|
GENEL ESASLAR
1.MADDE – DEVLETİN
ADI VE ŞEKLİ:
Türk Devletinin , Hükümet Şekli ve Yönetim Biçimi; Tam Bağımsız,
Bağlantısız, Laik , Demokratik , Erdemli bir Ulusal Hukuk
Cumhuriyetidir.
2.MADDE-TÜRK ULUSU VE
TÜRK DEVLETİNİN; YURDU, SINIRLARI , BAŞKENTİ, BAYRAĞI, ULUSAL MARŞI
, RESMİ DİLİ, ALFABESİ VE ULUSAL PARASI:
A-YURDU:Turan halkının binlerce yıldır yaşamını sürdürdüğü Ata
Toprakları, Türkün vatanıdır.
B-SINIRLARI: Misak-ı Milli-Ulusal Anıtla belirlenip, İstiklal
mücadelesinde şehitlerin kutlu kanlarıyla çizdiği; silinmez ve
geçilmez hattır. Vatan bir bütündür.
C-BAŞKENTİ:Atakent
D-BAYRAĞI: Türk devletinin bağımsızlık, Türk Halkının Özgürlük,
Egemenlik ve Ulusal Birliğinin sembolü; Ak, boz, ayyıldızlı, turkuaz
renkli Gökbayrak.
E-ULUSAL MARŞI:İstiklal Marşı.
F-RESMİ DİLİ:Türk Devletinin , resmi yazışma, konuşma, haberleşme,
iletişim, yargılama ve devlete ait temel eğitim okulları ile devlet
üniversitelerinin eğitim-öğretim dili Türkçedir.
G-ALFABESİ:Kelebek, damga harfleri kökenli, Orhun-Yenisey Türk
Alfabesi.
H-ULUSAL PARASI: TC devletinin resmi parası; TL ve kuruştur. Ulusal
sınırlar içinde TL kullanılır. Kamu kurumları tüm ödemelerini TL ile
yapar. Devlet vatandaşlarından alacağını TL ile alır. Dış ticaret;
karşılık, güven saygı ve eşitlik ilkelerine göre , yine karşılıklı
ülke ulusal paralarıyla ve banka değişim işlemiyle yürütülür. Üçüncü
bir ülke parası, değişim ve alışveriş aracı olarak kabul edilemez.
3.MADDE-CUMHURİYETİN
NİTELİKLERİ:
A-TEMEL FELSEFESİ:
1-Türk Cumhuriyeti; Türkistan topraklarında yaşayan, Türkün, mantık,
misyon ve idealinin , kurucu iradesi ile Türk devletinin
egemenliğini tanıyan, Türk vatandaşlığını , En Üst Kimlik olarak
benimseyen Yurttaşları; hukuken Eşit, Özgür ve Saygın vatandaş kabul
eder.
2-İnsan haklarına, etnik durum, ırk, renk, anadil, cinsiyet,
din-inanç, mezhep, felsefi düşünce, siyasi görüş ve kültürleri ile
insani farklılıklarına saygılıdır. Vatandaşlığın, belirleyici siyasi
irade ve üst kimlik ögeleri; Türk Cumhuriyeti kuruluş felsefesi ,
Türk dili, Türk kültürü ve Türk töresidir. Cumhuriyetin varlığı
Türk devletini oluşturan; birey, aile, halk, kurumlar ile DKÖ ve hür
basının eşitliğine ve birbirini , 7 gün 24 saat karşılıklı
gözetleyip denetlemesine dayanır. Yenilik, değişim ve ilerlemeye
açıktır. Sistemi; rekabetçi, eşitçi, kurallı, dengeli, kontrollü,
denetimli ulusal tasarım, yerli malı üretim ekonomisi, belirleyip
düzenler. TC; ulus egemenliği, ulusal haklar, hukukun üstünlüğü,
yerel yönetim, yerindelik, yetki genişliği , kamu yararı ve bireysel
girişim ilkelerine bağlıdır. Kamuoyuna duyarlı, kuvvetler ayrılığına
dayalı , serbest seçim, darbölge, genel oy , iki partili,
parlamenter başkanlık rejimini esas alır. Özgürlükçü, tam bağımsız ,
bağlantısız, yerel katılımcı , açık, şeffaf, laik-seküler,
demokratik, akıl ve bilime bağlı , sosyal adaletçi, tek hukuk ve
tek dereceli yargı organlı, tek meclisli bir hukuk devletidir.
B-TC KURULUŞ İRADE,İLKE VE TÜRK DEVRİMLERİ:
1.Kurucu İrade: Türk halkının idaresi ile Türk devlet yönetiminde;
Türk devrimi esas ve temel alınır. Devlet, idari işlemlerini
kolaylaştırır, şartları iyileştirir, yönetimi demokratlaştırıp,
yaşamı güzelleştirir. Amaç; TC devletinin , tam bağımsızlığı,
vatanın bütünlüğü ve ulusal haklar ile Türk halkının; özgürlük,
laiklik, birlik ve beraberlik içinde, dirlik ve düzeninin sağlanıp
korunabilmesidir.
2.Sosyal Devlet İlkeleri: Cumhuriyetçilik, Hukukun Üstünlüğü, Akla
ve Bilime Dayalı , yeniliğe açık reformlar, ulusal egemenlik,
demokrasi, laiklik-sekülerlik, tam bağımsızlık , bireysel özgürlük,
bağlantısızlık.
3.Türk Devrimi ve Reformları: Korunup, yaşatılacak , yönetimde
belirleyici olacak, Halkı yönlendirmede esas alınacak kalıcı Türk
reformları; Türk vatandaşlarının, resmi dil Türkçesiyle konuşması.
Türk tarihinin okutulması. Türk damga yazısı ve Orhun-Yenisey
Kelebek harfli, doğa kökenli Türk alfabesinin; eğitim öğretim ile
resmi iletişim ve yazışmada kullanılması. Eğitim öğretim birliği.
Karma eğitim. Bilim özgürlüğü. Yargı birliği. Ekonomik, kültürel ve
siyasi bağımsızlık. Temeli Türk kültürü ve Türk töresi olan erdemli
Cumhuriyet. Demokrasi, laiklik, ulusal egemenlik, kadın ve erkek
eşitliği , soyadı alınıp kullanılması, tek eşlilik.
C-RESMİ DEVLET POLİTİKASI: T.C.devletinin bağımsız ve güçlü,Türk
ulusunun özgür ve mutlu olmasını sağlayacak olan,T.C.devleti
ilkelerini, temel esaslarını, ulusal hedeflerini, ortak bilinci,
ulusal güvenlik siyaseti ile ulusal hakları, tam bağımsızlığı,
borçsuz olmayı, Türk dünyasının kırmızı çizgilerini ve resmi devlet
politikasını, T.C ulusu adına, TSK; Türk vatandaşının tarih ve
coğrafyası ile bölgeyi, komşularını ve dünyadaki gelişmeleri dikkate
alarak;50-100 yıllık, ulusal hedef, amaç ve idealler belirler.
Uygulamaları izler, değişiklik, gelişme ve yenilikleri her beş yılda
bir düzenleyip, Bakanlar Kuruluna iletip önerir. Hükümet bu teklifi;
tasarıya dönüştürüp TCUM genel kuruluna sunar. Ulusal meclisin
benimseyip, kabul edip aldığı Genel Kurul kararı; T.C. Resmi
politikası olup; yasama, yürütme, yargı, yerel yönetim,
TSK,polis,STÖ,ile kamu kurumları, devlet memurları ve özel
kuruluşları bağlar. Türk halkı adına, Basın ve STÖ uygulamayı
izleyip, gözetip denetler. Hükümet programı, bütçe ve yapılan
sözleşmeler,TCR.D.politikasına aykırı olamaz.
D- DEMOKRASİ:
a-Demokrasi ilkeleri
1-Görülen,duyulan ve yapılanın tartışıldığı, sorgulanıp
eleştirildiği, bireylerin gerçekleri söylemekten korkmadığı,
yalakalık yapmadığı, bir halk yönetim sistemidir. Söz ve
davranışlarda; şiddet,baskı, silah, ölüm, yakım, yıkım olmamasıdır.
2-Siyasetin,hukuka uygun olarak yürütüldüğü, halkın, yöneticilerini;
bir dönem için özgürce, serbestçe seçtiği, beğenmediğinde genel,
eşit ve gizli oyla değiştirebildiği rejimdir.
3-Bireylerin,temel insan haklarını; çevreye, başkalarına zarar
vermeden ve yasalara uygun olarak kullanmasıdır. Demokrasi, en az
yasağı, kuralı olan sistemdir.
4-Kamu oyunun görüş ve isteklerine önem ve değer verilmesi.
5-Görevinde başarısız olan ve halkın istemediği yöneticilerin;
onurlu davranıp kendiliğinden istifa etmesi.
6-Basın ve DKÖ’ lerce alınan karar ve yapılan işlerin ulusal
haklara, kamu yararına, hukukun üstünlüğüne ve yasalara
uygunluğunun 7 gün 24 saat gözetilip denetlene- bilmesidir.
7-Kurumların, hizmet verirken din, inanç, dil, kültür, ırk, milliyet
ve cinsiyet ayrımcılığı yapmadığı sistemdir.Farklı kişilerin
insanlık şemsiyesi altında, birlikte ve barış içinde yaşamasıdır.
8-Yargı,asker ve polis; iktidarın, bir siyasi partinin, bir etnik
veya inanç grubunun; yandaşı, ortağı, dayanağı, yardımcısı ve arka
bahçesi olamaz.
9-Çoğunluktan farklı olan azınlığa ve dini gruplara, muhalefete;
varlığını koruyup devam ettirme, çoğunluk gibi yurttaşlık
haklarından, eşit şekilde yararlanma hakkı tanır ve kullandırılır.
Devlet, çoğunluk baskı ve dışlamasına karşı, azınlığı, aykırı,
farklı düşünceyi korur, güvenli ve huzurlu bir ortam sağlar.
Demokrasi; ayrımsız, eşit şekilde, tüm vatandaşların, kendini ifade
edip, haklarını yasal ve meşru yollardan arayıp, kullanıp
savunabilmesidir.
10-Devletin, farklılıklara saygılı davranması, anlayış göstermesi ,
değişik görüşlere, yenilik, değişim ve ilerlemeye açık olması
gerekir. Bireyleri; yücelterek toplum, halk, ulus, millet ve devlet
yapan; kutsal manevi değerler ile ulusal amaçtır.
11-Türk devletinin siyasal, kültürel, bilim, teknik ve ekonomik
olarak diğer devletlerle, küresel, emperyal ve tekelci kuruluşlardan
bağımsız, bağlantısız, egemen olması. Türk hükümetinin de Türk
halkına güvenerek, özgür davranması, ulusu savunması gerekir.
12-Demokrasi tüm unsur ve öğeleriyle bir bütün olarak çalışan
yönetim sistemidir.
13-Ne zaman, nerede, ne söyleyip, ne yapacağına kişilerin özgürce
kendisinin karar vermesidir.
b-Demokrasinin Ülkede Varlığı ve Devamını Sağlayan Şartlar
1-Demokrasinin olmazsa olmazları: Hukuksal eşitlik, yargı birliği,
hukukun üstünlüğü, hukuk devleti, mahkemede adaletin sağlanacağı
inancı, yargıya güven, suç işleyenin, adaletle yargılanıp hak ettiği
cezayı görmesi, yargı bağımsızlığı, yargıç tarafsızlığı.
2-Basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, öğrenme, bilgilenme,
haber alma, özgürlük hakkı ile en temel hak olan yaşam hakkı ve
tüketici hakları. Temel hak ve hürriyetlerin eşit kullanımının
sağlanması; Türk kamuoyundan, basın ve DKÖ’lerden, devletin hiçbir
karar, harcama ve eyleminin gizlenmemesi.
3-Kuvvetler ayrılığı;yasama,yargı,yürütme,yerel yönetim,güvenlik
güçleri(Polis ve TSK) ve basın birbirinden bağımsızdır.Genel ve
yerel yönetim, askeriye ve yargıdan bağımsızdır.TCUK ve Basının,
Türk ulusu adına, Kamu kurumlarının işleyişini gözetip denetlemesi,
vesayet değil,ulusal görevdir.
4-Yönetimin,halkın,manevi,ulusal ve kültürel
değerlerine,istek,beklenti ve uyarılarına duyarlı ve saygılı
olması.Halkın, can, namus ve mal güvenliğinin sağlanması.Geleceğin
net şekilde öngörülüp, korkulmaması. Bürokrasi de idari işlemlerin
güven ve beyan esasına dayanması.Yönetimde açıklık, şeffaflık.
Vatandaşın kamu kurumlarına sahip çıkması, kurumlarında vatandaşı
devletin temel öğesi, varlık sebebi görmesi.
5-Laiklik-sekürellik
6-İki partili siyasi sistem;muhalefet partisinin de seçimlerde
seçenek ve iktidar partisi kadar güçlü olup hükümeti gözetip
denetleyebilmesi ,halkı bilgilendirip uyarabilmesi,yanlış
yapılmasına engel olup iktidara dur deyip sorunlara alternatif
çözümler üretebilmesi.
7-Demokrasi;düzenli bir işi, yeterli geliri olan, karnı tok,
birikimli, bilinçli, özgür düşünen, vicdanı sorumluluk, fedakarlık,
yurt severlik duygularına sahip, özgüvenli, ümitli bireylerin kurup
yönettiği bir sistemdir.Bunu sağlamak için 12 yıllık temel eğitim
zorunlu tutulur.Gençlere yetenek,beceri ve isteklerine uygum dalda
eğitim,öğretim görerek yasal, meşru ve topluma yararlı bir iş,sanat,
meslek edinme fırsat ve imkanı tanınır.T.C’ de duğuma, yere bağlı
asalet, soyluluk yoktur.Büyüklük, efendilik , demokrasilerde; halka
hizmet etmek, yararlı olmak,mal üretmek vergi vermek, yasalara uygun
ve saygılı davranışla kazanılır.
E-SOSYAL,ADALETÇİ,HALKÇI HUKUK DEVLETİ:
1-Devlet;Halkın daha güvenli,huzurlu,mutlu ve umutlu yaşayabilmek
için kurduğu ve hukuka uygun,adaletli,eşit hizmet beklediği
örgüttür.
2-Devletçilik;Memurların halka,
zamanında,gereğince,yeterli,düzenli,hukuka uygun ve eşit
şekilde,sosyal adalet dengelerini gözeterek hizmet vermesidir.
3-Üniter Devletçilik;TCUM’ un çıkardığı kanunların, ülkenin her
bölge,il,ilçe ve beldesinde geçerli olması,tüm kişileri ayrımsız
bağlamasıdır.
4-Devleti;diğer örgüt ve tüzel kişiliklerden ayıran en önemli
fark,özellik;Ulus Egemenliğine dayanması,milli parasını
basması,saldırı karşısında egemenlik hakkın kullanıp
bağımsızlığını,özgürlüğünü korumak-savunmak için savaşması ve ülkede
güvenlik ve adaleti sağlayabilmek için suç işleyenleri yargılayarak
cezalandırmasıdır.
5-Demokratik Devlet;Halkını baskı,dayatma,korku ve cezayla değil,
demokratik kurallar çerçevesinde sorunlara kalıcı çözüm üreterek,
Cumhuriyeti, demokrasiyi sevdirip, bağımsızlık, özgürlük ve halk
egemenliğini sahiplendirip, açıklık, şeffaflık, katılımcı,
paylaşımcı ve gönüllü birliktelik esasına göre yönetir. Sistemin en
önemli ve temel unsuru , özgür bireydir.T.C Devletinde her şey
vatandaş içindir ve kurallar vatandaşın istediğine göre düzenlenir.
6-Ekonomide Devlet;Planlı , buyurucu ekonomi ile liberal,
rekabetçi,yarışmacı, serbest piyasa ekonomisi arası,uluslar arası
tekellere kapalı,ikili,karşılıklı güven,saygı ve eşitliğe dayalı,dış
ticarete açık,emperyalizme Pazar veya hammadde kaynağı olmayan,kendi
kendine yeterli,ulusa ve ulusal kaynaklara dayalı, bir ekonomi
politikası izlenir.
7-Devlet,ekonomik faaliyetleri gözetip izler.Gerektiğinde işlere
ileri görüşle müdahale edip,etkileyici politikalarla ekonomiyi
yönlendirir.Krizin, maliyet ve talep enflasyonunu yükseltmesini
önler.Sosyal patlamalara, durgunluğa, işsizliğe,
iflaslara,belirsizliğe izin vermez.Açık,şeffaf,kalıcı,etkili
politikalar uygulayarak,insanların geleceği net öngörmesini
sağlayarak girişimcilerin önünü açar.Mal ithalatını azaltıp,ülkeyi
dışa bağımlılıktan korur.Döviz,faiz üst sınırını birer yıllık
dönemler içim belirleyip sabit, gözetimli kur sistemi
uygular.Gerektiğinde menkul kıymetler borsasında işlemleri
durdurup,endeksin aşırı düşüş ve yükselişini önler.Anonim şirket
hisselerinin en az %45 oranında borsada satış ile küçük
tasarrufların,sermayeye katılımı ve tabana yayılımını sağlar.
8-Sosyal Devlet İlkesi Gereği;Halkın çoğunluğunun,insanca
yaşayabileceği bir ortam oluşturulur.İsteyenlere bir
meslek,sanat,iş,aş,konut edinme imkanı sunulur.Devlet,halkı
gözetici,eşitlikçi,sosyal,adaletçi politikalar yürütür.
9-Devlet;Ticaret yapmaz,mal,hizmet üretip satmaz.Görevi;Ulusal
ekonominin, kaliteli, verimli, sağlıklı işlemesini
sağlamaktır.Ekonomik faaliyet, yerel,bölgesel ve ulusal düzeydeki
özel sektör eliyle yürütülür.Devlet , mal ve alt yapı hizmetlerini ,
halkı için, özel sektörden satın alır.
10-Hukuk Devleti; Devlet memurlarının kamu görev ve
hizmetlerini,hukuka uygun olarak,zamanında ve gereğince
vermesidir.Devlet,halk grupları arasında ayrımcılık ve kayırma
yapamaz.
11-T.C Devleti, egemen,bağımsız ve bağlantısızdır. Üzerinde yerli
yada yabancı hiçbir otorite olamaz ve yabancı devletlerle
kuruluşların mandası,kapitülasyon ve imtiyazı kabul edilemez.
12-Ulusal iradeyi TCUM temsil eder .Ulus adına egemenlik yetkisini
ise hukuka uygun olarak hükümet,yargı,polis ve TSK kullanır.Yerel
yönetimler, 7 gün 24 saat halka hizmet veren temel kamusal
birimlerdir.
13-Devlet; halkın , açıklanan kuruluş amacına, gösterilen hedeflere
inanıp,yöneticilere güvenerek,benimseyip,sahip çıkıp,savunmasıyla
ayakta durur.Devletin devamını sağlayan;Ordu,polis,yargı,vergi,
değil devlete ilişkin halkın akıl ve vicdanında oluşan duygu ve
düşünce birliğidir.Halkın,umut,güven,saygı ve desteğini kaybeden,
adaletsiz ve hukuksuz devletler,ordularına rağmen tarihte hep
parçalanıp yıkılmıştır.Haklının, haklı olacağına inanması,haksızlık
yapanın ise mutlaka cezalandırılacağının herkesçe bilinmesi,
toplumda adaleti yaşatır.Devlet, kimsesizlerin kimsesi,çaresizlerin
çaresidir.Ulusal devlet, halkını; zorla, baskı ve dayatmayla değil,
kuralla, akılcı yönlendirme, gönüllülük, katılım, paylaşım ve
uzlaşıyla yönetir.
14- Devlet örgütünün kurucu öğesi, ulusal ordu,devletin ruhu,öz
bilinci,kimliği ise ulusal kültürdür.Devlet ve ordu yabancılaşıp
halkından koparsa; Halk, inanıp güvenmediği, kendinden görmediği
kurumu benimseyip, sahiplenemez.Bu nedenle devlet ve ordunun, hiçbir
kararı, işi, anlaşması ,harcaması Türk halkından gizli
tutulamaz.Devlet ve ordunun;halkından gizlediği sırrı
olamaz.Devlet;koyduğu yasalarla vardır ve kurallarına uyduğu sürece
varlığını sürdürür.Halk güvenli ve umutluysa,devlet güçlü ve
etkindir.
15-Türk Cumhuriyetinde esas unsur amaç,hedef ve tek belirleyici;Türk
halkıdır.En önemli kamu kurumu ise; TCUM’ dur. Devlet;ordu, belediye
ve diğer kamu kurumları halka hizmet için vardır.Halkın kutsal, can,
namus ve malının güvenliğini, huzur ve mutluluğunu sağlamakla
görevlidir. TCUM, tüm kamu kurumları ile özel kuruluşların, görev ve
çalışma esaslarını belirler.Basın meslek odası ve DKÖ’lerin
aracılığıyla 7 gün 24 saat faaliyetlerini gözetip denetler.
16-Halkçı Devlet,Demokratik yönetim;Kafası bilgi,cüzdanı para ve
karnı sevdiği yiyeceklerle dolu,birikimli, bilinçli, özgüvenli,
kendiyle barışık,işi,aşı,hedefi olan asil insanların sahiplenip,
yaşattığı sistemdir. Eğitimsiz, hasta, yoksul, işsiz, umutsuz ,
güvensiz insanlar için;devletin adı, bayrağın rengi, siyasi sistemin
şekli gibi sanal sözcüklerin, bir anlam ve önemi yoktur.
17-Sosyal Devlet;Acı duyuyor,yoksulu giydirir,işsizi iş,aş,evsizi
konut sahibi yapar.Gençleri eğitip hayatını güzelleştirecek yararlı
bilgi verir.Yetenek ve becerilerine uygun meslek
edindirir.Vatandaşlarına , genel sağlık sigortasıyla eşit,düzenli ve
yeterli bir sağlık ve emeklilik sosyal güvencesi sağlar.
18-Sosyal Adaletçi Devlet; Herkese aynı , ayrımsız, hukuksal hakları
ve fırsat eşitliğini tanır. Ulusal geliri, yerel kaynakları,
adaletli dağıtıp paylaştırır. Orta sınıfı çoğaltıp, yoksulları
azaltır.
19-Devlet,sanal,cansız bir varlıktır.Devletin sahibi tüm
vatandaşlarıdır.Devlet suç işleyemez.Görevini ihmal ederek,kötülüğe
kullanarak,yanlış yapan ve suç işleyenler,kamu görevlisi kötü
memurlardır.Suçlu , yargılanıp cezasını çeker.Bu nedenle devlet
aleyhine dava açılamaz.Devlet suçlu gösterilemez ve tazminat
ödeyemez.
4.MADDE -DEVLETİ
OLUŞTURAN KURUMLAR
A-Genel ilkeler
1-Devlet en az kurum,birm,bina,mevzuat ve memurlarla halka hizmet
verir.Halkın güven ve huzur içinde yaşayabilmesi ;devletin
küçük,ancak hızlı,hareketli,etkin ve egemen olmasını gerektirir.
2-Kamu hizmeti yürüten devlet kurumları, karşılıklı olarak
birbirlerinin karar ve çalışmaların gözetip, eleştirip denetleyerek
görevlerini gereğince yapmasını sağlar. Biri diğerini kapatamaz ve
çalışmasını engelleyemez.
3-Devletin esas sahibi halktır. Üstün ve önemli olan insandır,
bireydir. Kurumların görevi; devletin devamını sağlayarak, halka
hizmet vermektir.
4-Ülke yönetiminde ve siyasetin üzerinde, Askeri veya yargısal
vesayet kabul edilemez. Yasama organı gözetimi ve basının denetimi,
demokrasinin bir gereğidir.
5-T.C Devleti kuvvetler ayrılığı sistemini kabul etmiştir. Yasama,
yürütme, yerel yönetim, yargı, polis ve TSK birbirinin işleyişine
karışamaz ve çalışmalarını engelleyemez.
6-Basının, özel sektör ve kamu kurumlarının;karar, iş, işlem, eylem,
harcama ve verdiği hizmete yönelik eleştiri ve öneri ,göreve
müdahale ve hakaret sayılmaz.Yürüttüğü kamusal hizmet nedeniyle
özgür basın;demokrasinin ve toplumsal hayatın vazgeçilmez bir
unsurudur.TV, radyo, internet siteleri, gazete, dergi, matbaa
kapatılamaz, film çekimi ve gösterimi yasaklanamaz.CD, kitap
toplatılamaz.Hatayı birey işler.
B-Türk Cumhuriyeti Temel Organları
1-Yasama: TCUM ve Ulusal temsilciler.
2-Yürütme: Hükümet ve Bakanlıklar.
3-Yerel Yönetim: Bölge meclisi, Belediye meclisi, Belediye başkanı,
Muhtarlar ve İhtiyar heyeti-Aksakallar ve Hatunlar meclisi üyeleri.
4-Yargı: Bölge adalet kurulu, İl ve ilçe yargı başkanlığı ile hukuk
ve ceza mahkemeleri üyesi hakim, savcı ve temyiz yargıçları.
5-İç ve Dış Güvenlik Kuvvetleri: Polis ve TSK, T.C Devleti ve
ülkesinin tek güvenlik gücüdür. Birlik, özgürlük, bağımsızlık ve
egemenlik ile halkın can, namus ve mal güvenliği, resmi güvenlik
gücü olan polis ve TSK’ce sağlanır.Polis ve TSK teşkilatı dışında,
kamu güvenliğini sağlayacak başka bir güvenlik örgütü
kurulamaz.Devlet kurumlarında asker ve polisten başka silahlı kamu
güvenlik personeli çalıştırılamaz.Bu iki kamu kurumu dışında ayrı
bir istihbarat, muhafaza gibi kamusal yetki ve güç kullanacak örgüt
ile bekçi, korucu, zabıta vb. unvanlı, kamu güvenlik personel birimi
oluşturulamaz.Özel güvenlik;Kişi ve binaları korur, bölgesel, ulusal
ve toplumsal görev yapmaz.
C-Kamu Hizmeti Veren Kurum ve Örgütler
a-Demokratik Kuruluşların Amacı ve Görevleri: Demokratik bir
sistemle idare edilen ülkemiz halkı; basın, baskı grupları,
toplumsal güçler, meslek odaları, DKÖ ve STK aracılığıyla bir araya
gelip, bilgilenip bilinçlenerek, kamu oyu oluşturarak yönetime
katılır. İdarenin karar, harcama, hizmet, eylem ve işlevlerini 7 gün
24 saat hukuka bağlı olarak, bilimin önderliğinde, yenilik ve
değişime açık olması için basının yardımıyla her aşamada, gözetip,
yönlendirir. Denetleyip etkileyerek, görev, yetki ve sorumluluk
bilinci içinde, hak ve ödevlerini; açık, katılımcı, çoğulcu ve
özgür olarak kullanabileceği, laik, demokratik, erdemli bir yönetim
düzeninin kurulmasını sağlar. Kamu yararını, ulusal hakları, toplum
çıkarını, verimliliği, bireysel refahı, açıklık ve şeffaflık içinde
sağlamak için çalışır. Bu kuruluşlar, demokrasinin varlığının
olmazsa olmazıdır.
b-Demokratik Kuruluşlar:
1-Yazılı, sözlü ve görsel basın-medya
2-Meslek kuruluşları:Baro, birlik, borsa, kooperatif, oda, sendika,
federasyon, konfederasyon.
3-DKÖ ve STK: Dernek, kulüp, vakıf, dini grup ve topluluklar.
4-Siyasi partiler: İki partili siyasi sistemin unsuru; Hilal partisi
ve Ulusal Sosyalist parti.
5-Temel eğitim okulları; Üniversite, Enstitü, Akademik, Bilimsel,
Teknik kurum ve kurullar
D-Devletin Kuruluş Amacı ve Faaliyet Esasları
a-Devletin Amaç ve görevleri
1-Ulusal, siyasi, ekonomik ve kültürel bağımsızlığın korunması, T.C’
ye yönelik iç tehdit ve dış saldırıların önlenmesi, toplumsal
güvenlik, sosyal refah ve adaletin sağlanması, Türk halkının
dışarıda saygınlığının, içeride birlik beraberlik, dirlik ve düzeni
ile ulusal egemenliğin, siyasi ve ekonomik istikrarının temini.
2-Kişilerin can, namus, mal güvenliği ile toplumun huzur, umut ve
mutluluğunun sağlanması.
3-Kişi temel hak ve hürriyetlerinin, eşit ve saygın kullanımının,
yasal güvenceye kavuşturulması.
4-Eğitim, sağlık, sosyal, ekonomik ve alt yapı sorunlarına çözüm
bulunması.Devlet ,ait yapı hizmetlerini; KİYİB yönetimi ve kamusal
yetki işletim hakkı sözleşmesiyle özel sektöre gördürür.
5-Devlet TCUM genel kurul kararıyla; ikili veya uluslar arası
,karşılıklı hakların korunması amacıyla, güven ve saygıya dayalı,
eşitlikçi anlaşmalar yapabilir ve ülkeler arası ekonomik, kültürel
ve siyasi birliklere gözlemci üye statüsüyle katılabilir.Ancak Türk
Ulusu ve Türk devletinin, özgürlük, bağımsızlık, eşitlik, saygınlık
ve egemenlik hakkı , özenle gözetilip korunur.
b-İzleyeceği ilkeler:
1-Devlet işleri ve kamu hizmetleri; yerinden yönetim, yetki
genişliği, yerindelik, kamu yararı, verimlilik, şeffaflık, hukuka
uygunluk, kamuoyu istemine duyarlılık ve demokratik katılım
ilkelerine uygun olarak yürütülür.
2-T.C Devleti, kuvvetler ayrılığı ilkelerini esas alır.Bu ilke
gereği, devleti oluşturan kamu kurumları;birbirinin karar, iş,
işlem, eylem, atama, harcama ve yürüttüğü hizmete karışamaz.
3-Yargı;idari ve mali işlere bakamaz.İdarenin kararlarını yargılayıp
uygulanmasını durdurup bozamaz.İdarede ;yargıya, karar verme
süresince karışamaz.TCUM’un, tüm kamu kurumlarını, özel kurumları;
ulusal hakların, kamu yararının, toplumsal çıkarların gözetip
korunması ve hukuka uygunluk açısından, Türk ulusu adına denetimi ,
bu ilkeye aykırılık taşımaz.
4-Bireysel özgürlük ile ulusal bağımsızlık durumu farklıdır.Bir
ulusun varlığını ve birliğini sürdürmesi; inancını, anadili ve
kültürünü yaşatması, ancak o ulusun güçlü bir devlet ile eğitimli,
disiplinli, düzenli, Türk tasarımlı, Türk malı, yerli üretimli araç,
cihaz ve silahla donatılmış ulusal bir orduya sahip olmakla
sağlanır.Bağımsızlık ve egemenliğin korunması kişilerin can, namus
ve malı gibi kutlu bilip savunmasıyla mümkündür.Bu sebepten Türk
devleti ve Türk ordusu Türkün ulus, vatan, tam bağımsızlık özgürlük
ve amacı kadar önemli bir değerdir.Atalarımız, vatan ve devleti
Ebet-müddet, tüyü bitmemiş öksüz hakkı, uğruna şehit olunacak kutlu
dava, ordu –millet, kurultay-meclis olarak görüşme ve Türklük
ilkelerinden,Türk töresinden biri kabul etmiştir.Devlet, özgürlük,
ordu ve meclis, anadil ve kültür gibi ulusun varlık ve yaşam
unsurlarından, birlik ve dirliğin Türk kimliğinin temel
öğelerindendir.
5-Devlet insan içindir ve kutsal olan, Tanrının yarattığı
insandır.Ancak, Türk insanı ve Türk devletinin; 7 milyarlık insan
ve 202 devlet içinde, jenosit ve asimilasyona uğramadan, canı,
namusu ve malı ile bağımsızlığını koruması, güçlü inanç, ulusal ruh
ve kimlik bilincine sahip olmaya bağlıdır.Halkı tarafından sahip
çıkılmayan devlet; kendini, ilkelerini koruyamaz, geriler,
parçalanır, yıkılır gider.Ulusal ordusuz devlet, anadil ve ulusal
kültürsüz millet olamaz, ayakta kalamaz.
c-Türk Devlet Politikasının Temel Esasları ve Türk Devletinin
Nitelikleri:
1-Cumhuriyet, demokrasi, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü.Halkın
birlik, güvenlik, barış ve refahı için katılımcı demokratik yönetim.
2-Laiklik-sekülerlik-inanç ve vicdan özgürlüğü
3-Kuvvetler ayrılığı
4-Yargı birliği ve bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, adaletli, hızlı,
etkin ve eşit yargı.
5-Basın özgürlüğü;Devletin halktan hiçbir sırrı olmaması.Devlet
yönetiminin; açıklık, şeffaflık, güven ve beyan esaslarına
dayanması.
6-Tek meclisli, yüz üyeli, dar bölgeli, tek dereceli seçim ve
çoğunluk oya dayalı, iki siyasi partili, devlet başkanlığı sistemi.
7-Düşünce ve ifade özgürlüğü
8- 12 yıl süreli, zorunlu, ulusalcı temel eğitim.İlgi yetenek,
beceri, istek, eğilim ve karaktere uygun bölüm ve programda,
sınavsız girilen lise ve yüksek öğrenim.Eğitim hak ve fırsatı.
9-Türk devletinin resmi yazışma, konuşma, iletişim ile
eğitim,öğretim dilinin Türkçe olması
10-Genel, zorunlu, kamusal, bireysel sosyal güvenlik sigortacılığı.
Aylık ücret ve emekli maaşının, öğrenim durumu ve sigortalı hizmet
süresine göre belirlenmesi.En yüksek ücret ve maaşın, en düşük ücret
veya maaşın 4katını geçememesi.
11-Kadın erkek eşitliği ve tek eşlilik.
12-Tam bağımsız, bağlantısız, egemen devlet ve ulusal ordu T.C’ de
siyaseti ve ulusal hedefi belirleme görevi ile ülkeyi yönetme hak ve
yetkisinin , Cumhuriyeti kuran ulusal iradeye ait olması.
13Karşılık, eşitlik, güven ve saygı esaslarına dayalı ikili ve
uluslar arası ilişkiler.
14Ulusal hakların, kamu vicdanı, kamu yararı, hukukun üstünlüğü ve
kamu oyunun, dinlenip gözetilip, korunup, savunması ile saygı
gösterilmesi.
15-TAE, zorunlu bir kamusal hizmet, onursal, ulusal bir yurttaşlık
görevi ve kutlu bir vatan borcudur.Ulusal ordu;Türk tasarımı ve
yerli üretimi silah, araç ve teknik cihaz kullanılır.Askerlikte;
halkın çoğunluğunun manevi inancı ve kültürü ile bilim, teknik ve
eğitim esas alınır. TSK, askeri pakt, organizasyon ve siyasi
birliklere katılamaz, üye olamaz.
d-TC’ de Uygulanacak Ekonomik Sistemin Sınırları ve Özelliği
1-Yarışmacı, rekabete açık, ulusal hakları, kamu yararını gözetici,
ulusal üretim ekonomisi. Özel sektöre, bireysel girişimciliğe
dayalı, ulusal değerlere bağlı ekonomik kalkınma. Gözetimli,
denetimli, kontrollü, Türk tasarımlı, ulusal üretim ve özgür
bireysel tüketim ekonomisi.
2-Öz kaynaklara, gönüllü bireysel tasarrufa , Türk malı yerli
üretime dayalı, ulusal ekonomik gelişme
3-Devlet;Kamu kurumları ve belediye, yurtiçi ve dışarıdan
borçlanamaz. Dış ticarette denge, denk bütçe asıldır. Hiçbir devlet
geliri ve gideri bütçe dışı bırakılamaz ve örtülü ödenek
oluşturulamaz.
4-Devletin, geliri kadar gider,harcama yapması.Hükümetin en çok bir
önceki yıl ulusal geliri kadar milli para basması.
5-TL değeri ve satın alma gücü sabit tutulup korunur. Enflasyonun
yıllık % 5 oranını geçmesine izin verilmez.Ulusal parayı, Ekonomi
Bakanlığı yönetip gözetir.Yabancı paraların değişim değeriyle ilgili
olarak, sabit döviz kuru sistemi uygulanır.Döviz satış fiyatları,
altı aylık dönemler için belirlenir.Halk parasal birikimini bankada
tutar.Kredi, borç, kira, mal, hizmet bedeli, vb ödemeler, bankacılık
sistemi kullanılarak yapılır.
5.MADDE-EGEMENLİK
1-T.C Devleti ve Türk Ülkesinde Egemenlik;Sınırsız, şartsız,
bağlantısız, kayıtsız, himayesiz Türk devletinin kurucu ve asli
unsuru, özgür iradesi Türk ulusunundur. Türk halkı geleceğini, kendi
özgür iradesiyle kendisi belirler.Türk halkı yine, Türk halkı
tarafından yönetilir.
2-T.C Devletinin Egemenlik ve Tam bağımsızlığının Göstergesi,
Sembolü, ongunu simgesi; Türk bayrağı, ulusal marşı, Türk lirası
basım ve kullanımı, TCUM, TSK-Türk ordusu, Türk polisi, bağımsız
Türk yargısı, ceza kanunlarının adaletle ve hızlı yargılamayla
uygulanması, T.C anayasasının tek belirleyici ve yönlendirici olması
ile vatan topraklarında yabancı bir silahlı gücün
bulundurulmamasıdır.
3-T.C vatandaşları egemenlik hak ve yetkisini, Anayasanın koyduğu
esaslara göre, ulusun tek ve gerçek temsilcisi TCUM ve diğer yönetim
organları eliyle kullanır.
4-Egemenlik yetkisi, hiçbir surette, hiçbir kişi, gurup veya sınıfa
bırakılamaz.Hiçbir kimse veya organ , kaynağını Anayasadan almayan,
devlet yetkilisi kullanamaz.Egemenliğin kaynağı özgür halk
iradesidir.
5-T.C Devleti adına , T.C hükümeti; ikili ve uluslar arası, birlik,
örgüt ve topluluklara, TCUM genel kurul kararıyla ve gözlemci olarak
katılabilir.Karşılık esasına güven ve saygıya dayanmayan, eşit kabul
edilmediğimiz anlaşma ve katılımlar, egemenlik ilkesine
aykırıdır.T.C devleti, kurucusu yada eşit söz hakkı olmadığı veya
yönetiminde eşit statüde yer almadığı, birlik, fon, pakt ve
örgütlere üye olamaz
6-Ulusal irade , Türk halkının en az % 70’inin özgür kararıdır.Bir
siyasi parti, bakanlar kurulu yada bir kamu kurumu veya ulusal
meclisin üçte iki oy çokluğuyla almadığı karar, ulusal iradeyi ve
ulusal egemenliği temsil edemez.
7-Yasama, yürütme, yerel yönetim, yargı, polis ve TSK’ nin dayanağı,
egemenliğin kaynağı; Türk ulusunun, Türk Cumhuriyetini kurup
yaşatırken gösterdiği; özgür, cesur ve bağımsız ulusal
iradesidir.Yönetim gücünü, genel seçimlerde halkın oyunu özgürce
kullanarak açıkladığı siyasi idaresinden alır.Devlet memurlarına;
yasama, adaletle yargılama, ulusu vatanı savunma, can, namus ve mal
güvenliğini koruma, sağlama yetkisi ile siyasi yürütme gücünü veren,
halkın özgür iradesidir.
8-Siyasi irade, Türk ulusunun kendini özgür ve bağımsız olarak
yönetmesi ve geleceğini; ulusal haklar ve Türk devlet töresine göre
cesurca ve özgür seçimle belirlemesidir.
9-Bağımsızlık, egemenlik ve özgürlüğün yaşam kaynağı; ana dil ve
ulusal kültürdür.
10-Hükümet-bakanlık-yürütme-genel yönetim ile yerel yönetimler,
devletin bir organıdır.Ancak devleti temsil edemez ve egemenlik
hakkını kullanamaz.T.C Devletinde ulusal egemenlik hakkını,
anayasaya uygun olarak yasama ve yargı organı kullanılır.Türk ulusu
adına;basın, STÖ ve TSK , ulusal hakları, kamu yararı ve kamu oyunu
dikkate alarak egemenliğin kullanımının yasamalara uygunluğunu 7
gün 24 saat gözetip denetler.
11-Egemenliğin sahibi, Türk halkıdır.Egemenliğin Türk ulusu adına
koruyucusu, kollayıp gözeticisi, güvencesi; cesur Türk
vatandaşlarından oluşan Türk ordusu-Türk askeri ve özgür ulusal
basındır.
12-Egemenlik hakkı ile bağımsızlık ve özgürlük;hiçbir devlet,
kuruluş, kurum yada kişiye devredilemez, bağlanamaz, kullandırılamaz
ve kısıtlanıp durdurulamaz.
13-Egemenlik;bayrak, vatan,bağımsızlık ve özgürlük gibi kutlu bir
değerdir.Devlet olmanın ön ve temel şartıdır.Egemenlik, bağımsız,
bağlantısız devlet olmanın göstergesidir. Devletin, ulusal gelire
göre para basıp alış verişte değişim aracı olarak milli parayı
kullandırmasıdır.Devletin suç işleyenleri, yasalara göre adaletle
cezalandıra bilmesidir.
14-Baskı, şiddeti arttıracağından hükümet hukuktan
ayrılamaz.Yasallık ve meşruluğu; hukuk, adalet ve eşitlik
sağlar.Ulusal iradeyi, egemenliği TCUM temsil eder.
6.MADDE- YASAMA
YETKİSİ
Yasama yetkisi, T.C vatandaşları adına TCUM’ ca kullanılır.Bu yetki
devredilemez ve hükümete kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi
verilemez.Kanunları TCUM çıkarır.Gerektiğinde değiştirir veya
yürürlükten kaldırır.Hiç bir kimse, kurul veya kurum,TCUM’un
çıkardığı kanunun uygulanmasını durduramaz, erteleyemez ve iptal
edemez.Bireyler geleceğini , TCUM’ un çıkardığı yasalara uygun
olarak özgürce belirler.
7.MADDE-YÜRÜTME
YETKİSİ VE GÖREVİ
1-Genel nitelikte ve üst düzeyde devleti ve ülkeyi yönetme;hak,
görev, yetki, imkan ve sorumluluğu; hükümet adına, devlet başkanı ve
beş kişilik bakanlar kurulu tarafından, Türk devlet politikasına,
kamu yararına, ulusal haklara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir.
2-Yerel yönetimlerin idaresinde; görev, yetki, imkan ve sorumluluk
ise belediye başkanı ve belediye meclislerine aittir.Yetkilerini;
Türk devlet politikasını, ulusal hakları, kamu yararını, tasarruf,
yerindelik ilkelerini gözeterek ve hukuka uygun şekilde
kullanırlar.Belediyeler, Türk elinin ülkesi ve halkıyla bölünmez bir
bütün olduğu ilkesine aykırı davranamaz.
3-Bakanlık, belediye ve diğer kurum ve kuruluşların aldığı karar,
yaptığı iş ve yürüttüğü hizmet biçimi; ulusal haklara, evrensel
ahlaka, toplumun genel yararına, ulusal hukuk ve yasalara, görev,
yetki, sorumluluk şekil ve amaç yönlerinden uygun olmak zorundadır.
8.MADDE-YARGI YETKİSİ
Türk halkı adına, özerk, bağımsız, hukuk ve ceza mahkemelerince; bu
T.C anayasası ve T.C kanunlarına uygun olarak, evrensel ahlaki
değerler ve halkın vicdanının sesini gözeterek, genel hukuk ve
toplumsal kurallar doğrultusunda;ulusal haklar, ulusal birlik, kamu
yararı ve toplumun genel çıkarını koruma, doğruluk, egemenlik,
laiklik, eşitlik, adalet ve hukukun üstünlüğünü sağlamak için
dürüst, cesur ve özgürce kullanılır.Yargı, iyi niyetli davranan ve
yasaya saygılı olan haklıya; hakkını zamanında ve gereğince vererek,
adaleti, eşitliği kamu düzenini, can, namus ve mal güvenliğini
sağlar
9.MADDE-KANUN ÖNÜNDE
EŞİTLİK
Adalet, devletin temeli, barış ve huzurun özü, toplumsal birliğin en
önemli unsurudur. İnsanlar, milliyet, ırk, etnik grup, dil, renk,
cinsiyet, siyasi düşünce, gelir düzeyi, meslek, iş, felsefi inanç,
din, mezhep vb. sebeplerle ayrım gözetilmeksizin, kanun önünde,
hukuken eşittir.Hiç bir devlet, kurum, kişi, aile, grup veya sınıfa;
ayrıcalık, imtiyaz, manda, himaye, kapitülasyon, tahkim, farklı
hak,statü ve üstünlük tanınamaz.
10.MADDE-ANAYASANIN
BAĞLAYICILIĞI VE ÜSTÜNLÜGÜ
1-Anayasa Hükümleri;Yasama, yürütme, yerel yönetim, yargı, T.C iç ve
dış güvenlik kuvvetleri, temel eğitim okulları, üniversiteler,
basın ile diğer gerçek kişi ve tüzel kuruluşları, Türk elinde
bulunan yabancıları bağlayan, temel hukuk kurallarıdır.
2-Kanunlar; ulusal hak ve değerlere, toplumsal kurallara, hukukun
temel prensiplerine, adalet ve eşitlik ilkesine, kamu yararına,
evrensel ahlaka, halkın vicdanına ve anayasaya aykırı olamaz.
3-Yabancı mahkeme ve kuruluşların aldığı kararlar, yabancı
meclislerin çıkardığı yasalar; T.C anayasası ve kanunlarının üstünde
değildir ve asla olamaz.Türk elinde TCUM en yüce kurum Anayasa ise
en üst, temel kurucu, belirleyici yönlendirici ulusal töre,
toplumsal kural, ulusal ant , birlik,dirlik sözleşmesi ve ana
metindir.
BİREYSEL HAK VE ÖDEVLER
11.MADDE-TEMEL HAK VE
HÜRRİYETLERİN NİTELİĞİ
1-Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez,
bireysel temel hak ve özgürlüklere sahiptir.Bu kavram, kişinin
ailesine ve topluma karşı ödev ve sorumluluklarını da ifade eder.
2-Tüm canlılar, ayrımsız, denk ve eşit şekilde kendi doğal ortamında
özgürce yaşama ve saygı görme hakkına sahiptir.
3-Kişiler bireysel olarak, inanç, kültür, yetenek, beceri ve
eğilimine göre, kendi geleceğini özgürce belirleme, yönlendirme ,
oluşturma, hak ve yetkisine sahiptir.Ailesi yada yakın olduğu
toplumsal grup; kişilik, inanç, kimlik gelişimine karışamaz ve
baskı, dayatma yapamaz.Self determinasyon, hak ve yetkisi; Türk
hukukunda yalnızca bireylere tanınmıştır;bireylerce kişisel
geleceğin belirlenmesi amacıyla ve yasalara uygun olarak
kullanılır.Etnik, ırki yada bir inanç grubunun self determinasyon
hak ve yetkisi yoktur.Kişilik hakları kapsamına giren bireysel
seçimler; inanç, siyasi, felsefi görüş, düşünce, hobi, sosyal,
sportif,kültürel etkinliklere katılmak, eğitim dalı, iş, meslek,
sanat ile eş seçimi ve yerleşim yerinin belirlenmesi gibi ana
konuları kapsar.Gruplaşma, bölgecilik, ayrımcılık, silahlı eylemler,
demokratik haklar kapsamında görülemez.
4-Duygu, düşünce ve görüş, eyleme dönüştürülüp çevreye zarar vermeye
başlayınca, suç özelliği kazanır.Yazılı, sözlü,görsel basın ve
internette yer alan görüşler, suç, unsuru sayılamaz.Ancak gerçeği
yansıtmayan söz ve açıklamalara karşı, cevap hakkı doğar.Görevli
kişilerin sözü, hatası, yanlış davranışı, suç bireysel olduğundan
ilgili kurum ve kuruluşu bağlamaz.Kamu görevlisi de olsa, kişilerin
yaptıkları yanlışlardan, bireysel sorumlulukları vardır.Bu nedenle
kurum aleyhine dava açılamaz.
5-Ana ve babanın çocuğu, eşin eşini, kardeşin kardeşi, savcının,
polisin şüpheliyi, öğretmenin öğrenciyi, subayın astı askeri,
komşunun komşuyu, güçlünün zayıfı, devlet memurunun astları ve iş
sahiplerini dövme, onlara işkence , eziyet ve hakaret etme, hak ve
yetkileri yoktur.Yargı kararı olmadan ve güvenlik güçleri dışında
hiç kimse, başkalarını cezalandıramaz , yaptırım uygulayamaz.Bu
durumlar açıkça kanunda sayılır.
6-Devlet; Cumhuriyet savcıları, hakimler, yargıçlar ve güvenlik
güçleri eliyle yurttaşların; kutsal canı, namusu ile ulusal servet
olan yurdu, ulusal hakları, malları, ormanı, hayvanları, suları,
doğayı 7 gün 24 saat korumakla görevlidir. Devlet memurları, T.C
yasalarını zamanında , yerinde ve gereğince uygulamak, iş ve
işlemleri gözetmek, yanlış yapanlara, suç işleyenlere, hukuka
uygun şekilde engel olmak, suçluları yakalayıp; adaleti, hukukun
üstünlüğünü gerçekleştirerek, Halkın, devletini sevip, benimseyip,
sahip çıkmasını sağlamakla yükümüdür. Devlet, kimsesizlerin kimsesi,
sessizlerin sesi, zayıfların, çaresizlerin, sığınağı ve umududur.
Memurlar, Halkın; “devlet, bu sorunu öğrenirse hemen
çözer,haksızlığı haber alınca düzeltir.Suç işleyenleri yakalayıp,
yargılayıp,cezalandırarak adaleti sağlar.İnanç,güven ve umudunu
yıkamaz”.
7-Türk halkının bağımsızlık mücadelesi vererek kendi gücüyle kurup
özgür iradesiyle seçip benimsediği Cumhuriyet rejimi;bireysel
özgürlükçü ve çoğulcu demokrasidir.Temel insan hakları ,ayrımsız,
T.C vatandaşlarının hepsine ve yurdumuzda yaşayan yabancılara,
karşılık güven, saygı ilkelerince, eşit şekilde tanınır.Bireysel hak
ve özgürlükler, yasal şekilde ve başkalarına zarar verilmeden,
yasaksız , kısıntısız serbestçe kullanılır.
8-Toplumsal ilkeler; bir devleti ayakta tutan, birlik ve dirliği
sağlayan, ulusal, manevi ve hukuksal değerlerdir.Kişiler, birey ve
yurttaş olarak istediklerini, yasaklanmamış davranışları, kimseye ve
çevreye zarar vermeden, yasal biçimde ve meşru ortamda
yapabilir.Bireysel yurttaşlık hakları; toplumu ayrıştırıcı, birliği
bozucu, başkalarının haklarına zarar verici şekil ve biçimde
kullanılamaz.Zararlı ve yasaya aykırı davranışlar, özgürlükçü ,
çoğulcu demokrasi kapsamında görülemez.
12.MADDE-HAK VE
HÜRRİYETLERİN SINIRLANMASI
1-Temel hak ve hürriyetler; doğal afet, sıkı yönetim, seferberlik ve
savaş hallerinde kamu düzen ve toplum güvenliğinin sağlanması için
anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla ve BKK ile
sınırlana bilir.Ancak alınacak karar ve uygulanacak önlemler ,
demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve ön görülen
amaç dışında kullanılamaz.
2-Doğal afet, sıkı yönetim,seferberlik ve savaş halinde yurttaşlar,
ücret ödemeksizin yurt severliğin bir gereği olarak kamun
hizmetlerinde görevlendirilip çalıştırılır.TAE hizmetini yapmış
olanlardan gerektiği kadar vatandaş,ikinci kez askere alınır ve ordu
birliklerinde görevlendirilir.Üretim tesisleri ve binalar ile taşıt
aracı, alet, cihaz , gıda maddesi ve malların üçte birine; bedeli
sonra ödenmek üzere, TSK kararı ve üç kişilik komisyonca, belge
düzenlenip verilerek, el konulur
13.MADDE-HAK VE
HÜRRİYETLERİN KULLANILMASI
a-Temel haklar
1-Anayasanın hiçbir hükmü, anayasada yer alan hak ve hürriyetleri
yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde
yorumlanamaz.
2-Hak ve özgürlükler sonsuz ve sınırsız değildir.
3-Bir bireysel hak ve özgürlük;ulusal haklara, kamu yararına, yasaya
ve kişilerin hak ve özgürlüğüne zarar verecek şekilde kullanılamaz.
4-Herkes başkalarının hak ve özgürlüklerini tanımak ve saygı
göstermek zorundadır.
5-Bir kişinin hak ve özgürlüğü, başka bir kişinin hak ve özgürlük
alanına girince biter.
6-Devlet, toplumun din, inanç ve ulusal değerlerini, siyasi amaçları
ve çıkarları için kullanmak isteyenlere izin veremez.
b-Bireysel Hak ve Özgürlükler
1-Anadil, kültür, inanç ve dinini öğrenme, yaşatma, siyasi
düşüncesini açıklamaya ilişkin tanınan bireysel haklar; yasal
dernek ve vakıfların demokratik ortamında özgürce kullanılır.
2-Bireysel hakların yasal olmayan şekilde yada yollarla veya
yasadışı örgüt ve gruplarla kitlesel ortak kullanımı, yahut yabancı
güçlerle iş birliğine gidilmesi sonucu toplumsal barış, halkın huzur
ve birliği bozulur. Eylem ve tepkiler, terör faaliyetlerine
dönüşürse güvenlik güçleri bu yasa dışı grup ve örgütlerin eylemine
izin vermez,müdahale eder.Halka zarar veren bu tür yıkıcı, bölücü
şiddet olayları, demokratik haklar kapsamında sayılamaz,görülemez ve
kabul edilemez.
3-Kanunlara aykırı ve sorumsuzca davranan yada toplumsal ödevini
zamanında ve gereğince yapmayarak devlete ve halka saygısızlık
edenler;temel bireysel hak ve hürriyetlerini kötüye kullandığından
vatandaşlık ve yurttaşlık hakkının tanıdığı; eşitlik, güvenlik ve
saygınlığı yitirir.Medeni haklarını yargı kararı sonucu tam
kullanmasına izin verilmez ve sabıkalanıp tolumdan dışlanır.
4-Dini inanç, etnik ve kültürel kimlik;bir topluluğa ait olma
duygusu ve gönül bağıdır.Birlik, bilinç duygusu; özünü bilmek,
karakterine nitelik kazandırmak ve vicdani sorumluluktur.
5-Demokrasi;toplumsal ve hukuk açısından bireysel eşitliği, saygıyı,
anlayışı ve düşünce özgürlüğünü gerektirir.Zorlama, baskı, dayatma,
sansür veya gizlilik, demokrasiye aykırılık taşır.Toplumdaki
gruplaşma ve sosyal patlamalar;sömürü, adaletsizlik, eğitimsizlik,
yoksulluk ve dayatmanın sonucudur.
6-Diğer haklar ve kısıtlamalar:
1-Üst kimlik, tüm BM üyesi devletlerde olduğu gibi T.C
vatandaşlığıdır, etnik değil siyasi Türklüktür.
2-T.C devletinin resmi iletişim ve devlet okullarında eğitim ve
öğretim dili Türkçedir.İlk öğretim okulu programlarına yabancı bir
dil dersi konamaz.Yalnızca isteyen öğrenciler, anadilini seçip ders
olarak okur.
3-Laiklik;İnanç ve ibadet sistemini özgürleştiren, serbestçe
yapılmasını belirleyip düzenleyen temel ilkedir.
4-Bireyler, kendi geleceğini özgürce belirleme ve geliştirme hakkına
sahiptir.Kişi veya kurumlar ancak yardımcı ve destek olabilirler.
5-Özgürlük sınırlıdır, başka bireyin özgürlük alanına girince
biter.
6-Kimse başkasının görüşünü kabul etmek zorunda değildir.Ancak
herkes birbirinin kültürüne, inancına, fikrine saygı göstermekle
yükümlüdür.Ulusal ve dince kutsal değerlere, saygısızlık yapılamaz,
küçük görülemez.
7-Ulusal bağımsızlığını, egemenliğini onurla koruyamayan bir
hükümet, iktidar olma hak ve yetkisini kaybetmiş
demektir.Yabancılarla işbirliği içindeki bağımlı bir hükümet;ulusal
hakları,kutsal değerleri,ulusal kültürü,milli parayı,resmi dili ve
halkın birliğini savunup koruyamaz.Bağımsızlığı olmayan bir halk
ise;özgür,huzurlu ve şerefli yaşayamaz.Bireysel ve temel insani
haklarını ;özgüvenli,dürüst,cesur ve özgürce dile getirip
kullanamaz.Türk ulusu ya tam bağımsız,bağlantısız,özgür yaşar yada
özgürlüğünü kazanıncaya kadar haklarını kısıtlayıp saygısızlık
edenlere karşı, sivil itaatsizlik de dahil meşru müdafaa yolarını
kullanarak onur mücadelesini sürdürür. Teslimiyeti ve köleliği asla
kabul edemez.
8-Barış,huzur,umut,birlik ve refah, yasalara uygun davranmak, halka
saygı göstermek, dürüstlük ve vicdanı sorumluluk taşıyarak işini
zamanında ve gereğince yapmaktan doğar.Hak ile görev, yetki ve
sorumluluk birbirinden ayrılamaz.Asıl olan toplumsal düzenin
sağlıklı işlemesi, insanların güvenli ve huzurlu yaşamasıdır.Bir
hak, yetki, keyfice, sorumsuzca kullanılamaz.Bir hak alanı başka bir
kişinin hak alanıyla sınırlıdır.Haklar başkalarına zarar vermeden
kullanılır.Yasalar;iyi niyetli,masum ve zarar görenlerin
yanındadır.Mazlumun hakkını arar,zalime karşı korur,suçluyu
yargılayıp cezalandırarak adaleti sağlar.Zalim ile mazlum,suçlu ile
masum eşit ve aynı derecede saygıdeğer değildir.
9-Sorumluluk ve suç bireyseldir.Yanlış,hatalı,zararlı,söz ve
davranışların sonucundan yalnızca bunu yapan kişi sorumlu
tutulur.Kimse ailesinin,yakınının işlediği bir suçtan sorumlu
tutulamaz.Tüzel kişilik suç işleyemez.
10-Bir zarar gerçekleşmemiş ve maddi bir kayıp olmamışsa sözel
saygısızlık ve hakaret nedeniyle tazminat davası açılamaz.Türk
hukukunda manevi tazminat kavramı yoktur.Kamu yada özel,gerçek ve
tüzel kişilerin söz,karar,davranış,iş,işlem,eylem,harcama ve
yürütülen hizmete ilişkin eleştiriler, hareket saygısızlık sayılmaz
ve suç unsuru kabul edilemez.Hakaret;bireyin
kişiliğine,ailesine,kurum,kuruluş,tüzel kişiliğine,ulusal kültüre ve
dince kutsal değerlere doğrudan yapılan saldırı ve saygısızlıktır.
11-Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılar, T.C kamu kurumlarının
aldığı karar,yaptığı iş,işlem,atama,eylem ve hizmet aleyhine;
yetki,şekil,sebep,konu,amaç,maksat,vb. bakımlardan yürütmenin
durdurulması yada iptali istemiyle yargıda dava açamaz.Yargı
kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği idareye karışamaz.İdarenin birey ve
kuruluşlara verdiği,gerçekleşmiş kayıp ve maddi zararları için
kişiler,idare ve suçlu memur aleyhine yargıda hukuk ve tazminat
davası açamaz.Ancak uğradığı gerçekleşmiş maddi zararın nedeninin,
idare olduğunu belgeleyerek karşılanmasını idareden ister.İdarenin
verdiği cevaba karşı belediye meclisi, bölge meclisi ve TCUM’a
başvurur.
12-Devlet memurlarının aldığı karar,yaptığı iş,işlem,harcama ve
yürüttüğü görev ve hizmetten memnun olmayan veya zarar görenler ile
işlemin eksik ve geç yapılması yada hiç yapılmamasından dolayı bir
üst amirine yazılı ve gerekçeli şekilde itiraz edilir.Sorun
çözülmezse belediye ve bölge meclisine ve en son olarak ta TCUM’a
başvurulur.TCUM’ un kararı kesindir.Kişilerin istek,itiraz ve
başvuru dilekçeleri en geç on gün içinde incelenip karara varılıp
cevaplandırılır.Üst amir yada meclisler kendilerine gelen bir idari
karar ve işlemi; doğru bulup onaylar, değiştirir , hatalı görüp
bozar yada yeniden görüşülmek araştırılmak ve gereği yapılmak üzere,
ilgili idareye geri gönderir.
KİŞİ HAKLARI VE ÖDEVLERİ
14.MADDE-KİŞİ
DOKUNULMAZLIĞI, MADDİ VE MANEVİ VARLIĞI
1-Herkes insanlık şerefini koruyarak sağlıklı ve güvenli bir ortamda
yaşama,maddi ve manevi varlığını iyileştirip geliştirme hakkına
sahiptir.Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında
kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz.Ölülerden organ nakli ancak
vasiyet veya ailesinin izni ile yapılabilir.Kimseye eziyet,işkence
ve kötü muamele yapılamaz. Savcılar ve mahkemelerce verilen; göz
altı, arama ,tutuklama ve ceza kararlarının yerine getirilmesi meşru
müdafaa hali ile güvenlik kuvvetlerinin silah kullanmasına izin
verildiği zorunlu durumlarda meydana gelen yaralama ve öldürme
fiilleri bu hükmün dışındadır.
2-Sabıkasız T.C vatandaşları can,namus ve mal güvenliğini saldırgana
karşı koruya bilmek için konut,işyeri,araçta bulundurma ve üzerinde
silah taşıma hak ve yetkisine sahiptir.Bu konu yasa ile düzenlenir.
3-Kişilerin kendi istemi ve kabulü dışında ailesi ve başkalarının
bekaret kontrolü ve kürtaj yapılmasını isteme ve hak yetkisi
yoktur.
15.MADDE - KAMU HİZMETLERİNE KATILMA VE KAMUSAL İŞLERDE
ÇALIŞTIRILMAK
1-Vatandaşlar, muhtarların öncülüğü veya DKO’lerin aracılığıyla
kamu hizmetlerine gönüllü katılabilir ve sosyal çalışma yapabilir.
2-Şirketler, bir önceki yıl net gelirinin % 5’i veya ödedikleri
vergi tutarında mal ve parasını; eğitim, sağlık, çevre,
ağaçlandırma, alt yapı gibi kamu hizmetlerinin daha iyi ve çabuk
verilmesi için harcaya bilir. Vergi hesaplanmasında resmi belge
karşılığı yapılan bu tür bağışlar ve harcama , yılı için gider kabul
edilir.
3-Bina,arazi,bitki ve orman yangını ile sel deprem gibi doğal
afetlerde veya trafik kazası gibi acil ve zorunlu müdahale gereken
hallerde vicdani sorumluluğun ve yurttaşlık ödevinin bir gereği
olarak vatandaşlar; arama, kurtarma, yangın söndürme ve ilk yardım
çalışmalarına katılırlar
4-T.C vatandaşları, doğal afetlerde; ilk yardım, arama,kurtarma ve
yangın söndürme hizmetlerine katılarak TAE’yi yapmış sayılır.Bu
husus kanunla düzenlenir.
5-Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere tutuklu ve hükümlüler,
ceza evlerindeki konaklama, yeme, içme, giyim, ısınma, sağlık,vb.
giderler ile aldıkları ve ödeyemedikleri ceza karşılığı olarak
ayrıca bir ücret verilmeden, merkezi ve yerel kamu hizmetlerinde,
ağaçlandırma, yol yapımı vb. işlerde çalıştırılabilir.
6-T.C vatandaşlarının devlete sahip çıkıp bilinçli, ilkeli, cesur,
dürüst, vicdani sorumluluk sahibi bir yurttaş olarak kamu görevini
ihmal eden yada kötüye kullanan, görevini zamanında ve gereğince
yapmayan memurları şikayet etmek, orman yangınını su,elektrik
arızasını idareye bildirmek, halk düşmanı suçluları polise haber
vermek, çalışanların alın teri devlet parasının yanlış yerde ve
yanlış şekilde kullanımına itiraz etmek, yolsuzluk,yoksulluk ve
bilgisiz bırakılmaya karşı çıkmak, kamu hizmetleriyle ilgili istek
ve eleştiride bulunmak , basın ve DKÖ’ler aracılığıyla kamu
kurumlarının faaliyetlerini, devlet parasının kullanımını, gözetip,
denetlemek; bir vatandaşlık hakkı, yurt severlik görevi ve gazilik
gibi onurlu bir vatan savunmasıdır.
16.MADDE-HABERLEŞME
VE BİLGİ EDİNME HÜRRİYETİ
1-Vatandaşlar, kesintisiz haberleşme, iletişim,kargo gönderme ,
bilgiye ulaşma, bilgi edinme hak ve özgürlüğüne
sahiptir.Haberleşmenin gizliliği esastır.
2-Telefon,uydu,internet gibi iletişim hizmetleri, KİYİB yönetimi ve
kamusal yetki sözleşmesiyle özel sektöre;rekabete açık kurallı ve
ulusal ekonomi şartlarına uygun olarak gördürülür.
3-Yürütülmekte olan adlı bir inceleme, soruşturma ve kovuşturma
dışında veya savcılığın her inceleme olayı veya gerçek ve tüzel
kişilik için ayrı yazılı izni bulunmadıkça haberleşme,güvenlik
kuvvetlerince engellenemez,cihazları dinlenemez,bilgisayar ,
internet kayıtları ve evrak dosya belgeleri okunamaz ve
haberleşmenin gizliliğine dokunulamaz.
4-Ülkemizde posta ve kargo hizmetlerini, özel sektör; basın,belediye
ve meslek odası gözetimli olarak,rekabete dayalı sisteme geri
yürütür.
5-TSK ve polis haberleşmesini;en az üç ayrı ülkeden ve üç farklı
uydudan hat kiralayarak yürütür.Uydu satın alamaz, kurdurup
işletemez.
17.MADDE-YERLEŞME VE
SEYAHAT HÜRRİYETİ
1-Vatandaşlar yerleşme,seyahat ve iş arama özgürlüğüne sahiptir.
2-Yerleşme hürriyeti, iç göç, göçmenlik,iş arama, yurt içi ve yurt
dışı yolculuklar; güvenlik, sosyal denge, gelişme ile siyasi ve
ekonomik istikrarı sağlamak veya sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi
gerçekleştirebilmek için BKK ile sınırlanabilir.
3-T.C vatandaşlarına yurt dışına çıkış yasağı , C.savcıları
kararıyla konur. Savcılık emriyle pasaport verilmez veya pasaport
geri alınır, iptal edilir.
4-Az nüfuslu il,ilçe ve belde belediyeleri,yörelerine yerleşimi
özendirici tedbirler alıp konut,yatırım ve iş projeleri
uygulayabilir.
5-Yurt içi yolculuk ile yerleşme ve çalışma hürriyeti,belediye
meclisi kararıyla kısıtlanabilir veya BKK ile sınırlanabilir.
6-Kanun kaçağı ve eski T.C vatandaşları geri döndüklerinde ülkemize
kabul edilir.
18.MADDE-İNANÇ, DİN
VE VİCDAN HÜRRİYETİ
1-T.C vatandaşları, vicdan,din,inanç ve ibadet hürriyetine, dini
bilgi edinme,dini ayin ve törenleri , konutunda inanç evi ve dince
kutsal yerlerde kuralına göre serbestçe yapma ve inanca ilişkin
görüşünü açıklama, hak ve özgürlüğüne sahiptir.
2-Din eğitimi isteğe bağlıdır.Temel eğitim okullarına din dersi
konulamaz. Dini eğitim, öğretim ancak üniversitelerde ve akademik
seviyede yapılır.
3-Kimse ibadet yapmaya, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç
ve kanaatini açıklamaya veya değiştirmeye zorlanamaz. Devlet;
bireylerin inançlarına eşit yaklaşır ve yansızdır.Hiç bir
birey,farklı dini inanç ve görüşlerinden dolayı kınanamaz ve
suçlanamaz.Din, kişi ile inandığı Tanrısı arasındaki duygusal,
kutsal, manevi bağdır. Kişiler inanç ve ibadet konusunda
özgürdür.Dinde zorlama yoktur.
4-Dinde ruhbanlık olamayacağından, dini otorite ve din adamlığı
sınıf ve kururumu oluşturulamaz. Hiç kimse veya kurum , dini kural
koyamaz, din adına hareket edemez.
5-Laiklik-sekürellik;İnanca saygı, din,inanç,ibadet ve vicdan
özgürlüğüdür.İnanca ilişkin düşünce ve ifade
hürriyetidir.Egemenliğin ulusa ait olması,demokrasinin,hukukun
üstünlüğünün ve sosyal adaletin temelidir.
6-Devlet işleri;akıl,bilim ve hukuk kurallarına ,siyasi,ekonomik ve
teknolojik gelişmelere durum ve şartlara göre değiştirilip
yürütülür.Yenilik,değişim,gelişme,ilerleme,reform ve devrime
açıktır.Devlet işlerinde bidat ve hurafe kavramı yoktur
7-Devlet; dine, inanca, ibadete, dini kurtuluşlara yönetime, farklı
inançtaki kişi ve gruplara karışamaz. Din ile dünya ve devlet
işleri, halkın işbirliği ve dayanışması için birbirinden ayrıdır.
8-Laiklik-sekürellik;asla ateizm yani dinsizlik, dine karşı olmak,
çıkmak, düşmanlık, ibadetleri engellemek değildir, olamaz.
9-İnançlı olmak; bilinçli, duyarlı, anlayışlı, dürüst, cesur ve
saygılı davranmayı vicdani sorumluluğu gerektirir.
10-Devletin ve kurumların; dini, ırkı olamaz.Devlet ve kurumlar,
cansız, sanal varlık, tüzel bir kişiliktir. Din ise insanlar için
bireysel, duygusal, vicdani bir konudur. İnanç ve ibadet;bireylerin
özgür,içten seçimi ve bağımsız davranışlarıyla belirlenip
şekilcilikten uzak, gönülden, iyi niyetle yürütülür. Kamu kurumları,
grup ve kişiler,kendi kendine; tanrısal bir güç verip,ilahi bir
görev üslenip bireylerin inanç ve ibadetine karışamaz,onları
yönlendiremez.Bireyler dilerse bir kişiyi
aydınlatıcı,anlayışlı,olgun,söz,eser ve davranışlarını
yararlı,çevresine örnek,iyilikte önder görür,saygı gösterir.Bu
davranış tamamen onun özgür,bireysel ve duygusal seçimine bağlıdır.
11-İbadet konusunda zorlama,baskı,dayatma yapılamaz.Dinsel kurallar,
devlete veya kişilere, topluma egemen kılınamaz. Dünya ile ahret,
din ile siyaset, ibadet ile para birbirinden ayrı ve farklıdır.
Halk ve kurumlar, idari ve adli işlemler, dini kurallara göre
biçimlendirilip yönetilemez.
12-Devlet,bir gerçek yada tüzel kişiliği,bir dinin ,
inancın,mezhebin yada tarikatın temsilcisi olarak kabul edip
tanıyamaz.Devlet, bireylerin vicdani inançlarına saygılıdır,
inançlar arasında ayrım , kayırma yapamaz.Tanrıyı hiçbir kişi veya
kurum temsil edemez ve Tanrı adına karar verip hareket edemez. Tanrı
ile bireyin vicdanı, gönlü arasına kimse giremez ve aracılık
yapamaz.Din , inanç ve kutsal değerler;siyasi ve bireysel çıkar ile
propaganda amaçlı kullanılamaz.
13-Dini vakıf ve dernekler, belediyeden; yapım, kullanım ve açılış
izni alarak,inanç merkezi ve ibadethane kurarlar.İnanç evlerinde
dini hizmetler; üye ve taraftarlardan alınacak, üyelik aidatı,bağış
ve yardımlarla yürütülür.
14-İbadethanelerde,T.C vatandaşı ve üniversite mezunu olmayan din
görevlisi çalıştırılamaz.
15-Din görevlilerinin, radyo,TV,internet,gazete ve dergi ile inanç
merkezi içinde,öğüt,bilgi vermesi, dini konuşma ve açıklama yapması
serbesttir.
16-Din, kurumların değil insanların inancıdır. Demokratik toplumda
,düşünce, bilim, din, inanç ve ibadet özgürlüğü esastır.Din, bilim,
siyaset, yargı ve yönetim, bir birinden bağımsızdır.
17-Kamu kurumları ibadethanelere para vermez,yardım yapmaz. Kamu
kurumlarında dini hizmet, unvan ve göreviyle; memur,işçi veya
sözleşmeli personel çalıştırılamaz.
18-Yargı organı ve üyeleri;düşünce ve kararlarında laik ve
sekülerdir; hukuka, yere, zamana ve olaya göre karar verir.
Bireyleri, inançlarına, ırklarına, kültürlerine, renklerine, ana
dillerine, cinsiyetine göre ayıramaz ve dini, siyasi görüşlere ,
uyruklarına göre farklı yargılayamaz.Yargıda söz konusu olan,bireyin
kişiliği,inancı,tabiiyeti,akli durumu,yaşı, ana dili , etnik kökeni
değil,suçun işleniş biçimi,verilen zarar yani suç olayıdır.
Suçlunun, milliyeti, dini, inancı ,ırkı, cinsiyeti, yaşı,olmaz,suçlu
suçludur.Bir suçu işleyen cezasını da çeker.Yargı organı
kararlarını, asla bir dini inanca dayandıramaz.Yargılamanın
amacı,suç işleyeni cezalandırarak adaletin sağlanmasıdır.T.C
devletinde yargı birliği esastır.
19-Bireyler,inanç,renk,cinsiyet,ırk,anadil,kültür ve siyasi
görüşlerine göre ayrılıp gruplandırılamaz.Din , vicdan ve inançlara
bırakılmaksızın kadın,erkek, bütün insanlar hukuk önünde; bir,
eşit ve aynı derecede saygındır. Doğuma , yere ve dine dayalı
asalet, soyluluk kabul edilemez.
20-Laiklik,bireyin aklının bağımsızlığı,özgürlüğü,duygularına karşı
iradenin egemenliğidir. Bireyin geleceğini,yaşamını; özgür aklı,
bilgisi,cesareti ve vicdanıyla belirlemesidir. Dini inancın, kutsal
değerlerin, çıkar için sömürülmesine,insanları aldatmada araç olarak
kullanıp yozlaştırmaya yani “kulun, kula, kulluk etmesine ” olur
verilmeyiştir.Din,insan ile inandığı Tanrı arasındaki duygusal bağ ,
içten iletişimdir.
21-Laiklik;asla dini inancı,ibadeti yasaklamak,sınırlamak,
kısıtlamak, değiştirip yeniden düzenlemek veya dinsizliği savunmak
değildir.Din;can ve namus gibi kutsal ve tanrısaldır.Dinde zorlama
yoktur ve kişinin dini, aklı kadardır.Dinsiz ilim topal,ilimsiz din
ise kördür.İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.İnsanlar iki
yüzlü değil olduğu gibi görünmeli ve inançların gerektirdiği biçimde
dürüst ve cesurca yaşamalıdır. “İnançlı insan, emperyalizme boyun
eğmez, kölelik ve cariyeliği kabullenmez”
22-Bireyler davranışlarını, beklenti ve gereksinmelerine göre
belirler ve toplumsal kurallara uygun olarak yürütür.Bidat ve hurafe
kavramlarıyla sınırlanamaz ve yeniliklere akıl ve görüşünü
kapatmaz.Şartlar ve zaman gerektirdiğinde buna uygun değişiklikler
yapar.
23-Huzur ve mutluluk için dünya ile ahret işlerinin,madde ile
mananın,ten ile canın birbiriyle çatıştırılıp zıtlaştırılmadan ,bir
noktada kesişmesi,denge ve uyum içinde birlikteliklerin sağlanması,
aklın dünyaya ,gönlün ahrete tahsis edilmesidir.Aklın ve gönlün,
bir kişi, güç yada görüş emrine, kiraya verilmeyip
bağımsızlığının, korunması, kula kul olmaktan uzak durmaktır.
24-Dinin ve inananların; hizip ,fırka, tarikat, mezhep, grup ve
cemaatlere parçalanması; fitne, fesat ve iç çatışmalara neden olur.
Dinin siyasallaştırılması, bidat ve hurafe bakış açısı , fetva ile
aklın , sorgulamanın , dışlanması, içtihada son veren bağnazlık ve
yobazlık; toplumda saygı ve barış,değişik ve farklı görüşü,bilim ve
teknikle ilerlemeyi engeller.
25-Laikliğin bir gereği olarak ;vatandaşlar,dindar ve dinsiz gibi
bir ayrıma tabi tutulamaz.Devlet nüfus kayıtları ve kimlik
belgelerinde; kişilerin dini inancını gösteren
inanç,din,mezhep,tarikat gibi bilgi ve ayrımlara yer verilmez.
26-Kamu görevlileri,kamu kurumlarında veya görev sırasında dini
inancını,siyasi görüşünü gösteren,vurgulayan,inanç ayrımcılığını
belirten dinsel veya siyasi sembol;rozet,takı takamaz, taşıyamaz,
giyemez.Devlet memurları inanca göre farklı davranamaz,hiçbir
inancın yanında veya karşısında olamaz. Tüm inançlara karşı saygılı
olmak zorundadır. Çevreye zarar verici bir eyleme, teröre dönüşmeyen
bir inanca ilişkin davranış ve ibadetler kısıtlanamaz, engellenemez,
durdurulamaz.
27-İnanç ve ibadet gönül işidir ve kişiler inanç konusunda sadece
tanrıya sorumludur.Vatandaşlar bir dine inanmakta yada ibadet
yapmakta özgürdür.Baskı dayatma yapılamaz.Şekilciliğe ve belirli
bir tarzda giyinmeye zorlanamazlar.
28-Dini grup, vakıf ve dernekler; taşınmaz mal elde edemez,
ticaret yapamaz. Etkinliklerini, kiralık binaları ile yazılı, sözlü
ve görsel basın aracılığıyla yürütür.
29-Dini faaliyetlere ve dini kuruluşlara , belediye ve özel
şirketler; para aktaramaz ve mal bağışı yapamaz.Ayrıca yabancı
gerçek ve tüzel kişiliklerdende bağış kabul edemezler.
30-Dini inancın; ulusal kültür, alfabe, anadil,ırk ve etnik
kimliklerle ilgisi ve bağı yoktur.
31-Öğrenciler, ara ve yaz tatilinde, yaş sınırı olmaksızın,
yetişkinler ise akşamları ve hafta sonları; ibadethane, inanç
merkezi ve kurs binalarında verilen dini kurslara serbestçe
katılabilir. Ancak yatılı dini kurs açılamaz. Ayrıca kişiler, dini
inancına ilişkin bilgileri; kitap, dergi, gazete, CD, internet radyo
ve TV’ den özgürce öğrenebilir.
32-T.C vatandaşları,belediye nüfus idaresinde yaptıracakları,resmi
evlilik işlemi ve nikahı sözleşmesinden sonra, isterlerse ev,inanç
merkezi ve ibadethanelerde, dini tören düzenleyebilir.
19.MADDE-DÜŞÜNCE VE
İFADE HÜRRİYETİ
1-Vatandaşlar;görme,bilgi edinme,haber ve fikir alma ve verme
serbestisine ,düşünce ve görüşünü açıklama özgürlüğüne sahiptir.
2-Kişiler duygu,hobi,yetenek ve beceri ile yaşama sevinç ve öz
benliklerini özgürce ifade hakkına sahiptir.
3-Kimse kanaat ve fikrini açıklamaya zorlanamaz.Açıkladığı
aykırı,farklı düşünce ve görüşü sebebiyle kınanıp suçlanamaz.Türk
hukukunda düşünce suçu yoktur.Suç,fiziksel zarar,maddi kayıp veren ,
yasaya aykırı davranış ve eylemdir.
4-Vatandaşlar,düşünce ve görüşlerini; söz ve yazı,resim gibi
görsel,internet veya başka yollarla kanuna ve toplumsal kurallara
uygun şekilde tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına
sahiptir.İyi niyetli ve yasal düşünceler meşrudur,saygı gösterilmesi
gerekir.
5-Vatandaşlar sözlü ve yazılı olarak yasama,yürütme,yerel
yönetim,yargı,iç ve dış güvenlik kuvvetleri ile diğer kamu
kurumlarında görev yapan seçilmiş, istisnai ve atanmış tüm devlet
memurlarının; aldığı karar , verdiği demeç,yaptığı harcama ve işler
ile kamu kurumunun teşkilat yapısı, işleyişi ve verdiği
hizmeti;çağın gelişmeleri doğrultusunda eleştirilebilir.Bu onun en
doğal vatandaşlık görevi,düşünce ve ifade özgürlüğünün bir
sonucudur.Alınan karar ve yapılan işlemlerle ilgili eleştiriler,
demokrasinin bir gereği olduğundan yargı konusu yapılamaz.Ancak
doğrudan kişilik haklarına yönelik, asılsız, saygısız, iftira ve
hakaret niteliğindeki söz ve yazılar, düşünce ve ifade özgürlüğü
kapsamında görülemeyeceğinden, cevap hakkı doğurur ve yargıda dava
konusu yapılabilir.
6-Kişiler yaptığı konuşma ve yazdığı yazı,internet sitesi ve
yayınlanan kitabı nedeniyle yargılanamaz ve
cezalandırılamaz.Gazete,dergi,kitap,CD vb. yazılı, sesli,görüntülü
basın malzemeleri,fikir ürünleri; suç unsuru ve delil olarak
toplatılamaz,imha edilemez,internet sayfası kapatılamaz.
KÜLTÜREL HAKLAR
20.MADDE-BİLİM VE
SANAT HÜRRİYETİ
1-Vatandaşlar bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme, öğretme, açıklama, yayma, bilimsel, mesleki ve
teknik araştırma yapma ve ortak bir konuyla ilgili gerçek ve tüzel
kişiler bir araya gelerek örgütlenme hak ve hürriyetine sahiptir.
2-Dernek,vakıf ve özel sektör yetenekleri açığa çıkarıp becerileri
geliştirici, İSMEK ve Güzel Sanatlar lisesi açıp sanatsal
faaliyetleri serbestçe yürütebilir.
3-Bilim ve sanat faaliyetlerini yürüten demokratik örgütler,
uluslar arası yasal mesleki kuruluşlara üye olabilir,iş birliğine
gidip ortak etkinliklere katılırak değişim programları uygulaya
bilir.
21.MADDE-SANAT VE
SANAT ESERLERİ
1-Devlet, yazılı,sözlü ve görsel sanat faaliyetlerine
katılamaz,karışamaz ve kısıtlama getiremez. Sanatçı eserini, özgür
olarak ortaya kor ve halkın beğenisine sunar. Değerlendirmeyi halk
serbestçe yapar. Bakanlık ve Belediyeler, müzik şenliği, şölen,
yarışma, spor karşılaşması, film, tiyatro, festival ve sosyal
etkinlikler düzenleyemez. Heykel, anıt yaptıramaz,resim,heykel
satın alamaz.
2-Kamu kurumları,kitap,dergi yayınlayamaz,gazete çıkaramaz ve TV
istasyonu, radyo ajansı kurup işletemez.
BASIN VE YAYIMLA
İLGİLİ HÜKÜMLER
22.MADDE-BASIN
HÜRRİYETİ
1-Vatandaşı doğru ve hızlı bilgilendirerek bilinçli bir kamu oyu
oluşturma görevini yürüten basın- medya
hürdür,kısıtlanamaz,engellenemez ve sansür edilemez.
2-Basın ve ifade özgürlüğü , ulusal ve manevi değerlere, kişiliğe,
saygısızlık, hakaret,hak ve serbestisi tanımaz.Eleştirinin;konuşulan
söze,alınan karara,yapılan aksak,eksik,yanlış işe uygunsuz davranışa
yönelik olması gerekir.
3-Haber ve düşünceleri yaymaya,insanları doğru bilgilendirmeye,kamu
oyu oluşturmaya yönelik; film, sinema, müzik, tiyatro, halk
dansları, gazete, dergi, kitap,CD,internet,basım evi ve radyo,
televizyon, yayım evi gibi basın- medya kuruluşlarının
açılması,işletilmesi ve basın,yayın,sanat odasınca denetimine
ilişkin hususlar kanunla düzenlenir.
4-Yazılı,sözlü ve görsel basın kuruluşlarının;
kuruluş,işleyiş,gözetim ve denetimiyle ilgili işlemleri basın odası
yürütür.
5-Vatandaşların haber alma hakkı ve basının halkı bilgilendirme
görevi; engellenemez,kısıtlanamaz ve yasak getirilemez.
6-Yazılı,sözlü ve görsel basının yayımı;geçici veya sürekli olarak
durdurulamaz.Basılı eserler,toplatılamaz,yok edilemez ve
yakılamaz.Basın kuruluşları kapatılamaz.
7-Kitap,dergi,internet,TV,radyo ve gazetede açıklanıp ileri sürülen
düşünce ve görüşler suç unsuru sayılamaz.Yazarlar, bu yazı ve sözü
nedeniyle; suçlanamaz ,gözaltına alınamaz , tutuklanamaz,
yargılanamaz ve cezalandırılamaz.
8-Bir yazar yada konuşmacının; gazete,dergi,internet yada TV de
görüşünü açıklaması nedeniyle bu görüş suç niteliği de taşısa o
yayın organı yönetici ve yayın sorumlusu bu yayından dolayı,
suçlanamaz, tutuklanamaz, yargılanamaz,cezalandırılamaz ve yayınevi
kapatılamaz.Suçların kişiselliği nedeniyle bütün sorumluluk yazar ve
konuşmacıya aittir.
9-Basın organları ve basın mensupları , çalışmalarını; basın-ahlak
ilkelerine uygun olarak yürütür.Bu ilkelerin uygulanmasını basın
odası gözetip izler.
10-Basın-ahlak ilkeleri gereği, söz ve davranışları yanlış veya
zararlı görülenler eleştirilebilir.Kimse başkasının görüşüne katılıp
onaylamak zorunda değildir.Ancak kişilik haklarına ve insanlık
şerefine saygı göstermekle yükümlüdür.Kimsenin küfür ve hakaret etme
hakkı yoktur.
11-Basın özgürlüğü,demokrasi ve laikliğin bir ülkede varlığını
sürdüre bilmesi; cehalet,yoksulluk ve terörün, akıl ve bilimle
yenilmesi,siyasi istikrar ve ekonomik bağımsızlığın, ulusal
egemenliğin,adalet ve güvenliğin sağlanması ve ulusal hakların
korunmasına, doğrudan ve çok sıkı şekilde bağlıdır.Huzur ve barışın
teminat ve dayanağı ise hür basın,DKÖ,bağımsız yargı ve bağlantısız
ulusal ordudur.
23.MADDE-SÜRELİ VE
SÜRESİZ YAYIN HAKKI
1-Süreli ve süresiz yayın şartları ile basın-medya mesleği ile
ilgili esaslar, kanunla düzenlenir.Haber , düşünce ve görüşlerin
serbestçe yayınlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı
mali,idari,teknik vb. şart koşulamaz.Basın halkın vicdanının özgür
sesidir.
2-Yazılı,sözlü,görsel basın kuruluşu; açılış, yönetim ve işletimi
veya süreli ve süresiz yayın, özel kuruluşlarca önceden basın
odasına yazılı bilgi verilip izinle birlikte bir ile dört BAÜ arası
mali harç yatırılarak basın odasının hazırlayacağı yönetmelik
hükümlerine göre yapılır.Telif haklarını basın odası
gözetir.Anlaşmazlıkları yargı organı çözümler.
3-Yazılı,sözlü,görsel ve basılı;kitap,dergi,gazete, kağıt ile plak,
tiyatro, film, CD, disket, müzik klipi,bellek,internet,ses ve
görüntü kasetleri,vd. anlatım araç ve gereçlerinin suç unsuru
görülüp ve suç eşyası sayılarak yayımı,basımı,dağıtımı,satışı veya
gösterimi durdurulamaz.Radyo,TV yayını kesilemez.İnternet siteleri
kapatılamaz.
4-Gazeteler,dergi büyüklüğü ve şeklinde olmak üzere haftada bir gün,
dergiler ise kitap boyutunda ve ayda bir yayınlanır.Gazete dergi ve
kitaplar, sansürsüz olarak yayınlanır.Basım öncesi
denetlenemez.Basın organının tek gözeticisi ve denetleyicisi kamu
oyu , halktır.
5-Yabancı gerçek ve tüzel kişiler,karşılık,eşitlik,güven ve saygı
esasına göre,T.C kanunlarına uygun olarak T.C sınırları içinde
bakanlık ve basın odasından izin alarak,basın faaliyetlerinde
bulunabilir.
24.MADDE-İLETİŞİM,UYDU,TELEFON,RADYO,TV,İNTERNET,HABER AJANS VE
İSTASYONLARI İLE İLGİLİ HUSUSLAR
1-İletişim,uydu,telefon,radyo,TV,internet ve medya ile
film,tiyatro,müzik,vb. sanat ajansının kurulması,iletilmesi ve
çalışma esasları kanunla düzenlenir.Radyo ve televizyon
ajanslarına,kanal,frekans tahsisi,uydu alıcı ve vericileriyle
yayınların bölgelere yansıtılmasına ilişkin idari ve hukuki görev;
basın odasına, teknik hizmet ve görev yetkisi ise Türk Telekom
idaresine aittir.
2-Yerel,bölgesel veya ülke düzeyinde,haber ajanslarının kurulma ve
çalışma izinlerinin verilmesi ve programlarının basın ve yayıncılık
ilkelerine göre gözetim ve denetim görevi; basın odası,DKÖ’ler ve
doğrudan halkın beğeni ve tercihlerine görev yürütür.Hiç kimse halk
adına ,halkın iyiliği için ve kamu yararı gerekçesiyle de olsa yayın
tercihinde bulunamaz ve yasaklama kararı veremez.
3-Haber ajansının özerkliği ve siyasi tarafsızlığı esastır.
4-Bakanlık ve belediyeler ile kamu kurumları ve bağlı, ilgili
kuruluşlar kitap,dergi,gazete çıkaramaz.Radyo,TV istasyonu kuramaz
ve işletemez.
5-Gerçek ve tüzel kişiler ile özel şirketler, bir kısıtlama
olmaksızın; kitap, gazete,dergi çıkarabilir,radyo,TV ajansı
kurabilir.Gazete,dergi ve kitaplar; internet üzerinden, dijital
olarak,elektronik ortamda yayınlanabilir
6-TV ajansları ülke sorunlarının çözümüne ilişkin olarak halkın
aydınlatılıp bilgilendirilmesi ve demokrasinin yaşatıla bilmesi için
haftada bir parti temsilcileri ve ayda bir gün parti liderleriyle
açık oturum programı düzenler.
7-Kamu kurumları yazılı,sözlü ve görsel basına reklam,ilan
veremez.Basına ancak bilgi verir,basın açıklaması yapar.Hizmet ve
işle ilgili duyuruda bulunur.Alım ve yapım işi , ihale haberini;
ilgili kuruluşlara yazı yazarak,kurum duyuru panosuna belge asarak
veya elektronik,internet ortamında iletir.Devlet olabilecek tüm
iş,işlem ve hizmetlerini e-devlet sistemiyle yürütür.
25.MADDE-BASIN
ARAÇLARININ KORUNMASI
Kanuna uygun şekilde kurulan ve işletilen,yazılı,sözlü ve görsel
basın kuruluşlarına idari emir veya yargı kararıyla el konulamaz ve
işletilmesi engellenemez.Sadece yasaya aykırı eyleme yönelik
davranışta bulunan ilgililer hakında yasal işlem yapılır.
26.MADDE-BASININ,KAMU
KURUM PERSONELİ VE ÖZEL SEKTÖRDEN BİLGİ EDİNMESİ
1-Basın , kamu personelinin karar,iş,işlem,eylem,harcama ve verdiği
hizmeti 7 gün 24 saat gözetip denetler ve halkı doğru şekilde ve
zamanında bilgilendirir.Bilgilendirme ve kamu- oyu oluşturma basının
asli görevidir.
2-Basının kamu tüzel kişiliklerinde çalışan devlet memurlarıyla
görüşmesi, resmi belge ve bilgilere ulaşıp gerçek haber yapması ve
halkın; kamu hizmetlerine ilişkin düşünce ve görüşlerinin doğrudan
paylaşımı ile kamu oyunun serbestçe oluşması engellenemez.
3-Kamu kurumları , basının bilgi ve belge isteğini en geç on gün
içinde karşılar yada yazılı cevap verir.
4-Kamu personeli, kurumu ve yaptığı kamu görevi ile ilgili olarak
amirinden izin almaksızın basına bilgi,belge fotokopisi,CD kopyası
ve demeç verebilir.
5-Özel sektör ve şirketler, basının bilgi, belge fotokopisi ve CD
kopyası isteğini en çok on gün içinde karşılar yada yazılı cevap
verir. Basın, halka ve şirket ortaklarına açık yönetim kurulu
toplantılarını izleyebilir .
27.MADDE-DÜZELTME VE
CEVAP HAKKI
Yazılı, sözlü ve görsel basında bir olaya ilişkin olarak verilen
yazı,resim veya sesli,görüntülü haberle, kamu oyunun doğru
bilgilendirme amaç ve eleştiri sınırının aşılarak,doğrudan,gerçek ve
tüzel, yerli ve yabancı kişilere saygısızlık,hakaret,iftira edilmesi
ve şereflerine dokunulması veya gerçeğe aykırı yayınlar yapılması
hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.Basın odası düzeltme ve
cevap hakkının kullanımını takip eder,yasa hükümlerine aykırı
davrananlar hakkında uyarıda bulunur ve para cezası uygular.
28.MADDE-DKÖ KURMA
HÜRRİYETİ
1-Vatandaşlar, mesleki, kültürel, ekonomik, toplumsal, sosyal, vb.
konularda, dostluk,birlik,dayanışma ve iş birliği sağlamak, ortak
sorunlarına çözüm aramak, birikimlerini paylaşmak,etkili bir kamu
oyu oluşturmak ,kültürel ve toplumsal etkinliklerde bulunmak üzere,
dernek, vakıf, kulüp, kooperatif, birlik,meslek odası kurma
hakkına sahiptir.
2-DKÖ kurabilmek için avukata düzenlettirilmiş noter onaylı tüzük
ile kanunun istediği diğer bilgi ve belgelerin yasada belirtilen
kuruma verilmesi yeterlidir.DKÖ kurulması üyelik ve faaliyetleriyle
ilgili şekil, şart ve usuller yasada gösterilir.
3-Her temel eğitim okulu müdürlüğü ve üniversite rektörlüğünde,bir
öğrenci derneği kurulur.TEO ve üniversite öğrencilerinin doğal üyesi
bulundukları bu öğrenci dernekleri ile ilgili hususlar yasayla
düzenlenir.
4-Spor kulüpleri,TEO ve üniversitelere bağlı olarak kurulup faaliyet
gösterir.
5-Hiç kimse bir dernek veya vakfa üye olmaya,üyelikte kalmaya veya
çıkmaya zorlanamaz.Üye kendi isteği dışında ancak sabıka almışsa
çıkarılır.
6-Yıllık üyelik ödentisini yatırmayanlar; toplantılara katılamaz,
yönetime aday olamaz ve oy kullanamazlar.
7-DKÖ’ler, idare veya yargı organınca kapatılamaz.
8-DKÖ’ler , yurtdışında büro, temsilcilik açamaz ve personel
görevlendiremez.
9-Yabancılar, bakanlıktan izin alarak , ülkelerinde kurulu yasal
bir DKÖ’nün,TC’de şubesini açabilirler.Bu DKÖ ülkemizde
karşılık,eşitlik,güven,saygı ilkeleri ve T.C yasalarına uygun olarak
faaliyet yürütür.
10-Bakanlık , belediye, kamu kurumları ve özel şirketler, DKÖ’lere
para aktaramaz, bağış ve mal yardımı yapamaz.
11-Amacı dışında faaliyet gösteren veya suç teşkil eden eylemlerde
bulunan DKÖ yönetici ve üyeleri hakkında, genel hükümlere görev
işlem yapılır.
12-Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden, yasanın öngördüğü
yükümlülükleri yerine getirmeyen veya beş yılda bir olağan
kongresini yapmayan DKÖ’ler; C.savcılığının adreslerine yapacağı
yazılı bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra, kendiliğinden
dağılmış ve kapanmış sayılır.
13-DKÖ’ler mal edinemez,kullandığı bina arsa ve araziler belediye
malıdır. Belediyeler DKÖ’lere bu taşınmaz malları ücretsiz olarak
tahsis eder. Taşınmazların, yapım,bakım,onarım ve kullanım
giderlerini DKÖ’ler kendileri karşılar.
14-Devlet memurları, DKÖ’lere; kurumundan izin almaksızın doğrudan
üye olabilir ve yönetiminde görev alabilir.
15-Bir il,ilçe,belde,köy veya kurum ve kuruluşta aynı ad,konu veya
amaçta yalnızca bir DKÖ kurula bilir.Bir yerleşim biriminde tek
kooperatif kurulur,bulunur ve çok amaçlı olarak faaliyet gösterir.
29.MADDE-KAPALI YER
TOPLANTISI,AÇIKHAVA GÖSTERİSİ DÜZENLEME VE BİLDİRİ DAĞITMA HAKKI
1-Kapalı yer toplantısı yapma,açık hava gösterisi
düzenleme,döviz,pankart asma,bildiri dağıtma hak ve hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil,şart ve usuller kanunda
gösterilir.Toplantı yapmak,gösteri düzenlemek veya bildiri dağıtmak
isteyen grup 5 kişilik bir komite kurarak en geç 24 saat
önceden,isteğini yazılı şekilde savcılığa bildirir ve önceden
komisyonca belirlenip ilan edilmiş yerlerde, sosyal, kültürel,
siyasal etkinliğini gerçekleştirir.
2-TCUM,bölge ve belediye meclisi ile sendika,siyasi parti,meslek
odası,dernek,vakıf,kulüp ve anonim şirketlerin genel kültür
toplantılarını , basına açık olarak yapması zorunludur.
3-Bireysel olarak vatandaşların ve örgütlü şekilde DKÖ’lerin;
hükümet,belediye,kamu kurumu ve özel kuruluşların, aldığı karar,
yürüttüğü hizmeti eleştirme ve protesto hak ve yetkisi
vardır.Eleştiri ve karşı çıkma hakkı, engellenemez,sınırlanamaz ve
yasaklanamaz.
SOSYAL HAK VE ÖDEVLER
AİLE VE GENÇLİK
30.MADDE-AİLENİN
KORUNMASI
1-Devlet, ailenin huzur,mutluluk ve güvenliğini sağlamak için
gerekli hukuki düzlemleri yapar.
2-Aile, kadın ve erkeğin eşitliğine, insanların , karşılıklı
beğeni,istek,saygı ve anlaşmasına dayalı olarak , özgür eş seçimi ve
evlilik kararıyla kurulan, en temel ve kutsal toplumsal kurumdur.
3-T.C ülkesinde evlenme yaşı 18’dir.18 yaşından önce evlenmek,mehir
ve başlık parası almak , kişiyi istemediği biriyle evlenmeye
zorlamak, suçtur.
4-Nişan ve evlilik töreni, kız ve erkek ailesi arasında yapılır.Ülke
ekonomisine ve aileye olumsuz etkisi nedeniyle düğün yapmak; sosyal
barışı bozucu olarak görülür ve ulusalcı , inançlı ve yurt sever
kişilerin , sorumlu , bilinçli davranıp savurganlıktan kaçanağı
umulur.
5-T.C devletinde evlilik işlemi ve nikah sözleşmesi;
belediye-nüfus-nikah memuru önünde, iki tanıkla ve özgür iradeyle
yapılıp gerçekleştirilir.
6-Resmi nikah dışı birliktelikler, Türk hukukunda yasal kabul
edilmez,Evlilik ve aile olarak tanınmaz. Miras sadece resmi nikahlı
eşe ve kişinin yasal çocuğuna kalır.Ancak yasak ilişkiden doğan
çocuk nüfusa, ana ve babasının birlikte bildirimi yada yargı
kararıyla ana adı soyadı ve baba adı soyadıyla yazılır.
7-T.C vatandaşlarının, yasal, resmi , erdemli bir birliktelik
sürdürmeleri esastır.Ancak eşlerin birbirini aldatıp resmi nikahsız
cinsel ilişkide bulunması veya çocuk sahibi olması , kutsal evlilik
sözleşmesinin ihlali olup,boşanma nedenidir.Aldatılan eşin boşanma
hakkı doğar.
8-Veliler, 18 yaşına kadar çocuklarını; birlikte ve sevgiyle
büyütmek, okutup, eğitmek, kötülükten korumak, iyi, doğru ve güzele,
merhamet, anlayış ve sabırla yönlendirmekle yükümlü ve görevlidir,
9-Boşanan eş,kız ve erkek çocuğuna bakmak veya 18 yaşını
dolduruncaya kadar nafaka ödemek zorundadır.Çocukların velayetinin,
boşanan eşlerden hangisine verileceğine, çocukların istemleri ile
ana ve babanın durumları göz önünde bulundurularak yargı organınca
kararlaştırılır.Boşanan eşler ve akrabalarından, çocukları kabul
eden çıkmazsa; çocuklar savcı kararıyla çocuk yuva ve yetiştirme
yurtlarına teslim edilir.
10-Boşanma halinde çocukların velisi , diğer eşten yargı kararıyla
çocuk için nafaka isteyip alabilir.Ancak eşler birbirinden, toplu
veya aylık olarak nafaka, tazminat isteyemez ve bağlanamaz.Boşanma
ile evlilik işlemi, kurulan hukuki bağ, yakınlık, tümüyle sona
erer.Boşananlar birbirlerine karışamaz.
11-Kadın ve erkeğin ailedeki görev, yetki ve sorumluluğu eşittir.
Aile birliği birlikte kurulur ve çocuklar birlikte yetiştirilir.
Aile demokratik kurallarla yönetilir. Ailede
şeffaflık,sadakat,dürüstlük,güven,vefa,sorumluluk,fedakarlık,sabır
ve sevgi ilişkilere egemen kılınır. Aile bireyleri, eşler birbirine
hakaret edemez ,inat ve ısrarda bulunamaz, dövemez,z
orlama,dayatma,baskı,işkence ve şiddet uygulayamaz. Ana ve babanın
çocuğunu,ağabey ve ablanın kardeşini, terbiye amacıyla da olsa
dövme,hak ve yetkisi yoktur.
12-T.C vatandaşlarının, bakıp,ilgilenip,sevip,eğitip,yetenek ve
becerisine uygun dalda bir meslek,sanat iş sahibi yapıp topluma
yararlı,vicdan sahibi bir kişi olarak yetiştire bileceği sayıda
çocuk yapması, bir insanlık,inanç,vatandaşlık,vicdan,sorumluluk ve
toplumsal görevdir.
13-Eş ve çocuklar; gelenek,kültür,inanç,moda,mevsim ve zevkine göre
özgürce giyinir.Kişiler dilerse başını örter,dilerse açar.Aile
bireyleri birbirlerini farklı biçimde giyinmeye zorlayamaz.
14-Karı ve koca ancak kendi davranışlarından ve yaptıklarından
sorumludur.Ailede eşler birey olarak bağımsız ve
özgürdür.Kararlar;anlaşma,taviz ve uzlaşmayla ortak alınır.Bir eşin,
hata ve yanlışından, diğer eş birlikte sorumlu tutulamaz.Eşler
arası ilişkiler; karşılık,güven,saygı ve eşitlik ilkelerine göre
yürütülür.
15-T.C vatandaşlarının bir adı ve birde aile ismi-soyadı
olur.Evlenince eşlerin soyadı değişmez.Kadınlar ve erkekler,
analarının aile isimlerini, evlendikten sonra soyadı olarak
taşımayı sürdürür.Çocuklar yalnızca analarının soyadını alıp
taşırlar.
16-Ailede mal ayrılığı esastır. Ancak eşlerin evlilik birliği
kurduktan sonra elde ettikleri parasal değerler ve malları, boşanma
halinde eşit olarak paylaşılır.Aile hayatı ve evlilik bağı, kadın
ve erkek arasındaki iletişimin, özgürce ve eşit şartlarda uyum ve
denge ilkesine göre sürdürülmesine dayanır.
31.MADDE-GENÇLİĞİN
BİLİNÇLİ YETİŞTİRİLMESİ
1-Devlet; Cumhuriyetin emanet ettiği gençlerin, bilim ve
teknik,inanç ve ibadet özgürlüğü,vicdani sorumluluk,idealistlik ve
ulusalcılık doğrultusunda,güzel ahlaklı, dürüst demokrat,kendiyle
barışık,kendine güvenen,cesur,bilgili,kültürlü,topluma yararlı,yasal
bir meslek-sanat sahibi,bilinçli,ilkeli,erdemli,onurlu,amaçlı,umutlu
birer insan olarak yetiştirilmesini ve kendilerini sürekli olarak
yenileyip,bedensel,zihinsel ve ruhsal olarak geliştirmelerini
sağlayacak hukuka ve altyapıya ilişkin tedbirleri alır ve ortamı
hazırlar.
2-Belediye ve okullar, gençlerin; sigara, uyuşturucu,alkol,kumar ve
fuhuş gibi kötü alışkanlık edinmeleri ve zararlı bağımlılıklardan
bilgilendirip, bilinçlendirerek korunmaları için gerekli tedbirleri
alır.Bu konuda sağlık,polis,TSK,DKÖ,basın,oda,baro ve
üniversitelerle işbirliği yapar.
3-T.C’ de ulusal birliğin sağlanması, gençliğin idealizme ve
yurtseverliğe yönlendirilmesi için bir adet ulusal bayram
kutlanır.Türk halkının ulusal günü:19 Mayıs bağımsızlık, barış,
bahar, Cumhuriyet, demokrasi, ulusal egemenlik, özgürlük,
saygı,yerli malı,tutumluluk ve çocuk bayramıdır.
TÜRK VATANDAŞLIĞI
32.MADDE-TÜRKELİ
CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI
1-Vatandaşlık en temel ve belirleyici bireysel insan haklarındandır.
Doğup büyüdüğü, üzerinde yaşadığı,ata emaneti bu toprakları vatan
bilen,bu yurtta beraber çalışıp,üzüntüsünü,mutluluğunu paylaştığı
insanların hak ve kişiliğine saygı gösteren,T.C devleti kanunları
ile Türklük ilke ve devrimlerine sadakatle bağlı olan,görev ve
haklarına, sorumluluk bilinci içinde sahip çıkan, dürüst, cesur,
ilkeli, erdemli bireyler; ırk, anadil, renk, cinsiyet ve inancına
bakınmaksızın asli,eşit,saygın ve özgür bir T.C vatandaşıdır.
2-T.C devletine yurttaşlık bağıyla bağlı bulunan T.C’ yi üst kimlik
olarak kabul eden, tam bağımsızlığı, özgürlüğü, ulus egemenliğini,
ulusal hakları, Cumhuriyet ve demokrasiyi savunan vatandaşlar ,
hukuken ayrımsız Türk’ tür.
3-Ana ve babası T.C vatandaşı olan Türk vatandaşıdır.T.C vatandaşı
bir ana veya babanın, yabancı eşle evliliğinden olan çocuğun
vatandaşlığı başvuruyla belirlenir.T.C vatandaşlığına ve göçmenliğe
kabul iznini bakan verir.Evlilik veya başvuru yoluyla T.C
vatandaşlığına kabul edilmenin şartları kanunla düzenlenir.
4-Hiç kimse kendi isteği dışında vatandaşlıktan çıkarılamaz.
5-Türkelinde yaşayan Türkler,çifte vatandaşlık hakları gereği,T.C
vatandaşlığını kaybetmeden; yabancı ülke vatandaşlığına
geçebilir.Yine aynı şekilde Türk soylu insanlar, eski ülke
vatandaşlıklarını koruyarak ve çıkmadan,bakanlık oluru ile T.C
vatandaşlığına kabul edilir.
33.MADDE-VATANDAŞLIK
ÖDEV VE GÖREVLERİ
1-T.C sınırları içinde yaşayan insanlar ya biyolojik,etnik olarak
yada sosyolojik ve siyasi kimlik bakımından hukuken Türk
tür.Aidiyet,bir doğal,siyasi ve hukuki gerçekliktir.
2-12 yıllık temel eğitime devam ederek bilgili, kültürlü, bilinçli,
görgülü, erdemli, çalışkan,başarılı,umutlu bir birey olarak T.C
devletini en iyi şekilde temsil etmek.
3-Üniversite yada İSMEK’ e giderek yasal,meşru,topluma
yararlı,yetenek ve becerisine uygun meslek-sanat
edinip,işini,görevini zamanında ve gereğince yapmak.
4-Başkalarına muhtaç, asalak, ailesi ve topluma yük olmamak için
aklı,vicdanı ve var gücüyle ilkeli,planlı çalışıp değer
üretmek.Yeterli ve düzenli bir gelir elde ederek,yaşam kalitesini
yükseltmek. Topluma yararlı,bilimsel ve teknik çalışma, araştırma,
tasarım ve buluşlar yapmak.Türk ulusunun onuru, gururu ve Türk
gençlerine örnek,önder olmak.Milletin kültürel mücadelesinde ulusal
hakları koruyup,geliştirip,yaşatmak.
5-Dengeli, düzenli, yeterli beslenip bireysel spor yaparak,
sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmek.
6-Zararlı alışkanlık edinmemek ve kötü bağımlılıktan kaçınıp
korunmak.
7-Hak, imkan,görev ve sorumluluklarını bilmek.Adaleti
gözetmek,değerlerine sahip çıkıp,yasal yollarla savunmak.Ne ezmek
nede ezilmek,kendini kullandırmamak, Duyduğunu,okuduğunu,akıl ve
bilgisiyle sorgulamak.Aklını ve gönlünü,bir kişi,güç yada görüşe
kiralamamak.Yasalara,kurallara,uygun davranmak, başkalarının
haklarına saygı göstermek, çevreye zarar vermemek.Onurlu borçsuz bir
yaşam sürerek,bu gök kubbede hoş seda olarak anılmak.
8-Çalışıp, emek verip,ürettiği,aklı ve alın teriyle kazandığı
gelirinden,devlete vergi vermek.
9-Vatan savunması için askere gitmek veya bir kamusal hizmet
yürütmek yada parasal bedel ödemek.
10-Devlete, topluma,çevreye karşı suç işlendiğini
gördüğü,duyduğu,öğrendiği an hemen basına,savcılığa,güvenlik
kuvvetlerine bildirmek,gerektiğinde yargıda şikayetçi olmak,tanıklık
yapmak,cesur,onurlu bir yurtseverlik görev ve ödevidir.
11-Bakanlık,belediye ve kamu kurumlarının görevi halka
hizmet,kullandıkları para ise,halkın alın teri ulusal gelirdir.T.C
vatandaşları,bir yurttaşlık görevi olarak kamu
kurumlarını,memurların aldığı karar,yaptığı harcama,iş ve hizmeti 7
gün 24 saat gözetip,izleyip,denetler,eleştirir. Ulusal gelirin;
yanlış yerlerde ve şekilde kullanılmasına engel olur.
12-Dini inanç grubu ve etnik azınlıkların; özerk bölge,ayrı bir
yönetim,eyalet kurma hakları yoktur.T.C yasaları ile yargı ve
hükümet kararları,tüm yurtta,eşit şekilde ayrımsız
uygulanır.Kültürel özgürlük ve ifade hürriyeti bireyseldir.Ana dili
öğrenip,serbestçe konuşmayı ve geleneksel kültürü yaşatmayı içerir.
13-T.C vatandaşlığı, özgür iradeyle ve bilinçli tercihle
kazanılır.T.C devleti,Türk halkının verdiği bağımsızlık savaşının
eseridir.Türk devleti; “Ne Mutlu Türküm Diyebilen”,TC’nin
Türklerce,tam bağımsız ve egemen yönetilmesi için sorumluluk
üstlenen, fedakarlıktan kaçınmayan,cesur,ulusalcı,çalışkan,yurt
sever,bilinçli,ilkeli kişilerle yükselir.
14-Özgür ve onurlu yaşamak ancak ulusal bağımsızlıkla mümkün
olduğundan,T.C vatandaşlarının,devletin bağımsızlığını; öz canı ,
namusu ve alın teri malı bilip,sahiplenip koruması gerekir.
34.MADDE-T.C
VATANDAŞLIK HAKLARI
1-T.C vatandaşları , cinsiyet,
kültür,anadil,sınıf,eğitim,görev,meslek,din,inanç,mezhep veya
ikamet yeri gözetilmeksizin yasa önünde hukuken eşittir.Bir kişi
yada gruba
üstünlük,ayrıcalık,dokunulmazlık,farklılık,imtiyaz,tanınamaz,kabul
edilemez.
2-Ekonomik,politik,sosyal ve kültürel yaşamın her alanında T.C
vatandaşları; eşit,hukuksal haklara ve güvencelere
sahiptir.Can,namus ve malları, aynı derecede önemli ve
saygıdeğerdir.
3-Ülkemiz unsurlarından,bir etnik yada inanç grubuna veya bunların
kurup yönettiği kuruluşa, yabancı devlet ve kuruluşların himayesi,
mandası, kayırma, denetim, tahkim, müdahale ve yardımı kabul
edilemez.
4-T.C devletinde Türk ulusu, tıpkı Alman, Çin,İngiliz,İran ve Rusya
da olduğu gibi kurucu,belirleyici asli unsurudur.Etnik gruplar ise
erdemli Cumhuriyetin bütünleyici, birleştirici, yaşatıcı vazgeçilmez
eşit öğeleridir.
5-T.C vatandaşları eşit,temel hak,ödev ve yükümlülüklere sahiptir.
6-Seçme,seçilme,çalışma,vatani görev,kamu hizmeti,
evlenme,miras,öğrenim ve sosyal güvenlik hakları yönünden kadın ve
erkek eşittir.
7-T.C vatandaşları düşünce, konuşma,basın yayın,toplantı,inanç ve
ibadet özgürlüğüne sahiptir.Bilgi özgürce açıklanıp savunulur.Zarar
verici eyleme dönüşmeyen, yazılı, sözlü ve görsel düşüncenin yayını
serbesttir.
8-TC’nin egemenlik ve kurucu iradesini tanıyan, ancak kendisini
soyca ve sopca, Türk olarak görmeyen T.C vatandaşlarının farklı bir
etnik gruba aidiyeti ve azınlık olduğu hukuken kabul
edilir.Azınlıklara da diğer çoğunluk TC vatandaşlarının bireysel
hakları, tam ve eşit şekilde tanınıp kullandırılır. Hiç bir etnik
ve dini grup ile azınlığa; ayrıcalık,üstünlük tanımaz ve bir
azınlık,etnik veya dini grup için yabancı bir devletin,kuruluşun
koruma ve desteği kabul edilemez.Ancak aynı haklara sahip olmasını
isteye bilirler.
9-T.C vatandaşları evlenince,vatandaşlık nüfus kimlik kartının
medeni hali bölümüne; eşinin adı ve soyadı yazılır , diğer
durumlarda boş bırakılır.
10-Vatandaşlık kimlik kartı ve T.C pasaportları,banka kredi kartı
büyüklüğü ve özelliğinde çipli olarak düzenlenir.Fotoğraf 16 yaşına
girince kartlara konulur.16 yaşından önce, doğum ve kayıp nedeniyle
eski tip karton kimlik kartı verilir.
11-T.C ülkesinde doğuma bağlı saygınlık,üstünlük yoktur.Kişiler
yaptığı başarılı işi,sorun çözmedeki becerisi ve ülkeye,halka
hizmetiyle erdem kazanır.Üstlendiği sorumluluk, gösterdiği cesaret,
ileri görüş ve fedakarlığıyla büyük insan olur.
12-T.C vatandaşları, öğrenim dalını,geçimini sağlayacağı
mesleğini,yaşamını paylaşacağı eşini,yerleşim birimini, kendini
temsil edip savunacak avukatını ve hastalığını tedavi edecek
hekimini, özgürce seçme,hak,irade ve yetkisine sahiptir.
13-T.C vatandaşlığından çıkmak veya yabancı bir ülke vatandaşlığına
geçmek için T.C vatandaşlarının izin almasına gerek
yoktur.Kişiler,T.C vatandaşlığından çıkma yada yabancı bir devlet
vatandaşlığına geçiş iradelerini belirten dilekçesini; T.C
bakanlığına verdikten sonra, bu irade beyanına bağlı olarak
istekleri, on gün içinde doğrudan kabul edilmiş sayılır.
14-Ulusalcılık ilkesi gereği, dünyanın hangi ülkesinde yaşayıp
bulunsa, soy ve sopça kendini Türk ulusunun bir bireyi gören,Türk
kültürü ve Türklüğü, üst kimlik olarak,bilinçli bir şekilde
kabullenip savunan her kişi, Türk ulusunun saygın,eşit ve değerli
bir parçasıdır.Bu kişiler T.C devletinin doğal ve eşit
vatandaşlarıdır.Diğer T.C vatandaşlarıyla aynı haklara
sahiptir.Başvuruları halinde kendilerine T.C devleti kimliği ve
pasaportu verilir.İsterse eski ülkesinde yaşamını devam ettirir veya
T.C ülkesine göç edip yerleşe bilir.Verilecek T.C kimlik ve
pasaportu, bu göçmen Türklere; çifte vatandaşlık haklarının bir
gereği olarak T.C sınırları içerisinde serbest dolaşım,oturma ve
çalışma hakkı tanır-sağlar.Türkeli,dış Türkler içinde ikinci bir
kutsal vatandır.T.C hükümetleri, haksızlığa,zulme,jenoside uğrayan
Türk soylu insanların insani Haklarınının kullandırılmasını
,kültürel hakları,karşılık,eşitlik,saygı ve güven ilkelerine göre
yasal yollardan arar,korur.T.C dış temsilcilerinin bir görevi de; o
ülkeyle ikili ticari,kültürel,siyasi ilişkileri geliştirmek,barışı
sağlamak dışında,T.C devletinin ulusal haklarını, T.C
vatandaşlarının bireysel haklarını aramak,yasal çıkarını
korumak,kollamak ve kullandırmaktır.T.C dünyadaki bütün Türklerin
kimsesi,gür ve cesur sesidir.Dilde, fikirde, kültürde, töre ve işde
Türk birliğinin savunucusudur.
15-T.C vatandaşları için Türklük; Arap,Bulgar,Fransız,Gürcü,Japon ve
Yunanlılarda olduğu gibi bir üst kimlik,vatandaşlığın resmi,siyasi
göstergesi ve tanımlayıcısıdır.Bu resmi kimlik,halkların,etnik
köken,anadil,din,inanç ve kültürüne dayalı öz kimliklerini yok
saymaz.T.C devleti vatandaşlarının,ana dilini,ırk,etnik
kökenini,dini ve kültürel kimliklerini tanır ve saygı gösterir.Ancak
T.C vatandaşlarının kendilerini, resmi,siyasi bir vatandaşlık üst
kimliği olan Türklükle tanımlamaları zorunludur.
16-T.C devleti tüm vatandaşlarını, ayrımsız eşit görür ve aynı
hakları tanıyıp kullandırır.T.C vatandaşları , birey ve halk olarak;
ırki,etnik ve sınıfsal durumlarına,dini inançlarına,anadil ve
kültürlerine göre ayrıştırılıp, bölünüp, belirlenip,
gruplaştırılarak ,tanımlanamaz.T.C vatandaşları bireyler ve bunların
oluşturduğu halklar, hukuken, ayrımsız, eşit ve aynı derecede
saygındır.Temel hak ve özgürlükler,ödev ve sorumlulukları da
içerir.Haklar bireyseldir.Grup olarak ve TC’yi bölüp yıkma amaçlı
kullanılamaz.Vatandaşlar,bireysel haklarını yasal yollarla birey
olarak özgürce ifade edip kullanır. Ancak hiç kimse Türk halkını
ırk,köken,etnik yapı,anadili,kültürü yada dini inancına göre
ayrıştırıp,farklaştırıp,T.C merkezi yönetiminden,özerkleşmesini
bağımsızlığını isteyemez.
17-Bölünme amaçlı DKÖ ve siyasi,askeri,polisiye vb. örgüt kurulamaz.
Yıkıcı, bölücü, ayrılıkçı ve ayrımcı faaliyette bulunamaz.T.C
devleti askeri,polisi ve yargısıyla; halkı ayrıştırma, bölme,
devleti zayıflatıp yıkma ve bağımsızlık amaçlı siyasi faaliyeti,
terörü, darbeyi,zorla para toplamayı veya başkaldırıyı kabul
edemez. Halkı yıldırma, umutsuzluğa itme, devleti küçük ve aciz
düşürmeye, egemenlik ve güvenliğe yönelik mafya , çete ve terör
eylemlerine, hiçbir gerekçeyle ve asla izin vermez.Ayaklanma ve
darbe girişimleri , derhal ve silah kullanılarak bastırılır.Türk
halkını ayrıştırıp, gruplaştırıp, bölmeye, yurdu parçalamaya, T.C
devletini yıkmaya yönelik örgütlü,planlı,silahlı terör eylemleri,
demokrasi ve insan hakları kapsamında görülemez ve teröristler
hiçbir nedenle ve biçimde affedilemez.
35.MADDE-YABANCI
ÜLKELERDEKİ TÜRKLER
1-Devlet, yabancı ülkelerde oturan,çalışan T.C vatandaşları ile Türk
asıllı o ülke vatandaşı Türklerin temel insan haklarına sahip
olmaları anadil ve kültürlerini koruyup geliştirmeleri,T.C ile
bağlarının devamı ve çifte vatandaşlık statüsünden yararlanmaları
hususunda; uluslar arası kuruluşlar ve ilgili hükümetle işbirliği
yapar.Bu görev,o ülkelerin içişlerine karışma sayılamaz.
2-T.C dışında yaşayan ve kendini Türk kökenli, soylu gören
kişilerden isteyenler, T.C vatandaşlığına kabul edilir.Tanınan bu
çifte vatandaşlık hakkı gereği, dileyen bulunduğu ülkede yaşamını
yine sürdürür yada Türk eline gelip yerleşir.
3-T.C hükümeti ve T.C kamu kurumları, Türk devletleri ve soydaş
Türk halklarıyla eğitim,
kültür,bilim,teknik,sanayi,tarım,hayvancılık,ticaret ve uluslar
arası politikada gönül ve iş birliği yapar.Turan birliği üyesi
devletler arasında ticaret; gümrüksüz, kotasız, sınırsız,
vizesiz,karşılıklı ülke ulusal paralarıyla güven, eşitlik ve saygı
ilkelerine göre yürütülür.
4-Türkeli, bütün dünya Türklerinin ikinci vatanıdır.Türk olmak,
dünya Türklüğünün, sevinç ve tasasında işbirliği ve uğraş
gerektirir.T.C devleti , dışlanan, hor görülen, baskıya,zorunlu
göçe,asimileye,jenoside tabi tutulan, özgürlükten,eğitimden ve
insanca bir yaşamdan gereğince,eşit olarak yararlandırılmayan tüm
Türklere,yasal yol ve kurumlarıyla sahip çıkar.Bu bağ ve iletişim,
insani,tarihi bir görev ve vicdani sorumluluktur.
36.MADDE-AZINLIKLARIN
DURUMU
1-BM üyesi 202 devletten bazılarının adı nasıl Arnavutluk,
Ermenistan, Gürcistan, Hindistan,İtalya ise bizim yaşadığımız bu
topraklarda kurulu ülkenin adı Türkistan, devletin adı da Türk
Cumhuriyetidir.
2-Türk elinde, kendini soy ve sopça Türk gören, Türk farklı etnik
topluluktan gören ise azınlık bir halktan T.C vatandaşıdır.T.C
ülkesi nüfusunun; 3’te 2’si Türk soylu ve 48 Türk boyuna mensup
bireylerdir.3’te 1’lik kesim ise 27 ayrı ırk,etnik köken, farklı
anadil ve kültüre sahip halktır.Türkler ve diğer halklar, İÖ en az
üç bin yıldır bu toprakları, vatan bilerek birlikte yaşamaktadır.Tüm
bu T.C vatandaşları, farklı kültürel,ulusal ve manevi değerlere
sahip olsalar da,kader onları; tercih, bilinç, irade ve yetkisi
dışında, tabiat kanunları gereğince bu coğrafya ve bu ülkede bir
araya getirdiğinden,dünya tarihi ve hayatın gerçekleri göz önüne
alınarak, barış içinde,huzurlu ve güvenli bir yaşam sürdürebilmenin
yolu; birlik, beraberlik,dirlik ve demokratik bir düzenden
geçtiğinden, ırki kökeni,anadili, kültürü ve inanç durumuna
bakılmaksızın, hukuk önünde,Türkistan’ın özgür,eşit ve aynı derecede
saygın bireyleridir.Tek şart; T.C anayasası ve Türk kanunlarına
saygılı ve bağlı olmak, vatandaşlık görevini zamanında ve gereğince
yerine getirmektir.
3-Bağımsız ve bağlantısız T.C ülkesinde yaşayan, özgür insanlar
için Türklük; vatandaşlığın siyasal göstergesi, uluslar arası
düzeyde ise belirleyici,tanımlayıcı sembol,saygınlık kazandırıcı bir
üst kimliktir.Uluslar, askeri savaş dışında birbirleriyle spor,
ekonomik,kültürel,bilim ve teknik alanında da yarışıp,üstünlük
mücadelesi yapmaktadır.Uluslar,medeniyetler savaşını kaybedip;
emperyalizme , manda,köle,sömürge olmamak için Türk vatandaşları;
bilinçli,ilkeli,cesur,tutarlı,kararlı,özgür iradeli,özgüvenli,öz
saygılı,gelecekten umutlu,akıl edip düşünen,emek verip üretip
başaran, olmak zorundadır.
4-Doğusu,batısı,kuzey ve güneyiyle Türk vatandaşlarının üzerinde
yaşadığı bu yurt kutsal vatan toprağıdır.Tam bağımsız T.C devleti;
Türk halkının özgürlük garantisi,ulusal egemenliğinin temsilcisi
TCUK; bağımsızlığının bekçisi Türk ordusu; Türkelinde yaşayan tüm
bireylerin canı, namusu, anası, babası, eşi,çocuğu,mesleği,işi,alın
teri malı gibi kutsal bir varlığıdır.Bu nedenle vatan,devlet,
bayrak,meclis ve ordu; tüm T.C vatandaşlarının ortak ulusal
değeridir.Bu nedenle bütün vatandaşlar, devletle
ilgilenip,karışıp,hesap sorma ve gözetip denetleme , hak, yetki ve
ödevlerine sahiptir.
5-Türk halkının birliğini sağlayıp koruyacak olan, ortak toplumsal
değerler; adalet, bağımsızlık,Cumhuriyet,demokrasi,eşitlik,hukukun
üstünlüğü,laiklik,özgürlük ve sosyal güvenliktir. Türk halkının
ulusal haklarına,manevi değerlerine,namusu olan oyuna sahip
çıkıp,özenle korursa, tarih yine tekrarlanır; bölgesel ve uluslar
arası bir güç olur.Kimse yurduna saldıramaz,azınlıkları
kışkırtıp,ayrımcılık,terör,iç savaş başlatamaz,ülkeyi işgal
edip,askeri üs kurup,Türk askerinin başına çuval geçirip,Türk
halkının şerefini zedeleyemez,Halk işbirlikçilerle sömürülüp
yoksullaştırılamaz. Türk ulusu ve devletine karşı savaş
açanlar,Türkün düşmanıdır.Devlet,Türklere düşmanlık edenlere
karşı,aynı yöntem ve şekilde cesurca karşılık verir.Düşmanlık eden
devletle derhal,siyasi ve ekonomik ilişkilerini dondurup
keser.Gerekirse ulusal onurunu, bağımsızlığını, ulusal haklarını
korumak için düşmanıyla savaşır.Savaş can, inanç , vatan ve namus
savunması dışında cinayettir.
6-Birey olarak kendini, Türk halkının çoğunluğundan farklı, değişik
bir etnik grup ve azınlık olarak görenler, T.C. Anayasası ve
kanunlarına saygılı olarak ve yasal yolları kullanarak;
1)Kültürlerini öğrenip yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak için
kendi gibi düşünen, aynı değerleri paylaşan kişilerle birlikte, DKÖ
kurup, soysal, kültürel faaliyette bulunabilir.
2)Her derecede özel okullarda, Anadilini ek ders olarak seçip
okuyabilir.Dil kurslarında Anadilini serbestçe öğrenip
öğretebilir.Anadilini evinde, işyerinde, dışarıda konuşabilir.
3)Anadilinde kitap, dergi, gazete çıkarabilir.
4)Anadilinde internet,TV, radyo yayını yapabilir.Yasak ve suç olan;
ülkenin birlik ve dirliğini bozucu, halkı ayrıştırmaya, ayaklanmaya
yöneltici , birbirine düşürücü yayınlardır.
7-Azınlıkların eğitim ve kültürel konulardaki çalışmaları, hukuka
dayandığı ve yasalara uygun şekilde yürütüldüğü sürece,
demokrasinin bir gereği ve insan hakkı olarak görülür.Ulusal
haklara, değerlere ve başkalarının hakkına zarar verilmediği
sürece,engellenip yasaklanamaz.
8-T.C vatandaşı azınlıklar, devlet okullarında,kamu kurumlarında ve
yargıda, tüm bağımsız devletlerde olduğu gibi resmi devlet dili
olan Türkçeyi öğrenmek ve resmi iletişimde kullanmak zorundadır.Bir
T.C vatandaşının, “Türkçe bilmiyorum, tercüman isterim veya kendi
ana dilimle baş vuracağım,savunma yapacağım” mazeret ve gerekçesi
olamaz ve kabul edilemez.
9-T.C vatandaşları eğitim,yönetim ve yargıda; yazışma,konuşma,iş ve
işlemlerini, resmi dili olan Türkçeyle yürütür.Başka dilde yapılan
başvurular, dilekçe ve belgeler kabul edilemez,işleme konulmaz.
Türkçe bilmeyen yabancılar, kendilerini avukat ve tercüman
aracılığıyla temsil ettirir.
10-T.C sınırları içindeki alım,satım,ödeme,ihale,yapım,kiralama ve
sözleşme işlemleri Türk devletinin resmi dili Türkçe ve T.C devleti
resmi parası TL ile yapılır.Ancak T.C vatandaşları tasarruflarını,
Türkelindeki bankalarda vadeli ve vadesiz mevduat hesaplarında TL
yada döviz olarak tutulabilir.TL ve yabancı paraların, bankacılık
sistemi içinde,banka hesaplarında mevduat olarak tutulup
taksit,kira,borç,kredi ve bir BAÜ’yü geçen mal alım bedeli
ödemelerinin, banka hesapları üzerinden yapılması
zorunludur.Sigortalar, kişi üzeri ve araçta,evde ve işyerinde
kasada bulundurulan, TL ve yabancı paraları sigorta edemez ve bu
tür yerlerden çalışan,kaybolan paralar için tazminat ödenemez.
37.MADDE-YABANCILARLA
İLGİLİ HUSUSLAR
A-Yabancıların Durumu
1-Bir TC Vatandaşıyla evlenmek,yabancılara; doğrudan T.C
vatandaşlığı ile Türkelinde oturma ve çalışma hakkı kazandırmaz.T.C
vatandaşlığına evlenme yada başvuruyla geçiş, yasayla
düzenlenir.Yabancılar, evlilik tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe
T.C vatandaşlığına kabul edilemezler.Ancak bu süre için durumları
uygun görülenlere, oturma ,eğitim ve çalışma izni verilir.
2-Yabancı uyruklu olup T.C ülkesinde yaşamak isteyen kişilerden,
durumu uygun görülenler, T.C vatandaşlığına kabul edilir.
3-Yabancıların T.C vatandaşlığına kabul ve çıkış olurlarını,
güvenlik bakanı verir.
4-T.C devleti, yabancı bir mahkeme veya mecliste
yargılanamaz.Yabancı mahkeme ve meclislerin T.C’ ye ilişkin aldığı
kararlar, asla kabul edilemez.
5-T.C kamu kurum temsilcileri, bir yabancı devletle yada yabancı
kuruluşla yaptığı görüşmelere, en az üç T.C vatandaşı memurla
katılır.Konuşmalar, yazılı,sözlü veya görsel olarak kayıt altına
alınır.Görüşmelerin,anlaşmaların yazılı şekilde olması
zorunludur.Gizli,sözlü veya üçten az memurun katılımıyla
yabancılarla görüşme ve anlaşma yapılamaz. Yabancılarla yapılan
anlaşmalar, en geç 10 gün içinde TUCUM’a sunulur ve Basına
açıklanır.
6-Türk devletinin kuruluşundan önce, başka devletler,yabancı
meclis,yargı organı ve yabancı kuruluşlarca düzenlenen; resmi
belgeler,karar ve taşınmaz tapularını, T.C devleti kabul
edemez,bunları uygulayamaz,bir geçerliliği yoktur.Başka devletlerin
karar ve belgelerine dayanılarak, T.C mahkemelerinde dava
açılamaz,tazminat istenemez.Bu tür eski uygulama,sigorta poliçesi,
karar ve belgelerle yabancı ülke meclisi ve yargısına yapılan
başvuru üzerine; T.C vatandaşları,T.C toprakları ve binalarıyla
ilgili verilen karar, T.C kamu kuruluşlarını bağlamaz.T.C devleti
hiçbir nedenle, bu tür karar ve belgeleri kabul edemez,tazminat
ödeyemez.Türk devleti, bu topraklar üzerinde, kendisinin kuruluş
tarihinden önce egemen olmuş,varlığını sürdürmüş ve yıkılıp gitmiş
devletlerin hiç birinin, devamı ve mirasçısı değildir.T.C’nin
kuruluşundan önce, bu topraklarda egemen olup , daha sonrası
tarihe karışan devletlerin karar ve yaptıklarından TC sorumlu
tutulamaz. Bu durum ve mirasçılık kabul edilemez.
7-T.C devleti, ölen vatandaşlarının, hele başka bir devletin
vatandaşının, geçmişte yaptıkları için bu şayet hata ve yanlışta
olsa, bugün hiç kimseden asla özür dileyemez.Düşmanlık,kin ve kan
davası sürdürülmesine hukuken izin vermez ve kabullenmez.Suç ve
sorumluluk bireyseldir.Suç işleyen yargılanıp hukuka uygun
cezalandırılır.Hiç bir suçlu kanun önünde korunmaz,yargılanmaktan ve
hak ettiği cezayı görmekten alı konulamaz.
8-Türk halkı ve T.C devleti, tarihte hiçbir zaman saldırgan ve
jenositçi olmadığından, asla savaş tazminatı ödemez.Savaşta
kaybettiği toprakları,binaları ve insanları için hiçbir zaman
tazminat alamadığından,kendiside savaşla geri aldığı, Türk
milletinin eskiden yaşadığı bu topraklar için hiçbir kişi ve devlete
tazminat ödemez.
9-T.C devleti sınırlarından, kaçak olarak yurda
giren,oturma,çalışma izni dolup tekrar oturma izni verilmeyen, vize
süresini aşan,T.C’ ye çalışmak,okumak için göçmen yada mülteci
olarak gelen ancak bu istekleri uygun görülmeyen yada suç işleyip
bir yıl ve daha az süreli hapis cezası olan yabancılar,C.savcılığı
kararı üzerine ve polisçe, sınır dışı edilerek ülkelerine
gönderilir.T.C’ de, sınır dışı edilecek kişilerin elçiliği varsa,
karar evrakıyla birlikte elçiliği bilgilendirilir.Ülkemizde elçilik
teşkilatı yoksa, yol ücreti polisçe karşılanarak bu yabancılar
ülkelerine gönderilir.Bir yıldan daha uzun süreli hapis cezası alan
yabancıların durumu; karşılık,eşitlik,güven,saygı ilkeleri ile suç
işleyenlerin karşılıklı iade anlaşması hükümlerine göre
çözümlenir.Sınır dışı edilen yabancılar bir daha ülkemize kabul
edilmez.
10-Hükümet,belediye,TSK,polis ve diğer kamu kurumları, tam
bağımsızlık,ulusal onur ve egemenlik ilkesi gereği, yabancı devlet
ve yabancı kuruluşlardan; borç, kredi, bağış, hibe,hediye
alamaz,yardım kabul edemez.T.C devleti, yabancılarla ortak
çalışma,yatırım yapamaz,iş, birlik,şirket kuramaz.Yabancı ülke ve
kuruluşlarla birlikte hareket edemez, yabancılarla ortaklık kuramaz
ve bilgi paylaşımı yapamaz.
11-T.C hükümeti, yol haritasını,plan ve programını; Cumhuriyeti
kuran iradeyi,ulusal hakları gözeterek,dikkate alarak TCUM ile
birlikte belirler ve Türk ulusunun sorunlarını,Türk devletinin
gücü,bilgi ve imkanlarını kullanarak çözümler.Yabancılarla arasına,
sınır koyup bağımsız,egemen,ulusal bir politika izler.Hükümet,Türk
Cumhuriyetinin hükümetidir ve yalnızca egemen Türk ulusuna karşı
sorumludur.Hükümetin, görevini ağır şekilde ihmal ederek veya
kötüye kullanarak hava alanını ve limanlarını, yabancı ülkelerin
savaş uçak ve savaş gemilerine açması,Türk ülkesinde yabancılara
askeri üs kurma ve yabancı silahlı askerlerin, Türk vatanında
konuşlanıp,yönetime baskı ve tehdit unsuru olarak kullanılmasına
izin vermek, Türk ulusunun şerefine saygısızlık ve vatana ihanet
suçunu oluşturur.
12-T.C hükümeti, yabancı devlet ve kuruluşlarla karşılıklı olmak
şartıyla eşitlik,güven ve saygı ilkesi ile devletler hukuku genel
prensiplerine göre ticaret,ikamet,konsolosluk ve suçların iadesi
anlaşmaları yapar.Ancak bu anlaşmalar, TCUM’ un uygun bulup
onaylamasıyla yürürlüğe girer.Onaylanmayan anlaşmalar TC devleti
kurum ve kuruluşlarını bağlamaz.
13-T.C devleti kamu kurum ve özel kuruluşlarının, karar, evrak,
patent, marka, TSEK, standart, tescil, izin ve belgelerini kabul
etmeyen, devlet ve yabancı kuruluşların, karar ve belgelerini,T.C
devletinin kamu kurum ve özel kuruluşları da tam bağımsızlık ve
karşılık ilkesi gereği tanımaz ve kabullenmez.
14-T.C hükümeti;BKK ile vatandaşlarına vize uygulayan,Türk mallarına
kota-sınırlama koyan devlet vatandaşlarına, karşılık ilkesi gereği
vize alma zorunluluğu getirir,sınırlama koyar veya bu yabancı ülke
mallarının ülkeye girişini yasaklar.
15-T.C devletine eşit,adaletli, dürüst,ulusal hak ve değerlerine
saygılı davranmayan ,yabancı devlet ve kuruluşlarıyla; T.C devleti
tüm ilişkisini keser,bu tür bir kuruluşa üyeyse derhal
ayrılır.Haksız,adaletsiz ve yanlış alınan, yabancı meclis ve
kuruluşların kararlarını , tanımaz ve uymaz.
16-Yabancılar, karşılık,eşitlik ilkelerine göre ve 40 yıllık bir
süre için Türkelinde taşınmaz mal kullanım ve işletim hakkı elde
edebilir.Yabancı devlet ve kuruluşlar, Türkelinde taşınmaz
mülkiyeti elde edemez.T.C’de, taşınmaz üzerinde özel mülkiyet
yoktur.Taşınmazlar devlet malıdır.
17-T.C vatandaşları ve yabancılar, öldüklerinde; bulundukları
il,ilçe,belde veya köyün mezarlığına tıp doktoru raporu ile köylerde
ise iki imzalı tutanağın,muhtar tarafından onaylanmasıyla
konulur.Cenaze, başka bir şehir yada ülkeye götürülmek isteniyorsa,
bir tıp doktoru raporuyla sevk edilip taşınır.Ölü,belediye mezarlığı
dışında bir yere gömülmek isteniyorsa, o yer belediye başkanının
oluru ve iznini gerektirir.
18-Türkelinde oturan,kalan,okuyan,turist olarak bulunan,çalışan
yabancıların; T.C anayasası ve kanunlarına uyması, T.C devleti ve
Türk ulusuna saygılı davranması zorunludur.Türkelinde suç
işleyen,davalı, davacı,şikayetçi,sanık,şüpheli olan yabancılar; T.C
kanunların göre,T.C vatandaşlarıyla eşit statüde yargılanır.Yargı
yeri suçun işlendiği,anlaşmazlığın çıktığı,davalı,davacı yada
sorunlu işyerinin bulunduğu yer T.C mahkemesidir.Yabancılar, hiçbir
nedenle, T.C mahkemelerinde yargılanmaktan muaf tutulamaz.Yargıda,
suç işleyen, suçu nedeniyle yargılanır ve suçlu bulunan
cezalandırılır.Kişinin
uyruğu,ırkı,dili,kültürü,inancı,dini,cinsiyeti değil, işlediği suç
esas alınır.Tek belirleyici unsur, suç ve suçun işlendiği yerleşim
birimidir.Yargılandıktan sonra suçluların karşılıklı iadesi konusu,
uluslar arası hukuk ve ikili anlaşmalara göre yürütülür.
B-Yabancıların Ekonomik Faaliyetleri
1-Yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılara ait
şirketler,işyerleri,tesisler,vergiden muaf tutulamaz.Yabancılar,
%10 oranında gelir ve kurumlar vergisi öderler.Zararda beyan
etseler taban vergi yine alınır.
2-Yabancılar, T.C vatandaşlarının ve yerli Türk şirketlerinin
yaptığı bir işi yapamaz.Kurulu, işleyen bir tesisi, işi,hizmeti
devralıp işletemez.Üretilmekte olan bir mal yada verilmekte olan bir
hizmetle aynı konuda, tesis kuramaz,işyeri açamaz.Yabancılara,
ancak ,ithal edilen mal, hammadde veya yarı mamul olarak dışa
satılan bir mala ilişkin üretim tesisi kurma izni
verilir.Çıkarılmayan, işletilmeyen altın uranyum, gaz,petrol gibi
madenlerin arama,çıkarma, otoyol,tünel,tüp geçit,köprü, nükleer
elektrik tesisi gibi altyapı hizmetleri KİYİB yöntemiyle ihale
edilir.Yabancılar bu tesisleri,kuruluş karşılığı 40 yıl süreyle
işletirler.
3-Türkelinde yabancılar , karşılık , saygı,eşitlik ve güven
ilkelerine göre ancak kendi ülkelerinde faaliyet gösteren bir
banka,finans veya sigorta şirketinin şubesini açabilir.T.C’ de
banka,finans veya sigorta şirketi satın alamaz ve kuramaz.Yabancılar
Türkelinde bankacılık,finans ve sigortacılık hizmet ve faaliyetini,
karşılık ve tam eşitlik esaslarına uygun olarak TC yasalarına göre
yürütür.
4-Bir ülkede bir Türk banka,finans yada sigorta şirketi şubesi yoksa
o ülke vatandaşlarında Türkelinde banka,finans veya sigorta şirketi
şubesi açamaz ve faaliyet yürütemez.Bu tür denklik,eşitlik ve
karşılık esası, her alanda aratılıp gözetilir.
5-Türkeli ilköğretim,lise ve üniversite diplomalarını tanımayan
devletlerin , okul diplomalarını da T.C kabul etmez.
6-Ülkelerinde Türk okulu bulunmayan devletlerin , Türkelinde okul
açmasına ve eğitim faaliyeti yürütümüne, karşılık ve eşitlik ilkesi
gereği izin verilemez.
7-Türkelinde eğitim,kültür,sağlık,vb. sosyal faaliyet göstermek
isteyenler , genel izni bakanlıktan alırlar. Ancak işyeri açılış ve
o yerdeki faaliyet, çalışma izinlerini ilgili il,ilçe veya belde
belediyesi verir.
8-Yabancıların faaliyet ve çalışmalarını , yasalara uygunluk
açısından; belediye,yargı,polis ile basın, meslek odası ve DKÖ’
ler 7 gün 24 saat gözetip denetler.T.C kanunlarına aykırı davranan
yabancı kuruluş,işletme ile banka,finans ve sigorta şirketleri iki
defa yazılı olarak uyarılır.Yine yasalara aykırı davranışı
sürdürürse, işyeri açış ve faaliyet izinleri iptal edilip
çalışmaları durdurulur.Yabancı kuruluşlara bu nedenle hiçbir
tazminat ödenmez.
9-Yabancılar ile Türk özel,gerçek ve tüzel kişileri veya kamu
kurumları arasında adli bir sorun çıktığında o yer hukuk ve ceza
mahkemeleri görevli ve yetkilidir. İdari anlaşmazlıkları ise ilgili
kurum amiri ve meclisler çözer.
10-Türkelinde ekonomik faaliyet gösteren,yürüten yabancılara, hiç
bir nedenle maddi ve manevi kayıp için tazminat
ödenemez.Yabancılarla anlaşmazlığın çözüm yeri,sorun çıkan o yer T.C
mahkemesidir.Tahkim veya başka bir yabancı devlet mahkeme , meclis
ve örgüt kararı kabul edilemez.T.C devleti,en az bir ay önceden
yazılı bildirimde bulunarak yabancılarla olan sözleşmeleri değiştire
bilir yada iptal edebilir.Sözleşmenin değiştirilmesi yada
kaldırılması nedeniyle T.C devleti tazminat ödeyemez.Ödemeler
yalnızca mal ve hizmet alımı karşılığı yapılır.
11-Yabancılar , ürettiği, sattığı malın fiyatı ve verdiği hizmetin
bedeli olarak Türkelindeki tüketicilerden; bu mal ve hizmetlerin
Almanya,Çin,Gürcistan,İran ve Rusya da ki satış fiyatı ortalamasını
isteyebilir.
12-Yabancılar, T.C deki mal ve hizmet satış bedellerini TL olarak
belirler.Alım,satım ve ödemeler TL ile yapılır.Yabancılara
alacakları, bankacılık sistemi kullanılarak TL ile verilir.Banka,
TL ile yapılan ödemeyi , döviz işlemine çevirip yabancı ülkedeki
banka hesabına, o ülkenin ulusal para birimi ile havale eder.3.bir
ülke parası işlemde kullanılamaz.
13-Yabancı şirketler, vergi sonu net gelirinin,karının,kazancının
çok % 50 sini ülkesine,ortaklarına transfer edebilir.Gelirinin en az
% 30’ unu AR-GE,yenileme,büyüme çalışmalarına harcar.Kalan % 20’ yi
ise kar payı olarak işletme, şirket çalışanlarına eşit şekilde
bölüştürüp dağıtır.
14-Yabancı şirketler ve T.C özel şirket ve işletmeleri , ülkemizde
çıkardıkları bir madeni, hammadde olarak doğrudan yurtdışına ihraç
edip satamaz.Çıkarılan bir maddenin, yurdumuzda işlenerek en az
yarı mamul hale getirilmesi ihraç için zorunludur.
15-T.C devleti ve CMB , enflasyon farkı ödeyemez,döviz kuru ve banka
mevduatına,devlet; hazinesi garantisi tanıyamaz.
16-Yabancılara adli,mali,askeri,vb. ayrıcalık, imtiyaz, kapitülasyon
,tahkim, üstün hak, yetki, farklılık,kayırma tanınamaz.Yabancı
uçak,gemi ve taşıt araçlarına yakıt ile yabancılara gıda maddesi ve
mallar, T.C vatandaşlarına uygulanan fiyatlarla aynı ve eşit
şekilde verilir.
17-Yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile turistlere, vergi iadesi
yapılamaz,kredi,teşvik,destek verilemez.
18-Yabancılar Türkelinde, bir şirket şubesi, işyeri,şirket ve tesis
açmak için ya bir T.C vatandaşını; işe,şirkete ortak eder veya
yetkili,sorumlu müdürü olarak görevlendirir yada muhasebe
müdürlüğüne getirir.
19-Yabancılar;sosyal güvenlik sigortasız TC vatandaşı işçi
çalıştıramaz.Yabancılara ait işyerinde çalışan, yabancı uyruklu
personelin S.G sigortası; vatandaşı oldukları ülkelerin sosyal
güvenlik kurumuyla ilgilendirilip yürütülür.Yabancılar ülkemizde
yalnızca özel sigorta şirketlerinin sağlık sigorta hizmetlerinden
yararlana bilir.
20-Yabancılara ait işyerinde ve tesiste çalıştırılacak;
vasıflı,idari ve teknik personel ile vasıfsız işçilerin en az
yarısının T.C vatandaşı olması zorunludur.
21-Bakanlıkça yabancılara ilkönce, Türkelinde
çalışma,faaliyet,iş,hizmet,üretim genel izni verilir.Daha sonra
ilgili belediyelerden,KİYİB yöntem ve sözleşmesi veya idari
olurla; maden,petrol arama,çıkarma,işletme veya üretim tesisi izni
alınır.İzin alan yabancıların, en geç üç ay içinde arama veya tesis
kurma çalışmalarına başlaması ve yine en geç bir ile üç yıl içinde
yapım,tesis kurulum çalışmalarını tamamlayıp üretime,hizmet vermeye
geçmesi zorunludur.Ne sebepten olursa olsun ilk üç ay içinde
çalışmalara başlamayan veya ilk bir ile üç yıl içinde üretime
geçmeyen yada faaliyetlerine bir yılı aşkın süreyle ara veren
yabancı gerçek ve tüzel kişilerin; arama,üretim,işletme izin ve
yetki sözleşmeleri, bakanlık veya belediyelerce tek taraflı olarak
iptal edilir.Bu kişilere bir daha o bölge için yeni bir çalışma izin
ve yetki belgesi verilmez.Yabancılar bu iptal kararına karşı yargıya
gidemez.Bu idari karara karşı, bakanlık ve belediyeye gerekçeli
şekilde itiraz hakkı vardır.Bakanlık ve belediyelerin bu konudaki
kararları kesin ve bağlayıcıdır.
22-Türkelindeki gerçek ve tüzel,yerli ve yabancı özel kişiler , T.C
vatandaşı olmayan yabancılara ve yabancı şirketlere; taşınmaz
mal,işyeri,tesis,kuruluş,fabrika ve maden ile limitet şirketlerini,
o yer belediyesine yazılı bilgi vermeden; devredemez,ortak
yapamaz ve satamaz.
23-T.C’de kurulu anonim şirketlerinin hisseleri; yabancı kişi,
şirket ve yabancı bankalara,İMKB’ ye yazılı bilgi verilmeden;
devredilemez, ortak yapılamaz ve satılamaz.Devir işlemlerinden çıkan
sorun ve anlaşmazlıklarda iş yeri,tesis ve şirketin bulunduğu yer,
T.C mahkemeleri görevli ve yetkilidir.
24-Türkelinde arkeolojik araştırma,inceleme yada bilimsel çalışma
yapacak yabancılara, bakanlık genel izin verir.Araştırma,kazı ve
çalışma yapacağı yer belediyesi ise yabancıların çalışma
faaliyetlerini; basın,DKÖ ve polis aracılığı ile 7 gün 24 saat
gözetip denetler.Yabancıları uyarır,gerekirse faaliyetini yasaklar.
SİYASİ HAK VE ÖDEVLER,SİYASİ PARTİLER
38.MADDE-SEÇİMLER,SEÇME,SEÇİLME VE SİYASİ FAALİYETTE BULUNMA HAKKI
1-T.C vatandaşları, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak,
seçme,seçilme,bağımsız veya bir siyasi parti içinde , siyasi
faaliyette bulunma hakkına sahiptir.
2-İhtiyar heyeti-aksakallar ve hatunlar meclisi üyeliği,
fahri-onursal bir kamu hizmet görevi ve kamusal denetçiliktir.Bu
üyelere aylık ücret ödenmez ve SGK sigortası yapılmaz.
3-Seçimler, serbest,eşit,gizli,genel oy,tek dereceli,dar bölge,oy
çokluğu,açık sayım ve döküm esaslarına göre beş yılda bir, yargı
yönetimi ile basının gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilir.
4-Milletvekili ve yerel yönetim seçimleri, birlikte ve genel
seçimler adıyla yapılır.Ara milletvekili seçimi ve kısmi yerel seçim
düzenlenemez.
5-Ay ve gün hesaba katılmaksızın yıl olarak 16 yaşına giren her T.C
vatandaşı, bir siyasi partiye üye olma ve seçme hakkına,22 yaşına
girip 50 yaşını doldurmayan ve en az ön lisans seviyesinde yüksek
öğrenim yapmış , sabıkasız vatandaşlar ise seçilme hakkına
sahiptir.Bu hakların kullanılması hususu kanunla düzenlenir.
6-Seçmenler oylarını, internet veya faksla kullanır.
7-Rey-oy;vatandaşın namusu,şerefi,siyasi iradesi ve gelecek
umududur.Oyunu; araştırıp, iyi bildiği,güvendiği,cesur,dürüst kişiye
emanet eder.
8-Silah altında bulunan er ve erbaşlar,askeri okul öğrencileri,polis
okulu öğrencileri,tutuklu ve hükümlüler ile seçim günü Türkelinde
bulunmayan T.C vatandaşları, oy kullanamazlar.
9-Eşitlik ilkesi gereği, milletvekili ve belediye başkan adaylarının
en az yarısının, siyasi partilerce kadın vatandaşlardan gösterilmesi
zorunludur.
39.MADDE-SİYASİ
PARTİLER VE SİYASİ PARTİ ÜYELİĞİ
1-T.C devleti iki partili,yarışmacı siyasi sistemi benimseyip kabul
etmiştir.Demokrasinin varlığı ve devamı,iktidar kadar muhalefet
partisinin de güçlü olmasına bağlıdır.Tek veya çok partili ülkeler
ya dikta yönetimi veya zayıf partilerin kurduğu güçsüz,etkisiz,kısa
ömürlü,başarısız,koalisyon hükümetleri ile yönetilmekte ve bir çok
değerli insanın muhalefet partilerine dağılması nedeniyle siyasi ve
ekonomik istikrarsızlığa sürüklenmekte, sahipsizlikten bu rejimlerin
halkı ise güvensizlik,baskı,sömürü,terör,dışa bağımlılık,
emperyalizm, cehalet, yolsuzluk ve yoksulluk altında ezilmektedir.
2-Demokrasi 5 yılda bir oy kullanmak değildir.Seçmenin, parti
programını,gösterilen adayları, çok iyi incelemesi,seçimden sonrada
verilen sözlerin tutulmasını gözetip denetlemesi.Yalan
söyleyen,yandaşları kollayıp devlet imkanlarıyla zenginleştiren,
sorunları çözmeyip hatta arttıran iktidarı, sandıkta
cezalandırıp,değiştirmesi gerekir .Demokrasinin dikta yönetiminden
farkı budur. Demokrasilerde adayın kişiliği ile hükümetin,
belediyenin halka verdiği hizmetin kalitesi partiden daha
önemlidir.
3-Ulusal hakları belirleme,Cumhuriyete, bağımsızlığa, özgürlüğe
sahip çıkıp savunma görevi, Türk halkına aittir.Halk siyasi
iradesini, genel seçimlerde oy kullanma ve demokratik eylemler ve
kamu oyu baskısı şeklinde gösterilir.
4-Siyaset, toplumsal sorunlara çözüm üretme sanatıdır.Ülkemizde
siyaset,siyasi partiler eliyle yapılır.
5-Siyasi partiler, toplumun genel ve temel,tarihsel,sosyal,siyasi
görüş ve ana eğilimini temsil esasına göre kurulmuştur.İki siyasi
partiden biri olan Hilal partisi
milliyetçi,muhafazakar,dindar,sağcı,liberal gibi ılımlıdan aşırıya
tüm sağ siyasi görüşleri,Ulusal Sosyalist parti ise devrimci, sosyal
demokrat, demokratik sol, ulusalcı, yurtsever,
ilerici,özgürlükçü,tam bağımsızlık taraftarları,komünist gibi
aşırıdan ılımlıya tüm sol siyasi görüşleri bünyesinde toplar ve
temsil eder.Parti içindeki gruplar, çalışmaları oranında taraftar ve
oyları sayısınca parti politikası ve yönetiminde söz sahibi ve
etkili olabilirler.Parti içinde demokrasi hakimdir.Her türlü
görüş,söz hakkına sahip olup kararlar gizli,yazılı ve oy çokluğuyla
alınır.
6-Hilal partisi ve Ulusal Sosyalist parti dışında üçüncü bir siyasi
parti kurulamaz ve seçimlere katılamaz.
7-Yıl olarak 16 yaşına giren vatandaşlar, düşünce yapısına, dünya
görüşüne,fikir ve çalışmalarını beğenip taktir ettiği insanların
içinde yer almasına göre, uygun bulduğu siyasi partiye üye olma veya
ayrılma hakkına sahiptir.Bir siyasi parti üyesi, aynı zamanda parti
delegesidir.Hiç kimse, bir siyasi partiye girmeye,kalmaya veya
çıkmaya zorlanamaz.Bir kişi, adli bir suçtan ceza almadıkça, üyesi
olduğu siyasi partiden; parti disiplinine,kararına aykırı söz ve
davranışı dolayısıyla çıkarılamaz.
8-Siyasi parti bölge ve genel merkez,başkanlık ve yönetim kurulu
üyelik seçimine, tüm parti üyeleri , özgür iradeleriyle verecekleri
dilekçeyle katıla bilir,engel konulamaz.
9-Siyasi partiler,demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez
unsurlarıdır.İşçiler ve unvanına bakılmaksızın,atanmış istisnai ve
seçilmiş devlet memurları, bir siyasi parti üyesi olabilir. İstisnai
memuriyette görevlendirilen veya bir kamu görevine seçilen tüm
atanmış devlet memurları, esas görevlerinden maaşsız izinli
sayılır,isterlerse süre bitiminde tekrar eski görevlerine dönerler.
10-Siyasi partiler , seçimlerde ve toplumsal konularda;
sendika,meslek odası,dernek ve vakıflarla işbirliği,dayanışma ve
birlikte eylem yapabilir.Kamu oyu oluşturmada ortak çalışma
yürütebilir.
40.MADDE-SİYASİ
PARTİLERİN UYMALARI GEREKEN ESASLAR
A-Parti faaliyetleri:Siyasi partilerin faaliyetleri,parti içi
düzenlemeleri, kurulların oluşturulması ve çalışmaları,parti
organlarının seçimi , demokrasi ilkelerine uygun olur.Bu ilkelerin
uygulama şekli kanunla düzenlenir.Siyasi partiler,anayasa ve kanun
hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler.Hilal ve Ulusal
sosyalist partinin Başkentte genel merkezi ve idari bölge
merkezlerinde ise birer şubeleri bulunur.Ayrıca diğer il,ilçe,belde
ve köylerde şube kuramaz, açamaz.
B-Genel Esaslar
1-Bölgeye bağlı yerleşim birimindeki T.C vatandaşları, bölgedeki
siyasi parti şubesine başvurarak, parti üyesi ve delege olur.Her
parti üyesi aynı zamanda parti delegesidir.Parti bölge teşkilatının
tüm üyeleri bir araya gelerek 5 yıllık bir dönem için 5 kişilik
parti bölge yönetim kurulunu seçer.Tüm bölge teşkilatlarının 5
kişilik yönetim kurulu üyeleri, başkentte 5 yılda bir toplanarak
parti genel merkez yönetim kurulu üyelerini seçeler.Ayı kişi, ikinci
defa bölge veya genel merkez yönetim kurulu başkanlığına, aday
olmaz ve seçilemez.
2-Siyasi parti , genel merkez ve bölge şubelerinde; 5 kişilik
yönetim kurulu dışında üç ve beş üyeli , çalışma grupları,kollar ve
ihtisas komisyonları oluşturabilir.Partilerin, kurul,kol
üyeliklerine seçile bilmek için adaylık dilekçelerini doğrudan
kendilerinin vermesi zorunludur.Başkası tarafından aday
gösterilemez.
3-Siyasi partiler , seçimlerden bir ay önce, geçici olarak
diledikleri il,ilçe ve beldelerde seçim propaganda ve çalışma
büroları açabilir.Bürolar seçim sonrası kapatılır.
4-Milletvekili ve yerel yönetim seçimleri , 5 yıllık bir dönem için
Eylül ayının ilk haftasında genel seçimler adı altında ve birlikte
yapılır.Milletvekili ara ve kısmi yerel yönetim seçimi yapılamaz.
5-T.C vatandaşları genel seçimlerde Hilal partisi ile Ulusal
sosyalist partiden milletvekilliği için aday gösterilebilir.Veya
bağımsız aday olarak belediye başkanlığı ve muhtarlık için adaylık
koyabilir yada parti gösterebilir.
6-Milletvekili ve belediye başkanı seçimlerinde kullanılacak oy
pusulaları , seçmenler için iki tercihlidir.Oy pusulasına adı
yazılacak iki adaydan birini; parti genel merkezi,diğerini ise
parti bölge şubesi belirler.
7-Tüm bağımsız adaylar, tekli,ortak oy pusulasında birlikte yer
alır,gösterilir.
8-Aday belirlemede ön seçim yapılmaz.Adaylık başvuruları ya genel
merkeze yada bölgeye yapılır.Yönetim kurulları adayların
başvurularını; parti felsefesine uyum ve geçmişteki çalışmalarına
göre değerlendirerek göstereceği adayları belirler.
9-Parti üyelik ödentileri , yıllık olarak ve bir defada
alınır.Üyelik borcu bulunanlar; parti toplantılarına katılamaz,oy
kullanamaz ve aday olamazlar.
10-Siyasi partiler, yurtdışında; büro,şube ve temsilcilik
açamaz.Yurtdışına üye, temsilci gönderemez.Yabancı,gerçek ve tüzel
kişilikler ve örgütlerle işbirliği yapamaz.Yabancıların kurduğu
örgütlere üye olamaz.Yabancılardan emir,para,yardım alamaz,bağış
kabul edemez.
C-Siyasi Parti Gelir ve Giderleri
1-Siyasi parti gelirleri; üye aidatları ile T.C vatandaşı gerçek
kişilerin yapacağı bağışlardır.Siyasi partilere giriş,kayıt,yıllık
üyelik ödentisi ve bağışlar bir BAÜ’ nün %1’i ile tamamı
kadardır.İstenecek miktarı bu sınırlar içinde parti yönetim kurulu
belirler.
2-Devlet, siyasi partilere mali yardım yapamaz,ödenek aktaramaz.
3-S.partiler gelir getirici faaliyette bulunamaz,mal üretimi ve
ticaret yapamaz.
4-Partiler, genel merkez ve bölge hizmet binası olarak kullanmak
üzere, taşınmaz,satın alamaz,yaptıramaz.Bina kiralayarak parti
çalışmalarını yürütür.
5-Gelirlerini, T.C bankalarında TL cinsinden mevduat hesaplarında
tutar,vadeli mevduat faiz getirisini alıp kullanır.
6-Harcamalarını,yönetim kurulu kararları doğrultusunda ve denetçi
üye denetiminde yapar.
7-S.partiler, anonim ve limitet şirketler ile DKÖ’ ler ve yabancı
kuruluşla bunların yurtiçi temsilciliklerinden, yabancı uyruklu
gerçek kişilerden, maddi yardım kabul edemez,yabancılarla işbirliği
yapamaz ve ortak hareket edemez.Yabancı devlet ve s-partilerle
anlaşma sözleşme imzalayamaz,birliklere katılamaz.
DS.Parti Tanıtım Faaliyetleri
1-S.P liderleri veya temsilcileri, haftada en az bir gün, TV’lerin
düzenleyecekleri açık oturumda; ülke sorunlarına, partilerinin
getirdiği çözümü sunarlar.Böylelikle halk bilgilendirilmiş ve
duyarlılık kazandırılmış olur.
2-Din,inanç,yargı,temel eğitim ve ordu gibi toplumsal değer ve
ulusal kurumlar, günlük siyasetin üstündedir ve tüm Türk halkının
ortak değeridir.Kişi ve gruplar, dini ve ulusal değerleri, siyasete
araç edemez.Kurumlar kutsal ve asıl öğe değildir.Kişiler kurumu
temsil edemez ve kurumlar suç işleyemez.Kurumlar,devletin devamını
sağlamak ve halka hizmet etmek için bir araçtır.Halka hizmet amacı
olmayan sorun çözme görevi bulunmayan kurum,birim kurulamaz ve
yararsız şeyler için harcama yapılamaz.
3-S.partileri halk,basın ve DKÖ vasıtasıyla 7 gün 24 saat gözetip
denetler.S.parti aleyhine dava açılamaz, soruşturma ancak suç
işleyen üyesi hakkında yapılır.Hilal ve Ulusal sosyalist partiden
biri kapatılamaz ve siyasi faaliyetleri
kısıtlanamaz.S-P.faaliyetleri ve seçimler kanunla düzenlenir.
4-S-partiler etnik ve dini inanç ayrımcılığı yapamaz.Devletin ve
ülkenin adı; Türk Cumhuriyeti olduğundan, Türklük; üst
kimlik,birleştirici ve belirleyici ana unsurdur.Türk kültürünü,
ulusal hakları, değerleri savunmak ayrımcılık değildir,bir yurt
severlik görevidir.
41.MADDE-SEÇİMLER VE
SİYASİ FAALİYET
1-Cumhuriyet meclisi seçimleri ve yerel yönetim seçimleri,genel
seçimler adı altında ve birlikte yapılır.Seçim başlangıcı ve
propaganda dönemi süresi, seçim gününden önceki bir aydır.Başkentte
genel merkezi ve bölge merkezlerinde birer şubesi bulunan iktidar ve
muhalefet partisi, seçimlere bir ay kala, geçici olarak il,ilçe ve
beldelerde seçim bürosu açarak seçim çalışmalarında buluna
bilir.Türkeli çapında veya yerel, bölgesel düzeyde yayın yapan
TV’ler, seçim süresince adaylara,eşit şartlarda ücretsiz
tartışma,tanıtım,fırsat ve olanağı tanırlar.Halkın,
adayları,partileri,hedef ve programlarını tanımasına yönelik bu tür
siyasi faaliyetler, adayların ve basın mensuplarının katılacağı ,
açık oturum şeklinde düzenlenip,yürütülebilir.
2-Seçim dönemi süresince, devlet başkanı ve bakanlar, il,ilçe ve
beldeleri dolaşarak seçim propaganda faaliyetinde bulunamaz.Görev
nedeniyle gelişlerinde karşılama töreni yapılamaz, yemek
verilemez.Seçim dönemi süresince, siyasi parti mensupları ve kamu
görevlilerinin katıldığı,temel atma ve açılış töreni düzenlenemez.
3-TCUM,hükümet ve belediyeler, hiçbir konuda halk
oylaması,referandum düzenleyemez ve yaptıramaz.Halkın istekleri ile
ulusal haklar, kamu yararı göz önünde bulundurularak; vicdani
sorumluluğu üstlenip, TCUM yasa çıkararak veya GKK ile hükümet
yayınlayacağı BKK ile belediyeler ise yerel meclis kararı ile
bağlayıcı ve uygulanacak olan kesin,icrai kararı alır.Özel
kuruluşlar, üniversiteler,DKÖ’ ler,basın,kamu oyu araştırması, anket
ve eğilim yoklaması yaptırabilir.
42.MADDE-TCUM
SEÇİMLERİNİN YENİLENMESİ
Hükümetin istifası,devlet başkanının yargıya sevki, bakanlar
kurulunun güvensizlik oyuyla düşürülmesi,hükümet buhranı,genel
bütçenin TCUM genel kurulunda kabul edilmemesi,genel siyasi ve
ekonomik istikrarsızlık veya TCUM üye sayısının yarı yarıya
boşalması hallerinde TCUM başkanı; grup başkanları ve meclis
başkanlık divanı üyeleriyle görüşerek, genel seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir.Yenilenme kararının açıklanmasından
sonra en geç bir ay içinde genel seçimlere gidilir.
43.MADDE-SEÇİMLERİN
GENEL YÖNETİM VE DENETİMİ
1-Seçimler,yargı organının genel yönetimi ile basının gözetim ve
denetimi altında yapılır.
2-Seçimlerin başlamasından bitimine kadar düzen içinde
yönetimi,kurallara uygun şekilde işlemlerin yaptırılması,seçim
süresince ve seçimden sonra seçimle ilgili şikayet ve itirazların
incelenip karara bağlanması, seçilenlere seçim belgelerinin
verilmesi görevi,il ve ilçe hukuk mahkemesi savcılarının başkanı
olduğu seçim kurallarına aittir.Seçim kurulunun diğer dört üyesi
hilal partisi temsilcisi,ulusal sosyalist parti temsilcisi,basın
odası temsilcisi ve adli işler müdüründen oluşur.
3-Seçim kurulu kararı kesindir.
4-Bölge Adalet Kurulu, ciddi bir suç ihbarı ve kesin kanıt üzerine,
oylama ile ilgili belge ve tutanakları, yeniden inceletebilir.
5-Bölge Adalet kurulu ile il ve ilçe seçim kurullarının seçimle
ilgili görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
6-Belde ve köylerin seçim işlerini, bağlı oldukları il ve ilçe
adliyesiyle seçim kurulları, bakıp yürütür.Genel seçimler , her
türlü teknik,alet ve cihaz kullanılarak yapılır.
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
YASAMA
ORGANI:TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ ULUSAL MECLİSİ
44.MADDE-KURULUŞU VE
SEÇİM BÖLGELERİ
1-TCUM,tek dereceli ve tek organlıdır,ayrıca birde senato,konsey
oluşturup kurulamaz.TCUM, halkın özgür iradesiyle ve genel oyla
seçilen yüz milletvekilinden , ulusal temsilciden kurulur.Türkeli
nüfus durumuna göre; il,ilçe ve beldeler ölçeğinde, bir ile üç
milyon nüfuslu, 95 seçim bölgesine ayrılır ve her dar bölgeden bir
ve dış Türklerden beş milletvekili seçilir.
2-TCUM,Türk ulusunun kurucu,özgür iradesi,tam
bağımsızlık,egemenlik,saygınlık,şeref ve yaşam umudunun
simgesi,dilde,fikirde,törede,kültürde,iş de birliğini sağlayacak
cesur ve dürüst temsilcisi,halkın vicdanının gür ve özgür
sesidir.Ulusal temsilcileri, hiç kimse ve kurum
susturamaz,kısıtlayamaz.
45.MADDE-ULUSAL
TEMSİLCİ SEÇİLME YETERLİLİĞİ
1-Yıl olarak 22 yaşına giren ve 50 yaşını geçmeyen,en az ön lisans
seviyesinde bir yüksek öğrenim kurumundan diploma alan,sabıkasız her
T.C vatandaşı, bir siyasi partiden milletvekili seçilebilir veya dış
Türkler temsilcisi olarak ulusal mecliste yer alabilir.
2-Ancak 12 aydan daha fazla süreli hapis cezasına hüküm giymiş
olanlar,yıl olarak 50 yaşını dolduranlar ve önceden milletvekilliği
yapanlar ikinci defa ve dönem için milletvekilliğine aday
gösterilemez ve milletvekili seçilemez.
3-Milletvekili seçilebilmek için bağımsız adaylık
konulamaz.Milletvekili adaylarını siyasi partiler gösterir,Halk
özgür iradesiyle seçer.Beş,dış Türkler ulusal temsilcisini ise
Türklerin yurtdışında en çok bulunduğu ülkedeki en çok üyeli üç STÖ’
nun gösterdiği; üçerden dokuz aday içinden beşini , TCUM başkanı
seçer.
4-Unvanlarına bakılmaksızın tüm atanmış kamu görevlileri, bir siyasi
partiden millet vekilliğine aday olabilir.Adaylık için kamu
kurumundan izin alınmaz ve görevden ayrılınmaz.Millet vekili
seçilenler , kamu kurumundaki memuriyet görevinden maaşsız izinli
sayılır.İsterse süre bitiminde eski görevine döner.
5-Eşitlik ilkesi gereği, partilerin milletvekili adaylarının en az
yarısının, kadın vatandaşlardan göstermesi zorunludur.
46.MADDE-TCUM’ UN
SEÇİM DÖNEMİ VE SEÇİMLER
1-TCUM seçimleri, beş yılda bir, eylül ayının ilk haftasında yerel
yönetim seçimiyle birlikte ve genel seçimler adı altında yapılır.
2-Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar
verebilir.Anayasada belirtilen şartlar altında TCUM başkanınca
verilecek karara göre de seçimler yenilenir.Meclisin yeni bir
seçimle başlayan çalışma süresi, beş yıllık bir dönemi
kapsar.Yenilenmesine karar verilen meclisin yetkileri, yeni meclisin
üyelerinin seçilmesine kadar sürer.
3-Boşalan meclis üyelikleri için milletvekili ara ve kısmi yerel
yönetim seçimi yapılamaz.Ancak boşalan üyelerin sayısı, üye tam
sayısının yarısına ulaşırsa, TCUM başkanınca genel seçimler
yenilenir.
ÜYELERLE İLGİLİ HÜKÜMLER
47.MADDE-TEMSİL
YETKİSİ
1-TCUM üyeleri , seçildikleri bölgeyi , seçim çevresini ve bölge
insanlarını temsil ederler.
2-Milletvekilliği ve politika, bir meslek değildir. Millete
hizmetin bir aracıdır.Fedakarlık, feragat, idealist,
ilkeli,dürüst,cesur,ileri görüşlü, yurtsever ve vicdanlı davranış
gerektiren, ailesine övünç veren, onursal bir kamu
görevidir.Devletin sahibi ve halkın vicdanının mert sesi olmaktır.
48.MADDE-ÜYELİK ANDI
1-TCUM üyeliğine seçilenler, bu yemin metni yazılı belgeyi
imzalayarak göreve başlarlar. 2-“T.C anayasasına sadakatle bağlı
kalacağıma, Türk Cumhuriyetinin uluslar arası ilişkilerde eşit, tam
bağımsız, egemen, bağlantısız, haklının ve mazlumun yanında, güçlü,
etkin ve saygın bir yere sahip olması, vatandaşlara güvenli
Cumhuriyet sistemi içinde, demokratik , laik, onurlu, adaletli,
huzurlu ve insanca bir hayat sağlaması, halkın DKÖ’ler vasıtasıyla
yönetime katılması, devletini benimseyip sahiplenmesi için; hukuk
kurallarına uygun , insanlara, T.C kuruluş iradesine saygılı,
olumlu, dürüst, kamu oyu isteklerine duyarlı ve anlayışlı
davranacağıma, kamu yararını, toplum çıkarlarını, ulusal hakları ve
hukukun üstünlüğünü, kişisel menfaatlerin üzerinde tutacağıma,
devlete borç, kredi, hibe aldırmayacağıma, görev ve vicdani
sorumluluk bilinci içinde fedakarlık, dürüstlük, ileri görüş ve
içtenlikle çalışacağıma, Cumhuriyeti gözetip koruyacağıma, Türk
halkının özgürlüğüne ve T.C devletinin tam bağımsızlığına sahip
çıkıp,yurdumu ve ulusal hakları , cesurca savunacağıma,
inancım,namusum ve şerefim üzerine söz veririm.”
49.MADDE-ULUSAL
TEMSİLCİLERİN YAPABİLDİĞİ İŞLER İLE ALAMAYACAĞI İKİNCİ İŞ VE
GÖREVLER
A-Milletvekili Unvanlarını Taşırken Yapabileceği İş ve Görevler
1-TCUM başkanı,başkan vekili ve meclis idare amiri seçilebilir.
2-Meclis siyasi partiler grup başkanı ve başkan vekili olabilir.
3-Devlet başkanı seçilebilir.
4-Siyasi parti teşkilatında yine çalışıp,parti içi çeşitli kurul ve
komisyonlarda görev alabilir.
5-Avukatlık stajını yapabilir.
6-Akademik kariyerini devam ettirebilir,derslere girebilir.
7-Dernek,vakıf,meslek odası gibi DKÖ ve STK’ ların yönetim kurulunda
görev alabilir.
8-Ulusal temsilcilik görevini aksatmamak şartıyla özel işinde veya
özel sektörde çalışmasını yine sürdürebilir.
9-Özel şirket yönetim kurullarında görev alabilir.
10-Yazılı,sözlü ve görsel basın ile spor kulüplerinde;
yazarlık,sanatçılık ve spor yapabilir.
B-Milletvekilliğiyle Bağdaşmayan Görev ve Hizmetler.
1-Asli görevlerinden biride hükümeti,yürütmeyi,idareyi,yönetimi
gözetip denetlemek olduğundan bakanlar kurulunda görev
alamaz,bakanlık yapamaz.
2-Devlet başkanlığı genel sekreteri,devlet başkan vekili,hükümet
sözcüsü olamaz.
3-Atanmış(şef ve her çeşit unvanlı memur),istisnai görevli(daire
başkanı,büyük elçi, müdür, uzman) veya seçilmiş(belediye başkanı ve
muhtar gibi)başka bir devlet memuriyetini bu göreviyle birlikte
yürütemez.
4-Yabancı bir ülke vatandaşlığına geçemez.Yabancı bir
ülkenin,şirketin temsilciliğini veya elçilik,müdürlük gibi bir
görevi kabul edip yapamaz,sözcülüğünü üstlenip yürütemez,Yabancı
ülke vatandaşlığına geçen bir milletvekili yada başkanın
üyeliği,görevinden ayrılmış sayılıp kendiliğinden düşer.
5-Kamu kurumlarında, yargıda,idari ve teknik kurullarda görev
alamaz.
50.MADDE-YASAMA
DOKUNULMAZLIĞI
1-TCUM üyeleri, meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden,mecliste
açıklayıp ileri sürdükleri düşüncelerden veya bu konuları, meclis
dışında tekrar edip konuşmaktan dolayı
suçlanamaz,yargılanamaz,tutulup sorguya çekilemez ve
cezalandırılamaz.Ayrıca idari,hukuki,mali ve siyasi olarak ta
sorumlu tutulamaz.
2-Milletvekilleri, yasama görevlerinden dolayı, sadece kendi
vicdanlarına karşı sorumludur,ancak halk vicdanında yargılanabilir.
3-Yasama dokunulmazlığı , TCK’ da sayılan adli suçları
kapsamaz.Milletvekilleri, adli suçlara ilişkin yargılamada diğer
devlet memurlarıyla aynı şart ,durum ve haklara sahiptir.
51.MADDE-ÜYELİĞİN
DÜŞMESİ
1-Seçimden önce veya sonra, adli bir suç işlediği ileri sürülen
milletvekili , seçilmiş bir kamu görevlisi olduğundan, diğer devlet
memurları gibi genel hükümlere göre, tutuksuz olarak
yargılanır.Yargılama için savcılar ve hakimler izin almazlar.Ancak
milletvekilleri, polise,adliyeye
çağrılamaz,götürülemez,tutulamaz,ifadesi alınamaz ve sorguya
çekilemez.Suçlamalara ilişkin yazılı savunma vermesi
istenir.Suçlama,suç,iddia savcılıkça ciddi,savunma ise yetersiz
görülüp mahkemede dava açılırsa ve milletvekilleri isterse, avukat
aracılığıyla kendisini temsil ettirip savunur.Yargılama sonucu
verilen ve kesinleşen cezalar ,hemen uygulanır.12 ay ve daha az
verilen hapis cezaları, paraya çevrilir.Hakkında oniki aydan fazla
süreli hapis cezası verilen ve cezası kesinleşerek sabıkalı olan
milletvekilinin durumu, TCUM başkanlığına bildirilir.Kesinleşen
ceza hükmünün TCUM başkanlığına ulaşmasıyla birlikte, milletvekili
seçilme yeterliliğini kaybettiğinden , milletvekilinin TCUM üyelik
sıfatı ve yasama dokunulmazlığı,kesinleşmiş mahkeme kararı ve yasa
gereği , doğrudan ve kendiliğinden düşüp,sona erer.Ayrıca meclisin
dokunulmazlığı kaldırma,yargılanmasına karar ve üyeliğin düşmesine
izin vermesine gerek yoktur.Meclis başkanlığı , yazılı olarak
ilgiliye ve partisine , TCUM üyelik sıfatının sona erdiğini
bildirir.
2-Ayrıca ulusal temsilcilik görevinden istifa eden,T.C
vatandaşlığından çıkan,yabancı bir ülke vatandaşlığına
geçen,işlediği bir suç nedeniyle yurtdışına kaçan veya yurtiçinde
saklanarak on toplantı ve işgünü meclise gelmeyen,siyasi parti
üyeliğini değiştirip,seçildiği partiden ayrılarak diğer partiye
geçen,milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya bir hizmeti
sürdüren, meclis çalışmalarına on iş günü katılmayan
milletvekillerinin üyeliği,bu durumlarının TCUM başkanlığına
iletilmesi veya rapor ve tutanakla belgelenmesiyle kendiliğinden
sona erer.Partisinden istifa eden milletvekili , meclis üyeliğini
bağımsız olarak sürdürür.
3-Yasama dokunulmazlığı ve milletvekilliği düşen kişi, yazılı
bildirim tarihinden itibaren on gün içinde, TCUM başkanlığına bir
dilekçe ile başvurarak , üyeliğin sona erdirilmesi konusunun yeniden
incelenmesini isteyebilir.İtiraz üzerine, TCUM başkanlığının verdiği
karar kesindir.Yargıya başvurulamaz.
4-T.C devleti aleyhine faaliyet gösteren veya suç işleyip yurtdışına
kaçanların,yargı yoluyla malvarlıklarına,banka hesaplarına,Hazinece
el konulur ve varsa emekli maaşları; yargı kararı üzerine,idari
işlemle kesilir.
52.MADDE-ULUSAL
TEMSİLCİLERE ÖDENECEK ÜCRET VE YOLLUKLAR
1-TCUM üyeleri, seçilmiş devlet memurları olduğundan; öğrenim
durumu ve varsa sigortalı hizmet süresine göre, maaş cetveline
intibakı yapılır.Aylık maaş ve tazminatlar , ödeme cetveline göre
verilir.Ödenecek aylık maaş, bir BAÜ’ nün dört katını geçemez.
2-Milletvekillerine ayrıca her ay , bir BAÜ tutarında
yurtiçi,gözerim,denetim ve geçici görev yolluğu ödenir.
3-TCUM üyeliğine seçilmeden önce , emekliliği hak ederek emekli
aylığı bağlananlara , yapılan bu ödeme kesilmez.
4-Görevli gitme , izin ve özrü dışında,TCUM toplantı ve
çalışmalarına katılmayanların, gelmedikleri günler için tazminatları
ve yollukları kesilir.
5-Milletvekillerine maaş,tazminat,yolluk ödemesi ile sosyal güvenlik
hakkı,tedavi hizmeti verilmesi ve emekli maaşı konularında diğer
memurlara göre ayrıcalık,farklılık,üstünlük
tanınamaz.
CUMHURİYET MECLİSİNİN
SORUMLULUKLARI
53.MADDE-TCUM’ UN
GÖREV VE YETKİLERİ
Bu konularda izin vermeye,karar almaya,ulusal meclis yetkilidir.
1-Kanun koymak,değiştirmek ve kaldırmak.
2-Kanun konusu olmayan hususları,meclis komisyonu yada genel kurul
kararı olarak düzenlemek.
3-Beş yıl süreli genel bütçe tasarısını ve yıllık uygulama
programlarını, görüşüp kabul etmek.
4-Hükümetin, bir önceki yıl ulusal gelirinin %30’ unu aşan oranda
para basılması isteğini, uygun bulmak.
5-İkili veya uluslar arası antlaşma ve sözleşmeleri,tam bağımsızlığı
ve ulusal hakları gözeterek uygun bulmak.
6-Bakanlar kurulunun, sıkı yönetim ilan kararını ve süre uzatım
önerilerini onaylamak.
7-Ulusun birliği,ülkenin bütünlüğü,ulusal bağımsızlık,siyasi,askeri
bağlantısızlık,ekonomik yeterlilik,ulusal egemenlik,laiklik ve
ulusal hakların gözetip korunması.T.C devletini,ulusal bağımsızlığın
sembolünü,ulusun özgür ve cesur iradesinin,azim ve kararının
temsilcisi TCUM ile Türk gençlerinden oluşan ulusal orduyu, geleceğe
taşımak.Ulusal güvenlik,siyaset belgesini uygun
görmek,güncelleştirmek.
8-Hükümetçe yayınlanan BKK’ları, on millet vekilinin itirazı
üzerine; anayasaya,ulusal haklara ve kamu yararına aykırılık
yönünden incelemek ve gerekirse yürürlükten kaldırmak.
9-Yabancı bir ülkeye Türk askeri güç ve silahlarının gönderilmesine
veya T.C’ ye düşmanlık yapan bir ülkeye karşı savaş ilanına karar
vermek.
10-Hükümetin karar ve bakanlıkların çalışmalarını gözetip
denetlemek.
11-Yasada belirtilen şartlara göre; il,ilçe ve belde belediyesi ve
diğer kamu tüzel kişiliklerinin kurulması,değişiklik yapılması veya
kaldırılmasına karar vermek,idari ve coğrafi bölgeleri düzenlemek.
12-TCUM,bakanlık,belediye,üniversitede ve temel eğitim okulları için
bakanlıkların dağıtımını yaptığı atanmış,istisnai ve seçilmiş devlet
memurları ile subay,sözleşmeli asker ve TAE gören er,erbaş,askeri
okul ve polis okulu öğrenci kadrolarının çıkarılmasını veya
kaldırılmasını kabul etmek.
13-Hükümet,bakanlık,yerel yönetim,yargı,iç-dış güvenlik
kuvvetleri,üniversite,temel eğitim kurumları ile özel sektör
kuruluşları,sendika ,siyasi parti,DKÖ ve STK’ ların
hukuka,yasaya,ulusal haklara,kamu yararına aykırı toplum düzenini
sarsıcı karar,hizmet,eylem,harcama ve faaliyetlerini; doğrudan veya
ihbar ve şikayet üzerine, suç anında,işlem sırasında gözetip
denetlemek ve suçluları yargıya sevk etmek.
14-Devlet,vakıf veya yabancılar tarafından , eğitim bakanlığından
izin alarak kurulan üniversitelerin; eğitim,öğretim,araştırma ve
akademik faaliyetini; anayasa,kanun,kamu yararı ve ulusal haklara
uygunluk açısından gözetip denetlemek.
15-Dilekçe hakkına dayanılarak yapılan başvuruları; meclis
komisyonları olarak inceleyip,ulusal haklar , adalet ve kamu yararı
ilkesi gözetilerek karara bağlamak.
16-Anayasa ve diğer yasaların ilgili maddelerinde ön görülen
yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek.
54.MADDE-ANAYASA
DEĞİŞİKLİĞİ, KANUNLARIN TEKLİF EDİLMESİ VE GÖRÜŞÜLMESİ
1-Kanun tasarı,madde değişikliği,antlaşma ve kararları teklif etmeye
yetkili olanlar:
a-TCUM başkanı
b-En az on kişilik bir milletvekili veya siyasi parti grubu
c-Hükümet adına bakanlar kurulu
d-Bakanlıklar;
sadece kendi görev alanına ilişkin konularda kanun tasarı ve madde
değişikliği teklifi yapabilir.
2-Görüşme süresi; kanun tasarı ve değişiklik tekliflerinin, meclis
başkanlığına sunulmasıyla birlikte gündeme alınarak en geç on gün
içinde komisyon ve yine on gün içinde de genel kurulda görüşülmesi
zorunludur.
3-Oylamalar; gizli,yazılı veya elektronik cihazla dijital-sayısal
olarak yapılır.Hatalı ve kullanılmayan oylar dikkate alınmaz.
4-TCUM komisyon ve genel kurul çalışma,görüşme,usul ve esasları , iç
tüzükle düzenlenir.
5-Kanun tasarı ve değişiklik teklifleri , genel kurulda; bir bütün
olarak görüşülüp oylanır.Bölüm,madde ve fıkralar ayrı ayrı okunup
oylanmaz.
6-Kanun tasarı ve değişiklik teklifi, katılan üyelerle
görüşülür.Katılanların oy çokluğu yani yarıdan bir fazlasının oyuyla
kabul edilir.
7-Anayasanın değiştirilmesi; kanunlardan ayrı olarak anayasa
değişikliği; en az TCUM üye tam sayısının üçte ikisi tarafından
teklif edilir.Değiştirme teklifi de yine genel kurulda meclis üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla kabul edilir.
55.MADDE -KANUNLARIN
TCUM BAŞKANLIĞINCA YAYINLANMASI
1-Meclis başkanı , TCUM tarafından kabul edilen kanunları, on gün
içinde yayımlar veya yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir
daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte
aynı süre içinde TCUM’ a geri gönderir.TCUM geri gönderilen kanunu
aynen kabul ederse kanun meclis başkanlığınca yayınlanır.Meclis geri
gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa meclis başkanı
değiştirilen kanunu, tekrar geri gönderebilir.
2-Anayasa değişiklikleri,meclis genel kurul kararları ve genel
bütçenin yayımlanması da bu hükme tabidir.
3-Yeni çıkarılan bir kanun, yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.Geriye,öncesine işletilemez.Uygulaması da ertelenemez.Ayrıca
geçici nitelikte kanun çıkarılamaz.
56.MADDE-İKİLİ VE
ULUSLARARASI ANTLAŞMA VE SÖZLEŞMELERİ UYGUN BULMAK
1-T.C adına, yabancı devletlerle ve uluslararası kuruluşlarla
yapılan antlaşma ve sözleşmelerin uygulanması ancak TCUM’ un
bunları,genel kurul kararıyla uygun bulmasına bağlıdır.Hiç bir kişi
, kurum,uluslar arası kuruluş ve yabancı bir meclisin kararı,
TCUM’un iradesinin üzerinde olamaz.
2-Mali bakımdan bir yüklenme getirmeyen, kişi hallerine ve
yurtdışındaki Türklerin haklarına dokunmayan, devlet güvenliğini
ilgilendirmeyen, askeri,siyasi ve idari mahiyette
olmayan,ekonomik,teknik ve kültürel işbirliğiyle değişim ve
ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan sözleşmeler, BKK
ile yürürlüğe konabilir.Ancak bu sözleşmelerde yayımlarından
başlayarak on gün içinde TCUM’ un bilgisine sunulur.Meclis her
zaman, ulusal haklara, egemenlik ve bağımsızlığa aykırı gördüğü;
anlaşma,protokol ve sözleşmeleri reddeder,kaldırır,yok sayar.
3-İkili ve uluslar arası bir antlaşmaya dayanan, ek uygulama
programı antlaşmaları ile bunların verdiği açık yetkiye göre
hükümetin , BKK ile yaptığı, ek siyasi, ekonomik, teknik, idari veya
kültürel protokol ve sözleşmelerinde en çok on gün içinde , TCUM’ un
bilgisine sunulması zorunludur.
4-TCUM’un , GKK ile uygun bulup onaylamadığı hiçbir karar,ek
anlaşma, sözleşme, protokol,belge,beyan bağlayıcı
değildir,uygulanamaz.
5-T.C kanunlarında değişiklik yapılmasını gerektiren veya kişi
haklarına ilişlin her türlü antlaşmaların yapılmasında, birinci
fıkra hükmü uygulanır.
6-T.C devleti kurumları ve T.C vatandaşlarıyla ilgili yabancı
meclis, mahkeme ve kuruluşların aldığı kararlar, TCUM’ ca uygun
bulunup GKK ile onaylanmadıkça; T.C kamu kurum ve özel kuruluşlarını
bağlamaz,uygulanmaz.Birleşmiş milletler teşkilatı, uluslar arası
adalet divanı,AB,GB,NATO,AİHM ile yabancı meclis, kurul tahkimi ve
mahkeme kararları da bu madde hükmüne tabidir.
57.MADDE-KANUNLARIN
VE BKK’ NIN İPTAL İSTEMİ
Kanun, antlaşma,sözleşme,GKK ve BKK’ ların; esas, yetki,şekil,sebep
ve maksat yönünden; insan haklarına, eşitliğe, hukukun genel
prensiplerine,ulusal haklara,kamu yararına veya anayasaya aykırılığı
iddiasıyla TCUM’ a başvurma ve yeniden görüşülerek tamamının veya
bazı maddelerinin iptalini isteme,hak,yetki ve görevi, kanun teklif
etmeye yetkili olan meclis başkanı,milletvekilleri,siyasi parti
meclis grubu,bakanlar kurulu ve bakanlara aittir.Bazı kanun ve
kararların iptalini isteyen mahkeme,DKÖ, basın,sendika ve meslek
odaları , bu isteklerini; yazılı ve gerekçeli olarak kanun teklif
etmeye yetkili kamu görevlilerine veya ilgili bakanlara iletirler.Bu
istemlerini her zaman basına açıklayabilirler.
58.MADDE-BAKANLAR
KURULUNA YETKİ DEVRİ
TCUM yetkilerini, kısmen veya tamamen ,kişi veya kurumlara
devredemez.Hükümete yada olağan üstü durumlarda TSK’ ya, kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilemez.Hükümet ancak
kanunların uygulanmasına ve ekonomik düzenlemelere ilişkin BKK
yayınlayabilir.
59.MADDE- VE ULUSAL
DEVLET POLİTİKASININ BELİRLENMESİ
1-Ülkenin silahlı saldırıya uğraması veya savaş tehlikesi durumunda;
TSK’ nın –Türk ordusunun kullanılması ve savaş hali ilanı ile TSK’
nın yabancı ülkelere gönderilmesine ve Türk ordusunun savaşa
katılmasına izin verme yetkisi TCUM’ a aittir.
2-Yabancı silahlı kuvvetlerin,yabancı askerlerin, silahlı veya
silahsızda olsa; Türk ülkesine girmesine,bulunmasına,yurdumuzda
askeri üs, tesis, askeri havaalanı veya liman kurmasına asla izin
verilemez.Savaş tehlikesi durumunda TCUM tatilde ise derhal
toplanarak bakanlar kurulunun istemini görüşüp karara bağlar.
3-T.C ülkesinin, ulusal,resmi devlet politikası ve milli ğüvenlik
siyaseti ilkelerini; T.C nin özgür,tam
bağımsız,bağlantısız,egemen,demokratik,laik bir hukuk devleti olma
niteliğini koruyarak TSK’ nın önerisi üzerine, TCUM belirler.
4-Vatan; inanç,can ve namus gibi kutsal ve Türkün
şerefidir,yabancılara çiğnetilemez.Vatan kahramanca savunulup,son
alperen,son Mehmetçik,son Tomris hatun hakka yürüyüp,şehit
olup,toprağa düşmeden teslim edilemez.
TCUM FAALİYETLERİ
60.MADDE-TOPLANTI VE
TATİL
1-TCUM, eylül ayının ilk Salı günü, kendiliğinden toplanır.Meclis
bir yasama yılında kış,yarıyıl(1-31 Ocak) ve yaz tatili(1 Temmuz-1
Eylül) olmak üzere toplam üç ay tatil yapar.
2-TCUM, haftada üç gün,ayrıca bir çağrıya bağlı olmadan düzenli
şekilde toplanır.Milletvekilleri ara verilen Cuma,cumartesi,Pazar ve
pazartesi günlerini seçim bölgelerinde geçirebilir.
3-Meclis,hafta sonu,resmi bayram ve tatil sırasında on milletvekili
veya bakanlar kurulunun istemi üzerine ve meclis başkanınca
toplantıya çağrılır ve TCUM çalışmalarını,bu toplantıyı gerektiren
konu görüşülünceye kadar,devam ettirir.
61.MADDE-MECLİS
BAŞKANLIK DİVANI SEÇİMİ
1-Meclis, genel seçim sonuçlarının kesin olarak açıklanmasından bir
tam gün sonra açılır.Meclise başkan seçilinceye kadar , en yaşlı üye
başkanlık eder.Yeni dönem yasama gününde, yeni seçilen ulusal
temsilciler, yemin eder.
2-TCUM başkanlık divanı; meclis üyeleri arasından seçilen bir meclis
başkanı,üç başkan vekili ve bir meclis idare amirinden oluşur.Yemin
töreni bitiminin ertesi günü, meclis başkanı,başkan vekilleri ve
meclis idari amiri seçimi yapılır.Siyasi parti gruplarının
göstereceği, ikişer aday arasından; gizli oyla, bir meclis
başkanı,üç başkan vekili ve bir meclis idari amiri seçilir.Başkan
vekilinin birinin iktidar,diğerinin muhalefet partisinden,üçüncü
kişininde bağımsızlardan olması zorunludur.Bağımsızlar, dillekçe
vererek kendileri aday olurlar.Başkan,başkan vekili ve idare amiri,
tüm toplantılara katılıp oy kullanabilir.
3-Seçimler tek turlu olup,en çok oy alan aday seçilmiş olur,süreleri
5 yıldır.
4-Siyasi parti genel başkanları aynı zamanda siyasi parti meclis
grup başkanıdır.Her siyasi parti meclis grubu, kendi içinden; iki
grup başkan vekili ve iki siyasi parti grup sözcüsü
seçip,görevlendirir.
62.MADDE-TCUM
BAŞKANININ GÖREV VE YETKİLERİ
A-Cumhuriyet Meclisi Başkanı:Yasama organının,ulusal kurultayın,Türk
devletinin,halk egemenliğinin,ana meclisin temsilcileri ve
başıdır.Bu sıfatla Türk Cumhuriyetini,Türk halkını ve T.C
vatandaşlarının birliğini temsil eder.Anayasanın
uygulanmasını,ulusal hakların korunmasını,Cumhuriyetin,tam
bağımsızlığın,bağlantısızlığın savunulması,devlet organlarının genel
olarak düzenli ve uyumlu çalışmasını,vatan kadar kutsal olan halkın
can,namus,özgürlük ve mal güvenliğinin sağlanmasını gözetir.
B-Meclis Başkanının Yapacağı Görev ve Kullanacağı Yetki
a)Yasama İle İlgili Olanlar
1-Yasama yılının ilk günü ulusal mecliste açılış konuşması yapmak.
2-TCUM’ u toplantıya çağırmak.
3-Kanunları yayımlamak.Yasa koruyucu olarak, çıkarılan yasaların;
ülkenin bütünlüğünü,halkın birliğini,barış ve uzlaşıyı sağlamasını
gözetmek.
4-TCUM genel kurul kararlarını yayımlamak.
5-Komisyon kararlarını onaylayıp yayımlamak.
6-Kanun ve kararları tekrar görüşülmek üzere,gerekçeli olarak
meclise,komisyona geri göndermek.
7-Dış Türklerce önerilen 9 aday içerisinden, dış Türkler temsilcisi
5 bağımsız milletvekilini, seçip belirlemek.Bu 5 üye
Asya,Avrupa,Afrika,Amerika ve Okyanusya adalarında yaşayan Türkleri
temsil ederler.
8-Meclise kanun,anlaşma ve karar tasarısı ile değişiklik teklifi
sunmak.
9-Komisyonlara görev vermek ve meclis gündemini belirlemek.
10-Bakanlar kurulunun güvensizlik oyuyla düşürülmesi,TCUM üye
sayısının yarı yarıya boşalması,Hükümetin istifası,devlet başkanının
yargıya sevki,genel bütçenin TCUM genel kurulunda kabul
edilmemesi,hükümet buhranı,genel,siyasi ve ekonomik istikrarsızlık
hallerinde; TCUM ile birlikte yerel yönetim seçimlerinin de
yenilenmesine karar vermek.TCUM genel kurulu, her zaman erken seçim
kararı alarak,genel seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.Bu
hakkı saklıdır.
11-TCUM iç tüzüğünü düzenlemek,yenilemek ve uygulamak
12-TCUM’ un uygun bulduğu ikili ve uluslar arası anlaşma ve
sözleşmeleri yayımlamak.
b)Yürütme Alanına İlişkin Olanlar
1-TCUM adına TSK başkomutanlığını temsil etmek.
2-T.C ülkesinin ulusal,resmi devlet politikası,5-10-50 ve 100 yıllık
ulusal hedefleri; tam bağımsızlık,bağlantısızlık ve Cumhuriyete
yönelik dış ve dış destekli iç tehditleri, uluslar arası gelişme ve
ulusal şartlara göre , TSK’ nın önerisi ve hükümetin BKK ile
yapacağı teklif üzerine , yeniden belirlenmesini sağlamak ve
uygulanmasını gözetmek.
3-Ticaret,sanayi,tarım ve vatan savunmasında T.C devletini; dışa
bağımlılıktan, uydu ve mandalıktan, kapitülasyon ve tahkimden
kurtarıp,ülkenin ve halkın; tam bağımsızlığını ,bağlantısızlığını,
özgürlüğünü sağlamak.
4-T.C devleti temsilcilerini, yabancı devletlere göndermek ve
Türkeline gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek.
5-Siyasi ekonomik istikrarsızlık ve kriz sonucu; egemenlik ile iç
ve dış güvenliğin tehlikeye girdiği buhran durumlarında, TCUM’ da
genel görüşme yaptırmak. Meclis üyelerinin, TSK,Polis veya
bakanlıklarca bilgilendirilmesini sağlamak. Gerektiğinde hükümeti
uyarmak, istifasını istemek.
6-Genel seçimlerde, en çok TCUM üyesi,milletvekilliği kazanan siyasi
parti genel başkanını; hükümeti kurmak üzere
görevlendirmek.Bakanlar kurulu listesinin onayına sunulması üzerine;
en çok beş gün içinde, devlet başkanlığını onaylamak ve
gerektiğinde istifasını kabul etmek.
7-Devlet başkanının teklifi üzerine, bakanları onamak veya
gerektiğinde görevden almak ve istifasını kabul etmek.
c)Yargı İle İlgili Olanlar
1-Sürekli hastalık,engellilik,çocuk suçlu ve yaşlılık gibi
sebeplerle T.C vatandaşlarının veya ülkemizde suç işleyip yargılanan
yabancıların kesinleşmiş cezalarını hafifletmek veya tümüyle
kaldırmak.
2-Hukukun üstünlüğü,yargının bağımsızlığı,siyasi
tarafsızlık,adaletin sağlanması,kamu yararı,ulusal hakların korunup
savunulması ve adaletin kutsallığı ilkelerine aykırı duyumlar
aldığında, bölge adalet kurulu ve ilgili yargı başkanlarına durumu
bildirmek ve konunun incelenmesini istemek.
63.MADDE-İÇTÜZÜK,SİYASİ PARTİ GRUPLARI VE KOLLUK İŞLERİ
1-TCUM çalışmalarını , kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre
yürütür.
2-Parti grupları,meclisin komisyon ,inceleme,araştırma,soruşturma
kurulu ve diğer çalışma faaliyetlerine; üç iktidar ve iki muhalefet
partili üyeyle katılır.Meclis komisyonları beş üyelidir.
3-Bir siyasi parti grubu, en az on üyeyle kurulur.
4-TCUM’ un bina,tesis,eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim
hizmetleri , meclis başkanı adına,meclis idare amiri tarafından
düzenlenip,yürütülür.Güvenlik ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri
kadar polis veya özel güvenlik şirketi,personeli,meclis başkanlığı
emrine verilir.TSK,Cumhuriyet meclisi ve devlet başkanlığının
güvenlik hizmetlerinde görev almaz,bireyleri koruma hizmeti vermez.
64.MADDE-TCUM ÇALIŞMA
TAKVİMİ,MECLİS TOPLANTI VE KARARLARI
1-TCUM normal olarak haftanın Salı,Çarşamba ve Perşembe
günleri,13.30-17.30 saatleri arasında katılan üyelerle toplanır.
2-Gerek görülürse, karar alınarak hafta sonları ve saat 17.30’dan
sonrada toplantı ve görüşme yapılabilir.
3-Bir sonraki haftanın meclis gündemi,TCUM başkanlığınca
belirlenerek her Perşembe günü üyelere dağıtılır.Ayrıca komisyondan
geçmiş kanun tasarı ve değişiklik teklifleri ile diğer görüşme
konuları bastırılarak, önceden üyelere bilgi için verilir.Gündem ve
görüşme konuları meclis,internet,web sayfasında da yayınlanır.
4-Meclis , genel ve normal çalışma gün ve saatinde, katılan üyelere
toplanır ve belirlenmiş olan gündemi , katılan üyelerle
görüşür.Mecliste üyelerin konuşmalarını , resmi devlet dili Türkçe
ile yapması zorunludur.
5-Gündem dışı görüşme,konuşma,cevap verme veya genel kurul kararı
ile kanun tasarı ve değişiklik teklifleri , en az on kişilik
milletvekili grubunun yazılı , imzalı gerekçeli önergesiyle
yapılabilir.Tekliflerin gündeme alınması , gizli dijital oylama ile
kararlaştırılır.
6-Mecliste, GKK alınması, kanun konulması,kaldırılması veya
değiştirilmesi işlemleri,yazılı ve gizli oylamayla yapılır.
7-Oylar; evet-kabul veya hayır-ret şeklinde olmak üzere iki çeşit
kullanılır.Meclise gelmeyen,oylamaya katılmayan yada oy vermeyen
millet vekilleri, hesaplamada dikkate alınmaz.
8-Meclisin her çalışma günü ve her gündem konusunda, siyasi parti
genel başkanı , grup başkan vekili veya grup sözcüsü ile her siyasi
partiden iki milletvekili olmak üzere toplam üç millet vekili parti
adına görüş açıklar.Ayrıca her siyasi partiden ikişer millet
vekiline ve varsa bağımsızlardan iki millet vekiline bireysel
konuşma hakkı verilir. Ayrıca kanun tasarısı ve değişiklik teklifini
yapan guruptan bir vekilede söz verilir.
9-Konuşma süresi , genel başkan ile grup başkan vekili ve grup
sözcüleri 20’şer dakika, diğer millet vekilleri için 10’ar
dakikadır.Meclis başkanı, oturum, görüşme başlamadan önce , konuşma
programını kararlaştırıp, konuşmacıları belirleyip açıklar.
10-Komisyonda ve genel kurulda önerge ve teklifler; ya parti adına
grup başkan vekili veya grup sözcüsü yada en az on kişilik bir
milletvekili grubunca ortaklaşa verilir.Önergelerin gündeme alınıp
görüşülmesi,gizli ve dijital oylamayla yapılır.Görüşmelere
başlanıldıktan sonra, önerge ve teklif verilemez,gündem dışı
konuşulamaz ve soru sorulamaz.Görüşme sırasında milletvekillerinin
çoğunluğu salonu terk ederse, başkan görüşmelere ara verir.
11-TCUM komisyonları ve genel kurulda; toplantı,görüşme ve karar
yeter sayısı diye bir oran yoktur.Meclis komisyon ve meclis genel
kurulu; toplantı salon,gün ve saatinde katılan üyelerle
toplanır,gündemini görüşür ve toplantıya katılanların oy çokluğuyla
karar alır.Görüşmeler açık,oylamalar ise gizli şekilde yapılar.
65.MADDE-GÖRÜŞMELERİN
AÇIKLIĞI VE YAYIMLANMASI
TCUM genel kurulu ve meclis komisyonlarındaki görüşmeler, halka,
basına açıktır.Mecliste ve komisyonlarda yapılan görüşmelerin,
gazete,dergi,radyo ve TV’den canlı ve sonradan yayımı
serbesttir.TCUM ve hükümetin, hiçbir görüşmesi, oturumu , toplantı
ve kararı, Türk halkından gizli yapılamaz,alınamaz,olamaz,tutulamaz
ve gizlenemez.
66.MADDE-TCUM’ UN
BİLGİ EDİNME VE DENETİM YOLLARI
TCUM; soru,meclis araştırması,genel görüşme,gen soru,meclis
soruşturması ve dilekçe hakkı yollarıyla asli görevlerinden olan
yürütmeyi, merkezi ve yerel yönetimi denetleme yetkisini kullanır.
A-Soru:En az on milletvekilinin, bakanlar kurulu adına sözlü ve
yazılı olarak cevaplandırılmak üzere , devlet başkanı veya
başkanlardan bilgi istemesi; en geç on gün içinde cevaplandırılması
zorunludur.
B-Meclis Araştırması:En az on milletvekilinin, belli bir konuda
bilgi edinmek için inceleme yapılmasını istemesi,en geç on gün
içinde inceleme komisyonu kurulur ve komisyon en çok bir ay içinde
araştırmayı tamamlayıp raporunu hazırlar.
C-Genel Görüşme:1-En az on milletvekilinin,toplumu ve devlet
faaliyetlerini ilgilendiren bir konunun,TCUM genel kurulunda
görüşülmesini istemesi; beş gün içinde onaylanır ve en geç on gün
içinde konu görüşülür.
2-Önergenin verilme şekli,içeriği ve kapsamı ile ilgili
cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri, meclis iç
tüzüğüyle düzenlenir.
D-Gensoru Önergesi:1-Bir siyasi parti grubu adına veya 50
milletvekilinin imzasıyla verilir.
2-Gensoru önergesi,verilişinden sonraki beş gün içinde bastırılarak
üyelere dağıtılır.Dağıtımdan itibaren beş gün içinde gündeme
alınması görüşülür.Bu görüşmede önerge sahiplerinden biri ile
iktidar ve muhalefet parti grupları adına birer milletvekili ve
bakanlar kurulu adına devlet başkanı konuşur.Gündeme alma
kararlarıyla birlikte gensorunun görüşme günüde belli edilir.Ancak
gen sorunun görüşülmesi,gündeme alma kararının verildiği tarihten
başlayarak beş günden daha sonraya bırakılamaz.Gensoru görüşülmesi
bitiminde üyelerin ve grupların verdikleri gerekçeli güvensizlik
önergesi,yazılı ve gizli olarak oylanır.Bakanlar kurulunun
düşürülmesi, katılan üyelerin oyca çokluğuyla olur.
3-Hükümetin göreve başlamasının üzerinden en az altı ay geçmedikçe,
meclis üyeleri veya parti grupları ,bakanlar kurulu hakkında gensoru
önergesi vererek, güven oylaması yapılmasını isteyemez.
4-Gen soru ile ilgili tüm hususlar tüzükle belirlenir.
E-Meclis Soruşturması:1-Devlet başkanı veya bir bakan hakkında,bir
siyasi parti grubu adına veya 50 milletvekilince verilecek bir
önerge ile soruşturma açılması istenebilir.Meclis bu istemi en geç 5
gün içinde görüşüp karara bağlar.
2-Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, iktidar partisinin
göstereceği üç,muhalefet partisinden iki üye olmak üzere, beş
kişilik soruşturma komisyonu kurulur.Komisyon soruşturma sonucunu
belirten raporunu en geç on gün içinde meclise sunar.
3-Komisyon,tüm devlet kuruluşları ve özel kuruluşlardan; her türlü
bilgi ve belge fotokopisini,CD kopyasını isteme ve almaya
yetkilidir.Devlet memurları ve kişiler, istenen bilgi ve belgeleri
vermek zorundadır.Gerektiğinde güvenlik kuvvetleri, soruşturma işine
yardımcı olur.
4-Meclis,komisyon raporunu, en çok on gün içinde görüşür,oy çokluğu
ile ilgilinin dosyasını yargılanmak üzere mahkemeye sevk kararı
alırsa, devlet başkanı veya ilgili bakan görevinden istifa etmiş
sayılır.
F-Dilekçe Hakkı:Kamu kurumlarıyla anlaşmazlığa düşen,yasal işini
zamanında ve gereğince yaptıramayan yada devlet memurlarının
eyleminden, fiziksel ve maddi zarar gören ve bu sorununu; ilgili
kurum amirleri ile yerel yönetim meclislerinde çözemeyen herkes,
TCUM komisyonlarına başvurup,sorununun adaletle çözülmesini isteme
hak ve yetkisine sahiptir.Meclis komisyonları, en çok on gün içinde
dilekçeyi işleme kor ve incelemeyi başlatır.Gerekli bilgileri
toplayarak kararını bir ay içinde ve dosyadaki bilgi ve belgelere
göre verir.Bu konu içtüzükle düzenlenir.
HUKUK VE HAKLARIN
KORUNMASI
67.MADDE-HAK ARAMA
HÜRRİYETİ
1-Herkes yasaya uygun yol ve yöntemlerden yararlanmak suretiyle kamu
kurumları veya yargı organları önünde;
dilekçi,şikayetçi,davacı,davalı,sanık veya şüpheli olarak
başvuru,iddia ve savunma ile adaletli yargılanma hakkına sahiptir.
2-Suçlular suç işledikleri yerin belediye mülki sınırları içinde
kurulu olan yetkili mahkemede yargılanır. Yargılamada yer esası,
ilkesi geçerli ve belirleyicidir.
3-Özel yetkili mahkeme kurulamaz.
4-Hiçbir mahkeme,savcı yada hakim, görev ve yetkisi içindeki davaya
bakmaktan kaçınamaz.
5-Kişiler, tutuklu ve hükümlü olarak tutuk evi ve cezaevlerinde;
can,namus ve ruh güvenliğinin sağlanmasını isteme hakkına
sahiptir.Baskı,işkence,tehdit,şantaj,taciz ve kötü muameleden koruna
bilmeleri için tutuklu ve hükümlüler, tek kişilik odalarda
kalırlar.
68.MADDE-KANUNİ HAKİM
GÜVENCESİ
1-Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir yerde
yargılanamaz.
2-Bir suç olayı ve hukuki anlaşmazlık,hangi il,ilçe veya belde mülki
sınırı içinde meydana gelmişse, taraflar ve suçlusu da o yer
mahkemesine başvurup yargılanır.Yargılama ve adaletin aranması, yer
esasına bağlıdır,dayanır,göredir.
3-Hakim ve savcıların görev yerleri, kendileri istemedikçe, geçici
veya sürekli olarak değiştirilemez.
4-Kişiler, adaletin, hukuksal eşitliğin,yargıda
objektifliğin,toplumsal birliğin,güven ve saygı ortamının sağlana
bilmesi için yargılamayı ve yargı kararını eleştirebilir.Yasama ,
yürütme ve yargı kararlarını eleştirmek,demokratik bir hak ve
yurtseverlik görevidir. Eleştiri,hakaret, saygısızlık ve iftira
sayılamaz. Göreve müdahale , karışma ve yönlendirme kabul edilemez.
69.MADDE-KİŞİ
HÜRRİYET VE GÜVENLİĞİ
1-Herkes kişilik hürriyeti ile can,namus ve mal güvenliğinin
sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
2-Devlet; yerel yönetim, temel eğitim, polis, TSK ve yargı gibi
organları vasıtasıyla, masum, kimsesiz, engelli ve güçsüz
vatandaşların öncelik; eğitimi ve DKÖ’ler aracılığıyla örgütlenip
bilinçlenmesini sağlayarak onları yoksulluk, yalnızlık, cehalet,
istismar, korku, terör, saldırı ve şiddetten korumakla yükümlüdür.
Huzurlu ve güvenli bir ortam ile sağlıklı işleyen bir toplum düzeni
kurmak devletin asli görevidir.
3-İl ve ilçe yargı organı üyelerince verilmiş; arama, yakalama,
sorgulama, yargılama, gözaltı, tutuklama gibi hürriyeti kısıtlayıcı
bir yargı,savcılık ve mahkeme kararı veya güvenlik önlemlerinin ve
ceza kararlarının yerine getirilmesine ilişkin infaz,icra kararı
yada çevresi için tehlike teşkil eden akıl hastası,uyuşturucu ve
alkol bağımlısının tedavisi için kanunla belirtilen esaslara uygun
olarak tıp doktoru raporuyla alınacak , yapılacak tıbbi sağlık
işlemleri dışında, kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
4-Suçüstü halinde yakalama,inceleme ve sorgulama için göz altına
alınıp, savcılığa zorla götürülmenin, kovuşturma ve yargılamanın
şekil ve şartları , kanunla düzenlenir.
5-Suçlu ve şüphelilerin konulacağı cezaevi ve tutukevi odaları,tek
kişilik olarak 2x5-10m2 ölçüsünde yapılıp düzenlenir.Her
odada bir hükümlü yada tutuklu kalır,her odada wc,duş ve yatak
bulunur.Yemek servisi günde iki kez odalara yapılır.Ceza ve tutukevi
işletimi özelleştirilebilir. Tutuklu ve hükümlüler , sigara ,
uyuşturucu ve alkollü içki kullanamaz.
6-Yasada sayılan hallerde polis,gözaltına alacağı kişi veya
şüpheliye; kendini tanıtıp,görevini açıklayıp kimlik
sorar.Üzerini,araç,konut ve işyerini arar.Suç delili olabilecek
eşyaları ayırıp tutanak tutar.Gerekirse bilgisayardan çıktı
alır.Kaçma,suç delilini yok etme veya yeniden suç işleme ihtimali
varsa bu kişiyi savcılığa götürünceye kadar göz altına alır.Polisin,
şüphelileri; savcılığa teslim edinceye kadar göz altında tutma
süresi en çok üç gündür.Savcıların, inceleme,soruşturma ve
kavuşturma sırasında sanık ve şüphelileri göz altında tutma süresi,
en çok on gündür.Hakimin , kavuşturma ve yargılama aşamasında
şüpheli ve sanığı tutuklu yargılama süresi en çok üç aydır.Bireysel
suçlarda polisin yetkisindeki gözaltı süresi üç gün,iki ve daha çok
kişinin birlikte işlediği suçlar ile örgütlü olay ve terör
saldırılarına katılanlarda ise en çok beş gündür.
7-Suç ve cezalar, maddi ve objektiftir.Bir suçu işleyebilen
cezasını da çekmek zorundadır.Güven ve beyan asıldır. Kötüye
kullananlar, gizleyip,eksik veya yanlış bilgi verenler , yeni bir
suç işlemiştir. Cezalar, işlenen suçun durumu ve sonucuna göre
verilir.Suç işleyen kişilerin; yaşı, akli durumu, alkollü yada
hasta olması , sosyal ve ekonomik konumu, dini inancı, mezhebi,
cinsiyeti ve uyruğu dikkate alınmaz. Cezadan amaç; adaletin,
güvenlik, huzur ve toplumsal düzenin sağlanmasıdır.
8-Bir yıl ve daha az süreli hapis cezası olan sabıkasız kişiler
isterse, hapis cezaları paraya çevrilir.Para ödemesi yapamayanların
bu cezaları , evde gözaltına dönüştürülür veya ceza karşılığı
ücretsiz kamusal hizmetlerde çalıştırılır.
9-Davacı veya şikayetçi, takibi şikayete bağlı suçlarda dilekçesini
geri alır yada soruşturma için ifade vermeye gelmezse , açılan dava
düşer ancak kamusal davalar devam eder.Şikayetçi ve tanık ,
kimliğinin gizli tutulmasını isteme hakkına sahiptir.Kendileri
isterse ifade verip tanıklık yaparlar.İhbar formu ile ifade tutanak
ve olay dosyalarına şikayetçi ve tanıkların kimlik ve adres
bilgileri istemezlerse yazılmaz.Can güvenliği ciddi tehlikede olan
sabıkasız tanık ve şikayetçilere, istemeleri halinde silah taşıma
izni verilir.
10-Yakalanan , gözaltına alınan veya tutuklanan kişiye,varsa
avukatına,okuluna,işyerine ve ailesine; yakalama,gözaltı ve
tutuklama sebebiyle hakkındaki iddia; polisçe işlem anında derhal
sözlü ve en geç dava açılıp yargılama işlemine başlanıncaya kadarda
savcılıkça, on gün içinde yazılı olarak bildirilir.
11-Adli suçlarla ilgili inceleme, araç, konut ve işyerini arama,
şüpheli telefonları dinleme,soruşturma,gözaltına alma, ifade alma,
sorgulama ve konuşturma gibi adli işlemleri savcılar yapar.Polisler,
savcı adına ve savcının yazılı emriyle soruşturmaya ilişkin suç
delillerini araştırıp toplar ve el koyarak sorgulamada savcıya
yardımcı olur.Yakalanan ve savcılık kararıyla gözaltına alınan
kişinin , işlediği suça ilişkin sorgusu; savcılarca en geç 24 saat
içinde başlatılıp, en çok on gün içinde
tamamlanır.Sanığın,şüphelinin suçsuz olduğunun anlaşılması veya
tutuklanıp hakkında dava açılmasını gerektirecek yeterli delil elde
edilmemesi halinde savcılık,takipsizlik kararı vererek sanığı
serbest bırakır ve varsa yazılı olarak dava açılması istemine
ilişkin gönderilen şikayet dilekçesini reddeder.
12-Yargı başkanlığına bağlı olarak çalışan C-savcıları suç işleyeni
öğrenilemeyen yada bilinip de yakalanamayan adli olaylarda dahil tüm
inceleme soruşturma ve konuşturmaları, en geç on gün içinde
tamamlayarak mahkemede dava açarlar.Sanığın suçlu olduğunu gösteren,
tutuklu veya tutuksuz olarak yargılanmasını gerektiren yeterli
delil elde edilmişse, tutuklu veya tutuksuz olarak yargılanması
gereği belirtilerek; tamamlanan sorgu dosyası mahkemeye
gönderilir.Hakim, sorgu dosyasındaki delilleri yeterli görüyorsa,
dosyadaki bilgi ve belgelere göre, tek duruşmada sanığın
suçsuzluğuna veya cezalandırılmasına karar vererek açılan davayı
sonuçlandırır.Veya tarafların savcılığa yeni deliller sunması için
olayın durumuna göre, sanığın tutuklu veya tutuksuz yargılanması
istemini dikkate alarak, dava duruşma gününü bir aylık süreyi
geçmeyecek şekilde, ileri bir tarihe erteler.Bir dava duruşması en
çok iki defa ertelenebilir.
13-Mahkemeye açılan bir davanın, en geç üç ay içinde, duruşmasının
tamamlanıp karara bağlanması zorunludur.Bir şüpheli ve sanığın, bir
davadan yargılama nedeniyle tutukluluk hali, en çok üç ay
sürebilir.Hakiminin , bu üç aylık süre içinde yargılamayı bitirip
kararını vermesi gerekir.Üç aylık süre içinde karar verilmemişse
dava düşer ve tutuklu olarak yargılanmakta olan sanık serbest
bırakılır.
14-Hürriyeti kısıtlanan kişi , bir yakını (eş,çocuk,ana,baba yada
kardeşi)veya varsa avukatı adli olay hakkında kısa sürede karar
verilmesini veya kanuna aykırılık halinde hemen serbest bırakılmayı
isteme hakkı vardır.
15-Kişiler, yargıya doğrudan başvurup kendini savuna bilecekleri
gibi avukatları aracılığıyla da temsil ettirebilir.Avukat tutmak
zorunlu değildir. Avukatı varsa, kişilerin adliyeye gitmelerine
gerek yoktur.
16-Yasaların ön gördüğü esaslar dışında bir işleme tabi tutulan
kişilerin , uğradıkları gerçek fiziksel ve maddi zarar, kanuna göre
devletçe karşılanır. Ancak görevi ihmal veya görevi kötüye kullanma
nedeniyle bu zarara sebebiyet veren ilgiliden, ödenen bu tazminat
geri alınır ve ayrıca hakkında ceza işlemi uygulanır.
17-Türk hukukunda hakaret,manevi tazminat ve manevi zarar konusu ve
suçu yoktur.Sözlü, yazılı suç olmaz.Suçun, eylem şeklinde, fiziki ve
maddi zarar vermeye yönelik olması gerekir.
70.MADDE-ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİN KORUNMASI VE KONUT DOKUNULMAZLIĞI
1-Yasaya uygun,özel hayat,konut ve aile yaşamının gizliliğine
dokunulamaz.Herkes resmi nikahlı,yasal eşiyle olan evlilik ve
kanunlara aykırı davranış içermeyen işyeri ve konutu içinde geçen
meşru aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.
2-Yasaya aykırı yada şüpheli davranışta bulunanlar hakkında, suç
delili elde edebilmek için başlatılan inceleme,araştırma,soruşturma
veya kovuşturma sırasında; olayın araştırılması ve suç delillerinin
toplanabilmesi, şüpheli veya suçlunun yakalanabilmesi içinde olsa,
savcılık kararı veya yasanın açıkça saydığı,tanıdığı görev , yetki
hükmü ve yasal izin bulunmadıkça; kimsenin konutuna
girilemez,evi,işyeri,aracı,çantası,üstü,özel evrak ve eşyaları,web
sayfası ve bilgisayar belleği,güvenlik kuvvetlerince aranamaz ve
bunlara , delil toplama amacıyla da olsa el konulamaz,kopyalanamaz.
Bir belgenin aslına el konulamaz, fotokopisi yada CD kopyası alınır.
3-Kanunlara açıkça aykırı davranışta bulunarak
sanık,aranılan,şüpheli,kanun kaçağı durumuna düşen,gerçek ve tüzel
kişiler,özel hayatın gizliliği,kişi,işyeri ve konut dokunulmazlığı
kuralından yararlanma hakkını kaybeder.
4-Şüpheli kişiler, savcılık izniyle ve polisçe takip edilip telefonu
dinlene bilir, üst, konut, işyeri,araç ve eşyaları aranabilir.
5-Dava tarafları veya avukatları, istek ve iddiaya ilişkin yada
suçlamaya karşı savunma yapabilmek için gerekli yazılı,sözlü,görsel
delil ve belgeleri toplayabilir.Kamu kurumları ve özel kuruluşlar,
istek halinde ilgili kişilere, en geç on gün içinde onaylı belge
fotokopisi yada CD kopyasını vermek ile yükümlüdür.Bu toplanan
belge ve bilgiler,yargılamada tanık ve parmak izi gibi birinci
derecede delil olarak kabul edilir.Olayla ilişkin yazılı,sözlü ve
görsel belgeleri toplayıp istek, suçlama yada iddianameyi veya
savunmayı hazırlamak, esas olarak varsa avukatın yoksa savcının
görevidir.Polis,suçluların yakalanması ve delil toplamada savcıya
yardım eder.
6-Bir suç olayının araştırılması, suçlunun yakalanması veya suç
işlenmesinin önlenebilmesi için şüphe duyulan kişinin
üzeri,evi,işyeri,aracı veya bir cadde ve sokak ile bölgenin
araştırılması veya şüpheli kişilerin telefonlarının
dinlenmesi,gözaltına alınıp sorgulana bilmesi için C-savcısının;
kişi,yer,zaman ve tarihiyle bir suç olayını belirten;
inceleme,dinleme,soruşturma,arama ve gözaltı emri vermesi gerekir.
7-Kavga,toplumsal olay veya silah,patlayıcı kullanılan,şiddet yada
terör olaylarında,polis ve asker, anayasal görev olarak,savcılık
izni aranmadan , derhal suç olayına müdahale eder.Üst,konut,işyeri
ve aracı arar,suç delillerine el koyar,şüphelileri gözaltına
alır,kelepçe takar, gerekirse silah kullanır.Bu haller ve husus
yasayla düzenlenir.
71.MADDE-TEMEL HAK VE
HÜRRİYETLERİN KULLANIMI VE KORUNMASI
1-Devlet kişilere , anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ,
güvenle kullanabileceği hukuki ve maddi ortam ile imkanı
sağlar.Haklarını kullanamayanlar, bunların geri alınması,korunması
veya kullanıma sunulmasını isteme hakkına sahiptir.
2-Kişilerin,devlet memurlarının,hata,kusur,kasıtlı davranış veya
karar ve işlemlerinden dolayı uğradığı gerçekleşmiş maddi
kayıp,fiziksel zarar; yasaya göre devletçe karşılanır.Manevi zarar
ve manevi tazminat, Türk hukukunda yoktur.Olası zarar
karşılanmaz.Ancak tazminat ödenmesine neden olan memur, soruşturma
sonucu hatalı,suçlu görülürse , devlet ödediği tazminat tutarını ,
bu memurdan geri alır.
3-Gerçek bireyler ile özel-tüzel kişilikler ve şirketler arası
anlaşmazlık ve tazminat davalarına, yargı organı bakar.
4-Kamu kurumları birbiri aleyhine yargıya baş vuramaz.
5-Kamu kurumunun kişilerle olan anlaşmazlığını , kurum amiri çözer.
6-Kamu kurumlarının, il,ilçe ve beldelerdeki birbiriyle olan
anlaşmazlığını belediye başkanları, bölge düzeyinde,bölge meclisi
ve bakanlar,ulusal düzeyde ise ulusal meclis ve devlet başkanı kesin
olarak çözüp sonuçlandırır. Birlik, eşgüdüm ve uyumu sağlar.
7-T.C devleti kamu kurumları,yabancı bir mahkemede,mecliste
yargılanıp suçlanamaz, yabancı yargı ve meclis kararları asla kabul
edilemez.
8-Giyim, bir tercih,zevk ve temel hak ve özgürlüklerdendir.T.C
vatandaşı sivil kişiler, iklim şartlarına , içinde yaşadığı toplumun
kültürüne,inancına,geleneklere veya modaya uygun olarak kendilerine
yakıştırdıkları biçimde , serbestçe giyinme,başını örtme veya açma
hak ve özgürlüğüne sahiptir.İnsanlar belirli bir kıyafeti giymeye
zorlanamaz veya farklı tercih ve kıyafetleri nedeniyle
kınanıp,suçlanıp,cezalandırılamaz.
9-Devlet, kamu kurumlarında çalışıp aylık ücret alan memurlar için
giyim,kılık,kıyafet ve davranışlarını düzenleyen yasa yayınlar.Özel
sektör , çalıştırdığı işçiler için işe ve işyerinin durumuna uygun ,
kıyafet ve çalışma şartlarını , sendika ile birlikte belirler.
10-Birey,DKÖ, kuruluş ve şirketlerin; devlet ve kamu kurumlarıyla
olan anlaşmazlığına, yargı organı karışamaz,bakamaz.Gerçek ve tüzel
kişilerin, devletle çıkan sorununu; ilgili kamu kurum ve biriminin
en üst amiri çözer.Amirin kararına karşı yerel,bölgesel ve ulusal
meclise itiraz edilebilir.
72.MADDE-HUKUKSAL VE
KÜLTÜREL HAKLAR
1-T.C vatandaşları , etnik kökeni, kültürü, anadili, inancı ve
cinsiyetine bakılmaksızın eşit yurttaşlık hakkına sahiptir.
2-T.C devleti sınırları içinde insanlar, analarından; özgür,eşit ve
saygın bireyler olarak doğarlar. Özgürlüğü savunup korumak en kutsal
insan hak ve görevidir.T.C’de doğuma, ırka, inanç ve yere dayalı
üstünlük, asalet yoktur,kabul edilemez.
3-T.C vatandaşlarının, huzur, güven ve umut dolu duygularla, bu
coğrafyada yaşamını sürdürebilmesinin teminatı; fedakar,
cesur,ulusalcı,vicdanlı,inançlı,yurtsever bir ordu ile adaleti
sağlayacak, vicdanlı,erdemli,ilkeli,bilge , cesur ve dürüst
yargıdır.
4-İMZA;T.C vatandaşlarının kendini özel kılıp,tanımlamasını sağlayan
bir simge,ongun damga, semboldür.İmza; ad ve soyadın veya yalnızca
soyadın, Türk alfabe harfleriyle yazılarak atılır.Çizgi ve şekil
biçiminde imza olmaz.
5-Kamu kurumlarında; Türk alfabesi ve resmi devlet dili Türkçeyle
işlemler ve iletişim yürütülür.T.C vatandaşları, başka bir alfabe ve
dil kullanamaz ve tercüman isteyemez.Ancak etnik gruplar anadilini
aile içinde, basın,yayında,sosyal ve kültürel iletişimde kullanma
hak ve özgürlüğüne sahiptir.Suça şiddete,teröre,ayrımcılık ve
bölücülüğe yönlendirmeyen,kültürel faaliyet ve anadilde yazılı,
sözlü ve görsel yayın yapılması serbesttir.
6-Kimsesiz yaşlılar ve çocuklar ile yaşamlarını sürdüre bilmek için
yardıma muhtaç engelliler, belediye ve DKÖ işbirliği ile özenle
korunur.
7-Kadın ve erkekler eşit olup,öğrenim görerek,çalışarak ailesine ve
topluma katkıda bulunma hakkına sahiptir.
8-Çalışanlar arasında kadın ve erkek ayrımı yapılamaz.Aynı tür işte
çalışanlara, öğrenim düzeyi,sigortalı hizmet süresi ve işin
durumuna göre eşit miktarda ücret ödenir.
9-T.C vatandaşlarından , sabıkalı olanlar ile en az lise düzeyinde
bir okul bitirmeyenler; meslek odasına üye olamaz,kendi adına işyeri
açamaz,şirket kurucu üyesi ve ortağı olamaz,sürücü belgesi,pasaport
ve silah ruhsatı alamaz.
10-Sendika,meslek odası,kooperatif,üretici
birliği,vakıf,kulüp,dernek gibi DKÖ ve STK’lar; avukata
hazırlatılacak tüzüğe göre ve noter huzurunda imzaların atılmasıyla
kurulur.Dört nüsha düzenlenecek onaylı tüzüğün bir sureti polis
birimine gönderilir,biride ilgili kuruma verilir.Bu konu yasayla
düzenlenir.
11-Türk hukukunda evlat edinme vardır.Evlat edinmek isteyenler , bir
uzman tıp doktoru raporu alıp avukata evlat edinme sözleşmesi
hazırlatır.Bu sözleşme noter huzurunda sözleşmenin taraflarınca
imzalanarak evlat edinme işlemi gerçekleştirilmiş olur.Bu sözleşmeyi
noter huzurunda ayrıca bir aileden evlatlık alınıyorsa çocuğun anne
ve babası yoksa o zaman çocuk yuvası temsilcisi imzalar.Dört nüsha
imzalanacak bu evlat edinme belgesinin bir sureti, evlat edinenin
kayıtlı olduğu nüfus idaresine gönderilir.Evlat edinmek için yargı
kararı gerekmez.Evlat edinilen çocuk hukuken , yeni ailesinin miras
haklarından özler gibi eşit şekilde yararlanır.
12-Türk hukukunda vasiyet vardır.Türk vatandaşları,eşi veya çocuğu
varsa, hak ve malının en çok %20’sini ,yoksa hak ve malının
tamamını, bir gerçek kişi yada dernek,vakıf gibi DKÖ ve STK’ ya veya
eğitim,sağlık gibi bir hizmet yürüten kamu kurumuna , vasiyet
yoluyla bağışlayıp bırakabilir.Vasiyet şartlı ve ölüme bağlı olarak
ta yapılır.Vasiyet sözleşmesini avukat düzenler.Vasiyete vasinin
akli dengesinin yerinde olduğuna dair bir uzman tıp doktoru raporu
eklenir ve vasiyet sözleşmesi noterce onaylanır.Vasiyet sözleşmesine
karşı vasinin eş,çocuk veya diğer yakınları, iptali için yargıya
başvuramaz. Vasinin özgür iradesi, tasarruf yetki ve hakkı , dava
konusu yapılamaz.
13-Evlenme işlemini başlatan eşler , boşanma yada ölüm halinde, Türk
miras hukuku hükümlerinden farklı bir uygulama istiyorsa, avukata
giderek evlilik sözleşmesi hazırlatıp notere onaylatılır. Mirasa
ilişkin olarak bu evlilik sözleşmesi uygulanır.
14-Avukata yada işini onun adına yürütecek kişilere verilecek
vekaletname, noterlerce düzenlenip onaylanır.
15-Gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılacak sözleşmeleri,
avukatlar düzenler ve noterler onaylar.
16-Motorlu taşıt araçlarının bayi satış ve kişiler arası devir
işlemlerini, noterler ile KUT odası yürütür.
17-Yargıda Yemin-And İçmek:
a-Yargılamaya katılan yargı organı üyeleri ile tüm dava tarafları,
zorunlu olarak bu yemin metni yazılı belgeyi okuyup imzalar ve
dosyasına konur.
b-Adli Yemin Metni:
“Cezadan kaçmak, düşmanlık , yakınımı korumak, tehdit ve şantaja
boyun eğerek veya çıkar sağlamak için bile olsa; asla yalan söylemem
ve Tanrı şahit bildiğimi gizlemem. Eğer doğruyu söylemezsem; açıkça
suç ve günah işlemiş , ahretimi karartmış olurum. Andolsunki
anlattıklarım doğrudur. Yemininim gereği olarak hakkın ve gerçeğin
dışına çıkmadım. Haksızlık ve iftira ederek Adaleti öldürmem. Kendi
vicdanıma ve suçsuz insanlara zulmedip; güvenirlilik, saygınlık ve
şerefimi çiğnemem.”
73.MADDE-DİLEKÇE
HAKKI
1-T.C vatandaşları ile ülkemizde bulunan yabancıların, kamu
kurumlarına yaptıkları başvurular , bekletilmeksizin işleme konur ve
ulusal haklar ile eşitlik,hukuka uygunluk ve kamu yararı
gözetilerek, hemen kanuni gereği yapılır.İşlemin yerine getirilmesi
imkansız ve yasaya aykırı görülürse, en geç on gün içinde verilecek
ret kararı, gerekçeli olarak ilgili kişiye yazılır.
2-Kamu kurumları,belediye birimleri,meslek oda ve kuruluşları ile
il,ilçe ve belde ekonomik işler kurulu kararına karşı belediye
meclisi ve bölge meclisine itiraz edilir.İdari konularda yargıya
başvurulamaz ve idari dava açılamaz.
3-Vatandaş ve yabancılar , kendileri veya kamu ile ilgili konularda,
yetkili kurum ve kuruluşlara ilettikleri ve olumlu sonuç
alamadıkları dilek ve şikayetleriyle ilgili olarak; TCUM
başkanlığına yazı ile başvurma hakkına sahiptir.İnternet ve faksla
başvuru yapılabilir.
4-Başvurular en çok on gün içinde işleme konur,inceleme ve görüşme
en geç bir ay içinde tamamlanarak dilekçe sahipleri yazılı olarak
bilgilendirilir.
5-Başvuruları meclis komisyonları, en çok bir ay içinde dosya
üzerinde inceleyip karara bağlar.Meclis başkanı, uygun gördüğü
başvuruyu, meclis genel kuruluna götürüp konuya ilişkin GKK
alabilir.Meclis komisyon kararı ve GKK’ ya karşı, yargıya
gidilemez.Alınan kararlara karşı yine meclise, gerekçeli şekilde
itiraz edilebilir. Anayasa ve ulusal haklara açıkça aykırı olmayan
meclis kararları , kesin olup yasa gibidir.İlgilileri
bağlar,uygulanması zorunludur.
74.MADDE-KANUNSUZ
EMİR
1-Devlet yönetiminde yazılılık esastır.Devlet işleri; ulusal haklar
ve kamu yararı gözetilerek, yasa hükümleri ve yazılı emirlere göre
yürütülür. Sözlü emir olmaz.
2-Devlet memurları için görev bölümü ve plan yapılır ve iş yürütüm
talimatı hazırlanır.
3-Bakanlık,belediye,yargı,polis,TSK ve devlete ait diğer kamu kurum
ve kamu hizmetlerinde çalışmakta olan bir kimse, üstünden,amirinden
aldığı emri; akıl edip düşünerek sorgular.Hukuka,ulusal haklara ve
kamu yararına açıkça aykırı görürse, yerine getirmez ve bu
aykırılığı, o emri verene bildirir.Ancak üstü emrinde ısrar eder ve
bu emrini yazılı olarak yenilerse veya konu,takdir,tercih,inisiyatif
kullanımını gerektiren bir kamu hizmeti ise emir yerine
getirilir.Ancak bu durumda emri yerine getiren sorumlu tutulamaz.Tüm
idari,mali,cezai ve hukuki sorumluluk , kamusal yetkide üst
görevli,yazılı emri veren , egemen irade sahibine ait olur.
4-Türk halkını ve vatanın bütünlüğünü ilgilendiren ulusal konularda;
görev,yetki ve vicdani sorumluluk , tümüyle TCUM’ dadır.
5-Bakanlıklarda siyasi ve idari sorumluluk ilgili bakanın, diğer
kamu kurumlarında ise bağlayıcı son söz hakkı, kurum üst
amirinindir.İl,ilçe ve beldelerde kamu düzeninin sağlanması ve
kamusal hizmetlerin yürütümüyle ilgili olarak çıkan anlaşmazlık ve
sorunları, o yer belediye meclisleri kesin olarak çözer.Bu durumda
da tüm idari,hukuki,cezai,mali sorumluluk,siyasi kararları
alan,tercihi ve işlemleri yapan veya emri veren yada uygulayan
meclis ve kamu görevlisinde olur.Belediye yada belediyeyle ilgili
olarak yerleşim biriminde çıkan sorunların çözümünde son söz hakkı,
belediye başkanına aittir.Anlaşmazlık ve uyuşmazlık halinde,
belediye başkanının yazılı emri,kararı uygulanır,geçerlidir.
YARGI
75.MADDE-MAHKEMELERİN
BAĞIMSIZLIĞI
1-Yargı organı,atama,görev,yetki,sorumluluk,izin,soruşturma ve karar
bakımından; yasama,hükümet ve belediyeden özerk, bağımsız,
kararlarında; kişiler arasında ve siyasi bakımdan tarafsızdır.Hiçbir
kimse ve kurum, yargı yetkisinin kullanılması hususunda mahkemelere
emir ve talimat veremez,genelge gönderemez.
2-Hakim ve C-savcıları; anayasa,kanun ve hukuka uygun olarak, Türk
töresi, örf, adet, anane, gelenek,görenek ve kültür gibi binlerce
yıllık toplumsal değer ve evrensel ahlak kurallarına aykırı düşmemek
üzere, kamu yararı, ulusal haklar ve ulus egemenliğini gözeterek,
adaleti sağlamak için cesur,dürüst ve vicdani sorumluluk duygusuyla
karar verir.Verilen kararların; suçluyu cezalandırmaya,oluşan maddi
ve fiziksel zararı karşılatmaya, eşitliği, adaleti sağlamaya,
hukukun üstünlüğünü korumaya,kamu yararını gözetmeye,toplumda
birlik,güven ve barışın devamına,kamu oyu vicdanını rahatlatmaya
yönelik olması gerekir.Açıkça taraflı,ulusal birlik ve yurt
bütünlüğünü bozucu, Cumhuriyet ve laiklik ilkelerini zedeleyici ,
hukuka , yasaya ve gerçeğe aykırı, hatalı ve yanlış karar vermek
veya adaleti geciktirmek, disiplin cezası ve hukuki sorumluluk
gerektirir. Yanlış, hukuka aykırı davranış ve kararlar yargıç
güvencesi ve yargı bağımsızlığı kapsamı dışındadır ve suçtur.
Hukukun üstünlüğünü zedeleyicidir.
3-Bir adli olayın inceleme,soruşturma,koğuşturma ve yargılama
sırasında veya davaya ilişkin verilen kararın; yazılı,sözlü ve
görsel basında veya TCUM’ da görüşülüp tartışılması kamu oyunun
bilgilendirilmesi,gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin
sağlanmasına yönelik olduğundan, yargı bağımsızlığına, hukukun
üstünlüğüne ve yargı yetkisinin kullanılmasına müdahale ve aykırı
bir davranış oluşturmaz.Bu tür değerlendirmeler, suç olayını
görenin,öğrenenin durumu basına,polise,savcılığa bildirmesi gibi
kutsal ve temel bir hak, vatandaşlık ödev ve görevi, devlete ve
vergiye sahi çıkmaktır.Çünkü adalet; devletin varlığının , halkın
birlik,dirlik ve toplumsal düzeninin sağlanmasının,
barış,huzur,refah ve güvenliğinin temelidir.
4-Yargı organı, bir adli olayla ilgili yayın yasağı getiremez.Yargı
bağımsız,basın hürdür.Soruşturma,yargılama ve yargı kararını
eleştiri,demokratik bir hak ve yurttaşlık görevidir.Amaç adaletin,
gecikmeden tam ve doğru olarak sağlanmasıdır.
5-Demokrasi; yönetime katılmak, sınır ve sorumluluklarını bilmek,çok
seslilik, şeffaflık, hukukun üstünlüğü,eşitlik,saygı,açıklık ve
serbestlik rejimi olduğundan, TCUM,Yargı,Polis ve TSK dahil tüm kamu
kurum ve kamusal hizmetlerin; halkın bilgi, gözetim,
denetim,eleştiri ve görüşüne 7 gün 24 saat açık olması gerekir.Yargı
ve diğer kamu kurumlarının , halktan gizli hiçbir kararı,işi,eylem
ve harcaması olamaz.
6-Kesinleşmiş mahkeme kararlarına uyulması zorunludur.Mahkeme
kararları , TCUM,GKK, BKK ve Yasa gibi tüm kamu kurumlarını,özel
kuruluş,gerçek ve tüzel kişiler ile ülkemizdeki yabancıları
bağlar.Yargı kararları , idarece değiştirilemez,uygulanması
ertelenemez ve geciktirilemez.En geç on gün içinde uygulanıp gereği
yerine getirilir.Hapis,para cezası,el koyma, zararı karşılatma gibi
yargı kararlarını adliye uygular.Gerekirse C. savcılığına,yargı
kararlarının zorla uygulanmasında polis ve asker yardımcı
olur.Görevli memurların güvenliğini ve kararın uygulanmasını
sağlayıcı önlemler alır.
76.MADDE-SAVCI VE
HAKİMLERİN GÖREV VE SORUMLULUĞU
1-Savcı, suç olayını araştırıp,inceleyip,suçluyu sorgular,davayı
soruşturup kovuştururken yada hakim yargılarken, eşitlik ilkesini
gözetir. Davaya ilişkin delilleri toplayarak, gerçeği,doğruyu ortaya
çıkarıp, adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlar. Haklıya, hakkını
vererek, suçluları hak ettiği şekilde cezalandırır. Hem caydırıcı
etki yapması hem de toplum vicdanını rahatlatmak için T.C anayasası
ve T.C kanunlarına aykırı olmayan,halkın vicdanının sesi,toplumsal
yapı ve kültür ile DKÖ’ yü,kamu oyunu,toplumun evrensel ve ortak
ahlak kurallarını, hür toplumun,cesur sesi olan yazılı,sözlü ve
görsel basının verdiği bilgi,uyarı,istek,tepki ve eleştirilerini
dikkate alır. Dava konusu olayı; ülke hukuk kurallarına, akıl,
bilgi, vicdani sorumluluk ve tecrübesine göre karara bağlar.
2-Açıkça yanlış,yanlı,kasıtlı,çıkarcı,taraflı,eksik,adaletsiz
kararlardan ve bu nedenle sebebiyet verilen zarardan, ilgili hakim
ve savcı sorumludur.
3-Savcılar,şikayet,ihbar yada basın yoluyla veya bizzat öğrendikleri
suçlara hiçbir yerden izin ve emir almaksızın, derhal el koyarak
inceleme başlatır.Adli inceleme, soruşturma ve kavuşturma sonucu,
suçun işlendiği , suç unsurlarının oluştuğu anlaşılırsa, adli
dosya hazırlanarak yargılama için mahkemede dava açılır.
4-Ancak sanık,şüpheli,kamu görevlisi ise tutanak tutulup,suç olayına
ilişkin deliller toplanır.Suçlama , iddianame hazırlanıp, iddiaya
karşı savunma vermesi istenir.Memur tutuksuz olarak
yargılanır.Tanınan on günlük süre içinde savunma yapmayanlar, ileri
sürülen suçlamayı kabul etmiş sayılır.Devlet memurları yargılama
sonuçlanıp iddia,suçlama ispat edilip yargı kararı kesinleşinceye
kadar, masumdur,gözaltına alınamaz ve tutuklu yargılanamaz.
77.MADDE-YARGIÇ
GÜVENCESİ
Cumhuriyet savcısı,hakim ve temyiz yargıçları, kendileri
istemedikçe başka bir göreve veya yere atanamaz.C-savcısı,hakim ve
temyiz yargıçları; en çok 55 yaşını veya 30 sigortalı,sosyal
güvenlikli hizmet yılını dolduruncaya kadar görev yaparlar.Temyiz
yargıçlığı görev için en az beş yıl savcılık veya hakimlik yapmak
zorunludur.Bir mahkeme veya kadronun kaldırılması halinde yargıç,
durumuna uyan başka bir mahkeme kadrosuna atanır. Görevini, ruhsal
ve bedensel sağlığının bozulması nedeniyle yerine getiremeyen veya
işlerini zamanında ve gereğince yapamayan yada 12 aydan daha fazla
süreli hapis cezası alarak, sabıkalı duruma düşenler hakkında
uygulanacak kanuni hükümler , yargıç güvencesine aykırılık teşkil
etmez.
78.MADDE-SAVCILIK VE
HAKİMLİK MESLEĞİ
1-C-savcıları,hakim ve yargıçlar, meslek odası baroya üye olur.Hukuk
ve ceza mahkemeleri ile temyizde görev yaparlar.Yargı görevi ile
adli hizmetler; avukat,hakim,noter,savcı ve temyiz yargıçları
eliyle yürütülür.Yargılama bir bütün olup sav(iddianame-savcı)
savunma (avukat) ve karar(yargıç) aşamalarını kapsar.
2-Cumhuriyet savcıları,hakim ve temyiz yargıçları, atanmış devlet
memurudur.Aylık ücret,özlük hakları, sağlık ve disiplin yönünden ,
diğer kamu personeliyle aynı haklara sahiptir.
3-İl ve ilçe hukuk ve ceza mahkemeleri hakim ve savcılarını göreve,
bölge adalet kurulları alır.B.adalet kurulu kendine bağlı
mahkemeler de boşalan; savcı, hakim,temyiz yargıcı kadrolarına;
hukuk öğrenimini tamamlamış olanlardan, sözlü sınav-mülakatla
personel atar.Mastır,bilim doktorası veya araştırma yapıp internette
yayınlatan, kitap olarak bastırılan, hukuk dergilerinde makaleleri
çıkanlar ile o yerde doğanlar,o yer okullarını bitirenler ve o bölge
nüfusuna kayıtlı olanlar tercih edilir.Savcı,hakim ve yargıçların
3-6 ay süreli meslek içi eğitimleri; B-adalet kurulunca hukuk
fakülteleri ve yargı organlarında yaptırılır. Hakim, savcı ve
yargıçlar, yurtdışına eğitim ve kurs için gönderilemez.
4-Savcı,hakim ve yargıçlar,T.C kuruluş ilke ve devrimleri,ulusal
haklar,halkın birliği,vatanın bütünlüğü,ulus egemenliği gibi T.C
devletinin varlık ve yaşam değerleri ile iyi niyetli ve yasalara
saygılı insanların haklarını korumak ve suç işleyenleri
cezalandırarak toplumsal düzeni,devlete
güveni,saygıyı,adaleti,eşitliği,kamu yararı ve hukukun üstünlüğünü
sağlamak için; inanç,etnik köken ve siyasi görüşte
tarafsızlık,evrensel ahlak kuralları,ortak kültürel değerler, yargı
bağımsızlığı ve yargı güvencesi esaslarına göre, basın ve DKÖ’ nün
gözetim ve denetiminde, vicdani sorumluluk taşıyarak, cesur, özgür,
dürüst, fedakarca görev yaparlar.
5-Yargı organı üyeleri, adli görevini yürütürken , akademik kariyer
yapabilir, avukatlık stajını tamamlayabilir,okullarda ücretli derse
girebilir.Ancak kamu kurumları ve özel kuruluşlarda aktif görev
alamaz.Yazar,sporcu,sanatçı,şirket ortağı olabilir.Görevlerinden
ayrılmadan dernek,vakıf,meslek odası ve bir siyasi parti üyesi
olabilir ve seçimlerde izin almaksızın,seçimlik bir kamu görev, için
adaylık koyabilir veya gösterilebilir. Seçilmesi halinde,seçimlik
görev süresince asli memuriyetinden yasa gereği ücretsiz izinli
sayılır ve süre bitiminde eski görevine döner.
6-Savcı ve hakim, bir adli olaya, davaya bakmaktan kaçınamaz. Dava
tarafları da yargıçların , soruşturma ve davadan çekilmesini
isteyemez.
7-Savcı ve polis, inceleme ve soruşturmayı suç olayından
başlatır,suç delillerine ulaşır ve bundan şüpheliye, suçluya
yönelir.
79.MADDE-SUÇ VE
CEZALARA İLİŞKİN ESASLAR
1-Kamuya ve kişilere zarar veren,birey olarak yada birlikte işlenen
hiçbir suç , yargısız ve cezasız kalamaz.Zaman aşımı veya başka bir
nedenle, suçluların gereğince yargılanamayıp cezasız kalmasına
sebebiyet verenler, görevi ihmal veya kötüye kullanmaktan
yargılanır.
2-Şüpheli, davalı veya sanıkların; susma, konuşmama hakkı yoktur.
İfade vermeyen, kendini savunmayan iddia ve suçlamayı kabul etmemiş
sayılır.
3-Davalı , şüpheli veya sanık , suçlamayı kabul etmezse;
davacı,şikayetçi veya iddia makamı , sanığa, şüpheliye
yükledikleri-isnat ettikleri suçun, delillerini bulmak ve
suçluluğunu,iddialarını kanıtlamak zorundadır.
4-Yargıda; davacı,davalı,şikayetçi, şüpheli, sanık,tanık,bilirkişi
gibi tüm dava ile ilgili kişilerin ifadeleri yeminli olarak
alınır.Belge,ifade tutanağı ve raporlar , yeminli olarak düzenlenir.
5-Ceza sorumluluğu bireyseldir.Hiç kimse aile bireylerinin yasa dışı
davranışı ve işledikleri suç nedeniyle yargılanamaz.
6-Türk hukukunda sözlü suç, hakaret davası ve manevi tazminat
yoktur. Suçun oluşumu için,gerçekleşip düşüncenin eyleme
dönüşmesi,karşı tarafa fiziksel veya maddi zarar verilmesi
gerekir.Görüş açıklama ve olumsuz bir düşüncenin ifade edilmesi suç
sayılmaz ve yargıda konusu yapılamaz.
7-Kişi hürriyeti ancak doğal afet,sıkı yönetim , seferberlik ve
savaş halinde, bakanlar kurulu veya ordu komutanlığınca,adli
suçlarda ise yargı organı kararıyla kısıtlanabilir.
8-Tehdit veya şantajla , zorla imzalatılan çek, senet ve
sözleşmeler , yargı önünde geçersizdir.
9-T.C vatandaşları, işledikleri bir suç nedeniylede olsa,
yargılanmak üzere yabancı bir ülkeye verilemez.Yabancı ülke yargı
kararları, TC’yi bağlayıcı değildir.Türk yargı kararı üzerinde
olamaz ve kabul edilemez.
10-Meşru müdafaa-yasal savunma hakkı; kendinin yada yakınının
canı,namusu veya malını;konut,işyeri,araç yada
dışarıda;terörist,mafya,eşkıya,gaspçı,hırsız,kapkaççı yada
saldırgana karşı korurken; silah, bıçak,sopa,taş ile saldırganı
durdurmak,zarar vermesini önlemek isterken, neden olunan yaralama
ve öldürmeden dolayı, meşru savunma durumu; tanık veya delille
belgelenirse veya saldırgan silahlı yada sabıkalı ise kişiye ceza
verilemez.
11-Türk halkı adına basın; suç olayını, adli
inceleme,gözaltı,soruşturma,tutuklama ve kavuşturma ile C-savcılığı
iddianamesi ve mahkeme kararını 7 gün 24 saat gözetip denetler.Amaç;
adli olay ve davayı; görev,yetki,şekil,sebep,konu,maksat
yönlerinden inceleyerek haksızlığın,yanlışlığın
önlenmesi,adaletin,hukukun üstünlüğünün tam,eşit,hızlı ve etkin
şekilde sağlanmasıdır.
12-Yargı; açık,hızlı ve şeffaf işlemek zorundadır.Dava tarafları ,
suç olayını ve yargılanmayı , her aşamasında yazılı,sözlü ve görsel
basına iletebilir.Yargının işlem ve kararlarının,adli olayın basına
açıklanıp tartışılması, yargı bağımsızlığına aykırılık teşkil
etmez.Hatta yanlışı,adli hatayı,adaletsizliği önler.Bir adli
dava,olay,soruşturma ve yargılamayla ilgili olarak basına, yayın
yasağı konamaz , sansür uygulanamaz.
13-Türk hukukunda adli suç; maddi, fiziki, objektif özellikte
olmalı.Suçun oluşabilmesi için karşı tarafta fiziki,maddi bir
zararın veya ekonomik kaybın meydana gelmesi gerekir.Gerçek ve tüzel
kişiler ile yabancılarda, fiziksel zarar, maddi kayıp ve ekonomik
azalmaya neden olmayan söz,yazı,eylem ve davranışlar , Türk
hukukunda suç sayılmaz.Bir eylem ve davranışın, suç olarak yargıda
dava konusu yapabilmesi için gerçekleşmiş,ölçülüp,belirlenebilen bir
maddi zararın,kaybın meydana gelmesi gerekir.Olası suç ve muhtemel
zararlar , yargıda dava konusu yapılamaz.
14-Türk hukukunda psikolojik suç, manevi zarar ve manevi tazminat
davaları yoktur.Suç unsuru fiziksel ve maddi olmalıdır.Teşebbüs
halinde ve yarım kalmış,işlenmesi önlenmiş, dolayısıyla suç eylemi
ve zarar geçekleşmemişse, sanıklara duruma göre hafif ceza
verilir.Suçun işlenmesini önleyen , zararı engelleyen nedene
bakılır.Bu husus, karar verirken dikkate alınır.
80.MADDE-ÇEŞİTLİ
HÜKÜMLER
1-Gerçeğe aykırı belge düzenleyerek Türk halkına saygısızlık
eden,yasaya aykırı davranışla,devleti,gerçek ve tüzel kişileri
zarara sokan; sağlık kuruluşları, yüklenici-müteahhit ve diğer
işyerlerinden varsa sözleşme tek taraflı iptal edilir ve bir daha,
asla mal ve hizmet satın alamaz,iş yaptırılmaz. Ayrıca kurumlar,bu
gerçek ve tüzel kişiler hakkında C.savcılığına suç duyurusunda
bulunur.Yargı kararı ve icra yoluyla kuruma verilen maddi
zarar,suçlu bulunan gerçek kişi ve özel kuruluştan, hazine lehine
geri alınır.
2-Hile,yalan,yanlış,eksik beyan veya sahte belgeyle elde edilen bir
kazanım, gelir,hak(sürücü belgesi,okul
diploması,sınav,emeklilik,tedavi hizmeti vb.),iyi niyete
dayanmadığı,yasal olmadığı için asla korunmaz.Öğrenildiği an, ilgili
idarece veya yargı organınca, derhal iptal edilir.İdari işlemse,
kişi hakkında yargıya suç duyurusunda bulunulur.Elde edilen haksız
kazanç, iki katı parasal ceza olarak yargı ve icra yoluyla suçlu
kişiden hazine lehine alınır.Kazanım, mal bedeli veya zarar,
düşükte olsa; alınacak ceza ve tazminat miktarı, iki BAÜ’ den az
olamaz.
3-T.C devleti,Türk halkı,ulusal halar ve Türk ekonomisine zarar
veren,aleyhine çalışan,eşkıyalık,kaçakçılık yapan,mafya,çete, örgüt
kuran,yönetime el koymak için darbe ortamı hazırlayan,terör eylemi
yaparak gerekçe oluşturan,inancı çıkarına alet eden,etnik ayrımcılık
yapan,vatandaşlar arasındaki barış,huzur ve birliği bozan,Türk
ulusunun düşmanlarıyla işbirliği yapanların suçu sabit görülüp
cezası kesinleştirildiğinde; yargı kararı üzerine, idarece:
a)Bu halk düşmanlarının varsa devlet memurluğuna son verilir.
b)Varsa emekli aylıkları, suçun ağırlığına göre ve yurt içinde
yaşıyorsa, yarı oranına kadar azaltılır.Sanık yurtdışına kaçmış ise
emekli aylığı tümüyle kesilir ve bir daha bağlanmaz.
c)Yargı kararı üzerine ve icra yoluyla,suçlu kişilerden para
cezası,zarar bedeli,tazminat alınırken,malı icra yoluyla
satılır.Aylık ücret yada emekli maaş geliri varsa, borcunu
ödeyinceye kadar , her ay için aylık ücret yada emekli maaşının
yarısı,aylık tazminatının ise tamamı ödeme yapan kurum ve kuruluşça
kesilip, ilgili kurum ve birimin banka hesabına aktarılır.
4-Gerçek ve tüzel kişilerin, yasa dışı elde ettikleri haksız
kazançlar ve ödemedikleri vergi alacağı için idarenin başvurusu
üzerine , yargı kararı ve icra yoluyla; gelirlerine, bankadaki
parasına,işyerindeki malları ile şirket hisselerine ve sahip
oldukları diğer mallarına el konularak,satılıp hazine lehine geri
alınır.Bu kişilerin, ailesi yada üçüncü kişilere, anlaşmalı
aktardığı,kaçırdığı mal ve paralara , bu durum belgelenip yargı
kararıyla el konulur.
5-Kurumlar, tüzel kişiler değil, bireyler suç işler.Bu nedenle
kurum,DKÖ veya şirket değil yasalara uymayıp,aykırı davranarak suç
işleyen personel, yargılanıp cezalandırılır.Suç eylem ve işlemini
yapan personel belli değil, ancak suçun işlendiği, suçlunun
çalıştığı kurum veya özel kuruluş; suçun işleniş biçimi, suçun
niteliği veya verilen zararın sonuçlarından belirlenip biliniyorsa;
suç işleyenin çalıştığı işyerinin amiri cezalandırılır.Ancak
çevrenin kirletilmesi gibi böyle bir durumda, tüzel kişiliğinin
amirine hapis cezası değil,oluşan maddi zarar
karşılatılıp,giderilmesine uygun para cezası verilir.
6-T.C sınırları içinde Türk vatandaşı kadın ve erkeklerin, evlilik
akdi-sözleşmesi, işlemleri; belediyelere bağlı nüfus idarelerince
yürütülüp yerine getirilir.Başka bir kurum,kuruluş ve kişiler, T.C
ülkesinde evlendirme işlemi-nikah muamelesi yapamaz.T.C vatandaşları
isterse, resmi nikahtan sonra,konutunda, salonlarda veya
ibadethanede inancına uygun dini tören düzenleyip nikah duası
yaptırabilir.
7-Kadın ve erkeğin, geçimsizlik üzerine birbirinden ayrılma ve
boşanma işlemlerine, hukuk mahkemeleri bakıp karar verir.Boşanma
davalarının, en çok üç ay içinde sonuçlandırılması
zorunludur.Çocuğun velayetini alan kişi, çocuk için karşı taraftan
toplu tazminat ve nafaka isteyebilir.Buna ve miktarına, mahkeme
karar verir.Velayetin anaya veya babaya verilmesinde çocukların
seçimi ile ana,babanın isteği ve durumları birlikte dikkate alınır.
8-T.C ülkesinde mal ayrılığı esastır.Ancak boşanma halinde,evlilik
işlemlerinden sonra elde edilen taşıt,hisse senedi,para ve mallar,
mahkemede kadın ve erkeğe, eşit şekilde bölüştürülür.Evlilik bağını
sonlandıran kadın ve erkek, ayrıca birbirlerine karşı toplu tazminat
ve aylık nafaka davası açamaz.Boşanma ile kutsal evlilik bağı
kopar,kadın ve erkeğin birbirine karşı yükümlülük,sorumluluk ve
bakma görevi sona erer.
9-Yaş küçüklüğü,akıl hastalığı ve engelli olmak, yargılama ve
cezadan muaflık getirmez ve kişilikle ilgili bu tür bireysel
özellikler, ceza indirim sebebi sayılamaz.Bir suçu,aklı ve bedensel
gücüyle işleyebilen, bunun yasal cezasını da çekmeyi hak eder.
10-Yasalara ve kurallara uymayan, görevini ihmal eden, kötüye
kullanan yada aykırı davrananlara, para cezalarını;
yargı,belediye,polis,güvenlik görevlisi,meslek odaları ve bu konuda
yetki verilen personel yazar.Para cezaları bankadaki ilgili kurum
hesabına yatırılır.Cezanın, veriliş yada öğrenilme tarihinden
itibaren, bir ay içinde ödenmesi gerekir.Vergi,ceza ve diğer kamu
alacaklarında gecikme cezası oranı; aylık %5’ tir.Yargı kararına
karşı yargı organına,idari para cezalarında ise ilgili idarenin
amirine , on gün içinde gerekçeli olarak itiraz edilir.İtiraz
makamı, cezayı onaylar,azaltır veya tümüyle kaldırabilir.
11-Kamu mallarına, haciz ve icra işlemi uygulanamaz.T.C devleti,
tüzel kişiliklere ve yabancı kişi ve kuruluşlara asla tazminat
ödeyemez.
12-Kamu kurumları, aldığı mal ve hizmet bedelini, en çok bir ay
içinde öder.Bütçe,plan ve program dışı harcama yapılamaz.
13-Devlete,doğaya,ailesine yada üçüncü bir kişiye karşı suç
işleyenleri; telefonla giderek yada yazılı dilekçeyle güvenlik
güçleri veya yargıya bildiren, duyarlı,ilkeli ve vicdani sorumluluk
sahibi, cesur ve fedakar kişilerin, can güvenliklerinin
sağlanabilmesi için kimlikleri gizli tutulup açıklanmaz.Suç bildirim
formu ile dilekçe ve ifade tutanaklarına adı,soyadı,vatandaşlık no
ile adresi yazılmaz ve imza attırılmaz.Bu konuda açılan davalarda
şikayetçi , tanık veya davacı olarak kamu hukuku gösterilir.
14-Ülkemizde güvenlik,özgürlük,barış ile birlik ve kalkınmanın
sağlanabilmesi; hukukun eşit,adaletli,hızlı ve etkin şekilde
uygulanmasına bağlıdır.Hukukun olmadığı yerde;
kargaşa,düzensizlik,terör,iç savaş,cehalet,yolsuzluk ve yoksulluk
vardır.
15-Güvenlik gücü,asker ve polisin, bireysel suçlarda, şüpheli ve
sanıkları gözaltında tutma süresi, en çok üç gündür.Toplu,örgütlü ve
terör suçlarında ise en çok beş gündür.C-savcılarının
inceleme,soruşturma ve kovuşturma için göz altı süresi en çok on
gündür.Hakimin tutuklu yargılama süresi ise en çok üç
aydır.C-savcılığı gerekli görürse tutuklu ve hükümlülerin
kovuşturmalarını tamamlamak için tekrar ifadelerini alabilir veya
hükümlülerin, elde edilen yeni bilgi,belge ve gelişmeler
doğrultusunda yeniden yargılanmasını isteyebilir.
16-Hukuk; bireyin, devlet ve kişilerle olan ilişkilerini
düzenler.Toplumsal barışı,adaleti,eşitliği,saygı,güven ve huzur
ortamını sağlamayı amaçlar.Temel hak,özgürlük ve vatandaşlık
ödevleri, siyasi sistemi belirleyici,vazgeçilemez kural ve
metinlerdir.Türk hukuku, tek ve bir bütündür. Bireylerin,etnik
kökenine,ana diline,kültürüne,cinsiyet,din,inanç ve uyruğuna
bakılmaksızın tüm vatandaşlara ve yabancılara ayrımsız ve eşit
olarak uygulanır.
17-Kişiler,savcılık;inceleme,soruşturma ve kovuşturma ile mahkemede
ve temyizde karar kesinleşinceye kadar kendilerini doğrudan yada
avukatları aracılığıyla savunma,hakkını arama ve adaletli,eşit,hızlı
yargılanma hakkına sahiptir.Avukatların,T.C vatandaşı ve T.C
barosuna kayıtlı olmaları zorunlu ve şarttır.
18-Davacı,şikayetçi veya iddia makamı ,davasını, isteğini,şikayet ve
ileri sürdüğü iddiasını; tanık,yazılı,sözlü ve görsel delilerle
ispat etmekle yükümlüdür.Davalı,sanık,şüpheli veya suçlanan kişide,
kendini savunma;hak,görev ve yükümlülüğüne sahiptir.Kişiler
dilerse, doğrudan kendisi yargıda; hakkını arar,savunur yada en çok
iki avukatla, kendini temsil ettirir.
19-C-savcılığından izinsiz,güvenlik güçlerinin bilgisi dışında ve
yasal olmayan yollarla elde edilen; yazılı,sözlü ve görsel belgeler
ile bilgi ve deliller , gerçek ve davayı aydınlatıcı nitelikte ise
yargıda birinci derecede kanıt olarak kabul edilir,dikkate alınır ve
kullanılır.
20-Türk hukukunda şantaj yapmak,rüşvet,haraç istemek,almak ve vermek
suçtur.Ancak şantaj yapılan, rüşvet,haraç istenen,polise yada
savcılığa; bilinçli bir vatandaş sorumluluğuyla baş vurarak, suçüstü
yapılmasını sağlarsa,suç işlenmesini önlemiş , kendini ve hukuk
düzenini korumuş olur.
21-Davacı,davalı,şikayetçi,sanık,şüpheli veya tanık olarak
C-savcılığına gelen,başvuran veya polis yoluyla getirilen bir ceza
veya hukuk davası tarafının, dava için gerekli görülürse,
polislerce; bakanlığın hazırladığı matbu,standart formlara göre
kimlikleri belirlenir ve kimlik fotokopilerine bir fotoğrafı
eklenir.Daimi adresleri,mal ve gelir beyanları,olay ve davaya
ilişkin ifadeleri ve parmak izleri alınır.Yapılan işlemler, CD’ye
aktarılıp açılan dava dosyasına konulur.Gerekirse, savcı ve polis,
toplanan bilgilerin doğruluğunu araştırıp, sanık,mağdur veya
tanıklara olay yeri keşfi yaptırılır.
22-Davaya ilişkin tüm delil,kanıt,bilgi ve belgeler, olay yeri keşif
filmi,fotoğraflar,bilir kişi raporu,vb. evraklar; davacı avukatı
veya savcılıkça CD’ye alınarak işlemli dava dosyasına konulur.Dava
dosyası ve dava CD’sinin bir kopyası, davalı veya sanık ile varsa
avukatına verilir.İşlemli dava dosyası,dava kesinlik kazanınca, 5
ile 10 yıl süre ile adli arşivde saklanır.Bekleme süresi dolan
dosyalar, bilimsel,akademik araştırmalarda kullanılmak üzere devlet
arşivine veya kağıt fabrikasına gönderilir.İmha edilemez ve
yakılamaz.
23-Yazılı,sözlü ve görsel basın;T.C devleti,Türk halkı,ulusal haklar
ile kamu oyunun gözü,kulağı,özgür,bağımsız ve cesur
sesidir.Basın;devlet memurları,kamu kurumları ve özel sektörün
çalışmasını, kısıntısız,sınırsız,Türk halkı adına gözetip
denetler.İnsanların can,namus ve malı ile Cumhuriyete,doğaya,çevreye
ilişkin saldırı,kötülük ve zararların önlenmesi,giderilmesi,adaletin
sağlanıp,halkın bilgilendirilmesi konusunda çaba gösterir.Yargıdaki
davaları, konunun uzmanlarıyla tartışarak adaletin zamanında ve tam
olarak gerçekleşmesine yardımcı olur.Basın, bir suç olayına ilişkin
elde ettiği bilgi ve belgeleri, hiçbir yerden izin almaksızın halka
açıklar.İstenmesi üzerine bir kopyasını savcılığa verir.Basına
araştırma ve yayın yasağı getirilemez.Basına bilgi kaynağı sorulamaz
ve açıklaması istenemez.Savcılık, yalnızca bu iddiaların gerçek
olmasını araştırır ve suçlu görülenleri sorgular.T.C devleti ve Türk
yargısının, Türk halkı ve Türk basınından gizli ,hiçbir bilgi
işlemi, anlaşma ve faaliyeti olamaz.
81.MADDE-YARGIYA
İLİŞKİN HUSUSLAR
1-Oniki aydan daha uzun süreli ceza alarak,sabıkalı duruma
düşenlerin cezaları ertelenemez,bir süre sonra adli sicilden
silinemez ve affedilemez.Ancak kişinin durumu,olayın oluş,işleniş
biçimi ve suçlunun kaçmayıp,pişmanlık duyarak teslim
olması,tutumu,suçu kabul edip,suç olayını ayrıntılı olarak
anlatması,suç ortağı varsa onları bildirmesi,verdiği zararı
gidermesi gibi olumlu davranışına göre; verilen ceza paraya
çevrilir,kişi hapis cezasını evinde çeker yada cezaya karşılık ücret
almadan devlete ait hastane,okul,yol temizliği,park-bahçe bakımı
gibi bir kamu hizmetini üstlenip ceza süresince yürütür.Ceza
karşılığı kamu hizmeti yapılırken, haftada en az üç gün ve günde de
en az üç saat çalışmak gerekir.Verilen bu kamu görevini ihmal eden
yada güveni kötüye kullanarak işini yerinde,zamanında ve gereğince
yapmayanın bu hakkı iptal edilir ve bir daha adli kolaylıktan
yaralandırılmaz.
2-Bilerek,isteyerek,tasarlayarak insan öldürenler ile
terör,hırsızlık,kapkaç,gasp,uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile
fuhuş yaptıran,kumar oynatan ve ırza tecavüz gibi toplumsal suç
işleyenlerin bu cezaları ,ertelenemez,paraya çevrilemez ve
affedilemez.Yargısal hak ve adli kolaylıktan yaralandırılamaz.Bu
sayılan suçlardan ceza alanlar, cezalarının üçte birini çekmedikçe
yakınlarıyla görüştürülmez.
3-Demokratik,laik,sosyal hukuk devleti olan Türkeli Cumhuriyetinin;
etnik ve dini inanç gruplarını, birbirinden ayrıştırıp, iç savaşa
yönlendiren, terör,şiddet olaylarını planlayıp çıkartan,darbeye ve
diktaya ortam hazırlayan, Türk devletinin varlığını,Türk halkının
barış,huzur ve birlikteliğini,Türk yurdunun bütünlüğünü bozan, Türk
halkının can,namus ve malına zarar veren, ulusal hakların
kullanılamaması ve Türk ekonomisinin krize sürüklenmesi için
yabancılarla işbirliği,gizli anlaşma yapan, vatan
hainidir.Devlete,ülkeye,halka,kamu kurumlarına,Türkelinin doğal
yapısına; etkili,kalıcı zarar veren , yıkıcı,bölücü davranış ve
şiddet eylemleri; T.C yasalarına aykırı olduğundan, düşünce ve
ifade özgürlüğü kapsamında görülemez.Ancak kitap,dergi,gazete
yazıları, internet, film, CD,radyo ve TV yayını, suç unsuru
sayılamaz.
4-Vatan hainliği suçu işleyip saklanan veya yurt dışına kaçanlara;
T.C devleti ve özel sektörden de olsa, aylık ücret veya emekli maaşı
ödenmez.Vatan hainliği suçu işleyenler , kaçtıklarında tutuklanamasa
da gıyaplarında yargılanır.Bunlardan maaş alanlar varsa ödemeler,
yargı kararıyla dava sonuçlanıncaya kadar durdurulur.Suçlu
bulunanların emekli aylıkları , SGK’ ca doğrudan kesilip ödenmez.
5-Yargı organı;gerçek ve tüzel kişilerin,özel kuruluşların hukuksal
anlaşmazlık ve uyuşmazlıkları ile yasaya aykırı davranıştan doğan
suçların ,yargılanması ve gerçekleşmiş maddi zararların
karşılattırılmasına ilişkin tazminat davalarına bakıp
çözer.Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği yargı; kamu kurumlarının
birbiriyle ve devletin vatandaş,özel kuruluşlar,şirketler ve
yabancılarla olan anlaşmazlıklarına karışamaz.Yürütme merkezi idare
ile yerel yönetim ve diğer kamu kurumları; gerçek ve tüzel kişiler
ve yabancılarla olan siyasi,hukuki,idari,teknik,mali ve ekonomik
anlaşmazlıklarını, ilgili kanun ve yönetmeliklere göre kendisi
çözümler.Basın bu konuyu gözetip denetler.Yargı;idarenin
karar,iş,işlem,eylem,atama,harcama ve verdiği hizmetlere
karışamaz,bakamaz.
6-Tüzel kişilik olan kamu kurumları , suç işleyemez.TCK’ ya göre suç
işleyen tüm devlet memurları , diğer T.C vatandaşları gibi genel
hükümlere göre ayrımsız,eşit şekilde izne,idari bir soruşturmaya
bağlı olmadan,doğrudan yargılanıp,cezalandırılırlar.Hiçbir devlet
memurunun, TCK ile düzenlenen idli suçlara karşı dokunulmazlığı,
ayrıcalığı, muafiyeti, korunması yoktur.
7-Yargı; yasama,merkezi idare ve yerel yönetim ile siyasetten,
mutlak olarak bağımsızdır.Ancak yargı; adaleti gerçekleştirebilmek
için haklının,doğrunun,zarar görenin tarafında,Türk devleti,Türk
halkı ve ulusal hakların yanında olmak , cesur ve dürüst davranmak
zorundadır.Tarafsızlık ve yansızlık , bir kişi yada grubun sözcüsü
olmamak, çıkarını gözetmemek,objektif davranıp etkisinde kalmamak,
baskı , tehdit ve şantaja boyun
eğmemek,tutarlı,kararlı,ilkeli,onurlu , erdemli
olmak,cesaret,dürüstlük ve fedakarlıkla görevini yapıp,haksızlığı
gidererek adaleti gerçekleştirmektir.
8-a)Yurtdışında,denizde yada havada; T.C devleti,ulusal haklar,Türk
özel sektör kuruluşları veya T.C vatandaşları aleyhine suç
işleyen,fiziksel,maddi ve ekonomik zarar veren, T.C vatandaşlarıyla
yabancılar ve yabancı kuruluş yöneticileri hakkında; suç duyumunun
alınmasından itibaren, en çok bir ay içinde, elde edilen ve basında
çıkan bilgi,belge ve kanıtlara dayanılarak, başkent
C-savcılığınca,adli inceleme,soruşturma ve kovuşturma başlatılır.Bu
konu yetkili,görevli yargı organı başkent mahkemesidir.
b)Sanıkların yurtdışında bulunması, yargılanmaya engel
değildir.Ancak sanıklar isterse T.C vatandaşı ve T.C barosuna
kayıtlı en çok iki avukat ve iki tanıkla sorgulama ve yargılama
sürecinde kendilerini temsil ettirip savunabilir.Yargılanma sonucu
verilen karar özeti, yargının internet ve web sitesinde
yargılanır.Ayrıca sanık suçlu bulunup ceza alırsa mahkeme kararının
bir sureti,varsa avukatına veya ilgili ülke büyük elçiliğine verilir
yada suçun işlendiği yer ülke adli makamlarına gönderilir.Suçlular ,
T.C ülkesine geldiklerinde; verilen yargı kararı uygulanır.Bu konuda
zaman aşımı işlemez.
9-Kişiler, adli olaylarda isterse tanıklık yapar.Bireyler tanıklık
yapmaya zorlanamaz.Tanıkların adı, soyadı, vatandaşlık no su ve
adresleri gizlenir. Belgelere yazılmaz. Bir davayla ilgili olarak,
olayı en iyi bilen olmak üzere, ençok iki tanık gösterilebilir.
10-Yargının iş yükü görevi en aza indirilir. Mahkemelerin bakacağı
dava çeşitleri azaltılır.İdari
sorunları,vergiye,taşınmazlara,kiralamaya ve yönetime ilişkin
anlaşmazlıkları merkezi ve yerel idare çözümler.Yasama,yürütme ve
yerel yönetimlerin karar ve eylemi ; yargıya götürülemez, dava
konusu yapılamaz, durdurulamaz ve iptal edilemez.Yargı organı ,
yasamanın kararlarına karışamaz ve idari anlaşmazlıklara bakamaz.
11-Şüpheli,sanık ve davalılar, kanuna aykırı davranışta
bulundukları,suç işledikleri, haklarında arama, tutuklama kararı
çıkartılıp yakalandıklarında; yasalara saygılı,iyi niyetli kişilere
tanınan dokunulmazlık haklarını yitirir.Gözaltı ve tutuklamayı kabul
etmemek,ifade vermemek,fotoğraf,film çektirmeyi,parmak izi aldırmayı
reddetmek, gerektiğinde kıl, kan,idrar,meni tahlili yaptırmamak;
hak,yetki ve özgürlüğü yoktur.Savcılık, karşı gelenlere bu işlemleri
, polis zoruyla yaptırır.
12-Gözaltına alınan,tutuklanan,şüpheli ,davalı ve sanıklardan;
kimlik,adres,mal beyanı ve dava konusu olay hakkında; eksik,yanlış
bilgi verdiği,gerçeği gizlediği,yalan söylediği,yargıyı aldatmaya
çalıştığı anlaşılanlar; adli kolaylık ve ceza indiriminden
yararlandırılmaz. Kesinleşen cezası; paraya, evde göz altı ve
kamusal hizmetlerde ücretsiz çalışmaya çevrilmez ve verilen cezanın
üçte birini çekmedikçe, yakınlarını görmesine izin verilmez.
13-18 yaşından küçüklere, zorla,aldatarak,tehdit yada şantajla
tecavüz suçu işleyen veya cinsel ilişkide bulunanların yargı kararı
ve tıbbi yöntemle, cinsel organları işlevsiz hale getirilip
kısırlaştırılır.
14-Kamu kurumlarından bilgi,belge istendiğinde; ilgili evrak, film
,harita, defter yada bilgisayardaki işlem belleği ve CD’sinin aslı
verilmez. Bilgi istemine resmi yazıyla cevap verilir.Belge
isteniyorsa ya belgenin fotokopisi çekilip birim amirince onaylanır
yada günlük işlem belleğinin onaylı bir kopya CD’si, en çok on gün
içinde, belge isteyen yargı organı,basın yada kurum veya özel
kuruluşa,akademik çalışma için ise ilgili üniversiteye gönderilir.
15-Adli tıp ile güvenlik kurumlarına ait kriminoloji,fizik ve kimya
laboratuarları, bölge merkezindeki devlet üniversitesine enstitü
olarak bağlanır.Yargı organına,güvenlik kuvvetlerine,delil
incelemede,teknik hizmeti bu enstitü verir.
16-Adli tıp,bilir kişiler,vb. kurum ve kuruluşlar, yargıca istenen
belge,fotokopi,CD,bilgi ve raporu(Rapor;hem CD’ye alınmış hem de
yazılı olacak),en çok on gün içinde hazırlayarak yargıya teslim
etmekle yükümlüdür.
17-Tutuksuz ve Tutuklu Yargılanacaklar:
a)Tutuksuz yargılanacaklar: Suç işledikten sonra savcılığa,polise
teslim olanlar. Örgütlü suçlarla ilgili olarak örgütün saklanma
yerini, eylemlerini ve örgüt militanlarının adlarını doğru
söyleyerek yakalanmasını sağlayanlar. Yasalara aykırı davranan,bir
adli suç işleyen devlet memurları,ilköğretim,lise ve üniversite
öğrencileri,sendikalı,sigortalı işçiler,meslek odası,vergi dairesi
ve belediyeye kayıtlı işverenler,esnaflar,işyeri
sahipleri,engelliler,hastalar,15 yaşından küçükler ile 55 yaşından
büyükler , kural olarak tutuksuz yargılanır.
b)Tutuklu yargılanacaklar:Burada sayılanlar haklarında yürütülen
savcılık,adli inceleme,soruşturma ve kovuşturma sırasında, polis ve
savcılıkça göz altında tutulur,gerekirse hakim kararıyla tutuklanıp
cezaevine,tutuk evine gönderilir ve yargılanması tutuklu olarak
sürdürülür.Güvenlik kuvveti,özel güvenlik yada halk tarafından
suçüstü yakalanan,elde edilen delillere göre suçu sabit görülen
şüpheli ve sanıklar ile yeniden suç işleyen sabıkalılar, kaçarak suç
delillerini yok edeceği veya başka bir suç işleyeceği anlaşılanlar,
polisçe zor kullanılarak yada uzun süreli bir araştırma ve takip
sonucu yakalananlar,ağır yaralı,ölümlü suç işleyenler,terör olayı
suçu şüphelileri,insan kaçıran,orman yakan,hırsız,kap kaççı,gasp ve
şantaj yapan,çocuk ve yaşlıları dilendiren, organ ticareti
yapanlar,tecavüz suçu işleyenler,uyuşturucu ve silah kaçakçıları,
mafya, çete, eşkıya vb suç örgütü elemanları,uyuşturucu satanlar,
üretenler, yasadışı kumar oynatanlar, fuhuş yaptıranlar.
82.MADDE-CUMHURİYET
SAVCISI
a-1-Demokratik,laik Türk Cumhuriyetinin,kamu yararının,ulusal
hakların, gözetici, savunucu, koruyucu ,kamunun sözcüsü, Türk
devletinin temsilcisi, Türk halkının yargıdaki cesur, dürüst ve
özgür sesidir.
2-Cumhuriyet savcısı, adaletin sağlanabilmesi için
haklının,dürüstün,zarar görenin,iyi niyetlinin,masumun , T.C
yasalarına uygun hareket edenin yanında,ulusal hakların,kamu
yararının tarafındadır. Toplumsal,ulusal olaylara karşı, yansız,
tarafsız, çekimser ,kararsız, tutarsız, ilgisiz davranamaz. Görevini
yerinde, zamanında, dürüst, ileri görüş, vicdani sorumluluk ve
cesaretle, gereğince yapar.Hukukun üstünlüğünü,hukuk önünde eşitliği
sağlayabilmek için kişilere,inançlara,siyasi düşüncelere,etnik
duruma,bireysel çıkarlara karşı,yansız,tarafsız ve objektif
davranır.
3-C.savcısı, gerçekleri ortaya çıkartmak,hukukun üstünlüğünü esas
alıp toplumsal barış ile can,namus ve mal güvenliğini sağlamak,huzur
ortamını oluşturmak yasalara,ulusal,manevi ve toplumsal
değerlere,bireysel hak ve özgürlüklere saygısızlık edip suç
işleyenlerin, hızlı şekilde yargılanıp etkin biçimde
cezalandırılması ve zarar görenlerin, gerçek maddi kaybının
karşılattırılması için suç olayını araştırır,gerekli delilleri
toplar.
4-Savcı ve polis,suçlu ile suçsuzu,terörist ile öğrenci, işçi ve
memuru, hırsız,katil,yalancı ile mağduru,zarar veren ile zarar
göreni ayırır.Sanık ile şikayetçi ve tanığı bir tutamaz ve eşit
davranamaz.Suç işleyen,sabıka alan,T.C yasalarına karşı gelmiş,Türk
halkına saygısızlık etmiş,vatandaşlığın kazandırdığı
saygınlığı,onuru,çirkin davranışıyla yitirmiştir. Bilinçsiz, ilkesiz
kişiler, düşüncesizlikleri, sabırsızlıkları nedeniyle birinci sınıf
vatandaşlık ve eşitlik hakkını kötüye kullanıp kendini toplumdan
dışlamış ve halk düşmanlığıyla damgalamış, toplumsal huzur ve
barışın temeli olan, güveni,saygıyı zedelemiştir.Bu nedenle
savcılar, toplumsal kurallara uyan,iyi niyetli insanların yanında,
insana , yasaya saygısızlık eden, halk düşmanlarının ise
karşısındadır.Savcı ve polisler, devletine bağlı,yasalara saygılı
vatandaşların hakkını aramak,onlara saygılı davranmak,iş ve
işlemleri zamanında ve gereğince yapmakla yükümlüdür.T.C devletinin
gerçek sahibi; yasalara saygılı,işini zamanında ve gereğince
yapan,çalışıp üreten,vergi veren halktır.Türk devletinin düşmanları
ise yasalara aykırı davranan,vergi kaçıran,suç işleyen,savunmasız
insanlara zarar veren kötü kişilerdir.Savcı ve polisler , kötülerle
7 gün 24 saat eylemli ve düşünsel olarak mücadele eder,onların suç
işlemesini önleyici tedbir alır,suç işleyip kaçanları ise anında
yakalayıp cezalandırılmalarını sağlamak için en kısa sürede suç
delillerini toplayarak mahkemeye gönderir.
b-C.savcısı ve Güvenlik Güçlerinin Görevi
1-Mahalle,semt,cadde,sokak ve köylerde , suç işlenmesini; nokta yada
gezici devriye hizmeti vererek ve önceden alacağı tedbirlerle
önlemek.
2-Halkın can,namus ve mal güvenliğini korumak,bölgede huzuru
sağlamak.
3-Suç işleyip kaçanları takip edip yakalamak.
4-Suç olayını araştırıp,inceleyip,soruşturup,kavuşturmak,suçluyu
sorgulayıp suç delillerini toplayarak,olay yeri keşfi
yaparak,mahkemede dava açmak.
5-Yargıya yapılan başvuruları , ihbar,şikayet ile hukuk ve ceza
mahkemelerine açılan dava dilekçelerini kabul etmek.
6-Dava taraflarının ifadelerini almak,hazırlık soruşturmasını
tamamlamak.
7-Cumhuriyeti,ulusal hakları savunmak.Adaletin geçekleştirilmesini
sağlayarak, Türk halkına; Türk devletini sevdirip benimsetip
sahiplendirmek.Yurttaşlara; “savcı ve güvenlik güçleri, gerekli
önlemleri almıştır.Ben umutla çalışıp huzurla uyuyabilirim”
dedirtebilmelidir.
8-T.C vatandaşı ve yabancılar, yargıda davalarını bizzat kendileri
takip edip,adli işlemleri yürütebilecekleri, kurum ve kuruluşlardan
davaya ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri isteyip alacakları gibi
avukat aracılığıyla da temsil ettire bilirler.Avukat tutulması
zorunlu değildir.Devlet kişilere ücretsiz avukat
görevlendirmez.Avukat bireysel tercih konusudur.Yine şüpheli
,sanık,tutuklu ve hükümlüler , soruşturma ve yargılama nedeniyle ve
sırasında, kendileri yazılı olarak istemedikçe; savcılık, tıp
doktoruna sevk edemez ve muayenelerini yaptıramaz.Avukata, noterden
vekalet verenler; sorgulama ve yargılama faaliyetine hiç
katılmazlar,adliyede bulunmaları gerekmez ve ifade vermeleri
istenemez.İfadelerini avukatı alır,suçlamalara karşı savunmayı yine
avukatları yapar.Gözaltına alınma ile tutuklu yargılanma durumu,
bundan ayrı ve farklıdır.
9-Çek,senet,kredi,taksitli satış,borç,alacak ile tahsilat iş ve
işlemlerini , savcılar,mahkeme ve icra bakıp yürütür.
10-Suçlayan,iddia eden,suçun işlenmesini delillendirerek ,iddiasını
ispatla yükümlüdür.Suçlananında kendini savunma hak, yetki ve görevi
vardır.Susmak,savunma yapmak sayılmaz.Susma,savunma
yapmama,konuşmama,ifade vermeme gibi davalı, sanık veya şüphelinin
bir hak ve yetkisi olamaz.Savunma yapmamak,suçlamayı kabul etmektir.
Şüpheli , sanık, davalı, suçlamayı kabul etmezse, davacı ve savcı,
iddianameyi, suçu; delilleriyle ispatla yükümlüdür.
83.MADDE-DAVA
AÇILMASI,DURUŞMA VE KARARLAR
A-Davalar
1-Gerçek ve tüzel kişilerin, adliye ve mahkemelere suç ihbarı ve
şikayet başvurusu ile hukuk ve ceza mahkemelerine açılacak adli dava
dilekçelerini, Cumhuriyet savcıları kabul eder.
2-Savcılar, on gün içinde adli inceleme,soruşturma veya kovuşturmayı
tamamlayarak ya takipsizlik kararı verip başvuruyu reddeder yada
iddianame hazırlayıp hukuk veya ceza mahkemesinde dava
açar.Soruşturma veya kovuşturmanın en çok on gün içinde bitirilmesi
zorunludur.Hukuk veya ceza mahkemesine açılan davalar; ya bireysel
başvuruya,takibi,şikayete bağlı yada kamu davalarıdır.
3-Davacı,şikayetçi,davalı,şüpheli ve sanık ifadesi ile bunların
göstereceği ikişer tanığın ifadesini yeminli olarak savcılar
alır.Avukat tutan dava taraflarının, dava ile ilgili tüm belge ve
kanıtlarını avukatları toplar ve yine ifadelerini yeminli olarak
avukatları alır.Bu ifadeler mahkemede geçerlidir,sonradan
değiştirilemez ve inkar edilemez.Savcı gerekirse yeniden yada ek
ifade alabilir.
4-Polis ve güvenlik güçleri, savcının yardımcısıdır.Kanuni
yetkilerini kullanarak yada savcılık emrini uygulayarak suç
işlenmesini önler ,suç işleyenleri yakalar.Savcılık adına suç
delillerini toplar.Polis doğrudan ifade alamaz.İfade alma,olay yeri
keşfi,üst,araç,iş yeri yada konut aramada; ya savcılık adına görev
yapar yada yalnızca savcıya yardımcı olur.
5-Davacı ve davalılar veya şikayetçi ile şüpheli ve sanıklar,konuyu
en iyi bilenlerden olmak üzere , savcılık soruşturma veya
kovuşturmasında en çok ikişer tanık gösterebilir.
6-Dava, standart form,dilekçe ve CD’sinde; dava konusu ve
taraflarıyla ilgili tüm hususların, belge,kanıt,kimlik,adres
bilgileri ve tanık ifadelerinin bulunması zorunludur.
7-Dava dilekçeleri ile mahkeme başvuruları,savcılık ve mahkeme
kararları; standart, form belgelere göre yapılır,verilir,düzenlenir.
8-Olay yeri keşfine giden savcı , adli soruşturma yada
kovuşturmasını,keşiften sonra en çok on gün içinde sonuçlandırıp
karara bağlamak zorundadır.Polisler , adli keşif ve olay yeri
uygulaması için savcıya teknik yardımcı olurlar.Hakimler keşfe
gitmez.
9-Savcılık ve poliste; başvuru ile ifadelerin alınması ve adli
kovuşturmanın sağlıklı olarak yapılabilmesi için
davacı,davalı,şikayetçi, sanık ve şüpheliler, sorgulama ve
yargılama sürecine , en çok ikişer avukatla katılıp temsil edilir.
10-Davacı,davalı,şikayetçi,sanık,şüpheli,avukat,bilir kişi ve
tanıkların ifadeleri; farklı zaman, ayrı yer ve şekilde , yeminli
ve yalnız olarak alınır.
11-Toplu,birlikte ve örgütlü olayda olsa suçların kişiselliği ilkesi
nedeniyle şüpheli ve sanıkların her biri için birlikte veya aynı
kişi tarafından işlenmiş olsa dahi, farklı zaman ve ayrı yerde
işlenmiş her suç olayı için ayrı dava dosyası düzenlenir ve dava
duruşmaları da ayrı olarak yapılır.Adli dava dosyaları , kişi veya
olayla ilgilendirilerek asla birleştirilemez, her biri dava ayrı
görülür.
B-Duruşma ve Yargılama Süreci
1-Mahkemelerde hakim duruşmayı, CD’ye alınmış dosya üzerinde
yapar.Kararını, savcı veya avukatların aldığı ifadelere,dosya
içindeki bilgi,belge ve kanıtlara göre verir.
2-İl ve ilçe adliyelerinde sadece hukuk ve ceza mahkemesi
kurulur.Türkeli Cumhuriyeti sınırları içinde başka bir mahkeme
kurulamaz ve yargısal görev yürütemez.Açılan davalara,konusuna
göre,hukuk veya ceza mahkemesi hakim ve savcıları bakar.Adli
inceleme,soruşturma ve kovuşturma ile dava ve temyiz duruşmaları,
haftanın dört günü ve günde 6 saat süreyle yapılır.Bir hukuk ve
ceza davasına tek hakim bakar,karar verir.İki ve daha çok hakim
birlikte aynı davayı görüşüp bakamaz.Her il ve ilçe adliyesinde; iş
durumuna uygun yeter sayıda, hukuk ve ceza mahkemesi kararlarını
temyizen bakıp yargılayan, temyiz yargıcı bulunur.Temyiz yargıçları
görevini, davanın karara bağlandığı il ve ilçe adliyesinde yürütür.
3-Savcıların, dava dosyasını mahkemeye göndermesi üzerine ,
hakimler; bu dava dosyasına; en çok on günlük bir süre içinde
duruşma gün ve saati verirler.Dava duruşmalarını, en çok iki defa
erteleyebilir ve duruşma gününü , en geç bir ay sonrasına
bırakabilir.
4-Hakimler, davaları; açıldığı günden itibaren en çok üç ay içinde
sonuçlandırmak zorundadır.
5-Adli olay belli,yeterli delil elde edilmiş,sanık biliniyor ancak
yakalanamamışsa , dava sanığın yokluğunda görüşülüp,karara bağlanır.
6-Adli olayda asıl unsur; suç eylemi,işleniş biçimi,verilen
gerçeklermiş maddi zararın miktarı,boyutu,etkisi,sonucudur.Suçlunun
kişilik,etnik kimlik,uyruk,cinsiyet,yaş ve inancının, yargılama ve
ceza açısından önemi yoktur.
7-Hakimler, mahkemedeki dava duruşmalarında; dava taraflarını ve
olayın tanıklarını görmez,dinlemez ve ayrıca yeniden ifadelerini
almaz.Hakim, kesin ve bağlayıcı kural olarak , davaları; dosya
üzerinde inceleyip karara bağlar.İfadeler arasında çelişki,eksiklik
görülürse veya ek bilgiye ihtiyaç duyarsa, savcıdan; dava tarafları
veya avukatlarının ek ifadelerinin alınmasını ister.
8-Mahkemeden yazılı belge,evrak,fotoğraf kartı,video filmi,ses
bandı,CD gibi yazılı,sözlü,görüntülü ve ses kayıt edilmiş tüm
materyaller; parmak izi,saç,doku,kan örneği,tanık ve suç aleti gibi
birinci derecede delil , kanıt olarak kabul edilir.
C-Kararlar
1-Hukuk ve ceza mahkemelerinde hakimler , tek karar verici olarak
görev yaparlar.İki veya daha çok sayıda hakim, bir davaya komisyon
veya kurul şeklinde ve birlikte bakamaz ve karar veremez.
2-Mahkemeler; savcı,hakim ve temyiz yargıçları, her türlü
kararlarını; gerekçeli olarak ve karar tarihinden itibaren, en geç
on gün içinde yazarlar.
3-Tüm adli olay sanıkları, suç işledikleri yerin ceza mahkemesinde
yargılanır.Bir hukuk davası tarafları ancak dava konusu hukuksal
sorunun çıktığı,olayların meydana geldiği yer hukuk mahkemesinde,
hukuk davası açabilirler.
84.MADDE-SAVCILIK VE
MAHKEME KARARLARINA İTİRAZ
1-Savcılar, yargı başkanınca kendilerine verilen hukuk ve ceza
davarlıyla ilgili bir adli olayın inceleme,soruşturma veya
kovuşturmasını , en çok on gün içinde tamamlar.
2-Takipsizlik kararı:Savcı,hukuk yada ceza mahkemesine dava
açılmasında kişi yada kamu açısından bir yarar görmez ise ret ,
takipsizlik kararı verir.Takipsizlik kararı üzerine; şikayetçi yada
davacı , bu ret kararına karşı, en çok on gün içinde ilgili
mahkemeye gerekçeli olarak itiraz edebilir.
3-Dava açılması:Savcı, kovuşturduğu adli olayda; hukuka aykırılık
yada hata,suç unsuru görürse, iddianame hazırlayıp ilgili mahkemede
dava açar.Savcının bu kararına karşı itiraz edilemez.Davanın
tarafları , varsa bilgi,belge,istek ve itirazlarını, mahkemeye
verecekleri itiraz dilekçesinde dile getirip ileri sürerler.
Davalarını mahkemede yürütürler.
4-Hakim,savcının kendisine gönderdiği davayı; dava dosyasındaki
bilgi,belge ve kanıtlara göre en çok üç ay içinde ve dosya üzerinde,
yalnızca kendisinin katıldığı duruşmalarda görüşüp karara
bağlar.Kararını, gerekçeli şekilde yazıp adli işler müdürlüğüne
teslim eder.Bu birim, mahkeme kararını, dava taraflarına tebliğ
eder.Mahkemenin verdiği gerekçeli karar karşı,kararın kendilerine
tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde; yazıyla,savcı ile
davacı,davalı,şikayetçi veya sanık gibi dava tarafları yada varsa
avukatları; hakimin verdiği karara karşı , o yer temyiz yargıcına
gerekçeli olarak itiraz edebilir.İtiraz edilmeyen kararlar , on gün
sonunda kesinleşir.
5-Hakimin kararına karşı,yapılan itiraz üzerine, temyiz yargıcı;
mahkeme kararını, en çok on gün içinde inceler ve temyiz kararını
verir.Ya mahkeme kararını onaylar yada tekrar görüşülmek üzere
gerekçeli olarak geri çevirir.İlgili hakimin ikinci kez vereceği
karar kesindir.Bu karara itiraz edilemez.
6-C-savcısı ile adli davanın tarafları, mahkemenin verdiği yargı
kararına karşı,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren en geç
on gün içinde, aynı yer adli yargı başkanlığına gerekçeli olarak
itiraz edebilirler.İl ve ilçe adli dosya sayısı ve hakim kadro
durumuna göre, itiraz edilen kararı, ikinci derecede temyizen;
varsa o yer Temyiz yargıcı veya hukuk mahkemesi kararıysa başka bir
hukuk hakimi veya bir ceza hakimi on gün içinde temyiz yargıcı
sıfatıyla inceler. Temyiz yargıcı, verilen kararı ya onaylar yada
gerekçe göstererek kararın tekrar görüşülmesini ister.Temyiz
yargıcı; mahkeme hakiminin kararını bozamaz,değiştiremez ve onun
yerine geçip mahkeme hakimi gibi davaya bakamaz ve karar
veremez.Davaya bakan esas hakim, temyizden geri gönderilen kararını,
temyiz yargıcının geri çevirme gerekçesi doğrultusunda ve en geç on
gün içinde, yeniden inceler.İlk kararını değiştirmez veya ilk
kararını değiştirip farklı şekilde yeni bir karar verebilir.Temyiz
üzerine verilen kararlar kesindir.
7-Kesinleşmiş yargı kararına karşı , hiçbir yere başvurulamaz.Karara
bağlanan bir davayla ilgili,yeni ve çok önemli , dava sonucunu
değiştirecek bir delil, tanık bulunmadıkça aynı konuda tekrar
mahkemeye başvurulamaz ve kesinleşmiş mahkeme kararına karşı,yeniden
bir dava daha açılamaz.
8-Gerekçesiz olarak yargı kararlarına itiraz edilemez.
85.MADDE-DAVALARDA
ZAMAN AŞIMI
1-Türk halkını ve ulusal hakları ilgilendiren kamusal davalarda
zaman aşımı yoktur.
2-Genel zaman aşımı süresi; hukuk davalarında 5 yıl,ceza
davalarında ise 10 yıldır.Bir adli olay meydana geldikten sonra
üzerinden bu kadar süre geçmiş ve olay dava konusu yapılmamışsa dava
açma hakkı düşer ve yargılama yetkisi , kamu açısından zaman aşımına
uğrar.
3-Tazminat davaları ve kamu davası kapsamı dışındaki bir adli olay;
öğrenilmesinden itibaren bir ay veya olayın meydana gelmesinden
itibaren bir yıl geçtikten sonra, dava konusu yapılamaz.
4-Takibi şikayete bağlı suçlarda taraflar, davayı; olayın meydana
gelmesinden itibaren en çok bir yıl ve öğrenme tarihinden itibaren
bir ay içinde açmak zorundadır.Aksi halde dava zaman aşımına uğrar
ve dava açmak hakkı düşer.
86.MADDE-BÖLGE ADALET
KURULU VE MAHKEMELER
1-Yargı; kadro,mevzuat ve idari düzenleme bakımından, güvenlik
bakanlığına bağlıdır.Adalet ve iç güvenlik işleri başkanlığı;
savcı,hakim ve temyiz yargıcı ile adli memur ve polis kadrolarını ,
bölge adalet kurulu başkanlığı emrine gönderir.Adalet kurulu, bu
kadroları; nüfus ile suç ve açılan adli dava,dosya durumuna göre,
bölgeye dahil il ve ilçe adliyelerine dağıtır.Her belde belediyesi
ile polis birimine, bir ile dört C-savcısı görevlendirilir.Beldeler
ve köyler, adli yönden, en yakın oldukları il veya ilçe yargı
organına bağlıdır.Beldelerde mahkeme kurulmaz.Her il ve ilçe
adliyesine , yeter sayıda temyiz yargıcı kadrosu tahsis
edilir.Temyiz yargıçlığı kadrosuna, tecrübeli,kıdemli,hakim ve
savcılar atanır.
2-Her idari bölge merkezinde bir bölge adalet kurulu
oluşturulur.Beş üyeli adalet kurulları; bölgeye bağlı il ve ilçe
adliyelerinde görev yapan hakim, savcı ve temyiz yargıçlarının,
kendi içlerinden gizli ve yazılı oylamayla seçeceği; bir hakim ve
bir savcı ile bölge baro başkanlığınca, bölge merkezinde görev yapan
üyeleri içinden seçilecek , bir avukat ve bir noter ve ayrıca o
ildeki devlet üniversite rektörünce görevlendirilecek profesör
unvanlı bir hukukçu öğretim üyesinden oluşur.Kurul başkanlığı
görevini , seçimlerde en çok oy alan hakim veya savcı
yürütür.Kişiler kurul üyeliğine dilekçeyle aday olur.
3-Hakim ve savcıların; mesleğe kabul edilmesi , hizmet içi
eğitimleri, bölgeye bağlı il ve ilçe adliyelerine atanması,
beldelere görevlendirilmesi, mesleki denetimi ile devlet
memurluğundan çıkarılma cezası verilmesi, bölge adalet kurulunun
görevidir.
4-Kurul, üç ayda bir ve iki gün süreyle katılan üyelerle toplanıp
gündemini görüşür.Kararlarını, oy çokluğuyla alır.Oylamalar , gizli
ve yazılı yapılır.Adalet kurulunun görev ve çalışma yeri; il
adliyesindeki bir odadır.Sekreterya işlerini adli işler müdürlüğü
yürütür.
5-Kurul üyelerinin görev süresi 5 yıldır.Aynı kişi ikinci defa veya
dönem kurul üyesi olamaz.
6-Kurul, bölgeye dahil il,ilçe ve beldelerdeki tüm adli hizmet
sorunlarını çözer.
7-Bölgesel ve ulusal düzeyde görev yapacak özel yetkili mahkeme
kurulamaz.Hakim ve savcılara özel yetki verilemez.
87.MADDE-HAKİM VE
SAVCILARIN DENETİMİ
1-İl ve ilçe adliyelerindeki hakim,savcı ve temyiz yargıçlarının ,
görevlerini; yasa hükümlerine uygun olarak yapmaları hususunun,
gözetilip,denetlenmesi,görevleri sırasındaki davranışlarının, meslek
icaplarına aykırılığı veya suç oluşturması durumunda; haklarında
inceleme ve soruşturma yaptırma, görev ve yetkisi, yargı başkanına
aittir.İnceleme ve soruşturma işlemleri , aynı yerde görevli diğer
bir hakim veya savcı tarafından yürütülür.İşlenen bir suç üzerine
alınan savunma veya yaptırılacak soruşturmaya göre, aylıktan kesme
cezaları yargı başkanı tarafından,devlet memurluğundan çıkarma
cezaları ise B-adalet kurulunca verilir.
2-Yargı başkanlarıyla ilgili sicil ve disiplin işlemlerini ,
B.adalet kurulu başkanlığı yürütür.
3-Bakanlık,hakim ve savcıların atama,görev,yargı kararları ile sicil
, soruşturma ve disiplin işlerine karışamaz.
4-Yargı başkanları,hakim,savcı ve temyiz yargıçlarının, çalışma ve
disiplin durumlarına ilişkin sicil raporlarını doldururken; yaptığı
işlemlere, temyizde onanan veya yeniden görüşülmek üzere geri
çevrilen karar sayısına, hukuki işlemler için konan süre
sınırlamasına ve meslek icaplarına uyum durumuna bakar.Görevini
ihmal eden, zamanında ve gereğince yürütemeyenler ile kötüye
kullananlar hakkında DMK disiplin hükümlerini uygular.
88.MADDE-BARO
BAŞKANLIĞI
1-Bölge merkezlerinde, bir adalet mensuplarının meslek odası olan
baro başkanlığı kurulur.Bölge baro yönetim kurulu; üyelerin,gizli ve
yazılı oylamayla beş yıllık bir dönem için seçeceği, birer adet
avukat,hakim,noter,savcı ve temyiz yargıcından oluşur.Baro,
başkanını; kendi içlerinden , gizli ve yazılı oylamayla seçer.En
çok oy alan seçilmiş olur.
2-Bölge baro yönetim kurulları,başkentteki beş kişilik barolar
birliği yönetim kurulunu, 5 yıllık bir dönem için seçer.On baro
üyesi bulunan il ve ilçelerde, baro şubesi açılabilir.Baroya kayıt
yaptırmadan, avukatlık,hakimlik,noterlik,savcılık ve temyiz
yargıçlığı meslek ve görevi yapılamaz,yürütülemez.
3-Bölgeye bağlı il ve ilçelerde görev yapacak; avukat ve noterlerin,
mesleğe kabul edilmesi,hizmetçi eğitim stajları ve üyelerin mesleki
denetim görevini yürütür.Boşalan noterliklere görevlendirme yapar.
4-Avukatlık,hakimlik,noterlik,savcılık ve temyiz yargıçlığı, hukukun
üstünlüğü ve adaletin sağlanması için kamusal ,adalet hizmeti veren,
eşdeğer hukuksal görevlerdir.Bu meslekleri yürüten kişilerin,
birbirlerine üstünlükleri,aralarında amir ve memur ve astlık,üstlük
durumları yoktur.
89.MADDE-ADLİYE VE
ADLİ YARGI BAŞKANLIĞI
1-Bölgeye bağlı Tüm il ve ilçelerde adliye teşkilatı
kurulur.Beldeler , adli görev yönünden ulaşımı en kolay il veya ilçe
adliyesine bağlanır.
2-Adliyenin, en üst sicil,disiplin ve yönetim amiri, yargı
başkanıdır.Yargı başkanıyla ilgili sicil,disiplin ve soruşturma
işlemini, bölge adalet kurulu yürütür.
3-İl ve ilçe adliyesinde görev yapan; hakim,savcı ve temyiz
yargıçları, kendi içlerinden birini; beş yıllık bir dönem için gizli
ve yazılı oylamayla yargı başkanı olarak seçerler.Aynı kişi ikinci
defa tekrar aday olamaz ve seçilemez.
4-Adli yargı başkanlığına bağlı birimler; hukuk mahkemesi,ceza
mahkemesi,temyiz yargıçlığı,iç güvenlik(polis)müdürlüğü ve adli
işler müdürlüğünden meydana gelir.Ceza ve tutuk evi şefliği ile icra
işleri şefliği,adli işler Md. bağlı olarak hizmet verir.Ceza evi
güvenliğini , özel güvenlik şirketi personeli sağlar.
5-İl ve ilçede, hukuk ve ceza mahkemeleri dışında , egemenlik ve
yargı birliği ilkesi gereği ayrıca,başka bir mahkeme kurulamaz.T.C
devleti ülkesi sınırları içinde, tüm yargılama faaliyetlerini ,
adliye yürütür ve adli davalara bu iki mahkeme bakar.
6-Askeri personelin , askeri görevi ile ilgili sicil,disiplin,askeri
suç ve cezalarına; disiplin ve sicil amirleriyle disiplin kurulları
bakar.Askeri mahkeme ve askeri ceza evi kurulamaz.
7-Adli teşkilat ile hukuk ve ceza mahkemelerinin kuruluş,görev ve
yetkileri,işleyiş ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.Bölge
adalet kurulları ile il ve ilçe adli yargı başkanlıkları yargı
konusunda hazırlayacağı kanun tasarı ve değişiklik tekliflerini ,
güvenlik bakanlığına gönderir.
8-Bir il ve ilçedeki hukuk ve ceza mahkemeleri arasındaki görev ve
hüküm uyuşmazlığını; yargı başkanı,bölgeye bağlı il ve ilçe
mahkemeleri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlığını ise B-adalet
kurulu kesin olarak çözümler.Bölgeler arası adli anlaşmazlık ve
sorunları ise ilgili bakanlık çözer.
90.MADDE-YARGI HARCI
1-Adli işlemlerin yürütülmesi veya hukuk ve ceza mahkemelerine
başvuru sırasında alınacak işlem ve davalara ilişkin yargı harçları
ile noter işlem harcı miktarı; beş yıllık bir dönem için BAÜ’ nün
%2’si ile 20 katı arasında olmak üzere BKK ile belirlenir.Avukatlık
ve noterlik hizmetleri,vekalet ve işlem ücretlerinin üst sınırını
ise barolar birliği belirler.Üyeler, alacağı ücreti, bu üst sınırı
aşmamak üzere kendisi kararlaştırır.Gerektiği zaman hükümet BKK ile
değişiklik yapabilir.
2-Harçlar, yargının banka hesabına yatırılır.Yargı, topladığı bu
harçların yarısını, adli hizmet giderlerine harcar,diğer kısmını ise
belediyelere verir.
YÜRÜTME ORGANI HÜKÜMET
91.MADDE-DEVLET
BAŞKANLARININ NİTELİKLERİ VE GÖREVE GETİRİLMESİ
A-Nitelikleri
D-Başkanlığı için 22 yaşına girmiş ve 50 yaşından gün
almamış,sabıkasız,üniversite mezunu,milletvekili seçilme yeterliğine
sahip bir T.C vatandaşı olmak ve bir T.C siyasi partinin genel
başkanlığına seçilmek şarttır.Ancak TCUM üyesi olması zorunlu
değildir.Türk töresi,Türk devlet , boy ve aile geleneğinde; devlet
ve boydaki yönetici ile aile de atanın, tek kişi olduğu görülür.Bu
nedenle Türk halkının, yönetimdeki
temsilcisi,önderi,lideri,yürütmenin,idarenin başı tekdir ve bu
devlet başkanıdır.
B-Göreve Getirilmesi
1-Genel seçimlerde, en çok TCUM üyesi millet vekilliği kazanarak,
ulusal mecliste çoğunluğu elde eden siyasi parti genel başkanı; TCUM
başkanınca, hükümeti kurmakla görevlendirilir ve bakanlar kurulu
listesini sunması üzerine de D.Başkanlığı görevine getirilir.
2-D.başkanlığı görevi her hangi bir nedenle boşalırsa,iktidar
partisi genel başkanlığı görevine seçilen kişi , Cumhuriyet meclisi
başkanınca ve en çok on gün içinde , doğrudan D.başkanlığı görevine
getirilir.
3-D.başkanının görev süresi , genel seçim dönemi ile sınırlı ve en
çok beş yıldır.Bir kimse ikinci defa ve dönem , yeniden D.başkanı
olamaz.
92.MADDE-D.BAŞKANI VE
BAKANLARIN ANT İÇMESİ
D. başkanı,genel sekreter ve bakanlar, göreve başlarken TCUM genel
kurulunda,48.madde de yazılı şekilde yemin ederler.
93.MADDE-D.BAŞKANININ
GÖREV VE YETKİLERİ
A-Genel Hususlar
1-Devlet başkanı,T.C devletinin temsilcisi,idarenin ve yürütmenin
başıdır.İktidar partisi ile hükümet ve bakanlar kurulunun
başkanıdır.Ülkede birlik,dirlik,güven,barış ortamı kurmak için
yasaların tam olarak uygulanmasını sağlar.Kamu kurumları ile özel
sektörün,esnaf ve sanatkarlarla,tarım emekçilerinin, düzenli ve
hükümet programı ile uyumlu çalışması,ulusal sanayinin gelişmesi ve
sosyal refah için gerekli tedbirleri öngörüyle alır ve genel bütçeyi
uygular.Kamu oyuna duyarlı davranıp halkın isteklerini
dinler.Uygulamayı,hizmetlerin zamanında ve gereğince
verilmesini,genel iş yürütümünü ve görevlileri denetler.Ülke
yönetiminde TCUM’ a karşı,iktidar partisi ve bakanlar kurulu adına;
görev,yetki, imkan ve sorumluluk , tamamen D.başkanına aittir.
2-D.başkanı ve B.Kurulu üyelerine, görevi ihmalden ceza
verilemez.Ancak görevi kötüye ve çıkarına kullanmak ile devletin
bütünlüğüne,devletin tam bağımsızlık ve bağlantısızlığına ,ulusun
özgürlük ve egemenliğine ihanetten yargılanıp,cezalandırılır.TCK’ ya
ilişkin suçlar bakımından , genel hükümlere tabidir.
B-Yapacağı Görev ve Kullanacağı Yetkiler
1-Bakanlar kuruluna başkanlık etmek.
2-B.Kurulu olarak kanun,tasarı ve değişiklik teklifleri ile ikili ve
uluslar arası anlaşma ve sözleşmeleri, TCUM başkanlığına sunmak.
3-Beş yıl süreli genel bütçe tasarısını ve yıllık uygulama,plan ve
raporları hazırlayıp TCUM başkanlığına sunmak ve bütçe denkliğini
sağlamak.
4-Kanunların yetkili kıldığı; vergi,ceza,harç vb,ekonomik konularda,
beş yıllık bir dönem veya her yıl için alınacak,istenecek, parasal
miktarı belirlemek.
5-T.C devletinin bağımsızlık,egemenlik ve ulusal gücünün gösterge ve
gereği olarak,BKK ve TCUM onayıyla; milli gelir tutarı kadar ulusal
para TL’nin, her yıl için basımıyla,dolaşımını sağlamak.
6-Enflasyonu tek rakamda tutmak,TL’nin değerini,satın alma gücünü
korumak.
7-İthalatta azalma ve ihracatta artış sağlayarak dış ticaret
dengesini kurmak.
8-Kamu harcamalarını,savunma ve askeri giderleri azaltmak ve devlet
gelirlerini artırarak cari açık vermemek.
9-Özel sektörü ithal edilen malların üretimine yönlendirilerek ve
yurdumuzda çıkarılıp hammadde olarak dışarıya satılan madenlerin,
ülkemizde işlenmesini sağlayarak,yeni iş alanları kurdurmak ve
işsizliği azaltmak.
10-Ülkeyi,tarım,sanayi,enerji gibi tüm sektörlerde dışa
bağımlılıktan kurtarıp, kendi öz sermayesi,imkanı,aklı gücü,tasarımı
ve buluşlarıyla kalkındırarak kendi kendine yeterli duruma getirmek.
Borç, kredi, hibe almamak, yabancılara manda, kapitülasyon, imtiyaz,
tahkim,ayrıcalık,üstünlük tanımamak,üs ve vergisiz serbest bölge
tahsis etmemek. Devletin egemenlik, tam bağımsızlık ve
bağlantısızlığını korumak.
11-Bakanlılar ve kamu kurumları arasında iletişim,işbirliği,uyum ve
eşgüdüm ile devletin hızlı ,etkin ve verimli çalışmasını
sağlamak.İdari,hukuki ve mali sorunları çözmek.
12-Kurallara uyulmasını gözetip denetlemek.Devleti tanımayanlara
karşı yerinde, zamanında ve gereğince mücadele yaparak; halka silah
çeken insanlık düşmanlarını cezalandırmak.
13-Uygulayacağı siyasi,idari ve sosyal reform programıyla Türk
Cumhuriyetini tam bağımsız,egemen,güvenli ve güçlü bir devlet
yapmak.
14-Ev ve işyerlerine; çok ucuz fiyatlı elektrik enerjisini vermek ve
klimayla ısıtılmasını sağlamak.
15-Hükümet programında açıklanan kamu hizmetlerini gerçekleştirmek.
16-Hukukun üstünlüğü, kanun hakimiyeti,kamu yararı,barış,huzur ile
sosyal adaleti,can,namus ve mal güvenliğini sağlamak.
17-Alt yapı hizmetlerini geliştirip yaygınlaştırmak,doğayı
sahiplenip korumak,teknolojik gelişme ve sanayileşmeye kurban
etmemek.
18-Hüküm programıyla belirlenen genel siyasetin yürütülmesini
gözeterek sosyal barış, sınıflar arası gelir dağılımı adaleti ile
siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamak.
19-Komşu ülkelerle, ikili, sağlıklı dostluk, saldırmazlık ve
işbirliği yaparak silahlanma yarışına , savaş durumuna son vermek.
Silah ve askeri araç alınacak milli geliri; eğitim, sağlık, kalkınma
ve refah için kullanmak. İki komşu halk arasında vizesiz, gümrüksüz
, kotasız iletişim sağlamak. Sorunları barışçı, karşılıklı uzlaşı ,
taviz ve diplomatik yollarla çözmek. Karşılıklı ; saygı, güven ,
eşitlik ve iki ülkeninde çıkarının gözetilmesine dayalı olarak Türk
ulusunun egemenliğini, ulusal hakları, birlik , bütünlük ve onurunu
koruyarak , güvenlik ve geleceğini garanti altına almak.
20-TSK’ya ; Devletin tam bağımsızlığı , bağlantısızlığı, ulusun
egemenliği, terörle mücadele, yurdun bütünlüğü, Halkın birliğini ve
özgürlüğünü sağlama ve devam ettirme; hedef , amaç , ideal ve
görevini vermek. Çağdaş gereksinimlere uygun, modern TAE ile Türk
tasarımlı , yerli üretim, Türk malı , araç, cihaz ve silahlarla
donatıp , yurt savunmasına hazırlamak. Vatanımıza saldıran, işgale
kalkan düşmanla , inanç ve cesaretle savaşarak , ülke ve ulus
güvenliğini gereğince sağlamak. Hükümetler, kesinlikle yabancı
devletlerden, TSK ve Polis için silah, askeri cihaz ve araç satın
alamaz, hibe, bağış ve hediyede olsa yabancılardan askeri malzeme
kabul edemez ve kullanamaz. Türk askeri; öz canını, halkının can,
namus ve malı ile kutsal vatanını , Türk malı silah, araç ve
cihazlarla savunup korur. Düşmanın Türk yurduna girmesine asla izin
vermez. Saldırgan düşmanla savaşmayı; Alplik, gazilik bilir. Kutsal
inancını, namus ve vatanını savunurken şehit olmayı ise dünyada elde
edilebilecek en büyük makam, mevki ve şeref olarak görür.
21-TC’nin , uluslararası düzeyde , bağımsız, bağlantısız, egemen bir
devlet olma vasfını korumak , sürdürmek. Yurtta barış ve huzuru
sağlamak , ulusal hedef belirleyip , halkı inandırıp yönlendirmek ve
umut vermek.
22-Yargının hızlı işlemesi,etkili olması ve adaletli karar
verebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak.
23-Her ilde en az bir devlet üniversitesi kurmak. Özel vakıf
üniversitelerine arazi tahsis etmek, yeni üniversite kurulmasına
yardımcı olmak. Her ilde tıp fakültesi açıp, sağlık hizmetlerini
geliştirip yaygınlaştırarak; düzenli, yeterli, ayakta ve yataklı
tedavi hizmeti verilmesini sağlamak.
24-Devlet okullarında Türk dili ile eğitim, öğretim yapılmasını
sağlamak. Öğrencilere yetenek ve becerilerine uygun dal ve programda
sınavsız üniversiteye giriş ve öğrenim hakkı tanımak.
25-Türk gençlerini, yetenek,eğilim,beceri,karakter ve yapısına uygun
dalda eğiterek; iş,sanat,meslek edindirip kendiyle barışık,
özgüvenli ,idealist, ileri görüşlü,ekonomik bağımsızlığa kavuşmuş,
özgür düşünceli, ilkeli, bilinçli, birikimli, inançlı insanlar
yetiştirerek, cehaleti, yolsuzluk ve yoksulluğu yenmek.
26-Halkı,Cumhuriyet,laiklik ve demokrasiyle kazanarak; devleti
benimseyip,güvenip,saygı duyup,sahip çıkmasını,ulusal hakları
korunmasını sağlamak.Türk devletini kurup , bağımsız,egemen,ulusu
özgür yapan Türk halkını; ,aklı yararlı bilgi,cüzdanı para
dolu,karnı tok,başı
dik,kültürlü,bilinçli,ilkeli,inançlı,erdemli,vicdanlı,idealist,öz
saygılı,onurlu ve başarılı olmasını,akıl ve bilimle sorunlarını
çözüp,huzur,güven ve umut dolu bir yönetimi kurmayı amaçlayan;
cesur,dürüst,vicdani sorumluluk taşıyan,ahlaklı gençler yetiştirip
T.C devletini bu onurlu gençliğe emanet etmek.
27-T.C devletinin tekelci,emperyalist,küresel sermayeye,manda,açık
Pazar,madenlerin peşkeş,kadın ve erkeklerin askeri ücretle
cariye,köle olmasını önlemek.Alın tersiz,emeksiz, paraya,para
kazandıran sömürüye, yandaş ve iş birlikçileri, devlet
imkanlarıyla zengin eden hırsızlık düzenine son vermek.Bireysel
tüketim ekonomisinin yönlendirdiği, ulusal tasarım ve yerli üretimle
gerçekleştirilen Türk malı silah,araç,cihaz kullanan, gönüllülük
esasına dayalı, dışa bağımlı olmayan, cesur,dürüst,akıl edip
düşünen,ileri görüşlü,inançlı,aklını ve gönlünü bir kişi,yabancı güç
ve düşünceye kiralamayan,yurt sever,ulusalcı Türk gençlerinden
kurulu ulusal orduyu yaşatmak.
28-Hükümetin;halka, istediklerini gerçekleştirebileceği,
sağlıklı,krizsiz,hak ve ödevlerini özgürce kullanabileceği bir ortam
hazırlaması gerekir.Hükümeti ayakta tutan, katılımcı demokrasi ile
adaletin ve güvenliğin sağlanması,dışa bağlı
olmadan,ekmek,su,elektrik ve benzin gibi temel gıda ve kamusal
hizmetlerin, zamanında ve yeterince tüketime sunulması.Gelecek umudu
taşıyan kişilerin, kendisi,ailesi ve devleti için vicdani
sorumluluk duyarak,akıl edip düşünüp,emek verip değer
üretmesi,çalışıp başarıya ulaşan kişilerin, huzur ve
mutluluğudur.Ancak huzurlu insanlar, ulusal iradesini
iktidardan,yönetimden yana kullanır.Yönetime güvenip,saygı
duyup,sahip çıkıp,destek olur.Engellenen, inancına, giyimine dil,el
uzatılan,karışılan, baskı gören,eğitim görmesi engellenen, cehalet
ve yoksulluk batağına itilen,sistemden dışlanan kişi, yolsuzlukların
hesabının sorulmadığını ,teröre göz yumulduğunu, hırsızın, uğursuzun
affedildiğini, politikacıların kendini hep oyalayıp,aldattığını
görürse bu sistemi benimseyip sahiplenmez, böyle bir devletin
vatandaşı olmak ona üzüntü verir.
29-Ayrıca anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri tek başına
ve bakanlar kurulu olarak birlikte yerine getirir ve yetkilerini,
vicdani sorumluluk bilinci içinde, cesur ve dürüstçe kullanır.
C-İstisnai Devlet Memuru Kadrolarına Görevlendirme Yetkisi
1-İktidar partisi yönetim kurulunun önerisi üzerine, bir T.C
vatandaşını devlet başkanlığı genel sekreteri olarak
görevlendirmek.Genel sekreter;D-başkanı vekilliği ve hükümet
sözcülüğü görevini yürütür.B.K üyesi değildir.
2-İktidar partisi yönetim kurulunca bakan olması ön
görülen;konusunun uzmanı,işinin ehli, bürokrat, teknik eleman yada
serbest çalışan T.C vatandaşı kişilerin görevlendirilmesini, TCUM
başkanına teklif etmek.
3-İlgili bakanın teklifli üzerine, bakanlık daire başkanlarını
görevlendirmek.
4-Genel sekreterin teklifi üzerine, D-başkanlığı uzman ve şube
müdürlerini görevlendirmek.
5-İlgili bakanın teklifi üzerine, C.M. bankası başkanı,bankalar
birliği başkanı ile kamusal kurul başkanlarını görevlendirmek.
6-İlgili bakanın teklifi üzerine, büyük elçi,konsolos ve dış
temsilcileri görevlendirmek.
7-Yüksek öğrenim yapmış T.C vatandaşı,sabıkasız kişiler , 5 yıllık
bir dönem için istisnai memuriyette görevlendirilir ve gerektiğinde,
atama şekline uygun olarak görevden alınır.İstisnai memuriyet siyasi
bir görev olduğundan, görevden alma kararına karşı yargıya
başvurulamaz, tazminat istenemez ve meclise itiraz edilemez.İstisnai
memurların görev süreleri , hükümetin,bakan veya başbakanın görev
süreleriyle sınırlıdır.
D-TSK Başkanlığına Görevlendirme Yetkisi
1-D-başkanı,ilgili bakanın teklifi üzerine bir ordu komutanını, TSK
başkanı olarak görevlendirir.Ancak beş yıllık dönem dolmadan,
D-başkanı,TSK başkanını görevden alamaz ve değiştiremez.
2-TSK başkanı, askeri görevle ilgili konuda hükümete bağlı
değildir.TSK’ dan ulusal meclise karşı sorumludur.TSK,yasama ve
yargı organı gibi hükümet ve bakanlıktan bağımsızdır.Türk ulusu ve
Türk devletinin,özgürlük ve bağımsızlığını temsil eder.TSK ile
ilgili konularda devlet adına, yasalara uygun olarak karar
verip,hareket eder.Görev ve yetkisini , anayasa ve kanunlardan alır.
3-TSK;T.C devletinin temel kurumlarından biridir.Türk Cumhuriyetini
kuran ulusal iradedir. Ulusal meclissiz, Cumhuriyet ve demokrasi ile
yönetilen bir halk ve ulusal ordusuz, bağımsız, bağlantısız ve
egemen bir devlet olamaz.Türk silahlı kuvvetleri,erden,generale dek
tek yürek olarak,Türk halkının,güven,saygı,benimseme,sahiplenme ve
desteğini kaybetmemek için Türk Cumhuriyetinin varlığı ve kutsal
vatanın bütünlüğünün, Türk dilinin,Türk kültürünün ve Türk ulusunun
özgürlük,tam bağımsızlık,bağlantısızlık,egemenlik ile varlık ve
devamının güvencesi,ulusalcı,inançlı,idealist,dürüst,ileri görüşlü
ve yılmaz savunucusu olmak cesur davranmak zorundadır.Bir Türk
askeri, gazi,şehit olur ancak asla başına çuval geçirilmesini kabul
etmez.Mehmetçik,şerefi ile yaşar ve özgür ölür.
94.MADDE-DEVLET
BAŞKANININ SORUMLULUĞU
1-Anayasa ve kanunlarda tek başına yapabileceği belirtilen
hususlarda görev,yetki ve sorumluluk tümüyle D-başkanına
aittir.Bakanlar kurulu olarak alınan kararlarda,sorumluluk
ortaklaşadır.İkili karar ve işlemlerden,D-başkanı ve ilgili bakan
birlikte sorumludur.Hükümet ve B.K adına , TCUM’ a karşı , D.başkanı
sorumludur.
2-Hükümetin imzaladığı emir ve aldığı kararlar aleyhine yargı
kurumlarına itiraz edilemez, iptali ve durdurulması istenemez. BKK’
yi ancak yine B.K değiştirebilir. Vatandaşlar yürütmenin aldığı
karar ve verdiği emirlerin değiştirilip düzeltilmesi için yine
yürütmeye baş vurur veya TCUM’ dan iptalini ister.
3-Vatandaşlar ve yabancılar , devlet memurlarının yaptığı
işlemlerden dolayı gerçekleşmiş bir maddi zarara, ekonomik kayba
uğramışsa, her zaman dairesi amirine başvurarak maddi kaybının
karşılanmasını isteyebilir.İdarenin kesin kararına karşı ise yerel
meclise ve ulusal meclise başvurur. İdari karar ve işlemin iptali
veya tazminat için yargıya başvurulamaz. TCUM, inisiyatif ve takdir
gerektirmeyen yada açıkça yasalara aykırı olan BKK ile bakanlık
genelge ve emirlerini doğrudan görüşüp iptal edebilir.
95.MADDE-DEVLET
BAŞKANINA VEKİLLİK
1-D-başkanının hastalık veya yurtdışına çıkma gibi sebeplerle geçici
olarak görevinden ayrılması hallerinde görevine dönünceye kadar ,
ölüm,çekilme veya başka bir nedenle D-başkanlığı makamının boşalması
hallerinde yenisi seçilinceye kadar , D-başkanlığı genel
sekreteri,D-başkanlığına vekillik eder ve D-başkanına ait yetkileri
kullanır.D.B genel sekreteri,milletvekili,bakanlar kurulu üyesi
değildir.
96.MADDE-BAKANLAR
KURULU
A-Kuruluş
1-Bakanlar kurulu , D-başkanı ve beş bakandan oluşur.
2-TCUM başkanı, genel seçimlerde en çok ulusal meclis üyesi, millet
vekilliği kazanan,siyasi parti genel başkanını devlet başkanı olarak
görevlendirir.
3-Bakanlık istisnai bir devlet memurluğudur. Bakanlar TCUM üyesi
dışından,22 yaşına girmiş ve yüksek öğrenim yapmış, devlet memuru
olabilme yeterliliğine sahip,sabıkasız, T.C vatandaşları arasından,
D-başkanının teklifi ve ulusal meclis başkanının onayıyla
görevlendirilir.
4-Gerektiğinde bakanların , D.başkanının önerisi üzerine,ulusal
meclis başkanınca görevlerine son verilir.Bakanlık istisnai ve
siyasi nitelikte bir kamu görevi olduğundan, görevden alınma
kararlarına karşı yargıya başvurulamaz,kazanılmış bir hak
doğurmadığından tazminat davası da açılamaz.
5-Bir kimse , ikinci defa veya dönem bakanlık yapamaz.Bakan olarak
atanan millet vekili ise TCUM üyeliğinden istifa etmiş sayılır ve
milletvekilliği kendiliğinden sona erer.Çünkü milletvekillerinin bir
görevi de bakanların çalışmasını gözetip denetlemek,meclis
soruşturması yöntemiyle gerekirse bakanlıktan düşürüp yargıya sevk
etmektir.Bakanlık görevi,yasama değil yürütmedir.Bakanların
dokunulmazlık hakları yoktur.
B-Göreve başlama
Bakanlar kurulu listesinin ulusal meclis başkanınca onaylanması
üzerine bakanlar kurulu üyeleri , TCUM genel kurulunda Türk halkının
siyasi iradesinin temsilcisi milletvekilleri önünde ant içerek
göreve başlar.En geç 5 gün içerisinde BK’ nın hazırlayacağı hükümet
programı, D-başkanı tarafından TCUM genel kurulunda okunur.Bakanlar
kurulunun göreve başlaması üzerinden en az altı ay geçmedikçe
güvensizlik önergesi verilerek hükümet için güven oyuna
başvurulamaz.
C-Bakanlar Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu
1-Ülke yönetiminde görev,yetki,imkan ve sorumluluk tamamen hükümete
aittir.
2-B-kurulu, hükümet programıyla belirlenen siyasetin yürütülmesinden
birlikte sorumludur.
3-Hükümet olmak, yasama organından kanun çıkarmak, Türkçe eğitim,
öğretim yaptırmak, vergi almak, para bastırmak ve ülkede TL
kullandırmak,suç işleyenleri yargı kararıyla cezalandırmak, ülkesini
bölüp, parçalamak, işgal etmek isteyen düşmanlarakarşı yasama
organının verdiği yetkiyle savaşmak gibi; tam bağımsızlık,
bağlantısızlık, özgürlük ve egemenlik göstergelerinin, siyasi irade
ile iktidar gücünün, ulus yararına kullanılmasıdır.
4-Her bakan,D-başkanına karşı; anayasaya bağlılık ve ulusal hakları
korumada,kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin
eylem,karar,harcama ile yürütüp verdikleri hizmetten
sorumludur.Bakanlar, bakanlıkça yürütülen kamu görevlerinin, anayasa
ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici
önlemleri almakla yükümlüdür.Bakanlar , bakanlığına bağlı birimler
arasındaki eş güdümü,uyumu,işbirliğini sağlar,idari,hukuki
anlaşmazlık ve mali sorunları çözer.
5-Bakanların görevi yürütmedir.Yasama organından bağımsız olarak
istisnai devlet memuru statünde görev yaparlar.
6-Bakanlıkların karar ve işlemleri, 7 gün 24 saat, basın
aracılığıyla ulusal meclisin gözetim ve denetimindedir.
7-D-başkanı ve bakanlar, aylık ücret, tazminat, emeklilik, sağlık
hizmeti ve yargılanma bakımından diğer devlet memurları ile aynı
hükümlere tabidir. Bakanların, milletvekillerinin sahip olduğu
yasama görevinden doğan dokunulmazlık hakları yoktur.
8-C-savcıları,TCK’ ya göre suç işleyen bakanlar hakkında hiçbir
yerden izin ve emir almaksızın doğrudan adli inceleme, soruşturma
yada kovuşturma başlatır.
97.MADDE-BAKANLIKLAR
A-Bakanlık Sayısı
1-Eğitim,ekonomi,güvenlik,sağlık,yerel yönetim ve kamu hizmetleri
olmak üzere bakanlık sayısı beş adetle sınırlıdır.Bakanlıkların
adı,görevi,sayısı değiştirilemez.
2-Bakanlıkların teşkilat,görev,yetki,sorumluluk ve çalışma esasları
kanunla düzenlenir.
B-Bakanlara İlişkin Genel Hususlar
1-Ayrıca yeni bir bakanlık veya devlet bakanlığı kurulamaz.Tüm kamu
kurumları bu beş bakanlığa bağlanır.Kamu hizmetleri ilgisine göre bu
bakanlıklarca yürütülür.TCUM ve D-başkanlığına bir kamu kurumu
bağlanamaz.
2-İl, ilçe ve beldelerdeki kamu kurumları, bakanlıklara bağlı
değildir, yönetim bakımından özerk olarak, kamu hizmeti yürütür.
3-Bakanlıklar ve diğer kamu kurumları, birbirini; idari, hukuki veya
mali anlaşmazlık nedeniyle mahkameye veremez; yargıya başvuramaz.
4-Bakanlıkların sadece başkentte , üst düzeyde ve genel nitelikte
bir merkezi yönetim teşkilatı bulunur.
5-Yazışmalarda kamu kurumları, birbirine ve vatandaşa arz eder.
6-Bakanlıklar il, ilçe ve beldelerde taşra teşkilat birimi açamaz ve
buralardaki kamu kurumlarıyla yazışma yapamaz. Emir, olur, izin
veremez.
7-Sağlık merkezi, tarım, orman, elektrik, su, yol, köy işleri, tapu,
kadastro-taşınmaz tahsis ve kiralama işleri şefliği ile nüfus ve
evlilik işlemleri idaresi vb kamu kurumları; belediylere bağlı
olarak kamu hizmeti verir.
8-İl , ilçe ve beldelerde bir kamusal hizmet alanında tek kurum ve
kuruluş yetkilidir. Görev, yetki, imkan ve sorumluluk tek birimde
toplanır. İki ayrı kurum ve kuruluş birlikte veya ortaklaşa bir kamu
hizmet görevini yürütemez.
9-Taşradaki kamu kurumlarına; memur ataması ile mal ve hizmet
alımlarını , ihaleleri, ilgili taşra müdürlüklerinin kendisi yapar.
10-Açık olan bakanlıklarla, izinli olan bir bakana; diğer bakan
geçici olarak vekillik eder. Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa
en geç 5 gün içinde görevlendirme yapılır.
11-TC ulusal meclisi kararı ile suçlu görülerek yargılanmak üzere
yargıya sevk edilen bir bakan , bakanlıktan düşer. D.Başkanının
yargıya sevki halinde ise hükümet, istifa etmiş sayılır.
12-Hükümet gerektiğinde, bağımsızlık ve egemenlik ile iktidar, güç
ve hakkını kullanarak; BKK ve TUCUM GKK ile ulusal para bastırır.
98.MADDE-BAKANLAR
KURULU KARARI ve DİĞER HUKUKİ DÜZENLEMELER:
1-Bakanlar kurulu kanunların uygulanmasını sağlamak ve kanunun
açıkça yetki verdiği işleri yürütmek üzere , Kararname çıkarır.
2-BKK yayımıyla birlikte yürürlüğe girer ve tüm kamu kurumları ile
özel sektör kuruluşlarını ve kişileri bağlar, uyulması zorunludur.
3-BKK’yı yine B.Kurulu değiştirir yada iptal eder. BKK’ya karşı
yargıya itiraz edilemez. TUCUM’a , BKK’nın iptali için başvuru
hakkına , milletvekilleri sahiptir.
4-Bakanlıklar Genel , Belediye ile üniversiteler ise kendi görev
alanlarını ilgilendiren kanunların açıklanması ve uygulamasını
sağlamak üzere , özel nitelikte yönetmelik ve tebliğ çıkarır.
Yönetmelik, kanuna aykırı olamaz. Yönetmelikte yapılan hata,
yanlışlık; itiraz üzerine ; kurum amiri, kurul veya meclis
tarafından değiştirilip düzeltilir.
5-Kurum ve birim amiri, görevlileri uyarmak, çalışmaları düzenlemek,
işlemleri hızlandırmak için kendi personeline yönelik , genelge
yayımlayabilir. İş ayrımı, bölümü yapıp , görev ve yetki talimatı
hazırlatır.
6-TC’de kamu kurum ve birim amirleri için makam odası ve makam aracı
uygulaması yoktur. Devlet memurları , odalarda tek başına değil ,
salon tipi çalışma ofislerinde birlikte oturur. Amirler, bir odada
oturmazlar. Hergün ayrı bir hizmet biriminde bulunarak ; hizmetin
halka verilmesini gözetip denetler, işlemleri hızlandırıp
iyileştirir. Çıkan sorunları anında çözer.
7-TUCUM , görevlerini belirlemek ve çalışmalarını düzenlemek için
içtüzük çıkarır.
İDARENİN ESASLARI
99.MADDE-KAMU TÜZEL
KİŞİLİKLERİNİN KURULMASI VE MERKEZİ İDARE:
1- Merkezi ve yerel yönetimin kuruluş ve görevleri kanunla
düzenlenir.
2-Devlet idaresi; merkezden genel nitelikte yürütüm ve hukuki
düzenleme ile yetki genişliği çerçevesinde , yerindelik, hukuka
uygunluk , kamu yararı ve yerinden yönetim ilkelerine dayanır.
3-Elçilik, konsolosluk ve dış temsilcilik; TC devletinin, dış
ticaretinde ulusal ihracatında en az %10 pay sahibi olan devletler
ile en az 200 bin TC vatandaşı veya Türk soy ve soplu halkın
yaşadığı ülke ve şehirlerde açılıp faaliyet gösterir. Elçilik
personelinin, o ülke dilini en az (c) düzeyinde bilmesi şarttır.
4-Bakanlıklar, il ilçe ve beldelerde; valilik, kaymakamlık, bucak
müdürlüğü , özel idare, il genel meclisi, büyükşehir belediyesi,
kalkınma ajansı gibi kamu kurum ve birimi kuramaz, oluşturamaz,
açamaz. Taşradaki devlet; hizmet, iş ve işlemlerini; TC yasalarına
göre belediyeler ile belediye ve basının, gözetim ve denetiminde
özerk kamu kuruluşları yapar, yerine getirir, yürütür.
5-Kamu hizmeti yürüten kurul ve komisyonlar, merkezi ve yerel
yönetimden özerktir. Ancak aldığı kararlar, hükümeti ve belediyeleri
bağlamaz. Öneri , tavsiye niteliğinde karar alırlar. Alınan
kararları; hükümet, belediye ve ilgili kamu kurumları , aynı veya
farklı şekilde , vereceği yeni bir kararla uygular. Kararların
uygulanmasından doğacak sorumluluk, tümüyle karar verici ve
uygulayıcı kamu kurumuna aittir.
6-Kamu tüzel kişiliklerinin kurulması ve memur kadrolarının
çıkarılması , TUCUM GKK ile yapılır.
7-Bakanlık ve belediyeler; br sosyal sınıf, halk gurubu, bölge,
şehir yada köy halkına tek yanlı , eşitliğe aykırı , güven sarsıcı
karşılıksız yardım ve kayırmacılık yapamaz, ayrıcalık, farklılık ,
üstünlük tanıyamaz.
8-Devlet , suç işleyen bireyi , örgüt üyelerini yargılayıp
cezalandırır. Ancak bir mahalle, semt, köy, şehir, bölge halkını ,
suçlu ilan edip , o yöreye kamu hizmeti verilmesini durduramaz.
Seçimlerde partisine oy çıkmadığı gerekçesiyle , hizmeti kısıp ,
kesemez.
9-TC yasaları , ülkenin her yerinde ve tüm vatandaşlara ayrımsız ve
eşit uygulanır. Adaletle iş görülür ve ülkede , adalet egemen
kılınır. Hizmet; hak ile külfet, nimet dengesi gözetilerek ,
objektif kurallara göre dağıtılır
10-Kamu kurumlarının, aldığı karar, yaptığı iş, işlem ve verdiği
hizmet ile özel sektörün üretim faaliyetini; yasalara uygunluk ,
ulusal haklar ve kamu yararı bakımından , Türk halkı adına;hizmet
alan kesim ile birlike , Basın ve DKÖ’ler 7 gün 24 saat gözetip
denetler. Halkın efendisi ve devletin gerçek sahibi ; işini ,
görevini zamanında ve gereğince yapan , dürüst, cesur ve ileri
görüşlü davranan, halka hizmet eden, mal ve ekonomik değer üreten
ve vergi veren halktır.
11-Kırtasiyeciliği, bürokratik işleri çoğalttığı , devletin
işleyişini yavaşlatıp , halkın sorunlarının çözümünü geciktirip
yavaşlattığı , harcamaları gereksiz yere arttırdığı , yeteneksiz,
asalak , halka faydalı bi işi, görevi olmayan kişilere; halkın
ödediği vergiler; maaş adı altında boşyere ödendiğinden ;Türkelinde
bakanlık ve belediyelere bağlı genel müdürlük ve bölge müdürlükleri
kurulamaz.
12-Türk kamu yönetim sistemi ve idarenin işleyişi ; açıklık,
şeffaflık , güven ve beyan esasına dayanır. Devlet halkına, halk ise
devlet memuruna güvenir ve devletine sahip çıkar. Devletin gerçek
sahibi, ordu , polis, yargı , meclis değil; birlik , beraberlik
içindeki , bilinçli, inançlı, örgütlü , üretici, yurtsever Halktır.
13-Kuvvetler ayrılığı, kamusal özerklik, yönetsel bağımsızlık;
başına buyrukluk, sorumsuzluk, yasadışılık, dokunulmazlık, keyfilik,
görevi ihmal yada görevi kötüye kullanma özgürlüğü değildir ,
olamaz. Kamu kurumları, devlet memurları ve özel sektör; görevini,
işini, işlem ve harcamalarını, çalışmalarını, üretim faaliyetlerini;
hukuka uygun olarak , yerinde , zamanında ve gereğince yapmakla
yükümlüdür.
100.MADDE-KAMU
HİZMETİ:
1-En az önlisans sevisinde , üniversite eğitimi görerek bir yüksek
öğretim kurumundan diploma alan , sabıkasız TC vatandaşları ; 22-50
yaşları arası , kamu kurum kadrolarına girerek , atanmış, istisnai
veya seçilmiş devlet memuru olarak , halka , kamu hizmeti verme
hakkına sahiptir. Kamu kurumuna alımında memuriyet görevinin
gerektirdiği, objektif niteliklerden başka , hiçbir ayrım
gözetilemez.
2-TC Vatandaşları; nüfusa kayıtlı olduğu , doğup büyüdüğü,
ilköğretim , lise ve üniversite öğretimini yaptığı , iklimine,
kültürüne alışık olduğu kendi memleketinde , devlet memurluğuna
girer ve özhemşehrilerine kamu hizmeti verir. Memurlar görevli
bulunduğu il,ilçe, belde, mahalle, semt veya köyde oturur.
3-TC vatandaşları için; gördüğü, duyduğu bir suçu, yasaya aykırı
durumu, yolsuzluğu; basına, savcıya, polise bildirmek, haber vermek,
bilinçli bir yurttaşlık görevi, vatandaşlık hak ve ödevi ,
dürüstlük, cesaret ve vicdani sorumluluk gerektiren kutlu bir
kamusal hizmet, alınteri vergiye , devlete ve yetim hakkına sahip
çıkmaktır.
101.MADDE-İDARENİN
DENETİMİ
1-İdarenin her türlü karar, iş, işlem, harcama , eylem ve verdiği
hizmet ; 7 gün 24 saat, halkın bilgisi ile basın ve DKÖ’nün gözetim
ve denetimine açıktır. İdari eylem ve işlemlerin; hukuka, verimlilik
ilkesine, ulusal haklara, resmi devlet politikasına, kamuoyu istek
ve yararına uygun olarak yapılması zorunludur. Siyasi takdir
yetkisi, bu kurula aykırı olarak kullanılamaz.
2-Denetim yol ve şekilleri:
1-
İdarenin, karar, eylem,
atama, iş ve işlemlerine karşı , yargıya başvurulamaz, dava konusu
yapılamaz, durdurulamaz ve iptal edilemez. Yargı, idari
anlaşmazlıklara bakamaz.
2-
Çevre sağlığının, hayvan
haklarının ve kamu yararının korunması için yurttaşlar kamu
kurumlarına başvurabilir.
3-
Belediye yada altyapı
hizmet kuruluşları personelinin, hukuka aykırı bir eylem veya
işlerinden veya kamu hizmetlerinin; yerinde , zamanında yada
gereğince , verilmemesinden dolayı zarar gören vatandaşlar; on gün
içinde , belediye başkanlığına başvurarak , uğradığı haksızlığın
veya maddi kaybın giderilmesini ister.
4-
Başvurudan sonraki 10 gün
içinde , sorun çözülmemiş veya kendisine yazılı bir açıklama
gönderilmemiş ise kişi belediye meclisine başvurur.
5-
Belediye meclisi veya
meclis komisyonlarının , 10 gün içinde vereceği karar veya cevaba
göre , bölge meclisine, sorun yine çözülmezse TUCUM başkanlığına
başvurarak sorunun çözümünü arar.
6-
Kamu kurumlarının karar ve
işlemlerinden zarar gören vatandaşlar, olayın her aşamasında meslek
odası ve DKÖ ile yazılı, sözlü, görsel basına başvurarak hakkını
aramada yardım isteyebilir.
3-Belediyeler beşer yıllık dönemler halinde ve 40 yıl süreyle
altyapı ve diğer kamu hizmetlerinin yürütülmesini; kamusal yetki,
işletme hakkı sözleşmesi ve KİYİB yönetimi ile özel sektöre verip
gördürür.
1-
Bu hizmetlerin hiç , geç
veya gereğince verilememesinden dolayı , zarar gören vatandaşlar, bu
kuruluşları meslek odalarına , tüketici derneklerine , belediye
başkanlığına şikayet eder. Basına da bilgi verilir.
2-
Meslek odası ve
belediyeler; hizmet kuruluşuna ; vatandaşın maddi zararını
karşılattığı gibi ayrıca kısa ve uzun süreli meslekten men ve para
cezası da verebilir.
4-Bakanlıkların , karar ve işlemlerinden zarar görenler ise ,
bakanlığa başvurur. Sorunu çözülmezse , D.Başkanlığına, yine
çözümlenmezse TUCUM Başkanlığına başvurur. Olay her aşamasında
kamuoyu desteği, baskısı sağlayabilmek için basına iletilebilir.
5-İdarenin , devlet memurlarıyla ilgili karar ve işlemleri, yargı
konusu yapılamaz. Haksızlığa uğrayan memur, haksız işlem yapanın bir
üstüne başvurarak sorununu çözmeye çalışır. Konuyu belediye başkanı,
belediye meclisi, bölge meclisi veya Bakan, D.Başkanı ve TUCUM
başkanlığına götürebilir. Olayın her aşaması basına iletilebilir.
6-Kamu hizmeti veren; idari kurul, heyet, komisyon ve meclislerin
kararları, yargı konusu yapılamaz. Üç ile beş ve daha çok kişinin
tartışarak, gizli, yazılı ve oy çokluğu ile aldığı bir karar, bir
kişinin görüş ve düşüncesine göre, yorumlanıp, yargılanarak
bozulamaz. Muhtarlık kurulu kararlarına karşı beklediye meclisine ,
B.Meclisinin verdiği karara karşı tekrar görüşülmesi istenerek yine
meclise başvurulur. B.Meclisinin red kararına karşı Bölge
meclisine, Bölge meclis kararlarına ise ikinci defa yeniden kararın
gözden geçirilmesi için yine Bölge Meclisine , itirazın reddi
halinde ise TUCUM Başkanlığına başvurulur.
7-Belediye mülki sınırları içinde; Belediye meclisinin , bölge
düzeyinde bölge meclisinin Türkeli genelinde ise TUCUM un vereceği ,
alacağı karar kesindir. Tüm kurum ve kuruluşları bağlar. Verilen
karar; Anayasa, hukuk, ulusal haklar ve kanuna açıkça aykırı değilse
, uyulması zorunludur. Hukuka ve ulusal haklara aykırı; karar ve
işlemlere karşı çıkmak, durdurulup düzeltilmesi için demokratik
yollarla etkinlik düzenlemek , bir yurtseverlik, görev , hak ve
ödevidir.
8-Bakanlık, yargı, belediye , askeriye , polis vs. ayrımı
yapılmaksızın, idare; kamu görevlilerinin , yetkilerini kullanırken;
görevi ihmal ve kötüye kullanma ile yapılan kusura dayalı eylem ve
hukuka aykırı işlemden dolayı, vatandaşa verdiği maddi zararı,
ödemekle yükümlüdür.
KAMU HİZMETİ VEREN MEMURLARLA İLGİ HÜKÜMLER
102.MADDE-GENEL İLKELER:
1-TUCUM ; Bakanlık, belediye, yargı, polis, TSK, Üniversite, Temel
eğitim okulları ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin genel ve yerel
idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları , asli , sürekli
veya süreli kamu hizmetleri; TC vatandaşı atanmış, istisnai ve
seçilmiş devlet memurları eliyle görülür. Kamu kurumlarında işçi
statüsünde personel çalıştırılamaz.
2-Devlet memurlarının , nitelikleri, atanma , görevlendirilme ve
seçilme esasları, görev, yetki ve sorumlulukları , hak ve
yükümlülükleri , aylık ücretleri , sosyal güvenlik işleri , kanunla
düzenlenir.
3-Atanmış memurlar kamu kurumlarına , diploma başarı derecesine göre
kabul edilir. Yazılı sınav yapılamaz. Boş kadronun en az 3 katı aday
çağrılır. Mülakat veya işyerinde uygulamalı seçme sınavı düzenlenir.
DEVLET MEMURLUĞUNA
ALINMADA VE MEMURLUK SIRASINDA ARANACAK GENEL YETERLİLİK ŞARTLARI
103.MADDE-ORTAK
ÖZELLİKLER:
1-TC Vatandaşı olmak.
2-Atanmış memurlar; 22 yaşından küçük ve 30 yaşından büyük olmamak.
Atanmış memurların en çok çalışma yaşı 55, süresi ise 30 yıldır.
3-İstisnai nitelikte görevlendirme veya seçim yöntemiyle memuriyete
alınacaklarında , 22 yaşına girmeleri ve 50 yaşından büyük
olmamaları gerekir. Bunlar içinde hizmet yürütümümün üst yaş sınırı
55 tir.
4-En az önlisans seviyesinde yüksek öğrenimini yapmış olmak.
5-Devlet memurluğundan çıkarılmış veya kamu haklarından mahrum
edilmemiş olmak.
6-Oniki aydan daha fazla süreli, hapis cezasıyla hükümlü bulunmamak,
sabıkasız olmak.
7-Görevini, zamanında , devamlı ve gereğince yapmasını önleyen ,
vücut veya akıl hastalığı veya bedensel engeli bulunmamak.
104. MADDE
–MEMURLARIN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUĞU , DİSİPLİN İŞLERİ VE
YARGILANMALARI:
1-Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş devlet memurları ,
kendilerine verilen kamusal hizmet görevini; Anayasa, kanunlar ,
ulusal haklar, vicdani sorumluluk ve kamu yararına uygun olarak
yapmakla yükümlüdür.
2-Devlet memurları, TC devletini temsilen, yabancılarla tek başına
görüşemez ve TC devleti adına anlaşma yapamaz ve imzalayamaz.
3-Göreviyle ilgili idari suçlardan dolayı, devlet memurlarına;
savunmaları istenerek, 1-15 gün arası Aylıktan kesme veya haklarında
idari soruşturma açılarak devlet memurluğundan çıkarılma disiplin
cezası verilir. Bu cezalara karşı , bir üst disiplin ve sicil
amirine ve meclislere itiraz edilir.
4-Memurlar çalıştıkları kamu kurumu ve yürüttükleri görev ve hizmete
ilişkin , basın ve DKÖ’ye amirinden izin almaksızın , bilgi, belge
fotokopisi ve demeç verebilir. Devlet yönetiminde açıklık ve
şeffaflık esastır. Devletin halktan gizli hiçbir işi olamaz.
5-Disiplin cezalarına karşı, yargıya başvurulamaz. İdare, seçimle
göreve getirilen memurlara , devlet memurluğundan çıkarılma türü
disiplin cezası veremez.
6-D.Başkanlığı , memurlar için DMK’ya dayanarak, Disiplin, Kılık
Kıyafet Yönetmeliği yayınlar.
7-Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş tüm devlet memurları
hakkında işledikleri iddia edilen TCK ile ilgili, genel adli
suçlardan dolayı , ceza kovuşturması , izne tabi değildir. Savcılar,
memurların adli bir suç işlediğini öğrendiğinde yada bir suç ihbar
ve şikayetinin Adliyeye ulaşması üzerine , doğrudan adli inceleme ,
soruşturma veya kovuşturmayı başlatır. Ancak suçlanan kişinin memur
olduğu anlaşılıp belirlenince , tutanak tutulur. Memurlar; polis
zoruyla adliyeye, emniyete götürülüp , göz altına alınamaz,
tutuklanamaz ve ifadesi alınamaz. TSK’nın güvenlik hizmetiyle
görevli personeli de , memurları göz altına alıp tutuklayamaz,
sorgulayamaz ve ifadelerini alamaz. Tutanak tutup durumu
C.Savcılığına bildirir. C.Savcıları, memurlar hakkındaki iddia ve
suçlamayı belgelendirip , kendilerinden yazılı savunma vermelerini
ister.
8-Memurların adli inceleme, soruşturma , kovuşturma ve yargılanma
işlemleri , göz altısız ve tutuksuz olarak yürütülür. Memurlar
isterlerse kendilerini, soruşturma ve yargılamada , avukatla temsil
ettirip savunabilir. Memurlar dava sonuçlanıp mahkeme kararı
kesinleşinceye kadar , göz altına alınamaz ve tutuklanamaz.
Memurlara verilen 12 ay ve daha az süreli hapis cezaları paraya
çevrilir.
9-Devlet memurları , doğrunun , çalışıp üretenin , yasalara uygun
davrananın , iyi niyetlinin, haklının , mazlumun taraf ve
yanındadır. Toplumsal hakları koruyup kamu yararını gözeterek;
halkın devlete güvenerek , saygı duyup , sistemi benimseyip
sahiplenmesini sağlar. Toplumsal değerlere saygılı davranır. Kamuoyu
isteklerini dikkate alır. İnsanlar arasında; ırk, cinsiyet, dini
inanç ve siyasi düşünce ayrımı yapmaz. Hukuksal olarak insanlara
eşit davranır. Ancak suçlu ile suçsuzu , kötülük yapanla yapılanı,
terörist ile protestocuyu, eylemciyi , öğrenciyi ve işçiyi ayırır.
EĞİTİM ÖĞRETİM
105.MADDE –EĞİTİMİN
AMACI, ÖĞRENİM HAKKI VE ÖDEVİ:
A-EĞİTİM-ÖĞRETİMİN AMACI:
1-Temel İlköğretim okulu , lise ve üniversitelerde verilecek ,
ulusalcı eğitim öğretim ile; öğrencilere bu özellikler, erdemler,
değerler kazandırılır: Özgür, bağımsız, başıdik, öz güvenli, öz
saygılı, kendiyle barışık, okuyup yazan, sorup araştıran, akledip
düşünen, okuduğunu, duyduğunu sorgulayıp yargılayan. İleri görüşlü,
ileriye dönük, uzun vadeli , derinlemesine düşünüp öngörülü,
tedbirli davranan.Birikimli, bilinçli, ilkeli , inanca, dine
saygılı. Ahlaki ve insani değerleri özümsemiş, vicdanen duyarlı ,
şerefli. Tarihini, atalarını bilen , aşağılık duygusu taşımayan.
Yetenek ve becerisine göre bir iş, sanat, meslek edinmiş. Amaç ve
başarı ile teslimiyet ve yenilgi arasında; doğru tercih , seçim
yapan. Planlı, öngörülü çalışıp üreten , görev sorumluluğu taşıyan
, işini , görevini, adaletli, dürüst, tam , zamanında, yerinde ve
gereğince yapan.İşleri kolaylaştıran, şartları iyileştiren, yaşamı
güzelleştiren , tutumlu davranıp tasarruf eden; israf ve cimrilikten
kaçınan. Yolsuzluk ve yoksulluğa karşı çıkan, dini , inancı, vatanı,
ulusu , canı, namusu ve alınteri malı için gerektiğinde savaşıp;
gazi, şehit olacak kadar; inançlı, cesur, fedakar , güzel ahlaklı,
evrensel ahlak ve ulusal değerlere bağlı; Türk Cumhuriyeti
vatandaşlığını üst kimlik olarak benimseyen ; idealist, ulusalcı,
devletine sahip çıkan, ulusuna saygılı , bilim ve tekniği öğrenip,
birikimini günlük yaşamda halkının; iyilik, güven, huzur ve
mutluluğu için kullanan. Yenilik, değişim, ilerleme ve gelişmeye
açık. Sınırlarını ve vicdani sorumluluğunu bilen , dengeli,
kararlı, tutarlı gerçekçi, umutlu, yasal ve meşru, topluma yararlı,
severek , isteyerek yaptığı bir işi dışında; spor, müzik, resim,
yazarlık , doğa gibi zararsız bir hobisi , uğraşı , etkinliği
bulunan. Prensipli hareket edip , kötü alışkanlık ve zararlı
bağımlılık edinmeyen , dengeli, düzenli beslenip , mutlu , umutlu ,
sağlıklı yaşayan. Hizmet ve kalıcı , yararlı eserleriyle
unutulmayıp bu gök kubbede , bir hoş seda olarak hatırlanan,
kahraman yurtseverler yetiştirmek.
2-Diğer Halkları , karşılıklı güven ilkesince eşit, değerli ve
saygıdeğer görmek , ancak geçmişi iyi öğrenip aynı yanlışları yine
yapmamak . geçmişten ders, ibret, öğüt almayanlar için tarihin
tekrarlandığını unutmamak. Tarihte uzun süreli barış, demokrasi,
güvenlik ve özgürlük hiç sağlanamamıştır. Birinci ve ikinci dünya
savaşı yıkımını, 50 milyon insanın; iki manyağın hırsı, sapkınlığı,
kaprisi ve bir hiç uğruna ölüşü ile dünyada 202 devlet , 7 milyar
insan ; bunların inanç ve din olarak ; Yahudi 20 milyon, Müslüman
1,5 milyar, Hristiyan 2 milyar ve Budist-Hindu-Tao-Mani-Şintoist vb.
inançların 3.5 milyar nüfusa sahip olduğu gerçeğini unutmamalıyız.
İlkçağlardan beri din, ideoloji nedenli medeniyetler , kültürler ,
uluslar ve devletler arası mücadele, savaş hep varola gelmiştir.
3-Akledip düşünerek , hiçbir emperyalist güç, kültür ve düşünceye
üstünlük , ayrıcalık tanımamak . doğuma ve toprağa dayalı ,
büyüklük, erdem kabul etmemek . ulusunu, devletini , ailesini,
kendini; başka ulus, devlet ve kişilerden aşağı veya suçlu görmemek.
“Türkleri barbar, jenositçi diye suçlayanlar , kendilerine baksın!
Binlerce yıldır Türk egemenliğinde yaşayan halklar; inancını, ırkını
, etnik kimliğini, anadilini , kültürünü yitirmemiş, hala koruyor ve
yaşatıyor! Bu toleransı, anlayışı, serbestliği tanıyıp gösteren
başka bir devlet, halk yoktur! Türkün icat ettiği ; insana, doğaya
zarar veren , ne atom bombası, füze, roket, top, tank, tüfek,
tabanca, makinalı tüfek , zehirli gaz, nede fenni gübre, tarım
ilacı, cep telefonu, otomobil, uçak, helikopter, gemi gibi bir araç,
silah , mal yoktur. Türklerin insanlığa hizmeti; yoğurt, keş,
dolaz, tulum peyniri , at koşum , biniş takımı , halı, kilim,
pantolon gibi birkaç akıl, gönül ve emek ürünüdür. Birinci ve
ikinci dünya savaşını çıkarıp dünyayı kan ve gözyaşı cehennemine
çeviren asla Türkler değildir. PKK’yı kurup; Türk, Kürt iç savaşı
çıkarmaya, TC Devletini parçalayıp yıkmaya çalışanlar Türkün
düşmanlarıdır. İngilizlerin 1200’lerde kurduğu devlet halen ayakta.
Türklerin kurduğu 100 civarındaki devlet ise tarih olmuş. Gerçek
Türk tarihini okuyup; Türk devletlerinin niçin zayıflatılıp , nasıl
yıkıldığını öğrenmezsek , atalarımızın çektiği acıları yine çeker,
düşmanlarımıza , kul ,köle , cariye oluruz. Namusumuzu,
özgürlüğümüzü, şerefimizi yine yitiririz. “
4-Bağımsızlık , özgürlük, Türk Ulusu, vatanı, devleti, kültürü,
anadili, tarih bilinci, şuuru , ulusal kimliği ve haklarına sahip
çıkıp, savunmak, korumak. Para yönetimini ve tasarrufu öğretmek.
Asla, eski Türk düşmanı yabancıların , iki yüzlülüğüne, tatlı
sözlerine kanıp; manda, kapitülasyon, AB, GB üyeliği, Nato yardımı,
IMF gözetimi gibi koruma vaatli tuzaklarını kabul etmemek. Borç
almamak, borç alanların önce şereflerini , sonra huzurlarını ,
nihayetinde ise herşeylerini kaybettiklerini unutmamak.
Emperyalizmin sömürü aracı, küresel , tekelci, sermayenin paravan
örgütlerine girmemek.
5-Atasözleri ve Nenelerin öğütlerinin, bir gereği olarak; Türk
Devleti ile cesur, inançlı, dürüst, ileri görüşlü, idealist, ilkeli,
halkın özgürlüğünü, devletin tam bağımsızlığı ve bağlantısızlığını
savunan , ulusalcı Türk ordusuna sahip çıkılmazsa; sığınacak
bağımsız devlet, savunacak onurlu ulus, üzerinde , inançlı ve özgür
yaşanacak kutlu bir vatan kalmayacağını; tarihteki zafer, yenilgi ve
esirlik dönemlerini , okullarda nedenleriyle ders olarak okutarak,
tartışmalı, karşılaştırmalı eğitimle, ulusal tarih bilinci
kazandırmak.
6-TEO’da; Orhun, Yenisey abidelerindeki uyarıları, Korkut Ata,
Mahmut Kaşgarlı, Ali Sir Nevai’lerin öğütlerini, Kemal Atatürk’ün
gençliğe hitabesini , TC Anayasası ve TCK’yı ders olarak okutup,
Türk gençlerini; bilgilendirip, bilinçli davranmaya yönlendirmek.
Orhun-Yenisey , damga kökenli Türk alfabesini benimsetip
kullandırmak, okuyup yazmayı , Türk dilini , Türk lehçelerini
anlayıp özümsemeyi, Türk kültürünü, töresini; sorgulayıp
yorumlayarak, günümüze taşıma ve yaşatma sorumluluk , fedakarlık ve
bilincini vermek. Türk Gençlerini; zalime boyun eğip yalakalık
yapmayan, haksızlığa karşı çıkan , hakkını arayan, ne ezilen ne
ezen , aldatılıp kullandırmaya izin vermeyen, aklı ve emeğiyle
üretip geçinmeyi, onurlu bir yaşamı seçen. Bir gün ölüp, mezara
konup, büyük sınavdan, ilahi sorgulanmaya katılmak üzere, ahirete
göç edilecek bu yalancı, geçici dünyada; asla kula kulluk , kölelik
ve cariyeliği kabul etmeyen, Ulu Tanrı’nın onu; “Yaratan Tanrısını
bilsin, bir işi diğer insanlardan daha iyi yaparak , Halka hizmet
etsin…” diye yarattığına inanan , bilinçli, ilkeli, erdemli
insanlar yetiştirmek. İnancını, ulusunu, devletini, vatanını,
laiklik, cumhuriyet ve demokrasiyi benimsetip sahiplendirmek.
7-Tarih; insanlar akledip düşünmediği için tekrar yaptığı hata ve
düştüğü yanlışlar sonucu, çektiği, katlandığı sıkıntı, bela ve
zulümleri gözler önüne seren, doğru yolu görmesi için öğüt, ibret,
ders veren bir bilimdir. Anadil, kültür ve töre; ulusal ağacın; kökü
ve dallarıdır. İnanç, din ise; ağacın büyümesini sağlayan, ışık ve
su’dur. Halk ise; ağacın yaprak ve meyveleridir. Tarihini iyi
bilmeyen, anadili, kültürü ve töresini yitiren, ulusluktan halka
dönüşen , itilip kakılmaya, aldatılıp kullanılmaya başlayan
insanların; güvenli, huzurlu bir yaşamı ve iyi bir gelecekleri de
yoktur. Onların umutları; yarınlık, hafta sonluk yada yaz tatiline
kadardır. Yiyip içip, gülüp geçen, eğlenmekten , markalı giyinip,
sıkıntı ve sorumlulukları o an için unutabilmekten ibarettir. Ancak
devleti ayakta tutan, bağımsız , güçlü, egemen yapan; halkının
devlete olan; güveni, saygısı, bağlılığı, sahip çıkması. Ulusu bir,
diri, özgür yapan; anadili, kültürü, ulusal hedefleri ve bağımsızlık
tutkusu. İnsanı, bireyi; huzurlu, mutlu ve umutlu yapan ise; dini
inancı, iyi davranışı, vicdani onay ve doyumu. Araştırmaya,
öngörülü, planlı çalışmaya, işini; kurala uygun, zamanında ve
gereğince yapmaya dayanan, başarıya ulaşmak. Seçilen amaç, hedef ,
sorun çözmedeki becerisi, ne yaptığını ve niçin öyle olması
gerektiğini bilmek , geleceği net olarak görebilmek.
8-İlgisiz, sevgisiz büyüyen, sağa, sola itilip dışlanan, özünden
koparılan gençler; ya tembelliğe, sigara , uyuşturucu veya alkole
yada hırsızlık, kapkaç, dolandırıcılık, eşkıyalık, kaçakçılık,
mafya, çete veya teröre yönelir veya rüşvet, darbe, dikta,
yolsuzluk, mal para biriktirme ve TC devletini parçalamak için
emperyalizmle işbirliği yapma hastalığına yakalanır. Ulusu
karanlığa, devleti parçalayıp yıkıma sürükleyenler; bu üç gurup
gençlikten yetişen Halk Düşmanlarıdır.
9-Okullarımızın DKÖ ve Belediyelerle akıl ve gönül işbirliği
yaparak; gençlerimizin yetenek ve becerisini; ilköğretimde açığa
çıkarıp , geliştirmek, sınavsız lise ve sınavsız girilen
üniversitelerin , dal ve programlarına, öğrencileri; yeteneklerine
uygun şekilde yönlendirerek, zevkle okuyacağı bir bölümde , severek,
isteyerek yapıp; başarılı, mutlu olacağı , bir meslek, sanat, iş
edinmesini sağlamak.
10-Öğrencilere; öz aklı , bilgisi, yetenek ve becerisiyle, yardım
almaksızın yapacağı; ev ödevi, tez, proje, rapor hazırlatmak.
Kendilerini ifade edebilecekleri, görüş ve amaçlarını
söyleyebilecekleri ortamı oluşturmak. Tasarımcı, buluşçu olmalarında
rol üstlenmelerine destek vermek. Yasal, meşru, topluma yararlı bir
meslek edinmeye, özgüvenli, girişimci davranmaya, üretici olmaya ,
anlayış, azim ve sabır ile ulusal hedeflere yönlendirmek. Okullarda
öğretimden daha çok, eğitime ağırlık, önem verilir.
11-Okullarda yerli malı, tutumluluk haftası etkinlikleri düzenlenip,
öğrenciler; Türk malı kullanmaya yönlendirilir. Yerli malı
kullanmanın; bilinçli, ilkeli, onurlu bir görev, vicdani sorumluluk
, bir vatandaşlık hak ve ödevi olduğu anlatılır. Para yönetimi ve
tasarruf erdemi kazandırılır. Evrensel, ahlaki ve toplumsal
değerlere, inançlara saygılı olmak, sınırlarını ve sorumluluğunu
bilmek ve kurallara uygun davranmanın , önem ve gereği, örneklerle
tartışılarak açıklanıp gösterilir.
B-EĞİTİM HAK VE ÖDEVİ:
1-TC vatandaşlarının , 4 yaşını doldurup 5 yaşına girdikleri yılın
Eylül ayında , ilköğretim okuluna başlayıp, 12 yıllık zorunlu temel
eğitime devam ederek , lise diplomasını almaları; bir temel hak,
yurttaşlık görevi, vatan borcu, ulusal ödev ve kamusal
sorumluluktur.
2-TC vatandaşı öğrenciler; kişilik, karakter, istek, ilgi, eğilim,
yatkınlık, akıl, zeka, bedensel ve ruhsal yapısına uygun alanda;
eğitim görme, yetenek ve becerisine göre de öğrenim dal ve
programını seçme hak ve özgürlüğüne sahiptir.
3-İlköğretim okulu, lise ve üniversite öğrencileri; önlük, forma,
resmi kıyafet, takım elbise, şapka giymeye, kravat takmaya
zorlanamaz. Öğrenciler; evde, sokakta, işyeri, kamu kurumu, kamusal
alan, parkbahçe, kapalıyer ve açık alanlarda , her derece düzey ve
seviyedeki okullarda, mevsime uygun yada inancına, geleneklerine ,
modaya , zevkine göre, dilediği gibi serbestçe giyinme , hak ve
özgürlüğüne sahiptir. Hiçbir meclis, kamu kurumu, kişi, yargı
organı, okul idaresi veya öğretmenler, öğretim üyeleri; öğrencinin
giyimine karışamaz. Belirlenmiş şekilde ve farklı biçimde giyinmeye
zorlayamaz. Giyiminden dolayı dışlayıp, kınayamaz, engelleyemez,
cezalandırmaz ve sınıftan dışarı çıkaramaz. Öğrenciler, kendi istek
ve seçimiyle, okulda, sınıfta, derste, isterse başını örter, isterse
açar. Öğretmen, öğretim üyeleri ve okul idaresi; öğrencinin derste
başını örtmesine karışamaz, zorla başını örttüremez ve açtıramaz.
Öğrenciler, okula, sınıfa, derse; kot veya kısa pantolon, eşortman,
spor ayakkabı, tişört, kazak, mont giyerek gelebilir. Saçını uzatıp,
kısaltıp , boyatabilir. Takı takabilir. Giyim özgürlüğü temel insan
haklarındandır. Öğrenciler, kız ve erkek olarak ayrılamaz ve farklı
giyinmeleri istenemez.
4-Her seviyedeki devlet okullarında; eğitim ve öğretim dili,
Türkçedir. TC vatandaşlarına, devlet ilköğretim okulu, lise ve
üniversitelerinde, yabancı bir devletin dili okutulamaz. Yabancı bir
dille eğitim, öğretim yapılamaz. Ülkemizde, vakıfların ,
azınlıkların ve yabancıların açtıkları , özel lise ve
üniversitelerde; yabancı bir dil, hazırlık sınıfından itibaren
seçmeli ders olarak okutulabilir. Ancak TC vatandaşları için
yabancı dil dersi görmek, zorunlu hale getirilemez. Hazırlık
sınıflarına günde 4 saat ders konur. Bir saati Türkçe , 3 saati
yabancı dil dersidir. TC vatandaşı azınlıklar ile etnik guruplardan
isteyenler; Anadilini, özel ilköğretim, lise ve üniversitelerde ,
seçmeli ders olarak okuyabilir.
5-Devlet, öğrencilerin en az %70’inin , sınavsız olarak bir yüksek
öğrenim programına girmesini, fakülte mezunlarının ise öğrenimlerine
uygun dalda, sınavsız lisansüstü , akademik eğitim görmelerini,
özendirici ve sağlayıcı, hukuki düzenlemeleri yapar ve gerekli
ortamı hazırlar.
6-Yerleşim biriminde, okul bulunmayan öğrenciler, öğrenimlerini; 12
yıllık Açık Öğretimde sürdürüp tamamlar. Açık öğretim dersleri;
radyo, TV ve internetten yayınlanır. Öğrencilere derslerle ilgili CD
verilir.
106.MADDE-
EĞİTİM-ÖĞRETİM İŞLERİ
A-GENEL EĞİTİM:
1-Devlet ve Özel, 12 yıllık Temel Eğitim Okulları ile Yüksek Öğretim
Kurumlarının , eğitim ve öğretim faaliyetlerini; kanunlara uygun
şekilde ve genel düzeyde planlamak. Okul açılış, izin ve oluru
vermek. Eğitim-öğretim mevzuatını; bağımsızlık, ulusal haklar , akıl
, bilim ve teknoloji gerekleri, ilerleme, sanayileşme ve ülke
ihtiyaçlarına göre yenileyip, düzenlemek. Eğitim kurumlarının
kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda çalışıp, iyileşip
gelişmesi ve kaynaklarını , etkili, verimli şekilde kullanmasını
sağlamak. Eğitim öğretim ve bilimsel araştırmaları yönlendirmek ,
Basın ve DKÖ’ler aracılığıyla eğitim kuru-mlarını gözetip denetlemek
, görev ve yetkisi , Eğitim Bakanlığına aittir.
2-Eğitim Bakanlığından; saygı, güven, karşılık ve eşitlik ilkesine
göre olacakları izinle; Türk Eğitim mevzuatına bağlı ve uygun olarak
, Yabancılar; Türkelinde okul açıp öğretim faaliyetlerinde
bulunabilir. Ancak derslerin en az dörtte birinin; Türk dili ve Türk
alfabesiyle Türkçe olarak okutulması zorunludur.
3-İlköğretim okullarının ilk dört yılında sınav yapılmaz,
öğrencilere not ve karne verilmez. Öğrencilere; okumak, yazmak, imza
atmak, dört işlem. Bilinçli tüketicilik, para yönetimi ve
tutumluluk. Hesap makinası, cep telefonu, bilgisayar ve internet
kullanımı ile neyi nereden, nasıl bulacağı öğretilir. Kitap okuma,
hatırat-anı yazma alışkanlığı kazandırılır. Okumak, yazmak
sevdirilip , yeme, içme , uyumak gibi , bir doğal ihtiyaca dönüşümü
için çaba gösterilir.
4-Eğitimden amaç; öğrencileri tektip, aynı biçim ve şekilde ,
bonzai, robot gibi, eşit bilgiler ezberletilmiş, benzer davranış
gösteren, akledip düşünemeyen, kendi kararını iradesiyle veremeyen,
komutla yönetilecek varlıklar haline getirmek, değildir. Ezberci,
sorgusuz eğitim, tektip giyim; hem Gençliğe hemde ülkenin geleceğine
kötülüktür. Öğrenciler, spor, dağcılık, balık avcılığı, müzik,
halkoyunu , yazarlık gibi bir hobi edinmeye, boş zamanlarını;
zararsız yararlı bir etkinlikle değerlendirmeye yönlendirilir.
Özgüven, öz saygı, umut , huzur tutum ve duygusu kazandırılır.
5- Her il ve gereken ilçelerin, ilköğretim okulu ve lise
müdürlüklerinde, birer Engelliler sınıfı oluşturulur. Bulunduğu
yerde, Engelliler sınıfı açılamayan, durumu uymayan yada okula gidip
gelmesi sorun olan, Engelli öğrenciler, öğretimlerini; Açık
öğretimde yapar, sürdürür.
6-Bir ders: 60 dakikadır.45 dakikası; sınıf, atölye veya
Laboratuarda,15 dakikası ise serbest zaman olup ara dinlenmede
geçer.Teneffüste ders yapılmaz.
7-Devlete ait liseler ve üniversite öğrencilerinden, her öğretim
yılında ve 5 yıllık bir dönem için BKK ile belirlenecek
oranlarda, eğitim, öğretim harcı alınır. Ancak, Devlet ilköğretim
okulu,12 yıllık Açık lise ve açık Öğretim MYO Öğrencilerinden, harç
alınmaz . Ayrıca özel ve devlete ait her dereceli okul idaresi;
maddi durumu yetersiz , dar gelirli ve başarılı öğrencilerine ,
öğrenimlerini sürdürebilmeleri için; devlet en az % 30, özel okullar
ise % 10 oranından az olmamak üzere ,kredi ve burs gibi para
yardımı dışında; öğrenim harcı ve gideri almayarak , ücretsiz
sağlayacağı; kitap, CD, yemek ,yurt, ulaşım, partime okulda
çalıştırma gibi başka yollarla , gerekli yardımı, desteği yapar.
Öğrencilere parasal bursu; Anonim ve Limited şirketler ile DKÖ’ler
veya hayırseverler verir. Bakanlık ve Belediyeler, öğrencilere
burs, kredi veremez. Yüksek öğrenim yurtları üniversitelere bağlanır
ve Rektörlük yönetiminde öğrencilere hizmet verir
8-Eğitim Bakanlığı, eğitim, öğretim mevzuatını, çağın
gereksinmelerine göre düzenler ve eğitim kurumlarının personel
kadrolarını, Belediyelere dağıtır. Belediyeler, eğitim kurumlarının;
arsa, bina ve diğer ihtiyaçlarını karşılar. Okula, öğretmen,
araştırma görevlisi alımı, bölüm, dal seçimi, ders programı ve
kitapların belirlenmesi ile diğer eğitimle ilgili tüm işlemler;
Temel Eğitim okulları ve üniversite Yönetim Kurallarınca yapılır,
yürütülür. Okullar, mevzuata uygun olarak, eğitim ve öğretimle
ilgili Yönetmelik yayınlar, genelge çıkartır. Devlet İlköğretim
Okulu ve Lise Yönetim kuralları: Başkanı ,Okul müdürü, Üyeler;
okulun bulunduğu yer Muhalle Muhtarı, Okul Yaptırma, Hizmet Dernek
veya Vakfı Başkanı, Okul Aile Birliği Başkanı ile Okul Öğrenci
Derneği başkanından oluşur.
9-Eğitim, öğretim kurumlarında; genel ve akademik eğitim, meslekler
ve teknik öğretim, bilimsel teknik ve akademik araştırma ile mal ve
hizmet üreten, özel sektör kuruluşlarıyla iş birliğine gidilerek,
uygulamaya yönelik çalışmalar ve hizmet içi eğitim yapılır.
10-Öğrencilerin, yeterli ve sağlıklı şekilde; ev ödevi, tez, rapor,
proje hazırlayıp, derse çalışabilmeleri, oyun oynayıp, spor
yapabilmeleri için temel eğitim okulları ve üniversitelerde, haftada
4 gün ve günde de 4 saat ders yapılır. Bir öğretim döneminde, her
yarıyıl için 4 ayrı ders olmak üzere, toplam 8 çeşit ders okutulur.
11-Mesleki ve Teknik okul öğrencilerine, ikinci sınıftan itibaren,
okulların ders dönemi süresince, Perşembe, Cuma ve Cumartesi
günleri, işyerinde uygulama stajı yaptırılır. Sağlık ve Turizm gibi
program öğrencilerine, sektörün özelliğine göre, farklı uygulama
stajı planlanabilir.
12-İlköğretim Okulu, lise ve üniversitelerde; eğitimci, derslik,
araç ve gereçten, en yüksek düzeyde yararlanmak, daha çok öğrenciye
eğitim hizmet ve imkanı sunabilmek için okullarda; sabah, öğlen ve
akşam dönemleri olmak üzere ikili, üçlü öğretim yapılır. İsteyen
üniversiteler, akşam dönemi yerine; Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri
olmak üzere, haftada üç gün, paralı eğitim programı uygulayabilir.
Yaz okulu açılamaz ve yaz tatiline ders konup okutulamaz.
13-Dini inançlara ilişkin, eğitim öğretim hizmetleri; üniversite
düzeyinde ve akademik seviyede yürütülür. Kurs, ilköğretim ve lise
düzeyinde; dini eğitim veren, okul açılamaz ve dini öğretim
yapılamaz. Halk dini konularda bilgi gereksinimini; kitap, dergi,
internet radyo, TV ve CD yoluyla sağlar. İbadet hane içinde, din
görevlilerinin, dini konularda açıklamada bulunması serbesttir. Tüm
Din görevlilerinin; TC vatandaşı ve üniversite mezunu olmaları
zorunludur. Devlet teşkilatında, dini nitelikli kamu kurumu
oluşturulamaz ve kamuda, Din görevlisi unvanlı memur çalıştırılamaz
ve ücret ödenemez.
B-ÖĞRETİM İŞLERİ:
1-Okula kabulde, bölüm seçimi ve giyimde; inanç, kültür, anadil,
etnik köken, cinsiyet-kız ve erkek öğrenci, ayrımı yapılamaz. Kız ve
erkekler, hukuken, vatandaş ve birey olarak eşittir ve aynı derece
saygı değerdir. Hiç bir etnik azınlık ve inanç gurubuna, ayrıcalık
tanımaz veya dışlanamaz. Kız ve Erkek öğrenciler, aynı okul ve
sınıfta, tek kişilik sıra ve sandalyelerde, karma sınıflarda eğitim,
öğretim görürler. Kadın Erkek Okulu, programı, ayrımına gidilemez.
Bireyler, okuyacağı okulu, programı, çalışacağı; mesleği, Kurumu,
yapacağı işi; yetenek, beceri, ilgi, eğitim, karakter, amaç ve
isteğine uygun olarak, özgür iradesiyle kendisi seçer.
2-Okullara, bireysel bir konu ve vicdani, duygusal seçim olan bir
Din ve inançla ilgili ders konulamaz. Ahlak Bilgisi dersinde ise,
evrensel ve toplumsal, görgü ve erdem kurallar okutulur.
3-Devlet,12 yıllık temel eğitim okulu öğrencileri için; yatılı
ilköğretim bölge okulu, yatılı lise ve yurt açamaz. Öğrencilerin,
özellikle 5-18 yaş arası, Ailelerinin yanında öğrenin görmesi esas
alınır. Öğrenciler, aile sıcaklığı, ilgi ve sevgisi ortamından uzak
tutulamaz. Aile en temel ve birincil eğitim kurumudur. Yine,
taşımalı sisteme dayalı öğretim yapılamaz, öğrencilere eziyet ve
zulmedilemez. En iyi okul, eve en yakın olandır.
4-OKUL TATİLİ: İlköğretim okulu, Lise ve üniversite öğrencileri; 1
Ocak -1 Şubat tarihleri arası kış yarıyıl ve 1 Temmuz-1 Eylül
tarihleri arası ise yaz tatili yaparlar. Tatil günlerine; öğretim,
ders, sınav ve staj konulmaz. Üniversitelerin, bekleme, bütünleme ve
final sınavları: yarıyıl;15-30 Aralık, Yılsonu ise15-30 Haziran
tarihleri arası yapılır. Açık öğretim sınavlarıda yılda iki defa;
aralık ve haziran aylarında yapılır.
5-İlköğretim okulu ve liselerde, sınıfta veya beklemeye kalmak
yoktur. Öğrenciler,5 yaşında okula başlar ve 12 yılsonunda, temel
eğitimden mezun olup, Lise diploması alır. Ancak, en az C-orta
dereceyle liseyi bitirmeyenler, fakülteye alınmaz. Bu öğrenciler
isterse, sınavsız olarak MYO’lara devam edebilir. Üniversitelerde,
sınıfta , derste beklemeye kalmak vardır.
6-Devlet Liseleri üç gruptur: Açık Temel Öğretim Lisesi, Fen Lisesi
ve Meslek Lisesi.
7-İlköğretim Okulu, lise ve üniversitelerde: 5’li not sistemi
uygulanır; A-Pekiyi-5,B-İyi-4,C-Orta-3, D-Yetersiz-2,E-Zayıf-Boş-1.
8-İlköğretim okulunun, 5 ile 8’inci sınıflarında, lise ve
üniversitelerde; her ayın son okul, eğitim günü, bütün sınıflarda,
tüm derslerden ve o ay görülen ders konularından, 40 sorulu (her
dersten on soru) ,test tipi sınav yapılır. Bir yarıyılda, en az üç
sınav yapılması zorunlu olur. Sınavlara ve notlara ders öğretmeleri
karışmaz. Bu test sınavlarını, okul idaresi veya DSM yapıp, yürütür.
Ders öğretmeleri, klasik, ezbere dayalı, yazılı ve sözlü sınav
yapamaz. Üniversitelerde, dönem içi, aylık test sınav notu
ortalaması en az( C ) olan öğrenciler, derslerini doğrudan
geçtiğinden, dönem sonu final, bekleme, bütünleme, sınavlarına
katılmazlar. Üniversite öğrencileri en çok iki dersten, bir üst
sınıfa borçlu geçebilir. Zayıf alıp beklemeye kaldıkları dersi,
ertesi dönem değiştirip, yeni bir ders seçerek okuyabilir.
9-Liseyi bitiren öğrenciler; İlköğretim Başarı Puanı ve Lise Diploma
Derecesine göre; memleketlerindeki Fakülte veya MYO’ların, yetenek,
beceri ve isteklerine uygun programlarına başvurur. Öğrenciler
üniversiteye, sınavsız kabul edilir. Fakülte ve MYO’ların,% 70’lik
kontenjanı; o bölge nüfusuna kayıtlı olanlarla, o yerde doğan, o
yerdeki ilköğretim okulu ve lise den mezun olanlara ayrılır. Yüzde
30’luk bölüme ise bölge dışı ve yabancı ülkelerden gelen öğrenciler
alınır. Ülkemizde okuyan öğrenciler; barış, dostluk ve kültür
elçileridir. İki ülke Halkları arasında siyası, kültürel , ekonomik
iş birliğini sağlar, öğrencilik dönemindeki harcamalarıyla ayrıca
yöre ekonomisine katkıda bulunur.
10-İlköğretim 5-8 ve Lise öğrencilerine; tüm derslerden, haftalık Ev
ödevi verilir. Üniversite öğrencileri ise her yarıyıl için istediği
bir dersten; Tez , Rapor veya proje hazırlar. Ev ödevi, tez, rapor
ve projeden , derste, sınıfta kalmak yoktur. Karne ve Diplomada;
Derslerin not ortalaması, Derse devamsızlık sayısı, işyeri, uygulama
stajı, Atölye ve laboratuvar, Ev ödevi, tez, Rapor ve projeye
ilişkin olarak öğretmelerin verdiği; başarı değerlendirme, ölçme,
izleme notu; Başarı, görev ve sorumluluk göstergesi, bilgi ve tercih
içindir. Öğrencilere; uygulamaya katılım ve devam durumuyla ilgili
yanlış, yalan bilgi veya çalışma ve başarılarının çok üzerinde, hak
etmedikleri derecede yüksek notlar veren, öğretmen ve okul
idarecileri hakkında, soruşturma açılıp, disiplin cezası verilir.
11- Liselere giriş sınavsızdır. Öğrenciler, semtlerindeki Liseye;
ilköğretim başarı puanı derecesine göre kabul edilir. Öğrenci,
yetenek, beceri, ilgi ve başarısına uygun alan, bölümü seçip,
yerleşir. Fen liseleri ile Matematik ve Fenle ilgili fakültelerin,
bölüm ve programlarına; ilköğretim başarı puanı ile Lise diploma
derecesi ve karne notlarındaki Fen ve Matematik ders notu
ortalaması; A ve B olan öğrenciler kabul edilir.
12-İlköğretim okulları, sabahçı ve öğlenciler olmak üzere ikili
öğretim yapar. Okulda öğrencilere, yemek verilmez ve kantinde
yiyecek satılmaz, öğrenciler, okula; kitap, defter, çanta, yiyecek
gibi hiçbir şey götürmez. Okulda işlenen dersi dinler, laboratuvar
deneyini gözlemler, CD’den gösterilen; belgesel ve anlatımlı dersi
izler. Dört saatlik ders bitimi eve dönünce; Belediyenin, her
mahalle, semt, cadde ve okul bahçelerinde kuracağı; park, bahçe,
oyun alanı ve spor sahasında; oyun oynar, spor yapar. Akşamları; o
gün işlenen dersi tekrar eder, verilen Ev ödevini yapar ve yarın
göreceği ders konularını, önceden okuyup derse hazırlanır. Ders
tekrarı ve konu okumayı, ödevleri; bilgisayardan CD internet
üzerinden yapıp, izleyebilir.
13- Bakanlık ve okul yönetimleri, ilköğretim, lise ve üniversite
öğrencileri için ders kitabı yazdırmaz. Ders kitabı olarak
okutulacak eseri, işlenecek konuyu, okul yönetimi; yöre
şartlarını, öğrenci beklentilerini göz önünde bulundurarak seçip
belirler. Seçilen bir kitap ise , az 10 yıl süreyle kullanılmak
üzere, okul kitaplığına demir baş olarak alınır. Bu kitap veya
CD’si ,öğrencilere kiraya verilir. Öğrencilere, dersle ilgili kitap,
yardımcı kitap yada dergi aldırılmaz. Okul dersleri, radyo, TV ve
internetten yayınlanır. Açık öğretim dersleri için öğrencilere, ders
konularını anlatan, açıklayan, gösteren CD’ler verilir. Ders kitabı
yayınlanamaz ve satılamaz.
14-Devlete ait ilköğretim okulu, Lise ve üniversitelere; öğretmen ve
öğretim üyelerini; okul yönetim kurulları , sözlü, uygulamalı
sınavla; o yer nüfusuna kayıtlı, o yerde doğan, o yerdeki okulları
bitirenler arasından seçip alır. Boş kadronun en az üç katı aday
çağrılır. Araştırma yapıp eser yazarak bastıran yada internetten
yayınlayanlar ile buluş, mastır, bilim doktorası yapanlar, tercih
edilir. Öğretmen ve Öğretim üyeleri, iklim ve kültürüne alışık
olduğu kendi memleketinde, hemşerilerinin gözetim ve denetiminde,
görev yapıp, yöre Halkına hizmet verir. Başka bölge, il ve okullara,
naklen ataması yapılamaz. Bakanlık ve Belediyeler, öğretmen ve
öğretim üyesi alımı ile eğitim programına, ders konusu seçimine
karışamaz. Eğitim politikasını belirler, güncelleştirilir, okul bina
ve ders araçlarını sağlar.
15- Okullarda, Ant söylemi ve Bayrak töreni; okulun ilk açılış günü
ve yarıyıl başlangıcı ile yarıyıl ve yaz tatiline girişte yapılır.
Diğer günlerde, öğretmen ve öğrenciler, doğrudan sınıfına girip
derse başlar.
16-Okullara; anıt, heykel yapılmaz, büstü, mask konulmaz. Sınıflara,
devlet adamlarının resimleri asılmaz.
17.Ulusal Bayram, anma ve kutlama gün ve bayrak törenlerine,
yalnızca ilköğretim okulu:1-4-ncü sınıf öğrencilerinden, isteyenler
katılır. Çelenk töreni yapılmaz. İlköğretim 5-8.ci Sınıflar ile
Lise ve üniversite öğrencilerine; bayram, tören, kutlama, anma ile
sosyal ve kültürel etkinlikler de görev verilmez.
18-İL, bölge ve ulusal düzeyde, okullar arası sportif karşılaşma ve
yarışmalar düzenlenerek; Gençler, Dünya ve olimpiyat oyunlarına
hazırlanır. Spor yapmak ve yarışmalara katılmak, öğrencinin, özgür,
bireysel tercihidir.
19- Öğrencilerin, amatör ruhla kuruduğu, Halk dansları ve müzik
toplulukları arası, yarışmalar düzenlenir. Öğrenciler, bilgi
yarışması, münazara gibi edebi, sosyal ve kültürel etkinliklere
katılıma yönlendirilir ancak zorlanamaz.
20-Afacanlar Sınıfı:
1.Her devlet okulu müdürlüğünde bir Afacanlar sınıfı açılır. Kaçıncı
sınıfta olduğuna bakılmaksızın, ODKK ile burada sayılan; suç, hata,
kusur, yanlış ve kabahatleri işleyen veya görevini; zamanında,
yerinde ve gereğince yapmayan öğrenciler, bu sınıfa gönderilir.
Afacan öğrencilerde, her ay sonu yapılan, aylık test sınavlarından
sorumludur; Kendi asıl sınıflarının sınavlarına katılırlar. Sorumlu
öğretmenleri; ikişer aylık dönemler halinde öğrencinin durumunu,
ODKK ‘ya Rapor eder. Durumunu düzelten öğrenci, ODKK ile eski
sınıfına döner. Ancak AS’da da olumsuz durumu sürdüren öğrenci, ODKK
ile 12 yıllık AÖL’ye naklen gönderilir. Üniversitede disiplin suçu
işleyen öğrenciler ise ÜDK ile AÖF veya AÖMYO‘ya naklen gönderilir.
ODK ile ÜDK kararlarına karşı yargı organına itiraz edilemez. Kurul
kararlarına karşı, kararın yeniden gözden geçirilip düzeltilmesi
için yine kurula on gün içinde, gerekçeli olarak itiraz edilebilir.
Haksızlık yapıldığına veya bir yanlış anlama olduğuna inanan öğrenci
velisi ve yada öğrenciler, kurarların kesin kararına karşı,
Meclislere başvurabilirler.
2.Afacanlar sınıfı ile Açık ilköğretim, AÖL veya AÖF ve AÖMYO’ya
gönderilmeyi gerektiren disiplin suçları; Öğrencinin adli bir suç
işleyerek,12 aydan daha uzun süreli hapis cezası alması. Her ay
sonu yapılan test sınavlarından, bir yarıyıl dönemi içindeki
derslerden aldığı, yetersiz ve zayıf not (C’den aşağı) sayısı;
yediye ulaşan örgenci. Öğretmeni yada öğrencilerle kavga eden. Okula
, ders araç ve cihazlarına zarar veren. Sınavda kopya çekerken,
ikinci kez yakalanan veya çektiği belirlenen. Öğretmenin, öğretim
üyesinin, ders işlemesi ve öğrencilerin; eğitim hakkına, ders
dinlemesine, görmesine, yapmasına engel olan. Sınıfta, atölyede,
laboratuar yada uygulama stajında; huzuru bozan, engelleyen, sorun
çıkaran. Bir yarıyılda derse; izin veya raporu olmaksızın,
devamsızlığı 70 ders saatini geçenler veya okulun, işyerinin
kurallarına aykırı davranan yada uymayanlar.
107-MADDE- ÖZEL
ÖĞRETİM VE ÜNİVERSİTELER:
A – ÜNİVERSİTELER:
1-Ulusal değerler, çağdaş bilim, akıl ve teknoloji gereklerine ve
modern bir eğitim, öğretim sistemine dayalı, gençlerin; istek,
eğilim, karakter, yetenek, beceri ve ülkenin ihtiyaç duyduğu meslek
dallarına uygun, insan gücü yetiştirmek amacı ile 12 yıllık zorunlu
temel eğitime dayalı, çeşitli düzey, program ve dallarda, sınavsız
mesleki ve teknik öğretim, bilimsel araştırma ve yayın, devlete ve
özel sektöre danışmalık ve iş dünyasıyla iş birliği yaparak;
devlete, ulusa, ülkeye, halka ve insanlığa hizmet vermek, sorunlara
çözüm üretmek üzere; tüzel kişiliğe, bilimsel, yönetsel ve bütçe
özelliğine sahip üniversiteler; Devlet ile Özel statüde Vakıflar
tarafından, Eğitim Bakanlığının vereceği izin ve olurla kurulur.
2-Türkelinde, Fakülteler 4 ve MYO 2 yıl sürelidir.
3-Üniversite öğretim üyeleri; düşünce ve bilim özgürlüğü serbestîsi
içinde, her türlü akademik, mesleki ve teknik dalda, bilimsel
araştırma ve yayında bulunma hakkına sahiptir. Araştırmayla ilgili
olarak, devletin arşiv belge ve bilgilerine ulaşmalarına izin
verilir ve kolaylık gösterilir. Öğretmen ve öğretim üyelerinin;
yaptıkları araştırma, yayınladıkları eser ve açıkladıkları görüş
dolayısıyla haklarında, idari ve adli soruşturma açılamaz,
yargılanamaz, internet siteleri kapatılamaz, yayınladıkları eser
toplatılamaz ve görüşleri nedeniyle araştırmacılara ceza verilemez.
4-Üniversite ve bunlara bağlı birimlerin güvenlik hizmetleri;
Rektörlük ve Yargı başkanlarının yapacakları protokole göre,
polislerce yada özel güvenlik şirketlerince sağlanır
5-Her ilde, en az bir devlet üniversitesi kurulur. Her üniversitede
ve nüfusu yüz bini geçen ilçelerde, tıp ve hukuk fakültelerinin
açılması zorunludur.
6-Türkelinde eğitim fakülteleri, yalnızca devlet üniversitelerinde
açılır. Özel ve yabancı üniversiteler, öğretmenlik bölümü ve
programı açamaz. Türk devlet üniversitelerine bağlı eğitim
fakültelerinden mezun olmayanlar, TC devlet okullarında öğretmenlik
yapamaz. Eğitim fakülteleri, sadece bu üç dalda, öğretmenlik
sertifika ve pedagojik formasyon programı yürütür. Başka öğretmenlik
dalı açılamaz:
a)Türkçe
ve sosyal bilgiler öğretmenliği
b)
Matematik ve fen bilgisi öğretmenliği
c) Okul
öncesi, ana sınıfı ve engelliler öğretmenliği
7-Üniversiteleri, kanun ve yönetmeliklere göre ve genel düzeyde,
beş kişilik Üniversite Yönetim Kurulu yönetir. ÜYK: Rektör, Belediye
Başkanlığı temsilcisi , sanayi odası, üniversite öğrenim Dermeği
veya vakıf başkanlığı ile Üniversite öğrenci derneği başkanından
oluşur.
8-Üniversitede seçim:
a) MYO öğretim üyeleri; kendi içlerinden, gizli ve yazılı oylamayla
ve oy çokluğuyla, beş yıllık bir dönem için MYO Başkanını seçer.
Fakülte öğretim yerleri ise Fakülte Dekanını seçer.MYO Başkanları
ile Fakülte te Dekanları ise üniversite Rektörünü seçer.
b) MYO ve Fakültedeki Öğrenciler, kendi sınıf başkanlarını, sınıf
başkanları İse MYO ve Fakülte Öğrenci Temsilcisini, MYO ve Fakülte
Temsilcileri ise Üniversite Öğrenci Derneği Başkanını her yıl için
seçer. Bir kişi aynı göreve ikinci kez veya dönem, tekrar aday
olamaz ve seçilemez. Kişiler adaylığını, özgür iradeleriyle
verecekleri dilekçeyle açıklar.
9- Üniversite Bütçeleri: Bütçeler, beş yıllık bir dönemi kapsar ve
ÜYK’ ce onaylanır. Bütçeler; karar, işlem ve harcama aşamalarında,
Türk Halkı adına, Basın tarafından, her zaman gözetilip denetlenir.
Belediyeler, bütçe gelirlerinin % 10’unu yüksek öğrenime katkı payı
olarak , bölgelerindeki devlet üniversitelerine , öğrenci sayısına
göre verir.
10-Devlet Üniversitelerinde okuyan öğrenciler, her öğretim
döneminde, okullarına, Eğitim, Öğretim harcı öderler. Haçlar, iki
eşit taksitle, birinci ve ikinci yarıyıl başında alınır. Hükümet,
harç miktarını, bu oranlar arasında olmak üzere her öğretim
döneminde ve 5 yıllık bir süre için belirlenir. Fen, teknik, sosyal
ve mesleki okul ve bölümlerine göre farklı belirlenerek harç
miktarı; bir BAU nün % 2 ile 20 katı arasıdır.
11- Üniversite yönetimine, Bakanlık ve Belediyeler, doğrudan
karışamaz. Üniversitelerin; kuruluş, işleyiş, görev, yetki ve
sorumlukları ile eğitim ve öğretim faaliyetleri ve disipline ilişkin
usul ve esaslar, kanunla düzenlenir. Üniversiteler, eğitim,
öğretim ve idari konularda, iç yönetmelik yayınlar.
12 -Üniversiteler, yöre şartları ve çağın gereksinimleri dikkate
alınarak, açılacak bölüm, dal ve programlar ile öğrenci
kontenjanlarını, kendileri Yönetim kurulu kararıyla belirler.
13-Devlet üniversitesi öğretim üyeleri: atama, yükselme, aylı ücret,
sağlık, emeklilik ve yargılama gibi hususlarda atanmış devlet memuru
olduklarından, diğer kamu görevlileriyle aynı hak ve hükümlere tabi
ve sahiptir.
14- Devlet üniversiteleri ile Açık Öğretim ve Özel Vakıf üniversite
diplomaları, hukuken eşdeğerdir. Yabancı ülke üniversite
diplomaları: karşılık, eşitlik, güven ve saygı ilkelerine göre
denkliği tanınıp, eşdeğerliği Bakanlıkça kabul edilir.
B-ÖZEL OKULLAR VE ÖZEL ÜNİVERSİTELER:
1-Güvenlik Bakanlığına bağlı, subay ve polis yetiştiren yüksek
öğretim kurumları: Türk Genel Eğitim mevzuatına ve kendi özel
kanunlarının hükümlerine birlikte tabidir.
2-İlköğretim ve Lise düzeyinde Polis ve Subay yetiştiren, eğitim
veren okul açılamaz.
3-Dini eğitim, öğretim üniversitede akademik seviyede verilir.
İlköğretim ve Lise Düzeyinde, dini eğitim ve öğretim yapılamaz.
İbadet ve inanç evleri dışındaki yerlerde ve yatılı, dini
nitelikli, kurs açılamaz. Radyo, TV istasyonu, ibadet ve inanç
evlerinde; bilgilendirici, aydınlatıcı konuşma, açıklama yapılması
ve gazete, dergi, kitap, CD, internet gibi araçlarla Dini yayın
serbesttir.
4- Askeri okullar ile polis okuluna: lise alan türü ayrımı
yapılmaksızın, tüm lise mezunları kabul edilir. Tek ölçü öğrencinin
istekli olması, polis ve subaylığa: fiziksel konum ve psikolojik
durumunun uygunluğudur. Açık öğretim, Fen, Meslek Ve Özel Lise
diplomaları, Hukuken eşdeğerdir.
5-Yabancı üniversitelerin, Türkelinde, şube Fakülte ve MYO
açmalarına: karşılık, eşitlik, saygı ve güven ilkelerine göre izin
verilir Yabancı üniversitelerin Ülkemizde açtıkları şube Fakülte ve
MYO’lar ile vakıflara kurulan özel üniversiteler: özel
üniversitelerin kuruluş ve çalışmalarını düzenleyen TC kanun
hükümetlerine ve Türk Genel Eğitim mevzuatına birlikte tabidir. TC
yasalarına uymayan veya aykırı davranan, üniversite ve okullar, önce
yazılı olarak uyarılır. Sonra ise süresiz kapatılır.
6- Özel okullar ve İSMEK Dershaneleri: İlköğretim, lise ve
üniversite derslerine yeterlilik ve sınavlara hazırlık kursları
açamaz. İlköğretim, Özel Lise ve Özel Vakıf Üniversitesi kurup
işletebilir. Ayrıca gençlerin yeteneklerini açığa çıkarıp,
becerilerini geliştirici 2-8 ay süreli kurslar açıp İSMEK Belge ve
Sertifikası vererek iş,sanat, meslek edinmelerine yardımcı olur.
Türkelinde Türk Devletinden başka bir kuruluş: Açık İlköğretim,
Açık Lise ve Açık Öğretim Fakülte ve Açık MYO kurup işletemez. Okul
ve İSMEK Dershanesi, açılış izin ve olurlarını: Bakanlık, Belediye
ve ilgili Meslek odası birlikte verir. Bakanlık Türkelinde, Özel
kuruluş yada Vakfın, eğitim öğretim faaliyetinde bulunması,
üniversite kurması veya temel eğitim okulu açmasına ilişkin genel
izin verir. Diğer yerel nitelikteki iş yapım , açılış, işletme ve
faaliyet izinleri ise okulun kurulacağı yer belediye si ve ilgili
Meslek odasından alınır. Eğitim öğretim, kuruluşlarının,
faaliyetlerinin gözetim ve denetimini, Türk Devleti ve Türk halkı
adına Basın yapar.
EKONOMİK HÜKÜMLER
108- MADDE-BÜTÇE
HAZIRLANMASI VE UYGULANMASI
A-BÜTÇE ESASLARI:
1-Devleti, Merkezi Yönetimi oluşturan; Yasama, Yürütme ile Eğitim,
Ekonomi, sağlık, Güvenlik: Yargı, polis, TSK ve diğer genel idare ve
Hükümet teşkilatının harcamaları: 5 yıllık bir dönemi kapsayan Genel
Bütçeyle yapılır.
2-Yerel yönetimler, üniversiteler, Temel eğitim okulları: 5 yıllık
bir dönemi kapsayan Bütçelerini ve yıllık uygulama programlarını,
kendileri hazırlar. Belediye Meclisi veya kamu kurumunun yönetim
kuralları, Bütçelerini onaylar ve genel esaslara göre uygulamasını
gözetir.
3-Bütçe başlangıç tarihi, Genel seçimlerden sonraki ocak ayıdır.
Bütçe, mali yılbaşı olan 1 Ocak’tan itibaren 5 yıllık bir dönemi
kapsar. Açık bütçe yapılamaz, gelir, gider denk olmalıdır.
4-Hükümet, Bakanlık, Belediye ve diğer kamu kurumları: yurt içi veya
yurt dışından borçlanamaz. Bütçede: borçlanma, bağış ve ceza , gelir
olarak gösterilemez. Kredi, hibe alınamaz, tahvil, bono
çıkartılamaz.
5-TSK’nin, yönetim, personel, bina yapımı ve kullanım, araç, cihaz,
silah alımı ve askeri giderleri ile savunma harcamaları: genel
Bütçenin % 10’unu geçemez
6- Yerel Yönetim Bütçelerinde: personel ve yönetim giderleri oranı;
bütçenin % 30’unu geçemez.
7- Devletin, Merkezi ve Yerel Yönetimlerin, hiçbir gelir, gider ve
harcaması, bütçe dışında bırakılamaz.
8- Hükümet, bir önceki yıl ulusal gelirinin, yerli üretimin,% 30’unu
aşan oranda parayı: TUCUM Genel Kurulu kararıyla basabilir. Yüzde
otuzu geçmeyen orandaki parayı ise BKK ile gerektiğinde bastırır.
TL, Türkelinde basılır. Para basmak: Devlet olmanın bir gereği, tam
bağımsızlık ve Egemenlik göstergesidir.
9-Köy ve Mahalle Muhtarlıklarının, tüzel kişiliği yoktur, Bütçe
hazırlamazlar. Muhtarlar: Bucak Mülki İdari Amiri ve Belediye
Meclisi üyesidirler.
10-Bütçe, bilanço devlet hesapları ile vergi, harç ve cezalarda,
parasal miktar olarak yalnızca Lira esas alınır. Kuruş bölümü:
kullanılmaz, dikkate alınmaz, gösterilmez.
11- hiçbir devlet gelir ve gideri, Basının gözetim ve denetimi
dışında bırakılamaz. Örtülü ödenek oluşturulamaz. Bütçe ve Yasa
dışı, harcama yapılamaz.
B-GENEL BÜTÇENİN GÖRÜŞÜLMESİ:
1. Bakanlar Kurulu, 5 yıllık bir harcama dönemini kapsayan Genel
Bütçe Tasarısı ile Yıllık Uygulama Programı ve Bütçe Gelir
tahminlerini gösteren raporu aralık ayı başında, TUCUM Başkanlığına
verir.
2. Genel Bütçeye dahil kamu kurumları, yıllık uygulama programlarını
kendisi hazırlayıp yönetir.
3. Görüşülmesi: 1) Bütçe Tasarısı ve Rapor; beş üyeden kurulu, Bütçe
Komisyonunda incelenir. Komisyonda iktidar partisi üç, muhalefet
partisi ise iki üye ile temsil edilir.
2) Bütçe komisyonunun on gün içinde inceleyip gerekirse değiştirip
kabul edeceği metin, TUCUM Genel Kurulunda beş günde görüşülüp
karara bağlanır.
3) TUCUM üyeleri, Genel Kurulda: Hükümet politikası, uygulamalar,
ülke sorunları ve bütçe hakkındaki düşüncelerini genel olarak
açıklar. Genel kurulda bütçe tasarısının görüşülmesi sırasında,
madde ve bölümler okunmaz, değişiklik önergesi verilemez ve
görüşülemez. Bütçenin tümü oya konur. Bütçe, katılan üyelerin
vereceği gizli oyla oylanır ve oy çokluğuyla kabul edilir.
4) BAÜ, Bütçede yer alır. BAÜ, beş yıllık bir dönem için yada birer
yıllık sürelerle farklı miktarlar öngörülerek belirlenip
kararlaştırılabilir.
109.MADDE- KURUM VE
KURULUŞLARIN, İŞLEM VE HARCAMALRININ DENETİMİ:
1-TUCUM, gerekli gördüğü kamu kurumlarının, yabancı ve özel
kuruluşların faaliyetlerinin; hukuka, ulusal haklara ve kamu
yararına uygunluğunu denetletip suçlu görülenler hakkında yargıya
suç duyurusunda bulunulabilir.
2-Yargı, Basın, DKÖ ve Meslek Odaları; kamu kurumları ve özel
kuruluşların, yabancıların, karar, işlem, eylem ve harcama ile
verdiği hizmeti, işlem anı, harcama ve hizmet sırasında, 7 gün 24
saat gözetip denetler. Denetim, sorgulama ve yargılama sonuçlarını,
kamuoyu ile paylaşır.
110.MADDE- EKONOMİYE İLİŞKİN GENEL HUSUSLAR:
1. Devlet, üretim tesisi( İDT, KİT, BİT, Şirket, Banka vb.)
kuramazlar, kar,
kazanç, zarar amaçlı üretim ile ekonomik ve ticarete yönelik
faaliyette bulunamaz. Şirket satın ve devir alamaz, fabrikaya ortak
olamaz, borcu veya iflası nedeniyle el koyup, sahiplenip kendisi
çalıştıramaz.
2. Taban fiyatı açıklayamaz, destekleme alımı yapamaz, çiftçiye
doğrudan destek programı uygulayamaz, kredi, borç veremez. Halkın
bir kesimine yada ülkenin bazı bölgelerine; destek , yardım , hibe
gibi teşvik politikası uygulayamaz. Ayrıca patent, sertifika, kota
gibi ürün ekiminde sınırlama, zorlama, dayatma yapamaz. Halk, özgür
irade ve serbest seçimiyle; çiftçilik, meyvecilik, seracılık,
sebzecilik ve hayvancılığı yöre şartları ve ekonomik duruma göre,
kendisi belirleyip, kararlaştırıp uygular. Devlet, planlayıcı,
buyurucu, zorlaştırıcı düzenlemeler yapamaz. Devletin görevi;
demokrasi çerçevesinde bilgilendirme ve yönlendirmedir.
3. Vergi iadesi yapılamaz. Kur farkı ödenemez. Tesis kurulum,
işletim ve mal üretimine para verilemez. İhracat, turizm, tarım ve
sanayileşme adıyla özel sektör desteklenemez. Devlet memuru,
parasal görev yürütemez.
4. Döviz, faiz, banka mevduatı, özel sektörün aldığı kredi, borç
yada ihaleye , tesis ve şirkete, hükümet ve belediye; Devlet
Garantisi tanıyamaz. Özel sektör borçlarını, taahhütlerini üstlenip
devlet tazminat ödeyemez. Banka riskli işlemlerini sigorta ettirir.
5. a)Sel, deprem, yer kayması, fırtına gibi doğal afetler ile
yangın, hırsızlık ve diğer maddi kayıplara yol açan olaylara karşı,
bunların zararından korunmak ve kaybını karşılatmak isteyen gerçek
ve tüzel kişiler; konut, işyeri, araç, mal ile canlı hayvan, tarım,
işletme, tarla, bitki ve ürünlerini; özel sigorta şirketlerine,
sigorta ettirtip, bireysel prim yatırır.
b)Felaket sonrası, maddi kayıplar için Devlet, tazminat ödemez ve
parasal yardım yapmaz. Ayrıca ev, işyeri, araç ve kişi üzerindeki;
TL, döviz, altın ve mücevherler için sigorta yapılamaz ve tazminat
ödenemez.
c)Ancak, devletin birincil ve asli görevi; halkın can, namus ve mal
güvenliğini sağlamak, ülkede huzur ve güven ortamını kurarak özel
sektörün önünü görmesini, bireylerin umutla geleceğe bakmasını
sağlamak olduğundan; Hükümet, bakanlık, terör olaylarından zarar
görenlerin, maddi kayıplarını karşılamakla yükümlüdür. Hükümet ya
terörü bitirir, teröristlerin olay çıkarmasına, halka zarar
vermesine izin vermez ya da terör zararlarını öder. Terör
zararlarının karşılanması için yargıya başvurulamaz. Terörün zarar
verdiği gerçek ve tüzel kişiler, gerçekleşmiş maddi zararlarının
karşılanması için bakanlığa başvurur. Terör olayına ilişkin,
inceleme, soruşturma ve rapor düzenleme görevini polis yürütür.
6. Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz rezerve edemez. Hiçbir yabancı
devletin parası, merkez ve diğer bankaların kasasında; karşılık,
ihtiyat, yükümlülük, varlık vb. nedenlerle saklanıp tutulamaz,
ayrılıp bulundurulamaz. Para ekonomik hayatta aktif dolaşımda
tutulur. Bankalara, döviz bulundurma yükümlülüğü getirilemez.
7. CMB, Ekonomi Bakanlığına bağlılık ve işbirliği içinde, Hükümet
programına uyumlu ve uygun olarak, Milli gelirin en az % 40 ‘ ı
oranında ulusal parayı, bankacılık sistemi içinde ve dolaşımda
tutmak zorundadır. Çağımız şartlarında üretici-üretim kadar,
tüketim-tüketicide önemlidir. Tüketicinin gelir düzeyi düşük yani
gerekli tüketim, yeterli dolaşım yoksa; üretim düşer, işsizlik
başlar ve ekonomi krize girer. Ekonomik dengeleri, yalnızca talep
fazlalığı değil girdi ve maliyet artışları, gelirlerde düşüş ve buna
bağlı talep azalmasıda etkiler, bozar.
8. TL veya yabancı para, banka hesaplarında tutulur. Ev ve
işyerlerinde Bir BAÜ’ yü aşan oranda para bulundurulup dolaşıp
dışında tutulması, Ulusal ekonomiye zarar verir. Bankaların kiralık
kasalarına, TL ve yabancı para konamaz. Yastık altında, bankacılık
sistemi dışında, TL ve yabancı para tutmak, ekonomiye; savaş,
terör, tusunami kadar zarar verir.
9. Borsadaki hisse senetleri ile Banka tasarruf mevduatı faiz
gelirlerinden, yurt dışında iş yapan özel sektör şirketleri ile
gurbetçi işçilerin, ülkemize getirdiği, havale ettiği dövizden,
vergi alınmaz.
10. Borç Senedi, kredi, aylık ücret, taksit, vergi, harç, ceza,
aidat, pirim ve kira ödemeleri ile miktarı Bir BAÜ’ yü geçen mal ve
hizmet alım bedeli ödemesi; Türk Bankacılık sistemi kullanılarak;
bankadan ve kredi kartı - post cihazları aracılığıyla yapılır.
11. Türk Lirası, parası;
a) Türk elinde, Türklerce tasarlanır ve Türk Yurdunda bastırılır.
T.C. paraları üzerine; insan resmi konulmaz. Paralara; çiçek,
hayvan ve doğal güzelliklerin resimleri konur.
b) Kağıt ve metalden yapılacak paraların, maddi, rakamsal değeri
azaldıkça, fiziksel ölçüleri; eni, boyu, ağırlığı ve kalınlığı da
küçülür. Hiçbir nedenle çeşit ve rakamsal değeri arttırılamaz.
Para, dayanıklı kâğıt ve hafif madeni metallerden yapılır.
c ) Dolaşıma Sürülecek Kâğıt ve Madeni Para Çeşitleri:
1) Kağıt para çeşitleri: 10 TL, 20TL,50,100 TL ve 200 TL
2) Madeni para çeşitleri: 25 KR, 50 KR, 100 KR,250 KR ve 500 KR
12-a) Ulaşım Ücretleri ile Küçük Tüketim Maddeleri; Ağırlık, Miktar,
Büyüklük ve Fiyatları, Bu Madeni Para Ölçülerine Göre Ayarlanır.
b)Mal ve hizmetlerin müşteriyi bilgilendirmeye yönelik, satış fiyatı
etiketi ya üzerine konur yada müşterinin kolayca görebileceği
şekilde bir fiyat listesi düzenlenip asılır.
c)Devlet, Türkeli içindeki alım, satım, ihale ve ödemelerde, TL
kullanır. TL; üretimin ve ulusal gelirin karşılığıdır
13.Ekonomik durum belirleme ve parasal tanımlamada, birim ve ölçü
olarak; BAÜ ile Cumhuriyet altını esas alınır. Yabancı paralar, Türk
Ekonomisini tanımlamada, ölçü, gösterge, sembol olarak alınamaz ve
kullanılamaz.
14.Döviz, faiz, borsa-hisse senetleri, enflasyon oranı ve TÜFE
hesaplamaları ile mal, hizmet alım satımları fiyatları ve muhasebe
işlemlerinde; lira bölümü bitiş noktasından sonra, kuruş kısmında en
çok iki rakam, hane kullanılır. Liradan sonraki kuruş hanesi, tüm
fiyat ve hesaplamalarda iki rakamlıdır. Devlet kurumu hesapları ile
bütçe, bilanço, vergi, harç ve cezalarda, kuruş rakamı kullanılmaz
ve gösterilmez.
15.Kira ve vergi alacakları; yıllık olarak bir defada yada iki eşit
taksitte alınır. Devlet alacakları, ödeme döneminde tanınan bir
aylık süre içinde ödenir. Zamanında yapılmayan borç ödemeleri için
aylık gecikme cezası%5’tir.
16.CMB, döviz satış fiyatı üst sınırını;6 aylık ve bir yıllık
dönemler için belirler. Yine vadeli mevduatta uygulanacak en üst
faiz oranlarını tespit edip açıklar. Mevduat vadeleri;6 ay, bir
yıl,2 yıl,3 ve 5 yıldır. Ülkemizde, gecelik faiz, repo uygulaması
yoktur. Türk elinde bankalar; TL vadeli mevduata yıllık en çok %7
faiz ve vadeli döviz mevduatına ise yıllık en çok %5 faiz verebilir.
Vadesiz mevduata faiz ödenmez. CMB, finans sektörünü, hükümet
politikası ve Ekonomi Bakanlığı tebliğlerine uygun olarak,
yönlendirir. Döviz alım satımında sabit kur sistemi uygular.
17.TC ülkesinde, en çok 5 banka,5 sigorta şirketi ve 5 finans,
menkul kıymetler şirketi kurulup faaliyet gösterebilir. Kamu
kurumları bankacılık yapamaz.
18.Anonim şirketlerin, sermayenin tabana yayılması, küçük
birikimlerin ekonomiye kazandırılması ve tasarruf sahiplerinin milli
gelirden daha çok pay alarak sosyal adaletin sağlanabilmesi için;
hisselerinin, en az %45’ini,Borsada satışa sunmaları zorunludur.
Şirketler, vergi sonu net gelirlerinin
%50’sini,ortaklarına,hisseleri oranında eşit olarak dağıtır. Kurucu
hisse, A,B tertibi gibi ayrıma gidilemez. Ayrıca %20’sini;kar payı
olarak, idari, teknik personel ve işçilere eşit olarak her yıl
verir.Net gelirin %30’u ise AR-GE,yeni yatırım, yenileme ve
genişletme çalışmalarına kullanılır.Bu oranlar,YKK ile
değiştirilemez,ödemeler ertelenemez ve durdurulamaz.
19.devlet, bakanlık, belediye ve diğer kamu kurumları ile Türk özel
sektörü; tahvil, bono çıkararak içeriden yada dışarıdan borçlanamaz.
Yabancı kuruluş yada bankalardan, borç para, kredi alamaz. Türk özel
sektörü, para gereksinimini; sermaye artırımına giderek, hisse
senedi çıkarıp, Borsada satışa sunup halka açılarak karşılar veya TC
bankalarından yatırım ve işletme kredisi alır. Devlet kurumları ve
belediyeler,hiçbir yatırım için borçlanamaz ve kredi
alamaz,kullanamaz. Kamu yatırımları , öz kaynaklarla yapılır.
20.Bir şirket yada üretim tesisi, satılıp el değiştirince veya iflas
edip kapanınca; satıştan elde edilen gelirden; öncelikle o işyerinde
çalışan işçilerin alacakları ödenir. İkinci olarak SGK pirimi ve
vergi borcu alınır. Kalan mal ve para ise diğer alacaklara ve
ortaklara dağıtılır.
21.İşyeri, meslek odalarına dilekçe ile bilgi vererek, kapanma, iş
değişikliği veya mevsim ve seri sonu vb nedenlerle indirimli satış
yapabilir. iş yerleri; çekiliş, piyango, yarışma düzenleyemez,
ikramiye, ödül, hediye veremez.
22.Gerektiğinde Hükümet, CMB karar ve tebliğleriyle banka ve döviz
büfelerinde, döviz alım ve satımı ile Borsada hisse senedi
işlemlerini geçici olarak durdurur, faiz oranlarını dondurur. Parada
spekülasyon ve finans krizine izin vermez.
23.Hükümet, alacağı önlemlerle ekonomiyi; devalüasyon, enflasyon,
deflasyon, kriz, bunalım durgunluk ve istikrarsızlıktan korur.
24.Dış ticaret, karşılık, eşitlik, saygı ve güven ilkeleri gereği,
iki ülke ulusal paralarıyla yapılır.3. bir ülke parası kullanılamaz.
Dış ticarette mal bedeli; aracı bankaca, alacaklı ülke ulusal
parasına, bilgisayar, internet ortamında, banka hesapları üzerinden,
matematiksel işleme çevrilerek, karşı alıcı hesaba transfer, havale
edilir.
25.TC Devlet Gelirleri:
1.Bir önceki yıl Ulusal Geliri kadar basılacak Türk Lirası(TL)basım
hakkı ve Ulusal para kullanımı; Egemenlik, Tam Bağımsızlık,
Bağlantısızlık, Hükümet ve iktidar olmanın, en önemli göstergesidir.
2.Harç ve Cezalar
3.İhracat Gelirleri
4.Sanayi, Ticaret, Turizm, Altyapı ve Hizmet Sektörlerine dayalı,
Gelir ve Kurumlar vergisi.
5.Tarımsal Üretim; Çiftçilik, Hayvancılık
6.Yeraltı Kaynakları; Madenler
26.Hükümet, BKK ile vergi alınmayacak; iş, mal, hizmet ve meslekler
ile bunların sayısal sınır ve büyüklüklerini belirleyip, listesini
yayınlar.
27.Ülkemizde, geni değiştirilmiş tohum ve hormonla; sebze, meyve ,
gıda maddeleri üretimi yapılamaz. Butür katkı maddeleri, tohum ve
fideler ile sebze, meyve ve tarla bitkilerine atılmak üzere, zehirli
tarım ilacı ve suni gübre; ithal edilemez ve yurdumuzda da
üretilemez. Ülkemizde, yerli ırk tohum ve hayvansal gübre
kullanılarak, organik tarım ve üretim yapılır.
28.Ekmek israfının önlenebilmesi amacıyla ekmekler;50 gr,100 gr ve
250 gr ağırlıklarında 3 tip olarak üretilir. Ekmeklerin içine
bayatlamasını engelleyici, zararsız madde konabilir. Ekmeklik buğday
unu, kepekli üretilir, kepek undan ayrılmaz.
29.Pazarlama Yöntemleri:
1)Tıbbi, Veteriner ve Zirai ilaçların; firma tanıtım, satış,
temsilci ve elemanlarınca, doktor, hastane, klinik, bayi ve ecza
depoları gezilerek, tanıtım ve pazarlaması yapılamaz. Ücretsiz ilaç
ve hediye dağıtılamaz. İlaçların ancak TV, gazete ve dergilerde,
ilan, reklam ve tanıtımı yapılabilir.
2)Konut ve işyerleri gezilerek, kapıdan tanıtım, pazarlama ve ürün
satışı yapılamaz. Mal ve ürün satışları; işyeri, toptancı hali,
semt pazarları ya da internet üzerinden, kargo sistemiyle yürütülür.
3)Üretici malını; tarladan, bahçe, sera, otlak, üretim yerleri ve
evden; alıcıya, tüccara, aracısız, doğrudan satabilir. Üretilen
malın, borsaya, toptancı haline götürülerek satılma zorunluluğu
yoktur.
4)Arpa, buğday, pancar, mısır veya sebze ve meyve gibi hiçbir tarım
ürünü fiyatı; 1 TL altında belirlenemez, alınıp satılamaz. Meslek
odaları, fiyatları; 1TL üzerinde düzenleyip oluşturur.
30. Son Kullanma Tarihi:
1) İlaç, süt, et ile unlu, şekerli vb. son kullanma tarihli gıda
maddeleri, ulusal servet, el emeği, göz nurudur.
Kullanım süreleri; iki, üç veya dörde bölünerek, farklı
fiyatlandırılır. Bu yöntem gereği; tüketim maddelerinin son kullanma
tarihleri yaklaşımca; önce satış fiyatının üçte biri, sonrası yüzde
elli ve yüzde yetmiş oranında indirim yapılarak, dar gelirli Halkın
kullanımına sunulup, bu gıda ürünleri ve ilaçların imha edilip
çöpe atılması önlenir. Bu husus muhasebe işlemlerinde dikkate
alınır.
2) Etli, sütlü, unlu gıda maddeleri, son kullanma tarihine bir gün
kala, Belediye ve Meslek Odalarınca toplatılıp; Hayvanat
Bahçeleriyle Belediyelerin sahipsiz hayvan barınaklarındaki
hayvanların beslenmesinde kullanılır. Ayrıca denetim sırasında ele
geçen, gıda yönetmeliğine aykırı, ya da kaçak üretilen gıda
maddeleri de, yakılıp imha edilmez hayvanlara verilir.
3)İndirim süresinde satılamayan ilaçlar, son kullanma tarihine beş
gün kala; Eczacılar Odası Birliği, Ecza Depoları ve Belediye
temsilcisi gözetiminde toplanır. İlaç üretim firmalarının
temsilcisinin de katılımıyla son kullanma tarihi geçmiş bu ilaçlar
imha edilir. Gıda üretici ve satıcıları ile ilaç üretici firma ve iş
yerleri; bu durumu belgeleyip, yılı içerisinde, bu tutarları,
Bilançoya gider, zarar yazarlar.
111.MADDE-POLİTİKA
BELİRLENMESİ:
1. Hükümet, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı sağlamak için;
1) Sanayi ve tarımın dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi, ülke
kaynaklarının, doğal çevreye zarar verilmeden, verimli şekilde
kullanılması ve bütçede gelir gider dengesinin sağlanması hususunda;
genel düzeyde politikalar belirler, mevzuatı güncelleştirir, komşu
ve dost ülkelerle işbirliği yapar.
2) Tasarrufu, üretimi, bireysel tüketimi ve ihracatı arttırıcı,
ithalatı azaltıcı, siyasi ve ekonomik istikrarı, dış ticaret
dengesini sağlayıcı, yatırımı, istihdamı geliştirici, mevzuata
yönelik gerekli tedbirler alır.
2. Alt yapı hizmetleri ve kamusal yatırımların; ulusal haklar,
toplum yararı ile ekonomik ve sosyal gerekler gözetilerek; il, ilçe
ve beldeler ölçeğinde, araştırma, planlama ve eşgüdüm, uyum sağlama
görev ve yetkisi, Belediyelere aittir. Hükümet, ülke için önemli,
ulusal ve bölgesel ölçekli, alt yapı yatırımları ile doğal
afetlerde, belediyelere yardımcı ve destek olur, büyük projelere
katkı sağlar.
3. Belediyeler , il, ilçe veya belde mülki sınırları düzeyinde, imar
planlarını ve buna uygun olarak, tarım, otlak, yayla, sanayi,
işyerleri, turizm, konut, okul, eğlence, spor, sit alanı, milli
park, yeşil alan, orman, mezarlık, içme suyu havzaları gibi
kullanım, koruma ve uygulama bölgelerini belirler. İmar Planlarını
Belediye Meclisleri onaylar. Ayrıca yıllık uygulama plan ve
programları hazırlanır.
4. Harç ve cezalar, bir BAÜ’nün %2 ile 20 katı arasıdır. Hükümet,
BKK ile para cezası ve harçları; yüzde bir oranına kadar
azaltabileceği gibi kanunda yazılı bu oranları, iki katına kadarda
arttırabilir.
5. TC vatandaşları, yalnızca bir bankadan kredi kartı alabilir.
Kredi kartı limiti, gelir durumuna göre belirlenir ve üst sınırı
dört BAÜ’yü geçemez. Kredi ve bankamatik kartları süresizdir.
Gerektiğinde, K.K.Merkezi, kartı iptal eder.
6. Hizmet ücretleri:
a)Mal satış fiyatı ile yürütülen işlem ve verilen hizmet
ücretlerinin, üst sınırını meslek odaları belirler. Bu karara karşı,
yerel, bölgesel ve ulusal ölçekli olmasına göre; Belediye ve Bölge
Meclisi ile ilgili Bakanlığa itiraz edilir.
b)Otoyol, köprü, elektrik, su, doğal gaz ve petrol gibi mal ve alt
yapı hizmetleri için Tüketiciden; bu mal ve hizmetlerin; Almanya,
Çin, Gürcistan, İran ve Rusya’daki satış fiyatlarının ortalaması,
istenip alınır.
7. Konut yapımı ile işyeri, fabrika, maden, turizm, sanayi, ticaret
ve tarım tesislerinin; yapım, arama, açılış, kullanım, işletme ve
üretim izinlerini Belediyeler verir, gerekli iş ve işlerleri
yürütür.
8. Cadde ve sokaklar ile kamu kurum binaları. Güneş ve Rüzgar
enerjisinden elde edilen elektrikle aydınlatılır. Bina ısıtma ve
serinliği ise merkezi sistem klimayla sağlanır. Köye bağlı kom,
mezra, oba, yayla ve çiftlik gibi küçük yerleşim birimleri ile
kırsal kesimde kurulu üretim tesislerinin kullanacağı elektrik;
güneş ve rüzgar enerjisinden üretilir.
112.MADDE-VERGİ
ÖDEVİ:
1. Gerçek ve tüzel kişiler, kamu giderlerinin karşılanabilmesi için,
ülkemizde kurulu, ekonomik büyüklükteki gelir getirici, kazanç, kar
sağlayıcı iş ve işletme ile üretime yönelik faaliyetleri için vergi
ödemekle yükümlüdür. İşyerleri, şirketler, zararda etse vergi yine
alınır.
2. Vergi, harç, ceza ve diğer yükümlülükler, kanunla konulup
kaldırılır. Bunlarda, istisna, indirim ve oranlara ilişkin parasal
düzenleme yapmaya, bütçe, seçim dönemi veya her yıl için alınacak,
ödenecek miktarları belirlemeye, B.Kurulu yetkilidir.
3. Gelir ve Kurumlar Vergisi oranı; %5’tir. Hükümet, BKK ile
gerektiğinde, bu vergi oranını, iki katına kadar artırabilir yada
yüzde bir oranına kadar azaltabilir.
4. Kazanç, kar oranı; %5 ile %25 arasıdır. Satış fiyatı üzerine
ayrıca %5; sabit maliyet ile masraflar eklenebilir.
5. Gerçek ve tüzel, ticari ve sınai kişilikler, nerede üretim veya
ticaret, satış yapıyorsa, gelirlerinin vergisini, işyerinin
bulunduğu, o yer il, ilçe veya belde Belediyesine öderler. Vergi
açısından, şube, ana merkez ayrımı yoktur.
6. TC sınırları içinde, devlet, hazine adına; vergi, harç ve
cezaları, toplamaya yetkili, görevli kurum; Belediyelerdir.
Belediyeler, topladığı devlet gelirlerinin %30’ unu, Merkezi
Hükümete, Genel Bütçe Payı olarak gönderir.
7.Devlet, ulusal birliği, sosyal adaleti ve hukuksal eşitliği
sağlayıcı Ekonomik düzenlemeler yapar. Rekabetçi, yarışmacı bir
ortam oluşturup, tekelleşmeyi önleyerek, orta ve dar gelirli sınıfı
koruyup gözetir. Tasarrufların, Borsa aracılığıyla üretime
yönelmesini, sermayenin tabana yayılmasını sağlayıcı ve Halkın gelir
düzeyini yükseltici, para dolaşımını, iç tüketimi, ihracatı artırıcı
ve ithalatı azaltan politikalar üretip uygular.
8. Gerçek ve tüzel, üretici ve ticari kişilikler; tanıtım, reklam ve
sponsorluk amaçlı olarak, en çok, bir yıl önce ödediği, gelir veya
kurumlar vergisi kadar; bilimsel ve teknik araştırmaları, ulusal
tasarımı ve yerli üretimi geliştirici çalışmaları, eğitimi,
doğanın korunması, spor, film ve kültürel etkinlikleri
destekleyici, harcama yapabilir. Bu ve benzeri belgeli harcama, yılı
içinde gider olarak kabul edilir.
9. TC vatandaşlarının, verdikleri verginin, kendilerine; Yol, Su,
Eğitim, Elektrik, Sağlık, Güvenlik, Huzur ve Refah olarak
dönebilmesi için; Vatandaşların, görev ve ödev bilerek, vergilerine
sahip çıkmaları; Hükümet ve Belediyelerin, vergiyi nerelere ve nasıl
harcadığını, kamu hizmetlerinin yürütümünü gözetip denetleyerek;
savurganlık ve yolsuzlukları önlemeleri gerekir.
113-MADDE – İÇ VE DIŞ
TİCARETİN DÜZENLENMESİ:
1-Hükümet rekabete yarışmaya dayalı, kurallı, kontrollü, ulusal
üretim ekonomisinin, sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlayıcı ve
geliştirici; para, döviz, borsa, faiz, kredi, sermaye, mal ve hizmet
üretimi, tüketim piyasası ile vergilendirme konularında, gerekli
yasal tedbirleri alır. İthalat ve ihracatı düzenler.
Bakamlar Kurulu, Ekonomi Bakanlığı ve CMB ile ekonomik gelişmeyi
sağlayıcı, krizi önleyici, her türlü düzenlemeyi yapar. Ekonomin
genel yönetimi ile istikrarın ve güvenli bir ortamın sağlanmasından,
Hükümet; birinci derecede görevli, yetkili ve sorumludur. CMB,
Hükümete bağlı olarak Hükümet politikasına uygun hizmet yürütür.
2-Dış ticaret genel olarak serbesttir. Dış ticaret şirketleri, izne
ve sınırlamaya tabi olmadan, yasa, BKK ve Tebliğlere uygun şekilde
ve ilgili Meslek Birliği yönetiminde her türlü ticari malı;
ihracat, ithalat veya sınır ticareti yoluyla dış ülkelere ve komşu
devletlere satabilir yada yurda getirebilir.
3.Tç ticaret ulusal parayla yapılır. Dış ticaret ise ulusal para
yada karşılıklı ülke milli paralarıyla yürütür. Dış ticarette üçüncü
bir ülke parası kullanılamaz.
4-Yurt dışına satılan mallar için vergi iadesi veya teşvik pirimi
verilmez. Yurt dışından getirilen mallar için ise Bakanlıktan izin,
gümrük vergisi, fon veya bedel alınmaz.
5-B.kurulu; ulusal hakları korumak, ülke ekonomisinde istikrar ve
dengeyi sağlamak, ulusal üretimi desteklemek, yerli sanayi ve
geleneksel tarım sektörünü koruyup gözeterek; komşu ve diğer
ülkelerle, karşılıklı saygı, güven ve eşitliğe dayalı ticari
ilişkileri, ikili anlaşmalara göre ve onurlu şekilde yürütmek üzere;
1)
Bazı ülkelerle; mal alım
veya satım işlemi yapılmasını yasaklayabilir.
2)
Bazı malların, yurt dışına
çıkarılmasına veya bazı ülkelere satımına veya bazı cins ve
özellikteki malların, yurda girdirilmesine sınırlama getirebilir ya
da tamamen yasaklayabilir.
6.TC ülkesinde İç ve Dış ticaretle ilgili hukuki düzenleme yapmaya
ve her türlü kararı almaya; Bakanlar Kurulu, Ekonomi Bakanlığı ve
CMB yetkilidir. Dış Ticaret Meslek Odası, alınan kararları uygular
ve dış ticaret işlemlerini düzenler. BKK ile Bakanlık ve CMB
Tebliğlerine karşı, durdurulması ya da iptali için Yargıya
başvurulamaz.
7. Yurt dışına çıkan veya yurda giren kişilerin üzeri, eşyaları veya
uçak, gemi ve taşıt araçlarıyla taşınan ticari mallar, ihbar ve
ciddi şüphe olmadıkça aranamaz. Güvenlik güçleri ve kamu personeli,
kurala aykırı davranış ve suç işlenmesi durumunda ancak olaya
müdahale eder.
8. TC Devletinden mal almayan ülkelerden, TC gerçek ve tüzel
kişileri de mal alamaz. Ülkelerle yapılan ticarette, karşılık ilkesi
gereği, ihracat-ithalat dengesi, eşitlik, denklik ve uyum gözetilir.
9.Türk elinde üretilen bir mal ya da çıkarılan bir maden; hammadde
olarak yurt dışına satılamaz. İhraç için en az yarı mamul hale
getirilmesi zorunludur.
10. Türk elinde üretilen bir malın, aynısı veya eş değeri
yurtdışından ithal edilemez.
11.İç tüketime yeterli miktarda üretilen bir mal için yeni yatırım,
tesis ve üretim artış izni verilemez. Yeni yatırım izinleri;
yalnızca ithal edilen, Yurdumuzda üretilmeyen mallara ilişkin olarak
verilir.
114.MADDE-SOSYAL VE
EKONOMİK HAKLARIN SINIRI:
1.Devlet, sosyal ve ekonomik alanda, Anayasa ile belirlenen tüm
görevlerini; siyasi ve ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek,
yıllık Maliyet veya Talep Enflasyonunun %5’ler seviyesinde
tutulmasına ve kamuda tasarrufa önem vererek, gelişmiş ülkelerdeki
bilimsel uygulamalar ölçüsünde, yerine getirir.
2.Ekonomi Bakanlığı, gerektiğinde piyasaya müdahale edip, ücret ve
fiyatları dondurur. Türk Parasının değerini ve alım gücünü korur.
3.Alt yapı hizmeti veren kurum, kuruluş ile üretici ve hizmet
yürütenler; mal ve hizmetlerin tüketiciye satış fiyatlarını; Ocak ve
Temmuz aylarında olmak üzere, bir yılda en çok iki defa, belirleyip
değiştirebilir. Diğer zamanlarda fiyat ayarlaması ve zam yapılamaz.
4.Elektrik, su, doğal gaz, telefon gibi alt yapı ve tüketim hizmet
bedelleri, üçer aylık dönemler halinde fatura edilir ve bankaya
ödenir. Yeni yapılan binalara, kartlı, kontörlü sayaç takılır. Kart
sistemine geçilir.
5.Türkelinde Tarım, Sanayi ve Ticareti; meslek odalarının yönetimi,
özel sektörün örgütlenmesi ve Ekonomi Bakanlığının yönlendirmesiyle;
gerçek ve tüzel kişiler; TC yasalarına bağlı ve uygun, rekabete açık
olarak, Basın denetimli, ulusal tasarım, özgür, bireysel girişim ve
yerli üretim sistemi içinde yürütür. Devlet ve kamu, özel sektörün
yürütebileceği tarım, sanayi üretimi ve ticari faaliyette bulunamaz.
6.Devletin en temel görevi; kişi güvenliğinin sağlanması ile ülkenin
tam bağımsızlığının, bağlantısızlık, egemenlik ve adaletin korunup
savunulmasıdır. Adalet; bireylere eşit fırsat tanınması, suçluya,
suçuna uygun cezanın verilmesi, hukuka göre iş ve işlemlerin
yürütülerek, hukukun üstünlüğünün, güven, saygı, huzur ve umut
ortamının gerçekleştirilmesidir.
7.Türk Devlet Sisteminde; Emekle Sermaye, Üreticiyle Tüketici, eş
değer ve aynı derecede saygındır. Biri diğerinin karşıtı değil,
birleşik kaplar gibi bir bütünün tamamlayıcısıdır. Üretimi ihtiyaç
ve tüketici tercihi belirler. Devlet, Halkın çoğunluğunun, ekonomik
tüketim gücünü, yeterli düzeye çıkaramazsa, kriz doğar ve o ülke
borca batar. Tekelci, küresel emperyalizme Pazar olur. Yerli, ulusal
üretim durur. İşçi, iş yerini; kendi evi, malı,ekmek teknesi bilip,
sahiplenip, korumazsa. Asker, Polis, Yargıç ve Öğretmen; görevini;
yerinde, zamanında ve düşünsel olarak, vicdani sorumluluk bilinci
içinde, gereğince yaparak, aldığı maaşın hakkını vermez, nankörlük
ederse; Türk Halkı, açlık, yoksulluk, yolsuzluk, cehalet, hırsızlık,
kapkaç, mafya ve terör bataklığına sürüklenir.
115.MADDE- EKONOMİK
FAALİYETLER VE DEVLET:
1.Mal üretimi, iç ve dış ticaret, bankacılık, tarım ve hayvancılık
gibi devletin asli görev alanına girmeyen ve doğrudan devlet
tarafından verilmeyi gerektirecek bir kamu hizmeti niteliği de
taşımayan işler; eşit, kurallı, kontrollü, denetimli, ulusal
tasarım, yerli üretim ve özgür tüketim ekonomisi kurallarına tabi,
rekabete dayalı, kar amaçlı özel sektör kuruluşlarınca yürütülür.
2. İktisadi nitelikteki kuruluşlar, devlet memurlarınca; ekonominim
gereklerine ve kamu yararına uygun olarak yönetilemeyeceğinden;
borcu nedeniyle el konup kamulaştırılamaz, ortak olunamaz ve satın
alma suretiyle devletleştirilemez.
3. Devlete ait ekonomik nitelikte kuruluşlar varsa, Borsada
hisseleri tümüyle satılıp özelleştirilir veya kiraya verilir.
Devletin ekonomik faaliyetlerde bulunmasında kamu yararı yoktur.
Devlet; Bakanlık ve Belediyeler, TC vatandaşlarının, Türk özel
sektörünün yaptığı işleri, üstlenip yürütemez. Devlet, üretim ve
satış gibi ekonomik faaliyetlerde bulunamaz.
4. İçme suyu, sulama veya enerji üretimine yönelik baraj, bent,
sulama sistemi yapımı, deniz, su, güneş, rüzgar, termal vb.
enerjilerden elektrik üretim santrali ile dağıtımı, telefon, doğal
gaz, çöp ve atık, arıtma, demiryolu, metro, liman, deniz ulaşımı,
havaalanı, havayolu, otoyol, köprü, tünel gibi temel alt yapı
hizmetlerinin, yapım ve işletme görev ve yetkisi; Belediye ve
Bakanlıkça; bölgesel veya iş yeri, işletme düzeyinde, beşer yıllık
dönemler halinde ve 40 yıl süreli olarak, kamusal yetki sözleşmesi
ve KİYİB yöntemiyle Türk şirketlerine ihale suretiyle verilir.
5. Kamusal yetki ve kiralama sözleşmesiyle, devlet taşınmazının,
kullanım ve işletme hakkını alan özel şirketlerin; Halka verdiği
hizmeti; Belediye, Basın ve Meslek Odaları gözetip denetler.
6. Kamu kurumları, satın aldığı mal ve hizmetin ücretini, en geç bir
ay içinde öder.
7.Kamu kurum malları haciz edilemez.
8.Kamu kurumları her türlü vergi ve harçtan muaftır.
9. Belediye Başkanları, 5 yıllık dönem içinde, alınamayan ve miktarı
dört BAÜ’ye kadar olan kamu alacakları üzerindeki takibi kaldırır,
bu amme alacaklarını siler.
10.Kamu kurum binaları, okul, hastane ile cadde, sokak, tünel, içme
su ve yeraltı, tarımsal kuyu suyunun, pompa motorları, tren, metro,
atık arıtma tesisleri ve meydan, park gibi toplumun ortak malı,
kamusal alanlarda kullanılan; elektrik, su, doğal gaz gibi enerji
hizmetlerinin tüketim miktarını ölçmek için bu yerlere sayaç
takılmaz ve atık su, atık, çöp vb. ortak kamusal tüketim için
hiçbir ücret ödenmez, alınamaz.
116.MADDE- ÇALIŞMA
HAYATI, HAKLAR VE ÖDEVLER:
A-ÇALIŞMA HÜRRİYETİ:
1.Herkes, öğrenim gördüğü, iş, sanat, meslek edindiği, meslek oda ve
kuruluşuna üye olmak ve belediyeden izin alıp, kendi adına iş yeri
açarak yada bir iş yerine girerek, çalışma veya yetkili, mesul müdür
sorumluluğunda şirket kurarak, dilediği alanda faaliyet gösterme
hak ve hürriyetine sahiptir.
2. Devletin Ekonomiye İlişkin Görevi: Ulusal hedef ve toplumsal
çıkarları gözeterek, özel teşebbüslerin, dünyadaki bilimsel ve
teknolojik gelişmelere, ulusal ekonominin gereklerine ve sosyal
amaçlara uygun olarak, güvenlik, kararlılık, siyasi ve ekonomik
istikrar içinde çalışmalarını sağlayıcı, hukuka ve alt yapıya
ilişkin düzenlemeleri yapmak ve ön görülü şekilde yönlendirici
tedbirleri almaktır.
B- ÇALIŞMA HAKKI VE ÖDEVİ:
1.Çalışmak, tüm TC vatandaşları için bir hak ve ödevdir. Devlet,
Türk çalışma hayatının düzenlenmesi, işsizliğin önlenmesi, güven ve
umut ortamı, siyasi istikrar ve çalışma barışının sağlanması ile
çalışanların korunması için gerekli hukuki tedbirleri alır.
2. Devletin Görevi: Vatandaşların: başarılı ve mutlu olabilmesi için
yetenek ve becerisine uygun, yasal, meşru ve topluma yararlı bir iş,
sanat , meslek seçip, iklimine, kültürüne alışık olduğu, anavatan,
ana yurt bildiği, öz memleketinde çalışıp, akıl, bilgi ve emeğini,
planlı, verimli kullanarak, işini; zamanında, gereğince, vicdani
sorumluluk bilinci içinde, dürüst, cesur, ileri görüş ve fedakarca
yaparak, bir değer üreterek hemşerilerine hizmet etmesini
sağlamaktır.
3.Sosyal Devlet İlkesi gereği TC Hükümeti; tüm vatandaşlarına
ayrımsız; temel eğitim vermek, düzenli bir iş, sosyal güvence,
yeterli gelir ve sağlıklı, alt yapı hizmetli bir konut imkânı
sunmakla yükümlüdür. Halk, kendisi, milleti ve devleti, Hükümet ise
Halkın güvenlik ve huzuru ile iyi bir gelecek için çalışacaktır.
117.MADDE- ÇALIŞMA
ŞARTLARI VE DİNLENME HAKKI:
1.Kimse, 15-18 yaş arası; okul uygulama stajı ve iş, sanat, meslek
edindirme kursları hariç, 18 yaşından önce veya bedensel, zihinsel
gücü ve psikolojik durumuna uygun olmayan bir iş ve iş yerinde
çalıştırılamaz.
2.Fiziksel ve zihinsel engelliler grubuna giren kişilerin, sanat,
meslek edindirme eğitimi, işe alınmaları ve çalışma şartları,
kanunla düzenlenir.
3.Doğal afet, olağanüstü hal, sıkı yönetim ve savaş durumu hariç
insanlar, hiçbir şekilde, haftada 4 gün ve fazla mesai dahil bir
günde’de 8 saatten fazla çalıştırılamaz.
4. Dinlenmek, spor yapmak, bir hobiyle uğraşmak, kültürel
etkinliklere katılmak, boş zamanını; ailesiyle birlikte geçirerek
değerlendirmek, paylaşmak, çocukların eğitimiyle ilgilenmek,
çalışanların en doğal hakkıdır. Ücretli, hapta sonu, bayram ve
yıllık izin hakları ve şartları, kanunla düzenlenir.
5.En az lise düzeyinde eğitim, öğretim görmeyen, ilgili yüksek
öğretime veya ismek ‘eğitmeyenler ile Meslek odasına üye olmayanlar
ve sabıkalılar; kendi adına iş yeri açamaz ve bir iş yerinde mesleki
faaliyette bulunamaz.
ÇALIŞANLARIN VE
İŞVERENİN ÖRGÜTLENMESİ
118. MADDE-İŞVERENİN
ÖRGÜTLENMESİ:
1.Devlet; işçi, işveren ve memur ilişkilerinde çalışma barışının ve
ekonomik dengenin sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu hukuki
tedbirleri alır.
2.İşverenler; çalışanlar ve devletle olan ilişkilerini düzenlemek,
iş mevzuat ve çalışma şartlarını iyileştirmek, çalışma barışını
sağlamak, işyeri kar ve verimliliğini artırmak için bölge
merkezlerinde işkolu düzeyinde meslek odası ve yerleşim birimi
ölçeğinde ise tek vakıf veya dernek kurma hakkına sahiptir. Bölge
düzeyinde örgütlenen meslek oda ve kuruluşları, başkentte üst birlik
oluşturup kurarlar.
3. İşveren ile istisnai görevli ve seçilmiş memurlar, sözleşmeli
asker, subay ve polisler; sendika kuramaz ve sendikaya üye
olamazlar.
119.
MADDE-ÇALIŞANLARIN SENDİKA KURMA HAKKI:
A-SENDİKA KURULMASI:
1.İşçi ve Atanmış memurlar, çalışma şartlarını iyileştirmek,
ekonomik ve sosyal, hak ve çıkarlarını, koruyup geliştirebilmek için
işyeri düzeyinde işyeri sendikası ve bir yerleşim birimi ölçeğinde,
aynı konuda tek vakıf veya mesleki dernek kurmak, ayrıca bölge ve
başkentteki üst kuruluşlarına, katılma hakkına sahiptir.
2. En az on işçi çalıştıran özel işyerlerinde bir adet işyeri
sendikası kurulur.
3. Öğretmen, öğretim üyesi ve devlet memurları için il, ilçe ve
beldeler birer işyeridir.
4. İşyeri sendikaları, bölgelerde işkolu düzeyinde faaliyet gösteren
bir üst kuruluş Federasyon ile başkentteki ikili sistem sendika en
üst kuruluşu DESK veya GÜVENİŞ Konfederasyonlarından birine genel
kurul kararıyla katılır.
5. TC ülkesinde yalnızca iki adet, işçi ve memur çalışanlar
konfederasyonu kurulup faaliyet gösterebilir.
B- SENDİKA FAALİYETLERİ:
1. Bir işyerinde çalışan işçi veya memurların tamamı, o işyeri
sendikasının doğal ve zorunlu üyesidir.
2. Çalışanlar, iki ayrı sendikaya birden üye olamaz ve bir işyerinde
ikinci bir sendika kurulamaz. Çalışan, işten ayrılmadıkça veya adli
bir suç işlemesi ya da idari karar ve disiplin cezası nedeniyle
işten çıkarılmadıkça, sendikadan da çıkarılamaz. Bir işyerinde
çalışan işçilerin, o işyeri sendikasına üye olmaları veya üyelikten
çıkarılmaları söz konusu değildir.
3. İşyeri sendikası üyeleri; beş kişilik, işyeri Sendika Yönetim
Kurulunu, İşyeri Sendika Başkanları; Bölge Federasyon Yönetim
Kurulunu, Federasyon Başkanları ise başkentte bulunan ulusal
nitelikteki Genel Merkez, Konfederasyon Yönetim Kurulu üyelerini
seçerler.
4. Sendika ile üst kuruluşu olan Federasyon ve Konfederasyon
başkanları; aynı göreve ikinci bir beş yıllık dönem için tekrar aday
olamaz ve seçilemez. Sendika başkanı, işyerinde çalışmasını
sürdürür. Federasyon başkanı ile Konfederasyonun beş kişilik yönetim
kurulu üyeleri ise bu görevleri süresince işyerlerinden izinli
sayılır. Aylık ücretlerini; bölgeden ve genel merkezden alırlar.
Aylık ücretleri, hiçbir şekilde 4 BAÜ’ yü geçemez.
5. İdarece veya Yargı kararıyla sendikalar kapatılamaz ve
çalışmaları engellenemez. Sendika ve üst kuruluşlarının, kuruluş,
yönetim ve işleyişiyle ilgili hususlar, kanunla düzenlenir.
6. Sendikalar, uluslar arası yasal çalışma örgütleri ve diğer ülke
sendikalarıyla sosyal ve kültürel ilişkilerde bulunabilir.
7. Sendikalar, gelirlerini; TC bankalarında vadeli mevduat olarak
tutar ve amaçlarına uygun kullanır. Lokal, misafirhane, eğitim ve
dinlenme tesisi açamaz. Bina yaptıramaz, taşıt aracı alamaz ve
ticari faaliyette bulunamaz. Üyelerine yönelik mesleki ve sendikal
hizmet içi eğitim çalışmalarını, üniversitelerle iş birliği yaparak,
özel sektör kuruluş ve otellerinde yürütüp gerçekleştirir.
8. Sendikalar bir DKÖ dür. Sendika üyelik ödentileri, genel merkez
yönetim kurulunca yıllık olarak belirlenip alınır. İşyerleri yılın
ilk 3 ayı içinde 3 taksitte ücretlerden, sendika aidatını keserek,
sendikanın banka hesabına yatırır. Yıllık sendika üyelik ödenti
miktarı; bir BAÜ nün %2 si ile tamamı kadardır. Ayrıca toplu
sözleşmeyle aylık ücretlere yapılan artışların ilk aylık fark tutarı
sendikaya ödenir.
9. İşçi ve memur örgütleri, yurtdışında büro açamaz ve temsilci
gönderemez, görevlendiremez.
C-TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ
1. İşçi ve memurlar, işyeri düzeyinde kurulan sendikanın
temsilciliğinde, işverenle hukuken eşit ve karşılıklı görüşüp
ekonomik ve sosyal durumlarını, çalışma şartlarını düzenlemek
amacıyla ve genel hükümlere uygun olarak; giriş ve intibak derece
toplusu, aylık prim ve ücret ödeme cetveli ve tazminat cetveline
göre;5 yıllık bir dönem için toplu sözleşme yapma ve tazminat
gösterge puan derecesini belirleme hak ve yetkisine
sahiptir.
2. Grev ve lokavt; Türk hukuku ve çalışma hayatında yoktur ve
yasaktır. İşyeri, iş kolu, sektör, bölge veya ulusal düzeyde yada
genel nitelikte grev ve lokavt yapılamaz.
3. Aynı iş yerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi
yapılamaz ve uygulanamaz, Bir işyerinde çalışmaların tamamı için
yalnızca bir sendika, tek toplu sözleşme yapabilir. Toplu iş
sözleşmesine ilişkin hususlar, kanunla düzenlenir.
4. Toplu iş sözleşmesi , uyuşmazlık sonucu yapılamazsa sendika ,
çalışanlar veya iş veren; EİK ve Belediye Meclisine başvurma hakkına
sahiptir. Bu hakkın kullanılması ve yeni sözleşmenin doğrudan EİK’ce
yapılması veya Meclisçe belirlenme usul ve şartları ile kapsam ve
istisnaları kanunla düzenlenir. EİK ve Meclis kararına karşı,
yargıya başvurulamaz.
120. MADDE- ÜCRETTE
ADALET SAĞLANMASI:
1- Ücret bilinçli ve eylemli olarak üretim faaliyetine katılan insan
emeğinin karşılığıdır. Devlet, çalışanların; öğrenim durumu ve
sigortalı hizmet süresine göre , aylık ücret, maaş ve yaptıkları
işin önem ve zorluğuna uygun olarakta adaletli tazminat almaları ve
diğer sosyal hak ve hizmetlerden de yeterince yararlanmaları
hususunda gerekli hukuksal tedbirleri alır.
2- Beş yıllık genel bütçe dönemi yada her yıl için Ocak ayında,
ücret, maaş, emekli aylığı, emeklilik ve sağlık sigortası , Sosyal
Güvenlik pirim kesenekleri ile ceza gösterge planlarının,
hesaplanmasında kullanılacak asgari ücret kat sayısı; çalışanların
geçim şartları ile ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde
bulundurularak, yüksek ekonomik kurulun önerisi üzerine BKK ile
insanca yaşamayı sağlayarak miktar ve düzeyde belirlenir. Bakanlar
Kurulu kararına karşı yargıya itiraz edilemez.
3-BAÜ’yü her yıl veya 5 yıllık bütçe dönemi için Hükümet BKK ile
belirler. Bir BAÜ ile: 3 ile 7 Cumhuriyet altını parasal
tutarından (25 gr altından) daha az veya çok miktar ve oranda
kararlaştırılıp belirlenemez.
4- En yüksek, işveren, yönetici, işçi veya memur aylık ücreti,
maaşı; tazminatlar hariç BAÜ’nün 4 katını geçemez. Kamu veya Özel
sektörde çalışan bir işçi, yönetici veya memur grup ve sınıfına;
ücret ve tazminat ödenmesinde ayrıcalık tanınmaz. İşçilik ve
memurluk, bir meslek, gelir elde etmek, geçim sağlamaktan öte,
onursal bir halka hizmet şekli, yöntemidir. Fedakârlık, cesaret
,vicdani sorumluluk, dürüstlük ve ileri görüşlülük gerektirir. Çok
para kazanmak, zengin olmak, kuralsız, kendi aklına göre özgür
davranmak isteyenlerin, memurluk ve işçiliğe girmemesi gerekir.
Kanunda sayılanlar dışında ayrıca, ek, farklı veya fazla bir ödeme
yapılamaz. Fazla ve yasaya aykırı ödemeler , gider olarak kabul
edilemez.
121.MADDE-SOSYAL
GÜVENLİK HAKKI VE SGK:
1.Yıl itibari ile 18 yaşına giren TC vatandaşlarının bir hak ve
ödev bilerek, SGK ya başvurup; sosyal güvenlik ve sağlık sigortası
yaptırmaları ve bireysel emeklilik ile bireysel sağlık sigortası
primlerini her ay ödemesi zorunludur.
2.Sigortasız işçi ve memur çalıştırılamaz ve bir mesleki faaliyet
yürütülemez.
3.Türkelinde, SGK dan başka bir banka, sigorta kuruluşu, sandık ve
vakıflar, bireysel emeklilik ve yaşlılık sigortacılığı yapamaz.
Sosyal güvelik sigortacılığına ilişkin iş ve işlemleri yürütme, prim
toplama ve emeklilik aylığı ödeme; görev, ödev, yetki ve sorumluluğu
SGK ya aittir.
4.sigortalılar ile emekliler arasında, sağlık hizmeti verilmesinde
ayrıcalık ve farklı uygulama yapılamaz.
5.Emeklilik aylığı ve sağlık hizmeti; işçi, işveren, memur ve
serbest olarak çalışırken, SGK ya bireysel emeklilik ve sağlık
sigortası, primi yatırana verilir.
6.Bir TC vatandaşı kadın; bir erkekle evlenip aile kurunca, sosyal
devlet ilkesi gereği, nikah sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte,
doğrudan genel sağlık sigortası kapsamına alınır ve SGK sigortalısı
olur. Kadın; işçi, işveren, memur veya bir serbest mesleğe ilişkin
bir iş yapıp, çalışıyorsa yada ev kadını ve ailesinin durumu
iyiyse; Bireysel emeklilik ve sağlık sigortası primini her ay
kendisi yatırıp sosyal güvencesini sürdürür. Aylık sigorta
primlerini yatıracak maddi gücü bulunmuyorsa, bu durumda; evli yada
çocuklu, çalışmayan ev kadınlarının, bireysel emeklilik ve sağlık
sigortası prim borçlarını; verecekleri dilekçe üzerine doğrudan SGK
karşılar ve sosyal güvencelerini korumuş , sağlamış olur.
7.TC vatandaşları 18 yaşından önce SGK ya kayıt edilip, emeklilik
sigortası primi yatırılamaz ve alınamaz. 18 yaşından önce iş yeri
uygulama stajı yaptırılan öğrencilerle sanat, meslek öğretilen
çocuklar , reklamlarda rol alan ve filmlerde oynatılan çocuklar;
emekli sigortasına kaydedilemez. Ancak bu öğrenci, çırak ve
çocuklar için bireysel sağlık sigortası yaptırılması zorunludur.
8.Ücret ve Tazminat:
1-İşçi ve memurlar, öğrenim durumu ve sigorta primi yatırılan
çalışma yıl sayısına göre, intibakı yapılan dereceden, aylık ücret
alırlar
2-Sigortalılar, prim yatırılan her yıl için doğrudan bir derece
ilerlemesi yaparlar.
3-Tazminatlar, yapılan işin önem ve zorluğuna göre, çalışanlara
farklı ödenir. Her çalışan için ödenecek, tazminat çeşit ve gösterge
puanlarını; işveren ve sendika birlikte belirler.
4-İşçi ve memurlara tazminatlar; çalışıldıktan sonra, ertesi ayın
15’inde eylemli hizmet karşılığı ödenir. Tazminatlardan, %5 oranında
gelir vergisi kesintisi yapılır. Tazminatlardan SGK primi kesilmez.
5-İşçi ve memurlara aylık ücretleri; çalışmadan, her ayın birinde 30
tam gün üzerinden peşin ödenir. SGK sigorta primleride 30 tam gün
üzerinden hesaplanıp ayın birinde aylık ücretten kesilip , bir ay
içerisinde , SGK’nın banka hesabına yatırılır. SGK pirimi hiçbir
nedenle 30 günden az süreli hesaplanıp , kesilip yatırılamaz.
9.Emekli aylıkları, öğrenim durumu esas alınarak başlatılan ve
hizmet cetvelindeki, sigorta primi ödenen yıl sayısının, gösterge
puanlarına göre belirlenir.
10.SGK SİGORTA PRİM KESİNTİLERİ:
1-İşçi, işveren memur ve serbest meslek sigortalılarından; SGK ya
ilk başvurularında; bir BAÜ nün %40 ı oranında SGK ya; giriş işlem
ve kayıt payı ödentisi alınır. Devam eden aylarda ise öğrenim durumu
ve sigortalı hizmet süresine göre bireysel emeklilik ve zorunlu
sağlık sigortası primi öderler.
2-İşçi ve memurların brüt aylık ücretlerinden %35 oranında her ay
kesinti yapılır:
a) %10: Bireysel emeklilik sigortası primi. Öğrenim durumu ve
sigortalılık süresi esas alınarak belirlenir.
b) %10: İşveren SGK katkı payı; toplanan bu parayı , her sigortalı
hizmet yılı için bir maaş tutarında olmak üzere SGK; emekli olan
işçi ve memurlara , kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesi olarak
öder.
c) Bir BAÜ nün %10 u oranında: Tüm sigortalılardan eşit oranda,
bireysel sağlık sigortası primi, kamusal zorunluluk olarak alınır,
bu prim karşılı bireylere hem sigortalı, hemde emeklilikte sağlık
hizmeti verilir.
d) %5: gelir vergisi
11.EMEKLİLİK:
1-İşçi, işveren, memur ve serbest sigortalılar, yükümlülük ve hak
açısından eşit ve eşdeğerdirler. Hepsi aynı yasa hükümlerine göre
eşit prim öder. Sağlık ve emeklilik, hizmet ve haklarından eşit
yararlanır.
2-Sigortalıların SGK ya intibakı, öğrenim durumlarına göre
yapılır.
3- SGK; bireysel emeklilik sigortasına kaydolabilmek için yıl olarak
18 yaşına girmek şarttır.
4- En çok
sigortalı çalışma süresi 30 yıl ve çalışma yaşı ise 55’tir.
5- 25
yıllık sigortalı hizmete, aylık bağlanma oranı; %55’tir. Fazla her
sigortalı hizmet yılı için bu oran; (1) puan artırılır. Eksik her
yıl için(1)puan azaltılır. Buna göre 20 yıllık sigortalı hizmeti
olanlara aylık bağlanma oranı % 50,30 yılda ise% 60’tır. 30 yılda
fazla çalışmalar dikkate alınmaz.
6-Emekli
olabilmek için; en az 25 yıl sigortalı hizmet, bu sürede 280 ay
sigorta primi ödemek ve yaş olarakta 50’sine ulaşmak gerekir. İdari
ve sağlık nedeniyle erken emeklilik içinde, en az; 20 yıl sigortalı
hizmet, bu sürede en az 220 ay prim ödemek ve 45 yaşına girmek
gerekir. Bu kişiler isterse ve boşluk varsa; 18 yaşında dan
itibaren, borçlanma baş vuru tarihi primini üzerinden;borçlanma
yapabilir.Memur ve işçiler ,borçlanma yaparken, alınacak ek prim;
emeklilikte verilecek kıdem tazminatı ve emeklilik ikramiyesi
tutarından düşülerek hesaplanır.
122-MADDE-KAMUKURUMU
NİTELİGİNDEKİ MESLEK ODA, KURUL VE KURULUŞLAR İLE BUNLARIN ÜST
BİRLİKLERİ:
1.Belli
bir mesleğe mensup olanların faaliyetlerine izin vermek
.Mesleği,kamu yararına uygun olarak iyileştirip geliştirmek.Ulusal
ve bireysel hak ve çıkarlarını korumak. Meslek
mensuplarının,birbiriyle,Halk ve Devletle olan ilişkilerinde,ileri
bir görüşle sorunlara çözüm aramak,dürüstlük,işbirliği eşgüdüm
,eşitlik,dayanışma,güven ve saygıyı sağlamak. Üyelerin mesleki
faaliyetlerini, yasaya uygunluk açısından gözetip denetlemek ve
disiplin işlemi uygulamak üzere; iş kolu düzeyinde ve bölge
merkezlerinde, meslek oda ve kuruluşları,kurmak.
2. Beş
yıllık bir dönem için gizli oyla, 5 kişilik bölge yönetim
kurulları seçilir. Bölge meslek odaları ve bölgesel kuruluşların
yönetim kurulları bir araya gelerek, başkentteki üst kuruluşları
olan, Konfederasyon ve Meslek Birliğinin üst yönetim kurullarını
seçip oluşturur. Bu beş kişilik üst yönetim kurulu 5 yıllık bir
dönem için seçilir. Aynı kişi, ikinci defa , bölge , merkez veya
birlik başkanı olamaz.Meslek oda ve kuruluşları,on üyesi bulunulan
il,ilçe ve beldelerde şube açabilir. Ayrıca üyeler ,mesleki amaçlı
dernek ,vakıf kurabilirler.
3.MESLEK
ODALARI:
1)Meslek
oda ve birliklerinin çalışmalarını; üyeleri, Halk , DKÖ ve Basın;7
gün 24 saat gözetip denetler.
2)İdari
suç işleyen meslek mensuplarına, meslek oda ve kuruluş disiplin
kuralları ceza verir. Adli suç işleyen meslek mensupları ise genel
hükümlere göre, Adliyede yargılanır.
3)Meslek
oda ve meslek kuruluşları yönetimi, özerktir. Bakanlık ve
belediyeler, doğrudan karışamaz. Yargı organı; kısa ve uzun süreli
olarak faaliyetlerini durduramaz ve meslek örgütlerini kapatamaz.
Meslek kuruluşu tüzel kişilik olduğundan suç işleyemez. Yargı
yalnızca, suç işleyen üye hakkında ceza kovuşturması yapar.
4) Her
ocak ayı başında, üyelerinin ürettiği mal ile verdiği, yürüttüğü
hizmetin; satış ve tüketim bedeli üst sınırını belirleyip açıklar.
Üyeler tüketiciden bu fiyatların altında bir ücret isteyebilir.
Belirlenen fiyatlara kaşı Meclislere ve Bakanlığa itiraz edilir.
İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Yargıya başvurulamaz.
5)İşyeri
açacak, bir iş, sanat ve mesleği yürütecek, ihalelere katılıp, yapım
işi ve ve hizmet verilmesini üstlenecek yüklenicilere; yetki,
yeterlilik ve görev belgelerini, Meslek odaları verir. Fakülte
mezunlarına: A sınıfı, MYO mezunlarına: B sınıfı, Lise mezunlarına:
C ve iş, sanat, meslek edindirme kurslarına katılıp Meslek
sertifikası, alanlara: K gurubu düzeyinde, yüklenici , iş yapım,
mesleki yeterlilik ve yetki belgesi verilir,
6)
Serbest veya özel sektörde çalışanlar ile devlet memurlarının,
Meslek odalarına üye olmaları zorunludur. İşçi ve memurlar, hiçbir
yerden izin almaksızın, siyasi parti, dernek ve vakıflara üye olup,
faaliyetlere katılabilir Meslek odası ve işçi memur sendika
üyeliği; o kurum, kuruluş yada işyerinde, kişinin işe başlamasıyla
birlikte zorunlu olarak ve kendiliğinden başlar.
4.Kurul ve Komisyonlar:
1)İdari Kurumlar; her ekonomik sektör ile idari, sosyal ve toplumsal
konularda, kamusal görev yürütmek üzere, ulusal düzeyde Başkentte ve
bölge, il, ilçe ve beldelerde, İdari Kurullar oluşturulur. Kurul
başlarını; Hükümet, ilgili bakanlık görevlendirir. Diğer üyeler ise
yasada açıklandığı şekilde seçilip belirlenir.
2)Meslek odaları ile idari, teknik ve ekonomik kurullar, öneri ve
tavsiye niteliğinde karar alırlar. Aldıkları, kararlar; Hükümeti,
Bakanlık ve Belediye ile diğer kamu kurumlarını bağlamaz. Kurul
kararının, kamu kurumlarınca uygulanmasından doğan tüm Sorumluluk,
uygulayıcı kuruma aittir.
3) Kamu hizmeti veren idari kurullar, Meslek odası, siyasi parti,
Sendika, kooperatif, Dernek ve Vakıflar ile özel şirket Yönetim
Kuralları;5 üyeden oluşur. Komisyonlar ise 3 veya 5 üyelidir.
DKÖ’ler ayrıca yönetim kurulu dışında, komisyon, disiplin kurulu,
kol ve çalışma gurubu kurabilir.
4)Yönetim Kurulu Üyelerinin, unvan ve görevleri;
a)Başkan: kuruluş tüzel kişiliğini temsil eder.
b)Başkan Vekili: Sözcü, Divan başkanı.
c)İdari Sekreter: Yazman, Raportör.
d)Mali Sekreter: Sayman, Muhasip, harcama yapan.
e)Denetçi: üyeler adına, tüzel kişiliğin; faaliyet, harcama ve
kararlarını, 7 gün 24 saat gözetip denetler.
5) Beş yıllık dönem içinde, kurul üyelerinden istifa, ölüm gibi
nedenlerle boşalmada, yeni üyeyi adaylar arasından kurul üyeleri
seçer. Yeni seçilen üye, eski üyenin kalan süresini tamamlar.
6) Yönetim Kurulu Üyeleri; 5 yılda bir yapılan Genel Kurul
toplantısı ya da Genel Kurultayda seçilir. Üyeler, her görev için
kendileri dilekçe vererek ayrı aday olur. Oylamalar gizli ve yazılı
şekilde yapılır. Adaylar, 10 ile 20 dakika arası tanıtım konuşması
yaparlar. Üyelik ödenti borcu bulunanlar; toplantıya katılamaz,
seçimde aday olamaz, konuşma yapamaz ve oy kullanamazlar.
7) Yönetim Kurulu Toplantıları: Toplantılar, Kurul odasında önceden
bildirilen gün ve saatte yapılır. Gündemi görüşür. Üyeler, 10-20
dakika arası gündeme ilişkin konuşup görüşünü açıklar. Oylamalar,
gizli ve yazılı şekilde yapılır. Toplantı, katılan üyelerle yapılır.
Kararlar, katılan üyelerin kullandığı geçerli oy çokluğu ile
alınır. Oylar, Evet ve Hayır olmak üzere iki çeşittir.
8) Kurulların yazışmalarını; bakanlık, belediye ve ilgili kurum ve
kuruluş yürütür. Kurullar; bina kiralayamaz, personel çalıştıramaz
ve araç alamaz. Kurulların, tüzel kişiliği, bütçesi ve personel
kadrosu yoktur.
5. DKÖ, Meslek Oda, Aidat, Üye Ödenek ve Gelirleri:
1) Meslek Oda, Sendika, Dernek gibi DKÖ’ ler, üyelerinden yıllık
üyelik aidatı alırlar. Giriş kayıt ücreti ile yıllık üyelik
ödentisi; bir BAÜ’ nün % ikisi ile tamamı kadardır. İstenecek
miktarı, Yönetim Kurulu belirler. DKÖ üyeleri, ödentilerini, yıllık
olarak ve yılın ilk üç ayı içinde, DKÖ’ nün banka hesabına kendileri
yatırır.
2) Üyeler, her yıl için en çok on BAÜ bağış yapabilir. Bağışlar
bireysel, gönüllü ve insanidir. Üyeler bağış yapmaya zorlanamaz.
DKÖ’lerin; üyelik giriş, yıllık ödenti ve bağış gelirlerinden vergi
alınmaz.
3) Kurul üyelerine aylık maaş verilmez. İl, ilçe ve beldelerdeki
kurul üyelerine; toplantı ve ulaşım ödeneği olarak ayda en çok bir
BAÜ ücret ödenebilir. Bölgesel düzeyde görev yürüten federasyon, oda
ve kurul üyelerine; ayda en çok 2 BAÜ, Başkentteki Kamusal Kurul
üyeleri ile konfederasyon, oda, birlik gibi üst kurul üyelerine en
çok 3 BAÜ, anonim şirket yönetimin kurulu üyelerine ise en çok 4
BAÜ ücret ödenebilir.
6. Meslek Oda, Birlik, Sendika, Kooperatif, Dernek ve Vakıflar ile
siyasi partiler aynı idari, mali ve hukuki mevzuata tabidir. Meslek
Oda, kurul ve DKÖ’ lerin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve
çalışma esasları, kanunla düzenlenir.
7. Bir Meslek ve Sanatı Yapabilme Şartları:
1) Bir mesleği, işi, kamu, özel sektör ya da kendi adına
yapabilmek için ilgili meslek oda veya kuruluşuna üyelik ile adli
yönden sabıkasız olmak zorunludur.
2) En az meslek lisesi veya lise mezunu olup İSMEK’ e katılarak
ustalık belgesi alan ya da önlisans ve lisans düzeyinde mesleki
yüksek öğrenim görenler; Belediyeden işyeri açma izni alarak mesleki
faaliyette bulunabilir.
3) Lise veya üniversite düzeyinde mesleki eğitim görmeyen ya da
İSMEK belgesi olmayan işyeri açıp bir meslek ve işi yürütemez.
Yasanın öngördüğü şartları taşımayan küçük işyeri sahipleri ile
limited ve anonim şirketler; işkolu ve faaliyetle ilgili dalda
yüksek öğrenim görmüş, bir sorumlu, yetkili müdürle sözleşme yapmak
zorundadır.
İÇ VE DIŞ GÜVENLİK
123. MADDE-
YURTSEVERLİK VE TOPLUMSAL HİZMET ÖDEVİ:
1. Toplumsal Hizmet; 18-30 yaş arası, sağlıklı her T.C. vatandaşı
için bir ulusal hak ve yurttaşlık ödevidir. Bu sosyal ve kamusal
hizmetin, TSK veya diğer T.C. kamu kurumlarında ne şekilde yerine
getirileceği veya getirilmiş sayılacağı bu Anayasa ve kanunla
düzenlenir.
2. Vatandaşlık, Yurtseverlik Bilinci; Öğretmenler, Öğrencilerin
gönlünde; Vatan sevgisi, idealistlik, ulusalcılık, bağımsızlık,
özgürlük, demokrasi, yerli malı kullanımı, tutumluluk, tarih ve
vatandaşlık bilince ile Ailesine , cumhuriyete, laiklik ve ulusal
haklara sahiplik sağlar. Cesaret, dürüstlük, vicdani sorumluluk ve
fedakarlık duygularını uyandırır. Asker ve polisler; Türk
Cumhuriyetinin varlığı ve bağımsızlığı, yurdun bütünlüğü, ulusun
özgürlüğü, Türk halkının can, namus ve mal güvenliğini, Türke
düşmanlık edenlere karşı korur. Yargıçlar; T.C. yasalarını,
zamanında, yerinde, gereğince dürüst ve cesurca uygulayarak, TC
Kanunlarını çiğneyenleri cezalandırıp, adalet ve barışı sağlar.
Yasal, meşru ve topluma yararlı her meslek ve kuralına uygun olarak
yapılan her iş; kutlu bir vatan hizmetidir.
3. Devletin varlığını koruyup bütünlüğünü sürdürebilmesi; halk
çoğunluğunun devlete güvenip yaptıklarını benimseyip, saygı duyup
sahiplenmesine, dilini, inancını ve kültürü ile birlik ve
beraberliğini koruyup adalet, refah ve demokrasiyi sağlamasına
bağlıdır. Ayrıca, devletin üniter vasfının devamı için ana, temel
sektörler ile önemli mesleklerin; devletin kurucu, asli öğesi
çoğunluk halkın elinde olması gerekir. Eğer, ekonomi ve ülke
yönetimi, asker ve polis ile yargının biçimlendirilip
yönlendirilmesi; yabancılara, azınlıklara ve diğer etnik ve dini
gruplara bırakılırsa ülkede; sivil itaatsizlik, fitne, kaos, mafya,
terör olur, iç savaş çıkar; devlet gücünü kaybedip geriler, bağımlı
ve borçlu hale getirilip, çözülür ve ülke; Selçuklu, Osmanlı gibi
parçalanır, devlet yıkılıp tarih olur. Osmanlının, birinci dünya
savaşında yok oluş nedenlerini görmeliyiz! Afganistan, Gürcistan,
Irak, Libya, Pakistan, Somali, Sudan ve Yugoslavya’ nın başına gelen
felaketleri yaşamamak için bilinçli davranmamız
gerekir!
4. TSK, Türk halkına ve Türk Devletine hizmet etmek için
kurulmuştur, vardır. Hükümete karşı, yabancı emperyalist devletlerin
yönlendirmesiyle askeri darbe yapmak, Türk gençlerine, çağdaş,
mantıklı ve yararlı bir TAE yerine, söverek, döverek, hakaret ve
eziyet ederek; Türk ordusu ve Türk Devletinden soğutmak, güven,
sevgi ve saygısını zedelemek, devlete yük olmak, batının geri
teknoloji döküntü silahlarını alıp soyguna, zulme, komploya ortak
olmak. Dışa bağımlılığı artırmak. Terörle mücadele ediyor görünüp
Türk gençlerini boş yere öldürterek; Türk devletini güçsüz, Türk
halkını mutsuz etmek. Ordu evlerinde içki içip zaman öldürmek.
Rüşvetçi, işkenceci, alkolik, emperyalizm işbirlikçisi, silik
personeli görevde tutarken; inançlı, dindar, tesettürlü kişileri
ordudan atmak asla değildir, olamaz. Askerin görevi; Devletin tam
bağımsızlığını, bağlantısızlığını, terörle gerçekten mücadele
ederek, halkın güvenlik ve özgürlüğünü sağlamak, yönetimin
yanlışlarına cesurca karşı çıkarak TC Devletini sahiplenmektir. TSK;
TAE için zorla askere alınan Türk gençlerine; insanca, vicdani
duygularla davranıp, çok iyi planlamış bir TAE ile birlikte;
özgüven, özsaygı, vatandaşlık ve yurtseverlik bilinci kazandırmalı.
TAE gören gençler geleceğe; başı dik, cesaret, huzur ve ümitle
bakabilmelidir. Şerefli bir subay, aldığı maaşın, oturduğu
lojmanın, vicdani sorumluluğunu taşıyarak kendi silahını tasarlar,
Türk malı olarak ürettirir, el şeyiyle, askere eğitim yaptırtmaz ve
savaşa göndermeye kalkmaz. Bir Türk subayı asla başına çuval
geçirtmez. Ulusuyla, devletiyle alay ettirmez! Şerefi ve ulusuna
hizmet için yaşar. Türke düşmanlık edenle 7 gün 24 saat zihinsel ve
eylemli olarak savaşır. Ya zafere ulaşır ya da cesurca, onuruyla
GAZİ veya ŞEHİT olur. Askerlik; inanç, idealistlik, yurtseverlik,
erdemli, bilinçli, cesur, ilkeli, fedakar davranış ve vicdani
sorumluluk gerektiren kutlu bir görevdir. İnançlı, ulusalcı,
cesur, dürüst ve ileri görüşlü olmayan subaylar ancak orduya, ulusa
ve devlete zarar verir, felakete ve yıkılmasına neden olur. Savaşı
kazanan silah değil, akıl, cesaret , moral ve ulusal bilinçtir.
İnsanı büyük yapan ahlaki ve ulusal değerlere sahipliktir.
5- TAE’ nin Önemi ve Nedenleri:
1) Gençlere, ailesinin yardımı ve desteği olmadan günlük yaşamını;
ilke, kural ve plana göre düzenleme ve erdemli, tutarlı, kararlı ve
topluma yararlı bir kişilikle sürdürme beceresi, özgüven ve özsaygı
kazandırmak.
2) İlkyardım konusunda eğitmek. Temel koruyucu, önleyici sağlık
bilgilerini vermek.
3) Kendi aklı ve becerisiyle yapabileceği görevler vererek; başarıyı
yakalayarak kendiyle ve yaşamla barışık olmalarını sağlamak. TAE
gören askerlere; garsonluk, hizmetçilik ve emir erlik yaptırılamaz.
4) Birlikte yaşama, paylaşma, sabır, anlayış, inançlara, kültür
farklılığı ve kimliğe saygı, dayanışma ve işbirliği gibi toplumsal
değerleri kazandırmak.
5) Temel spor bilgilerini vererek sporu sevdirmek ve düzenli spor
yapma alışkanlığı kazandırmak. Askerler arası spor karşılaşmaları,
yarışma düzenlemek.
6) Vatan sevgisi, yurt savunması, devlete bağlılık, emperyalizmin
amacını ve çıkardığı savaşları; yitirilen can, akan kan ve yok olan
emekleri, özgürlük, tam bağımsızlık, bağlantısızlık, dürüstlük,
fedakarlık, vicdani sorumluluk, cesaret, ileri görüşlülük,
çalışkanlık, ideal, kahramanlık, şeref, gazilik, şehitlik gibi
ulusal ve manevi erdemlerin önemini anlatmak.
7) Bir dünya gerçeği savaşlardan, büyük ve etkili olanlarla ilgili
belgeseller göstererek genel bilgiler vermek. Gençlere ‘Biz birlikte
ve güçlüysek, barışı koruruz’ mesajını iletmek. Nöbetçi subaylarla
askerler; aynı koğuşta kalır ve aynı karavanadan , aynı masada
birlikte yemek yerler.
8) Açık arazide, çadırda konaklamak, gece eğitimi yapmak. Haftada
iki gün, silah atışı eğitimi yaptırmak. Türk askeri , komutanına
güvenir, inanır, sever, saygı duyarsa onun emrinde savaşıp şehit
olmayı onur, görev bilir. Bundan dolayı komutanlar değiştirilemez.
9) Silahlarla ilgili teknik bilgiler vermek, silah kullanmasını
öğretmek. Zorunlu TAE gören er ve erbaşlara terör örgütleriyle
mücadelede görev verilemez. Terörist takip ve arazi aramasına
gönderilemez. Terörist, eşkıya, kaçakçı, çete, mafyayla mücadeleyi;
subaylar ile sözleşmeli askerlerden oluşturulan, özel eğitimli,
örgütlü suçlarla mücadele, profesyonel timleri yürütür. Terörle
mücadelede, kara birlikleriyle birlikte, uçak ve helikopterlerinde
kullanılması zorunludur. Helikopter korumasız, asker ve araç konvoyu
gönderilemez, sevkiyat yapılamaz.
124.MADDE – TEMEL
ASKERLİK EĞİTİMİ:
1. Görev ve Eğitim Yeri: Subaylar ile Sözleşmeli Askerler nüfusuna
kayıtlı oldukları bölgenin ordu komutanlığında, askerlik görevini
yürütür. Başka bir bölgeye atanamaz. Er ve Erbaşlar, TAE’ yi;
nüfusuna kayıtlı oldukları bölge ordu eğitim birliklerinde görüp
yapar.
2. TSK’ nın Mehmetçik Kadrosu; Askerler üç sınıftır:
a- Zorunlu TAE gören Erbaş ve Er: 70 bin kadro
b- Profesyonel sözleşmeli asker: 30 bin kadro. En az lise mezunu
olmaları zorunludur.
c- Subay: 33 bin kadro:
1) Komuta, Eğitim,
Yönetim Subayı: 5 bin kadro. Harp okulu.
2) Teknik Subay: 10
bin kadro. Fakülte mezunu.
3) Sağlık Subayı: 3
bin kadro. Fakülte ve MYO.
4) Meslek Subayı:
15 bin kadro. MYO.
5) Askeri
Yüksekokul Öğrencileri: 9285 öğrenci kadrosu.
3. Askerlik Şekil ve Süreleri:
1) Bedensel, zihinsel, fiziksel ve psikolojik yönden sağlıklı,
durumu askerliğe uygun TC vatandaşları, 18-30 yaş arası; bir kutlu
vatandaşlık ödevi, yurttaşlık görevi ve kamu hizmeti olan askerliği
yapmakla yükümlüdür. Ancak, boy-kilo orantısı bulunmayan, bazı
kalıcı hastalıklara yakalanan , bedensel, zihinsel ve psikolojik
rahatsızlığı olan veya riskli ameliyat geçirenler; bu durumlarını
uzman tabip raporuyla belgelemeleri üzerine, askerlikten muaf
tutulur.
2) Askerlik görevini ne şekilde yapacağına, özgür iradeleriyle
vatandaşlar kendileri karar verir. TAE’ ye ilişkin hususlar kanunla
düzenlenir.
3) Yurt dışındaki Vatandaşların Askerliği:
a- Yurt dışında en az beş yıldır yaşayan, çalışan TC vatandaşları;
dilerse BKK ile belirlenen oranda, ulusal güvenliğe katkı payı
olarak yurt dışı bedel ödeyip askerlik hizmetini yapmış sayılır.
b- Çifte vatandaşlık hakkına sahip bulunanların, askerlik
yükümlülüğü yoktur. Amaç, işlerinin aksamaması, yurtdışında Türk
ulusunu temsil edip, ülkemiz adına lobi çalışması yürütmeleri. Bu
durumlarını belgelemeleri halinde askerlik hizmetinden muaf
sayılırlar.
4) Yurtiçi Askerlik Tür ve Şekilleri: TC vatandaşları, bu
yöntemlerden birini seçerek askerlik hizmetini eylemsiz yapmış
sayılır.
a- Yurtiçi ulusal güvenlik katkı payı ödeyenler. Amaç, bir meslek,
sanat ve işi yürütenlerin işlerinin aksamaması, ekonomik düzenin
korunması.
b- Lisansüstü eğitim görüp, mastır, bilim doktorası veya TUS’ u
tamamlayanlar. Yaşlarının ilerlemesi ve mesleklerini yaparak,
ülkelerine daha yararlı olacaklarından.
c- Yılda on gün eğitim görüp, beş yıl süreyle bölgelerinde meydana
gelecek, deprem, sel, su taşkını, yer kayması, çığ, yangın gibi
afetlerde görev alıp; arama kurtarma, söndürme ve ilk yardım
ekibinde hizmet yürütenler.
d- Devlet Çocuk Yuvası, Yetiştirme Yurdu, Huzurevi, Hastane ile bir
devlet okulunda; bir yıl içinde; ücret almadan, en az; 9 günde 3
saat, haftada 3 gün, ayda 12 gün ve toplam olarak: 150 gün veya
500 saat gönüllü sosyal çalışma yapan, kamusal hizmet yürütenler.
e- Anası, babası, kardeşi, veya eşi , Türk ulusu ve vatanı için
şehit düşen TC vatandaşları.
5) Eylemli Temel Askerlik Eğitimi: Bedensel ve psikolojik durumu
askerliğe uygun, sağlıklı Türk vatandaşlarının; topluma vefa borcu,
vicdani sorumluluk, kutlu bir kamusal hizmet bilip, yerine
getirmekten onur duyacağı, eylemli yurttaşlık hizmeti TAE süreleri;
objektif ölçü, eğitim düzeyine göre belirlenir. TC vatandaşlarının;
askerlik tür ve şekillerinin birini tercih etme, seçme hakkı
serbestisi var ise de, askere gitmeye red hakkı yoktur. 30 yaşına
kadar askerliğe başvurmayan TC vatandaşları hakkında, C.savcıları
yargıda dava açar ve vatandaşlık görevini yerine getirmeyen bu
kişilere mahkemece, 6 ay süreli hapis cezası verilir.
6) Eylemli TAE, Süre ve Dönemleri: Askerlik çağına giren
vatandaşların, TAE için çağrı ve duyuruları; TV’ den, işlemleri ise
internet üzerinden yapılır, yürütülür.
a) Üniversite mezunları: 1 ay: 1-27 Ağustos dönemi. TAE’ yi çavuş
rütbesiyle yaparlar.
b) Lise Mezunları: 2 ay: 2 Eylül- 27 Ekim dönemi. TAE’ yi, onbaşı
rütbesiyle yaparlar.
c) Lise Mezunu Olmayanlar: 3 ay: 3 Nisan- 27 Haziran dönemi.
4. TAE gören, yapan TC vatandaşları, 18-30 yaş arası, Hazır ve yedek
askerdir. Savaş halinde, seferberlik kararıyla yeniden askere
çağrılır. Ancak TAE görenler; barış döneminde, eğitim vs. nedenlerle
kısa dönem içinde olsa ikinci kez askere çağrılamaz, ek eğitim
verilemez, silahaltına yeniden alınamaz. Ayrıca vatandaşlardan, TAE
gördükten sonra; askeriyeye adres değişikliklerini bildirmesi, her
yıl yoklama ve erteleme yaptırması, aracını belgelemesi istenip
vatandaşa eziyet edilemez.
5. Bölge Ordu Merkezlerinde, TAE ile ilgili işlemleri yürüten birer
Askerlik Bürosu kurulur. Vatandaşlarla ilgili nüfus bilgilerini,
belediye nüfus idaresinden alır. Diğer il, ilçe ve beldelerde,
askerlik şubesi açılamaz. Vatandaşlar askerlik iş ve işlemlerini;
internet, faks ve kargo aracılığıyla bu askerlik bürolarından
yürütür. TSK, sivil halktan avcı birlikleri oluşturamaz. Sivil
savunma çalışma, eğitim ve tatbikatı yaptıramaz. TSK, tüm çalışma,
eğitim ve askeri etkinliklerini, profesyonel subay ve sözleşmeli
askerlerle yapar, yürütür.
6. Askerlik Bedeli:
1) BM, Dünya barışını sağlarsa, zorunlu askerlik ve ordu sistemi,
tümüyle kaldırılır. Birey ve ülke güvenliği polislerce sağlanır.
2) Hükümet , Durum ve Şartlara Göre ve BKK İle:
a- TAE sürelerini; yarı oranında azaltabileceği gibi iki katına
kadarda artırabilir.
b- Yurtiçi ve yurtdışı, ulusal güvenlik katkı payı, askerlik bedeli
parasal miktarını; bir BAÜ ‘ nün ; 5 ile 20 katı arası olmak üzere ,
belirler. Askerlik bedeli karşılığı alınan para, TSK’ ca TAE yapan
askerlere harcanır.
7- Ulusal Seferberlik Ve Kurtuluş Savaşı:
1) Aklı, gönlü, dili ve kültürüyle kendini Türk gören ya özgür yaşar
ya da onuruyla zafere ulaşıncaya veya şehit oluncaya kadar vatanı
işgale, halkını köle, cariye yapıp sömürmeye kalkan düşmanla cesurca
savaşır. TSK, yanlış, hatalı plan, kötü komuta ya da ihanet
nedeniyle düşmana karşı koyamaz ve düşman kutlu yurda girerse; “
Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır ve bu satıh bütün
vatanındır” prensibi gereği, hükümet ve meclisin düşmana teslim
kararını; yurtsever, ulusalcı askerler asla kabul etmez ve düşmana
ordu silahlarını vermez! Yurdun işgali, ordunun terhisi ve
silahların düşmana teslimi gibi bir anlaşmayı kabul etmek;
şerefsizlik, hainlik ve aşağılık suçtur! TSK’ nın vicdani sorumluluk
sahibi, özgürlükçü, onurlu subayları; Türk ordusuna ait silahları TC
yanlısı yurtsever halka dağıtır. Türk halkı, ana ve namus bildiği,
kutlu vatanını işgale, Türk Devletini parçalayıp yıkmaya kalkan,
Türk düşmanı ve yerli işbirlikçileriyle; şehir, kasaba hatta sokak,
ev mücadele edip direnir , düşmana; Türkün cesaret ve
yurtseverliğini gösterip, ataları gibi yeniden destan, tarih yazar
ve bu toprakları saldırganlara mezar eder.
2) TUCUM, TC Hükümeti, Belediye, Yargı, TSK veya polis; hiçbir
gerekçeyle Türk halkının ruhsatlı silahlarını toplatamaz.
3) Ulus Egemenliğinin, Resmi Dil ve Ulusal Kültürün, Tam
Bağımsızlık, Bağlantısızlık ile Laik Türk Cumhuriyetinin; Özü,
Erdemi, Felsefesi Özgürlüktür. Türk halkı adına TSK; Özgürlüğün,
ulusal hakların ve bu anayasanın; ilkeli ve ileri görüşlü koruyucu,
takipçi ve uygulanmasının sağlayıcısıdır.
4) Türk halkının birliğini, Türk Cumhuriyetinin varlığını, Türk
Devletinin devamını, Türk yurdunun bütünlüğünü koruyabilmek için;
Devlet memurlarının, ahlaki, manevi ve ulusal değerleri benimsenmiş,
yurtsever, ilkeli, idealist, birikimli, inançlı, vicdani sorumluluk
sahibi, cesur, dürüst, ileri görüşlü, yağcılık ve yalakalıktan uzak,
Türk üst kimliğini sahiplenmiş, ‘ Ne Mutlu Türküm’ diyebilme
Bilincindeki Ulusalcı Türk Vatandaşlarından seçilmesi gerekir.
125-MADDE-PROFESYONEL
SÖZLEŞMELİ ASKER:
1) Zorunlu, eylemli TAE gören, gönüllü, sabıkasız TC vatandaşları
içinden, isteğe bağlı olarak, sözleşmeli şekil de ve bölge ordu
komutanlıklarınca göreve alınır.Komando eğitimi verilir.Terör ve
öğütlü suçlarla mücadele eder.Sınır güvenliğini saglar.Bölge ordu
komutanlığı emrinde görev yürütür.
2) Atanmış devlet memuru kadrosunda, subaylarla eşdeğer haklara
sahiptir. Devlet memurları kanununa göre aylık maaş alırlar.
3) Profesyonel Sözleşmeli askerler; Erbaş(onbaşı ve çavuş) ile
Erlerden oluşturulur. En az lise düzeyinde bir öğretim kurumundan
mezun olmaları zorunludur. Hükümet, BKK ile MYO ve Fakülte mezunu
olma şartıda koyabilir. Sözleşmeli Askerlik kadrolarına; en az % 10
oranında, ilahiyat fakültesi ve ilahiyat MYO‘mezunlarının alınması
şarttır. Çünkü Askerlik; çatışma savaş yaralanma ve her an ölüm
riski olan, başarı ve zafer için; moral gücü yüksekliği, cesaret,
özgüven, Tanrıya , Ahrete ve şehitliğin kutsiyetine inanç
gerektirir. Asker ölümle yüz yüze geldiğinde; Ailesi, eşi, çocuğu,
işi, maaşı, evi, arabası ve dünyanın güzelliklerinden vazgeçerek bir
tercih yapıp; Tanrı İnancı, vatanının bağımsızlığı, Halkın can,
namus ve mal güvenliği ile özgürlüklerini koruma uğruna; vicdani
sorumluluk üstlenip,fedakarlık,feragat ve yüksek bir irade ile Hakka
yürümeyi seçmezse; görevini gereğince yapamaz,devletini ve
sevdiklerinkini koruyamaz,zafere ulaşamaz.Tanrıya inancı olmayan,
şehitliği en büyük rütbe , makam görmeyen bir Asker, asla zafer
sağlayamaz,milletine hizmet edemez.
4) Sözleşmeli Asker kadroları, yörenin durumu, özellikleri göz
önünde bulundurularak, Bölge ordu komutanları emrine gönderilir.
Askerler göreve; bölge nüfusuna kayıtlı, bölge ordu komutanlığı
emrinde eylemli TAE görenler arasından, ordu komutanlıklarınca
alınır. Verdiği hizmet yeterli görülenlerin sözleşmesi uzatılır.
Gerekli eğitim, bölge ordu komutanlığı birliklerinde verilir.
Askerler haftada iki gün araziye çıkarılır ve atış eğitimi
yaptırılır. Askeri eğitim süreklilik taşır.
5) Sözleşmeli Askerler; Anayasa ve kanunla TSK’ ya verilen görevleri
yürütür ve yetkiyi kullanırlar. Sözleşmeli Askerler, bürolarda
görevlendirilip, idari görev yaptırılamaz, bunlar muharip güçtür.
Seferberlik ve savaş halinde, yurdu savunabilmek için orduyla
birlikte savaşırlar. Barış ve savaşta Ordu Komutanlıklarına bağlı
olarak ve ordu emrinde bölgesel görev yürütürler.
6) Sözleşmeli Askerler, Ordu komutanları kararları ve Askeri
disiplin cezalarına karşı, yargıya başvuramaz.
OLAĞANÜSTÜ YÖNETİM
126. MADDE-
SIKIYÖNETİM, SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİ:
1- Anayasanın belirlediği hür demokrasi düzenini, temel hak ve
hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik; örgütlü, toplu, yıkıcı,
bölücü, silahlı şiddet hareketlerinin yaygınlaşarak, kamu düzeninin
ciddi şekilde bozulması, savaş hali ve iç savaşı gerektirecek bir
durumun baş göstermesi, terör, silahlı ayaklanma, araç, ev, kamu
binası ve işyerlerinin yakılması veya yağma eylemleri olması ve
polisin bu şiddet ve terörü en çok üç gün içinde önleyip durdurup,
kamu düzen ve halkın güvenliğini sağlayamaması ve olay bölgesi il,
ilçe, belde Belediye Başkanı, Yargı Başkanı veya Hükümetin Bölge
Ordu Komutanlığından yardım istemesi üzerine; Bakanlar Kurulu süresi
üç ayı geçmemek üzere, yurdun bir ya da birden fazla bölgesinde veya
tamamında sıkıyönetim ilan kararı alabilir. Bu karar aynı gün TUCUM
Başkanlığına sunulur. TUCUM, Hükümetin BKK ile aldığı Sıkıyönetim,
Seferberlik veya savaş kararını onaylar, kısaltır, uzatır ya da
kaldırabilir.
2- Sıkıyönetimin ilanı üzerine, Ordu Komutanlıkları; Güvenlik
Başkanlığına bağlı olarak, Sıkıyönetim Komutanlığı görevini yürütür.
SK, süresi on günü geçmemek üzere sokağa çıkma yasağı koyabilir.
3- Sıkıyönetim süresince, Bakanlar Kurulu sıkıyönetimin gerektirdiği
konularda BKK yayımlar. Hükümet, BKK ile bazı bölgelerde ya da tüm
yurtta, belirlenmiş saatlerde sokağa çıkmayı yasaklayabilir.
4- Sıkıyönetim ilan edilen bölgelerde polis; sıkıyönetim
komutanlığına bağlı olarak hizmet verir.
5- Sıkıyönetim, her defasında üç ayı aşmamak üzere, B.Kurulunun
önerisi üzerine TUCUM kararıyla uzatılır. Savaş hali hariç bir il
veya bölgede uygulanan olağanüstü hal ve sıkıyönetim süresi toplamı;
5 yıllık bir dönem içinde bir yılı geçmez.
6- Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde, hangi yasa
hükümlerinin uygulanacağı yerel hizmet ve idari işlemlerin nasıl
kısıtlanacağı veya durdurulacağı, seferberlik veya savaşı
gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik ilanı ve savaş
kararı alınması halinde; vatandaşlar için getirilecek para, mal ve
çalışma yükümlülükleri kanunla düzenlenir. Vatandaşın malının en çok
üçte birine el konulabilir.
7- Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde sıkıyönetim
komutanlığı; gereken işyeri, işletme, tesis, her türlü ulaşım aracı,
cihaz, mal ve gıda maddelerine, bölge karşılığı ve ücreti sonra
ödenmek üzere el koymaya yetkilidir.
8- SK, gerektiğinde belirlenecek yaşa kadar olan vatandaşları,
tekrar askere alabilir.
127.MADDE – TSK
A- GENEL HUSUSLAR:
1.Türk Ordusunun Başkomutanlık görevi, TUCUM’ un manevi varlığından
ayrılamaz ve TUCUM Başkanı tarafından temsil edilir.
2- T.C. Ülkesinin iç ve dış güvenliğinin, bağımsızlığının, birlik ve
bütünlüğü ile onurlu ve umutlu bir geleceğin sağlanmasından, TUCUM’
a karşı Bakanlar Kurulu sorumludur.
3- TSK Başkanı, TSK’ nın en üst komutanı olup, savaşta Başkomutanlık
görevini, TUCUM adına yerine getirir. TSK Başkanı sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş halinde T.C. Devletinin; bağımsızlık,
egemenlik, özgürlük ile iç ve dış güvenliğin sağlanmasında birince
derecede görevli, yetkili ve sorumludur.
4- Devlet Başkanı, ordu komutanlarından birini, Güvenlik Bakanının
teklifi üzerine, TSK Başkanı olarak görevlendirir. TSK Başkanı,
idari görev ve yetkilerinden dolayı Güvenlik Bakanına karşı
sorumludur.
5- TSK Başkanlığı ve ordu komutanlıkları, idari bakımdan Güvenlik
Bakanlığına bağlı olup, görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla
düzenlenir.
6- T.C. sınırları içinde bölge esasına göre doğrudan TSK Başkanına
bağlı olarak, vatan ve vatandaşların savunma hizmetini yürütüp
sağlamak üzere, Türk yurdunda; 6 Ordu Komutanlığı kurulup
konuşlandırılır.
B- TSK PERSONELİNİN YARGILANMASI:
1. Yargı Birliği İlkesi gereğince , T.C. sınırları içinde, T.C.
Adli Mahkemeleri dışında ayrı bir askeri yargı kurumu oluşturulamaz.
TSK personeli subay, sözleşmeli asker, askeri öğrenci ile TAE gören
Erbaş ve Erler; işledikleri sivil suçlarından dolayı, TCK’ ya göre
ve genel hükümler uyarınca Adliyede yargılanır. Asker ve Subayların
durumu, atanmış devlet memurlarıyla eşit ve aynıdır.
2. Askeri suç ve disiplin suçu işleyen subay, asker ve askeri
öğrenciler ise DMK’ya göre; üst sicil, disiplin, askeri okul
öğretim üyeleri ve atamaya yetkili komutanlarca, savunma istenerek
ya da disiplin soruşturması açılarak cezalandırılır. Askeri işlem ve
cezalara karşı gerekçeli olarak ve on gün içinde askeri okul veya
ordu disiplin kuruluna itiraz edilir. Disiplin Kurulu Kararlarına
karşı ise yine on gün içinde gerekçeli olarak o yer ordu komutanına
veya askeri okul komutanına itiraz edilir. Ordudan, askeri görevden,
memurluktan, askeri okuldan çıkarılma kararlarına karşı ise TSK
Başkanına itiraz edilir. Ceza ve işlemlere itiraz makamları; itirazı
dosya üzerinde inceleyerek; işlemi, cezayı uygun bulup onaylar,
değiştirir, hafifletir ya da tümüyle kaldırır. Askeri işlem ve
cezalara karşı yargıya başvurulamaz.
3. TSK’ ya ait Ordu Merkez Komutanlıkları ile Askeri Okullarda birer
Disiplin Kurulu kurulur. Kurula, 5 üyeden en kıdemli olan subay
başkanlık eder. Ordu Merkez Disiplin Kurulu; bir KEY Subayı, bir
teknik subay, bir sağlık subayı, bir meslek subayı ile bir
sözleşmeli askerden oluşturulur. Kurul üyelerinin görev süresi 5
yıldır. Kurul haftada bir gün toplanır, gündemini görüşür. Üyeler
diğer günlerde asli görevlerini yürütür. Kurul üyelerini subaylar ve
sözleşmeli askerler, gizli ve yazılı oyla adaylar arasından
seçerler. Askeri Okul Disiplin Kurulları beş üyelidir; bir üye
öğrenci temsilcisidir, her yıl yeniden seçilir. Diğer dört üye ise
Askeri öğretim üyeleri içinden okul komutanınca görevlendirilir.
4. Türk Hukukunda; dayak, işkence, eziyet, baskı, hakaret, küfür,
sövmek, dayatma, cinsel taciz, zorlama, kesinlikle yasaktır ve
insanlık suçudur. Subaylar TAE gören erlere, astlarına veya askeri
öğrencilere şiddet uygulayamaz, dövemez, işkence yapamaz, küfür,
hakaret edemez. Tıbbi rapor veya tanıkla suç işlediği belirlenen
subaylar, tazminatsız olarak TSK’ dan çıkarılır. Söven ve hakaret
eden subaylara ise disiplin cezası verilir. Subaya, orduya hakaret
suçu olamaz ve siviller bu suçlardan yargılanıp cezalandırılamaz.
C- ASKERİ ÖĞRENCİLER VE TAE GÖREN ERLER:
1.TSK; Subay, Askeri öğrenci, Sözleşmeli Asker ile TAE gören Erbaş
ve erlerin; inancına, Dini ibadetine karışamaz, engel çıkaramaz.
Askerler, İnançlarını özgürce yaşar ve yerine getirir.
2.TSK, Erbaş ve Er olarak TAE yapan TC vatandaşlarının, TAE
süresince; bir BAÜ üzerinden SGK’ ya; zorunlu Bireysel, Emeklilik ve
sağlık sigortalarını yaptırır ve aylık sigorta primlerini öder.
Askerlik süresince, TAE gören Erbaş ve Erlerin, ,önleyici, ayakta ve
yataklı, tüm tedavilerini sağlar. Sağlık giderlerini; ilaç, film,
tahlil ve ameliyat dahil, TSK karşılar. Askerler terhis olunca, bu
zorunlu kamusal, sosyal güvenlik sigortalarını, işçi, işveren, memur
olarak yada serbest sigortalı bir iş, sanat, meslek yürüterek,
sigorta primlerini, kendilerini SGK’ ya yatırıp devam ettirir.
3.Erbaş ve Erlere TAE süresince; bir BAÜ’ nün,%10 ile% 65’i arası,
BKK ile belirlenecek oranlarda, her ay harçlık verilir.
Harçlıklarından % 5 oranında Gelir vergisi kesilir.
4.Sözleşmeli Profesyonel Asker; Atamaya dayalı devlet memurudur.
Diğer memurlarla eşdeğer hak ve ödevlere sahiptir. DMK’ ya göre
aylık ücret alırlar.
5.Askeri okullarla ilgili düzenleme:
1) İlköğretim okulu, kurs ve lise düzeyinde, Askeri okul açılıp
eğitim, öğretim yapılamaz. Özel kişi, kuruluş ve yabancılar; TC
vatandaşları için Türkelinde Askeri okul, kurs açamaz.
2)Askeri fakülteler 4,Askeri MYO’lar 2 yıl sürelidir.
3)TSK’ya ait Askeri okullar ile polis okulunda TC vatandaşı
öğrencilere; yabancı bir ülkenin dilini öğretmek amacıyla yabancı
dil dersi konamaz ve yabancı dil;Asker ve polis okullarında
okutulamaz.Eğitim ve Öğretim,Türk diliyle yapılır Yabancı dil
öğrenmek isteyen öğrenciler, dil kursuna gidebilir. Subay ve
polislere , yurt dışında mastır ve doktora yaptırılamaz ve yabancı
ülkelere kurs ve staj içinde gönderilemez Eğitim ve görevleri
ulusal düzey ve niteliktedir.
4)Harp okulu, Askeri Tıp Fakültesi, Askeri teknik subaya okulu,
Askeri sağlıklı MYO ile Askeri Meslek subay yüksek okulu
öğrencilerinin; TSK’ca SGK’YA bireysel sağlık sigortaları
yaptırılıp, sağlık sigortası primleri her ay yatırılır. Polis okulu
öğrencileride Askeri okul öğrencileriyle aynı stadüte olup, benzer
ve eşit haklara sahiptir.
5)Askeri okul öğrencilerine, öğrenim süresince bir BAÜ’nün% 10 ile%
65’i arası BKK ile belirlenecek oranlarda her ay harçlık verilir.
6)Askerliğin çıkar sağlamak için değil, Türk Halkına, Türk Devletine
hizmet için, ulusal, vicdanı bir görev olarak ve severek, isteyerek,
fedakârca yapılması gerektiğinden; subay ve sözleşmeli askerlere:
devlet memurlarıyla aynı haklar tanınır ve eşit ücret verilir. TSK
personeline, ayrıcalık, üstünlük ve farklılık tanınamaz.
7)GATA ‘da TUS süresi; 1 ve 2 yıl, Harp Akademisinde Kurmaylık
Yüksek Lisans eğitimi süresi, tez hazırlama dahil, bir yıldır. TUS
yapan Askeri doktorlar ile Kurmaylık stajındaki subaylara aylık
ücretleri tam olarak ödenir.
6.Askeri yüksek okullara ve polis yüksek okuluna; ayrımsız,
Türkelinin tüm il, ilçe ve belde belediyelerinden, nüfus durumu
esas alınarak belirlenecek kontenjana göre, her dönem için TC
vatandaşı öğrenci alınır. Okullara alınacak öğrencileri; Ordu
komutanlıkları ve polis Müdürlükleri, Belediyeler ile işbirliği
içinde, sağlık ve spor testine tabi tutularak belirler. Askeri ve
polis yüksek okulları; öğrenci alım ve seçimine karışmaz. Yalnızca
öğrencilere, eğitim, öğretim verir. Okulu bitiren öğrenciler,
nüfusuna kayıtlı oldukları ordu ve polis bölgesinde görev yapar,
kendi memleketinde hizmet verir. Subay ve Polisler, başka il, ilçe,
ve bölgelere, atanamaz, görevlendiremez.
7.Öğrenciler okullara; bedensel ve psikolojik sağlık taraması ile
uygulamalı spor yarışma sınavına ve Lise diploma ders notları
başarı derece sıralamasına göre, kabul edilir. Sınırlama ve ayrım
olmaksızın, tüm lise;dal,tür,alan öğrencilerinin başvuruları kabul
edilir.Açık öğretim Lisesi,Fen Lisesi,Meslek Lisesi ve özel Lise
diplomalar, hukuken eşdeğerdir. Adaylar arasında, Kız,Erkek öğrenci
ayrımıda yapılmaz. Kendilerini askerlik ve polisliğe uygun
görenler, engelsiz , ayrımsız ve sınırlamasız, bu okulların sınavına
başvurabilirler.
8.Subaylar; Askeri okul öğrencilerinin ve TAE gören Erbaş ve
Erlerin, inanç ve ibadetlerine karışamaz. Askerler ve öğrenciler;
özgürce, dini ibadetlerini, İbadet için ayrılıp düzenlenmiş yerlerde
yaparlar.
9.Askeri okullara; Ahlak kültürü, ulusal kültür Türk Tarihi ve savaş
Tarihi dersleri konulur. Askeri öğrencilere; Anayasa, TCK, Kemal
Atatürkün Nutuk adlı eseri, Orhun ve Yeni Sey yazıtları, Çanakkale
destanı , İnebahtı , 93 harbi, Balkan, Sarıkamış, Yemen, Kanal
faciaları, ders , ibret , öğüt alınması için okullarda ders olarak,
tartışmalı belgeli okutulur. Subaylar, öğrencilerin okuduğu kitap,
dergi ve gazetelere karışamaz, engelleyemez, cezalandıramaz.
10.TAE yapan Er ve Erbaşların, her ay için 5 gün Memleket izni ile
ayrıca TAE dönemi için beş gün Mazeret izni Vardır. Mazeret izni
mazeret halinde, memleket izni ise iki aylık dönem için toplu olarak
verilir. TAE sırasında, memleket ve mazeret iznini kullanmayan
Askerler, bu kadar süreyle erken terhis edilir.
11.Askerlerin ayrıca hafta sonu izni vardır. Askerler, haftanın dört
günü TAE görürler. Cuma ve Cumartesi günleri, saat:10.00-16.00 arası
Çarşı iznine çıkarlar. Subaylar, izinlerin kullanımını
engelleyemez, değişiklik yapamaz. Pazar günleri ise bireysel
temizlik ile eğitim birliğinin genel, bina ve çevre temizliğini
yaparlar.
12. TAE Süresi anayasa ve yasayla belirlenmiştir. Suç işleyen
askerlerin gördüğü TAE süresi iptal edilemez ve askerlik süresi
uzatılamaz. Askerde suç işleyip ceza evine konanların, Askerlikleri
cezaevinde kesintisiz devam eder. Ceza bitimi Tekrar askere
alınmazlar.
D-TAKBİKAT , KARAKOL VE ULUSAL BİLİNÇ:
1.Asker, subay ve polislerin, Cumhuriyeti, Bağımsızlığı, Türk
Halkının özgürlük, egemenlik ve güvenliliğini, hainlik yapan iç ve
dış düşmanlarla savaşmayı; vicdani sorumluluk , namus ve şeref
bilmesi gerekir. Devlet, Halkın örgütlenmiş siyasi iradesi, ordu
yargı ve polis ise egemen, otoriter gücüdür. Ancak Devletin
Varlığını ve birliğini sürdürmesi, Halkın yönetime duyduğu güvene.
Saygıya ve güzel bir gelecek umudu ile birliğini devam ettirme azim
ve iradesine bağlıdır. Devletin varlığı ve bağımsızlığı ile ülkenin
birliği ve bütünlüğünü; ordu, polis değil, ulusal bilinç, ortak
toplumsal inanç, benimseme ve sahiplenme duygusu, özgürlük ve
bağımsızlık tutkusu korur. Ulusal bilincini, milli kimliğini yitiren
bir halk ve ordu için devletin adının, bayrağın renginin hiçbir önem
ve anlamı yoktur.
2.TSK, kendi başına veya başka ülkelerle birlikte, yurdumuzda veya
başka ülkelerde Askeri tatbikat yapamaz, gözlemci olarak da
katılamaz. Yurtdışında temsilcilik açamaz ve askeri personel de
görevlendiremez. Türk yurduna hiçbir nedenle silahlı yabancı asker
kabul edilemez. Türk Askerinin TAE ve subayların hizmetçi eğitimi
amacıyla denizde, yazın ve kışın, dağ ve arazi şartlarında
konuşlanması veya gece eğitimi yapması, bu kuralın dışındadır.
Ayrıca komutanlar bağlı birlikleri, belirli aralıklarla, haberli
yada habersiz denetleyemez. Gözetim ve denetimi, 7 gün 24 saat
sürekli ve kesintisiz olarak sürdürmeleri gerekir.
3.Kırsal alanda karakol kurulamaz. Karakol uygulaması kaldırılır.
TSK ve polisin görev ve eğitimine yönelik resmi bina, okul, güvenlik
ve eğitimle ilgili tesisler; büyük, kalabalık şehirler ile köy,
kırsal arazi ve dağlık alanda kurulamaz. Askeri binalar, az nüfuslu
iller ile ilçe ve belde merkezindeki mahalleye bitişik yapılır.
4.Terör, örgütlü suçlar ve saldırgan düşmanla mücadelede; etkileyen,
yönlendiren, belirleyen, ilk vuran güç, TSK olmak zorundadır.
Öngörüyle tedbir alıp, olay çıkmasını önlemeyen , yalnızca
saldırıya cevap veren, saldırganları vurup yakalanmayıp
bilinçsizce kovalayan daima kaybeder, zarar görür, etkili ve
başarılı olamaz, terörü önleyip bitiremez. TC Devleti sınırları;
havadan insansız uçak,kamera ve uydu aracılığıyla gözlenir. Sınır
ihlali ve kaçak giriş halinde; özel eğitimli, profesyonel silahlı
birlikler olay bölgesine helikopterle indirilir. Birliklere uçaklar
destek verir. Karadan araç konvoyu veya askeri tim ve devriyeler
yaya olarak, helikopter korumasız,başka bir şehre,birlik yada
olay,çatışma bölgesine gönderilemez. Pusu ve mayınlamaya karşı
gerekli önlemler alınır. İhbar, şikayet ve kesin bilgi olmadan arazi
arama ve takip yaptırılamaz, devriye amaçlı yaya birlik
gönderilemez. Kaza , çatışma ve eğitim sırasında asker yaralanır
veya ölürse komutanı hakkında soruşturma açılır. Görevini ihmal eden
ya da kötüye kullananlar cezalandırılır.
5. TSK; terör, mafya, kaçakçılık ve bölücü örgütlerle mücadele
edebilmek için subaylardan ve sözleşmeli askerlerden oluşacak
örgütlü suçlarla mücadele birlik ve timleri kurar, gerekli eğitimi
verir. Erbaş ve erler; terör ve örgütlü suçlularla mücadelede
görevlendirilemez.
6.Polis ve subaylara; askeri gazino, orduevi, polisevi, sosyal ve
eğitim tesisi ile çocukları için öğrenci yurdu yapılamaz. Konut ,
lojman ve binek aracı tahsis edilemez. Hizmet ettikleri halkla aynı
mahallede, birlikte yaşamlarını sürdürürler. Halk çalışıp kazanıp
vergi ödeyerek polis ve subaya hizmet etmekle yükümlü değil aksine
polis ve subay, aldığı maaş karşılığı halkın güvenliğini, geleceğini
korumak sağlamakla görevlidir.
128.MADDE-DIŞ
GÜVENLİK ESASLARI:
1.TSK nın kuruluş ve varlık amacı; aslında iç ve dış güvenlik iç
içedir, birbirinden ayrılamaz.TSK, TC anayasası ve TC kanunlarına
bağlı, yürütme ve yargı ile yerel yönetimden bağımsız olarak askeri
görevlerini, kutsal inancı, ulusundan aldığı yetki,sarsılmaz irade,
cesaret ve tam bir yurtseverlik, ulusalcı fedakarlık ve vicdani
sorumluluk bilinci içinde, Türk halkının; saygınlık, özgürlük ve
onuru ile Türk devletinin bağımsızlık, egemenlik, bağlantısızlık ve
eşitliğini koruyarak yürütür.
2. TC devletinin kuruluş felsefesi ve Türklük ilke ve devrimleri;
özgürlük, bağımsızlık, bağlantısızlık, inanca saygı ve ibadet
özgürlüğü, temel insan haklarının tanınıp kullandırılması, Türk dili
ve Türk kültürü, ulusal egemenlik ,ulusal haklar, cumhuriyet,
demokrasi, laiklik,kamu yararı gibi ahlaki manevi ve toplumsal
değerlere dayanır. Ulusal eğitim, anadil , kültür ve yerli üretim;
halk özgürlük ve bağımsızlıktan yoksun iken verilemez, yapılamaz,
yürütülemez. TC , ulusal bağımsızlık savaşı sonucu, ulusalcı
aydınlar ve TSK eliyle kurulmuş ve bağımsızlık, temel ilke
edinilmiştir. Bir devlet için özgürlük, bağımsızlık, egemenlik ve
bağlantısızlık; bireylerin sahip olduğu bilinç, irade,şeref ve
vicdan gibidir. Bu özellikler, değerler nasıl bireyi; erdemli saygın
yaparsa, devletini de büyütür,güçlü yapar. Bu nedenle,ulusal
ilkelerin savunucu ve koruyucusu; Türk halkı adına; TUCUM ve Türk
gençlerinden oluşan TSK dır, TUCUM ve TSK , Türk ulusunun özgürlük
ve birliği ile TC’ nin bağımsızlık ve demokratik varlığının
teminatıdır. Acılarla dolu tarihi geçmiş ve dünya şartları göz önüne
alınırsa, ulusal ordusuz bir Türk cumhuriyeti, varlığını sürdüremez
ve düşünülemez. Türk ulusunun, bağımsızlık, özgürlük, onur ve iyi
bir gelecek umudunu, Türk ordusu korur, kollar, gözetir.
3.TUCUM, TSK ve Türk güvenlik güçleri; Türk ulusunun özgür
iradesinden başka otorite ve buyurucu egemen güç tanıyamaz. Hükümet;
NATO,agıt,imf,ab,GB,bdt gibi küresel, tekelci, emperyalist örgüt ve
sömürgeci devletlerin siyasi ve ekonomik mandalığını, adli tahkimi,
kapitülasyon ve imtiyazını kabul edemez. TC’nin bağımsızlık ve
bağlantısızlığını; TUCUM ve TSK gözetir, hükümeti uyarır ve korur.
Hükümet, askeri bir örgüte giremez, siyasi ve ekonomik birliğe
katılamaz. BM bir gün, ordu kurulması ve silah üretimini yasaklarsa,
TC de o zaman, TSK ‘yı kaldırır!
4.TSK, tarihi rolü ve birleştirici görevi nedeniyle günlük
siyasetin, partizanlığın, idari ve ekonomik işlemlerin, etnik ve
dini gruplaşmanın, dışında kalır. Subaylar, görev sırasında siyasi
görüşünü açıklayıcı şekilde giyinemez. Vatandaşlara ve siyasi
partilere, ikili ve farklı davranmaz. Siyasi görüş, etnik, dini
inanç ve mezhep ayrımcılığı yapamaz. Ancak, TC kanunlarını
tanımayan, devlete baş kaldıran, Türk halkına zarar veren hain ve
emperyalizmin işbirlikçilerine anlayışlı,eşit,çekimser,ürkek
davranamaz! Halk, polise ve subaya niçin maaş ödüyor? Bunun bilinç
ve vacdani sorumluluğuyla hareket eder, unutmaz!
5.TSK, tam bağımsız, egemen TC’nin; varlık ve bütünlüğüne, Türk
halkının özgürlüğüne yönelik, dış tehditleri ve dış güçlerin
yönlendirme ve desteğiyle oluşan bölücü tehlikeleri hissedince
veya ekonomik ve siyasi istikrarın
bozulduğunu,tarımın,üretimin düşüşe geçtiğini, kamu yararının,halk
iradesinin, ulusal hakların zedelendiğini görünce;hiçbir yerden izin
ve emir almaksızın, Türk ulusu adına; TUCUM, hükümet, yargı ve
belediyeleri uyarır. Anayasanın uygulanmasını, kamu yararı ve
adaletin sağlanmasını, ulusal hakları, bağımsızlık ve Cumhuriyeti
gözetir. Gerekirse, hükümetin istifasını ister. Görevini ağır
şekilde ihmal eden ya da kötüye kullanan, kamu görevlileri hakkında
yargıya suç duyurusunda bulunur.
6.TSK, TUCUM ve adil yargı ile birlikte, Türk halkının;
bağımsızlık, özgürlük, bağlantısızlık, cumhuriyet, egemenlik birlik,
dirlik, düzen, barış, huzur, refah, gelecek umudu, ulusal onuru ve
uluslar arası saygınlığının sembolü,temsilcisi,varlık ve devamının
garantörüdür. Hiçbir yabancı kişi,kurum,örgüt ve devletin emrine
giremez.yabancılardan emir ve izin
alamaz,kredi,borç,bağış,hibe,hediye kabul edemez.
7.Erinden generale, kendini Türk halkının değerli bir üyesi olarak
görüp, onurla ‘’NE MUTLU TÜRKÜM’’ diyebilen her asker saygın bir
Türk atası ve hatunudur. Şerefli erdemli bir Türk vatandaşı; kutsal
dini inancını ,yurdunu, devletini, cumhuriyeti, ulusal birlik ve
Türk halkının bağımsızlık, özgürlük, egemenlik ve ulusal haklarını;
zafer ve onurlu bir barışa ulaşıncaya kadar cesur ve fedakarca
savunur. Barışta ya da savaşta Türk halkı ve Türk cumhuriyeti
aleyhine ve zararına olacak kararları tanımaz, verilen emirleri
uygulamaz ve yanlış işleri yapmaz. Bilinçli, ilkeli,
kuralcı,tutarlı, kararlı ve cesur davranmak, erdemlik ve
yurtseverliktir. Yabancı silahlı askerlerin kutlu yurdumuzda üs
kurmasını, Türk subayının başına çuval geçirilmesini, yabancı
askerlerin; şehit kanıyla yunmuş kutlu yurdu çiğnemesini, Türk
ordusunun dağıtılıp silahların teslim edilmesi gibi aşağılayıcı ve
haince anlaşmaları kesinlikle kabul etmez. Türke düşmanlık etmekten
vazgeçinceye kadar kötülerle amansızca savaşır. Esareti, kölelik ve
cariyeliği, mandalığı, kapitülasyon, tahkim ve imtiyazı kabullenmez.
Özgürlük ve tam bağımsızlık Türkün karakteridir. Türk vatandaşı
şerefli bir asker için en büyük en kutsal mertebe ,makam ,rütbe,
mevki; gazilik ve şehitliktir.
8. Türk halkı adına, dış savunma ve dış güvenliğin planlanıp
sağlanmasından, yurdun düşman saldırılarından korunmasından, dış
destekli terör, isyan ve ayaklanmaların, derhal müdahale edilip
hemen bastırılmasından birinci derecede TSK sorumludur. TC
devletinin, tam bağımsızlığını, onurunu, hukuk devlet
niteliğini,ulusal hakları;özgür basın aracılığıyla gözetip
denetleyip,durum ve şartlara göre ulusal devlet politikasını, ulusal
güvenlik siyaset ilkelerini, yenileyip, geliştirip,
güncelleştirilmesini sağlayarak ,ulusal birliği korur. Doğru ve
cesur öngörüşüyle, hükümeti uyarıp, devletin yanlış yapmasını
önleyerek, Türk halkına cumhuriyeti ,demokrasiyi sevdirir, devleti
benimseyip vatana sahip çıkmasını sağlar. Halkın temsilcisi TUCUM,
ülkenin Basın, devletin ise TSK dır.
9. TSK, TC devletinin bağımsızlığını, yurdun bütünlüğünü,ulusun
özgürlüğünü; her şart ve durumda, Türk tasarımı,Türk malı silah araç
ve kendi öz gücüyle, inancı, cesaret,umut ve öz güvenle, sunuma
kadar Türk ulusu ve Türk cumhuriyetinin düşmanlarına karşı,savunup
korumakla yükümlüdür.TSK, düşmana teslim olamaz,orduyu toplu terhis
edemez. Silahını bırakamaz. Esareti ve kutlu vatanın, düşmanlarca,
işgalini kabul edemez. Türk askeri, kanının son damlasına kadar,
kutlu canı, namusu, alınteri malı, anadili,şerefli bir üyesi olduğu
ulusu ve ana bildiği vatanı için inançla savaşmak onurunu korumakla
görevlidir. Türk istiklal ve cumhuriyetini korumak için muhtaç
olduğu kudret; aklında,gönlünde ve damarlarında akan kutlu kanda
mevcuttur. Tsk nın parolası: ya istiklal ya ölümdür. Askerin görevi;
yeri ve zamanı gelince, inançla umutla cesurca kahramanlık destanı
yazarak savaşıp onuruyla ölmesini bilmektir. TSK, karşılık, eşitlik,
güven ve saygı ilkeleri gereği, yabancılar; kendisine nasıl, ne
şekilde davranırsa aynı şekilde karşılık vermek zorundadır.
10. TSK’nın denetim ve gözetimi; TSK da açıklık, şeffaflık ve
demokrasi esastır. Önemli konularda kararlar; komuta, eğitim,
yönetim subayları ile işi görevi yapacak olan teknik subaylar ,
meslek subayları ve sözleşmeli askerlerin katılımıyla eşit konumda
tartışarak oy çoğunluğuyla alınır. Görüşme ve kararların
alınmasında; astlık ve üstlük yoktur, oylar eşittir. Hükümet, TSK
ve devletin Türk halkından gizli bir işi olamaz. TSK aldığı karar,
hazırladı plan, yaptığı anlaşma,harcama, işlem ve askeri harekatla;
devletin bağımsızlık ve güçlülüğünü koruduğu, özgürlüğü, ulusal
hakları, birlik ve beraberliği savunduğu gibi, ülkeyi karanlığa ,
çıkmaza, parçalanmaya da itebilir. Türk halkını, umutsuzluk,
karamsarlık ve iç savaşa sokup devletten soğutabilir. Parçalanıp,
yıkılan tarih olan, Selçuklu ve Osmanlı Türk devletlerinin de ordusu
vardı, ancak hata yapmışlardı. TSK nın yanlışı, ihmali; yediden
yetmişe tüm Türk halkını etkileyip ilgilendirdiğinden, Türk halkı
adına; TUCUM, yargı, basın, DKÖ,STÖ ve meslek odaları; TSK nın
karar, plan, harcama, askeri eğitim, silah, malzeme, araç, cihaz
alımı, bina yapımı, kaçakçı, eşkıya, mafya, çete, terör örgütleri ve
TC nin diğer düşmanlarıyla yürütülen silahlı mücadele gibi tüm eylem
ve işlemlerini;7 gün 24 saat gözetip denetler. Gözetim ve denetim
konusu; Türk gençlerinin, emeği, zamanı, parası ve hatta kutlu
canını ilgilendirdiğinden demokratik bir hak, yurttaşlık görevi ve
vatandaşlık borcudur. Asker , Askeri denetleyemez. Yanlış yapılan
her iş, işlem harcamalar ile verilen her Gazi ve Şehidin hesabı;
TUCUM, Basın ve Yargı tarafından araştırılıp sorulur. Suçlu
bulunanlar, ceza görerek, hatasının hesabını Devlete, Halka verir.
11.TSK’nın Türk Halkından, Basından gizli hiçbir işi harcaması,
faaliyeti, çalışma ve sözleşmesi olamaz.
12.Her ordu, sıkı yönetim, seferberlik ve savaş halinde,
bölgesindeki; gereken santral, işyeri, hastane, üretim tesisi,
fabrika, kurum, kuruluş, maden, haberleşme, iletişim sitemi, taşıt
aracı, iş makinesi, uçak, helikopter, gemi ve tiren ile mal, cihaz
ve aletlere, sürücü, kullanıcı ve çalışanıyla birlikte el koyup,
Askeri hizmette görevlendirir. Vatanı birlikte ve topluca savunma
görevi nedeniyle, TSK’nin emrine girerek ,çalışıp hizmet vermek,
Halk için zorunludur. Görevlendirilen kişi, tesis ve araçların,
kirası ve kullanım bedeli, ücreti olağan üstü durum sonunda,
Devletçe ödenip karşılanır. TSK’nın görevlendirme, el koyma, alıp
kullanma karşılığı,ilgiliye belge verilir.Bu belgenin bir sureti TSK
‘da korunup saklanır.
13.TSK’da Emir komuta düzeni; barışta, akla ,hukuka uygun iş ve
görevlerde geçerlidir.Subay,sözleşmeli Asker ve Erbaş ile Erler;
üstlerinin verdikleri; hukuka ve ulusal haklara açıkça
aykırı,zararlı,yanlış yazılı ve sözlü emirlere,asla uymaz ve
uygulatmaz. Tutanak tutup durumu,diğer askerlere ve basına
bildirir.Hukuka,kamu yararına aykırı emir vermek ve buna uymak
suçtur. TSK’da önemli kararlar; komutan ,subay ve uygulayıcı
askerlerin katılımıyla,birlikte,görüşülüp tartışılarak, oylamayla
alınır. Ulusal haklar, kamu yararı ve toplumun genel çıkarını
gözeterek karar alınır.İş, işlem ve hizmetler,akla,hukuka uygun
olarak yürütülür.
129.MADDE-TSK’NIN
BARIŞ DÖNEMİ VE SAVAŞ HALİ GÖREVLERİ:
1.TSK, Genel idare, Merkezi Hükümet organı ve yerel yönetim birimi
içinde yer almaz, Kuvvetler Ayrılığı ilkesince ayrı, farklı bir
kamusal güç ve devlet organıdır.
2.Barış döneminde, günlük, periyodik, rutin, bürokratik, idari,
yönetsel, yerel, teknik veya adli bir kamu hizmetinin yürütümü ile
birey güvenliğinin sağlanmasında görev verilmez. Laiklik , irtica,
türban, tarikat vb. konular; DKÖ,Eğitim kurumları, polis ve yargının
görevidir.TSK,göreviyle ilgisiz,bu gibi sanal konularla uğraşıp,
ulusun enerjisi zamanı ve parasını boşa harcayamaz.
3.TSK, Anayasa ve yasal görevleri dışına çıkamaz, darbe yapıp
yönetime el koyamaz. Darbe; cumhuriyete, demokrasiye ve Halkın
egemen idaresine, Özgürlüğüne yapılan, saygısızlık, adli suç, dış
bağlantı varsa açıkça hainliktir.
4.TSK, personelinin yükseliş ve emeklilik işlemlerini, bölge ordu
komutanlıkları eliyle ve yasalara uygun olarak kendisi yürütür.
Hükümet ve Belediyeler, personel yönetimine karışamaz. Sicil,
yükseliş, emeklilik ve görevlerlendirmeyle ilgili işlemlerin;
Adaletsiz yapıldığına inanlar, bu kararlara karşı, ordu Disiplin
kuruluna itiraz ederler,Yargıya başvurulamaz .
5.TSK,TC’nin; kara sınır,sahil ve hava sahasının Güvenliğini
sağlar,yasadışı geçişleri,kaçakçılığı önler.Tarihte görüleceği gibi,
devletleri parçalayan yıkan;ya dış destekli etnik,ırkı,dini isyanlar
veya düşman devletlerin ordusuyla ülkeye saldırısıdır.Bu nedenle
TSK,yurdun bütünlüğünü,devletin devamı ve dış güvenliğini
sağlayabilmek için ileri görüşlü,gerçekçi A,B,C planlarıyla orduyu
savaşa hazırlar. TAE’yi güncelleştirir, Mehmetçiğin kullandığı
,silah, araç ve cihazları geliştirir, yeniler, Orduyu; Türk
tasarımı, yerli üretim silah ve cihazlarla donatıp dışa
bağımlılıktan korur.Orduyu isyan ve düşman saldırılarına
karşı,eğitimle güçlendirip hazırlar; ya savaşı önler, saldırıdan
caydırır yada saldırıya düşman topraklarında karşı koyarak, yurda
düşmanı sokmaz,savaşı düşman topraklarında yürütür. Hava sahası,
deniz ve kara sınır güvenliğini sağlama görevi, TSK dan alınıp
başka bir kurum ve ya kuruluşa, yabancılara ve özel sektöre
verilemez.
6.TSK, Dış güvenliği sağlayabilmek için; tehdit, işgal, saldırı,
savaş, dış müdahale ve bölünmeye karşı orduyu hazırlar. Elde edilen,
TC’nin aleyhine yönelik bilgileri, Türk Basını ve halkıyla paylaşır.
Türk Halkı dostunu, düşmanını öğrenir.
7.Ayrımcılık ve TC kanunlarına itibarsızlık edenlerle mücadele , iç
tehdit, ayaklanma, bina ve araçların yakılmasını önlemek ve
bölücülüğe karşı müdahale, darbe ortamının oluşturulmasını önleyici
tedbir ve çalışmalar; Polisin öncelikli ve asli görevidir. Terör ve
örgütlü suçlarla etkili mücadele ederek, suç örgütlerini kısa
sürede çökertir. Uyuştururcu, silah, mal, insan kaçakçılığını ve
terör olaylarını önler. İç tehdidin etkisizleştirilmesi ile Halkın
Can, Namus ve Mal Güvenliğinin sağlanıp korunmasında, görev, yetki ,
imkan ve sorumluluk, tümüyle polistedir. Suçlularla mücadelede
polise gerekli her türlü araç ve silah desteği sağlanır, verilir.
Polis, tehdit, ayaklanma, isyan ve terör örgütlerine karşı
mücadelede, başarısız olup,yetersiz kalırsa; o zaman sıkı yönetim
ilan edilir ve TSK’ ya; iç güvenliği sağlama, iç tehdidi yok etme
görevi verilir.
8.TSK, savaşı önleme, Yurdu savunma ve güvenliği sağlama görevini;
yasalara uygun olarak ve bölge ordu komutanlıklarının teşkilat
yapılanmasıyla yürütüp, yerine getirir. Hiçbir nedenle, ordu
teşkilatı dışında, askeri istihbarat, jitem, özel harp dairesi, batı
çalışma, cumhuriyeti koruma gurubu gibi kurum ve birim kuramaz.
Gizli görev, faaliyet gösteremez, yürütemez bu tür yasadışı işler
için sivil giyimli personel çalıştıramaz. Türkelinde istihbarat,
haberalma faaliyetini sivil polisler eliyle polis müdürlükleri
yürütür, başka bir istihbarat örgütü kurulamaz. TSK, yurt dışında
temsillik açamaz, elçiliklere askeri ateşe gönderemez. Türk
subayları, geçici görevlede olsa yurt dışına gidemez ve yurt içinde
de yabancılarla görüşemez, anlaşma, sözleşme, işbirliği yapamaz.
9.TSK, anayasa ve kanunla verilen görevlerini yürütürken, gerekli
uydu, haberleşme, iletişim, taşıma, ulaşım gibi teknik hizmetleri;
Türk özel sektöründen, kiralar, satın alır. Uydudan telefon, telsiz
haberleşmesi için en az 3 ayrı ülkenin ve 3 farklı şirketin uydusu
ile anlaşma yapar, kendi adına tesis kurdurup işletemez, uzaya uydu
göndertemez.
10.TSK askeri bina yapım, bakım, araç alım, kiralama, onarım ve
ulaşım işleri ile askerin yemek, giyim gibi hizmetlerini Türk özel
sektörüne yaptırır.
11.Askeri uçak, helikopter, gemi ile araç, cihaz, silah ve mermi
ihtiyacını Türk özel sektörünce ülkemizde üretilen Türk tasarımı,
tamamen yerli, Türk malı malzeme alarak karşılar.
12.TSK Türk halkının düşmanlarına karşı silahlı mücadele vermekle
görevli ve yükümlüdür. Askerin görevi , kendini ve devletini,
saldırganlara karşı savunup, korumaktır. Güvenlik güçlerinin
terörist, mafya, kaçakçı, hırsız, kapkaççı, eşkıya, çete, isyancı
gibi saldırgan, silahlı halk düşmanları ve hainlerle giriştiği
çatışmada; maddi zarar gören, yaralanan yada ölen, TC kanunlarına
saygısız kişilerin suçsuzluğu ileri sürülerek mahkemede dava
açılamaz, Asker ve Polis asla yargılanamaz, tutuklanamaz ve
cezalandırılamaz. Saldırgan kişilere ve ailesine asla tazminat
ödenmez. Bu durumda yalnızca silahlı bir çatışmanın oluşumuna
ilişkin, inceleme, soruşturma yapılır.
13.TSK’nın Toplumsal Görevleri:
1)Arama, Kurtarma, Orman, Bina Yangını Söndürme ve İlkyardım
Ekipleri kurup gerekli eğitimi verir. İl, ilçe ve beldelerde çıkacak
yangınların söndürülmesi, itfaiye, ilk yardım görev ve hizmetini
bölge ordu komutanlıkları yürütür. Ordu komutanlığı, yangın söndürme
ekiplerine gerekli uçak, helikopter ve ambulansları tahsis eder,
verir.
2)Deprem, sel, su taşkını , yer kayması, fırtına gibi doğal
afetlerde , arama, kurtarma ve ilkyardım ekipleriyle , yurttaşların
yardımına koşar; arama, kurtarma, yangın söndürme, ilkyardım hizmeti
verir, hastaneye yaralı taşır.
3)Kuraklık ve erozyonla mücadele için , belediyelerle işbirliği
içinde, uygun yerlere bent yapımı, %40’tan fazla eğimli , yerler ile
deniz, göl, gölet, baraj, akarsu kıyıları, dağ, tepe, otlak,
mezarlık ve yol kenarlarının , milli parkların, yanmış ormanlık
alanların ağaçlandırılması ile ağaçlandırma sahalarına yanmayan ve
endüstriyel ağaç dikimi , bakımı çalışmalarını , mevsime uygun
olarak düzenli , planlı şekilde yürütür.
4)Sahil Güvenlik Komutanlığı: Terör örgütleri, mafya ve bunların;
insan, uyuşturucu, silah ve mal kaçakçılığı gibi yasadışı
faaliyetlerini izler, önler, yakalayıp yargıya sevkeder. Ülkenin
deniz sınır güvenliğini koruyup sağlar. Kaçak giriş çıkışa izin
vermez. Ancak sahil güvenlik; denizde belgesel çekenlere , akademik
araştırma, inceleme yapanlara, sualtı dalış yapan dalgıçlara,
kıyıdan veya kayık, sandal, tekneyle denizde olta ve küçük ağla
balık avlayanlara; kesinlikle karışamaz, sorgulayamaz, ceza yazamaz,
gözaltına alamaz. Yalnızca büyük balıkçı gemilerinin belgelerini
kontrol eder. Tırol gibi yasak biçimde avlanmaları önler,suç
işleyenleri yasağa aykırı davrananları yargıya sevk eder. Şikayet,
ihbar ve ciddi şüphe üzerine, şüpheli ve suçluları arar. Fırtınaya
tutulan gemilere kılavuzluk eder. İmdat çağrısı üzerine felakete
uğrayan denizcileri kurtarır, yardımcı olur. Görevi, Türk halkına
hizmettir asla eziyet ve zulüm değildir.
5) TAE gören er ve erbaşlar; deprem, sel,su taşkını gibi doğal
afetlerde arama,kurtarma, yangın söndürme ve ilk yardım ekiplerinde
görevlendirilir. Gerekli teknik eğitim verilir. Ağaçlandırma
çalışmalarının yürütümünde görev alır. Ancak TAE gören erlere;
kesinlikle arazide arama ve takip görevi verilmez. Nöbet
tutturulamaz. Bölücü terör ve örgütlü suçlarla mücadelede
görevlendirilemez. Ayrılıkçı, terör ve örgütlü suçlarla mücadeleyi;
subay ve sözleşmeli askerlerden kurulu, özel eğitimli,
donanımlı,kendi uçağı, helikopteri olan ordu birlik ve timleri
yürütür.
130.MADDE-İÇ GÜVENLİK
VE POLİSİN GÖREVİ:
A-İÇ GÜVENLİK ESASLARI
1.İl, ilçe ve beldelerde, cumhuriyet savcılıklarına bağlı polis
müdürlükleri kurulur. Polisler, nüfusuna kayıtlı oldukları ,doğup
büyüdüğü, ilköğretim ve liseyi okuduğu kendi il,ilçe ve beldelerinde
görev yapar, halka güvenlik hizmeti verir. Görevlerinin olduğu
mahalle ve semtlerde oturur.
2.İç güvenlik, tüm yurtta, şehir merkezi, kırsal alan ayrımı
yapılmaksızın, bir bütün olarak ele alınıp planlanır. Şehir merkezi,
köy ve kırsal alanda iç güvenliği ve trafik düzenini polis sağlar.
3.Polislerin meslek eğitimi;4 yıllık lisans ve 2 yıllık önlisans
düzeyindeki devlet okullarında yürütülür. Lise ve kurs düzeyinde
polis okulu açılamaz. Polisler için bir hafta ile 2 ay süreli,
hizmet içi eğitim kursları düzenlenebilir.
4.Polis okulu öğrencileri, eğlemli TAE yapmakla yükümlüdür. Polis
akademisi ve polis MYO öğrencileri; iki yaz döneminde ve birer ay
süreyle, toplam 2ay, bölge ordu komutanlığı eğitim birliklerinde
TAE görerek eylemli askerlik görevlerini yapmış sayılırlar.
5.Polisin, görev, yetki sorumluluk ile silah taşıma ve kullanımına
ilişkin kurul ve esaslar, kanunla düzenlenir.
6.Kamu kurum binaları, devlet okulları, ceza ve tutukevleri ile
özel konut ve işyerlerinin, genel nitelikte dış güvenliğini, polis
sağlar. Kurum ve kuruluşlar, iş güvenliğin düzenlenip korunması
için ayrıca özel Güvenlik şirketleriyle sözleşme yapabilir.
7.Yurdumuzun insanlarının üçte biri, kurucu unsur çoğunluk
Türklerden , farklı bir ırk, etnik yapı, dil, kültür ve inanca
sahiptir. BM üyesi devletlerin çoğunluğunda bu tür bir nüfus
yapısına sahiptir. Polislerinde bu farklı sosyal guruplardan birine
ait olması, değişik, siyasi düşünce taşıması, doğanın ve
demokrasinin bir gereğidir. Ancak polisin görevi; benimsediği siyasi
görüşe veya ait olduğu etnik ve dini gruba değil; Devlete,
cumhuriyete ve TC Halkına; Hukukun Üstünlüğünü, Kamu yararını,
Eşitliği, Kanun hakimiyetini, ulusal, hakları, Toplumun genel
çıkarlarını, Adaleti gözeterek, hizmet etmektir.
8.polis görevini; Vicdani sorumluluk, fedakarlık, dürüstlük,
cesaret, ileri görüşlülük, sevgi, saygı, anlayış sabır gibi
erdemlere sahip olarak, idealist, onurlu, adaletli, Özgür, bağımsız,
tarafsız, yansız, kurallı, ilkeli, davranarak, bilinçli şekilde,
zamanında ve gereğince yürütmekte yükümlüdür.
9.Polisin varlık sebebi, Asli ve temel görevi; kendini işi alıp,
soğuk, sıcak, toz, kar, yağmur, çamur, hastalık demeden, gönlü,
aklı ve emeği ile çalışıp, değer üreten, kazandığı rızkından; Vergi,
aylık ücret veren TC halkına hizmettir. Halkın; kötülerin
saldırısına karşı can, namus ve mal güvenliğini 7 gün 24 saat
düşünsel ve eylemsel şekilde gözetip, kollayıp önlem alıp
sağlamaktır. Polis; oluşturacağı huzur ortamı ile ;halkın, ilerisini
görmesini , tasarruf edip yeni yatırım yapmasını. İş ve işlemleri,
yasaya uygun olarak yürütmesini, yasak, yasadışı yanlış iş yapanın
yakalanıp yargılanıp , ceza göreceğini bilmesini, insanların evim,
işyerim, hırsız, tinerci terörist, mafyaca yakılıp soyulacak
endişesi olmadan rahat uyumasını, kapkaça, gaspa, tecavüze uğrama
korkusu taşımadan sokakta, parkta huzurla gezmesini, temel hayati
gereksinimler karşılandıktan sonra birde yaşam şartlarını
kolaylaştırıp iyileştirmeyi, okuyup, bilgilenip kültür düzeyini
yükselterek bilinçlenmeyi, çevresini güzelleştirmeyi, düşünmesini.
Sosyal ilişkilerini geliştirerek yaşamaktan zevk almayı, devletini
sevip, benimseyip, sahiplenerek, saygı, güven duymayı, gelecek için
ümitlenip, hayal kuran, özgüvenli, kendisiyle barışık, bilinçli,
erdemli bireylere dönüşmesini sağlamakla yükümlü ve görevlidir.
B-POLİSİN GÖREVİ: önleyici, adli, örgütlü suçlarla mücadele ve
Trafik olmak üzere 4 gurupta toplanır.
1.ÖNLEYİCİ KOLLUK; Polis , Cumhuriyet savcılığı emri, izni ve adına;
istihbarat çalışması yaparak şüphelileri izler, telefonları dinler,
suç işlenen cadde, sokak, semt ve işyerleri ile kavşaklarda, nokta
görevi yaparak veya minibüslü, araçlı yada helikopterli devriye
hizmeti vererek; halkın canı, namusu ve mal güvenliğini kollayıp
gözetip korur. Devletin, Hükümetin, Yargı, Asker ve polisin;
birincil temel ve asli görevi; Halkın güvenlik ve huzurunu
sağlamaktır. Halk , güvenliğin sağlanmasını, Basın ve DKÖ’ler
aracılığıyla gözetip denetler; görevini ihmal eden, suç örgütleriyle
işbirliği yapıp kötüye kullanan devlet memurlarını; yargıya şikayet
edip cezalandırılmasını sağlar, siyasileri ise vicdanında
yargılayıp,oy sandığına gömer
2) Hassas özellikli bölge ve yerlerde, araştırma yapar. Plan
hazırlayıp önlem geliştirerek, suç işlenmesini,kötü kişilerin,iyi
yurttaşlara zarar vermesini önler. Görev bölüşümü ve iş yürütüm
talimatıyla polislere; cadde, mahalle ve semtler dağıtılır. Cadde
,mahalle ve semtinde olay çıkan ve yasa dışı işlenen suçlardan,polis
sorumlu tutulur.Büroda işlem yapanlar hariç,diğer polisler;
cadde,mahalle ve semtlerde görevlendirilir; önleyici kolluk hizmeti
verilirler , polis binalarda bekletilmez.
3) Polis,suç işleneceğini önceden öngörüp ,önlem almak ve suç
işleyeni ,suç delilleriyle suç anında yakalamakta görevlidir.İşyeri
ve araçları yakanların üzerine su degil kırmızı yağlı boya sıkılır
ve yargılamada suç delili olarak kullanılır.Olay yapan topluluk grup
kovalanmaz.O mahalle semt ve cadde,, her yönden çember içine
alınır. Suçluların kaçmalarına izin verilmez. Bina baskını ve
toplumsal olayda silahsız eylemci guruplara karşı; Bayıltıcı gaz
,plastik mermi kullanılır.Ateş edenlere karşı ise silahla cevap
verilir
4) Polise, suç işlemesini önleyip, suçluları etkisiz hale
getirebilmesi için gereken her türlü silah,araç ve cihazlar verilir.
5) Polis, şüpheli kişilere, kimlik sorar, cihazla üst, araç ve eşya
araması yapar. Suç eylemi oluşursa, hemen durumu merkeze bildirir
ve olaya müdahale eder. Yasalara aykırı davranış ve bir suç olayı
olmadan polis kişilere müdahale edemez. Polisi suç ve suçlu
ilgilendirir.
2.ADLİ KOLLUK:
1)Polis, suç işleyenleri, kanun kaçakçılarını araştırıp yakalar. Suç
delillerini toplar, suçluyu gözaltına alıp, yargıya sevk eder.
Polis, protestocu öğrenci, memur ve işçi ile hırsız, kapkaççı, mafya
ve teröristi ayırıp, farklı davranıp, daima uyanık ve tedbirli olmak
zorundadır.
2) Polis, suç olayı ve suçluyla ilgili delil toplama, olay yeri
keşif ve incelemesi, suçluların sorgulanması ve ifadelerinin
alınmasında, C-Savcılarına yardımcı olur. Hiçbir adli belgeye,
hiçbir nedenle görevli polisin; adı, soyadı, vatandaşlık nosu
yazılmaz. Toplumsal olaylarda,suçu,suçluyu bildiren, şikayette
bulunan, olaya tanıklık eden, bilinçli, duyarlı, vicdani sorumluluk
sahibi kişilerin,kimlik bilgileri, adresleri; adli belgelerde yer
almaz, basına da açıklanmaz. Toplumu ilgilendiren davalar, kamu
Hukuku adına yürütülür. Ayrıca, iddianame, takipsizlik ve yargı
kararlarına, savcı ve hakimlerinin, ad, soyad ve sicilleri yazılmaz.
“Görevli savcı”, ”Görevli Hakim” deyimleri kullanılır
3) C-Savcılığı, emri, izni ve savcılık adına, Polis; şüpheleri
izler, telefon konuşmalarını dinler, üst, araç, ev ve işyerleri
arar, olay yeri keşfi yapar, parmak izlerini belirler. Bulunan suç
delillerine el koyar. Kamerayla olayı olay yerini, şüpheli ve suç
delillerini görüntüler. Suç olayını ve suçluları; MOBESE kameraları
ile araçlara takılan yol belirleme cihazından araştırıp, belirler
Şüpheli ve sanıkları; savcı emriyle gözaltına alır ve hakim hakim
kararıyla tutuklar. Polis Müdürlük ve Merkezlerinde; olay durumuna
göre, Yargı Başkanlığınca; 2 ile 5 arası C-Savcısı görevlendirilir.
4) Polis, Yargı kararlarının, icra infaz memurlarıyla birlikte
yerine getirilip uygulanmasını sağlar.
3.ÖRGÜTLÜ SUÇLARLA MÜCADELE:
1) Toplumda birliği, huzuru bozucu, adalete, devlete güveni sarsıcı:
organize suçlar,bölücü,ayrılıkçı,mafya,çete,eşkıya,kaçakçı ile
yıkıcı faaliyetler ve terör olaylarını araştırır,engeller,örgütleri
çökertir.
2)Türk halkının,ulusal haklarını,kamu yararını, Toplumsal
çıkarlarını,ulusal ve manevi değerlerini,Temel hak ve
hürriyetlerini,inanç ve ibadet örgütlüğünü,kutlu can, Namus ve Alın
teri malın Güvenliğini ,kişilerin meşru, yasal
haklarını;arar,korur,,saglar,.Hakların; yasal eşit,özgür,adaletli ve
Topluma yararlı şekilde kullanımına uygun ortamı hazırlar.
3)Polislik; sabır, fedakarlık, inanç, bilinç, ilke, kural, vicdani
sorumluluk, dürüstlük, ileri görüşlülük ve cesaret duygularıyla,7
gün 24 saat, kesintisiz, eylemli ve zihinsel olarak sürdürülmesi
gereken, kutlu bir görevdir. Polis, iktidar partisinin, Hükümetin,
Bakanlığın, Yönetimin, bir etnik azınlık yada inanç grubunun veya
siyasi görüşün degil, Devletin, tüm Halkın, cumhuriyetin,
Demokrasinin polisidir ve kendinden bekleneni gereğince verebilmek
için olmalıdır.
4) Polis, suç işlediğini duyduğu, kanuna aykırı bir davranışın
yapıldığını öğrendiği, insanların canı namusu ile mala, doğaya,
konut, iş yeri ve araçlara, zarar verildiğini gördüğü an; bir yerden
emir, izin almayı beklemeden, anayasa gereği, insiyatif ve takdir
yetkisi kullanarak derhal olaya müdahale eder; öncelikle suç olayını
telsizle veya telefonla polis merkezine bildirir. Yasaya aykırı
davranışı, engelleyip durdurur. Suçluyu yakalayıp göz altına
alır.Suç delillerini toplar, şüpheliyi suç delilleriyle birlikte
Adalete teslim eder.Karşı geleni ,etkisiz hala getirir,gerekirse
silah kullanır.
5) Kanunların uygulamasını gözetip, sağlar, yasalara aykırılığı
önler ve davrananları, yakalayıp C-Savcılığına sevk eder. Kabahat
işleyenlere ceza yazar.
4.TRAFİK:
1) Ülkemizde trafik akışının şehir içerisi ve şehirlerarası sağlıklı
taşıt aracı ulaşımının, yol sürücü ve yolcu güvenliğinin
sağlanmasından, birinci derecede polis sorumludur. Yol, otoyol,
köprü, cadde, otopark, tünel, üst ve alt geçit yapılması ile toplu
ulaşım, metro, tiren, şehirler arası insan ve mal taşıması gibi
altyapı hizmetlerinin planlayıp yürütülmesinde, polisin görüşü
alınır. Polis ve Doktorlarca; İlköğretim okulunda öğrencilere;
Trafik kuralları, ilk yardım, hırsızlık, kapkaç, mafya,ve terör
örgütleri ile tiner , uyuşturucu, sigara,alkol ve kumar, fuhuş gibi
zararlı alışkanlık ve kötü bağımlıklara ilişkin okullarda eğitim
verilir,belgeseller gösterir. Gençleri bilgilendirip bilinçlendirir
2)Trafik Polisi; Yollarda, araç teknik donanımı ile lastik durumunu,
sürücüsünün alkol kullanımı ve trafik kurallarına uygun
davranmasını,gözetip denetleyerek,kotrol hizmeti yürütür ve trafik
düzenini sağlar. Hazırlayacağı rapor, öneri,geliştireceği plan,
teklif ve önlemlerle trafik kazalarını azaltır.Her yıl binlerce
can, iş gücü kaybına yaralı ve milli servete mal olan trafik
kazalarının,%9 0 oranındaki nedeni;aşırı hız,hatalı sollama, alkollü
ve uykusuz araç kullanma gibi trafik kurallarına uymamak yani sürücü
kusurudur.
3)Türk Halkı için ne kadar üzücü ve acı ki; bilimsel araştırma,
teknik buluş ve ekonomik üretimde kendi kendine yeterlilik ,
bağımsızlık, bağlantısızlık ve egemenlikte; ilk ona
giremezken,trafik kazaları, hırsızlık,kapkaç,mafya,ve terör
olaylarında,dünya sıralamasının ilk onunda yer alıyoruz! Türk
devletinin Medeniyetler yarışında varlığını onurla sürdürebilmesi
için,Türk gençliğinin idealist olması, kendine ulusal hedef ,amaç
belirlemesi,bir Türkün ;cep telefonu, Gün ısı,TV , kanser ilacı,
güdümlü roket gibi bir cihaz icat ederek halkına, devletine,
insanığa hizmet etmesi,öldükten sonrada onu hayırla yad ettirecek
bir eser bırakması gerekir.
4)Araç satış, devir,ruhsat ve plaka işlemlerini,noterler ile kara
ulaşım ve Taşımacılık odası yürütür.Polis bu tür idari işlemlere
bakamaz. Sürücü belgesi; özel kurslar ve KUT odasınca verilir. Polis
,eğitim, uyarı ve cezayla Halkı bilgilendirip bilinçlendirerek,
Trafiğin sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlar.
C –POLİSTE HİYERARŞİ:
Polislerin Sicil ve Disiplin Amirleri:
1) Cumhuriyet savcısı
2) Emniyet Müdürü (Atamaya yetkili üst sicil ve disiplin Amiri)
3)Kısım,Bölüm,Şube Şefi
4)Ekip Amiri,Komiser
5)Polis Memuru
D-İSTİHBARAT
1)Polis Müdürlüğü ,suç işleyenler ve suç örgütlerine ilişkin;
araştırma, haber alma, izleme, takip, dinleme, inceleme, soruşturma
ve benzeri hizmetleri yürütürken sivil elbise ile güvenlik personeli
çalıştırabilir. Ancak istihbarat hizmeti yürütmek üzere , polisten
başka bir güvenlik birimi, kurumu, teşkilatı oluşturulup, kurulamaz
ve bu amaçla personel görevlendirilip, çalıştırılamaz.
2.İl, ilçe ve belde polis müdürlükleri, polis kadrosunun, %2 si
oranında polis memurunu; sivil elbise ile gizli araştırma, haber
alma, dinleme, izleme ve takip hizmetlerinde çalıştırılabilir. Sivil
polis kadrosu; 2 ile 20 görevliden kurulur. Haber alma hizmeti için
örtülü ödenek oluşturulamaz ve haber karşılığı bilgi veren kişilere
para ödenemez. Bilgi yasal yol ve yöntemlerle toplanır. Polis basın
ile TC dış temsilciliklerinden bilgi edinir. Polis yurt dışında
temsilcilik açamaz, polislere yurt dışında görev verilemez ve
hiçbir nedenle polis, devletçe yabancı ülkelere gönderilemez. Polis
yabancılarla yurt içinde de işbirliği yapamaz, ortak etkinlik
gerçekleştiremez.
131.MADDE- GENEL
GÜVENLİK
1.Güvenlik güçlerinin, varlık sebebi, temel, asli, birincil görevi;
halkın can, namus ve mal güvenliğini sağlamak kötülerin saldırı ve
tecavüzünden korumak. Yurtta, güven, barış ve huzur ortamını
oluşturup devam ettirmektir.
2.Asker ve polis; insanların can, namus ve malına saldıranı, silah,
patlayıcı, yanıcı madde ile zarar vereni, yüzünü örtüp, kimliğini
gizleyerek huzur ortamını bozanı görünce; hiçbir yerden emir ve izin
almaksızın, anayasa ve yasaların verdiği açık yetkiyle beklemeden,
derhal suç olayına müdahale eder. Saldırganın zarar vermesini, yeni
bir suç işlemesini engeller , önler ve saldırganı yakalar.
3.Asker ve polisin, teslim ol, kaçma dur uyarısına uymayan, hatta
silahla karşılık veren veya Halka ateş açan; elinde bomba, molotof
kokteyli olan saldırganları, etkisiz hale getirebilmek için
gerekirse silah kullanır.
4.Terörist, mafyacı, hırsız, kapkaççı, eşkıya, çete, katil, gaspçı
gibi TC kanunlarına saygısız, Halk düşmanlarını yakalamak yada
çevreye zarar vermeleri önlemek isterken; bunları yaralayan yada
ölümüne neden olan Türk Güvenlik personeli; silah kullanma,
yaralama, öldürme veya çevreye üçüncü kişilere, mala zarar vermek
iddia ve suçlamasıyla; tutuklanamaz ve cezalandırılamaz.
5.Bu tür adli olaylarda, şikayet üzerine ve gerekli görülürse idari
inceleme başlatılır veya adli soruşturma açılır. Ancak yaralanan
yada öldürülün şüphelinin; sabıkalı, aranılan, suç işlediği, silah
kullandığı, silahlı olduğu anlaşıldığı an; durum belgelenip,
tutanak tutularak, idari inceleme veya adli soruşturma durdurulur.
6.Ayrıca, bu tür adli olaylarda, Güvenlik personelinin; yaralandığı
yada ölümüne neden olduğu saldırgan ve ailesi yaralama ve öldürme
nedeniyle Devlet ve Güvenlik personeli aleyhine, ceza ve tazminat
davası açamaz. İdari tazminat da ödenemez.
7.Yasalara aykırı davranarak zarar verip suç işleyen, suçludur. Bir
suçu işleyebilen, bu suçun yasal cezasını da çekmek zorundadır. Suç
işleme irade ve gücüne sahip kişi, ceza çekme yeterliğini de sahip
demektir. Suç ve ceza objektiftir. Suç olayında, suçlunun, suçu
işleyiş biçimi ve verdiği zarar esas alınır. Suçlunun yaşı , uyruğu,
inancı, cinsiyeti, psikolojik durumu gibi kişilik özellikleri
yargılama ve ceza açısından dikkate alınmaz
8.Polis, şüphelendiği kişi yada yasayı ihlal edip,toplum huzurunu
bozan ve suç işlemekte olanlara; kendini tanıtıp,kimliklerini
ister,gerekli görürse, üst,araç, eşya, konut ve işyerini arar. Suç
delili elde ederse yada şikayetçi varsa şüpheli ve sanığı gözaltına
alıp savcılığa sevkeder.
9.Yasada suç olarak tanımlanan bir eylemi yapan yada kanuna aykırı
davranarak kaçan ve yargı organlarınca aranan kişiler;birlikte ve
barış içinde yasamanın esası olan toplumsal kuralları
çiğnediklerinden; güveni, saygıyı ve kişi dokunulmazlığı hakkını
yitirir. Yasadışı eyleme giriştikleri andan itibaren, güvenlik
güçleri bu kişilere şüpheli, sanık ve suçlu gözüyle bakıp davranır.
10.Polis, yasadışı bir davranışı gördüğü,suç olayını öğrendiği
an,hemen durumu polis merkezine bildirir. Nöbetçi personel ;adli
olay bilgi formunu doldurur ve ilgili devriye polis ekibine konuyu
iletir,ayrıca savcılığı bilgilendirir.
11.Fedakarlık ve vicdani sorumluluk duygusuyla yapılması gereken;
polislik,savcılık,yargıçlık,subaylık ve sözleşmeli askerliğe maddi
cazibe ve çıkar sağlama amacıyla girilmemesi için adliye ve güvenlik
personeline; diğer devlet memurlarıyla aynı ve eşit miktarda aylık
ücret ödenir.sosyal haklarda farklılık, üstünlük tanınamaz.
12.Asker ve polis,savcı ile yargıç; suçsuz ile suçluyu iyi ile
kötüyü ayırır. Halkı potansiyel suçlu, cumhuriyet düşmanı olarak
göremez. Kanuna saygılı vatandaşa kaba davranamaz, hakaret edemez,
zor ve şiddet kullanamaz.
13. güvenlik güçlerinin görevi; suç olaylarını ve olasılıkları
düşünüp,tartışıp,görüşüp tedbir olarak suç işlenmesini önlemek,
halkın evinde güven ve huzur içinde uyumasını sağlamaktır.suç
işlendikten, insanlar yaralanıp, ölüp,işyeri,aracı yakıldıktan sonra
suçlunun aranıp bulunması vatandaşı rahatlatmaz,sorunu çözmez. Her
suç işlendiğinde suçluların cezasız kalması yada affedildiğinde
halkın devlete olan güveni sarsılır,saygısı ve umudu azalır. Gönlü
ve vicanı yaralı insanlar sorumsuz,ilkesiz,kuralsız davranan
devletine sahip çıkmaz ve savunmaz. Selçuklu ve Osmanlı devleti bu
nedenle yıkılmıştır.
14.güvenlik ve yargı personeline niçin ücret ödeniyor? Türk halkı
ile güvenlik ve yagı personelinin bu soruyu kendilerine sormaları
gerekir. Halk basın ve DKÖ ler aracılığıyla kamu kurumlarının
faaliyet karar ve anlaşmalarını gözetip denetlemelidir. Devlet
memurlarının yanlışları temel hak ve özgürlüklerimize,
bağımsızlığımıza, kamu yararına hatta çocuklarımızın geleceğine,
umuduna zarar verecekse bunu öngörüp halka duyurup karşı çıkmalıyız.
Yoksa savunulacak ne onur ne devlet ne de ülke kalır, tarih olup
gider.
132.MADDE- KİŞİ
GÜVENLİĞİ VE ÖZEL GÜVENLİK:
A- KİŞİ GÜVENLİĞİ
1.güvenlik gücü; asker ve polis, saldırgana karşı mazlumun yardım
isteği, suç işlenmesinin önlenmesi emri alması ya da doğrudan suç
olayını görünce derhal olaya müdahale eder,suç işlenmesini önler,
saldırganın olay yerinden kaçmasına engel olur etkisiz hale getirir
ve yakalayıp yargıya teslim eder
2- Meşru Müdafaa-Yasal Savunma Hakkı:
1- Güvenlik güçlerinin bulunmadığı yada çağırma imkanının olmadığı
durumlarda kendinin ya da bir yakınının can namus veya malını konut,
araç, işyeri veya dışarda silahlı birine veya kendinden daha güçlü
bir kişi ve kişilere karşı korumak,savunmak, engel olmak, zarar
görmemek veya saldırganı etkisiz hale getirmek yada yakalamak
isterken saldırganı yaralayan yada ölümüne neden olan kişinin
soruşturma sonucu bunu meşru müdafaa amacıyla yaptığı anlaşılırsa
ceza verilmez.
2-Meşru müdafaa durumu; saldırganın terörist, mafya,çete,eşkıya veya
silahlı olması kişiyi dövmesi, hırsızlık, kapkaç, gasp,
soygun,tecavüz suçu işlemeye çalışması, ateş etmesi,bıçaklaması,
yaralaması,öldürmeye kalkışması gibi durumlarda söz konusudur.
3-Suç bilgi formu: dolandırıcı, şantajcı, cinsel tacizci, sapık,
hırsız, kapkaççı, gaspçı, kaçakçı, eşkıya, mafya,katil ve terörist
gibi halk düşmanı, yasalara saygısız,tüm suç işleyen şüpheli ve
zanlıların hem ilk yakalanıp gözaltına alındıklarında hemde yargıda
cezaları kesinleştiğinde; adı soyadı, nüfus kaydı, fotoğraf ile
işledikleri suçların yer aldığı suç bilgi formları doldurularak
basın-medyaya(gazete ve TV) gönderilir. Suç işleyenlerin masumiyet
ve dokunulmazlığı suça bağlı olarak kendiliğinden , doğrudan
kalkar.
Bu işlem; hem halkın toplum düşmanlarını tanıyıp, kendilerini
korumalarını hem de bunlarla ilgili bilgi ve belgeye sahip
olanların, bu kanıtları yargıya sunarak adaleti sağlamalarını,
ayrıca devletin egemenlik gücünü gösterip, gençler üzerinde uyarıcı,
caydırıcı güven ve huzur etkisi yaratmak amacıyla yapılır. Polis ve
savcılık, basının; halkı bilgilendirme hakkını kısıtlayamaz.suç
olayını ve suç işleyenleri görüntülemesini engelleyemez, davayla
ilgili haber yorum yasağı getiremez.
4.Asker ve polis, kamu görevlisi yada diğer kişilerin bireysel
korumasında görevlendirilemez.güvenlik güçleri;halkı, topluluğu ve
binaları bir bütün ve genel olarak korur.
5.Silah Bulundurma, Taşıma Hak ve Yetkisi;
1)Atanmış, istisnai, görevli ve seçilmiş devlet memurlarına, görevde
iken ve bu görevlerinden emekli olanlara; tabanca satın alma ve
taşıma hakkı tanınır. Silah taşıma belgesi, görevde iken ve emekli
olunca, 5 er yıllık dönemler halinde soruşturmasız ve harçsız
verilir.
2)Muhtarlık yerel kurulu asıl ve yedek üyelerine;tabanca satın alma
ve taşıma hakkı tanınır. Görevleri süresince harçsız taşırlar. Görev
bitimi, taşıma belgeleri bulundurmaya çevrilir. Aksakal ve hatunlar
meclisi üyeleri, birer kamu denetçisi, ombudsman ve halk sözcüsüdür.
3)Bazı iş, sanat ve meslekleri yapanlar ile can, namus ve mal
güvenliği ciddi tehlikede olan yada saldırıya uğrayan sabıkasız TC
vatandaşlarına, istekleri halinde silah taşıma belgesi verilir. Bu
konu yasa ile düzenlenir.
4)18 yaşına giren ve en az lise mezunu olan sabıkasız TC
vatandaşları;can, namus ve mal güvenliğini, 7 gün 24 saat halk
düşmanlarına karşı koruyup savunabilmek için konut, işyeri ve
araçta; av tüfeği ve tabanca bulundurma ve üzerinde taşıma hakkına
sahiptir. Silah bulundurma ve taşıma hakkı, kanunla düzenlenir.
Devlet, hiçbir nedenle, halkın ruhsatlı silahlarını toplatamaz.
5)Türk ülkesindeki elçilik görevlileri ile yabancı uyrukluların,
silah bulundurma ve taşıma hakları, karşılık,eşitlik, saygı ve güven
ilkelerine göre belirlenip, düzenlenip tanınır.
B-ÖZEL GÜVENLİK:
1.Özel güvenlik şirketi,kurucu ortak ve yetkili müdürlerinin; polis
veya subay yetiştiren bir devlet ulusal güvenlik yüksek öğretim
kurumu yada üniversitelerin; hukuk, tıp, spor, kamu yönetimi,
psikoloji, felsefe, sosyoloji, halkla ilişkiler, iletişim, tiyatro,
gazetecilik vb. programların birinden mezun olmaları gerekir, özel
dedektifliği de bu meslekten kişiler yapabilir.
2.Özel güvenlik personeli yetiştirme kursuna katılıp sertifika almak
ve özel güvenlik hizmeti görevini yürütebilmek için; en az önlisans
düzeyinde bir yüksek öğretim kurumunu bitirmek, sabıkasız olmak ve
TAE hizmetini; TSK da eylemli olarak yerine getirmek zorunludur.
Sözleşmeli askerler ordudan ayrıldıktan sonra özel güvenlik hizmeti
verebilir.
3.Bireylerin,can, namus ve mal güvenliğinin; konut, işyeri, araç ve
açık alanda korunması yada inşaat , tesis ve iş yerleri ile spor
karşılaşması, yarışma , şölen, kutlama, düğün, konser ve
toplantıların iç ve dış güvenlik ve koruma hizmeti; korucu, bekçi,
güvenlik görevlisi gibi farklı ad ve tanım kullanılsa da özel
güvenlik personeliyle yürütülür. Merkez çarşı, mahalle ve semt ile
köylerin, genel güvenliğini ise 7 gün 24 saat bir bütünlük içinde
polis sağlar.
4. Özel güvenlik personeliyle özel dedektifler; silah taşıma hakkına
ve meşru müdafa durumunda; kendilerini korumak ve görevli oldukları
kişilerin güvenliğini sağlamak için silah kullanma yetkisine
sahiptir
5. TC vatandaşı olmayan, üniversite bitirmeyen, adli suç işleyip 12
aydan daha uzun süreli hapis cezası alarak sabıkalı duruma düşenler
ile TSK da, TAE görevini, eylemli olarak yerine getirmeyenler özel
güvenlik görevi, koruma hizmeti ve dedektiflik yapamaz.
SAĞLIK VE ÇEVRE
133.MADDE–SAĞLIK
HİZMETLERİ VE ÇEVRENİN KORUNMASI :
1-TC vatandaşları; sağlıklı bir çevrede yaşama, sigortalı ve
emekliler; ayakta muayene olacağı ve yataklı tedavi göreceği, hekim
veya sağlık kuruluşunu seçme hak ve özgürlüğüne sahiptir. Hastalanan
TC vatandaşları sevksiz, doğrudan diledikleri kamu ve özel sağlık
kuruluşu yada özel muayene hizmeti veren hekime başvurup muayene ve
tedavi olabilir ancak işçi ve memurlar, iş ve hizmetin aksamaması
için hastalık durumunda: sağlık kuruluşlarına, kurum , birim,işyeri
amirince sevkedilir.
2-Şehirlerin ve su kaynaklarının çevresinde yeşil alan oluşturulur
ve planlı şekilde yeni ağaç dikimi ve bakımı yapılır. Çevre
sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemek,belediyenin en
önemli görevlerindendir. Bunun gerçekleştirilmesini sağlamak ve
çalışmaları denetlemek , vatandaşlar adına Basın ve DKÖ’ lerin en
önemli ödevidir.
3.Çevreye zarar verici biçimde üretim yapılamaz.
4.Belediyeler,sahipsiz kedi ve köpekleri; DKÖ lerle iş birliği
yaparak kısırlaştırır, bakım ve tedavilerini sağlar, yürütür. Başı
boş hayvanları bayıltıcı iğne atan silahla yakalar, öldüremez.
5.Sağlıklı bir çevre, dengeli bir hayat için; okul, hastane, kamu
kurum binaları ile toplu taşıma raçları, halka açık yerler ve
insanların toplu bulunduğu kamusal alanlarda; sigara, alkollü içki
içilemez ve uyuşturucu kullanılamaz. Sigara ve alkollü içki, bunun
için ayrılıp düzenlenmiş yerlerde içilebilir. Yazılı, sözlü ve
görsel basında, reklam panolarında, alkollü içki ve sigara reklamı
yapılamaz. Sigara, uyuşturucu, kumar ve fuhuşun zararlarıyla ilgili
olarak okullarda belgesel filmler gösterilir, TV’lerde yayınlanır.
6. Devlet vatandaşlarının hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde,
güvenli, huzurlu, mutlu ve umutlu olarak sürdürmesini sağlamak için
sağlık hizmetlerini genel olarak düzenleyip planlar.
7.Belediyeler, sağlık merkezlerinde; öğrenciler,0-5 yaş grubu
çocuklar ile yoksullara; ücretsiz olarak, ilk yardım ve çocuk
sağlığı, doğum, önleyici sağlık, aşı, muayene ve ayakta tedavi
hizmetleri verir. Belediye sağlık merkezlerinde yataklı tedavi
ünitesi bulunmaz.
8.Devlet üniversitesi tıp fakültelerine bağlı devlet hastaneleri,
birer eğitim, araştırma ve uygulama hastanesi olarak, sigortalı ve
emekliler ile öğrenciler, diğer halk ve yabancılara; her türlü
muayene ve yataklı tedavi hizmeti verir. Sosyal devlet ilkesi
gereği; devlet üniversite hastaneleri, en az %30, özel hastaneler
ise an az %10 oranında sosyal güvenliksiz ve yoksul hastalara,
ücretsiz muayene ve tedavi hizmeti vermekle yükümlüdür.12 yıllık
temek eğitim okulları ve üniversite öğrencileri ile 0-5 yaş arası
bebek ve çocukların; muayene ve yataklı tedavileri, tahlil, film ve
ameliyat dahil, devlet üniversite hastanelerinde ücretsiz olarak
yapılır.
9.TC ülkesinde sağlık odasına üye olmadan tıp doktorluğu, dil
hekimliği, fizyoterapistlik, eczacılık gibi bir sağlık görev ve
hizmeti yapılıp yürütülemez. Hastane, klinik ve serbest çalışan
sağlık görevlilerinin müşteriden isteyeceği, alacağı, muayene, film,
tahlil, ameliyat ücretleri ile ilaç fiyatlarının üst sınırını,
sağlık oda ve birliği genel kuralları, her yıl için ocak ayı başında
belirleyip açıklar.
10.Tıp doktoru muayene ücretleri ile diş, film, tomografi, mrve
tahlil ücretleri bir BAÜ nün %2-%20 arası bir oranda belirlenir.
Ameliyat ücretleri ise BAÜ nün yarısı ile iki katı arasıdir. Diş ve
yapım ücretleri; BAÜ nün %5-%10 arasıdır.
11.Devlet tıp fakültesi hastanelerinin döner sermaye gelirleri, yine
hastane giderlerine harcanır. Öğretim üyelerine ve sağlık
personeline ek ücret olarak ödenemez.
12.SGK, Sigortalı ve emeklilerin , yataklı tedavi giderlerini
karşılar. Ancak sigortalı ve emeklilerden; kamu sağlık kurumlarında
yataklı tedavi görenlerden %10, özel sağlık kurumlarında yataklı
tedavi görenlerden %30 oranında sosyal güvenlik harcamalarını
gözetip denetleme ve sosyal güvenliğe katkı payı alır.
13.SGK, sigortalı ve emeklinin, ayakta tedavi ve eczaneden alınan
ilaç bedelleri ile film ve tahlil gibi tedavi giderlerini
karşılamaz, ancak sigortalı ve emeklilere SGK; ayakta tedavi
giderleri için her yıl, yarısı ocak diğeri temmuz ayında olmak üzere
yılda iki defa ve toplam bir BAÜ tarında sağlık ödeneği verir.
Hükümet gerekli görürse bu ödenek miktarını 4 katına kadar
arttırabilir yada yarı oranına dek azaltabilir.
14.TC ülkesinde ilaç üreten şirketler ile ecza depoları, hastaneler
ve SGK; ilaç ithal edemez. Eczanelerin sattığı ve hastanelerin
kullandığı tüm ilaçlar, aşılar ülkemizde üretilir. Yurdumuzda
araştırılıp geliştirilen ilaçlara; TC standart. Patent, marka ve
ruhsatı verilir, yerli ilaç üretimi desteklenip teşvik edilir.
Eczacılık fakülteleri, ulusal, yerli ilaç üretimine öncülük yapar.
15. Hastane odaları, tek kişilik olarak ve (3x5=15m2) ölçeğinde
yapılıp düzenlenir. Her odada bir hasta kalır. Hasta odasında
yatak,duş, wc ve dolap bulunur. Yemek servisi odalara yapılır.
Hastalara sağlık personeli bakar, refakatçi bırakılamaz, istenemez.
16.Devlet ve özel hastanelerin acil servislerinde, acil müdahale
yapılan kişilerden; hiçbir ücret alınamaz ve istenemez. SGK da acil
hastalar için para ödemesi yapmaz.
17. TC vatandaşı sigortalı ve emekliler hastalandıklarında; ayrımsız
ve eşit şekilde ülkemizde tedavi edilir. Ameliyat dahil tüm tıbbi
işlemler yurdumuzda yapılır.SGK ve devlet hastaneleri, tedavi için
yurtdışına hasta gönderemez. Kendi isteğiyle yurt dışında tedavi
gören TC vatandaşlarına, SGK’ca hiçbir parasal ödeme yapılmaz.
18.Gereken hastalara sağlık ve bilirkişi raporunu ilgili dalıın,
bölümün uzman tıp doktoru, tek imzayla düzenleyip verir, iki ve daha
çok tıp doktoru kurul şeklinde toplanıp rapor düzenleyemez.
19.Ölen kişinin sosyal güvenliği yada ilgilenecek kimsesi yoksa
cenaze hizmetleri giderlerini belediye karşılar.
20.Uyuşturucu bağımlılarının tedavi şansı %1 dir. Bu nedenle
uyuşturucu bağımlısı olanlara devlet tıp fakültesi hastanelerince
bağımlı kimliği düzenlenir. Güvenlik kuvvetlerince yakalanan
uyuşturucu madde imha edilmez, yakılmaz, devlet hastanelerine
tutanakla teslim edilir. Uyuşturucu bağımlısı gençlerin suça
yönelmelerini engellemek amacıyla bu uyuşturucu kullanıcılarına,
hastanece gerekli doz ücretsiz verilir.
YEREL YÖNETİM VE KAMU
HİZMETLERİ
134.MADDE-YEREL
YÖNETİMLER:
1.Türkeli, yerinden yönetim esaslarına göre; kamu hizmetlerinde
verimlilik, kamu yararı,genel güvenlik, barış, kalkınma ve sosyal
adaletin sağlanabilmesi için; coğrafi ve ulaşım durumuna, ekonomik
şartlara ve nüfusa kayıtlı vatandaş sayısına göre gruplandırılarak
bölgelere ve bölgedeki yerleşim birimleri ise tüzel kişiliğe sahip
il,ilçe ve belde idari bölümlerine ayrılır.
2. Belediyelerin yönetimi; hukukilik; yetki genişliği, yerindelik ve
kamuoyuna duyarlılık ilke ve esasına dayanır.
3.İl,ilçe beldeler,idari yönden birbirine bağlı değildir, özerk
yönetim birimleridir.
4.Bölge meclisi üyeleri; bölgeye dahil il,ilçe ve belde belediye
başkanlarıdır. Belediye meclisi üyeleri ise mahalle ve köylerin
gruplaştırılmasıyla oluşturulan seçilmiş bucak mülki idari amiri
muhtarlardır. Ayrıca belediye başkanlık uzmanı ile belediye
müdürleride B.meclisinin danışman üyeleridir. Ancak danışman meclis
üyelerinin söz hakkı varsada karar almada oy hakları yoktur, karar
alıcı üyeler seçilmiş muhtarlardır.
5.Yerel yönetim organı olan belediyeler ile bölge ve belediye
meclisleri halkın; yerel, ortak ve günlük ihtiyaçlarını yerinde
zamanında ve gereğince karşılayan, işleri iyileştiren , hayatı,
yaşam şartlarını kolaylaştırıp, çevreyi güzelleştirerek;
cumhuriyeti, demokrasiyi sevdiren ve karar organları seçimle
oluşturulan, kamu tüzel kişileridir. Yerel yönetimlerin kuruluş,
görev, yetki ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.
6.Yerel yönetim seçimleri,genel seçimler adı altında ve TUCUM
seçimleriyle birlikte 5 yılda bir yapılır.
7.Belediye başkanı ve muhtarlar, seçilmiş devlet memuru ve o yörenin
mülki idari amiridir. Yıl olarak 22 yaşına girmiş ve yüksek öğrenim
yapmış , sabıkasız TC vatandaşları; bir siyasi partiden yada
bağımsız belediye başkanı ve muhtar adayı olabilir.
8.En az, 4 asıl ve 4 yedek üyeden oluşan muhtarlık yerel
kurulu-aksakallar ve hatunlar meclisi üyeliği içinde en az lise
mezunu olmak şarttır.
9.Aynı kişi ikinci defa veya dönem belediye başkanlığı veya
muhtarlık için aday olamaz, gösterilemez ve seçilemez. Bir kişi ayrı
dönemlerde aday olarak muhtar, belediye başkanı ve millet vekili
seçilebilir.
10.Belediye başkanı ve muhtarlar; aylık ücret,emeklilik, sağlık
hizmeti ve yargılanma bakımından diğer devlet memurları ile aynı hak
ve hükümlere tabidir.
11.Muhtarlık büroları belediye hizmet binasında kurulur. Halka,
bilgisayar ve internet sistemiyle hizmet verilir.
12.YERLEŞİM BİRİMLERİYLE İLGİLİ HUSUSLAR:
A- Yerleşim birimi kurulması:
İl, ilçe ve belde kurulmasında; yerleşim biriminin nüfusu temel ölçü
olarak alınır. Kanunda aranılan diğer özellikler yanında bir
yerleşim biriminin, merkez mahalle ve köyleriyle birlikte mülki
idare nüfusu;
1) En az,100 bin-700 bin olmadıkça il,
2) 50 bin-500 bin olmadıkça ilçe,
3) 20 bin-100 bin olmadıkça belde yapılamaz,
4) Bir yerleşim birimi veya mahalle, semt yada köy gurubunun bucak
muhtarlığı statüsü kazanabilmesi için;5 bin-50 bin arası nüfusa
sahip olması gerekir.
5) Bir yerleşim birimi;1000-20000 nüfusa sahip olmadıkça mahalle
veya köy yapılamaz.
B-İl,İlçe Ve Belde Sayıları:
1)il = 95
2)ilçe = 510
3)belde, tüzel kişiliği adedi ise 395 i geçemez.
C-Yerel yönetim birimi ve personel kadroları; En üst miktardır,
aşılamaz, arttırılamaz.
1.Belediye başkanı: toplam 1000 adet kadro
a)il belediyesi:95
b)ilçe belediyesi:510
c) belde belediyesi:395
2.Muhtar, belediye meclis üyesi kadrosu:15 bin adet
3.Belediye personel kadroları
a)müdür:3000 adet
b) başkanlık uzmanı: bin adet
c)şef ve diğer unvanlı memurlar:190 bin adet kadro.
13. a- Bir il, ilçe veya belde belediye mülki idare sınırı, diğer
bir belediye mülki idare sınırına kadar devam eder. Köylerde
belediye sınırı içinde ve mahalle statüsündedir. Belediye, mahalle
ve köy ayrımı yapmaksızın yöre halkına 7 gün 24 saat sürekli , eşit
ve yeterli hizmet verir.
b-Nüfus ölçüsü dışında bir yerleşim biriminin belediye
yapılabilmesi için diğer bir belediye ile aralarındaki karayolu
uzaklığının; en az 40-50 km olması veya su,dağ gibi ulaşımı
engelleyen coğrafi bir unsurun, engebenin bulunması hususu dikkate
alınır
14.Belediye meclisleri, yerel ihtiyaç ve hizmetlerin gereği gibi
karşılanması, ulusal haklar ve kamu yararının korunması için anayasa
ve kanunda belirlenen ilke ve kurallara göre gerekli kararları alır
ve uygular. İki belediyeyi birden ilgilendiren veya bölgesel
nitelikte olan konularda bölge meclisleri yetkilidir. İki ayrı
bölgeyle ilgili konularda ise bakanlık yetkilidir. Yerel yönetim ile
kamu kurumları birbiri aleyhine idari, hukuki ve mali dava açamaz.
Belediye başkanları; il,ilçe veya belde sınırları içindeki kamu
kurumlarının, birbiri ile olan anlaşmazlıklarını, belediyeler
arasında çıkan anlaşmazlıkları ise bölge meclisleri çözer. Bölgeler
arası anlaşmazlıkları ise ilgili bakanlıklar kesin olarak çözer.
Kamu kurumları arası anlaşmazlıkları , yargıya götürülemez.
15.Hükümet ve bakanlıklar, mevzuat düzenlemesi yapar, genel
nitelikte karar alır, doğrudan yerel yönetimlerin idaresine
karışamaz. Ancak hükümet, BKK ile genel bütceden; bölgesel ve ulusal
nitelikteki büyük yatırımlar ile doğal afette belediyelere ödenek
gönderir,yardım eder.
16.Vergi ve diğer devlet gelirlerini Belediyeler toplar. Toplanan bu
devlet gelirlerinin %30’unu başkente hükümete gönderir. Ayrıca
devlet gelirlerinin % 10’u bölgedeki devlet üniversitelerine, %10 u
devlet temel eğitim okullarına, %5 i bölgedeki adliye, polis ve TSK
ya bağlı ordu komutanlığına, yerel ödenek olarak verilir. Kalan
%45’lik kısım ise belediyenin; idari ve personel işleri ile
elektrik, yol, su, atıksu, arıtma, kanalizasyon, çöp toplama,
ulaşım gibi alt yapı hizmet giderlerine kullanılır.
17.Yerel yönetimler, halka verilen altyapı ve üretim hizmetlerini;
genel düzeyde planlar, yönlendirir, gözetip denetleyerek, zamanında
ve gereğince verilmesini sağlar. Ticaret, sanayi ve tarımsal üretim
gibi ekonomik faaliyetlere katılmaz ve doğrudan altyapı hizmetlerini
yürütemez.Belediyeler, altyapı hizmetlerini; KİYİB yöntemi ve
kamusal yetki sözleşmesiyle özel sektöre gördürür.
18.Belediyeler, madencilik yapamaz. Merket, fırın, soğuk hava
deposu,düğün salonu, otel,lokanta,otogar,hal,petrol
istasyonu,doğalgaz dağıtımı gibi bir tesis,işyeri, ismek açamaz,
işletemez , üretim faaliyetinde bulunamaz. Ayrıca toplu taşıma aracı
ve iş makinaları satın alamaz ve işletemez. Asfalt üretim ve yapımı,
kaldırım taşı,su kanalizasyon borusu üretim gibi işleri, özel sektör
yürütür. Gerektiğinde belediyeler bu mal ve hizmetleri özel
sektörden satın alır. Yaptırdığı işin veya aldığı mal ve hizmetin
bedelini, en çok bir ay içinde öder.
19.Belediyeler,şenlik, şölen,karnaval,festival,fetih ve kurtuluş
günü, yıldönümü,anma, karşılama töreni,spor karşılaşması ve benzeri
yarışma düzenleyemez. Tiyatro , konservatuar, folklör, halk
dansları, bando, orkestra,müzik korosu,mehter,spor takımı, kulübü
ve benzeri toplumun, halkın huzur, genel güvenlik ve refahına
yönelik ve katkısı bulunmayan; birim açamaz, kurum kuramaz, örgüt
oluşturamaz, faaliyet, etkinlik düzenleyip yürütemez. Heykel, anıt,
büst yaptıramaz. Ancak, çevrecilere amatör sporculara, müzik
gruplarına yardımcı ve destek olur. Yöreye gelen yabancı öğrenci ve
sporculara; tanıtıcı, yöresel, ulusal, TM el sanatı ürün hediye
eder.
20.Belediye meclisi, il,ilçe veya beldeyi;mülki sınırları içindeki
merkez mahalle ve köyleriyle birlikte bir bütün olarak planlayıp
imar uygulamasını buna göre yürütür. Yerleşim, konut, işyerleri,
sanayi, tarım, turizm, sit, spor, okullar, eğlence, yeşil alan,
otlak, orman, milli park, su havzası, mezarlık gibi tüm kullanım
bölge ve alanlarını belirler.
21.Yerel yönetimler, ulusal egemenlik hakkını paylaşamaz, ulusal
meclislerin hak,görev ve yetkilerini kullanamaz, silahlı güvenlik
gücü kuramaz oluşturamaz. Yurt dışında büro, temsilcilik
açamaz,elemen gönderemez. Yerli ve yabancı gerçek ve tüzel
kişilikler ile banka ve kuruluşlardan borç,kredi alamaz,hediye,
bağış kabul edemez. Belediye, yabancı uyruklu kişi çalıştıramaz ve
yabancılara parasal ödeme yapamaz.
22.Bölge meclisleri, merkezi yönetimden ve bakanlıklardan özerktir.
Bölgeyi oluşturan; il,ilçe ve belde belediye başkanları, bölge
meclisinin doğal ve asli üyesidir. Toplantı konusuna göre kamu ve
özel kuruluş temsilcileri danışman üye olarak bölge meclisi
toplantılarına davet edilebilir. Belediyeler, merkezden ve
birbirinden özerktir. Astlık ve üstlük durumları yoktur, birbirine
bağlı değildir ve karışamazlar. Bölge merkezi olan ilin belediye
başkanı,bölge belediyeler birliği ve bölge meclisinin başkanıdır.
Bölge meclisi yılda iki defa ikişer gün süreyle toplanır.
23.Bölge meclisi, yerel meclis, aksakallar ve hatunlar meclisi ile
genel kurul, idari kurul ve meclis komisyonları: toplantı; günü,
saati ve yerinde, katılan üyeler ile toplanır. Gündemini görüşür.
Oylamalar; gizli, yazılı-dijital şekilde yapılır. Kararlar
katılanların oy çokluğu ile alınır.
24.Bölge meclisleri, ulusal meclisin görev alanına girmeyen, yasa
konusu veya anayasa ve yasaya aykırı olmayan hususlarda, karar
almaya, düzenleme yapmaya yetkilidir. Bölge meclisi kararları;
bölgedeki kurum ve kuruluşlar ile bölgeye dahil il,ilçeve belde
belediyelerini ve halkı bağlar. Bölge meclisinin bölgeye ilişkin
aldığı bölgesel kararlara uyulması zorunludur. Bölge meclisi
kararlarına karşı, yargıya başvurulamaz. TUCUM a başvuru hakkı
saklıdır.
25.Yerel yönetimlerin bölge yada belediye ölçeğinde TC devleti ve
ülkesinden ayrılma, başka bir devlete katılma yada bağımsızlığını
isteme, ilan etme, özgürlük hak ve yetkisi yoktur. Özgürlük bireysel
bir haktır. Ayrıca inanç, din, ırk, etnik köken ve anadil
farklılığına, ayrımcılığına dayanan, özerk bölgesel ve otonom yerel
yönetim oluşturulup kurulamaz. TC ülkesi ve TC vatandaşı halk; inanç
ve etnik köken esas alınarak, tanımlanamaz, ayrıştırılamaz,
bölünemez. Ayrımcılık, bölücülük ve ayrılıkçı terör eylem ve
saldırıları;insan hakları ve demokrasi kapsamında görülemez,
gösterilemez ve kabul edilemez. Ayaklanma, baş kaldırı, itaatsizlik
ve silahlı isyan; güvenlik güçlerince izinsiz ve yasadışı eylem ve
suç görülerek derhal bastırılır. İsyan, darbe, devrim , dikta ve
terör, vatan hainliği suçudur affedilemez.
26.Bölge meclisi dışında, ayrıca birde eyalet, federasyon, özerk
cumhuriyet, kalkınma ajansı,özel ordu, yerel polis,özel idare,büyük
şehir belediyesi, il genel meclisi,il daimi encümeni, bölge
müdürlüğü, baş müdürlük gibi teşkilat oluşturulamaz, birim ve kurum
kurulamaz.
27.Cadde , meydan ve parklara; yaşayan bir kişinin adı verilemez
ancak belediye meclisince; okul, hastane, altyapı tesisi yaptırıp
devlete bağışlayan hayırsever kişilerin adları bu eserlere verilir.
28.Belediyeler, yöre özelliklerine, ekonomik potansiyel ve yer altı
kaynaklarına uygun ihtisas tipi organize sanayi bölgeleri planlayıp
oluşturulur. Özel sektör yatırımcılarını buraya yönlendirici, teşvik
edici programlar uygulayabilir.
29.Cadde, sokak, meydan, köprü, tünel aydınlatılması, metro ve
trenin elektrik ile işletilmesi,arıtma tesisi,tarımsal sulama,içme
ve kullanma suyu sağlayan yer altı suları, elektrik motorlarının
çalıştırılması,park,yeşil alan,çiçek ve bitkilerin sulanması gibi
toplumun ortak kullanımına açık kamusal alanlar ile kamu kurum
binalarında kullanılan, tüketilip yararlanılan; elektrik,doğalgaz,su
ile atık su,evsel atık, çöp ve benzeri alt yapı hizmetleri için kamu
kurumları ve kamusal alan tüketicileri;üretici,dağıtıcı kuruluşlara
ücret ödemez ve istenemez. Bu kamusal ortak hizmet alanı ve kamu
binalarına, tüketim ölçen sayaç takılmaz ve abonelik işlemi
yapılmaz.
30.ÖZERK KAMU KURUMLARI:
A-Bakanlık ve belediyeler, il, ilçe ve beldelere kurulu , burada
sayılan kamu kurumlarının; karar, iş, eylem ve personel işlemlerine
karışamaz, yazışma yapamaz , izin ve olur alma zorunluluğu
getiremez. Bu kamu kurumları, özerk olup görev açısından merkezi ve
yerel yönetimden bağımsızdır.
B-Belediyelerden Özerk Kamu Kurumları
1-Adliye-yargı, bölge adalet kurulu
2-Polis müdürlüğü
3-TSK-ordu
4-Üniversite rektörlüğü, lise müdürlüğü ve ilköğrtim okulu müdürlüğü
5-Siyasi partiler,meslek odaları,sendikalar,DKÖ
6-SGK bölge teşkilatı
7-İdari kurullar, belediyeden özerktir
C-İl, ilçe ve beldelerdeki diğer kamu kurumları ve kuruluşlar; ya
doğrudan belediyeye bağlıdır yada Basın, Meslek odası ve DKÖ’ler ile
Belediyenin gözetim ve denetiminde kamu hizmeti yürütür.
TOPLUM VE KAMU YARARI
135.MADDE-KIYILARDAN
YARARLANMA:
1.Su havzaları,yeraltısuyu, pınar-kaynak
suları,akarsu,göl,deniz,baraj,gölet ve bunların 50 ile 500 metreye
kadar olan kıyıları, sahili; halka açık kamusal alan olup,
belediyelerin, hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu yerler, özel
kullanıma konu olamaz. Kıyılara, sahile, konut ve işyeri yapılamaz.
Eski binalar hemen yıkılmaz, ancak, yeni bina yapımına ve eski
binaların büyük onarım, yenileme ve değişikliğine izin ve olur
verilmez.
2.Belediyeler,toplum ve kamu yararına aykırı kullanılmamak, doğaya
zarar verilmemek şartı ve KİYİB yöntem ve sözleşmesiyle,kıyıları ve
bunu çevreleyen sahil şeritlerini; halka açık sosyal tesis,turistik
otel,lokanta,pansiyon v.b işyeri yapılmak üzere, özel sektöre, 40
yıla kadar kiraya verebilir. Kişilerin bu yerlerden, eşit, ortaklaşa
yararlanma imkan ve şartları, yasa ile düzenlenir.
136.MADDE- TOPRAK VE
TARIM:
A-TOPRAĞIN KORUNMASI VE TARIM:
1.TUCUM, hükümet, bakanlık ve belediyeler, toprağın verimli şekilde
doğal denge bozulmadan, kamu yararına ve Ulusal haklara uygun olarak
kullanımını sağlamak için gerekli hukuksal ve altyapıya ilişkin tüm
tedbirlerini alır.
2.Vatandaşların tarımsal araç, alet ve girdilere sahip olmaları ve
bilimsel şekilde çiftçilik yapabilmeleri için tarım arazilerinin
ekonomik büyüklükte düzenlenmesi zorunludur. Belediyeler bu amaçla
doğrudan uygulanacak tarım reformu ile; taşınmaz toprak
toplulaştırması yapar; orman, otlak ile tarım bölge ve alanlarını
belirler. Ekim yapılacak yerleri; 20 şer 50 şer dönümlük parsellere
ayırır. Engebeleri kaldırıp çukur yerleri doldurup düzenler.
Parseller arasında arazi yolu ve sulama kanalı yapılır. TC ülkesinde
hiçbir nedenle arsalar 1000 m2 (1 dönüm) den, sulanabilir tarlalar
500 dönümden, susuz, kıraç araziler ise 1000 dönümden daha az
miktarlı parçalara bölünemez ve bu sınır altındaki taşınmazlar için
tabu tahsis sözleşmesi ve kullanım belgesi düzenlenemez.
3.Çiftçiler, meyve bahçesi, sera ve sebzelikleri, daha küçük
ölçekli tarlalarda kurup, meyve, sebze, tarım ve üretimini dilediği
şekilde serbestçe yapabilir. Meyve, sebze ve sera tarımı için
sınırlama ve belirli bir taşınmaz büyüklüğü zorunluluğu yoktur.
Büyük tarım işletmeleri hariç belediyeler , küçük çiftçilerden;
meyve bahçesi, sera ve sebzelik için kira ücreti almaz. Çiftçileri
hayvansal gübre, GDO suz tohum kullanmaya, organik, hormonsuz tarıma
yönlendirir. Çiftçilik ve hayvancılığın gelişmesinin önündeki
engelleri kaldırır, sorunlarını çözer, ülkeyi tarımda kendine
yeterli hale getirir.
4. Tarım yapılmayan; dağ, yayla, bozkır, ova ve arazide otlatma tipi
hayvancılık yapan yörük ve diğer yarı göçerlerin; güzle ve kışlaya
iniş ile yaylaya çıkışlarına; sınırlama,engel,yasak getirilip
konamaz. Göçebe ve yarı göçebeler; mevsime bağlı olarak otlak, mera,
orman içi ve kenarı, milli park, yayla ve dağlara; eski geleneklere
göre giderek hayvanlarını otlatabilir. Küçük ve büyükbaş hayvanlar,
orman içi ve kenarında serbestçe yayılır. Bir hayvan doğaya, ağaca
asla zarar vermez. Hayvanlar; yaprak ve filizleri budayarak ağacı
yeniler, güçlendirir, ayaklarıyla otlağı çapalar gübre serper,
otların ve bitkilerin daha canlı ve gür olmasını sağlar, kuru otları
yiyerek yangının büyüyüp ilerlemesini ve ormanların yanıp yok
olmasını önler. Terörist gibi gösterilip ormana girişi yasaklanan,
jenosite uğratılan keçinin; binlerce yıldır iç içe yaşadığı
ormandan; balta yada testereyle ağaç kestiği tomruk kaçakçılığı
yaptığı, ormanı yaktığı,ağaç kesip tarla açtığı hiç duyulup
görülmemiştir. Dağlarda yasaklara kadar binlerce yıldır hem orman
hemde keçi birlikte varola gelmiştir
5.Doğal denge bozulup,insan yaşamı ile tarım ve hayvancılık olumsuz
etkilendiğinden yağışlarda düzensizlik, kuraklık felaketi baş
gösterdiğinden , Türkelinde; göl,bataklık,sulak alan
kurutulamaz,akarsu yatağı değiştirilemez, geniş alan kaplayan büyük
baraj ve su kanalları yaptırılamaz,sulama amaçlı su sondajı yapılıp
yer altı suları çekilemez. Bahçe, sebzelik ve tarım ürünlerini
sulamada damlama sistemi uygulanıp kullanılır.
B-TOPRAK VE BİNA KULLANIMI:
1.Vatan toprakları bir bütündür ve kutsaldır, özel mülkiyete konu
olamaz. TC sınırları içindeki gerçek ve tüzel kişilerin kullandığı;
konut, iş yeri, arsa, tarla, arazi, dağ, yayla, otlak, akarsu, göl,
deniz, mezarlık, orman, maden gibi yerin altı ve üstündeki
taşınmazların sahibi; halk ve devlet adına belediyelerdir.
Taşınmazlar üzerindeki hüküm ve tasarruf yetki ve görevi , yalnızca
belediyelere aittir. Vatan toprakları; tüm TC vatandaşlarının ortak
yurdu ve ata emanetidir.
2.Belediyeler gerçek ve tüzel kişilere maden arama, maden, petrol,
doğalgaz, kömür, mermer, taş ocağı ve kum çıkarma ve işletim hakkını
, düzenlenecek bir sözleşme ile kiralar, ancak kişilere su
havzaları, tarım alanı, orman içi, kenarı ve yerleşim birimi
yakınında maden ve mermer çıkarma ve işletme izni verilemez.
3. Kişiler, belediyeden yapım izni alarak kiraladığı taşınmaz
üzerine; işyeri, işhanı, fabrika ve üretim tesisi kurup yapar.
Kişiler, bina, tesis yapım karşılığı bu yere;40 yıl süreyle
ücretsiz,kullanım,işletim hakkı elde eder. İsterse süre bitiminden
sonra bu yeri, belediyeye kira ödeyerek yine kullanıp işler ve
işletir.
4.Gerçek ve tüzel kişiler, mütahitler; belediyeden arsa kiralayarak
bu yere; ev,valla,apartman,site yapar ve kişilere 40 yıl süreyle bu
binaların kullanım hakkını; bina yapım bedeli karşılığı olarak
belediyenin izin ve onayıyla kiralayıp satar. Kiracılar bu
konutlarda belediyeye hiçbir kira ödemeden 40 yıl süreyle oturur.
Süre bitiminde bina belediyeye geçer. Eski kiracı bu yeri yine
kullanmak isterse belediyeden kiralar ve yeni dönem için belediyeye
yıllık kira öder…
5- Altyapı Hizmetlerinin Verilmesi ve Yürütümü:
a) Ülkemizde, içme suyu, sulama, atık su, kanalizasyon,
arıtma, çöp toplama ve değerlendirme , elektrik üretimi ile
dağıtımı, yol, köprü, tünel, elektrikli tren, metro toplu ulaşımı,
otoyol, liman, havaalanı, uydu, telefon, telsiz haberleşmesi, bazı
istasyonu, radyo, TV yayını ve yansıtılması gibi altyapı, ulaşım ile
diğer temel kamusal ve toplumsal hizmetlerin bina yapımı teknik ve
elektronik cihaz ve makinaların kurulumu, kullanımı ile işletim ve
yürütümü; KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesiyle ulusal
düzeyde Bakanlık ve yerel ölçekte Belediyelerce, ihale edilip
verilir.
b) Yüklenici şirket, altyapı hizmetini, zamanında, yerinde,
yeterince ve sürekli olarak vere bilmek için gerekli tesisleri
kurar, makineleri alır, aylık, yıllık bakım ve onarımı bekletmeden
yapar ve 40 yıl süreyle işletir. Bina ve tesis giderleri karşılığı
ürettiği mal ve verdiği hizmetin kullanım ücretini, tüketicilerden
alır.
c) Şirket ihale süresi bitiminde, tesisi işletip, kamu
hizmetini yine yürütmek istiyorsa ve İdarece, verilen hizmet
yeterli görüldüyse, Belediye tesisi şirkete, ihalesiz tekrar
kiralar,
d) Kamusal altyapı hizmetlerinin verilmesini 7 gün 24 saat
Basın, Meslek odaları ve DKÖ’ler gözetip denetler.
6- a) Beşer yıllık dönemler halinde en çok 40 yıla kadar yapılar
kira, işletme, kullanım sözleşmesi bitiminde, Belediye, bu
taşınmazı; mevzuatın, şartlarını, ulusal hak ve kamu yararının
gerektirdiği şekilde, tasarruf etme hak ve yetkisine sahiptir. Kamu
hizmetinin yürütümünde inisiyatif ve takdir yetkisi Belediye ye
aittir. Belediye iradesini, toplum yararı ve halkın lehine kullanır.
b) Kamu hizmetinin verilme şekli ve yürütümünde bir değişikliğe
gidilmeyecek ve taşınmazın işletmesi yine kiraya verilecekse, eski
işletmeciye öncelik tanır ve ihalesiz olarak tekrar kiralanır, ancak
eski kiracı, işletici sözleşmeyi yenilemek istemezse Belediye, bina
tesis yada tarım arazisini. Yeni bir ihaleyle kiraya verir.
7- Alt yapı hizmetinin işleticisi, taşınmazın kullanıcı yâda
kiracısı, sözleşme şartlarına uymuyorsa, tutanak tutulur ve iki defa
yazılı olarak. Uyarılar dikkate alınmıyorsa üçüncü kez yapılan ,
sözleşmeye, yasaya aykırı davranış yâda zararlı uygulama nedeniyle
sözleşme; idarece tek taraflı iptal edilir. Kiracı icra yoluyla
çıkarılır. Hiçbir nedenle tazminat ödenmez. Kiracı işletici, bu
karara karşı yargıya gidemez. İşin ve işyerinin durumuna göre
gerekirse, para cezası verilebilir.
8- Sınır, su, pınar, akarsu, göl, baraj, deniz, yol, orman,
otlak-mera, arsa, tarla, arazi ve binaların; tahsis, kiralama,
işletme, kira ücreti, yasal olmayan; işgal, yapım kullanım, onarım,
taşınmaz kira veya tesis işletme sözleşmesi, hak, görev, yetki ile
taşınmaza ilişkin idari, mali ve hukuksal anlaşmazlıkları,
Belediyeler kesin olarak çözer. Taşınmazla ilgili konuda yargıya
başvurulamaz. İdari sorunlara yargı bakamaz. Belediyenin kararına
karşı, belediye Meclisi ve bölge Meclisi ile TUCUM’a itiraz
edilebilir.
9- Belediye; bir yıl, 5,10,20 yada 40 yıl süreyle, kiraya verdiği
taşınmazın, kiralama, sözleşme süresi tamamlanıp dolmadan, geri
alıp, bu yer için farklı bir kullanım planladıysa, Örneğin: buradan
yeni yol geçirecek, park, okul yapacaksa, kiracıyı mağdur etmeden,
Çözüm yolu bulmak zorundadır.Ya kiracının kullanımına;yeni bir
konut, işyeri, arsa, arazi tahsis eder yada kamu için kullanılacak
bu bina ve tesisi yaptıran kiracı ise yapım giderini peşin öder.
Ancak taşınmaz kaç yıl kullanılmışsa, en çok süre olan 40 yıldan bu
miktar kadar az ödeme yapılır. Fakat, kiralama yada yasanın tanıdığı
süre dolmuşsa , belediye; geri aldığı bina ve tesis için hiçbir
para ödemesi yapmaz. Tesiste bulunan makine, araç ve cihaz ve
mallarda taşınmazla aynı hükme tabidir.Ödeme yapılmayan kişilere,
isterlerse, yeni bir konut,işyeri,arsa ve arazi
kiralanır.
10. Konut, işyeri,tesis yapmak isteyen gerçek ve tüzel
kişiler,belediyeden bina yapım izni alır. Bürüt m2 bina yapım izni
harcı; %4 ve SGK sigorta kaykı payı ise %1 olmak üzere, inşaat
harcı toplam %5 dir. Bir bina için alınacak harç miktarı, bir BAÜ
‘den az olamaz. Prefabrik binalar için yapım, kurulum izni
verilirken; inşaat harcı alınmaz, zemin etüdü ve özel yapı denetimi
yaptırılmaz. Pirefabrik bina yapımı için belediyeye, dilekçe ve
bilgi verilir. Ayrıca konutlar için iskan-Kullanım izni
alınmaz.Yapı kullanım izni yalnızca işyerleri,tesisler için verilir.
11.Konut ve işyeri bölgeleri belirlenir. Şehir merkezindeki Bina
Zemin Etütleri; mahalle, semt, cadde esas ve bir bütün olarak ele
alınıp, belediyece yaptırılır. Merkezdeki konut binaları için
ayrıca zemin etüdü istenmez. Şehir merkezi dışındaki bina ve
tesisler ile merkezde yaptırılacak çok katlı işyerleri inşaatı
için zemin etüdü zorunludur.
12. İşyeri, üretim tesisi ve bina yapımı için arsa, arazi
kiralayan, bina yapım izni alanlar; 3 ay içinde çalışmalar başlamaz,
1 ile 3 yıl içinde inşaatı tamamlayıp, kullanıma, faliyete geçmez
yada üretime 1 ile 2 yıl ara verirse, tutanak tutulup, kira
sözleşmesi veya inşaat izni idarece iptal edilir ve yer,
başkalarına kiralanır.
137. MADDE-İMARLA
İLGİLİ HUSUSLAR:
1. Düzenli kentleşme ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına
ilişkin esaslar , kanunla
düzenlenir.
2.Belediyeler, konuta ayrılan bölgelerin kadastro,imar planı ve
parselasyonunu yaptırıp , altyapı hizmetlerini götürterek, en az
birer dönümlük bina yapılmaya hazır arsalar
üretir.
3.Bilimsel verilere göre belirlenmiş ve altyapısı hazırlanmış uygun
yerlerde ,ihtisas tipi organize ve sanayi bölgeleri planlayıp
oluşturur. Sanayiye yönelik işyeri ve üretim tesislerini bu bölgede
kurdurur.
4. Bir arsanın; en çok üçte birine bina (konut veya işyeri) yapım
izni verilir. Diğer üçte biri otopark, kalan sön bölümü ise çiçek
dikilip , ağaçlandırılıp, bahçe, yeşil alan olarak
düzenlenir.
5.Ev , apartman tipi konutlar ve özel proje izinli olmayan işyeri
binaları, en çok üç katlı olarak yapılabilir. Konutların en az üç
cepheli, yönlü olması zorunludur.Konut tipi apartmanların her
katında en çok iki daire olur. Binaların, girişi (zemin), bodrum ve
kot altında konut veya iş yeri olarak kullanılmak üzere , daire
yapılamaz.
6.Konut ve işyerlerinin pencere,taban,tavan ve duvarlarının, enerji
tasarrufu amacıyla,soğuk,sıcak nem ve sese karşı, izolasyonunun
projelendirilmesi ve binanın yalıtımlı olarak yapılması zorunludur.
Su taşkını ve basmasını önlemek için bina giriş katları, toprak ve
yoldan, en az 50-100 cm yüksekte
yapılır.
7.Belediye meclisi kararı ile;bir il, ilçe veya beldede , korumaya
alınmış özel kişi kullanımındaki sit bölgesi ve anıt niteliğindeki
arsa veya bina ile bu özellikleri taşıyıp, restore edilen-
yenilenip onarılan, tarih, tabiat ve doğal sit alan veya bina sayısı
10 adedi
geçemez.
8.Devlet, eski eser niteliğindeki bina ve yapıların, onarımını
yaptıramaz. Eski eserler, kırk yıllık kullanım karşılığı, özel
sektörce, tarihi dış görünümü korunarak bugünkü kullanımına uygun
şekilde
yenilenir.
9.Bir köy, mahalle, semt, cadde veya sokak, tümü ile sit alanı ilan
edilip, koruma altına alınabilir. Binalar onarılıp, otel, pansiyon,
lokanta olarak türizme
açılabilir.
10.Belediyeler, şehrin, tarihi semti ile işyeri ve konut bölgesinde;
yıkılan bina yerine yeni bina yapımına ve eskimiş binaların büyük
yenileme, değişiklik ve onarımına izin veremez. Binanın yıkımı ile
boşalan arsalar; yeşil alan, çocuk oyun sahası veya otopark olarak
düzenlenir.Şehrin, tarihi ve doğal dokusu, olduğu gibi korunur. Sit
bölgesinde, tarihi eser çevresinde , eski semtlerde, yeşil alan ile
su kenarı, kıyı ve havzasında, bina yapılmasına, yapılaşmaya izin
verilmez.Bu yerler, belediye personelince haftada bir denetlenip,
rapor
tutulur.
11.Eski kentin cadde ve sokaklarında raylı sistem, toplu taşıma
sistemi kurulmaz.Bu yerler, taşıt trafiğine kapalı, yaya yolu olarak
düzenlenir. Raylı sistem yeni kurulacak, oluşturulacak yatakhane
semtleri ile iş yerleri bölgesi ve şehir merkezi ile köyler, uzak
mahalleler arasında kurulup işletilir. Engebeli, dağlık yerlerde
ulaşım, teleferikle sağlanır
.
12.Anıt, tarih, sit, kültür, tabiat varlıkları, doğa çevre ve milli
parklar ile ilgili konularda; tek görevli , yetkili ve sorumlu
organ, belediye
meclisidir.
13.Sokak genişliği; 10-20 m, cadde genişliği; 20-50 m bulvar ise
50-100 metreden az
olamaz.
14.Şehirler arası yol, otoyol ile caddelerde gidiş ve geliş yolları
bölünmüş , ayrı olarak veya en az üç şeritli yapılır.
15.Şehirlerde iç içe , bitişik nizam bina yapılamaz. İki bina
arasında ; karşı, yan yada sırt-arka cephede en az 10-20 metre
açıklık-boşluk-uzaklık bulunması
zorunludur.
16.Dini ibadethane, toplantı yeri, kültür, inanç ev ve binalarının
yapımı için belediyeden, inşaat ve mevcut binalar içinde kullanım
izni
alınır.
17.İl , ilçe belde merkezleri ile köy yada kırsal alanlarda; özel
yada kamuya ait konut, işyeri, üretim tesisi gibi binaların
yapılmasına ilişkin inşaat izinlerini, belediyeler verir. Konutlar
için, yalnızca bina yapımı izni alınır. İşyeri binaları için ayrıca
belediyeden; işyeri, işletme, fabrika, tesis;oturum,kullanım,
açılış, faaliyet veya üretim izni alınır.Belediye, bina temeli
atılacak yeri gösterir ve en az haftada bir , yapım işini gözetip
denetler ve denetim raporu düzenler. Denetleme formunun bir sureti
inşaat sahibi yada yükleniciye, diğer sureti ise belediyeye verilir.
Belediye bu görevini, özel yapı denetim şirketlerine
devredebilir.
18.Köylerde halk, birbirine bitişik, yakın yerleşmez. Kişiler evini,
ahırını, bahçesine yapar. Konut, işyeri üretim tesisi, işletme gibi
gerekli binaların yapılabilmesi için yapılaşmaya ayrılan parseller;
en az 2-5 veya 10 dönüm olarak planlanır. Köylerde; evleri
aydınlatmak, ısıtmak ve suyu iletmek için gereken elektrik güneş
ile rüzgar enerjisinden elde edilir.200 den az nüfuslu küçük
yerleşim birimleri ile kırsal tesis ve çiftliklere, yayla evlerine,
ulusal ve bölgesel enerji hattından elektrik verilmez, su
getirilmez. Elektrik ve suyu kendi imkanları ile
sağlarlar.
19.Sitedeki konut ve apartman dairelerinin, yıllık bakım, basit
onarım, boya , badana işlerinin yaptırılmasına başlanmadan önce,
site, apartman yönetimine bilgi için dilekçe verilir. Ancak iki
büyük onarım ile harç, taş, tuğla, mermer, demir gibi inşaat
malzemelerinin kullanıldığı değişikliklerde; hem apartman, site
yönetimi hem de belediyeden; büyük onarım, yıkım ve değişiklik izni
alınması zorunludur. Fakat, çatı,teras, balkon ve pencerelere,
panjur, cam balkon, pimapen, gün ısı, gölgelik, uydu anteni, TV
anteni taktırılması, yaptırılması, serbest olup, izne tabi değildir;
site ve apartman yönetimine bilgi verilerek yaptırılır. Ayrıca
yurttaşlar; belediyeye dilekçe vererek, bireysel elektrik tüketimini
ekonomik şekilde karşılayabilmek için konut ve işyerine, güneş ve
rüzgar enerjisi ile çalışan elektrik jeneratörü-türbünü, koydurup
taktırabilir.
20.Çevreye gürültü , koku yayan çalışmalar- 18,00-08,00 saatleri
arasında yasaktır. Konut bölgesinde koku, gürültü, yayan, işyeri
açılamaz, çevreyi rahatsız edici faaliyet
yapılamaz.
21.Şehir merkezlerinde, yeni yapılacak konut ve işyerlerinin,
ısıtılıp serinletilmesi, klimayla sağlanır. Odun, kömür, doğal gaz,
şehirlerdeki binaların ısıtılmasında
kullanılamaz.
22.Yabancılar, belediyeden yada şirketlerden; arsa, tarla, arazi,
bahçe, çiftlik, konut, işyeri, tesis gibi bir taşınmazın kullanım ve
işletim hakkını, 5’er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar
kiralayabilir. Kişiler yabancılara; kullanım veya işletim hakkını
ancak, belediyenin izin ve onayı ile devredebilir. Yabancılara
Türkelinde oturma ve çalışma genel iznini bakanlık verir.
23.Konut ve işyerleri, depreme karşı güçlendirilmiş ve az katlı
yapılır.
24.Belediye, elektrik, su, atık su, yol, köprü gibi alt yapı
hizmetlerini, yüklenici ve işletmelere projelendirip yapım
sürecinde, izleyip denetleyerek; soğuğa, dona, sel baskını, yer
kayması, deprem gibi doğal afetlere dayanıklı yapılmasını sağlatır.
Şehir içindeki su, atık su, elektrik vb. alt yapı sistemleri;
kaldırım altına yapılacak tünellerde; demir, plastik boru ve beton
kanallardan geçirilir. Atıksu ve yağmur suyu için tek boru yada
beton kanal kullanılır. Atık suların, arıtma tesisi , dinlendirme
havuzu ve göletlere ulaşımı, cazibe sistemiyle sağlanır.
25.Konut ve işyerlerindeki elektrik ve su gibi altyapı hizmeti
tüketim harcamalarını gösteren sayaçlar, kartlı-kontörlü olur. Eski
sayaç takılı tüketicilerden kullanım ücretleri, üç aylık dönemler
halinde ve yılda dört kez
alınır.
26.Kamu kurum ve okul binalarının veya bahçelerin çevresinde; taş,
beton, biriket, tel yada demirden, koruma duvarı, çit yapılamaz.
Bahçe ve bina çevresine, ağaç, çiçek dikilip yeşillendirilir. Kamu
durum binaları ile okul bahçelerine; havuz, anıt, büst, heykel
yaptırılamaz. Yaşayan devlet yönetici adları; kamu, bina, cadde,
meydan ve parklara verilemez. Kamu kurum odaları ile okul sınıf ve
salonlarına; devlet yönetici resimleri asılamaz. Dileyen vatandaşlar
sevdikleri kişilerin resmini, evlerine asar.
27.TAŞINMAZLARA İLİŞKİN DÜZENLEME:
1)Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancılara ait tapu belgeleri;
belediye ile yapılan kira sözleşmesi niteliğindedir. Kişi ve
yabancılara; bina, işyeri, konut ile arsa, tarla ve arazilere; beşer
yıllık dönemler halinde, 40 yıl süre ile ücretsiz tasarruf; kullanım
hak ve işletme yetkisi sağlar. Bu süre bitiminde belediye, bu yeri;
gerektiği şekilde değerlendirip kullanır. Kiraya verecekse, önceki
kiracıya teklif etmek
zorundadır.
2)Türk hukukunda mirasçılar yalnızca eş ve çocuklardır. Kişi
öldüğünde, eşi veya çocuğu yoksa mirası devlet adına belediyeye
kalır.
3)Bina, işyeri, konut, arsa, tarla ve arazi gibi taşınmazlar, eş ve
çocuklara miras olarak kalmaz. Taşınmazlar, devlet, kamu malı olup
halka aittir. Türk hukukunda, taşınmaz üzerinde; özel mülkiyet hakkı
yoktur. Taşınmazlar kamu yararı ve ulusal haklara uygun
kullanılır.
4)Miras Malları: Bankadaki para, hisse senedi, borç ve alacak, ev
eşyası , işyerindeki üretim, ticaret ve sanayi malları, makine, alet
ve cihazlar, altın, mücevher, antika eşya, tarihi koleksiyon para,
takı ve benzerleri taşınır, eserler, yağlı boya tablo, hava, kara ,
deniz ulaşımı, binek taşıt ve iş araçları, tarım makineleri ve
malzemeleri ile at, inek, koyun, keçi vb.
mallardır.
5) Kiracılar, belediyeden ücret karşılığı kiraladığı taşınmazın;
bina yapım, kullanım, işletim, onarım ile elektrik, su, doğal gaz
gibi tüketim giderlerini kendileri ödeyip
karşılar.
6)Belediye, elçilik ve konsolosluklara, kullanacakları hizmet
binası, lojman ve arsaları; hizmet süresince , karşılık, güven,
eşitlik ve saygı ilkelerine göre; ya ücretsiz tahsisi eder yada
ücret karşılığı kiralar.Elçiliklerin kullandığı bina ve arsaların
sahibi, TC devleti adına belediyelerdir. Bina yapım, bakım, onarım,
elektrik, su gibi tüketim giderlerini, kullanıcı elçiliklerinin
kendisi karşılar.
7) Siyasi parti, sendika, kooperatif, meslek odası, dernek, vakıf ve
DKÖ’ lerin kullandığı bina,arsa ve arazilerin sahibi belediyelerdir.
Belediyeler, tapu sözleşme belgesi olanlardan, taşınmazlar için 40
yıl süre ile kira almaz, sonraki yıllar için kira
alır.
8)Belediye; çiftliklere, tarım ve hayvancılık yapanlara, ahır, ağıl,
tarla, arazi, otlak-mera ve yaylaları, beşer yıllık dönemler
halinde, 40 yıla kadar kiralar. Belde ve köylerde oturan ve 50
dönümden az tarla ve arazide tarım yapanlardan , kira ve vergi
alınmaz.
9) Sobalı konutların yıllık kirası; bir BAÜ!nün %30 ile
tamamı,kaloriferli;%50 ile 5 katı
arasındadır.
10) İşyeri yıllık kiraları;bir BAÜ nün %30 ile 10 katı
arasındadır. Bu ücretler, 100 m2 ye kadar olan binalar içindir.
Binalar büyüdükçe, kiralar iki katı
arttırılır.
11) Arsaların dönümünün yıllık kirası; bir BAÜ nün %1, 3, 5 dir.
Otlak,tarla ve arazinin bir dönümünün yıllık kirası ise;bir BAÜ nün
binde bir, üç ve beşidir.
12) Belediye, köylerde oturanlardan; konut, arsa, bahçe, sera,
sebzelik, ahır, ağıl kirası ile otlak ve yayla parası almaz. Ayrıca
yıllık 555 Kwh’ya kadar Elektrik ve 55-m3 için su tüketim
ücreti de alınmaz. Amaç düzensiz şehirleşme, gecekondu, varoş,
getto oluşumu, işsizlik ve suç artışını önlemektir. Hükümet; BKK ile
burada yazılı oranları; dört katına kadar artırabileceği gibi yarı
oranına kadarda azaltabilir.
138-MADDE – KAMU
HİZMETLERİNDE KULLANIM:
1.
Belediyeler, devlet adına;
orman,milli park, metro,yol gibi altyapı ve kamu binası yapımına
yer temini için; kamu yararı ve ulusal hakların gerektirdigi
hallerde,özel kişi kullanımında bulunan,tapu sözleşme belgeli
taşınmaz;bina arsa ve arazilerin, tamamını veya bir kısmını, kira
sözleşmesinin bitimini beklemeden, kanunda gösterilen usullere
göre,kamu hizmetlerinde kullanmaya yetkilidir.
2.
Belediyenin kamu
kullanımına tahsis kararlarının aslına veya bina ve tesis için
belirlenen parasal bedele karşı, Belediye Meclisine itiraz
edilebilir. Kamusal kullanım karar ve işlemlerine karşı, Yargıya
başvurulamaz.
3.Bir mahalle ,semt veya köy gibi yerleşişim birimlerinin,bina
arsa,tarla,bahçe ve arazilerin, toplu halde tümüyle tahsiste, para
ödenmez. Karşılık olarak yine hazine arazisi kiraya verilir.Ancak
verilecek arsa,tarla ve ev arazi miktarı; kamu hizmetine tahsil
edilen, gerçek ve tüzel kişi kullanımındaki taşınmazdan; az ve iki
katından çok olamaz.
4.Kamuya tahsil edilen üretim tesisi, ev ve iş yeri binaları ile
ekili ağaç ve bitkilerin karşılığı ise günlük gerçek değeri
üzerinden ve kullanım süresi düşülerek, peşin para ile ödenir.
139-MADDE-MAL EDİNME,
KULLANIM, İŞLETME VE MİRAS HAKKI:
1.Herkes mal edinme, kullanım, işletme ve miras hakkına sahiptir.
Kişiler, Avukata düzenletilen, uzman Tıp Doktoru raporu ve Noter
onaylı Vasiyetname ile mallarının;% 20’sini,diledikleri gerçek ve
tüzel kişilere bırakabilir. Mal ve miras hakkının kullanılması,
ulusal hak ve kamu yararına aykırı olamaz. Bu haklar, kamu yararı
amacıyla ve kanunla sınırlanabilir
2.Bina, arsa, ekilip dikilebilir, sulanır tarla ile % 40 tan daha
çok eğimli, tarım ve yerleşim dışı araziler, akarsu, göl,baraj,deniz
kıyıları özel mülkiyet ve kuralsız kullanım konusu olamaz. Özel kişi
kullanımındaki konut, işyeri, arsa ve tarla ile orman, yayla, yol
gibi kamunun ortak yararlanmasına açık taşınmazlar ve kamu
kurumlarının kullandığı bina, arsa ve arazilerin mülkiyeti, devlet
adına belediyelere aittir. Belediyeler bunların kullanım ve işletme
hak ve yetkilerini kamu kurumlarına, hizmet süresince ücretsiz
tahsis eder, özel şahıs ve şirketlere ise KİYİB yöntemi ve kamusal
yetki sözleşmesiyle 5 er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar
kiraya verilir.
140-MADDE- SAĞLIKLI
KONUTTA OTURMA HAKKI
1-Belediyeler,şehirlerin özelliklerini bilimsel ve teknolojik
gelişmeleri, çevre, coğrafya ve iklim şartlarını, hakim rüzgarların
yönünü gözeten bir planlama çerçevesinde yol, su, kanalizasyon, çöp,
atık su arıtma, elektrik, telefon, metro gibi altyapı hizmetleri
tamamlanmış; okul, yeşil alan, çocuk oyun bahçesi, park, spor saha
ve tesisi gibi sosyal ve kültürel alanlara ayrılmış; bahçeli
müstakil veya apartman tipi konut arsaları üretir. En az 1000 m2
olarak düzenlenecek bu parseller, ev yapmak isteyenlere; yapım
karşılığı, 40 yıl süreyle kullanım hakkıyla kiraya verilir.
2-Belediyeler, altyapı hizmetlerini; KİYİB yöntemiyle özel sektöre
yaptırıp, gördürüp yürüttürür.
3-Konut ve
işletmelerin,kendi tüketimi için güneş ve rüzgar enerjisinden ucuz
elektrik üretmesi desteklenir. Ev ve işyerleri, merkezi sistem
klimayla ısıtılıp serinletilir. Sıcak su, günısısı ile güneşten elde
edilir. Doğalgaz şehir içine sokulmaz ve konutlarda kullanılmaz.
4-Su kanalizasyon, elektrik gibi altyapı hizmetlerinin yapımı ile
onarımı için yollar kazılmaz. Altyapı tünel sistemi bir defa yapılır
ve kaldırım altından geçirilir.
5.Bilgilendirici yönlendirme ve alınacak ciddi önlemler ile
gecekondu ve betonlaşmaya izin verilmez. İyi bir planlama ile
şehirlerin en az yarısını yeşil alan ve ağaçlarla donatımı sağlanır.
Şehrin en çok 3/1 ine konut ve iş yeri binası yapılabilir.
141.MADDE-SOSYAL
GÜVENLİK BAKIMINDAN ÖZEL OLARAK KORUNACAKLAR
1-Belediyeler,hamile ve bebekli anne, korunmaya muhtaç çocuklar ile
yaşlı, hasta, kimsesiz ve yoksulların; korunması, bakılması,
barınması, okutulması veya bir iş sanat meslek edindirilerek, toplum
hayatına hazırlanması ve insanca bir yaşam sürdürebilmeleri için;
çocuk yuvası, kreş, yetiştirme yurdu, engelliler sınıfı ve huzur evi
açılıp işletilmesinde; üniversite, tıp fakülteleri, okul, meslek
odası, DKO, vakıf, dernek ve özel kuruluşlarla iş birliği yapar bu
tür sosyal hizmetlere destek ve yardımcı olur.
2-Belediyeler,DKÖ’ler ve engelliler sınıfı bulunan okullarla iş
birliği yaparak engelleri nedeni ile özel eğitime gereksinim
duyanların; açık öğretimden yararlandırılması veyaşama kazandırılıp
ekonomik özgürlüklerini sağlayıcı; bilgisayar programı ve oyunlar
ile film senaryo ve çizgi filmlerin yazılımı ve yapımı konusunda
eğitilerek, topluma yararlı bir iş edinmeleri hususunda her türlü
tedbiri alır ve çalışmaları yapar.
3-a) Sosyal devlet ilkeleri ve temel insan haklarının bir gereği
olarak; aileler, ücretlerini ödeyemedikleri gerekçesiyle
kiraladıkları konuttan çıkarılamaz ve konutların elektrik ve suları
kesilemez. Ayrıca izinsizde olsa, emek ve zaman harcandığı ve milli
servet olduğundan kaçak konut ve işyerleri yıkılamaz
b) Belediye görevlileri en az haftada bir mahalleleri gezerek
gecekondulaşma ve kaçak yapılaşmayı gözetip önler ve rapor tutar.
Yasaya uymayanlar hakkında para cezası uygulanır.
142.MADDE-SPORUN
GELİŞTİRİLİP YAYGINLAŞTIRILMASI
1.Sportif faliyetler, her dereceli devlet ve özel okulların, amatör
spor dernek kulupleri ve bunların bölge ve başkentteki, üst sivil
örgütleri tarafından yürütülür. Tek bir spor federasyonu kurulur ve
bu federasyon içinde tüm spor dallarının şubeleri açılır.
2.Kamu kurumları ve şirketler spor kulübü kuramaz. Belediyeler,
kurum spor takımı oluşturamaz ve belediye başkanları spor kulübü
başkanlığı yapamaz. Ülkemizde spor amatör olarak yapılır. Herkes
sağlığını korumak için durumuna uygun bir spor dalında düzenli ve
hobi amaçlı olarak antrenman çalışmaları, gösteri, etkinlikler ve
yarışmalara katılabilir. Türkelinde iş meslek edinilerek profesyonel
nitelikte bir spor dalında para karşılığı ferdi yada takım sponsoru
yapılamaz. Spor dernek,kulüp ,kurum ve şirketlerce , sporcu
transfer edilemez. Bir memur yada işçiye, spor yaptığı için aylık
ücret ödenemez.
3.Belediye,DKÖ ve şirketlerin destek ve teşvikiyle; şehirlerde
okullar arası, bölge ve ulusal düzeyde spor karşılaşma ve
müsabakaları düzenlenir. Bireysel ve takım olarak dünya ve olimpiyat
şampiyonlarına hazırlanan sporculara , sponsor ve yardımcı olunur.
4.Belediye mülkü olan; stadyum, spor salonu, yüzme havuzu, atış
poligonu, plaj gibi spor tesis ve alanları ile bu hizmete uygun arsa
ve yerler, spor derneklerine 40 yıl sürelerle ücretsiz tahsis
edilir. Ortak, toplumsal bir kamu hizmeti olduğundan; spor
tesislerinin aydınlatma, ısıtma ve tüketimde kullanılan elektrik ve
su için ücret alınmaz. Belediye amatör sporun gelişip
yaygınlaşmasına yardımcı olur , yönlendirir.
143.MADDE-TARİH,
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMASI
1.Devlet, tabiat varlıkları, sit alanları, eski eser ve kültürel
değerlerin, bize ulaştığı şekilde olduğu gibi korunup yaşatılmasını
sağlayıcı hukuksal düzenlemeleri yapar.
2.Belediye mülkü olan eski eser, müze, kale, han, konak, akarsu,
göl, deniz sahili, milli park, orman ve yaylalar; turizm ve sportif
amaçlı hizmet vermek üzere; dernek, vakıf ve şirketlere; KİYİB
yöntemiyle 40 yıla kadar kiralanabilir.
3.Belediyeler, tarihi binaları, eski yapıları, otel, pansiyon,
lokanta ve turistik amaçlarla kullanılmak üzere; işletmecilere;
yapım, onarım, bakım, yenileme karşılığı ücretsiz tahsis eder. Eski
eserlerin tarihi dış görünümü korunarak, halkın günlük kullanımına
uygun ve gereksinimlerini karşılayacak biçimde onarılıp iç bölümü
yenilenerek hizmete sunulur. Tarihi eserler, halkın ziyaret ve
yararlanmasına açık tutulursa halk bunu sahiplenip sevgiyle korur,
emanet kabul edip gelecek kuşaklar için yaşatır.
4. Tarihi eser, kültür ve tabiat varlığı, milli park, anıt ve koruma
kararlarını, belediye meclisleri alır değiştirir veya kaldırır. Bu
konu yargının görevi değildir.
5.Devlet, tarihi eserleri restore ettiremez. Yenileme ve onarım
işlerini, şirket, dernek ve vakıflar yaptırır. Üniversite ve
belediyeler, yardımcı ve destek olur.
6.Sit alanlarına, eski ve tarihi binaların bulunduğu mahalle, semt,
köy ve cadde veya sokağa site ve apartman tipi yeni bina yapımına
asla izin verilmez. Yanan, çöken tarihi binaların yeri; ya boş
bırakılıp yeşil alan olarak düzenlenir yada eski, geleneksel mimari
özellikleri, korunarak, iki katı geçmeyen tarihi dış görünümlü yeni
müstakil konut yapımına veya kısmen yıkılmışsa birebir aynı biçimde
onarılıp yenilenmesine, belediyece izin verilir.
7.TC devleti sınırları içinde yabancılara; sit alanı iç ve dışında;
arkeolojik araştırma, kazı, restore ve akademik çalışma izin
verilmez. TC ülkesinde arkeolojik araştırma, akademik çalışma
ve eski eserlerle ilgili kazılar, yenileme işlemi Türk
üniversitelerinin gözetiminde, TC vatandaşı arkeolog ve
elemanlarca yürütülür.
8.Arkeolojik, tarihi, sosyal, ekonomik yada doğa ve bitkiler
konusunda; inceleme, akademik araştırma yapmak, belgesel çelmek
isteyenlere, kamu kurumları; her türlü yasal izin ve desteği
verir. Sit alanları, milli park ile müzelerde inceleme ve çekim
serbestçe yapılabilir.
9.Kütüphane ve müzelerde bulunan el yazması eserleri, milli
kütüphaneye, devredilir. Mikro filme ve CD lere alınır. Bu dönem
için önemini koruyan eserler; üniversitelerce, akademik görev olarak
günümüz Türkçesi ile yayınlanır.
10.Milli kütüphane, başkentteki bir devlet üniversitesine bağlanır.
TC sınırları içinde basılan her kitap ile süreli yayın dergi ve
gazetelerden bir adet ile çevrilen film ve dizilerden, çekilen
belgesellerden bir kopya CD, yazar , yayın evi yada yönetmence,
milli kütüphane arşivine, ücretsiz ve ulusal görev gereği olarak
verilir. Ayrıca; devlet radyo , TV si ile bakanlıkların kitap
yayınlarına ilişkin bilgi, belge ve kitaplarında milli kütüphaneye
devredilir. Bu kültür eserleri korunarak gelecek kuşaklara
ulaştırılması sağlanır.
144. MADDE-DOĞAL
SERVET VE KAYNAKLARIN ARANMASI, İŞLETİLMESİ
1.Su, petrol, doğalgaz, kömür ve maden gibi doğal servet ve
kaynaklar, belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Belediyeler
, doğal ve kaynak ve madenlerin, arama ve işletme hak ve yetkisini,
şirketlere 5 er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar KİYİB
yöntemiyle kiraya verir.
2.Yabancı şirketler bakanlıktan ilk önce TC ülkesinde iş, faaliyet
yapabilme genel izin ve yetkisini alırlar. Yabancı şirketlere maden,
petrol arama, çıkarma ve işletme izinlerini ilgili belediyeler
verir.
3.Doğal kaynakların, çevreye zarar verilmeden yasalara uygun olarak
çıkarılıp işletilmesini; belediye , meslek kuruluşları, basın ve DKÖ
, 7 gün 24 saat her aşamada gözetip denetler. Yasaya aykırı
davranışlara uygulanacak ceza ve yaptırımlar kanun ve yönetmelikle
düzenlenir.
4.Maden arama, çıkarma, işletme, tesis kurma ve mal üretim izni alan
yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin; en çok 3 ay içinde arama
veya tesis kurulum çalışmalarına başlaması gerekir.3 ay içinde
çalışmalara başlamayan veya tesisini 1 ile 3 Yıl içinde tamamlayarak
faaliyete, üretime geçmeyen yada faaliyetine, üretime 1 ile 2 yıl
ara veren ve hizmeti durduranlar, tutanak tutulup yazılı olarak
uyarılır ve çalışmalara başlaması için 1 aylık ek süre verilir,
tanınır. Aynı olumsuz durum sürdürülürse tutanak tutulup, arama,
çıkarma veya işletme izinleri idarece ve tek taraflı iptal edilir.
Kesinlikle ve hiçbir nedenle tazminat ödenmez. İdarenin bu kararına
karşı yargıya başvurulamaz, bu yer başkasına ihale edilir.
5.Doğal denge bozulacağından milli park, ormanlık alan, tarım
arazileri, deniz, göl, akarsu kıyısı, su havzasında; maden arama,
çıkarma, kum, taş, mermer ocağı veya kömür işletmesi gibi ağaçları
kurutucu, suları kirletici, çevreye zarar verici üretim
faaliyetlerine izin verilmez.
145.MADDE-YEŞİL ALAN
VE ORMANLARIN KORUNUP GELİŞTİRİLMESİ
1.Orman, milli park, tabiat koruma alanı, otlak-mera ve yaylalar ,
belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Ormanların, milli
parkların belirlenip, düzenlenip korunması, gözetimi, yönetimi ve
işletme hak, görev ve yetkisi belediyelere aittir. Belediyeler
ormanların korunması, ormanlık sahaların genişletilmesi ve yeni
orman dikimi için gerekli, özendirici ve yönlendirici her türlü
idari ve ekonomik tedbiri alır, uygular. Özel şirket ve kişilerin;
orman kurmasını, teşvik eder, dikim için belediye arazisini ücretsiz
tahsis eder. Yanan ormanların yerinde yeniden orman yetiştirir.
Belediyeler, 1 yıl öncesinden bir bölgede, en az iki katı yeni fidan
dikimi yapmadan, ertesi yıl oradan orman kesimi yapamaz.
Ağaçlandırma sahalarına; ceviz, ıhlamur, kestane, dut, kiraz, kayın,
meşe, karaağaç gibi mobilyacılıkta kullanılan ve akasya, okaliptüs,
dış budak, iğde, çınar, şimşir, selvi, kavak, söğüt gibi yanmayan
ağaç türleri dikilip yetişince satılarak, ağaçlandırma giderleri
karşılanır.
2.Tıraşlama ve düz kesim şeklinde orman kesimi yapılamaz. Baltalık,
odunluk, bozuk orman gibi sözcükler kullanılamaz, köylülere
serbestçe kesim için ormanlık alan ayrılmaz. Ormanlardan yetişkin
ağaç kesiminde her 1000 m2’lik alanda en az iki yetişkin
ağacın bırakılması zorunludur. Kesim alanındaki küçük ağaç ve
fidanlar korunur kesilmez
3. Belediyeler ormandan elde edilen geliri; yeni orman dikimi ile
orman köyünün eğitim ve altyapı giderlerine harcamak zorundadır.
Orman, yayla ve mera gelirleri; bu doğal servetlerin iyileştirme,
geliştirme ve korunma çalışmalarına harcanır başka kamu hizmetleri
için kullanılamaz
4.İnsanlara doğayı sevdirmek sahiplendirmek ve sağlıklı bir yaşam
sunmak için; milli parklar ile diğer ormanlık alan ve yaylalarda;
halka açık, piknik ve kamp yerleri, tatil köyü ve dinlenme tesisleri
, belediyeden izin alınarak kurulabilir. Belediyeler orman içindeki
tesis kurulmaya uygun yerleri; gerçek ve tüzel kişilere;5 er yıllık
dönemler halinde, 40 yıla kadar KİYİB yöntemiyle kiralar. Ancak,
ormanlık alanlara konut ve üretim tesisi yapılmasına, yeşilin yok
edilip betonlaşmasına asla izin vermez. Kiralama, gözetim ve denetim
esasları, kanun ve yönetmelikle düzenlenir.
5. Belediyeler yöresinde, en az bir milli park, piknik alanı. Orman,
avlak, gölet, yeşil alan kurup halka açık ve hizmet verecek biçimde
tutup, düzenler, bakımını yapar ve su havzasını ağaçlandırır.
6. Orman yakan veya kaçak orman kesimi yapanların cezaları; paraya
çevrilemez, ertelenemez ve affedilemez. İzinsiz orman kesimi veya
kaçakçılığı yapılırken yakalanan, araç , taşıt ve mallara el
konulur. Bunlar satılamaz, kamu kurumlarına verilir.
7. Orman yangınlarının yayılıp genişlemesini önlemek için ormanlık
sahalar;50-100-200 dönümlük parsellere bölünür. Parsel aralarına 20
ile 50 m genişliğinde yollar açılır.
8.Ormanların; gözetim, kiralama, bakım, işletme, dikim ve kesim
işleri; öncelikle orman içi ve kenarındaki orman köyü halkına
verilir. Ormanların gerçek sahibi orman köylüleridir. Köylüler kabul
etmedikçe, belediye orman kesimi yapamaz. Orman köylüleri, muhtar
gözetiminde yakacak, tutuşturucu odun ihtiyacını; ormandan budama ,
kuru dal, kozalak toplayarak sağlarlar, yaş ağaç kesilemez.
Ormandan, otsu bitki, mantar toplamak veya avcı derneğiyle
ortaklaşa av hayvanı üretimi yapmak ve avlak kurma hak ve yetkisi,
orman köylülerinindir.
9.Orman içi, kenarı ile dağ, yayla ve otlaklarda, geleneksel,
otlatma tipi, küçük ve büyükbaş hayvancılığa izin verilir.
10.%40’dan fazla eğimli-meyilli arazilerde, tepelerde, ekonomik
ölçüde tarla tarımı yapılamayacağından, bu yerlere; meyve veya
orman ağacı dikimi yapılır,otlak olarak kullanılır. Bu özellikteki
yerler, arsaya dönüştürülüp, bireysel ve özel kullanıma açılamaz,
bina yapılamaz. Ormanlar, dağlık, tepelik, engebeli ve bataklık
yerlerde kurulur. Düz ova ve tarım alanlarında orman oluşturulmaz.
11.Belediyeler, uygun göl, akarsu, dağ, yayla, orman gibi yerlerin;
avlak olarak düzenlenip, av hayvanı üretimi ve avcılık sporunda
kullanılmak üzere, avcılık ve atıcılık derneklerine tahsis eder.
Derneklere; atış poligonları kurdurur, atıcılık, okçuluk yarışları
düzenletir. Balıkçılık yapılan sulak alanlar ise balıkçılık
kooperatiflerine tahsis edilir. Avlaklara; milli park, dağ, tepe,
otlak, orman, akarsu ve göletlere ayrıca kene, sivrisinek ve zararlı
böceklerle mücadele etmek üzere üretilen sülün, keklik, hindi,
tavuk, kaz, ördek, bıldırcın, tavşan, balık gibi av hayvanları
bırakılır, yurdumuzda avcılık;8 ağustos- 2 Şubat tarihleri
arasındaki dönemde haftanın cumartesi ve Pazar günleri yapılır.
12. Belediyeler , TSK ile iş birliği yaparak okul bahçeleri, yol
kenarları, parklar, çocuk oyun bahçesi, meydan, mezarlık, akarsu,
göl, gölet, baraj, deniz kıyısı, su havzası, tepe ve meralara ağaç
diker.
13.Açık ve kapalı sistem madencilik yapan şirketler, bir plan
dahilinde kiraladığı arazilerin; her yıl için en az % 10 unu
ağaçlandırmakla yükümlüdür. Ağaçlandırma çalışmaları; 29 Ekim- 18
Mart tarihleri arasında yürütülür.
14.Orman, sit alanı, yayla ve milli parklar; insan ile keçi, koyun,
sığır gibi hayvanlara yasaklanarak değil turizme yönelik, çevreye
duyarlı, uyumlu sosyal tesis yapımına izin verilerek, hayvan
otlatılmasına açılarak, doğanın yararı ve önemi somut şekilde
gösterilerek doğa sevdirilip, bilinçle saygıyla gönüllü katılımla
korunur.
15. Belediye, her köy, mahalle, semt, cadde ve okul bahçesine; çocuk
oyun alanı, park bahçe, otopark, spor sahası, voleybol saha ve
basket potası kurar, gerekli aletlerle donatır ve düzenli bakımını
yapar. Cadde ve sokaklara ardıç, çam, sedir, selvi turunç ,hurma
ve palmiye gibi yapraklarını dökmeyen ağaçlar ile insanlardaki
doğa sevgisini canlandırabilmek için gülfidanları dikilir. Uygun
yerlerde ise fıstık çamları yetiştirilir. Su kıtlığı nedeniyle otel
, site, konut ve meydanlarda havuz yapılamaz. Bahçe, spor sahası,
park ve yol kenarlarına; çim, çayır ekilmez. Bitkiler damlama
yöntemiyle sulanır.
16.Dağ, tepe, sulak alan ve otlaklarda ağaçlandırma; yağmur
mevsiminde yağmurlu günlerde uçakla havadan tohum püskürtme şeklinde
yapılır. Yanma tehlikesi bulunan ormanlık sahalarda taban örtüleri;
yağış mevsimi olan ekim-nisan döneminde kontrollü şekilde yakılarak
yaz mevsiminde çıkabilecek yangınlardan ormanların zarar görmesi
engellenir, ayrıca orman tabanı temizlenip açılarak bitki
tohumlarının doğal biçimde yeşermesi sağlanmış olur.
17.Her il belediyesi, çevre ilçe ve belde belediyelerinde
yararlanacağı, hayvan barınma merkezi kurar. Sahipsiz kedi ve
köpekler, burada aşılanıp kısırlaştırılır, tedavileri yapılarak
isteyenlere verilir. Uslu olanlar serbest bırakılır. Kaçan veya
saldırgan hayvanlar bayıltıcı iğne atan silahla yakalanıp gözetim
altına alınır. Belediyeler ve kamu kurumları hayvanat bahçesi
kuramaz, özel şirket, vakıf ve dernekler kurup işletebilir.
18. Sulama ve kullanım için su sondajı ve kuyu izinleri ,
belediyeden alınır.
19.Milli park, orman, otlak, su havzası, sulak yer, tarım bölgesi,
akarsu, göl, deniz kıyılarında; doğaya, çevreye bitki ve sulara
zarar verici; kömürle çalışan termik santral, çimento fabrikası,
duman, gaz, koku yayıcı üretim tesisiyle, sulama ve elektrik üretimi
için büyük boyutta su birikimli baraj yapımına, sanayi
kuruluşlarının bu yörede faaliyetine, belediyece izin verilmez.
20.Doğal dengenin sağlanıp korunması esas olduğundan; bataklık ve
göl kurutulamaz, akarsu yatağı değiştirilemez. Çöp ve atıklar , su
havzasına uzak bölgelerde toplanır. Çukur yerler doldurulur,
havalandırma bacaları yapılır. Çöpün üzerine iki metre toprak
dökülür ve bu bölge ağaçlandırılır. Atık ve çöp bölgesinde yapılacak
göletlerde şehrin atık suları toplanarak dinlendirilir. Kamış, su
teresi bitkileriyle doğal şekilde arındırılan artık sular, düden ve
açılacak kuyularla yeraltına verilir. Denize kıyı yerleşim
bölgelerinde kullanma suları; denize dökülen akarsular ve deniz
suyundan arıtma ile elde edilir.
21.Elektrik enerjisi ihtiyacı; güneş, rüzgar, deniz akıntı ve
dalgası, jeotermal kaynak gibi dışa bağımlı olmayan, çevreye
zararsız, yerli kaynaklardan üretilip karşılanır veya doğrudan
yurtdışından elektrik enerjisi satın alınır. Bize yabancı bir
teknoloji, ithale dayalı, dışa bağımlı ve tehlikeli olduğundan
ülkemizde nükleer santral kurdurulamaz. Akarsulardan elektrik
enerjisi ancak; eğilimi , düşümü yeterli, akışı hızlı yerlerde bent
sistemi ve küçük tribünlerle yöresel düzeyde üretilebilir.
22.Yerel yönetimler; fidan yetiştirilmesi, ağaç, orman dikimi, park
bahçe bakımı otogar yapım ve işletimi ölü defin ve mezarlık işleri
şehir içinde otopark ve halka açık wc yapım ve işletimi vb işleri
özel sektöre gördürüp satın alır.
GEÇİCİ HÜKÜMLER
1.Bu TC anayasası; yayımı tarihinde bütünüyle yürürlüğe girer.
Anayasanın uygulanmasını; TUCUM, DKÖ ve basın gözetip denetler ,
yürütür.
2.3 aylık dönem içinde tüm kanun ve kurumlar, bu anayasa hükümlerine
göre yeniden düzenlenir.
3.TC devleti sınırları içindeki, bina( konut ve işyeri), arsa,
tarla, arazi, dağ, yayla, otlak, ormanlık sahalar, akarsu, göl,
deniz gibi taşınmazlar; bu anayasanın yayımı tarihinde ek bir karar
alınmadan ve para ödemesi yapılmaksızın doğrudan devlet malı olur ve
belediyelerin hüküm ve tasarrufuna girer.
4.Gerçek ve tüzel kişiler ile yabancıların elindeki TC devletine ait
tapu belgeleri; belediyeyle yapılan kira sözleşmesi hükmünde olup,
kişilere ve yabancılara; başka bir işleme gerek kalmadan, oturduğu
konut, kullandığı arsa, tarla, arazi ve işyerlerine 40 yıl süreyle
ücretsiz tasarruf, kullanım ve işletim yetkisi sağlar. Sözleşme
bitiminde belediye bu yeri; gerektiği şekilde kullanır. Ancak
yeniden kiraya verecekse, önceki kiracıya teklif etmek zorundadır.
5.Anayasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, tüm siyasi partiler
kapanmış sayılır. Eski partilerin mal varlıkları yeni kurulacak
Hilal partisi ve Ulusal Sosyalist partiye geçer. Yeni kurulacak bu
iki siyasi parti kurucu üyeleri, 3 ay içinde siyasi partinin yeni
üye kayıtlarını tamamlar. Siyasi partinin 5 kişilik bölge yönetim
kurulunu ve başkentteki genel yönetim kurulunu seçerler. Yeni siyasi
partiler ve seçim kanununa uygun olarak, bu iki siyasi parti;
milletvekilli ve yerel yönetim seçimlerine birlikte ve genel seçim
adıyla katılır.5 yıl süreyle ülkeyi ve yerel yönetimleri yönetecek
seçilmiş devlet memurları, belirlenip seçilir
6.Bu anayasanın yürürlüğe girmesinden, seçimlerin tamamlanmasına
kadar geçecek sürede; kurucu meclisi olarak TUCUM eski üyeleri ile
hükümet, belediye meclisi; yasama yürütme ve yerel yönetim, görev,
yetki ve sorumluluğunu vekaleten yerine getirirler.
7.Ülkemizde 60 siyası parti var. Seçimlere 27 si katılıyor.
Parlamentoya 3 ile 5 parti milletvekili seçtirebiliyor. Hükümeti en
çok oy alıp vekile sahip olan parti kurup iktidar olduğunda diğer 59
siyası partideki değerli insanlar hiçbir zaman devletine ve halkına
siyasi olarak hizmet edemiyor.
8.Siyaset, politika; bir iş, sanat, meslek, kazanç kapısı değildir.
Onursal bir halka hizmet görevi, sorun çözme yetenek ve becerisidir.
Bu nedenle aynı kişi ikinci defa veya dönem milletvekili, belediye
başkası veya muhtar-belediye meclis üyeliğine aday olamaz,
gösterilemez ve seçilemez. Demokrasilerde; saltanat, krallık,
diktatörlük, doğuma ve yere bağlı üstünlük yoktur. Herkes, eşit ve
objektif şartlara göre yönetme hakkına sahiptir. Demokrasi,
cumhuriyet, yönetimin; bazı gurup ve kişilerin tekelinde değil,
Halkın egemenliğinde, özgür iradesinde olduğu sistemdir. Akıl
akıldan üstündür; birinin göremediğini, bir diğeri görür.
Bazılarının çözemediği sorunu, bir başkası kolaylıkla çözebilir.
Dünya her gün değişiyor, yenileniyor, yenilik ve değişimde ferahlık,
huzur vardır.
9.Bir kişi, ayrı dönemlerde; muhtar, belediye başkanı ve millet
vekilliğine aday olup seçilebilir ve bu üç seçimlik kamu hizmetini
üç ayrı dönemde yapmış olur.Yine ayrı dönemlerde olmak üzere,
atanmış devlet memurluğuna girebilir veya istisnai kamu
görevlerinden olan; müdür, uzman, konsolos, elçi, daire, başkanı ve
bakanlık görevine getirilebilir. Halka hizmetin farklı zaman ve
kademeleri de, bir çok şekli vardır.
10.Siyasi partilerin; kuruluş. İşleyiş, denetim ve seçimlere ilişkin
tüm iş ve işlemlerini; Adalet Teşkilatı ve Adliyeler yürütür.
11.EK-1’deki Memur Sınıf ve Kadro Cetveli, bu anayasanın yayımı
tarihinde, yürürlüğe girer.
12-İDARİ BÖLGELER
a-1) TC sınırları içinde bulunan yerleşim birimleri; doğal durumu,
coğrafi yapımı, birbiriyle olan ulaşım bağlantıları, iklim şartları,
altyapı sorunlarının benzerliği, sanayi, tarım ve hizmet sektörleri
ile ekonomik potansiyeli, ticari ve sosyal ilişkileri, kültürel
yakınlık ve nüfus gibi faktörler açısından benzer özellikler
gösteren iller, dolayısıyla ulaşım yönünden yakın il, ilçe belde ve
köyler, gururlandırılarak İdari Bölgeler oluşturulur.
2)TSK, ordu görev bölgelerini; bu idari bölge sınıflaması ve
sınırlarını esas olarak ve birbirleriyle bağlantılı idari Bölgeleri,
bir ordu gurubunda toplayarak , kurup konuşlandırır.
b- Bölge Meclisi: Bölgeye bağlı il, ilçe ve belde belediye
başkanlarından bölge meclisi oluşur. Bölge Meclisi, Bölge Merkezi
ilde kurulur. BM Başkanı, o yer belediye başkanıdır. Yılda iki defa
toplanarak, bölge sorunlarını görüşüp çözer. Bölge Belediyeler
Birliğine, bölgedeki tüm belediyelerin katılımı zorunludur.
c- İdari Sınır Düzenlemeleri:
1) Ülkede sağlıklı ve işlek bir idarenin kurulması, birlik ve
beraberliğin, güvenliğin sağlanması, adalet ve kuralların etkin ve
geçerli olması, mülki sınır anlaşmazlıklarının giderilmesi için
İdari Bağlılıklar yeniden düzenlenir.
2) Ayrıca, yerleşim birimleri arasında sorun çıkmaması için il, ilçe
ve belde sınırları; akarsu, göl, deniz, demiryolu, karayolu ile
doğal engebeler olan; dağ, tepe, alpin-sırt çizgisi, vadi, çukur,
toprak rengi gibi değişmez, kalıcı, belirgin yerlerden geçirilir.
Sınırları, iki tarafın ihtiyar heyetleri çizer. Anlaşmazlık çıkması
halinde; Belediye Meclisi sınırı doğrudan belirler. Belediyeler
arası sınır anlaşmazlığını, Bölge Meclisi çözer. İdari Bölgeler
arası sınır anlaşmazlığını ise ilgili bakanlık kesin olarak çözer.
Sınır anlaşmazlıkları yargıya götürülemez. Yol, akarsu, göl, esas
olarak hangi belediyece kullanılıyorsa sahiplik ve bakımı ona
bırakılır. Ya da sınır; akarsu, göl ortasından geçirilip su ikiye
bölünür. Doğal engebe bulunmayan yerleşim birimleri arasındaki sınır
çizgisi; 90 derecelik düz, dik bir çizgidir.
|