve tatbikatı yaptıramaz. TSK, tüm çalışma, eğitim ve askeri etkinliklerini, profesyonel subay ve sözleşmeli askerlerle yapar, yürütür.

 

6. Askerlik Bedeli:

1) BM, Dünya barışını sağlarsa, zorunlu askerlik ve ordu sistemi, tümüyle kaldırılır. Birey ve ülke güvenliği polislerce sağlanır.

2) Hükümet , Durum ve Şartlara Göre ve BKK İle:

a- TAE sürelerini; yarı oranında azaltabileceği gibi iki katına kadarda artırabilir.

b- Yurtiçi ve yurtdışı, ulusal güvenlik katkı payı, askerlik bedeli parasal miktarını; bir BAÜ ‘ nün ; 5 ile 20 katı arası olmak üzere , belirler. Askerlik bedeli karşılığı alınan para, TSK’ ca TAE yapan askerlere harcanır.

7- Ulusal Seferberlik Ve Kurtuluş Savaşı:

1) Aklı, gönlü, dili ve kültürüyle kendini Türk gören ya özgür yaşar ya da onuruyla zafere ulaşıncaya veya şehit oluncaya kadar vatanı işgale, halkını köle, cariye yapıp sömürmeye kalkan düşmanla cesurca savaşır. TSK, yanlış, hatalı plan, kötü  komuta ya da ihanet nedeniyle düşmana karşı koyamaz ve düşman kutlu yurda girerse; “ Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır ve bu satıh bütün vatanındır” prensibi gereği,  hükümet ve meclisin düşmana teslim kararını; yurtsever, ulusalcı askerler asla kabul etmez ve düşmana ordu silahlarını vermez! Yurdun işgali, ordunun terhisi ve silahların düşmana teslimi gibi bir anlaşmayı kabul etmek; şerefsizlik, hainlik ve aşağılık suçtur! TSK’ nın vicdani sorumluluk sahibi, özgürlükçü, onurlu subayları; Türk ordusuna ait silahları TC yanlısı yurtsever halka dağıtır. Türk halkı,  ana ve namus bildiği, kutlu vatanını işgale, Türk Devletini parçalayıp yıkmaya kalkan, Türk düşmanı ve yerli işbirlikçileriyle; şehir, kasaba hatta sokak, ev mücadele edip direnir , düşmana; Türkün cesaret ve yurtseverliğini gösterip, ataları gibi yeniden destan, tarih yazar ve bu toprakları saldırganlara mezar eder.

2) TUCUM, TC Hükümeti, Belediye, Yargı, TSK veya polis; hiçbir gerekçeyle Türk halkının ruhsatlı silahlarını toplatamaz.

3) Ulus Egemenliğinin, Resmi Dil ve Ulusal Kültürün, Tam Bağımsızlık, Bağlantısızlık ile Laik Türk Cumhuriyetinin; Özü, Erdemi, Felsefesi Özgürlüktür. Türk halkı adına TSK; Özgürlüğün, ulusal hakların ve bu anayasanın;  ilkeli ve ileri görüşlü koruyucu, takipçi ve uygulanmasının sağlayıcısıdır.

4) Türk halkının birliğini, Türk Cumhuriyetinin varlığını, Türk Devletinin devamını, Türk yurdunun bütünlüğünü koruyabilmek için; Devlet memurlarının, ahlaki, manevi ve ulusal değerleri benimsenmiş, yurtsever, ilkeli, idealist, birikimli, inançlı, vicdani sorumluluk sahibi, cesur, dürüst, ileri görüşlü, yağcılık ve yalakalıktan uzak, Türk üst kimliğini sahiplenmiş, ‘ Ne Mutlu Türküm’ diyebilme Bilincindeki  Ulusalcı Türk Vatandaşlarından seçilmesi gerekir.

125-MADDE-PROFESYONEL SÖZLEŞMELİ ASKER:

1) Zorunlu, eylemli TAE gören, gönüllü, sabıkasız TC vatandaşları içinden, isteğe bağlı olarak, sözleşmeli şekil de ve bölge ordu  komutanlıklarınca göreve alınır.Komando eğitimi verilir.Terör ve öğütlü suçlarla mücadele eder.Sınır güvenliğini saglar.Bölge ordu komutanlığı emrinde görev yürütür.

2) Atanmış devlet memuru kadrosunda, subaylarla eşdeğer haklara sahiptir. Devlet memurları kanununa  göre aylık maaş alırlar.

3) Profesyonel Sözleşmeli askerler; Erbaş(onbaşı ve çavuş) ile Erlerden oluşturulur. En az lise düzeyinde bir öğretim kurumundan mezun olmaları zorunludur. Hükümet, BKK ile MYO ve Fakülte mezunu olma şartıda koyabilir. Sözleşmeli Askerlik kadrolarına; en az % 10 oranında, ilahiyat fakültesi ve ilahiyat MYO‘mezunlarının alınması şarttır. Çünkü Askerlik; çatışma savaş yaralanma ve her an ölüm riski olan, başarı ve zafer  için; moral gücü yüksekliği, cesaret, özgüven, Tanrıya , Ahrete ve şehitliğin kutsiyetine inanç gerektirir. Asker ölümle yüz yüze geldiğinde; Ailesi, eşi, çocuğu, işi, maaşı, evi, arabası ve dünyanın güzelliklerinden vazgeçerek bir  tercih yapıp; Tanrı İnancı, vatanının bağımsızlığı, Halkın  can, namus ve mal  güvenliği ile özgürlüklerini koruma uğruna; vicdani sorumluluk üstlenip,fedakarlık,feragat ve yüksek bir irade ile Hakka yürümeyi seçmezse;  görevini gereğince yapamaz,devletini ve sevdiklerinkini koruyamaz,zafere ulaşamaz.Tanrıya inancı olmayan, şehitliği en büyük  rütbe , makam görmeyen bir Asker, asla zafer sağlayamaz,milletine hizmet edemez.

4) Sözleşmeli Asker kadroları, yörenin durumu, özellikleri göz önünde bulundurularak, Bölge  ordu komutanları emrine gönderilir. Askerler göreve; bölge nüfusuna kayıtlı, bölge ordu komutanlığı emrinde eylemli TAE görenler arasından, ordu komutanlıklarınca alınır. Verdiği hizmet yeterli görülenlerin sözleşmesi uzatılır. Gerekli eğitim, bölge ordu komutanlığı birliklerinde verilir. Askerler   haftada iki gün araziye çıkarılır ve atış eğitimi yaptırılır. Askeri eğitim süreklilik taşır.

5) Sözleşmeli Askerler; Anayasa ve kanunla TSK’ ya verilen görevleri yürütür ve yetkiyi kullanırlar. Sözleşmeli Askerler, bürolarda görevlendirilip, idari görev yaptırılamaz, bunlar muharip güçtür. Seferberlik ve savaş halinde, yurdu savunabilmek için orduyla birlikte savaşırlar. Barış ve savaşta Ordu Komutanlıklarına bağlı olarak ve ordu emrinde bölgesel görev yürütürler.

6) Sözleşmeli Askerler, Ordu komutanları kararları ve Askeri disiplin cezalarına karşı, yargıya başvuramaz.

 OLAĞANÜSTÜ YÖNETİM

126. MADDE- SIKIYÖNETİM, SEFERBERLİK  VE  SAVAŞ HALİ:

1- Anayasanın belirlediği hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik; örgütlü, toplu, yıkıcı, bölücü, silahlı şiddet hareketlerinin yaygınlaşarak, kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, savaş hali ve iç savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, terör, silahlı ayaklanma, araç, ev, kamu binası ve işyerlerinin yakılması veya yağma eylemleri olması ve polisin bu şiddet ve terörü en çok üç gün içinde önleyip durdurup, kamu düzen ve halkın güvenliğini sağlayamaması ve olay bölgesi il, ilçe, belde Belediye Başkanı, Yargı Başkanı veya Hükümetin Bölge Ordu Komutanlığından yardım istemesi üzerine; Bakanlar Kurulu süresi üç ayı geçmemek üzere, yurdun bir ya da birden fazla bölgesinde veya tamamında sıkıyönetim ilan kararı alabilir. Bu karar aynı gün TUCUM Başkanlığına sunulur. TUCUM, Hükümetin BKK ile aldığı Sıkıyönetim, Seferberlik veya savaş kararını onaylar, kısaltır, uzatır  ya da kaldırabilir.

2- Sıkıyönetimin ilanı üzerine, Ordu Komutanlıkları; Güvenlik Başkanlığına bağlı olarak, Sıkıyönetim Komutanlığı görevini yürütür. SK, süresi on günü geçmemek üzere sokağa çıkma yasağı koyabilir.

3- Sıkıyönetim süresince, Bakanlar Kurulu sıkıyönetimin gerektirdiği konularda  BKK yayımlar. Hükümet, BKK ile bazı bölgelerde ya da tüm yurtta, belirlenmiş saatlerde sokağa çıkmayı yasaklayabilir.

4- Sıkıyönetim ilan edilen bölgelerde polis; sıkıyönetim komutanlığına bağlı olarak hizmet verir.

5- Sıkıyönetim, her defasında üç ayı aşmamak üzere, B.Kurulunun önerisi üzerine TUCUM kararıyla uzatılır. Savaş hali hariç bir il veya bölgede uygulanan olağanüstü hal ve sıkıyönetim süresi toplamı; 5 yıllık bir dönem içinde bir yılı geçmez.

6- Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde, hangi yasa hükümlerinin uygulanacağı yerel hizmet ve idari işlemlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı, seferberlik veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik ilanı ve savaş kararı alınması halinde; vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri kanunla düzenlenir. Vatandaşın malının en çok üçte birine el konulabilir.

7- Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde sıkıyönetim komutanlığı; gereken işyeri, işletme, tesis, her türlü ulaşım aracı, cihaz, mal ve gıda maddelerine, bölge karşılığı ve  ücreti sonra ödenmek üzere el koymaya yetkilidir.

8- SK, gerektiğinde belirlenecek yaşa kadar olan vatandaşları,  tekrar askere alabilir.

127.MADDE – TSK

A- GENEL HUSUSLAR:

1.Türk Ordusunun Başkomutanlık görevi, TUCUM’ un manevi varlığından ayrılamaz ve TUCUM Başkanı tarafından temsil  edilir.

2- T.C. Ülkesinin iç ve dış güvenliğinin, bağımsızlığının, birlik ve bütünlüğü  ile onurlu ve umutlu bir geleceğin sağlanmasından, TUCUM’ a karşı Bakanlar Kurulu sorumludur.

3- TSK Başkanı, TSK’ nın en üst komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevini, TUCUM adına yerine getirir. TSK Başkanı sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde T.C. Devletinin; bağımsızlık, egemenlik, özgürlük ile iç ve dış güvenliğin sağlanmasında birince derecede görevli, yetkili ve sorumludur.

4- Devlet Başkanı, ordu komutanlarından birini, Güvenlik Bakanının teklifi üzerine, TSK Başkanı olarak görevlendirir. TSK Başkanı, idari görev ve yetkilerinden dolayı Güvenlik Bakanına karşı sorumludur.

5- TSK Başkanlığı ve ordu komutanlıkları, idari bakımdan Güvenlik Bakanlığına bağlı olup, görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.

6- T.C. sınırları içinde bölge esasına göre doğrudan TSK Başkanına bağlı olarak, vatan ve vatandaşların savunma hizmetini yürütüp sağlamak üzere, Türk yurdunda; 6 Ordu Komutanlığı kurulup konuşlandırılır.

B- TSK PERSONELİNİN YARGILANMASI:

1.  Yargı Birliği İlkesi gereğince , T.C. sınırları içinde, T.C. Adli Mahkemeleri dışında ayrı bir askeri yargı kurumu oluşturulamaz. TSK personeli subay, sözleşmeli asker, askeri öğrenci ile TAE gören Erbaş ve Erler; işledikleri sivil suçlarından dolayı, TCK’ ya göre ve genel hükümler uyarınca Adliyede yargılanır. Asker ve Subayların durumu, atanmış devlet memurlarıyla eşit ve aynıdır.

2.   Askeri suç ve disiplin suçu işleyen subay, asker ve askeri öğrenciler ise DMK’ya    göre; üst sicil, disiplin, askeri okul öğretim üyeleri ve atamaya yetkili komutanlarca, savunma istenerek ya da disiplin soruşturması açılarak cezalandırılır. Askeri işlem ve cezalara karşı gerekçeli olarak ve on gün içinde askeri okul veya ordu disiplin kuruluna itiraz edilir. Disiplin  Kurulu Kararlarına karşı ise yine on gün içinde gerekçeli olarak o yer ordu komutanına veya askeri okul komutanına itiraz edilir. Ordudan, askeri görevden, memurluktan, askeri okuldan çıkarılma kararlarına karşı ise TSK Başkanına itiraz edilir. Ceza ve işlemlere itiraz makamları; itirazı  dosya üzerinde inceleyerek; işlemi, cezayı uygun bulup onaylar, değiştirir, hafifletir ya da tümüyle kaldırır. Askeri işlem ve cezalara karşı yargıya başvurulamaz.

3. TSK’ ya ait Ordu Merkez Komutanlıkları ile Askeri Okullarda birer Disiplin Kurulu kurulur. Kurula, 5 üyeden en kıdemli olan subay başkanlık eder. Ordu Merkez Disiplin Kurulu; bir KEY Subayı, bir teknik subay, bir sağlık subayı, bir meslek subayı ile bir sözleşmeli askerden  oluşturulur. Kurul üyelerinin görev süresi 5 yıldır. Kurul haftada bir gün toplanır, gündemini görüşür. Üyeler diğer günlerde asli görevlerini yürütür. Kurul üyelerini subaylar ve sözleşmeli askerler, gizli ve yazılı  oyla adaylar arasından seçerler. Askeri Okul Disiplin Kurulları beş üyelidir; bir üye öğrenci temsilcisidir, her yıl yeniden seçilir. Diğer dört üye ise Askeri öğretim üyeleri içinden okul komutanınca görevlendirilir.

4. Türk Hukukunda; dayak, işkence, eziyet, baskı, hakaret, küfür, sövmek, dayatma, cinsel taciz,  zorlama, kesinlikle yasaktır ve insanlık suçudur. Subaylar TAE gören erlere, astlarına veya askeri öğrencilere şiddet uygulayamaz, dövemez, işkence yapamaz, küfür, hakaret edemez. Tıbbi rapor veya tanıkla suç işlediği belirlenen subaylar, tazminatsız olarak TSK’ dan  çıkarılır. Söven ve hakaret eden subaylara ise disiplin cezası verilir. Subaya, orduya hakaret suçu olamaz ve siviller bu suçlardan yargılanıp cezalandırılamaz.

 

C- ASKERİ ÖĞRENCİLER VE TAE GÖREN ERLER:

1.TSK; Subay, Askeri öğrenci, Sözleşmeli Asker ile TAE gören Erbaş ve erlerin; inancına, Dini ibadetine karışamaz, engel çıkaramaz. Askerler, İnançlarını özgürce yaşar ve yerine getirir.

2.TSK, Erbaş ve Er olarak TAE yapan TC vatandaşlarının, TAE süresince; bir BAÜ üzerinden SGK’ ya; zorunlu Bireysel, Emeklilik ve sağlık sigortalarını yaptırır ve aylık sigorta primlerini öder. Askerlik süresince, TAE gören Erbaş ve Erlerin, ,önleyici, ayakta ve yataklı, tüm tedavilerini sağlar. Sağlık giderlerini; ilaç, film, tahlil ve ameliyat dahil, TSK karşılar. Askerler terhis olunca, bu zorunlu kamusal, sosyal güvenlik sigortalarını, işçi, işveren, memur olarak yada serbest sigortalı bir  iş, sanat, meslek yürüterek, sigorta primlerini, kendilerini SGK’ ya yatırıp devam ettirir.

3.Erbaş ve Erlere TAE süresince; bir BAÜ’ nün,%10 ile% 65’i arası, BKK ile belirlenecek oranlarda, her ay harçlık verilir. Harçlıklarından % 5 oranında Gelir vergisi kesilir.

4.Sözleşmeli Profesyonel  Asker; Atamaya dayalı devlet memurudur. Diğer memurlarla eşdeğer hak ve ödevlere  sahiptir. DMK’ ya göre aylık ücret alırlar.

5.Askeri okullarla ilgili düzenleme:

1) İlköğretim okulu, kurs ve lise düzeyinde, Askeri okul açılıp eğitim, öğretim yapılamaz. Özel kişi,  kuruluş ve yabancılar; TC vatandaşları için Türkelinde Askeri okul, kurs açamaz.

2)Askeri fakülteler 4,Askeri MYO’lar 2 yıl sürelidir.

3)TSK’ya ait Askeri okullar ile  polis okulunda TC vatandaşı öğrencilere; yabancı bir ülkenin dilini öğretmek  amacıyla  yabancı dil dersi konamaz ve yabancı dil;Asker ve polis okullarında okutulamaz.Eğitim ve Öğretim,Türk diliyle yapılır Yabancı dil öğrenmek isteyen öğrenciler, dil kursuna gidebilir. Subay ve polislere ,  yurt dışında mastır ve doktora yaptırılamaz ve  yabancı ülkelere  kurs ve staj içinde gönderilemez Eğitim ve görevleri ulusal düzey ve niteliktedir.

4)Harp okulu, Askeri  Tıp Fakültesi, Askeri teknik subaya okulu, Askeri sağlıklı MYO ile Askeri Meslek subay yüksek okulu öğrencilerinin; TSK’ca SGK’YA bireysel sağlık sigortaları yaptırılıp, sağlık sigortası primleri  her ay yatırılır. Polis okulu öğrencileride Askeri okul öğrencileriyle aynı stadüte olup, benzer ve eşit haklara sahiptir.

5)Askeri okul öğrencilerine, öğrenim süresince bir BAÜ’nün% 10 ile% 65’i arası BKK ile belirlenecek  oranlarda her ay harçlık verilir.

6)Askerliğin çıkar sağlamak için değil, Türk Halkına, Türk Devletine hizmet için, ulusal, vicdanı bir görev olarak ve severek, isteyerek, fedakârca yapılması gerektiğinden; subay ve sözleşmeli askerlere: devlet memurlarıyla aynı haklar tanınır  ve eşit ücret verilir. TSK personeline, ayrıcalık, üstünlük ve farklılık tanınamaz.

7)GATA ‘da TUS süresi; 1 ve 2 yıl, Harp Akademisinde Kurmaylık Yüksek Lisans eğitimi süresi, tez hazırlama dahil, bir yıldır. TUS yapan Askeri doktorlar ile Kurmaylık stajındaki subaylara aylık ücretleri tam olarak ödenir.

6.Askeri yüksek okullara ve  polis yüksek okuluna; ayrımsız, Türkelinin tüm il, ilçe  ve belde belediyelerinden, nüfus durumu esas alınarak belirlenecek kontenjana göre, her dönem için TC vatandaşı öğrenci alınır. Okullara alınacak öğrencileri; Ordu komutanlıkları ve polis Müdürlükleri, Belediyeler ile işbirliği içinde, sağlık ve spor testine tabi tutularak belirler. Askeri ve polis yüksek okulları; öğrenci alım ve seçimine  karışmaz. Yalnızca öğrencilere, eğitim, öğretim verir. Okulu bitiren öğrenciler, nüfusuna kayıtlı oldukları ordu ve polis bölgesinde görev yapar, kendi memleketinde hizmet verir. Subay ve Polisler, başka il, ilçe, ve bölgelere, atanamaz, görevlendiremez.

7.Öğrenciler okullara; bedensel ve psikolojik sağlık taraması ile uygulamalı spor yarışma sınavına ve Lise diploma  ders notları başarı derece sıralamasına göre, kabul edilir. Sınırlama ve ayrım olmaksızın, tüm lise;dal,tür,alan öğrencilerinin başvuruları kabul edilir.Açık öğretim Lisesi,Fen Lisesi,Meslek Lisesi ve özel Lise diplomalar, hukuken eşdeğerdir. Adaylar arasında, Kız,Erkek öğrenci ayrımıda yapılmaz. Kendilerini askerlik ve polisliğe  uygun görenler, engelsiz , ayrımsız ve sınırlamasız, bu okulların sınavına başvurabilirler.

8.Subaylar; Askeri okul öğrencilerinin ve TAE gören Erbaş ve Erlerin, inanç ve ibadetlerine karışamaz. Askerler ve öğrenciler; özgürce, dini ibadetlerini, İbadet için ayrılıp düzenlenmiş yerlerde yaparlar.

9.Askeri okullara; Ahlak kültürü, ulusal kültür Türk Tarihi ve savaş Tarihi dersleri konulur. Askeri öğrencilere; Anayasa, TCK, Kemal Atatürkün Nutuk adlı eseri, Orhun ve Yeni Sey  yazıtları, Çanakkale destanı , İnebahtı , 93 harbi, Balkan, Sarıkamış, Yemen, Kanal faciaları, ders , ibret , öğüt alınması için okullarda ders olarak, tartışmalı belgeli okutulur.  Subaylar, öğrencilerin okuduğu kitap, dergi ve gazetelere karışamaz, engelleyemez, cezalandıramaz.

10.TAE yapan Er ve Erbaşların, her ay için 5 gün Memleket izni ile ayrıca TAE dönemi için beş gün Mazeret izni Vardır. Mazeret izni mazeret halinde, memleket izni ise iki aylık dönem için toplu olarak verilir. TAE sırasında, memleket ve mazeret iznini kullanmayan Askerler, bu kadar süreyle erken terhis edilir.

11.Askerlerin ayrıca hafta sonu izni vardır. Askerler, haftanın dört günü TAE görürler. Cuma ve Cumartesi günleri, saat:10.00-16.00 arası Çarşı iznine çıkarlar. Subaylar, izinlerin kullanımını  engelleyemez,  değişiklik yapamaz. Pazar günleri ise bireysel temizlik ile eğitim birliğinin genel, bina ve çevre temizliğini  yaparlar.

12. TAE Süresi anayasa ve yasayla  belirlenmiştir. Suç işleyen askerlerin gördüğü TAE süresi iptal edilemez ve askerlik süresi uzatılamaz. Askerde  suç işleyip ceza evine konanların, Askerlikleri cezaevinde kesintisiz devam eder. Ceza bitimi Tekrar askere alınmazlar.

D-TAKBİKAT , KARAKOL VE ULUSAL BİLİNÇ:

1.Asker, subay ve polislerin, Cumhuriyeti,  Bağımsızlığı, Türk Halkının özgürlük, egemenlik ve güvenliliğini, hainlik yapan iç ve dış düşmanlarla savaşmayı; vicdani  sorumluluk , namus ve şeref bilmesi gerekir. Devlet, Halkın örgütlenmiş siyasi iradesi, ordu yargı ve polis ise egemen, otoriter gücüdür. Ancak Devletin Varlığını ve birliğini sürdürmesi, Halkın yönetime duyduğu güvene. Saygıya ve güzel bir gelecek umudu ile birliğini devam ettirme azim ve iradesine bağlıdır. Devletin varlığı ve bağımsızlığı ile  ülkenin birliği ve bütünlüğünü;  ordu, polis değil, ulusal bilinç, ortak toplumsal inanç, benimseme ve sahiplenme duygusu, özgürlük ve bağımsızlık tutkusu korur. Ulusal bilincini, milli kimliğini yitiren bir halk ve ordu için devletin adının, bayrağın renginin hiçbir önem ve anlamı yoktur.
2.TSK, kendi başına veya başka ülkelerle birlikte, yurdumuzda veya başka ülkelerde Askeri tatbikat yapamaz, gözlemci olarak da katılamaz. Yurtdışında temsilcilik açamaz ve askeri personel de görevlendiremez. Türk yurduna hiçbir nedenle silahlı yabancı asker kabul edilemez. Türk Askerinin TAE ve subayların hizmetçi eğitimi amacıyla denizde, yazın ve kışın, dağ ve arazi şartlarında konuşlanması veya gece eğitimi yapması, bu kuralın dışındadır. Ayrıca komutanlar bağlı birlikleri, belirli aralıklarla, haberli yada habersiz denetleyemez. Gözetim ve denetimi, 7 gün 24 saat sürekli ve kesintisiz olarak sürdürmeleri gerekir.

3.Kırsal alanda karakol kurulamaz. Karakol uygulaması kaldırılır. TSK ve polisin görev ve eğitimine yönelik resmi bina, okul, güvenlik ve eğitimle ilgili  tesisler; büyük, kalabalık şehirler ile köy,  kırsal arazi ve dağlık alanda kurulamaz. Askeri binalar, az nüfuslu iller ile ilçe ve belde merkezindeki  mahalleye  bitişik yapılır.

4.Terör, örgütlü suçlar ve saldırgan düşmanla mücadelede; etkileyen, yönlendiren, belirleyen, ilk vuran güç, TSK olmak zorundadır. Öngörüyle tedbir alıp, olay çıkmasını önlemeyen , yalnızca  saldırıya cevap veren,  saldırganları vurup yakalanmayıp  bilinçsizce kovalayan  daima kaybeder, zarar görür, etkili ve başarılı olamaz, terörü önleyip bitiremez. TC Devleti sınırları; havadan insansız uçak,kamera ve uydu aracılığıyla gözlenir. Sınır ihlali  ve kaçak giriş halinde; özel eğitimli, profesyonel silahlı birlikler olay bölgesine helikopterle indirilir. Birliklere uçaklar destek verir. Karadan araç konvoyu veya askeri tim ve devriyeler yaya olarak, helikopter korumasız,başka bir şehre,birlik yada olay,çatışma bölgesine gönderilemez. Pusu ve mayınlamaya karşı gerekli önlemler alınır. İhbar, şikayet ve kesin bilgi olmadan arazi arama ve takip yaptırılamaz, devriye amaçlı yaya birlik gönderilemez. Kaza , çatışma ve eğitim sırasında asker yaralanır  veya ölürse komutanı hakkında soruşturma açılır. Görevini ihmal eden ya da kötüye kullananlar cezalandırılır.

5. TSK; terör, mafya, kaçakçılık ve bölücü örgütlerle mücadele edebilmek için subaylardan ve sözleşmeli askerlerden oluşacak örgütlü suçlarla mücadele birlik ve timleri kurar, gerekli eğitimi verir. Erbaş ve erler; terör ve örgütlü suçlularla mücadelede görevlendirilemez.

6.Polis ve subaylara; askeri gazino, orduevi, polisevi, sosyal ve eğitim tesisi ile çocukları için öğrenci yurdu yapılamaz. Konut , lojman ve binek aracı tahsis edilemez. Hizmet ettikleri halkla aynı mahallede, birlikte yaşamlarını sürdürürler. Halk çalışıp kazanıp vergi ödeyerek polis ve subaya hizmet etmekle yükümlü değil aksine polis ve subay, aldığı maaş karşılığı halkın güvenliğini, geleceğini korumak sağlamakla görevlidir.

128.MADDE-DIŞ GÜVENLİK ESASLARI:

1.TSK nın kuruluş ve varlık amacı; aslında iç ve dış güvenlik iç içedir, birbirinden ayrılamaz.TSK, TC anayasası ve TC kanunlarına bağlı, yürütme ve yargı ile yerel yönetimden bağımsız olarak askeri görevlerini, kutsal inancı, ulusundan aldığı yetki,sarsılmaz irade, cesaret ve tam bir yurtseverlik, ulusalcı  fedakarlık ve vicdani sorumluluk bilinci içinde, Türk halkının; saygınlık, özgürlük ve onuru ile Türk devletinin bağımsızlık, egemenlik, bağlantısızlık ve eşitliğini koruyarak yürütür.

2. TC  devletinin kuruluş felsefesi ve Türklük ilke ve devrimleri; özgürlük, bağımsızlık, bağlantısızlık, inanca saygı ve ibadet özgürlüğü, temel insan haklarının tanınıp kullandırılması, Türk dili ve Türk kültürü, ulusal egemenlik ,ulusal haklar, cumhuriyet, demokrasi, laiklik,kamu yararı gibi ahlaki manevi ve toplumsal değerlere dayanır. Ulusal eğitim, anadil , kültür ve yerli üretim; halk özgürlük ve bağımsızlıktan yoksun iken verilemez, yapılamaz, yürütülemez. TC , ulusal bağımsızlık savaşı sonucu, ulusalcı aydınlar ve TSK eliyle kurulmuş ve bağımsızlık, temel ilke edinilmiştir. Bir devlet için özgürlük, bağımsızlık, egemenlik ve  bağlantısızlık; bireylerin sahip olduğu bilinç, irade,şeref ve vicdan gibidir. Bu özellikler, değerler nasıl bireyi; erdemli saygın yaparsa, devletini de büyütür,güçlü yapar. Bu nedenle,ulusal ilkelerin savunucu ve koruyucusu; Türk halkı adına; TUCUM ve Türk gençlerinden oluşan TSK dır, TUCUM ve TSK , Türk ulusunun özgürlük ve birliği ile TC’ nin bağımsızlık ve demokratik varlığının teminatıdır. Acılarla dolu tarihi geçmiş ve dünya şartları göz önüne alınırsa, ulusal ordusuz bir Türk cumhuriyeti, varlığını sürdüremez ve düşünülemez. Türk  ulusunun, bağımsızlık, özgürlük, onur ve iyi bir gelecek umudunu, Türk ordusu korur, kollar, gözetir.

3.TUCUM, TSK ve Türk güvenlik güçleri; Türk ulusunun özgür iradesinden başka otorite ve buyurucu egemen güç tanıyamaz. Hükümet; NATO,agıt,imf,ab,GB,bdt gibi küresel, tekelci, emperyalist örgüt ve sömürgeci devletlerin siyasi ve ekonomik mandalığını, adli tahkimi, kapitülasyon  ve  imtiyazını  kabul edemez. TC’nin bağımsızlık ve bağlantısızlığını; TUCUM ve TSK  gözetir, hükümeti uyarır ve korur. Hükümet, askeri bir örgüte giremez, siyasi ve ekonomik birliğe katılamaz. BM bir gün, ordu kurulması ve silah üretimini yasaklarsa, TC de o zaman, TSK ‘yı kaldırır!

4.TSK, tarihi rolü ve birleştirici görevi nedeniyle günlük siyasetin, partizanlığın, idari ve ekonomik işlemlerin, etnik ve dini gruplaşmanın, dışında kalır. Subaylar, görev sırasında siyasi görüşünü açıklayıcı şekilde giyinemez. Vatandaşlara ve siyasi partilere, ikili ve farklı davranmaz. Siyasi görüş, etnik, dini inanç ve mezhep ayrımcılığı yapamaz. Ancak, TC kanunlarını tanımayan, devlete baş kaldıran, Türk halkına zarar veren hain ve emperyalizmin işbirlikçilerine anlayışlı,eşit,çekimser,ürkek davranamaz! Halk, polise ve subaya niçin maaş ödüyor? Bunun bilinç ve vacdani sorumluluğuyla hareket eder, unutmaz!

5.TSK, tam bağımsız, egemen TC’nin; varlık ve bütünlüğüne, Türk halkının özgürlüğüne yönelik, dış tehditleri ve dış güçlerin yönlendirme ve desteğiyle oluşan bölücü tehlikeleri hissedince veya       ekonomik ve siyasi istikrarın bozulduğunu,tarımın,üretimin düşüşe geçtiğini, kamu yararının,halk iradesinin, ulusal hakların zedelendiğini görünce;hiçbir yerden izin ve emir almaksızın, Türk ulusu adına; TUCUM, hükümet, yargı ve belediyeleri uyarır. Anayasanın uygulanmasını, kamu yararı ve adaletin sağlanmasını, ulusal hakları, bağımsızlık ve Cumhuriyeti gözetir. Gerekirse, hükümetin istifasını ister. Görevini ağır şekilde ihmal eden ya da kötüye kullanan, kamu görevlileri hakkında yargıya suç duyurusunda bulunur.

 6.TSK, TUCUM ve adil yargı ile birlikte, Türk halkının; bağımsızlık, özgürlük, bağlantısızlık, cumhuriyet, egemenlik birlik, dirlik, düzen, barış, huzur, refah, gelecek umudu, ulusal onuru ve uluslar arası saygınlığının sembolü,temsilcisi,varlık ve devamının garantörüdür. Hiçbir yabancı kişi,kurum,örgüt ve devletin emrine giremez.yabancılardan emir ve izin alamaz,kredi,borç,bağış,hibe,hediye kabul edemez.

7.Erinden generale, kendini Türk halkının değerli bir üyesi olarak görüp, onurla ‘’NE MUTLU TÜRKÜM’’ diyebilen her asker saygın bir Türk atası ve hatunudur. Şerefli erdemli bir Türk vatandaşı; kutsal dini inancını ,yurdunu, devletini, cumhuriyeti, ulusal birlik ve Türk halkının bağımsızlık, özgürlük, egemenlik ve ulusal haklarını; zafer ve onurlu bir barışa ulaşıncaya kadar cesur ve fedakarca savunur. Barışta ya da savaşta Türk halkı ve Türk cumhuriyeti aleyhine ve zararına olacak kararları tanımaz, verilen emirleri uygulamaz ve yanlış işleri yapmaz. Bilinçli, ilkeli, kuralcı,tutarlı, kararlı ve cesur davranmak, erdemlik ve yurtseverliktir. Yabancı silahlı askerlerin kutlu yurdumuzda üs kurmasını, Türk subayının başına çuval geçirilmesini, yabancı askerlerin; şehit kanıyla yunmuş kutlu yurdu çiğnemesini, Türk ordusunun dağıtılıp silahların teslim edilmesi gibi aşağılayıcı ve haince anlaşmaları kesinlikle kabul etmez. Türke düşmanlık etmekten vazgeçinceye kadar  kötülerle amansızca savaşır. Esareti, kölelik ve cariyeliği, mandalığı, kapitülasyon, tahkim ve imtiyazı kabullenmez. Özgürlük ve tam bağımsızlık Türkün karakteridir. Türk vatandaşı şerefli bir asker için en büyük en kutsal mertebe ,makam ,rütbe, mevki; gazilik ve şehitliktir.

8. Türk halkı adına, dış savunma ve dış güvenliğin planlanıp sağlanmasından, yurdun düşman saldırılarından korunmasından, dış destekli terör, isyan ve ayaklanmaların, derhal müdahale edilip hemen bastırılmasından birinci derecede TSK sorumludur. TC devletinin, tam bağımsızlığını, onurunu, hukuk devlet niteliğini,ulusal hakları;özgür basın aracılığıyla gözetip denetleyip,durum ve şartlara göre ulusal devlet politikasını, ulusal güvenlik siyaset ilkelerini, yenileyip, geliştirip, güncelleştirilmesini sağlayarak ,ulusal birliği korur. Doğru ve cesur öngörüşüyle, hükümeti uyarıp, devletin yanlış yapmasını önleyerek, Türk halkına cumhuriyeti ,demokrasiyi sevdirir, devleti benimseyip vatana sahip çıkmasını sağlar. Halkın temsilcisi TUCUM, ülkenin Basın, devletin ise TSK dır.  

9. TSK, TC devletinin bağımsızlığını, yurdun bütünlüğünü,ulusun özgürlüğünü; her şart ve durumda, Türk tasarımı,Türk malı silah araç ve kendi öz gücüyle, inancı,  cesaret,umut ve öz güvenle, sunuma kadar Türk ulusu ve Türk cumhuriyetinin düşmanlarına karşı,savunup korumakla yükümlüdür.TSK, düşmana teslim olamaz,orduyu toplu terhis edemez. Silahını bırakamaz. Esareti ve kutlu vatanın, düşmanlarca, işgalini kabul edemez. Türk askeri, kanının son damlasına kadar, kutlu canı, namusu, alınteri malı, anadili,şerefli bir üyesi olduğu ulusu ve ana bildiği vatanı için inançla savaşmak onurunu korumakla görevlidir. Türk istiklal ve cumhuriyetini korumak için muhtaç olduğu kudret; aklında,gönlünde ve damarlarında akan kutlu kanda mevcuttur. Tsk nın parolası: ya istiklal ya ölümdür. Askerin görevi; yeri ve zamanı gelince, inançla umutla cesurca kahramanlık destanı yazarak savaşıp onuruyla ölmesini bilmektir. TSK, karşılık, eşitlik, güven ve saygı ilkeleri gereği, yabancılar; kendisine nasıl, ne şekilde davranırsa aynı şekilde karşılık vermek zorundadır.

10. TSK’nın denetim ve gözetimi; TSK da açıklık, şeffaflık ve demokrasi esastır. Önemli konularda kararlar; komuta, eğitim, yönetim subayları ile işi görevi yapacak olan teknik subaylar , meslek subayları ve sözleşmeli askerlerin katılımıyla eşit konumda tartışarak oy çoğunluğuyla alınır. Görüşme ve kararların alınmasında; astlık ve üstlük yoktur, oylar eşittir. Hükümet, TSK  ve devletin Türk halkından gizli bir işi olamaz. TSK aldığı karar, hazırladı plan, yaptığı anlaşma,harcama, işlem ve askeri harekatla; devletin bağımsızlık ve güçlülüğünü koruduğu, özgürlüğü, ulusal hakları, birlik ve beraberliği savunduğu gibi, ülkeyi karanlığa , çıkmaza, parçalanmaya da  itebilir. Türk halkını, umutsuzluk, karamsarlık  ve iç savaşa sokup devletten soğutabilir. Parçalanıp, yıkılan tarih olan, Selçuklu ve Osmanlı Türk devletlerinin de ordusu vardı, ancak hata yapmışlardı. TSK nın yanlışı, ihmali; yediden yetmişe tüm Türk halkını etkileyip ilgilendirdiğinden, Türk halkı adına; TUCUM, yargı, basın, DKÖ,STÖ ve meslek odaları; TSK nın karar, plan, harcama, askeri eğitim, silah, malzeme, araç, cihaz alımı, bina yapımı, kaçakçı, eşkıya, mafya, çete, terör örgütleri ve TC nin diğer düşmanlarıyla yürütülen silahlı mücadele gibi tüm eylem ve işlemlerini;7 gün 24 saat gözetip denetler. Gözetim ve denetim konusu; Türk gençlerinin, emeği, zamanı, parası ve hatta kutlu canını ilgilendirdiğinden demokratik bir hak, yurttaşlık görevi ve vatandaşlık borcudur. Asker , Askeri denetleyemez. Yanlış yapılan her iş, işlem harcamalar ile verilen her Gazi ve Şehidin hesabı; TUCUM, Basın ve Yargı tarafından araştırılıp sorulur. Suçlu bulunanlar, ceza görerek, hatasının hesabını Devlete, Halka verir.

11.TSK’nın Türk Halkından, Basından gizli hiçbir işi harcaması, faaliyeti, çalışma ve sözleşmesi olamaz.

12.Her ordu, sıkı yönetim, seferberlik ve savaş halinde, bölgesindeki; gereken santral, işyeri, hastane, üretim tesisi, fabrika, kurum, kuruluş, maden, haberleşme, iletişim sitemi, taşıt aracı, iş makinesi, uçak, helikopter, gemi ve tiren ile mal, cihaz ve aletlere, sürücü, kullanıcı ve çalışanıyla birlikte el koyup, Askeri hizmette görevlendirir. Vatanı birlikte ve topluca savunma görevi nedeniyle, TSK’nin emrine girerek ,çalışıp hizmet vermek, Halk için zorunludur. Görevlendirilen kişi, tesis ve araçların, kirası ve kullanım bedeli,  ücreti olağan üstü durum sonunda, Devletçe ödenip karşılanır. TSK’nın  görevlendirme, el koyma, alıp kullanma karşılığı,ilgiliye belge verilir.Bu belgenin bir sureti TSK ‘da korunup saklanır.

13.TSK’da Emir komuta düzeni; barışta, akla ,hukuka uygun iş ve görevlerde geçerlidir.Subay,sözleşmeli Asker ve Erbaş ile Erler; üstlerinin verdikleri; hukuka ve ulusal haklara açıkça  aykırı,zararlı,yanlış yazılı ve sözlü emirlere,asla uymaz ve uygulatmaz. Tutanak tutup durumu,diğer askerlere ve  basına bildirir.Hukuka,kamu yararına aykırı emir vermek ve buna uymak suçtur. TSK’da önemli kararlar; komutan ,subay ve uygulayıcı askerlerin katılımıyla,birlikte,görüşülüp tartışılarak, oylamayla alınır. Ulusal haklar, kamu yararı  ve toplumun genel çıkarını gözeterek karar alınır.İş, işlem ve hizmetler,akla,hukuka uygun olarak yürütülür.

129.MADDE-TSK’NIN BARIŞ DÖNEMİ VE SAVAŞ HALİ GÖREVLERİ:

1.TSK, Genel idare, Merkezi Hükümet organı ve yerel yönetim birimi içinde yer almaz, Kuvvetler Ayrılığı ilkesince ayrı, farklı bir kamusal  güç ve devlet organıdır.

2.Barış döneminde, günlük, periyodik, rutin, bürokratik, idari, yönetsel, yerel, teknik veya adli bir kamu hizmetinin yürütümü ile birey güvenliğinin sağlanmasında görev verilmez. Laiklik , irtica, türban, tarikat vb. konular; DKÖ,Eğitim kurumları, polis ve yargının görevidir.TSK,göreviyle ilgisiz,bu gibi sanal konularla uğraşıp, ulusun enerjisi zamanı ve parasını boşa harcayamaz.

3.TSK, Anayasa ve yasal görevleri dışına çıkamaz, darbe yapıp yönetime el koyamaz. Darbe; cumhuriyete, demokrasiye ve Halkın egemen idaresine, Özgürlüğüne yapılan, saygısızlık, adli suç, dış bağlantı varsa açıkça hainliktir.

4.TSK, personelinin yükseliş ve emeklilik işlemlerini, bölge ordu komutanlıkları eliyle ve  yasalara uygun olarak kendisi yürütür. Hükümet ve Belediyeler, personel yönetimine karışamaz. Sicil, yükseliş, emeklilik ve görevlerlendirmeyle ilgili işlemlerin; Adaletsiz yapıldığına inanlar, bu kararlara karşı, ordu Disiplin kuruluna itiraz ederler,Yargıya başvurulamaz .

5.TSK,TC’nin; kara sınır,sahil ve hava sahasının Güvenliğini sağlar,yasadışı geçişleri,kaçakçılığı önler.Tarihte görüleceği gibi, devletleri parçalayan yıkan;ya dış destekli etnik,ırkı,dini isyanlar veya düşman devletlerin ordusuyla ülkeye saldırısıdır.Bu nedenle TSK,yurdun bütünlüğünü,devletin devamı ve dış güvenliğini  sağlayabilmek için  ileri görüşlü,gerçekçi A,B,C planlarıyla orduyu savaşa hazırlar. TAE’yi güncelleştirir, Mehmetçiğin kullandığı ,silah, araç ve cihazları geliştirir,  yeniler,  Orduyu; Türk tasarımı, yerli üretim silah ve cihazlarla donatıp dışa bağımlılıktan korur.Orduyu isyan ve düşman saldırılarına karşı,eğitimle güçlendirip hazırlar; ya savaşı önler, saldırıdan caydırır yada saldırıya düşman topraklarında karşı koyarak, yurda düşmanı sokmaz,savaşı düşman topraklarında yürütür. Hava sahası, deniz ve kara sınır güvenliğini sağlama görevi, TSK dan alınıp  başka bir kurum ve ya kuruluşa, yabancılara ve özel sektöre verilemez.

6.TSK, Dış güvenliği sağlayabilmek için; tehdit, işgal, saldırı, savaş, dış müdahale ve bölünmeye karşı orduyu hazırlar. Elde edilen, TC’nin aleyhine yönelik bilgileri, Türk Basını ve halkıyla paylaşır. Türk Halkı dostunu, düşmanını öğrenir.

7.Ayrımcılık ve TC kanunlarına itibarsızlık edenlerle mücadele , iç tehdit, ayaklanma, bina ve araçların  yakılmasını önlemek  ve bölücülüğe karşı müdahale, darbe ortamının oluşturulmasını  önleyici tedbir ve çalışmalar; Polisin öncelikli ve asli görevidir. Terör ve örgütlü suçlarla  etkili mücadele ederek, suç örgütlerini kısa sürede çökertir. Uyuştururcu, silah, mal, insan kaçakçılığını ve  terör olaylarını önler. İç tehdidin etkisizleştirilmesi ile Halkın Can, Namus ve Mal Güvenliğinin sağlanıp korunmasında, görev, yetki , imkan ve sorumluluk, tümüyle  polistedir. Suçlularla  mücadelede  polise gerekli her türlü araç ve silah desteği sağlanır, verilir. Polis, tehdit, ayaklanma, isyan ve terör örgütlerine karşı  mücadelede, başarısız olup,yetersiz kalırsa; o zaman sıkı yönetim ilan edilir ve TSK’ ya; iç güvenliği sağlama, iç tehdidi yok etme görevi verilir.

8.TSK, savaşı önleme, Yurdu savunma ve güvenliği sağlama görevini; yasalara uygun olarak ve bölge ordu komutanlıklarının teşkilat yapılanmasıyla yürütüp, yerine getirir. Hiçbir nedenle, ordu teşkilatı dışında, askeri istihbarat, jitem, özel harp dairesi, batı çalışma, cumhuriyeti koruma gurubu gibi kurum ve birim kuramaz. Gizli görev,  faaliyet gösteremez, yürütemez bu tür yasadışı işler için sivil giyimli personel çalıştıramaz. Türkelinde  istihbarat, haberalma faaliyetini  sivil polisler eliyle polis müdürlükleri yürütür, başka bir istihbarat örgütü kurulamaz. TSK, yurt dışında temsillik açamaz, elçiliklere askeri ateşe gönderemez. Türk subayları, geçici görevlede olsa yurt dışına gidemez ve yurt içinde de yabancılarla görüşemez, anlaşma, sözleşme, işbirliği yapamaz.

9.TSK, anayasa ve kanunla verilen görevlerini yürütürken, gerekli uydu, haberleşme, iletişim, taşıma, ulaşım gibi teknik hizmetleri; Türk özel sektöründen, kiralar, satın alır. Uydudan telefon, telsiz haberleşmesi için en az 3 ayrı ülkenin ve 3 farklı şirketin uydusu ile anlaşma yapar, kendi adına tesis kurdurup işletemez, uzaya uydu göndertemez.

10.TSK askeri bina yapım, bakım, araç alım, kiralama, onarım ve ulaşım işleri ile askerin yemek, giyim gibi hizmetlerini Türk özel sektörüne yaptırır.

11.Askeri uçak, helikopter, gemi ile araç, cihaz, silah ve mermi ihtiyacını Türk özel sektörünce ülkemizde üretilen Türk tasarımı, tamamen yerli, Türk malı malzeme alarak karşılar.

12.TSK Türk halkının düşmanlarına karşı silahlı mücadele vermekle görevli ve yükümlüdür. Askerin görevi , kendini ve devletini,  saldırganlara karşı savunup, korumaktır. Güvenlik güçlerinin terörist, mafya, kaçakçı, hırsız, kapkaççı, eşkıya, çete, isyancı gibi saldırgan, silahlı halk düşmanları ve hainlerle giriştiği çatışmada; maddi zarar gören, yaralanan yada ölen, TC kanunlarına saygısız kişilerin suçsuzluğu ileri sürülerek mahkemede dava açılamaz, Asker ve Polis asla yargılanamaz, tutuklanamaz ve cezalandırılamaz. Saldırgan kişilere ve ailesine asla tazminat ödenmez. Bu durumda yalnızca silahlı bir çatışmanın oluşumuna ilişkin, inceleme, soruşturma yapılır.

13.TSK’nın Toplumsal Görevleri:

1)Arama, Kurtarma, Orman, Bina Yangını Söndürme ve İlkyardım Ekipleri kurup gerekli eğitimi verir. İl, ilçe ve beldelerde çıkacak yangınların söndürülmesi, itfaiye, ilk yardım görev ve hizmetini bölge ordu komutanlıkları yürütür. Ordu komutanlığı, yangın söndürme ekiplerine gerekli uçak, helikopter ve ambulansları tahsis eder, verir.

2)Deprem, sel, su taşkını , yer kayması, fırtına gibi doğal afetlerde , arama, kurtarma ve ilkyardım ekipleriyle , yurttaşların yardımına koşar; arama, kurtarma, yangın söndürme, ilkyardım hizmeti verir, hastaneye yaralı taşır.

3)Kuraklık ve erozyonla mücadele için , belediyelerle işbirliği içinde, uygun yerlere bent yapımı, %40’tan fazla eğimli , yerler ile deniz, göl, gölet, baraj, akarsu kıyıları, dağ, tepe, otlak, mezarlık ve yol kenarlarının , milli parkların, yanmış ormanlık alanların ağaçlandırılması ile ağaçlandırma sahalarına yanmayan ve endüstriyel ağaç dikimi , bakımı çalışmalarını , mevsime uygun olarak düzenli , planlı şekilde yürütür.

4)Sahil Güvenlik Komutanlığı: Terör örgütleri, mafya ve bunların; insan, uyuşturucu, silah ve mal kaçakçılığı gibi yasadışı faaliyetlerini izler, önler, yakalayıp yargıya sevkeder. Ülkenin deniz sınır güvenliğini  koruyup sağlar. Kaçak giriş çıkışa izin vermez. Ancak sahil güvenlik; denizde belgesel çekenlere , akademik araştırma, inceleme yapanlara, sualtı dalış yapan dalgıçlara, kıyıdan veya  kayık, sandal, tekneyle denizde  olta ve küçük ağla balık avlayanlara; kesinlikle karışamaz, sorgulayamaz, ceza yazamaz, gözaltına alamaz. Yalnızca büyük balıkçı gemilerinin belgelerini kontrol eder. Tırol gibi yasak biçimde avlanmaları önler,suç işleyenleri  yasağa aykırı davrananları yargıya sevk eder. Şikayet, ihbar ve ciddi şüphe üzerine, şüpheli  ve suçluları arar. Fırtınaya tutulan gemilere kılavuzluk eder. İmdat çağrısı üzerine felakete uğrayan denizcileri kurtarır, yardımcı olur. Görevi,  Türk halkına hizmettir asla eziyet ve zulüm değildir.

5) TAE gören er ve erbaşlar; deprem, sel,su taşkını gibi doğal afetlerde arama,kurtarma, yangın söndürme ve ilk yardım  ekiplerinde görevlendirilir. Gerekli teknik eğitim verilir. Ağaçlandırma çalışmalarının yürütümünde görev alır. Ancak TAE gören erlere; kesinlikle arazide arama ve takip görevi verilmez. Nöbet tutturulamaz. Bölücü terör ve örgütlü suçlarla mücadelede görevlendirilemez. Ayrılıkçı, terör ve örgütlü suçlarla mücadeleyi; subay ve sözleşmeli askerlerden kurulu, özel eğitimli, donanımlı,kendi uçağı, helikopteri olan ordu birlik ve timleri yürütür.

130.MADDE-İÇ GÜVENLİK VE POLİSİN GÖREVİ:

A-İÇ GÜVENLİK ESASLARI

1.İl, ilçe ve beldelerde, cumhuriyet savcılıklarına bağlı polis müdürlükleri kurulur. Polisler, nüfusuna kayıtlı oldukları ,doğup büyüdüğü, ilköğretim ve liseyi okuduğu kendi il,ilçe ve beldelerinde görev yapar, halka güvenlik hizmeti verir.  Görevlerinin olduğu mahalle ve semtlerde oturur.

2.İç güvenlik, tüm yurtta, şehir merkezi, kırsal alan ayrımı yapılmaksızın, bir bütün olarak ele alınıp planlanır. Şehir merkezi, köy ve kırsal alanda iç güvenliği ve trafik düzenini polis sağlar.

3.Polislerin meslek eğitimi;4 yıllık lisans ve 2 yıllık önlisans düzeyindeki devlet okullarında yürütülür. Lise ve kurs düzeyinde polis okulu açılamaz. Polisler için bir hafta ile 2 ay süreli, hizmet içi eğitim kursları düzenlenebilir.

4.Polis okulu öğrencileri, eğlemli TAE yapmakla yükümlüdür. Polis akademisi ve polis MYO  öğrencileri; iki yaz döneminde ve birer ay süreyle, toplam 2ay, bölge ordu komutanlığı  eğitim birliklerinde TAE görerek eylemli askerlik görevlerini yapmış sayılırlar.

5.Polisin, görev, yetki sorumluluk ile silah taşıma ve kullanımına ilişkin kurul ve esaslar, kanunla düzenlenir.

6.Kamu kurum binaları, devlet okulları, ceza ve tutukevleri  ile özel konut ve işyerlerinin, genel nitelikte dış güvenliğini, polis sağlar. Kurum ve kuruluşlar, iş güvenliğin  düzenlenip korunması için ayrıca özel Güvenlik şirketleriyle sözleşme yapabilir.

7.Yurdumuzun insanlarının üçte biri, kurucu unsur çoğunluk Türklerden , farklı bir ırk, etnik yapı, dil, kültür ve inanca sahiptir. BM üyesi devletlerin çoğunluğunda bu tür bir nüfus yapısına sahiptir. Polislerinde bu farklı sosyal guruplardan birine ait olması, değişik, siyasi düşünce taşıması, doğanın ve demokrasinin bir gereğidir. Ancak polisin görevi; benimsediği siyasi görüşe veya ait olduğu etnik ve dini gruba  değil; Devlete, cumhuriyete ve TC Halkına; Hukukun Üstünlüğünü, Kamu yararını, Eşitliği, Kanun hakimiyetini, ulusal, hakları, Toplumun genel çıkarlarını, Adaleti gözeterek, hizmet etmektir.

8.polis görevini; Vicdani sorumluluk, fedakarlık, dürüstlük, cesaret, ileri görüşlülük, sevgi, saygı, anlayış sabır gibi erdemlere sahip olarak, idealist, onurlu, adaletli, Özgür, bağımsız, tarafsız, yansız, kurallı, ilkeli, davranarak, bilinçli  şekilde, zamanında ve gereğince yürütmekte yükümlüdür.

9.Polisin varlık sebebi, Asli ve temel görevi; kendini işi alıp, soğuk, sıcak, toz, kar, yağmur, çamur, hastalık demeden,  gönlü, aklı ve emeği ile çalışıp, değer üreten, kazandığı rızkından; Vergi, aylık ücret veren TC halkına hizmettir. Halkın; kötülerin saldırısına karşı can, namus ve mal güvenliğini 7 gün 24 saat düşünsel ve eylemsel şekilde gözetip, kollayıp önlem alıp sağlamaktır. Polis; oluşturacağı huzur ortamı ile ;halkın, ilerisini görmesini , tasarruf edip yeni yatırım yapmasını.  İş ve işlemleri, yasaya uygun olarak yürütmesini, yasak, yasadışı yanlış iş yapanın yakalanıp yargılanıp , ceza göreceğini bilmesini, insanların evim, işyerim, hırsız, tinerci terörist, mafyaca yakılıp soyulacak endişesi olmadan rahat uyumasını, kapkaça, gaspa, tecavüze uğrama korkusu taşımadan sokakta, parkta huzurla gezmesini, temel hayati gereksinimler karşılandıktan sonra  birde yaşam şartlarını kolaylaştırıp iyileştirmeyi, okuyup, bilgilenip kültür düzeyini yükselterek bilinçlenmeyi, çevresini güzelleştirmeyi, düşünmesini. Sosyal ilişkilerini geliştirerek yaşamaktan zevk almayı,  devletini sevip, benimseyip, sahiplenerek, saygı, güven duymayı, gelecek için ümitlenip, hayal kuran, özgüvenli, kendisiyle  barışık, bilinçli, erdemli bireylere dönüşmesini sağlamakla yükümlü ve görevlidir.

B-POLİSİN GÖREVİ: önleyici, adli, örgütlü suçlarla mücadele ve Trafik  olmak üzere 4 gurupta toplanır.

1.ÖNLEYİCİ KOLLUK; Polis , Cumhuriyet savcılığı emri, izni ve adına; istihbarat çalışması yaparak şüphelileri izler, telefonları dinler, suç işlenen cadde, sokak, semt ve işyerleri ile kavşaklarda, nokta görevi yaparak veya minibüslü, araçlı yada helikopterli devriye hizmeti vererek; halkın canı, namusu ve mal güvenliğini kollayıp gözetip korur. Devletin, Hükümetin, Yargı, Asker ve polisin; birincil temel ve asli görevi; Halkın güvenlik ve huzurunu sağlamaktır. Halk , güvenliğin sağlanmasını, Basın ve DKÖ’ler aracılığıyla gözetip denetler; görevini ihmal eden, suç örgütleriyle işbirliği yapıp kötüye kullanan devlet memurlarını; yargıya şikayet edip cezalandırılmasını sağlar,  siyasileri ise  vicdanında yargılayıp,oy sandığına gömer

2) Hassas özellikli bölge ve yerlerde, araştırma yapar. Plan hazırlayıp önlem geliştirerek, suç işlenmesini,kötü kişilerin,iyi yurttaşlara zarar vermesini önler. Görev bölüşümü ve iş yürütüm talimatıyla polislere; cadde, mahalle ve semtler  dağıtılır. Cadde ,mahalle ve semtinde olay çıkan ve yasa dışı işlenen suçlardan,polis sorumlu tutulur.Büroda işlem yapanlar hariç,diğer polisler; cadde,mahalle ve semtlerde görevlendirilir; önleyici kolluk hizmeti verilirler , polis binalarda bekletilmez.

3)  Polis,suç işleneceğini önceden öngörüp ,önlem almak ve suç işleyeni ,suç delilleriyle suç anında  yakalamakta görevlidir.İşyeri ve araçları yakanların  üzerine su degil kırmızı yağlı boya sıkılır ve yargılamada suç delili olarak kullanılır.Olay yapan topluluk grup kovalanmaz.O mahalle semt ve  cadde,, her yönden çember içine alınır. Suçluların kaçmalarına izin verilmez. Bina baskını  ve toplumsal olayda silahsız eylemci guruplara karşı; Bayıltıcı gaz ,plastik mermi kullanılır.Ateş edenlere karşı ise silahla cevap verilir

4) Polise, suç işlemesini önleyip, suçluları  etkisiz hale getirebilmesi için gereken her türlü silah,araç ve cihazlar verilir.

5) Polis, şüpheli kişilere, kimlik sorar, cihazla üst, araç ve eşya  araması yapar. Suç eylemi oluşursa, hemen durumu merkeze bildirir  ve  olaya müdahale eder. Yasalara aykırı davranış ve bir suç olayı olmadan polis kişilere müdahale edemez. Polisi suç ve suçlu ilgilendirir.

2.ADLİ KOLLUK:

1)Polis, suç işleyenleri, kanun kaçakçılarını araştırıp yakalar. Suç delillerini toplar, suçluyu gözaltına alıp, yargıya sevk eder. Polis, protestocu öğrenci, memur ve işçi ile hırsız, kapkaççı, mafya ve teröristi ayırıp, farklı davranıp, daima uyanık ve tedbirli olmak zorundadır.

2) Polis, suç olayı ve suçluyla ilgili delil toplama, olay yeri keşif ve incelemesi, suçluların sorgulanması ve ifadelerinin alınmasında, C-Savcılarına yardımcı olur. Hiçbir adli belgeye, hiçbir nedenle görevli polisin; adı, soyadı, vatandaşlık nosu yazılmaz. Toplumsal olaylarda,suçu,suçluyu bildiren, şikayette bulunan, olaya tanıklık eden, bilinçli, duyarlı, vicdani sorumluluk sahibi kişilerin,kimlik  bilgileri, adresleri; adli belgelerde yer almaz, basına da açıklanmaz. Toplumu ilgilendiren davalar, kamu Hukuku adına yürütülür. Ayrıca, iddianame, takipsizlik ve yargı kararlarına, savcı ve hakimlerinin, ad, soyad ve sicilleri yazılmaz. “Görevli  savcı”,  ”Görevli Hakim” deyimleri kullanılır

3) C-Savcılığı, emri, izni ve savcılık adına, Polis; şüpheleri izler, telefon konuşmalarını dinler, üst, araç, ev ve işyerleri arar, olay yeri keşfi yapar, parmak izlerini belirler. Bulunan suç delillerine el koyar. Kamerayla olayı olay yerini, şüpheli ve suç delillerini görüntüler. Suç olayını ve suçluları; MOBESE kameraları ile araçlara takılan yol belirleme cihazından araştırıp, belirler Şüpheli ve sanıkları; savcı emriyle gözaltına alır ve hakim hakim kararıyla tutuklar. Polis Müdürlük ve Merkezlerinde; olay durumuna göre, Yargı Başkanlığınca; 2 ile 5 arası C-Savcısı görevlendirilir.

4) Polis, Yargı kararlarının, icra infaz memurlarıyla birlikte yerine getirilip uygulanmasını sağlar.

3.ÖRGÜTLÜ SUÇLARLA MÜCADELE:

1) Toplumda birliği, huzuru bozucu, adalete, devlete güveni sarsıcı: organize suçlar,bölücü,ayrılıkçı,mafya,çete,eşkıya,kaçakçı ile yıkıcı faaliyetler ve terör olaylarını araştırır,engeller,örgütleri çökertir.

2)Türk halkının,ulusal haklarını,kamu yararını, Toplumsal çıkarlarını,ulusal ve manevi değerlerini,Temel hak ve hürriyetlerini,inanç ve ibadet örgütlüğünü,kutlu can, Namus ve Alın teri  malın Güvenliğini ,kişilerin meşru, yasal haklarını;arar,korur,,saglar,.Hakların; yasal eşit,özgür,adaletli ve Topluma yararlı şekilde kullanımına uygun ortamı hazırlar.

3)Polislik; sabır, fedakarlık, inanç, bilinç, ilke, kural, vicdani sorumluluk, dürüstlük, ileri görüşlülük ve cesaret duygularıyla,7 gün 24 saat, kesintisiz, eylemli ve zihinsel olarak sürdürülmesi gereken, kutlu bir görevdir. Polis, iktidar partisinin, Hükümetin, Bakanlığın, Yönetimin, bir etnik azınlık yada inanç grubunun veya  siyasi görüşün degil, Devletin, tüm Halkın, cumhuriyetin, Demokrasinin polisidir ve kendinden bekleneni gereğince verebilmek için olmalıdır.

4) Polis, suç işlediğini duyduğu, kanuna aykırı bir davranışın yapıldığını öğrendiği, insanların canı namusu ile mala, doğaya, konut, iş yeri ve araçlara, zarar verildiğini gördüğü an; bir yerden emir, izin almayı beklemeden, anayasa gereği, insiyatif ve takdir yetkisi kullanarak derhal olaya müdahale eder; öncelikle suç olayını telsizle veya telefonla polis merkezine bildirir. Yasaya aykırı davranışı, engelleyip durdurur. Suçluyu yakalayıp göz altına alır.Suç delillerini toplar, şüpheliyi suç delilleriyle birlikte Adalete teslim eder.Karşı geleni ,etkisiz hala getirir,gerekirse silah kullanır.

5) Kanunların uygulamasını gözetip, sağlar, yasalara aykırılığı önler ve davrananları, yakalayıp C-Savcılığına sevk eder. Kabahat  işleyenlere ceza yazar.

4.TRAFİK:

1) Ülkemizde trafik akışının şehir içerisi ve şehirlerarası sağlıklı taşıt aracı ulaşımının, yol sürücü ve yolcu güvenliğinin sağlanmasından, birinci derecede polis sorumludur. Yol, otoyol, köprü, cadde, otopark, tünel, üst ve alt geçit  yapılması ile toplu ulaşım, metro, tiren, şehirler arası insan ve mal taşıması gibi altyapı hizmetlerinin planlayıp yürütülmesinde, polisin görüşü alınır. Polis ve Doktorlarca; İlköğretim okulunda öğrencilere; Trafik kuralları, ilk yardım, hırsızlık, kapkaç, mafya,ve terör örgütleri ile tiner , uyuşturucu, sigara,alkol ve kumar, fuhuş gibi zararlı alışkanlık ve kötü bağımlıklara ilişkin okullarda  eğitim verilir,belgeseller gösterir. Gençleri bilgilendirip  bilinçlendirir

2)Trafik Polisi; Yollarda, araç teknik donanımı ile lastik durumunu, sürücüsünün alkol kullanımı ve trafik kurallarına uygun davranmasını,gözetip denetleyerek,kotrol hizmeti yürütür ve trafik düzenini sağlar. Hazırlayacağı rapor, öneri,geliştireceği plan, teklif ve önlemlerle trafik kazalarını azaltır.Her yıl binlerce can,  iş gücü kaybına yaralı ve  milli servete mal  olan trafik kazalarının,%9 0 oranındaki nedeni;aşırı hız,hatalı sollama, alkollü ve uykusuz araç kullanma gibi trafik kurallarına uymamak yani sürücü kusurudur.

3)Türk Halkı için  ne kadar üzücü ve acı ki; bilimsel araştırma, teknik buluş ve ekonomik üretimde kendi kendine yeterlilik , bağımsızlık, bağlantısızlık ve egemenlikte; ilk ona giremezken,trafik kazaları, hırsızlık,kapkaç,mafya,ve terör olaylarında,dünya sıralamasının ilk onunda yer alıyoruz! Türk devletinin Medeniyetler yarışında varlığını onurla sürdürebilmesi için,Türk gençliğinin idealist olması, kendine ulusal hedef ,amaç belirlemesi,bir Türkün ;cep telefonu, Gün ısı,TV , kanser ilacı, güdümlü roket gibi bir cihaz icat ederek halkına, devletine, insanığa  hizmet etmesi,öldükten sonrada onu hayırla yad ettirecek bir eser bırakması gerekir.

4)Araç satış, devir,ruhsat ve plaka  işlemlerini,noterler ile kara ulaşım ve Taşımacılık odası yürütür.Polis bu tür idari işlemlere bakamaz. Sürücü belgesi; özel kurslar ve KUT odasınca verilir. Polis ,eğitim, uyarı ve cezayla Halkı bilgilendirip bilinçlendirerek, Trafiğin  sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlar.

C –POLİSTE HİYERARŞİ:

Polislerin Sicil ve Disiplin Amirleri:

1) Cumhuriyet savcısı

2)  Emniyet Müdürü  (Atamaya yetkili üst sicil ve disiplin Amiri)

3)Kısım,Bölüm,Şube Şefi

4)Ekip Amiri,Komiser

5)Polis Memuru

D-İSTİHBARAT

1)Polis Müdürlüğü ,suç işleyenler ve suç örgütlerine ilişkin; araştırma, haber alma, izleme, takip,  dinleme, inceleme, soruşturma ve benzeri hizmetleri yürütürken sivil elbise ile güvenlik personeli çalıştırabilir. Ancak istihbarat hizmeti yürütmek üzere , polisten başka bir güvenlik birimi, kurumu, teşkilatı oluşturulup, kurulamaz  ve bu amaçla personel görevlendirilip, çalıştırılamaz.

2.İl, ilçe ve belde polis müdürlükleri, polis kadrosunun, %2 si oranında polis memurunu; sivil elbise ile gizli araştırma, haber alma, dinleme, izleme ve takip hizmetlerinde çalıştırılabilir. Sivil polis kadrosu; 2 ile 20 görevliden kurulur. Haber alma hizmeti için örtülü ödenek oluşturulamaz ve haber karşılığı bilgi veren kişilere para ödenemez. Bilgi yasal yol ve yöntemlerle toplanır. Polis basın ile TC dış temsilciliklerinden bilgi edinir. Polis yurt dışında temsilcilik açamaz, polislere yurt dışında görev verilemez  ve hiçbir nedenle polis, devletçe yabancı ülkelere gönderilemez. Polis yabancılarla yurt içinde de işbirliği yapamaz, ortak etkinlik gerçekleştiremez.

131.MADDE- GENEL GÜVENLİK

1.Güvenlik güçlerinin, varlık sebebi, temel, asli, birincil görevi; halkın can, namus ve mal güvenliğini sağlamak kötülerin saldırı ve tecavüzünden korumak. Yurtta, güven, barış ve huzur ortamını oluşturup devam ettirmektir.

2.Asker ve polis; insanların can, namus ve malına saldıranı, silah, patlayıcı, yanıcı madde    ile zarar vereni, yüzünü örtüp, kimliğini gizleyerek huzur ortamını bozanı görünce; hiçbir yerden emir ve izin almaksızın, anayasa ve yasaların verdiği açık yetkiyle beklemeden, derhal suç olayına müdahale eder. Saldırganın zarar vermesini, yeni bir suç işlemesini engeller , önler ve saldırganı yakalar.

3.Asker ve polisin, teslim ol, kaçma dur uyarısına uymayan, hatta silahla karşılık veren veya Halka ateş açan; elinde bomba, molotof kokteyli olan saldırganları, etkisiz hale getirebilmek için gerekirse silah kullanır.

4.Terörist, mafyacı, hırsız, kapkaççı, eşkıya, çete, katil, gaspçı gibi TC kanunlarına saygısız, Halk düşmanlarını yakalamak yada çevreye zarar vermeleri önlemek isterken; bunları yaralayan yada ölümüne neden olan Türk Güvenlik personeli; silah kullanma, yaralama, öldürme veya çevreye üçüncü kişilere, mala zarar vermek iddia ve suçlamasıyla; tutuklanamaz ve cezalandırılamaz.

5.Bu tür adli olaylarda, şikayet üzerine ve gerekli görülürse idari inceleme başlatılır veya adli soruşturma açılır. Ancak yaralanan yada öldürülün şüphelinin;  sabıkalı, aranılan, suç işlediği, silah kullandığı, silahlı olduğu anlaşıldığı  an; durum belgelenip, tutanak tutularak, idari inceleme veya adli soruşturma durdurulur.

6.Ayrıca, bu tür adli olaylarda, Güvenlik personelinin; yaralandığı yada ölümüne neden olduğu saldırgan ve ailesi yaralama ve öldürme nedeniyle Devlet ve Güvenlik personeli aleyhine, ceza ve tazminat davası açamaz. İdari tazminat da ödenemez.

7.Yasalara aykırı davranarak zarar verip suç işleyen, suçludur. Bir suçu işleyebilen, bu suçun yasal cezasını da çekmek zorundadır. Suç işleme irade ve gücüne sahip kişi, ceza çekme yeterliğini de sahip demektir. Suç ve ceza objektiftir. Suç olayında, suçlunun, suçu işleyiş biçimi ve verdiği zarar esas alınır. Suçlunun yaşı , uyruğu, inancı, cinsiyeti, psikolojik durumu gibi kişilik özellikleri yargılama ve ceza açısından dikkate alınmaz

8.Polis, şüphelendiği kişi yada yasayı ihlal edip,toplum huzurunu bozan ve suç işlemekte olanlara; kendini tanıtıp,kimliklerini ister,gerekli görürse, üst,araç, eşya, konut ve işyerini arar. Suç delili elde ederse yada şikayetçi varsa şüpheli ve sanığı gözaltına alıp savcılığa sevkeder.

9.Yasada suç olarak tanımlanan bir eylemi yapan yada kanuna aykırı davranarak kaçan ve  yargı organlarınca aranan kişiler;birlikte ve barış içinde yasamanın esası olan toplumsal kuralları çiğnediklerinden; güveni, saygıyı ve kişi dokunulmazlığı hakkını yitirir. Yasadışı eyleme giriştikleri andan itibaren, güvenlik güçleri bu kişilere şüpheli, sanık ve suçlu gözüyle bakıp davranır.

10.Polis, yasadışı bir davranışı gördüğü,suç olayını öğrendiği an,hemen durumu polis merkezine bildirir. Nöbetçi personel ;adli olay bilgi formunu doldurur ve ilgili devriye polis ekibine konuyu iletir,ayrıca savcılığı bilgilendirir.

11.Fedakarlık ve vicdani sorumluluk duygusuyla yapılması gereken; polislik,savcılık,yargıçlık,subaylık ve sözleşmeli askerliğe maddi cazibe ve çıkar sağlama amacıyla girilmemesi için adliye ve güvenlik personeline; diğer devlet memurlarıyla aynı ve eşit miktarda aylık ücret ödenir.sosyal haklarda farklılık, üstünlük tanınamaz.

12.Asker ve polis,savcı ile yargıç; suçsuz ile suçluyu iyi ile kötüyü ayırır. Halkı potansiyel suçlu, cumhuriyet düşmanı olarak göremez. Kanuna saygılı vatandaşa kaba davranamaz, hakaret edemez, zor ve şiddet kullanamaz.

13. güvenlik güçlerinin görevi; suç olaylarını ve olasılıkları düşünüp,tartışıp,görüşüp tedbir olarak suç işlenmesini önlemek, halkın evinde güven ve huzur içinde uyumasını sağlamaktır.suç işlendikten, insanlar yaralanıp, ölüp,işyeri,aracı yakıldıktan sonra suçlunun aranıp bulunması vatandaşı rahatlatmaz,sorunu çözmez. Her suç işlendiğinde suçluların cezasız kalması yada affedildiğinde halkın devlete olan güveni sarsılır,saygısı ve umudu azalır. Gönlü ve vicanı yaralı insanlar sorumsuz,ilkesiz,kuralsız davranan devletine sahip çıkmaz ve savunmaz. Selçuklu ve Osmanlı devleti bu nedenle yıkılmıştır.

14.güvenlik ve yargı personeline niçin ücret ödeniyor? Türk halkı ile güvenlik ve yagı personelinin bu soruyu kendilerine sormaları gerekir. Halk basın ve DKÖ ler aracılığıyla kamu kurumlarının faaliyet karar ve anlaşmalarını gözetip denetlemelidir. Devlet memurlarının yanlışları temel hak ve özgürlüklerimize, bağımsızlığımıza, kamu yararına hatta çocuklarımızın geleceğine, umuduna zarar verecekse bunu öngörüp halka duyurup karşı çıkmalıyız. Yoksa savunulacak ne onur ne devlet ne de ülke kalır, tarih olup gider.

 

 

132.MADDE- KİŞİ GÜVENLİĞİ VE ÖZEL GÜVENLİK:

A- KİŞİ GÜVENLİĞİ

1.güvenlik gücü; asker ve polis, saldırgana karşı mazlumun yardım isteği, suç işlenmesinin önlenmesi emri alması ya da doğrudan suç olayını görünce derhal olaya müdahale eder,suç işlenmesini önler, saldırganın olay yerinden kaçmasına engel olur etkisiz hale getirir ve yakalayıp yargıya teslim eder

2-  Meşru Müdafaa-Yasal Savunma Hakkı:

1- Güvenlik güçlerinin bulunmadığı yada çağırma imkanının olmadığı durumlarda kendinin ya da bir yakınının can namus veya malını konut, araç, işyeri veya dışarda silahlı birine veya kendinden daha güçlü bir kişi ve kişilere karşı korumak,savunmak, engel olmak, zarar görmemek veya saldırganı etkisiz hale getirmek yada yakalamak isterken saldırganı yaralayan yada ölümüne neden olan kişinin soruşturma sonucu bunu meşru müdafaa amacıyla yaptığı anlaşılırsa ceza verilmez.

2-Meşru müdafaa durumu; saldırganın terörist, mafya,çete,eşkıya veya silahlı olması kişiyi dövmesi, hırsızlık, kapkaç, gasp, soygun,tecavüz suçu işlemeye çalışması, ateş etmesi,bıçaklaması, yaralaması,öldürmeye kalkışması gibi durumlarda söz konusudur.

3-Suç bilgi formu: dolandırıcı, şantajcı, cinsel tacizci, sapık, hırsız, kapkaççı, gaspçı, kaçakçı, eşkıya, mafya,katil ve terörist gibi halk düşmanı, yasalara saygısız,tüm suç işleyen şüpheli ve zanlıların hem ilk yakalanıp gözaltına alındıklarında hemde yargıda cezaları kesinleştiğinde; adı soyadı, nüfus kaydı, fotoğraf ile işledikleri suçların yer aldığı suç bilgi formları doldurularak basın-medyaya(gazete ve TV) gönderilir. Suç işleyenlerin masumiyet ve dokunulmazlığı suça bağlı olarak kendiliğinden ,  doğrudan kalkar.       

 Bu işlem; hem halkın toplum düşmanlarını tanıyıp, kendilerini korumalarını hem de bunlarla ilgili bilgi ve belgeye sahip olanların, bu kanıtları yargıya sunarak adaleti sağlamalarını, ayrıca devletin egemenlik gücünü gösterip, gençler üzerinde uyarıcı, caydırıcı güven ve huzur etkisi yaratmak amacıyla yapılır. Polis ve savcılık, basının; halkı bilgilendirme hakkını kısıtlayamaz.suç olayını ve suç işleyenleri görüntülemesini engelleyemez, davayla ilgili haber yorum yasağı getiremez.

4.Asker ve polis, kamu görevlisi yada diğer kişilerin bireysel korumasında görevlendirilemez.güvenlik güçleri;halkı, topluluğu ve binaları bir bütün ve genel olarak korur.

5.Silah Bulundurma, Taşıma Hak ve Yetkisi;

1)Atanmış, istisnai, görevli ve seçilmiş devlet memurlarına, görevde iken ve bu görevlerinden emekli olanlara; tabanca satın alma ve taşıma hakkı tanınır. Silah taşıma belgesi, görevde iken ve emekli olunca, 5 er yıllık dönemler halinde soruşturmasız ve harçsız verilir.

 2)Muhtarlık yerel kurulu asıl ve yedek üyelerine;tabanca satın alma ve taşıma hakkı tanınır. Görevleri süresince harçsız taşırlar. Görev bitimi, taşıma belgeleri bulundurmaya çevrilir. Aksakal ve hatunlar meclisi üyeleri, birer kamu denetçisi, ombudsman ve halk sözcüsüdür.

3)Bazı iş, sanat ve meslekleri yapanlar  ile can, namus ve mal güvenliği ciddi tehlikede olan yada saldırıya uğrayan sabıkasız TC vatandaşlarına, istekleri halinde silah taşıma belgesi verilir. Bu konu yasa ile düzenlenir.

4)18 yaşına giren ve en az lise mezunu olan sabıkasız TC vatandaşları;can, namus ve mal güvenliğini, 7 gün 24 saat halk düşmanlarına karşı koruyup savunabilmek için konut, işyeri ve araçta; av tüfeği ve tabanca bulundurma ve üzerinde taşıma hakkına sahiptir. Silah bulundurma ve taşıma hakkı, kanunla düzenlenir. Devlet,  hiçbir nedenle, halkın ruhsatlı silahlarını toplatamaz.

5)Türk ülkesindeki elçilik görevlileri ile yabancı uyrukluların, silah bulundurma ve taşıma hakları, karşılık,eşitlik, saygı ve güven ilkelerine göre belirlenip, düzenlenip tanınır.

B-ÖZEL GÜVENLİK:

1.Özel güvenlik şirketi,kurucu ortak ve yetkili müdürlerinin; polis veya subay yetiştiren bir devlet ulusal güvenlik yüksek öğretim kurumu yada üniversitelerin; hukuk, tıp, spor, kamu yönetimi, psikoloji, felsefe, sosyoloji, halkla ilişkiler, iletişim, tiyatro, gazetecilik vb. programların birinden mezun olmaları gerekir, özel dedektifliği de bu meslekten kişiler yapabilir.

2.Özel güvenlik personeli yetiştirme kursuna katılıp sertifika almak ve özel güvenlik hizmeti  görevini yürütebilmek için; en az önlisans düzeyinde bir yüksek öğretim kurumunu bitirmek, sabıkasız olmak ve TAE hizmetini; TSK da eylemli olarak yerine getirmek zorunludur. Sözleşmeli askerler ordudan ayrıldıktan sonra  özel güvenlik hizmeti verebilir.

3.Bireylerin,can, namus ve mal güvenliğinin; konut, işyeri, araç ve açık alanda korunması yada inşaat , tesis ve iş yerleri ile spor karşılaşması, yarışma , şölen, kutlama, düğün, konser ve toplantıların iç ve dış güvenlik ve koruma hizmeti; korucu, bekçi, güvenlik görevlisi gibi farklı ad ve tanım kullanılsa da özel güvenlik personeliyle yürütülür. Merkez çarşı, mahalle ve semt ile köylerin, genel güvenliğini ise 7 gün 24 saat bir bütünlük içinde polis sağlar.

4. Özel güvenlik personeliyle özel dedektifler; silah taşıma hakkına ve meşru müdafa durumunda; kendilerini korumak ve görevli oldukları kişilerin güvenliğini sağlamak için silah kullanma yetkisine sahiptir

5. TC  vatandaşı olmayan, üniversite bitirmeyen, adli suç işleyip 12 aydan daha uzun süreli hapis cezası alarak sabıkalı duruma düşenler ile TSK  da, TAE görevini, eylemli olarak yerine getirmeyenler özel güvenlik görevi, koruma hizmeti ve dedektiflik yapamaz.

                                          SAĞLIK VE ÇEVRE

133.MADDE–SAĞLIK HİZMETLERİ VE ÇEVRENİN KORUNMASI :                       

 1-TC vatandaşları; sağlıklı bir çevrede yaşama, sigortalı ve emekliler; ayakta muayene olacağı ve yataklı tedavi göreceği, hekim veya sağlık kuruluşunu seçme hak ve özgürlüğüne sahiptir. Hastalanan TC  vatandaşları sevksiz, doğrudan diledikleri kamu ve özel sağlık kuruluşu yada özel muayene hizmeti veren hekime başvurup muayene ve tedavi olabilir ancak işçi ve memurlar, iş ve hizmetin aksamaması için hastalık durumunda: sağlık kuruluşlarına, kurum , birim,işyeri amirince sevkedilir.

2-Şehirlerin ve su kaynaklarının çevresinde yeşil alan oluşturulur ve planlı şekilde yeni ağaç dikimi ve bakımı yapılır. Çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemek,belediyenin en önemli görevlerindendir. Bunun gerçekleştirilmesini sağlamak ve çalışmaları denetlemek , vatandaşlar adına Basın ve DKÖ’ lerin en önemli ödevidir.

3.Çevreye zarar verici biçimde üretim yapılamaz.

4.Belediyeler,sahipsiz kedi ve köpekleri; DKÖ lerle iş birliği yaparak kısırlaştırır, bakım ve tedavilerini sağlar, yürütür. Başı boş hayvanları bayıltıcı iğne atan silahla yakalar, öldüremez.

5.Sağlıklı bir çevre, dengeli bir hayat için; okul, hastane, kamu kurum binaları ile toplu taşıma raçları, halka açık yerler ve insanların toplu bulunduğu kamusal alanlarda; sigara, alkollü içki içilemez ve uyuşturucu kullanılamaz. Sigara ve alkollü içki, bunun için ayrılıp düzenlenmiş yerlerde içilebilir. Yazılı, sözlü ve görsel basında, reklam panolarında, alkollü içki ve sigara reklamı yapılamaz.  Sigara, uyuşturucu, kumar ve fuhuşun zararlarıyla ilgili olarak okullarda belgesel filmler gösterilir, TV’lerde yayınlanır.

6. Devlet vatandaşlarının hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde, güvenli, huzurlu, mutlu ve umutlu olarak sürdürmesini sağlamak için sağlık hizmetlerini genel olarak düzenleyip planlar.

7.Belediyeler, sağlık merkezlerinde; öğrenciler,0-5 yaş grubu çocuklar ile yoksullara; ücretsiz olarak, ilk yardım ve çocuk sağlığı, doğum, önleyici sağlık, aşı, muayene ve ayakta tedavi hizmetleri verir. Belediye sağlık merkezlerinde yataklı tedavi ünitesi bulunmaz.

8.Devlet üniversitesi tıp fakültelerine bağlı devlet hastaneleri, birer eğitim, araştırma ve uygulama hastanesi olarak, sigortalı ve emekliler ile öğrenciler, diğer halk ve yabancılara; her türlü muayene ve yataklı tedavi hizmeti verir. Sosyal devlet ilkesi gereği; devlet üniversite hastaneleri, en az %30, özel hastaneler ise an az %10 oranında sosyal güvenliksiz ve yoksul hastalara, ücretsiz muayene ve tedavi hizmeti vermekle yükümlüdür.12 yıllık temek eğitim okulları ve üniversite öğrencileri ile 0-5 yaş arası bebek ve çocukların; muayene ve yataklı tedavileri, tahlil, film ve ameliyat dahil, devlet üniversite hastanelerinde ücretsiz olarak yapılır.

9.TC ülkesinde  sağlık odasına üye olmadan tıp doktorluğu, dil hekimliği, fizyoterapistlik, eczacılık gibi bir sağlık görev ve hizmeti yapılıp yürütülemez. Hastane, klinik ve serbest çalışan sağlık görevlilerinin müşteriden isteyeceği, alacağı, muayene, film, tahlil, ameliyat ücretleri ile ilaç fiyatlarının üst sınırını,  sağlık oda ve birliği genel kuralları, her yıl için ocak ayı başında belirleyip açıklar.

10.Tıp doktoru muayene ücretleri ile diş, film, tomografi, mrve tahlil ücretleri bir BAÜ nün %2-%20 arası bir oranda belirlenir. Ameliyat ücretleri ise BAÜ nün yarısı ile iki katı arasıdir. Diş ve yapım ücretleri; BAÜ nün %5-%10 arasıdır.

11.Devlet tıp fakültesi hastanelerinin döner sermaye gelirleri, yine hastane giderlerine harcanır. Öğretim üyelerine ve sağlık personeline ek ücret olarak ödenemez.

12.SGK, Sigortalı ve emeklilerin , yataklı tedavi giderlerini karşılar. Ancak  sigortalı ve emeklilerden; kamu sağlık kurumlarında yataklı tedavi görenlerden %10, özel sağlık kurumlarında yataklı tedavi görenlerden %30 oranında sosyal güvenlik harcamalarını gözetip denetleme ve sosyal güvenliğe katkı payı alır.

13.SGK, sigortalı ve emeklinin, ayakta tedavi ve eczaneden alınan ilaç bedelleri ile film ve tahlil gibi tedavi giderlerini karşılamaz, ancak sigortalı ve emeklilere  SGK; ayakta tedavi giderleri için her yıl, yarısı ocak diğeri temmuz ayında olmak üzere yılda iki defa ve toplam bir BAÜ tarında sağlık ödeneği verir. Hükümet gerekli görürse bu ödenek miktarını 4 katına kadar arttırabilir yada  yarı oranına dek azaltabilir.

14.TC ülkesinde ilaç üreten şirketler ile ecza depoları, hastaneler ve SGK; ilaç ithal edemez. Eczanelerin sattığı ve hastanelerin kullandığı tüm ilaçlar, aşılar ülkemizde üretilir. Yurdumuzda araştırılıp geliştirilen ilaçlara; TC standart. Patent, marka ve ruhsatı verilir, yerli ilaç üretimi desteklenip teşvik edilir. Eczacılık fakülteleri, ulusal, yerli ilaç üretimine öncülük yapar.

15. Hastane odaları, tek kişilik olarak ve (3x5=15m2) ölçeğinde yapılıp düzenlenir. Her odada bir hasta kalır. Hasta odasında yatak,duş, wc ve dolap bulunur. Yemek servisi odalara yapılır. Hastalara sağlık personeli bakar, refakatçi bırakılamaz, istenemez.

16.Devlet ve özel hastanelerin acil servislerinde, acil müdahale yapılan kişilerden; hiçbir ücret alınamaz ve istenemez. SGK da acil hastalar için para ödemesi yapmaz.

17. TC vatandaşı sigortalı ve emekliler hastalandıklarında; ayrımsız ve eşit şekilde ülkemizde tedavi edilir. Ameliyat dahil tüm tıbbi işlemler yurdumuzda yapılır.SGK ve devlet hastaneleri, tedavi için  yurtdışına hasta gönderemez. Kendi isteğiyle yurt dışında tedavi gören TC vatandaşlarına, SGK’ca hiçbir parasal ödeme yapılmaz.

18.Gereken hastalara sağlık ve bilirkişi raporunu ilgili dalıın, bölümün uzman tıp doktoru, tek imzayla düzenleyip verir, iki ve daha çok tıp doktoru  kurul şeklinde toplanıp rapor düzenleyemez.

19.Ölen kişinin sosyal güvenliği yada ilgilenecek kimsesi yoksa cenaze hizmetleri giderlerini belediye karşılar.

20.Uyuşturucu bağımlılarının tedavi şansı %1 dir. Bu nedenle uyuşturucu bağımlısı olanlara   devlet tıp fakültesi hastanelerince bağımlı kimliği düzenlenir. Güvenlik kuvvetlerince yakalanan uyuşturucu madde imha edilmez, yakılmaz, devlet hastanelerine tutanakla teslim edilir. Uyuşturucu bağımlısı gençlerin suça yönelmelerini engellemek amacıyla bu uyuşturucu kullanıcılarına, hastanece gerekli doz ücretsiz verilir.

YEREL YÖNETİM VE KAMU HİZMETLERİ

134.MADDE-YEREL YÖNETİMLER:

1.Türkeli, yerinden yönetim esaslarına göre; kamu hizmetlerinde verimlilik, kamu yararı,genel güvenlik, barış, kalkınma ve sosyal adaletin sağlanabilmesi için; coğrafi ve ulaşım durumuna, ekonomik şartlara ve nüfusa kayıtlı vatandaş sayısına göre gruplandırılarak bölgelere ve bölgedeki yerleşim birimleri ise tüzel kişiliğe sahip il,ilçe ve belde idari bölümlerine ayrılır.

2. Belediyelerin yönetimi; hukukilik; yetki genişliği, yerindelik ve kamuoyuna duyarlılık ilke ve esasına dayanır.

3.İl,ilçe beldeler,idari yönden birbirine bağlı değildir, özerk yönetim birimleridir.

4.Bölge meclisi üyeleri; bölgeye dahil il,ilçe ve belde belediye başkanlarıdır. Belediye meclisi üyeleri ise mahalle ve köylerin gruplaştırılmasıyla oluşturulan seçilmiş bucak mülki idari amiri muhtarlardır. Ayrıca belediye başkanlık uzmanı ile belediye müdürleride B.meclisinin danışman üyeleridir. Ancak danışman meclis üyelerinin söz hakkı varsada karar almada oy hakları yoktur, karar alıcı üyeler seçilmiş muhtarlardır.

5.Yerel yönetim organı olan belediyeler ile bölge ve belediye meclisleri halkın; yerel, ortak ve günlük ihtiyaçlarını yerinde zamanında ve gereğince karşılayan, işleri iyileştiren , hayatı, yaşam şartlarını kolaylaştırıp, çevreyi güzelleştirerek; cumhuriyeti, demokrasiyi sevdiren ve karar organları seçimle oluşturulan,  kamu tüzel kişileridir. Yerel yönetimlerin kuruluş, görev, yetki ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.

6.Yerel yönetim seçimleri,genel seçimler adı altında ve TUCUM seçimleriyle birlikte 5 yılda bir yapılır.

7.Belediye başkanı ve muhtarlar, seçilmiş devlet memuru ve o yörenin mülki idari amiridir. Yıl olarak 22 yaşına girmiş ve yüksek öğrenim yapmış , sabıkasız TC vatandaşları; bir siyasi partiden yada bağımsız belediye başkanı ve muhtar adayı olabilir.

8.En az, 4 asıl ve 4 yedek üyeden oluşan muhtarlık yerel kurulu-aksakallar ve hatunlar meclisi üyeliği içinde en az lise mezunu olmak şarttır.

9.Aynı kişi ikinci defa veya dönem belediye başkanlığı veya muhtarlık için aday olamaz, gösterilemez ve seçilemez. Bir kişi ayrı dönemlerde aday olarak muhtar, belediye başkanı ve millet vekili seçilebilir.

10.Belediye başkanı ve muhtarlar; aylık ücret,emeklilik, sağlık hizmeti ve yargılanma bakımından diğer devlet memurları ile aynı hak ve hükümlere tabidir.

11.Muhtarlık büroları belediye hizmet binasında kurulur. Halka, bilgisayar ve internet sistemiyle hizmet verilir.

 

 

12.YERLEŞİM  BİRİMLERİYLE İLGİLİ HUSUSLAR:

A- Yerleşim birimi kurulması:

İl, ilçe ve belde kurulmasında; yerleşim biriminin nüfusu temel ölçü olarak alınır. Kanunda aranılan diğer özellikler yanında bir yerleşim biriminin, merkez mahalle ve köyleriyle birlikte mülki idare nüfusu;

1) En az,100 bin-700 bin olmadıkça il,

2) 50 bin-500 bin olmadıkça ilçe,

3) 20 bin-100 bin olmadıkça belde yapılamaz,

4) Bir yerleşim birimi veya mahalle, semt yada köy gurubunun bucak muhtarlığı statüsü kazanabilmesi için;5 bin-50 bin arası nüfusa sahip olması gerekir.

5) Bir yerleşim birimi;1000-20000 nüfusa sahip olmadıkça mahalle veya köy yapılamaz.

B-İl,İlçe Ve Belde Sayıları:

1)il = 95

2)ilçe = 510

3)belde, tüzel kişiliği adedi ise 395 i geçemez.

C-Yerel yönetim birimi ve personel kadroları; En üst miktardır, aşılamaz, arttırılamaz.

1.Belediye başkanı: toplam 1000 adet kadro

a)il belediyesi:95

b)ilçe belediyesi:510

c) belde belediyesi:395

2.Muhtar, belediye meclis üyesi kadrosu:15 bin adet

3.Belediye personel kadroları

a)müdür:3000 adet

b) başkanlık uzmanı: bin adet

c)şef ve diğer unvanlı memurlar:190 bin adet kadro.

13. a- Bir il, ilçe veya belde belediye mülki idare sınırı, diğer bir belediye mülki idare sınırına kadar devam eder. Köylerde belediye sınırı içinde ve mahalle statüsündedir. Belediye, mahalle ve  köy ayrımı yapmaksızın yöre halkına 7 gün 24 saat sürekli , eşit ve yeterli hizmet verir.

 b-Nüfus ölçüsü dışında bir yerleşim biriminin belediye yapılabilmesi için diğer bir belediye ile aralarındaki karayolu uzaklığının; en az 40-50 km olması veya su,dağ gibi ulaşımı engelleyen coğrafi bir unsurun, engebenin bulunması hususu dikkate alınır

14.Belediye meclisleri, yerel ihtiyaç ve hizmetlerin gereği gibi karşılanması, ulusal haklar ve kamu yararının korunması için anayasa ve kanunda belirlenen ilke ve kurallara göre gerekli kararları alır ve uygular. İki  belediyeyi birden ilgilendiren veya bölgesel nitelikte olan konularda bölge meclisleri yetkilidir. İki ayrı bölgeyle ilgili konularda ise bakanlık yetkilidir. Yerel yönetim ile kamu kurumları birbiri aleyhine idari, hukuki ve mali dava açamaz. Belediye başkanları; il,ilçe veya belde sınırları içindeki kamu kurumlarının, birbiri ile olan anlaşmazlıklarını, belediyeler arasında çıkan anlaşmazlıkları ise bölge meclisleri çözer. Bölgeler arası anlaşmazlıkları ise ilgili bakanlıklar kesin olarak çözer. Kamu kurumları arası  anlaşmazlıkları , yargıya götürülemez.

15.Hükümet ve bakanlıklar, mevzuat düzenlemesi yapar, genel nitelikte karar alır, doğrudan yerel yönetimlerin idaresine karışamaz. Ancak hükümet, BKK ile genel bütceden; bölgesel ve ulusal nitelikteki büyük yatırımlar ile doğal afette belediyelere ödenek gönderir,yardım eder.

16.Vergi ve diğer devlet gelirlerini Belediyeler toplar. Toplanan bu devlet gelirlerinin %30’unu  başkente hükümete gönderir. Ayrıca devlet gelirlerinin % 10’u bölgedeki devlet üniversitelerine, %10 u devlet temel eğitim okullarına, %5 i bölgedeki adliye, polis ve TSK ya bağlı ordu komutanlığına, yerel  ödenek olarak verilir. Kalan %45’lik kısım ise belediyenin;  idari ve personel işleri ile  elektrik, yol, su, atıksu, arıtma,  kanalizasyon, çöp toplama, ulaşım gibi alt yapı hizmet giderlerine kullanılır.

17.Yerel yönetimler, halka verilen altyapı ve üretim hizmetlerini; genel düzeyde planlar, yönlendirir, gözetip denetleyerek, zamanında ve gereğince verilmesini sağlar. Ticaret, sanayi ve tarımsal üretim gibi ekonomik faaliyetlere katılmaz ve doğrudan altyapı hizmetlerini yürütemez.Belediyeler, altyapı hizmetlerini; KİYİB yöntemi ve kamusal yetki  sözleşmesiyle özel sektöre gördürür.

18.Belediyeler, madencilik yapamaz. Merket, fırın, soğuk hava deposu,düğün salonu, otel,lokanta,otogar,hal,petrol istasyonu,doğalgaz dağıtımı gibi bir tesis,işyeri, ismek açamaz, işletemez , üretim faaliyetinde bulunamaz. Ayrıca toplu taşıma aracı ve iş makinaları satın alamaz ve işletemez. Asfalt üretim ve yapımı, kaldırım taşı,su kanalizasyon borusu üretim gibi işleri, özel sektör yürütür. Gerektiğinde belediyeler bu mal  ve hizmetleri özel sektörden satın alır. Yaptırdığı işin veya aldığı mal ve hizmetin bedelini, en çok bir ay içinde öder.

19.Belediyeler,şenlik, şölen,karnaval,festival,fetih ve kurtuluş günü, yıldönümü,anma, karşılama töreni,spor karşılaşması ve benzeri yarışma düzenleyemez. Tiyatro , konservatuar, folklör, halk  dansları, bando, orkestra,müzik korosu,mehter,spor takımı, kulübü ve benzeri toplumun, halkın huzur, genel güvenlik ve refahına yönelik ve katkısı  bulunmayan; birim açamaz, kurum kuramaz, örgüt oluşturamaz, faaliyet, etkinlik düzenleyip yürütemez. Heykel, anıt, büst yaptıramaz. Ancak, çevrecilere amatör sporculara, müzik gruplarına yardımcı ve destek olur. Yöreye gelen yabancı öğrenci ve sporculara; tanıtıcı, yöresel, ulusal, TM el sanatı ürün hediye eder.

20.Belediye meclisi, il,ilçe veya beldeyi;mülki sınırları içindeki merkez mahalle ve köyleriyle birlikte bir bütün olarak planlayıp imar uygulamasını buna göre yürütür. Yerleşim, konut, işyerleri, sanayi, tarım, turizm, sit, spor, okullar, eğlence, yeşil alan, otlak, orman, milli park, su havzası, mezarlık gibi tüm kullanım bölge ve alanlarını belirler.

21.Yerel yönetimler, ulusal egemenlik hakkını paylaşamaz, ulusal meclislerin hak,görev ve yetkilerini kullanamaz, silahlı güvenlik gücü kuramaz oluşturamaz. Yurt dışında büro, temsilcilik açamaz,elemen gönderemez. Yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilikler ile banka ve kuruluşlardan borç,kredi alamaz,hediye, bağış kabul edemez. Belediye, yabancı uyruklu kişi çalıştıramaz ve yabancılara parasal ödeme yapamaz.

22.Bölge meclisleri, merkezi yönetimden ve bakanlıklardan özerktir. Bölgeyi oluşturan; il,ilçe ve belde belediye başkanları, bölge meclisinin doğal ve asli üyesidir. Toplantı konusuna göre kamu ve özel kuruluş temsilcileri danışman üye olarak bölge meclisi toplantılarına davet edilebilir. Belediyeler, merkezden ve birbirinden özerktir. Astlık ve üstlük durumları yoktur, birbirine bağlı değildir ve karışamazlar. Bölge merkezi olan ilin belediye başkanı,bölge belediyeler birliği ve bölge meclisinin başkanıdır. Bölge meclisi yılda iki defa ikişer gün süreyle toplanır.

23.Bölge meclisi, yerel meclis, aksakallar ve hatunlar meclisi ile genel kurul, idari kurul ve meclis komisyonları: toplantı; günü, saati ve yerinde, katılan üyeler ile toplanır. Gündemini görüşür. Oylamalar; gizli, yazılı-dijital şekilde yapılır. Kararlar katılanların oy çokluğu ile alınır.

24.Bölge meclisleri, ulusal meclisin görev alanına girmeyen, yasa konusu veya anayasa ve yasaya aykırı olmayan hususlarda, karar almaya, düzenleme yapmaya yetkilidir. Bölge meclisi kararları; bölgedeki kurum ve kuruluşlar ile bölgeye dahil il,ilçeve belde belediyelerini ve halkı bağlar. Bölge meclisinin bölgeye ilişkin aldığı bölgesel kararlara uyulması zorunludur. Bölge meclisi kararlarına karşı, yargıya başvurulamaz. TUCUM a başvuru hakkı saklıdır.

25.Yerel yönetimlerin bölge yada belediye ölçeğinde TC devleti ve ülkesinden ayrılma, başka bir devlete katılma yada bağımsızlığını isteme, ilan etme, özgürlük hak ve yetkisi yoktur. Özgürlük bireysel bir haktır. Ayrıca inanç, din, ırk, etnik köken ve anadil farklılığına, ayrımcılığına dayanan, özerk  bölgesel ve otonom yerel yönetim oluşturulup kurulamaz. TC ülkesi ve TC vatandaşı halk; inanç ve etnik köken esas alınarak, tanımlanamaz, ayrıştırılamaz, bölünemez. Ayrımcılık, bölücülük ve ayrılıkçı terör eylem ve saldırıları;insan hakları ve demokrasi kapsamında görülemez, gösterilemez ve kabul edilemez. Ayaklanma, baş kaldırı, itaatsizlik ve silahlı isyan; güvenlik güçlerince izinsiz ve yasadışı eylem ve suç görülerek derhal bastırılır. İsyan, darbe, devrim , dikta ve terör, vatan hainliği suçudur affedilemez.

26.Bölge meclisi dışında, ayrıca birde eyalet, federasyon, özerk cumhuriyet, kalkınma ajansı,özel ordu, yerel polis,özel idare,büyük şehir belediyesi, il genel meclisi,il daimi encümeni, bölge müdürlüğü, baş müdürlük gibi teşkilat oluşturulamaz, birim ve kurum kurulamaz.

27.Cadde , meydan ve parklara; yaşayan bir kişinin adı verilemez ancak belediye meclisince; okul, hastane, altyapı tesisi yaptırıp devlete bağışlayan hayırsever kişilerin adları bu eserlere verilir.

28.Belediyeler, yöre özelliklerine, ekonomik potansiyel ve yer altı kaynaklarına uygun ihtisas tipi organize sanayi bölgeleri planlayıp oluşturulur. Özel sektör yatırımcılarını buraya yönlendirici, teşvik edici programlar uygulayabilir.

29.Cadde, sokak, meydan, köprü, tünel aydınlatılması, metro ve trenin elektrik ile işletilmesi,arıtma tesisi,tarımsal sulama,içme ve kullanma suyu sağlayan yer altı suları, elektrik motorlarının çalıştırılması,park,yeşil alan,çiçek ve bitkilerin sulanması gibi toplumun ortak kullanımına açık kamusal alanlar ile kamu kurum binalarında kullanılan, tüketilip yararlanılan; elektrik,doğalgaz,su ile atık su,evsel atık, çöp ve benzeri alt yapı hizmetleri için kamu kurumları ve kamusal alan tüketicileri;üretici,dağıtıcı kuruluşlara ücret ödemez ve istenemez. Bu kamusal ortak hizmet alanı ve kamu binalarına, tüketim ölçen sayaç takılmaz ve abonelik işlemi yapılmaz.

30.ÖZERK KAMU KURUMLARI:

A-Bakanlık ve belediyeler, il, ilçe ve beldelere kurulu , burada sayılan kamu kurumlarının; karar, iş, eylem ve personel işlemlerine karışamaz, yazışma yapamaz , izin ve olur alma zorunluluğu getiremez. Bu kamu kurumları, özerk olup görev açısından merkezi ve yerel yönetimden bağımsızdır.

B-Belediyelerden Özerk Kamu Kurumları

1-Adliye-yargı, bölge adalet kurulu

2-Polis müdürlüğü

3-TSK-ordu

4-Üniversite rektörlüğü, lise müdürlüğü ve ilköğrtim okulu müdürlüğü

5-Siyasi partiler,meslek odaları,sendikalar,DKÖ

6-SGK bölge teşkilatı

7-İdari kurullar, belediyeden özerktir

C-İl, ilçe ve beldelerdeki diğer kamu kurumları ve kuruluşlar; ya doğrudan belediyeye bağlıdır yada Basın, Meslek odası ve DKÖ’ler ile Belediyenin gözetim ve denetiminde kamu hizmeti yürütür.

 

 

                            TOPLUM VE KAMU YARARI

135.MADDE-KIYILARDAN YARARLANMA:

1.Su havzaları,yeraltısuyu, pınar-kaynak suları,akarsu,göl,deniz,baraj,gölet ve bunların 50 ile 500 metreye kadar olan kıyıları, sahili; halka açık kamusal alan olup, belediyelerin, hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu yerler, özel kullanıma konu olamaz. Kıyılara, sahile, konut ve işyeri yapılamaz. Eski binalar hemen yıkılmaz, ancak, yeni bina yapımına ve eski binaların büyük onarım, yenileme ve değişikliğine izin ve olur verilmez.

2.Belediyeler,toplum ve kamu yararına aykırı kullanılmamak, doğaya zarar verilmemek şartı ve KİYİB  yöntem ve sözleşmesiyle,kıyıları ve bunu çevreleyen sahil şeritlerini; halka açık sosyal tesis,turistik otel,lokanta,pansiyon v.b işyeri yapılmak üzere, özel sektöre, 40 yıla kadar kiraya verebilir. Kişilerin bu yerlerden, eşit, ortaklaşa yararlanma imkan ve şartları, yasa ile düzenlenir.

136.MADDE- TOPRAK VE TARIM:

A-TOPRAĞIN KORUNMASI VE TARIM:

1.TUCUM, hükümet, bakanlık ve belediyeler,  toprağın verimli şekilde doğal denge bozulmadan, kamu yararına ve Ulusal haklara uygun olarak kullanımını sağlamak için gerekli hukuksal ve altyapıya ilişkin tüm tedbirlerini alır.

2.Vatandaşların tarımsal araç, alet ve girdilere sahip olmaları ve bilimsel şekilde çiftçilik yapabilmeleri için tarım arazilerinin ekonomik büyüklükte düzenlenmesi zorunludur. Belediyeler bu amaçla doğrudan uygulanacak tarım reformu ile; taşınmaz toprak toplulaştırması yapar; orman, otlak ile tarım bölge ve alanlarını belirler. Ekim yapılacak yerleri; 20 şer 50 şer dönümlük parsellere ayırır. Engebeleri kaldırıp çukur yerleri doldurup düzenler. Parseller arasında arazi yolu ve sulama kanalı yapılır. TC ülkesinde hiçbir nedenle arsalar 1000 m2 (1 dönüm) den, sulanabilir tarlalar 500 dönümden, susuz, kıraç araziler ise 1000 dönümden daha az miktarlı parçalara bölünemez ve bu sınır altındaki taşınmazlar için tabu tahsis sözleşmesi ve kullanım  belgesi düzenlenemez.

3.Çiftçiler, meyve bahçesi, sera ve sebzelikleri,  daha küçük ölçekli tarlalarda kurup, meyve, sebze, tarım ve üretimini dilediği şekilde serbestçe yapabilir. Meyve, sebze ve sera tarımı için sınırlama ve belirli bir taşınmaz büyüklüğü zorunluluğu yoktur. Büyük tarım işletmeleri hariç belediyeler , küçük çiftçilerden; meyve bahçesi, sera ve sebzelik için kira ücreti almaz. Çiftçileri hayvansal gübre, GDO suz tohum kullanmaya, organik, hormonsuz tarıma yönlendirir. Çiftçilik ve hayvancılığın gelişmesinin önündeki engelleri kaldırır, sorunlarını çözer, ülkeyi tarımda kendine yeterli hale getirir.

4. Tarım yapılmayan; dağ, yayla, bozkır, ova ve arazide otlatma tipi hayvancılık yapan yörük ve diğer yarı göçerlerin; güzle ve kışlaya iniş ile yaylaya çıkışlarına; sınırlama,engel,yasak getirilip konamaz. Göçebe ve yarı göçebeler; mevsime bağlı olarak otlak, mera, orman içi ve kenarı, milli park, yayla ve dağlara; eski geleneklere göre giderek hayvanlarını otlatabilir. Küçük ve büyükbaş hayvanlar, orman içi ve kenarında serbestçe yayılır. Bir hayvan doğaya, ağaca asla zarar vermez. Hayvanlar; yaprak ve filizleri budayarak ağacı yeniler, güçlendirir, ayaklarıyla otlağı çapalar gübre serper, otların ve bitkilerin daha canlı ve gür olmasını sağlar, kuru otları yiyerek yangının büyüyüp ilerlemesini ve ormanların yanıp yok olmasını önler. Terörist gibi gösterilip ormana girişi yasaklanan, jenosite uğratılan keçinin; binlerce yıldır iç içe yaşadığı ormandan; balta yada testereyle ağaç kestiği tomruk kaçakçılığı yaptığı, ormanı yaktığı,ağaç kesip tarla açtığı hiç duyulup görülmemiştir. Dağlarda yasaklara kadar binlerce yıldır hem orman hemde keçi birlikte varola gelmiştir

5.Doğal denge bozulup,insan yaşamı ile tarım ve hayvancılık olumsuz etkilendiğinden yağışlarda düzensizlik, kuraklık felaketi baş gösterdiğinden , Türkelinde; göl,bataklık,sulak alan kurutulamaz,akarsu yatağı değiştirilemez, geniş alan kaplayan büyük baraj ve su kanalları yaptırılamaz,sulama amaçlı su sondajı yapılıp yer altı suları çekilemez. Bahçe, sebzelik ve tarım ürünlerini sulamada damlama sistemi uygulanıp kullanılır.

B-TOPRAK VE BİNA KULLANIMI:

1.Vatan toprakları bir bütündür ve kutsaldır, özel mülkiyete konu olamaz. TC sınırları içindeki gerçek ve tüzel kişilerin kullandığı; konut, iş yeri, arsa, tarla, arazi, dağ, yayla, otlak, akarsu, göl, deniz, mezarlık, orman, maden gibi yerin altı ve üstündeki taşınmazların sahibi; halk ve devlet adına belediyelerdir. Taşınmazlar üzerindeki hüküm ve tasarruf yetki ve görevi , yalnızca belediyelere aittir. Vatan toprakları; tüm TC vatandaşlarının ortak yurdu ve ata emanetidir.

2.Belediyeler gerçek ve tüzel kişilere maden arama, maden, petrol, doğalgaz, kömür, mermer, taş ocağı ve kum çıkarma ve işletim hakkını , düzenlenecek bir sözleşme ile kiralar, ancak kişilere su havzaları, tarım alanı, orman içi, kenarı ve yerleşim birimi yakınında maden ve mermer çıkarma ve işletme izni verilemez.

3. Kişiler, belediyeden yapım izni alarak kiraladığı taşınmaz üzerine; işyeri, işhanı, fabrika ve üretim tesisi kurup yapar. Kişiler, bina, tesis yapım karşılığı  bu yere;40 yıl süreyle ücretsiz,kullanım,işletim hakkı elde eder. İsterse süre bitiminden sonra bu yeri, belediyeye kira ödeyerek yine kullanıp işler ve işletir.

4.Gerçek ve tüzel kişiler, mütahitler; belediyeden arsa kiralayarak bu yere; ev,valla,apartman,site yapar ve kişilere 40 yıl süreyle bu binaların kullanım hakkını; bina yapım bedeli karşılığı olarak belediyenin izin ve onayıyla kiralayıp satar. Kiracılar bu konutlarda belediyeye hiçbir kira ödemeden 40 yıl süreyle oturur. Süre bitiminde bina belediyeye geçer. Eski kiracı bu yeri yine kullanmak isterse belediyeden kiralar ve yeni dönem için belediyeye yıllık kira öder…

5- Altyapı Hizmetlerinin Verilmesi ve Yürütümü:

       a) Ülkemizde, içme suyu, sulama, atık su, kanalizasyon, arıtma, çöp toplama ve değerlendirme , elektrik üretimi ile dağıtımı, yol, köprü, tünel, elektrikli tren, metro toplu ulaşımı, otoyol, liman, havaalanı, uydu, telefon, telsiz haberleşmesi, bazı istasyonu, radyo, TV yayını ve yansıtılması gibi altyapı, ulaşım ile diğer temel kamusal ve toplumsal hizmetlerin bina yapımı teknik ve elektronik cihaz ve makinaların kurulumu, kullanımı ile işletim ve yürütümü; KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesiyle ulusal düzeyde Bakanlık ve yerel ölçekte Belediyelerce, ihale edilip verilir.

       b) Yüklenici şirket, altyapı hizmetini, zamanında, yerinde, yeterince ve sürekli olarak vere bilmek için gerekli tesisleri kurar, makineleri alır, aylık, yıllık bakım ve onarımı bekletmeden yapar ve 40 yıl süreyle işletir.  Bina ve tesis giderleri karşılığı ürettiği mal ve verdiği hizmetin kullanım ücretini, tüketicilerden alır.

       c) Şirket ihale süresi bitiminde, tesisi işletip, kamu hizmetini yine yürütmek istiyorsa ve İdarece,  verilen hizmet yeterli görüldüyse, Belediye tesisi şirkete, ihalesiz tekrar kiralar,

       d) Kamusal altyapı hizmetlerinin verilmesini 7 gün 24 saat Basın, Meslek odaları ve DKÖ’ler gözetip denetler.

6- a) Beşer yıllık dönemler halinde en çok 40 yıla kadar yapılar kira, işletme, kullanım sözleşmesi bitiminde, Belediye, bu taşınmazı; mevzuatın, şartlarını, ulusal hak ve kamu yararının gerektirdiği şekilde, tasarruf etme hak ve yetkisine sahiptir. Kamu hizmetinin yürütümünde inisiyatif ve takdir yetkisi Belediye ye aittir. Belediye iradesini, toplum yararı ve halkın lehine kullanır.

b) Kamu hizmetinin verilme şekli ve yürütümünde bir değişikliğe gidilmeyecek ve taşınmazın işletmesi yine kiraya verilecekse, eski işletmeciye öncelik tanır ve ihalesiz olarak tekrar kiralanır, ancak eski kiracı, işletici sözleşmeyi yenilemek istemezse Belediye, bina tesis yada tarım arazisini. Yeni bir ihaleyle kiraya verir.

7- Alt yapı hizmetinin işleticisi, taşınmazın kullanıcı yâda kiracısı, sözleşme şartlarına uymuyorsa, tutanak tutulur ve iki defa yazılı olarak. Uyarılar dikkate alınmıyorsa üçüncü kez yapılan , sözleşmeye,  yasaya aykırı davranış yâda zararlı uygulama nedeniyle sözleşme;  idarece tek taraflı iptal edilir. Kiracı icra yoluyla çıkarılır. Hiçbir nedenle tazminat ödenmez. Kiracı işletici, bu karara karşı yargıya gidemez. İşin ve işyerinin durumuna göre  gerekirse, para cezası verilebilir.

 8- Sınır, su, pınar, akarsu, göl, baraj, deniz, yol, orman, otlak-mera, arsa, tarla, arazi ve binaların; tahsis, kiralama, işletme, kira ücreti, yasal olmayan; işgal, yapım kullanım, onarım, taşınmaz kira veya tesis işletme sözleşmesi, hak, görev, yetki ile taşınmaza ilişkin idari, mali ve hukuksal  anlaşmazlıkları, Belediyeler kesin olarak çözer. Taşınmazla ilgili konuda yargıya başvurulamaz. İdari sorunlara yargı bakamaz. Belediyenin kararına karşı, belediye Meclisi ve bölge Meclisi ile TUCUM’a itiraz edilebilir.

9- Belediye; bir yıl, 5,10,20 yada 40 yıl süreyle, kiraya verdiği taşınmazın, kiralama, sözleşme  süresi tamamlanıp dolmadan, geri alıp, bu yer için farklı bir kullanım planladıysa, Örneğin: buradan yeni yol geçirecek, park, okul yapacaksa, kiracıyı mağdur etmeden, Çözüm yolu bulmak zorundadır.Ya kiracının kullanımına;yeni bir konut, işyeri, arsa, arazi tahsis eder yada kamu için kullanılacak bu bina ve tesisi yaptıran kiracı ise yapım giderini peşin öder.  Ancak  taşınmaz kaç yıl kullanılmışsa, en çok süre olan 40 yıldan bu miktar kadar az ödeme yapılır. Fakat, kiralama yada yasanın tanıdığı süre dolmuşsa , belediye; geri aldığı bina ve tesis için hiçbir  para ödemesi yapmaz. Tesiste bulunan makine, araç ve cihaz  ve mallarda  taşınmazla aynı hükme tabidir.Ödeme yapılmayan kişilere, isterlerse, yeni bir konut,işyeri,arsa ve arazi kiralanır.                                                  

10. Konut, işyeri,tesis yapmak isteyen  gerçek ve tüzel kişiler,belediyeden bina yapım izni alır. Bürüt m2 bina yapım izni harcı; %4 ve SGK sigorta kaykı payı ise %1 olmak üzere,  inşaat harcı toplam %5 dir. Bir bina için alınacak harç miktarı, bir BAÜ ‘den az olamaz. Prefabrik binalar için yapım, kurulum izni verilirken; inşaat harcı alınmaz, zemin etüdü ve özel yapı denetimi yaptırılmaz. Pirefabrik bina yapımı için belediyeye, dilekçe ve bilgi verilir. Ayrıca konutlar için  iskan-Kullanım izni alınmaz.Yapı kullanım izni yalnızca işyerleri,tesisler için verilir.

11.Konut ve işyeri bölgeleri belirlenir. Şehir merkezindeki Bina Zemin Etütleri; mahalle, semt, cadde esas ve bir bütün olarak ele alınıp, belediyece yaptırılır. Merkezdeki  konut binaları için ayrıca zemin etüdü istenmez. Şehir merkezi dışındaki bina ve tesisler ile merkezde yaptırılacak   çok katlı işyerleri inşaatı için zemin etüdü zorunludur.

12. İşyeri,  üretim tesisi ve bina yapımı için arsa, arazi kiralayan, bina yapım izni alanlar; 3 ay içinde çalışmalar başlamaz, 1 ile 3 yıl içinde inşaatı tamamlayıp, kullanıma, faliyete geçmez yada üretime 1 ile 2 yıl ara verirse, tutanak tutulup, kira sözleşmesi  veya inşaat izni idarece iptal edilir ve yer, başkalarına kiralanır.

137. MADDE-İMARLA İLGİLİ HUSUSLAR:

1. Düzenli kentleşme ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına ilişkin esaslar , kanunla düzenlenir.                                     

2.Belediyeler, konuta ayrılan bölgelerin kadastro,imar planı ve parselasyonunu yaptırıp , altyapı hizmetlerini götürterek, en az birer dönümlük  bina yapılmaya hazır arsalar üretir.                                                               

3.Bilimsel verilere göre belirlenmiş ve altyapısı hazırlanmış uygun yerlerde  ,ihtisas tipi organize ve sanayi  bölgeleri planlayıp oluşturur. Sanayiye yönelik işyeri ve üretim  tesislerini bu bölgede kurdurur.

4. Bir arsanın; en çok üçte birine bina (konut veya işyeri) yapım izni verilir. Diğer üçte biri otopark, kalan sön bölümü ise çiçek dikilip , ağaçlandırılıp, bahçe, yeşil alan  olarak düzenlenir.                                                         

5.Ev , apartman  tipi konutlar  ve özel proje izinli olmayan işyeri binaları, en çok üç katlı olarak yapılabilir. Konutların en az üç cepheli,  yönlü olması zorunludur.Konut tipi apartmanların her katında  en çok iki daire olur. Binaların, girişi (zemin), bodrum ve kot altında konut veya iş yeri olarak kullanılmak üzere , daire yapılamaz.                                                                                                                                                    

6.Konut ve işyerlerinin pencere,taban,tavan ve duvarlarının, enerji tasarrufu amacıyla,soğuk,sıcak nem ve sese karşı, izolasyonunun projelendirilmesi ve binanın yalıtımlı olarak yapılması zorunludur. Su  taşkını ve basmasını önlemek için bina giriş katları, toprak ve yoldan, en az 50-100 cm yüksekte yapılır.                                                                                                                                                                 

7.Belediye meclisi kararı ile;bir il, ilçe veya beldede , korumaya alınmış özel kişi kullanımındaki sit bölgesi ve anıt niteliğindeki arsa veya bina ile  bu özellikleri taşıyıp, restore edilen- yenilenip onarılan, tarih, tabiat ve doğal sit alan veya bina sayısı 10 adedi geçemez.                                                                             

 8.Devlet, eski eser niteliğindeki bina ve yapıların, onarımını yaptıramaz. Eski eserler,  kırk yıllık kullanım karşılığı, özel sektörce, tarihi dış görünümü korunarak  bugünkü kullanımına uygun şekilde  yenilenir.                                                                                                                                                                                            

9.Bir köy, mahalle, semt, cadde veya sokak, tümü ile sit alanı ilan edilip, koruma altına alınabilir. Binalar onarılıp, otel, pansiyon, lokanta olarak türizme açılabilir.                                                                                                

10.Belediyeler, şehrin, tarihi semti ile işyeri ve konut bölgesinde; yıkılan bina yerine yeni bina yapımına ve eskimiş binaların büyük yenileme, değişiklik ve onarımına izin veremez. Binanın yıkımı ile boşalan arsalar; yeşil alan, çocuk oyun sahası veya otopark olarak düzenlenir.Şehrin, tarihi ve doğal dokusu, olduğu gibi korunur. Sit bölgesinde, tarihi eser çevresinde , eski semtlerde, yeşil alan ile su kenarı, kıyı ve havzasında, bina yapılmasına, yapılaşmaya izin verilmez.Bu yerler, belediye personelince haftada bir denetlenip, rapor tutulur.                                                                                                                                              

11.Eski kentin cadde ve sokaklarında raylı sistem, toplu taşıma sistemi kurulmaz.Bu yerler, taşıt trafiğine kapalı, yaya yolu olarak düzenlenir. Raylı sistem yeni kurulacak, oluşturulacak yatakhane semtleri ile iş yerleri bölgesi ve şehir merkezi ile köyler, uzak mahalleler arasında kurulup işletilir. Engebeli, dağlık yerlerde ulaşım, teleferikle sağlanır .                                                                                                   

12.Anıt, tarih, sit, kültür, tabiat varlıkları, doğa çevre ve milli parklar ile ilgili konularda; tek görevli , yetkili ve sorumlu organ, belediye meclisidir.                                                                                                                                 

13.Sokak genişliği; 10-20 m, cadde genişliği; 20-50 m bulvar ise 50-100 metreden az olamaz.                                                 

14.Şehirler arası yol, otoyol ile caddelerde gidiş ve geliş yolları bölünmüş , ayrı olarak veya en az üç şeritli yapılır.                             

15.Şehirlerde iç içe , bitişik  nizam bina yapılamaz. İki bina arasında ; karşı, yan yada sırt-arka cephede en az 10-20 metre açıklık-boşluk-uzaklık bulunması zorunludur.                                                                                                 

16.Dini ibadethane, toplantı yeri, kültür, inanç ev ve binalarının yapımı için belediyeden, inşaat ve mevcut binalar içinde kullanım izni alınır.                                                                                                                                         

17.İl , ilçe belde merkezleri ile köy yada kırsal alanlarda; özel yada kamuya ait konut, işyeri, üretim tesisi gibi binaların yapılmasına ilişkin inşaat izinlerini, belediyeler verir. Konutlar için, yalnızca bina yapımı izni alınır. İşyeri binaları için ayrıca belediyeden; işyeri, işletme, fabrika, tesis;oturum,kullanım, açılış, faaliyet veya üretim izni alınır.Belediye, bina temeli atılacak yeri gösterir ve en az haftada bir , yapım işini gözetip denetler ve denetim raporu düzenler. Denetleme formunun bir sureti inşaat sahibi yada yükleniciye, diğer sureti ise belediyeye verilir. Belediye bu görevini, özel yapı denetim şirketlerine devredebilir.                                                                                                                                                                      

18.Köylerde halk, birbirine bitişik, yakın yerleşmez. Kişiler evini, ahırını, bahçesine yapar. Konut, işyeri üretim tesisi, işletme gibi gerekli binaların yapılabilmesi için yapılaşmaya ayrılan parseller; en az 2-5 veya 10 dönüm olarak planlanır. Köylerde; evleri aydınlatmak, ısıtmak ve suyu iletmek için gereken elektrik güneş ile  rüzgar enerjisinden elde edilir.200 den az nüfuslu küçük yerleşim birimleri ile kırsal tesis ve çiftliklere, yayla evlerine, ulusal ve bölgesel enerji hattından elektrik verilmez, su getirilmez.  Elektrik ve suyu kendi imkanları ile sağlarlar.                                                                                                                                   

19.Sitedeki konut ve apartman dairelerinin, yıllık bakım, basit onarım, boya ,  badana  işlerinin yaptırılmasına başlanmadan önce, site, apartman yönetimine bilgi için dilekçe verilir. Ancak iki  büyük onarım ile harç, taş, tuğla, mermer,  demir gibi inşaat  malzemelerinin kullanıldığı değişikliklerde; hem apartman, site yönetimi hem de belediyeden; büyük onarım, yıkım ve değişiklik izni alınması zorunludur. Fakat, çatı,teras, balkon ve pencerelere, panjur, cam balkon, pimapen, gün ısı, gölgelik, uydu anteni, TV anteni taktırılması, yaptırılması, serbest olup, izne tabi değildir; site ve apartman yönetimine bilgi verilerek yaptırılır. Ayrıca yurttaşlar; belediyeye dilekçe vererek, bireysel elektrik tüketimini ekonomik şekilde karşılayabilmek için konut ve işyerine, güneş ve rüzgar enerjisi ile çalışan elektrik jeneratörü-türbünü, koydurup taktırabilir.                                                                                                                    

20.Çevreye gürültü , koku yayan çalışmalar- 18,00-08,00 saatleri arasında yasaktır. Konut bölgesinde koku, gürültü, yayan, işyeri açılamaz, çevreyi rahatsız edici faaliyet yapılamaz.                                                                                  

21.Şehir merkezlerinde, yeni yapılacak konut ve işyerlerinin, ısıtılıp serinletilmesi, klimayla sağlanır. Odun, kömür, doğal gaz, şehirlerdeki binaların ısıtılmasında kullanılamaz.                                                                               

22.Yabancılar, belediyeden yada şirketlerden; arsa, tarla, arazi, bahçe, çiftlik, konut, işyeri, tesis gibi bir taşınmazın kullanım ve işletim hakkını, 5’er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar kiralayabilir. Kişiler yabancılara; kullanım veya işletim hakkını ancak, belediyenin  izin ve onayı ile devredebilir. Yabancılara Türkelinde oturma ve çalışma genel  iznini bakanlık verir.

23.Konut ve işyerleri, depreme karşı güçlendirilmiş ve az katlı yapılır.                                                                                       

24.Belediye, elektrik, su, atık su, yol, köprü gibi alt yapı hizmetlerini, yüklenici ve işletmelere projelendirip yapım sürecinde, izleyip denetleyerek; soğuğa, dona, sel baskını, yer kayması, deprem gibi doğal afetlere dayanıklı yapılmasını  sağlatır. Şehir içindeki su, atık su, elektrik vb. alt yapı sistemleri; kaldırım altına yapılacak tünellerde; demir, plastik boru ve beton kanallardan geçirilir. Atıksu ve yağmur suyu için tek boru yada beton kanal kullanılır. Atık suların, arıtma tesisi , dinlendirme havuzu ve göletlere ulaşımı, cazibe sistemiyle sağlanır.

25.Konut ve işyerlerindeki elektrik ve su gibi altyapı hizmeti tüketim harcamalarını gösteren sayaçlar, kartlı-kontörlü olur. Eski sayaç takılı tüketicilerden kullanım ücretleri, üç aylık dönemler halinde ve yılda dört kez alınır.                                                                                                                                                                               

26.Kamu kurum ve okul binalarının veya bahçelerin çevresinde; taş, beton, biriket, tel yada demirden, koruma duvarı, çit yapılamaz. Bahçe ve bina çevresine, ağaç, çiçek dikilip yeşillendirilir. Kamu durum binaları ile okul bahçelerine; havuz, anıt, büst, heykel yaptırılamaz. Yaşayan devlet yönetici adları; kamu, bina, cadde, meydan ve parklara verilemez. Kamu kurum odaları ile okul sınıf ve salonlarına; devlet yönetici resimleri asılamaz. Dileyen vatandaşlar sevdikleri kişilerin resmini, evlerine asar.       

                                                                                                                                                                                                

27.TAŞINMAZLARA İLİŞKİN DÜZENLEME:

1)Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılara ait tapu belgeleri; belediye ile yapılan kira sözleşmesi niteliğindedir. Kişi ve yabancılara; bina, işyeri, konut ile arsa, tarla ve arazilere; beşer yıllık dönemler halinde, 40 yıl süre ile ücretsiz tasarruf; kullanım hak ve işletme yetkisi sağlar. Bu süre bitiminde belediye, bu yeri; gerektiği şekilde değerlendirip kullanır. Kiraya verecekse, önceki kiracıya teklif etmek zorundadır.                                                                                                                                                                                              

2)Türk hukukunda mirasçılar yalnızca eş ve çocuklardır. Kişi öldüğünde, eşi veya çocuğu yoksa mirası devlet adına belediyeye kalır.                                                                                                                        

3)Bina, işyeri, konut, arsa, tarla ve arazi gibi taşınmazlar, eş ve çocuklara miras olarak kalmaz. Taşınmazlar, devlet, kamu malı olup halka aittir. Türk hukukunda, taşınmaz üzerinde; özel mülkiyet hakkı yoktur. Taşınmazlar kamu yararı ve  ulusal haklara uygun  kullanılır.

4)Miras Malları: Bankadaki para, hisse senedi, borç ve alacak, ev eşyası , işyerindeki üretim, ticaret ve sanayi malları, makine, alet ve cihazlar, altın, mücevher, antika eşya, tarihi koleksiyon para, takı ve benzerleri taşınır, eserler, yağlı boya tablo, hava, kara , deniz ulaşımı, binek taşıt ve iş araçları, tarım makineleri ve malzemeleri ile at, inek, koyun, keçi vb. mallardır.                                                                                                                                                                                                 

5) Kiracılar, belediyeden ücret karşılığı kiraladığı taşınmazın; bina yapım, kullanım, işletim, onarım ile elektrik, su, doğal gaz gibi tüketim giderlerini kendileri  ödeyip karşılar.                                                                                                         

6)Belediye, elçilik ve konsolosluklara, kullanacakları hizmet binası, lojman ve arsaları; hizmet süresince , karşılık, güven, eşitlik ve saygı ilkelerine göre; ya ücretsiz tahsisi eder yada ücret karşılığı kiralar.Elçiliklerin kullandığı bina ve arsaların sahibi, TC devleti adına belediyelerdir. Bina yapım, bakım, onarım, elektrik, su gibi tüketim giderlerini, kullanıcı elçiliklerinin kendisi karşılar.                                       

7) Siyasi parti, sendika, kooperatif, meslek odası, dernek, vakıf ve DKÖ’ lerin kullandığı bina,arsa ve arazilerin sahibi belediyelerdir. Belediyeler, tapu sözleşme belgesi olanlardan, taşınmazlar için 40 yıl süre ile kira almaz, sonraki yıllar için kira alır.                                                                                                                                   

8)Belediye; çiftliklere, tarım ve hayvancılık yapanlara, ahır, ağıl, tarla, arazi, otlak-mera ve yaylaları, beşer  yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiralar. Belde ve köylerde oturan ve 50 dönümden az tarla ve arazide tarım yapanlardan , kira ve vergi alınmaz.                                                                                                                                             

9) Sobalı konutların yıllık kirası; bir BAÜ!nün %30 ile tamamı,kaloriferli;%50 ile 5 katı arasındadır.                                     

10) İşyeri yıllık kiraları;bir     BAÜ nün %30 ile 10 katı arasındadır. Bu ücretler, 100 m2 ye kadar olan binalar içindir. Binalar büyüdükçe, kiralar iki katı arttırılır.                                                                                                            

11) Arsaların dönümünün yıllık kirası; bir BAÜ nün %1, 3, 5 dir. Otlak,tarla ve arazinin bir dönümünün yıllık kirası ise;bir BAÜ nün binde bir, üç ve beşidir.

12) Belediye, köylerde oturanlardan; konut, arsa, bahçe, sera, sebzelik, ahır, ağıl kirası ile otlak ve yayla parası almaz. Ayrıca yıllık 555 Kwh’ya kadar Elektrik ve 55-m3 için su tüketim ücreti de  alınmaz. Amaç düzensiz şehirleşme, gecekondu, varoş, getto oluşumu, işsizlik ve suç artışını önlemektir. Hükümet; BKK ile burada yazılı oranları; dört katına kadar artırabileceği gibi yarı oranına kadarda azaltabilir.

138-MADDE – KAMU HİZMETLERİNDE KULLANIM:

1.    Belediyeler, devlet adına; orman,milli park, metro,yol gibi altyapı ve  kamu binası yapımına yer temini için; kamu yararı ve ulusal hakların gerektirdigi hallerde,özel kişi kullanımında bulunan,tapu sözleşme belgeli taşınmaz;bina arsa ve arazilerin, tamamını veya bir kısmını, kira sözleşmesinin bitimini beklemeden, kanunda gösterilen usullere göre,kamu hizmetlerinde kullanmaya yetkilidir.

2.    Belediyenin kamu kullanımına  tahsis kararlarının aslına veya bina  ve tesis için belirlenen   parasal bedele karşı, Belediye Meclisine itiraz edilebilir. Kamusal kullanım karar ve işlemlerine karşı, Yargıya başvurulamaz.

3.Bir mahalle ,semt veya köy gibi yerleşişim birimlerinin,bina arsa,tarla,bahçe ve arazilerin, toplu halde tümüyle tahsiste, para ödenmez. Karşılık olarak yine hazine arazisi kiraya verilir.Ancak verilecek arsa,tarla ve ev arazi miktarı; kamu hizmetine tahsil edilen, gerçek ve tüzel kişi kullanımındaki  taşınmazdan; az ve iki katından çok olamaz.

4.Kamuya tahsil edilen üretim tesisi, ev ve iş yeri binaları ile  ekili ağaç ve bitkilerin karşılığı ise günlük gerçek değeri üzerinden ve kullanım süresi düşülerek, peşin para ile ödenir.

139-MADDE-MAL EDİNME, KULLANIM, İŞLETME VE MİRAS HAKKI:

1.Herkes mal edinme, kullanım, işletme ve miras hakkına sahiptir. Kişiler, Avukata düzenletilen, uzman Tıp Doktoru raporu ve Noter onaylı Vasiyetname ile mallarının;% 20’sini,diledikleri gerçek ve tüzel kişilere bırakabilir. Mal ve miras hakkının kullanılması, ulusal hak ve kamu yararına aykırı olamaz. Bu haklar, kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir

2.Bina, arsa, ekilip dikilebilir, sulanır tarla ile % 40 tan daha çok eğimli, tarım ve yerleşim dışı araziler, akarsu, göl,baraj,deniz kıyıları özel mülkiyet ve kuralsız kullanım konusu olamaz. Özel kişi kullanımındaki konut, işyeri, arsa ve tarla ile orman, yayla, yol gibi kamunun ortak yararlanmasına açık taşınmazlar ve kamu kurumlarının kullandığı bina, arsa ve arazilerin mülkiyeti, devlet adına belediyelere aittir. Belediyeler bunların kullanım ve işletme hak ve yetkilerini kamu kurumlarına,  hizmet süresince ücretsiz tahsis eder, özel şahıs ve şirketlere ise KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesiyle 5 er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar kiraya verilir.

140-MADDE- SAĞLIKLI KONUTTA OTURMA HAKKI

 1-Belediyeler,şehirlerin özelliklerini bilimsel ve teknolojik gelişmeleri, çevre, coğrafya ve iklim şartlarını, hakim rüzgarların yönünü gözeten bir planlama çerçevesinde yol, su, kanalizasyon, çöp, atık su arıtma, elektrik, telefon, metro gibi altyapı hizmetleri tamamlanmış; okul, yeşil alan, çocuk oyun bahçesi, park, spor saha ve tesisi gibi sosyal ve kültürel alanlara ayrılmış; bahçeli müstakil veya apartman tipi  konut arsaları üretir. En az 1000 m2 olarak düzenlenecek bu parseller, ev yapmak isteyenlere; yapım karşılığı, 40 yıl süreyle kullanım hakkıyla kiraya verilir.

2-Belediyeler, altyapı hizmetlerini; KİYİB yöntemiyle özel sektöre yaptırıp, gördürüp yürüttürür.

3-Konut ve işletmelerin,kendi tüketimi için güneş ve rüzgar enerjisinden ucuz elektrik üretmesi desteklenir. Ev ve işyerleri, merkezi sistem klimayla ısıtılıp serinletilir. Sıcak su, günısısı ile güneşten elde edilir. Doğalgaz şehir içine sokulmaz ve konutlarda kullanılmaz.

4-Su kanalizasyon, elektrik gibi altyapı hizmetlerinin yapımı ile onarımı için yollar kazılmaz. Altyapı tünel sistemi bir defa yapılır ve kaldırım altından geçirilir.

5.Bilgilendirici yönlendirme ve alınacak ciddi önlemler ile gecekondu ve betonlaşmaya izin verilmez. İyi bir planlama ile şehirlerin en az yarısını yeşil alan ve ağaçlarla donatımı sağlanır. Şehrin en çok 3/1 ine konut ve iş yeri binası yapılabilir.

141.MADDE-SOSYAL GÜVENLİK BAKIMINDAN ÖZEL OLARAK KORUNACAKLAR

 1-Belediyeler,hamile ve bebekli anne, korunmaya muhtaç çocuklar ile yaşlı, hasta, kimsesiz ve yoksulların;   korunması, bakılması, barınması, okutulması veya bir iş sanat meslek edindirilerek, toplum hayatına hazırlanması ve insanca bir yaşam sürdürebilmeleri için; çocuk yuvası, kreş, yetiştirme yurdu, engelliler sınıfı ve huzur evi açılıp işletilmesinde; üniversite, tıp fakülteleri, okul, meslek odası, DKO, vakıf, dernek ve özel kuruluşlarla iş birliği yapar bu tür sosyal hizmetlere destek ve yardımcı olur.

2-Belediyeler,DKÖ’ler ve  engelliler sınıfı bulunan okullarla iş birliği yaparak engelleri nedeni ile özel eğitime gereksinim duyanların; açık öğretimden yararlandırılması veyaşama kazandırılıp ekonomik özgürlüklerini sağlayıcı; bilgisayar programı ve oyunlar ile film senaryo ve çizgi filmlerin yazılımı ve yapımı konusunda eğitilerek, topluma yararlı bir iş edinmeleri hususunda her türlü tedbiri alır ve çalışmaları yapar.

3-a) Sosyal devlet ilkeleri ve temel insan haklarının bir gereği olarak; aileler, ücretlerini ödeyemedikleri gerekçesiyle kiraladıkları konuttan çıkarılamaz ve konutların elektrik ve suları kesilemez. Ayrıca izinsizde  olsa, emek ve zaman harcandığı ve milli servet olduğundan kaçak konut ve işyerleri yıkılamaz

b) Belediye görevlileri en az haftada bir mahalleleri gezerek gecekondulaşma ve kaçak yapılaşmayı gözetip önler ve rapor tutar. Yasaya uymayanlar hakkında para cezası uygulanır.

142.MADDE-SPORUN GELİŞTİRİLİP YAYGINLAŞTIRILMASI

1.Sportif faliyetler, her dereceli devlet ve özel okulların, amatör spor dernek kulupleri ve bunların bölge ve başkentteki, üst sivil örgütleri tarafından yürütülür. Tek bir  spor federasyonu kurulur ve bu federasyon içinde tüm spor dallarının şubeleri açılır.

2.Kamu kurumları ve şirketler spor kulübü kuramaz. Belediyeler, kurum spor takımı oluşturamaz ve belediye başkanları spor kulübü başkanlığı yapamaz. Ülkemizde spor amatör olarak yapılır. Herkes sağlığını korumak için durumuna uygun bir spor dalında düzenli ve hobi amaçlı olarak antrenman çalışmaları, gösteri, etkinlikler ve yarışmalara katılabilir. Türkelinde iş meslek edinilerek profesyonel nitelikte bir spor dalında para karşılığı ferdi yada takım sponsoru yapılamaz. Spor  dernek,kulüp ,kurum ve şirketlerce , sporcu transfer edilemez. Bir memur yada işçiye, spor yaptığı için aylık ücret ödenemez.

3.Belediye,DKÖ  ve şirketlerin destek ve  teşvikiyle; şehirlerde okullar arası, bölge ve ulusal düzeyde spor karşılaşma ve müsabakaları düzenlenir. Bireysel ve takım olarak dünya ve olimpiyat şampiyonlarına hazırlanan sporculara , sponsor ve yardımcı olunur.

4.Belediye mülkü olan; stadyum, spor salonu, yüzme havuzu, atış poligonu, plaj gibi spor tesis ve alanları ile bu hizmete uygun arsa ve yerler, spor derneklerine 40 yıl sürelerle ücretsiz tahsis edilir. Ortak, toplumsal bir kamu hizmeti  olduğundan; spor tesislerinin aydınlatma, ısıtma ve tüketimde kullanılan elektrik ve su için ücret alınmaz. Belediye amatör sporun gelişip yaygınlaşmasına yardımcı olur , yönlendirir.

143.MADDE-TARİH, KÜLTÜR  VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMASI

1.Devlet, tabiat varlıkları, sit alanları, eski eser ve kültürel değerlerin, bize ulaştığı şekilde olduğu gibi korunup yaşatılmasını sağlayıcı hukuksal düzenlemeleri yapar.

2.Belediye mülkü olan eski eser, müze, kale, han, konak, akarsu, göl, deniz sahili, milli park, orman ve yaylalar; turizm ve sportif amaçlı hizmet vermek üzere; dernek, vakıf ve şirketlere; KİYİB yöntemiyle 40 yıla kadar kiralanabilir.

3.Belediyeler, tarihi binaları, eski yapıları, otel, pansiyon, lokanta ve turistik amaçlarla kullanılmak üzere; işletmecilere; yapım, onarım, bakım, yenileme karşılığı ücretsiz tahsis eder. Eski eserlerin tarihi dış görünümü korunarak, halkın günlük kullanımına uygun ve gereksinimlerini karşılayacak biçimde onarılıp iç bölümü yenilenerek hizmete sunulur. Tarihi eserler, halkın ziyaret ve yararlanmasına açık tutulursa halk bunu sahiplenip sevgiyle korur, emanet kabul edip gelecek kuşaklar için yaşatır.

4. Tarihi eser, kültür ve tabiat varlığı, milli park, anıt ve koruma kararlarını, belediye meclisleri alır değiştirir veya kaldırır. Bu konu yargının görevi değildir.

5.Devlet, tarihi eserleri restore ettiremez. Yenileme ve onarım işlerini, şirket, dernek ve vakıflar yaptırır. Üniversite ve belediyeler, yardımcı ve destek olur.

6.Sit alanlarına, eski ve tarihi binaların bulunduğu mahalle, semt, köy ve cadde veya sokağa site ve apartman tipi yeni bina yapımına asla izin verilmez. Yanan, çöken tarihi binaların yeri; ya boş bırakılıp yeşil alan olarak düzenlenir yada eski, geleneksel mimari özellikleri, korunarak, iki katı geçmeyen tarihi dış görünümlü yeni müstakil konut yapımına veya kısmen yıkılmışsa birebir aynı biçimde onarılıp yenilenmesine, belediyece izin verilir.

7.TC devleti sınırları içinde yabancılara; sit alanı iç ve dışında; arkeolojik araştırma, kazı, restore ve akademik çalışma izin verilmez.      TC ülkesinde arkeolojik araştırma, akademik çalışma ve eski eserlerle ilgili kazılar, yenileme işlemi Türk üniversitelerinin gözetiminde,         TC vatandaşı arkeolog ve elemanlarca yürütülür.

8.Arkeolojik, tarihi, sosyal, ekonomik yada doğa ve bitkiler konusunda; inceleme, akademik araştırma yapmak, belgesel çelmek isteyenlere, kamu kurumları; her türlü yasal  izin ve  desteği verir. Sit alanları, milli park ile müzelerde inceleme ve çekim serbestçe yapılabilir.

9.Kütüphane ve müzelerde bulunan el yazması eserleri, milli kütüphaneye, devredilir. Mikro filme ve CD lere alınır. Bu dönem için önemini koruyan eserler; üniversitelerce, akademik görev olarak günümüz Türkçesi ile yayınlanır.

10.Milli kütüphane, başkentteki bir devlet üniversitesine bağlanır. TC sınırları içinde basılan her kitap ile süreli yayın dergi ve gazetelerden bir adet ile çevrilen film ve dizilerden, çekilen belgesellerden bir kopya CD, yazar , yayın evi yada yönetmence, milli kütüphane arşivine, ücretsiz ve ulusal görev gereği olarak verilir. Ayrıca; devlet radyo , TV si ile bakanlıkların kitap yayınlarına ilişkin bilgi, belge ve kitaplarında milli kütüphaneye devredilir. Bu kültür eserleri korunarak gelecek kuşaklara ulaştırılması sağlanır.

144. MADDE-DOĞAL SERVET VE KAYNAKLARIN ARANMASI, İŞLETİLMESİ

 1.Su, petrol, doğalgaz, kömür ve maden gibi doğal servet ve kaynaklar, belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Belediyeler , doğal ve kaynak ve madenlerin, arama ve işletme hak ve yetkisini, şirketlere 5 er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar KİYİB yöntemiyle kiraya verir.

2.Yabancı şirketler bakanlıktan ilk önce TC ülkesinde iş, faaliyet yapabilme genel izin ve yetkisini alırlar. Yabancı şirketlere maden, petrol arama, çıkarma ve işletme izinlerini ilgili belediyeler verir.

3.Doğal kaynakların, çevreye zarar verilmeden yasalara uygun olarak çıkarılıp işletilmesini; belediye , meslek kuruluşları, basın ve DKÖ , 7 gün 24 saat her aşamada gözetip denetler. Yasaya aykırı davranışlara uygulanacak ceza ve yaptırımlar kanun ve yönetmelikle düzenlenir.

4.Maden arama, çıkarma, işletme, tesis kurma ve mal üretim izni alan yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin; en çok 3 ay içinde arama veya tesis kurulum çalışmalarına başlaması gerekir.3 ay içinde çalışmalara başlamayan veya tesisini 1 ile 3 Yıl içinde tamamlayarak faaliyete, üretime geçmeyen yada faaliyetine, üretime 1 ile 2 yıl ara veren ve hizmeti durduranlar, tutanak tutulup yazılı olarak uyarılır ve çalışmalara başlaması için 1 aylık ek süre verilir, tanınır. Aynı olumsuz durum sürdürülürse tutanak tutulup, arama, çıkarma veya işletme izinleri idarece ve tek taraflı iptal edilir. Kesinlikle ve hiçbir nedenle tazminat ödenmez. İdarenin bu kararına karşı yargıya başvurulamaz, bu yer başkasına ihale edilir.

5.Doğal denge bozulacağından milli park, ormanlık alan, tarım arazileri, deniz, göl, akarsu kıyısı, su havzasında; maden arama, çıkarma, kum, taş, mermer ocağı veya kömür işletmesi gibi ağaçları kurutucu, suları kirletici, çevreye zarar verici üretim faaliyetlerine izin verilmez.

145.MADDE-YEŞİL ALAN VE ORMANLARIN KORUNUP GELİŞTİRİLMESİ

 1.Orman, milli park, tabiat koruma alanı, otlak-mera ve yaylalar , belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Ormanların, milli parkların belirlenip, düzenlenip korunması, gözetimi, yönetimi ve işletme hak, görev ve yetkisi belediyelere aittir. Belediyeler ormanların korunması, ormanlık sahaların genişletilmesi ve yeni orman dikimi için gerekli, özendirici ve yönlendirici her türlü idari ve ekonomik tedbiri alır, uygular. Özel şirket ve kişilerin; orman kurmasını, teşvik eder, dikim için belediye arazisini ücretsiz tahsis eder. Yanan ormanların yerinde yeniden orman yetiştirir. Belediyeler, 1 yıl öncesinden bir bölgede, en az iki katı yeni fidan dikimi yapmadan, ertesi yıl oradan orman kesimi yapamaz. Ağaçlandırma sahalarına; ceviz, ıhlamur, kestane, dut, kiraz, kayın, meşe, karaağaç gibi mobilyacılıkta kullanılan ve akasya, okaliptüs, dış budak, iğde, çınar, şimşir, selvi, kavak, söğüt gibi yanmayan ağaç türleri dikilip yetişince satılarak, ağaçlandırma giderleri karşılanır.

2.Tıraşlama ve düz kesim şeklinde orman kesimi yapılamaz. Baltalık, odunluk, bozuk orman gibi sözcükler kullanılamaz, köylülere serbestçe kesim için ormanlık alan ayrılmaz. Ormanlardan yetişkin ağaç kesiminde her 1000 m2’lik alanda en az iki yetişkin ağacın bırakılması zorunludur. Kesim alanındaki küçük ağaç ve fidanlar korunur kesilmez

3. Belediyeler ormandan elde edilen geliri; yeni orman dikimi ile orman köyünün eğitim ve altyapı giderlerine harcamak zorundadır. Orman, yayla ve mera gelirleri; bu doğal servetlerin iyileştirme, geliştirme ve korunma çalışmalarına harcanır başka kamu hizmetleri için kullanılamaz

4.İnsanlara doğayı sevdirmek sahiplendirmek ve sağlıklı bir yaşam sunmak için; milli parklar ile diğer ormanlık alan ve yaylalarda; halka açık, piknik ve kamp yerleri, tatil köyü ve dinlenme tesisleri , belediyeden izin alınarak kurulabilir. Belediyeler orman içindeki tesis kurulmaya uygun yerleri; gerçek ve tüzel kişilere;5  er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar KİYİB yöntemiyle kiralar. Ancak, ormanlık alanlara konut ve üretim tesisi yapılmasına, yeşilin yok edilip betonlaşmasına asla izin vermez. Kiralama, gözetim ve denetim esasları,  kanun ve yönetmelikle düzenlenir.

5. Belediyeler yöresinde, en az bir milli park, piknik alanı. Orman, avlak, gölet, yeşil alan kurup halka açık ve hizmet verecek biçimde tutup, düzenler, bakımını yapar ve  su havzasını ağaçlandırır.

6. Orman yakan veya kaçak orman kesimi yapanların cezaları; paraya çevrilemez, ertelenemez ve affedilemez. İzinsiz orman kesimi veya kaçakçılığı yapılırken yakalanan, araç , taşıt ve mallara el konulur. Bunlar satılamaz, kamu kurumlarına verilir.

7. Orman yangınlarının yayılıp genişlemesini önlemek için ormanlık sahalar;50-100-200 dönümlük parsellere bölünür. Parsel aralarına 20 ile 50 m genişliğinde yollar açılır.

8.Ormanların; gözetim, kiralama, bakım, işletme, dikim ve kesim işleri; öncelikle orman içi ve kenarındaki orman köyü halkına verilir. Ormanların gerçek sahibi orman köylüleridir. Köylüler kabul etmedikçe,  belediye orman kesimi yapamaz. Orman köylüleri,  muhtar gözetiminde yakacak, tutuşturucu odun ihtiyacını; ormandan budama , kuru dal, kozalak toplayarak sağlarlar, yaş ağaç kesilemez. Ormandan, otsu bitki, mantar toplamak veya  avcı derneğiyle ortaklaşa av hayvanı üretimi  yapmak ve avlak kurma hak ve yetkisi, orman köylülerinindir.

9.Orman içi, kenarı ile dağ, yayla ve otlaklarda, geleneksel, otlatma tipi, küçük ve büyükbaş hayvancılığa izin verilir.

10.%40’dan fazla eğimli-meyilli arazilerde, tepelerde, ekonomik ölçüde  tarla tarımı yapılamayacağından, bu yerlere; meyve veya orman ağacı dikimi yapılır,otlak olarak kullanılır. Bu özellikteki yerler, arsaya dönüştürülüp, bireysel ve özel kullanıma açılamaz, bina yapılamaz. Ormanlar, dağlık, tepelik,  engebeli ve bataklık yerlerde kurulur. Düz ova ve tarım  alanlarında orman oluşturulmaz.

11.Belediyeler, uygun göl, akarsu, dağ, yayla, orman gibi yerlerin; avlak olarak düzenlenip, av hayvanı üretimi ve avcılık sporunda kullanılmak üzere, avcılık ve atıcılık derneklerine tahsis eder. Derneklere; atış poligonları kurdurur, atıcılık, okçuluk yarışları düzenletir. Balıkçılık yapılan sulak alanlar ise balıkçılık kooperatiflerine tahsis edilir. Avlaklara; milli park, dağ, tepe, otlak, orman, akarsu ve göletlere ayrıca kene, sivrisinek ve zararlı böceklerle mücadele etmek üzere üretilen sülün, keklik, hindi, tavuk, kaz, ördek, bıldırcın, tavşan, balık gibi av hayvanları bırakılır, yurdumuzda avcılık;8 ağustos- 2 Şubat tarihleri arasındaki dönemde haftanın cumartesi ve Pazar günleri yapılır.

12. Belediyeler , TSK ile iş birliği yaparak okul bahçeleri, yol kenarları, parklar, çocuk oyun bahçesi, meydan,  mezarlık, akarsu, göl, gölet, baraj,  deniz kıyısı, su havzası, tepe ve meralara ağaç diker.

13.Açık ve kapalı sistem madencilik yapan şirketler, bir plan dahilinde kiraladığı arazilerin; her yıl için en az % 10 unu ağaçlandırmakla yükümlüdür. Ağaçlandırma çalışmaları; 29 Ekim- 18 Mart tarihleri arasında yürütülür.

14.Orman, sit alanı, yayla ve milli parklar; insan ile keçi, koyun, sığır gibi hayvanlara yasaklanarak değil turizme yönelik, çevreye duyarlı, uyumlu sosyal tesis yapımına izin verilerek, hayvan otlatılmasına açılarak, doğanın yararı ve önemi somut şekilde gösterilerek doğa sevdirilip, bilinçle saygıyla gönüllü katılımla korunur.

15. Belediye, her köy, mahalle, semt, cadde ve okul bahçesine; çocuk oyun alanı, park bahçe, otopark, spor sahası, voleybol saha ve basket potası kurar, gerekli aletlerle donatır ve düzenli bakımını yapar. Cadde ve sokaklara ardıç, çam, sedir, selvi turunç ,hurma     ve palmiye gibi yapraklarını dökmeyen ağaçlar ile insanlardaki doğa sevgisini  canlandırabilmek için gülfidanları dikilir. Uygun yerlerde ise fıstık çamları yetiştirilir. Su kıtlığı nedeniyle otel , site, konut ve meydanlarda havuz yapılamaz. Bahçe, spor sahası, park ve yol kenarlarına; çim, çayır ekilmez. Bitkiler damlama yöntemiyle sulanır.

16.Dağ, tepe, sulak alan ve otlaklarda ağaçlandırma; yağmur mevsiminde yağmurlu günlerde uçakla havadan tohum püskürtme şeklinde yapılır. Yanma tehlikesi bulunan ormanlık sahalarda taban örtüleri; yağış mevsimi olan ekim-nisan döneminde kontrollü şekilde yakılarak yaz mevsiminde çıkabilecek yangınlardan ormanların zarar görmesi engellenir, ayrıca orman tabanı temizlenip açılarak bitki tohumlarının doğal biçimde yeşermesi sağlanmış olur.

17.Her il belediyesi, çevre ilçe ve belde belediyelerinde yararlanacağı, hayvan barınma merkezi kurar. Sahipsiz kedi ve köpekler, burada aşılanıp kısırlaştırılır, tedavileri yapılarak isteyenlere verilir. Uslu olanlar serbest bırakılır. Kaçan veya saldırgan hayvanlar bayıltıcı iğne atan silahla yakalanıp gözetim altına alınır. Belediyeler ve kamu kurumları hayvanat bahçesi kuramaz, özel şirket, vakıf ve dernekler kurup işletebilir.

18. Sulama ve kullanım için su sondajı ve kuyu izinleri , belediyeden alınır.

19.Milli park,   orman, otlak, su havzası, sulak yer, tarım bölgesi, akarsu, göl, deniz kıyılarında; doğaya, çevreye bitki ve sulara zarar verici; kömürle çalışan termik santral, çimento fabrikası, duman, gaz, koku yayıcı üretim tesisiyle, sulama ve elektrik üretimi için büyük boyutta su birikimli baraj yapımına, sanayi kuruluşlarının bu yörede faaliyetine, belediyece izin verilmez.

20.Doğal dengenin sağlanıp korunması esas olduğundan; bataklık ve  göl kurutulamaz, akarsu yatağı değiştirilemez. Çöp ve atıklar , su havzasına uzak bölgelerde toplanır. Çukur yerler doldurulur, havalandırma bacaları yapılır. Çöpün üzerine iki metre toprak dökülür ve bu bölge ağaçlandırılır. Atık ve çöp bölgesinde yapılacak göletlerde şehrin atık suları toplanarak dinlendirilir. Kamış,  su teresi bitkileriyle doğal şekilde arındırılan artık sular, düden ve açılacak kuyularla yeraltına verilir. Denize kıyı yerleşim bölgelerinde kullanma suları; denize dökülen akarsular  ve deniz suyundan arıtma ile elde edilir.

21.Elektrik enerjisi ihtiyacı; güneş, rüzgar, deniz akıntı ve dalgası, jeotermal kaynak gibi dışa bağımlı olmayan, çevreye zararsız, yerli kaynaklardan üretilip karşılanır veya doğrudan yurtdışından elektrik enerjisi satın alınır. Bize yabancı bir teknoloji, ithale dayalı, dışa bağımlı  ve tehlikeli olduğundan ülkemizde nükleer santral kurdurulamaz. Akarsulardan elektrik enerjisi ancak; eğilimi , düşümü yeterli, akışı hızlı yerlerde bent sistemi ve küçük tribünlerle yöresel düzeyde üretilebilir.

22.Yerel yönetimler; fidan yetiştirilmesi, ağaç, orman dikimi, park bahçe bakımı otogar yapım ve işletimi ölü defin ve mezarlık işleri şehir içinde otopark ve halka açık wc yapım ve işletimi vb işleri özel sektöre gördürüp satın alır.

GEÇİCİ HÜKÜMLER

1.Bu TC anayasası; yayımı tarihinde bütünüyle yürürlüğe girer. Anayasanın uygulanmasını; TUCUM, DKÖ ve basın gözetip   denetler , yürütür.

2.3 aylık dönem içinde tüm kanun ve kurumlar, bu anayasa hükümlerine göre yeniden düzenlenir.

3.TC devleti sınırları içindeki, bina( konut ve işyeri), arsa, tarla, arazi, dağ, yayla, otlak, ormanlık sahalar, akarsu, göl, deniz gibi taşınmazlar; bu anayasanın yayımı tarihinde ek bir karar alınmadan ve para ödemesi yapılmaksızın doğrudan devlet malı olur ve belediyelerin hüküm ve tasarrufuna girer.

4.Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancıların elindeki TC devletine ait tapu belgeleri; belediyeyle yapılan kira sözleşmesi hükmünde olup, kişilere ve yabancılara; başka bir işleme gerek  kalmadan, oturduğu konut, kullandığı arsa, tarla, arazi ve işyerlerine 40 yıl süreyle ücretsiz tasarruf, kullanım ve işletim yetkisi sağlar. Sözleşme bitiminde belediye bu yeri; gerektiği şekilde kullanır. Ancak yeniden kiraya verecekse, önceki kiracıya teklif etmek zorundadır.

5.Anayasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, tüm siyasi partiler kapanmış sayılır. Eski partilerin mal varlıkları yeni kurulacak Hilal partisi ve Ulusal Sosyalist partiye geçer. Yeni kurulacak bu iki siyasi parti kurucu üyeleri, 3 ay içinde siyasi partinin yeni üye kayıtlarını tamamlar. Siyasi partinin 5 kişilik bölge yönetim kurulunu ve başkentteki genel yönetim kurulunu seçerler. Yeni siyasi partiler ve seçim kanununa uygun olarak, bu iki siyasi parti; milletvekilli ve yerel yönetim seçimlerine birlikte ve genel seçim adıyla katılır.5 yıl süreyle ülkeyi ve yerel yönetimleri yönetecek seçilmiş devlet memurları, belirlenip seçilir

6.Bu anayasanın yürürlüğe girmesinden, seçimlerin tamamlanmasına kadar geçecek sürede; kurucu meclisi olarak TUCUM eski üyeleri ile hükümet, belediye meclisi; yasama yürütme ve yerel yönetim, görev, yetki ve sorumluluğunu vekaleten yerine getirirler.

7.Ülkemizde 60 siyası parti var. Seçimlere 27 si katılıyor. Parlamentoya 3 ile 5 parti milletvekili seçtirebiliyor. Hükümeti en çok oy alıp vekile sahip olan parti kurup iktidar olduğunda diğer 59 siyası partideki değerli insanlar hiçbir zaman devletine ve halkına siyasi olarak hizmet edemiyor.

8.Siyaset, politika; bir iş, sanat, meslek, kazanç kapısı değildir. Onursal bir halka hizmet görevi, sorun çözme yetenek ve becerisidir. Bu nedenle aynı kişi ikinci defa veya dönem milletvekili, belediye başkası veya muhtar-belediye meclis üyeliğine aday olamaz, gösterilemez ve seçilemez. Demokrasilerde; saltanat, krallık, diktatörlük, doğuma ve yere bağlı üstünlük yoktur. Herkes, eşit ve objektif şartlara göre yönetme hakkına  sahiptir. Demokrasi, cumhuriyet, yönetimin; bazı gurup ve kişilerin tekelinde değil, Halkın egemenliğinde, özgür iradesinde olduğu sistemdir. Akıl akıldan üstündür; birinin göremediğini, bir diğeri görür. Bazılarının çözemediği sorunu, bir başkası kolaylıkla çözebilir. Dünya her gün değişiyor, yenileniyor, yenilik ve değişimde ferahlık, huzur vardır.

9.Bir kişi, ayrı dönemlerde; muhtar, belediye başkanı ve millet vekilliğine aday olup seçilebilir ve bu üç seçimlik kamu hizmetini üç ayrı dönemde yapmış olur.Yine ayrı dönemlerde olmak üzere, atanmış devlet memurluğuna girebilir veya istisnai kamu görevlerinden olan; müdür, uzman, konsolos, elçi, daire, başkanı ve bakanlık görevine getirilebilir. Halka hizmetin  farklı zaman ve kademeleri de, bir çok şekli vardır.

10.Siyasi partilerin; kuruluş. İşleyiş, denetim ve seçimlere ilişkin tüm iş ve işlemlerini; Adalet Teşkilatı  ve Adliyeler yürütür.

11.EK-1’deki Memur Sınıf ve Kadro Cetveli, bu anayasanın yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.

12-İDARİ BÖLGELER

a-1) TC sınırları içinde bulunan yerleşim birimleri; doğal durumu, coğrafi yapımı, birbiriyle olan ulaşım bağlantıları, iklim şartları, altyapı sorunlarının  benzerliği, sanayi, tarım ve hizmet sektörleri ile ekonomik potansiyeli, ticari ve sosyal ilişkileri, kültürel yakınlık ve nüfus gibi faktörler açısından benzer özellikler gösteren iller, dolayısıyla ulaşım yönünden yakın il, ilçe belde ve köyler, gururlandırılarak İdari Bölgeler oluşturulur.

2)TSK, ordu görev bölgelerini; bu idari bölge sınıflaması ve sınırlarını esas olarak ve birbirleriyle bağlantılı idari Bölgeleri, bir ordu gurubunda toplayarak , kurup konuşlandırır.

b- Bölge Meclisi: Bölgeye bağlı il, ilçe ve belde belediye başkanlarından bölge meclisi oluşur. Bölge Meclisi, Bölge Merkezi ilde kurulur. BM Başkanı, o yer belediye başkanıdır. Yılda iki defa toplanarak, bölge sorunlarını görüşüp çözer. Bölge Belediyeler Birliğine, bölgedeki tüm belediyelerin katılımı zorunludur.

c- İdari Sınır Düzenlemeleri:

1) Ülkede sağlıklı ve işlek bir idarenin kurulması, birlik ve beraberliğin, güvenliğin sağlanması, adalet ve kuralların etkin ve geçerli olması, mülki sınır anlaşmazlıklarının giderilmesi için İdari Bağlılıklar yeniden düzenlenir.

2) Ayrıca, yerleşim birimleri arasında sorun çıkmaması için il, ilçe ve belde sınırları; akarsu, göl, deniz, demiryolu, karayolu ile doğal engebeler olan; dağ, tepe, alpin-sırt çizgisi, vadi, çukur, toprak rengi gibi değişmez, kalıcı, belirgin yerlerden geçirilir. Sınırları, iki tarafın ihtiyar heyetleri çizer. Anlaşmazlık çıkması halinde; Belediye Meclisi sınırı doğrudan belirler. Belediyeler arası sınır anlaşmazlığını, Bölge Meclisi çözer. İdari Bölgeler arası sınır anlaşmazlığını ise ilgili bakanlık kesin olarak çözer. Sınır anlaşmazlıkları yargıya götürülemez. Yol, akarsu, göl, esas olarak hangi belediyece kullanılıyorsa sahiplik ve bakımı ona bırakılır. Ya da sınır; akarsu, göl ortasından geçirilip su ikiye bölünür. Doğal engebe bulunmayan yerleşim birimleri arasındaki sınır çizgisi; 90 derecelik düz, dik bir çizgidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     www.brochure-design.com
Button Button Button

Copyright 2007 You.com. All Rights Reserved. Frontpage-Templates.org